SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kocaeli

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kocaeli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kocaeli haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu: Kırımlı kardeşlerimizin talepleri başımızın üstündedir Haber

Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu: Kırımlı kardeşlerimizin talepleri başımızın üstündedir

Cihan Özkan QHA/Ankara AK Parti Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı koordinasyonunda, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde 9–11 Ekim 2026 tarihlerinde “Ortak Miras, Tek Yürek” mottosuyla düzenlenen Türk Dünyası Gençlik Buluşması “Türk Dünyası Gençleriyle Baş Başa” etkinliğiyle son buldu. Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) üye ve gözlemci ülkelerinden, dünyanın dört bir yanındaki Türk topluluklarından ve Türkiye’nin 81 ilinden yaklaşık 500 genci bir araya getiren programa Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da videolu mesaj gönderdi. Mayıs ayındaki gençlik buluşmasında duyurduğu etkinliğin Kocaeli’de gerçekleştirilmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının farklı bölgelerinden gelen gençleri selamladı. ERDOĞAN’DAN “DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK” VURGUSU Türk dünyasındaki birlikteliğin ortak tarih, kültür ve gönül bağlarına dayandığını vurgulayan Erdoğan, “Şunu ifade etmek isterim ki bizim ortaklığımız haritaların çizdiği sınırların fersah fersah ötesindedir. Bizim yol arkadaşlığımız köklü bir tarihin, zengin bir kültürün ve çok güçlü bir gönül bağının üzerine inşa edilmiştir.” ifadelerini kullandı. Türkiye’den ve Türk dünyasının farklı bölgelerinden gençlerin bir araya gelmesini önemsediklerini belirten Erdoğan, “Enerjilerini ortak bir ideal etrafında, müreffeh bir gelecek doğrultusunda birleştiren siz gençlere en güçlü destekleri sunmaya devam edeceğiz.” diyerek gençlere destek mesajı verdi. Erdoğan, 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek TDT Zirvesi’ne ilişkin ise “Türkiye olarak ‘Dilde, fikirde, işte birlik’ mefkuremizi inşallah bu ay sonunda Ankara’da düzenleyeceğimiz 13. Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’yle bir adım daha öteye taşımayı hedefliyoruz.” açıklamasında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın videolu mesajının ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, gençlerin sorularını yanıtladı. ZORLU: KIRIM’DAKİ FİİLÎ DURUMU İŞGAL OLARAK GÖRÜYORUZ Programa Kırım Ailesini temsilen katılan Sevgi Akgül, bağımsız devletleri bulunmayan Türk topluluklarının lehçelerini ve sözlü edebiyatlarını dijital ortamda korumaya yönelik ortak bir arşiv projesinin gündemde olup olmadığını sordu. Akgül’ün sorusunu yanıtlayan Zorlu, Kırım’a ilişkin Türkiye’nin tutumunu vurgulayarak, “Biz Kırım'daki fiilî durumu yasa dışı bir ilhak ve işgal olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunduğunu belirten Zorlu, savaşın sona ermesi için hem Ukrayna hem de Rusya liderleriyle görüşebilen ülkelerden biri olduğuna dikkat çekti. Zorlu, “Kırımlı kardeşlerimizin istek ve talepleri her zaman başımızın üstündedir.” diyerek Kırım Tatarlarına selamlarını iletti. KIRIM’IN KÜLTÜREL MİRASI DİJİTAL ARŞİVDE KORUNACAK Dil, ezgi ve medeniyeti yansıtan sembollerin korunması gerektiğini belirten Zorlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın “Soyut Vatan” yaklaşımı kapsamında eserlerin farklı dillere çevrilerek dijital ortama aktarılmasına yönelik bir proje hazırlandığını açıkladı. Zorlu, “Önümüzdeki yıl Kocaeli Büyükşehir Belediyemiz bu projeyi hayata geçirecek ve biz de Kırım başta olmak üzere diğer eserleri o dijital mecraya yükleyeceğiz.” diyerek çalışmanın gelecek yıl uygulanacağını bildirdi. GASPIRALI’NIN BİRLİK İLKESİYLE 11 MADDELİK SONUÇ DEKLARASYONU Buluşmanın sonunda, Kırım Tatar düşünce insanı İsmail Bey Gaspıralı'nın “Dilde, fikirde, işte birlik” ilkesi doğrultusunda hazırlanan 11 maddelik sonuç deklarasyonu ilan edildi. Deklarasyonda, Türk dünyası gençleri arasındaki iş birliğinin eğitim, bilim, kültür, medya ve diplomasi alanlarında geliştirilmesine yönelik öneriler yer aldı. Orhun Değişim Programı’nın bütçesinin artırılması ve Türk Üniversiteler Birliğinin daha işlevsel hâle getirilmesi önerilen deklarasyonda, bilim, yapay zekâ ve inovasyon alanlarında “Dijital İpek Yolu” iş birliğinin ve genç girişimcilik ağlarının geliştirilmesi çağrısı yapıldı. Ortak kültürel mirasın dijital platformlarda yaygınlaştırılması, medya alanında iş birliğinin güçlendirilmesi ve gençlerin kamu diplomasisine katılımının artırılması da hedefler arasında sıralandı. BİR SONRAKİ BULUŞMA KAYSERİ’DE Bir sonraki Türk Dünyası Gençlik Buluşması’nın 2027’de Kayseri’de gerçekleştirilmesi de deklarasyonda yer aldı. Program, Gülzade Rıskılova ve Music Bolalar konserleri ile sertifika takdiminin ardından sona erdi.

Türk dünyasının büyükelçileri Kocaeli’de gençlerle buluştu Haber

Türk dünyasının büyükelçileri Kocaeli’de gençlerle buluştu

Cihan Özkan QHA/Ankara AK Parti Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı koordinasyonunda, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde 9–11 Ekim 2026 tarihlerinde “Ortak Miras, Tek Yürek” mottosuyla düzenlenen Türk Dünyası Gençlik Buluşması ikinci gününde panellerle devam etti. Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) üye ve gözlemci ülkelerinden, dünyanın dört bir yanındaki Türk topluluklarından ve Türkiye’nin 81 ilinden yaklaşık 500 genci bir araya getiren programın ikinci gününde “Türk Dünyası’nın Gelecek Vizyonu: Gençlik, İş Birliği ve Diplomasi”, “Türk Dünyasında Ortak Hafıza: Geleneksel Medyada Güç Birliği”, “Dijital İpek Yolu: Sosyal Medyada Gençlik ve Etkileşim” başlıklı paneller icra edildi. Programın açış konuşmasını yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, buluşmanın Türk dünyasında kardeşlik bağlarını güçlendirmeyi ve iş birliğini geliştirmeyi amaçladığını belirtti. Zorlu, “Şu anda biz kardeşiz ve kardeşliğimizi geleceğe taşıyacak adımları nasıl atabiliriz, iş birliğimizi nasıl artırabiliriz, bunu anlamak ve çözüm bulmak için buradayız.” diyerek gençlerin bu birlikteliği geleceğe taşıyacağını vurguladı. TDT bünyesinde 30’dan fazla alanda iş birliği yürütüldüğünü kaydeden Zorlu, Türkiye’nin 7 Türk devletiyle son 5 yıldaki toplam dış ticaretinin 115 milyar dolara, geçen yıl ise 26 milyar dolara ulaştığını söyledi. Zorlu, bu ülkelerin Türkiye’nin dış ticaretindeki yaklaşık yüzde 4,5’lik payını yüzde 10’a çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi. “TURAN İDEALİNİN AÇILIŞ KAPISI TÜRKİYE-AZERBAYCAN KARDEŞLİĞİDİR” Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin Türk dünyası açısından önemine dikkat çeken Zorlu, “Turan dediğimiz bu idealin açılış kapısı da Türkiye-Azerbaycan kardeşliğidir, dostluğudur ve iş birliğidir.” ifadelerini kullandı. Son dönemde Türk ve Azerbaycan dijital medyasında yürütülen dezenformasyon kampanyalarına karşı “Bir millet, iki devlet” şiarını vurgulayan Zorlu, gençleri dezenformasyon ve provokasyonlara karşı dikkatli olmaya çağırdı. 29–30 Ekim’de Ankara’da gerçekleştirilecek TDT Devlet Başkanları Zirvesi’nde önemli kararlar alınacağını belirten Zorlu, Türk devletleri arasında kimlikle seyahatin genişletilmesi için çalıştıklarını söyledi. Zorlu ayrıca, Zengezur Koridoru’nun demir yolu ve ulaşım ağlarıyla Orta Koridor’a bağlanmasının stratejik önemini de vurguladı. “TÜRKİYE-AZERBAYCAN KARDEŞLİĞİNE HİÇBİR ŞEY ZARAR VEREMEZ” AK Parti Türk Devletleri ile İlişkiler Başkan Yardımcısı Meryem Aybike Sinan Gündoğdu’nun oturum başkanlığını yaptığı Türk Dünyası’nın Gelecek Vizyonu: Gençlik, İş Birliği ve Diplomasi başlıklı panelde konuşan Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Aslanov ise sosyal medyadaki spekülasyon ve dezenformasyonlara değinerek Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin bunlardan etkilenmeyeceğini vurguladı. Aslanov, “Sosyal medyadaki spekülasyon ve dezenformasyonlara rağmen Azerbaycan ve Türkiye kardeşliğinin kökleri çok derindedir ve bu kardeşliğe hiçbir şey zarar veremez.” diyerek iki ülkenin “Bir millet, iki devlet” anlayışına bağlılığını dile getirdi. Bu mirası geleceğe taşıma sorumluluğunun gençlerde olduğunu belirten Aslanov, “Türk dünyası bizim ailemizdir.” sözleriyle gençleri ortak değerlere ve kardeşlik bağlarına sahip çıkmaya çağırdı. “TÜRK DÜNYASI GEÇLERİMİZİN KALBİNDE OLMALI” Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Sapiyev Yerkebulan Onalbekuly de 20 yılı aşkın süredir Türk dünyasına hizmet etmekten gurur duyduğunu belirterek gençleri de bu sorumluluğu üstlenmeye çağırdı. “Türk dünyası bilinci gençlerimizin kalbinde olmalı.” diyen Onalbekuly, buluşmanın Türk dünyası için birlikte çalışma fırsatına dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Kazakistan’ın Türk dünyasının kurumsallaşmasına katkılarını da anlatan Onalbekuly, ülkesinin Kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in 2006 Antalya Zirvesi’nde sekreterya, Aksakallar Konseyi ve Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) kurulmasını önerdiğini hatırlattı. Bu önerilerin hayata geçirildiğini belirten Onalbekuly, 2009 Nahçıvan Zirvesi’nde kurulan Türk Konseyinin bugünkü Türk Devletleri Teşkilatının temelini oluşturduğunu kaydetti. “HAKSIZ İZOLASYONA KARŞI DAYANIŞMA BEKLİYORUZ” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ise Avrupa Birliği’nin (AB) Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) verdiği desteğe dikkat çekerek Türk dünyasına daha da güçlü dayanışma çağrısında bulundu. “AB'nin GKRY’ye verdiği desteğe karşı Türk dünyasından da KKTC'ye uygulanan haksız izolasyonlara karşı dayanışma bekliyoruz.” diyen Korukoğlu, KKTC’nin Doğu Akdeniz’de Türk dünyası için önemli bir jeoekonomik ve jeopolitik bağlantı noktası olduğunu vurguladı. Korukoğlu, TDT’ye tam üyelik hedeflerinin stratejik vizyonlarının bir parçası olduğunu belirtti. “DERS KİTAPLARI ORTAK BAŞARILARA DAHA FAZLA YER VERMELİ” Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Sultan Raev de Türk dünyasında ortak hafızanın güçlendirilmesi için alfabe, dil ve tarih alanındaki çalışmaların önemine dikkat çekti. Raev, “Tarih ders kitaplarımız, ortak medeniyetimizin büyük şahsiyetlerine ve başarılarına daha fazla yer vermelidir.” diyerek ortak mirasın eğitim yoluyla gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı. Türk Dünyası'nın Geleceği: Gençlik, Kimlik ve Ortak Vizyon oturumunun başkanlığını ise Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinden Prof. Dr. Sadullah Gülten üstlendi. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinden Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, Eskişehir Anadolu Üniversitesinden Prof. Dr. Haşim Şahin, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinden Prof. Dr. Mesut Karakulak da Türklerin tarihî ve kültürel mirasını, yetişmiş insan gücünü ve Türk dünyasının ortak geleceğinde gençliğin, ortak alfabenin ve iş birliğinin önemini ele aldı. Dr. Medihanur Argalı’nın moderatörlüğündeki Dijital İpek Yolu: Sosyal Medyada Gençlik ve Etkileşim panelinde ise İlkin Hasani, Gulnaziya Zaripova, Maftuna Holmurotova, Aizada Zhamgyrchieva ve Cengiz Çalıkoğlu, Türk dünyası gençlerinin dijital ortamda ortak bir dil geliştirmesi, kültürel mirasın yeni nesil içeriklerle aktarılması ve dijital diplomasi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Etkinlik üçüncü ve son gününde çeşitli kültürel faaliyetlerle devam edecek.

Türk dünyası gençliği Kocaeli’de buluştu Haber

Türk dünyası gençliği Kocaeli’de buluştu

Cihan Özkan QHA/Ankara AK Parti Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı koordinasyonunda, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde 9–11 Ekim 2026 tarihlerinde “Ortak Miras, Tek Yürek” mottosuyla düzenlenen Türk Dünyası Gençlik Buluşması büyük coşkuyla başladı. Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) üye ve gözlemci ülkelerinden, dünyanın dört bir yanındaki Türk topluluklarından ve Türkiye Cumhuriyeti'nin 81 ilinden yaklaşık 500 genci bir araya getiren programın açılışı Kocaeli Kongre Merkezinde gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programın açış konuşması, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu tarafından yapıldı. TÜRK DÜNYASINDA BİRLİK VE DAYANIŞMA VURGUSU Türk dünyası gençliğine hitap eden Zorlu, teknolojiden ticarete, lojistikten enerjiye kadar pek çok alanda büyük değişimler yaşandığını belirterek küresel gelişmeler karşısında Türk dünyasının dayanışmasını artırması gerektiğini söyledi. “Ya birliğimizi, bütünlüğümüzü, tarihten aldığımız gücü harekete geçirip dayanışmamızı artıracağız; ya da küresel düzenin bu kuralsızlığı karşısında hepimiz adım adım geriye gidip büyük sıkıntılar içerisinde geçeceğiz.” diyen Zorlu, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde birlik ve dayanışmayı güçlendirme hedefiyle hareket ettiğini belirtti. TDT bünyesinde 30’dan fazla alanda iş birliği yürütüldüğünü aktaran Zorlu, gençler arasındaki ilişkilerin bu çalışmaların merkezinde bulunduğunu belirtti. Zorlu, “Çünkü biz gençlerimizi yalnızca bugünün değil, yarının taşıyıcı kolonlarından birisi olarak görüyoruz.” ifadeleriyle gençliğin Türk dünyasının geleceğindeki önemine dikkat çekti. TÜRK DÜNYASINDAN FUTBOLCULAR İÇİN YENİ STATÜ HAZIRLIĞI Sporun gençleri buluşturan önemli bir alan olduğunu söyleyen Zorlu, Türk dünyasından Türkiye’ye gelen futbolcuların statüsüne ilişkin çalışma başlatacaklarını açıkladı. Konuyu Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı ile görüştüğünü belirten Zorlu, “İnşallah gönül coğrafyamızdan, Türk dünyasından Türkiye’ye gelen futbolcularımızı artık yabancı kategorisinde değil, Türk statüsüne geçirme konusunda çalışmalara başlıyoruz.” diyerek hazırlıkları duyurdu. Zorlu, düzenlemenin hayata geçirilmesi hâlinde Türk dünyasındaki genç yeteneklerin keşfedilmesine ve kendi ülkelerinde altyapıdan yetiştirilmesine katkı sağlanacağını söyledi. Amaçlarının millî takımların uluslararası turnuvalardaki başarılarını artırmak olduğunu kaydetti. İKİ YILDA BİR “TÜRK KUPASI” DÜZENLENMESİ PLANLANIYOR Zorlu, Türk devletlerinin katılımıyla ortak bir futbol turnuvası düzenlenmesi için de çalışma yürütüldüğünü bildirdi. “Türk Kupası adıyla 2 yılda bir tüm Türk devletlerimizin ortak bir futbol turnuvasını da inşallah Futbol Federasyonumuz ve Gençlik ve Spor Bakanlığımızla birlikte başlatıyoruz.” diyen Zorlu, bu girişimlerin Türk dünyasındaki iş birliğini somut adımlarla geliştirmeyi amaçladığını belirtti. BİR SONRAKİ BULUŞMA KAYSERİ’DE YAPILACAK Konuşmasında 29–30 Ekim’de Ankara’da düzenlenecek TDT Devlet Başkanları Zirvesi’ne de değinen Zorlu, zirve öncesinde Türk dünyası gençlerinin Kocaeli’de bir araya gelmesinin önemli bir birlik mesajı verdiğini söyledi. Program kapsamında gençlerin katkılarıyla bir sonuç deklarasyonu hazırlanacağını açıklayan Zorlu, buluşmayı düzenli hâle getirmek istediklerini kaydetti. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı ile görüştüklerini belirterek gelecek yıl Türk Dünyası Kültür Başkenti olacak Kayseri’de yeniden buluşma kararı aldıklarını duyurdu. “BİRLİĞİMİZ ÜLKEMİZE GÜÇ KATIYOR” Zorlu’nun ardından konuşan TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysal Tipioğlu da Türk dünyasının ortak geçmişinden aldığı güçle geleceğini birlikte inşa etmesi gerektiğini vurguladı. “Bizim birlik ve beraberliğimiz her birimizin, her bir ülkemizin gücüne güç katacaktır.” diyen Tipioğlu, gençleri dostluklarını sürdürmeye, bilgi ve emeklerini birleştirerek milletin yararına çalışmalar yapmaya çağırdı. Tipioğlu, gençlerin yaşatacağı kardeşlik bağlarının Türk dünyasını daha güçlü bir geleceğe taşıyacağını belirtti. RAEV: EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ GENÇLERİN BİRLİĞİ Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Sultan Raev ise konuşmasında Türk dünyasının ortak medeniyet mirasına dikkat çekti. “Köklerimiz geçmişte, gözlerimiz gelecekte olsun.” diyerek gençleri Yunus Emre’nin sevgisini, Hoca Ahmet Yesevi’nin düşüncelerini ve Mahtumkulu’nun kardeşlik ruhunu yaşatmaya çağıran Raev, bilim, sanat ve teknolojide yeni başarılarla bu mirası geleceğe taşımalarını istedi. “Unutmayın, Türk dünyasının en büyük gücü gençlerinin birliğidir.” diyen Raev, gençlere birbirlerinin dilini ve kültürünü öğrenmeleri, birlikte düşünüp üretmeleri çağrısında bulundu. TÜRKSOY’un gençlerin yanında olmaya devam edeceğini belirten Raev, “Bir ağacın gücü köklerinde, bir medeniyetin gücü hafızasında, bir milletin geleceği ise gençlerinin elindedir.” sözleriyle gençliğin Türk dünyasının geleceğindeki rolünü vurguladı. TÜRK DÜNYASI YÜZYILI VURGUSU Buluşmaya ev sahipliği yapan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da yaklaşık 500 genci şehirlerinde ağırlamaktan gurur duyduklarını söyledi. Gelecek yüzyılı “Türk dünyası yüzyılı” yapmak için hazırlıklara bugünden başlanması gerektiğini belirten Büyükakın, belediye olarak bu hedef doğrultusunda tüm imkânlarını seferber edeceklerini ifade etti. Açış konuşmalarının ardından Özbekistan’dan Music Bolalar, Kazakistan'dan Alatau Serileri sahne aldı. Ardından Kırgızistan'dan Gülzada Rıskulova, Azerin ile Kıraç şarkılarıyla katılımcılara coşku dolu anlar yaşattı. Programın ikinci gününde paneller, çeşitli kültürel faaliyetler, geziler ve sosyal etkinliklerle devam etmesinin planlandığı bildirildi.

Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı Kocaeli’de anıldı Haber

Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı Kocaeli’de anıldı

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yılı vesilesiyle 17 Mayıs 2026 tarihinde İzmit Dernekler Yerleşkesi’nde bir anma programı düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleşen programa; İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, Ukrayna'nın İstanbul Konsolosu Oleksandr Dimçev (Dimchev), Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi Süleyman Abmecid, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şube Başkanı Şengül Talgır, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun eşi Safinar Cemil ile Dr. Öğr. Üy. Sema Orsoy ve davetliler katıldı. Sabah saatlerinde düzenlenen kahvaltı organizasyonu ile başlayan programın ardından sürgünde yaşanan acıları anlatan 10 dakikalık bir belgesel gösterimi gerçekleştirildi. “18 MAYIS; BİR HALKIN TARİHİNİ VE KİMLİĞİNİ YERYÜZÜNDEN TOPYEKÛN SİLME GİRİŞİMİDİR” Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şube Başkanı Şengül Talgır, “18 Mayıs 1944, Kırım Tatar halkı için sadece bir sürgün değil bir halkın kültürünü, tarihini ve kimliğini yeryüzünden topyekûn silme girişimidir. Açıkça ifade etmek gerekir ki bu bir soykırımdır.” ifadelerini kullandı. Bugün 8 ülkenin sürgünü resmen bir soykırım olarak kabul ettiğini hatırlatan Talgır, “Bu soykırımın tüm dünyada tanınması için hukuki mücadelemiz ise halen devam etmektedir.” şeklinde konuşarak Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından tekrar işgal edildiğini dile getirdi. Bununla birlikte Talgır, Rusya’nın yayılmacı ve hukuk tanımaz zihniyetinin yalnızca Kırım’ın işgaliyle sınırlı kalmadığını belirterek Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine de sıçradığını kaydetti. “SESSİZLİK ZULMÜ BÜYÜTÜR” Bugün Kırım’da temel insan hakları ihlallerinin artarak devam ettiğine dikkat çeken Talgır, “Bugün burada yalnızca geçmişin acılarını anmıyor, aynı zamanda Kırım’da yaşanan insan hakları ihlallerine karşı da sesimizi yükseltiyoruz çünkü sessizlik, zulmü büyütür.” dedi. “İNSANLAR YAŞAMA HAKLARINDAN MAHRUM BIRAKILDI” Dimçev ise konuşmasında “1944 yılında yüzbinlerce insan zorla ana vatanlarından sürgün edildi. İnsanlar evlerinden, vatanlarından ve ata topraklarından koparılarak yaşama haklarından mahrum bırakıldı. Aileler parçalandı, binlerce insan sürgün yollarında ya da sürgünün ilk yıllarında hayatını kaybetti.” şeklinde konuştu. “KIRIM TATARLARI, SÜRGÜNDE YAŞARKEN BİLE VATANLARINI HİÇ UNUTMADILAR” Kırım Tatar halkının bütün acılara rağmen kimliğini, dilini, kültürünü, vatan sevgisini ve inancını asla kaybetmediğini belirten Kaplan Hürriyet, “Sürgün, bir halkı toprağından ve sevdiklerinden ayırabilir ama o halkın yüreğinde taşıdığı vatan hasretini, diline sinen duasını, türkülerine işlenen acıyı ve kuşaktan kuşağa büyüttüğü umudu asla silemez. Kırım Tatarları sürgünde yaşarken bile vatanlarını hiç unutmadılar ve geri dönmek için büyük bir mücadele verdiler.” dedi. “BU MÜCADELENİN EN GÜÇLÜ SİMGELERİNDEN BİRİ SAYIN KIRIMOĞLU’DUR” Öte yandan Kaplan Hürriyet, şu değerlendirmelerde bulundu: Ne yazık ki dünyada birçok halk benzer sürgünler ve acılar yaşadı. İnsanlığın hafızasında derin yaralar bırakan bu acılar, bizlere çok önemli sorumluluklar yüklüyor. Bu mücadelenin en güçlü simgelerinden biri de Sayın Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’dur. Henüz 6 aylıkken sürgüne gönderilen Kırımoğlu’nun yaşamı; adalet, özgürlük ve vatan sevgisi uğruna verilmiş eşsiz bir mücadelenin sembolüdür. Ayrıca “Bizlere düşen görev ise bu acıları unutmamak ve unutturmamaktır. Nereden gelirse gelsin, hangi halka ait olursa olsun; insanlığın bir daha böyle karanlık günler yaşamaması için dayanışmayı büyütmek hepimizin vicdani sorumluluğudur.” şeklinde konuşan Hürriyet, Kocaeli’nin farklı kültürlerin, farklı acıların ve farklı umutların aynı gökyüzü altında kardeşçe buluştuğu bir kent olduğuna dikkat çekerek Kırım Tatarlarının da bu kentin kalbinde; emekleriyle, kültürleriyle, hatıralarıyla ve taşıdıkları derin vatan sevgisiyle çok kıymetli bir yere sahip olduğunu ifade etti. SÖYLEŞİDE MİLLÎ LİDER KIRIMOĞLU’NUN EŞİ SAFİNAR CEMİLEVA YER ALDI Anma programında konuşmacıların ardından söyleşiye geçildi. Söyleşinin konuşmacıları ise millî lider Kırımoğlu’nun eşi Safinar Cemileva ile Dr. Öğr. Üy. Sema Orsoy oldu. Konuşmalarda sürgünün Kırım Tatar halkı üzerindeki etkileri, hafızalarda bıraktığı derin izler ve Kırım Tatarlarının kültürel mücadelesinin önemi vurgulandı. Programın sonunda, Talgır tarafından konuşmacılara plaket ve hediyeler takdim edilirken Kaplan Hürriyet ise katkılarından dolayı konuşmacılara teşekkür belgelerini sundu. Toplu fotoğraf çekiminin ardından program sona erdi.

Gebze’de “Kırım Söyleyişileri” düzenlendi Haber

Gebze’de “Kırım Söyleyişileri” düzenlendi

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Gebze Şubesi, 7 Ekim 2025 tarihinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Balyanoz Eğitim Kampı kapsamında “Kırım Söyleyişileri” gerçekleştirdi. Söyleyişide; Gebze Şubesi Başkanı Nermin Ekim, Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, Kırım Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Serra Menekay konuşmacı olarak yer aldı. Ekim, konuklara hoş geldiniz diyerek başladığı konuşmasında katılımcılara ve konuşmacılara verdikleri destek nedeniyle teşekkür etti. Ayrıca Ekim, yaptıkları tüm faaliyetleri her zaman destekleyen ve bizzat katılarak katkı sunan Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz’e şükranlarını sundu. Ekim, toplantıya yoğun ilgi gösteren katılımcılara ve desteklerini her zaman sunan derneğin eski yönetimine de teşekkür etti. Yazar Dr. Menekay Kırım diasporasını anlattığı son tarihi romanı “İnci Kolye” isimli eserin yazım sürecinden ve tarih bilmenin öneminden söz etti. Menekay konuşmasının sonunda uyarlamasını besteci Aysim Dolgun Ildız‘ın yaptığı Kırım Hasret türküsünü dinletti. KIRIM’IN TARİHİ ELE ALINDI Emel Kırım Başkanı Karatay tarih boyunca Kırım halkının yaşadığı göçler, sürgünler ve savaşlardan söz ederek Kırım’ın bugünkü durumunun nedenlerine değindi. Karatay, eşi Yönetmen Neşe Sarısoy ile birlikte çektikleri belgesellerin hazırlık ve çekim süreçlerinde yaşadıklarından örnekler verdiği konuşmasını Kırım’ın işgalden kurtulduğu günleri yakında görebilmeyi dileyerek tamamladı. “KIRIM TATARLARINI HER ZAMAN DESTEKLEYECEĞİZ” Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ise konuşmasında millet olarak kültürel kodlarımızı bilmenin ve korumanın önemine değindi. Emperyalist ülkelerin Türkiye’yi topla tüfekle değil kültürel yozlaşmayla tehdit ettiklerinin altını çizen Büyükgöz, buna karşı durmanın tek yolunun tarihini bilen, kültürüne sahip çıkan nesiller yetiştirmek olduğunu söyledi. Bunu her şart altında yapan Kırım Türklerine büyük saygı duyduğunu belirten Büyükgöz, Kırım Derneği Gebze Şubesinin faaliyetlerini de her zaman desteklemeye devam edeceğini söyledi. Daha sonra Dr. Menekay’ın “İnci Kolye” kitabını imzaladığı toplantı, fotoğraf çekimi ve çay saati sohbetiyle sona erdi.

Kazan Tatar araştırmacı Roza Kurban, 15. Kocaeli Kitap Fuarı’nda “Kayyum Nâsıri”yi anlatacak Haber

Kazan Tatar araştırmacı Roza Kurban, 15. Kocaeli Kitap Fuarı’nda “Kayyum Nâsıri”yi anlatacak

Kazan Tatar tarihçi, araştırmacı ve yazar Roza Kurban, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından "Anadolu Mayası" temasıyla düzenlenen "15. Kocaeli Kitap Fuarı”na konuk olacak. Kurban, “Kazan Tatar Edebiyatının Öncüsü Kayyum Nâsıri” başlıklı söyleşi gerçekleştirecek. Kazan Tatar edebiyatının öncüsü, öğretmen, yazar Kayyum Nâsıri'nin ele alınacağı söyleşi, 7 Ekim 2025 tarihinde Süleyman Paşa Konferans Salonu’nda saat 17.00’da başlayacak. KAYYUM NASIRİ KİMDİR? 15 Şubat 1825’te Kazan civarındaki Yukarı Şırdan köyünde doğdu. Asıl adı Abdülkayyûm’dur. Dedeleri ve babası bölgenin tanınmış âlimlerindendi. Babası Abdünnâsır Molla, Nâsırî’ye temel dinî bilgileri öğrettikten sonra onu Kazan’a götürerek Akmescid (Beşinci Mahalle) Medresesi’ne verdi. Burada 1855 yılına kadar dinî eğitim gördü; Arapça, Farsça ve Rusça öğrendi. Rus çocuklarının okuduğu ibtidâî dinî okulda ve bu okulun devamı olan İlâhiyat Akademisi’nde Tatarca öğretmenliği yaptı. 1871 yılında işten uzaklaştırılınca medreselerde okuyan Tatar çocuklarına Rusça kursları düzenledi. 1873’te müslüman mektepleri müfettişi Radloff’un yardımıyla Muallim Mektebi’nde Tatarca dersler vermeye başladı. Fakat Radloff’la araları açılınca görevinden istifa etti. 1879 yılına kadar bazı Rus okullarında da öğretmenlik yaptıktan sonra görevini bıraktı. Geçimini tercümanlık, kitaplarının geliri ve Rusça bilmeyen Tatarlar’ın resmî dairelerdeki işleri için yazdığı dilekçelerle sağlamaya çalıştı. 1860’lı yıllardan itibaren yayıncılık işine girişen Nâsırî risâlelerinin büyük bir kısmını çeşitli kitaplardan toplayarak kaleme almıştır. Nâsırî’nin en önemli yönlerinden biri dil konusundaki görüş ve faaliyetleridir. Eskiden beri İdil-Ural bölgesinde süregelen Osmanlı ve Çağatay Türkçesi karışımı bir Tatar Türkçesi yerine müstakil, saf Tatarca’yı ön plana çıkarmaya çalıştı, ancak bu hususta yalnız kaldı. Tatar Türkçesi’nin Çağatayca’nın bir kolu olduğunu, kendine has kaide ve usullerinin bulunduğunu savunarak saf Tatarca ile yazı yazmaya gayret etti. 1871’de İdil-Ural bölgesinde ilk defa takvim (salnâme) geleneğini başlatan Nâsırî bunu 1897 yılına kadar sürdürdü. Nâsırî, çıkardığı takvimlerde genel takvim bilgilerinden başka tarih, coğrafya, halk edebiyatı gibi konularda da makaleler yazdı. Ayrıca Türk-Tatar toplumu arasında ilk defa matematik, geometri, coğrafya, anatomi ve sağlık bilgisi ders kitapları kaleme aldı ve bu ilim dallarında yeni Tatarca terimler geliştirmeye çalıştı. Makaleleri Rus coğrafya cemiyeti mecmuasında yayımlandığı gibi 2 Kasım 1885 tarihinde Kazan Üniversitesi Arkeoloji-Tarih ve Etnografya Cemiyeti’ne aslî üye seçildi. Tatar yenilikçilik (Cedîdcilik) düşüncesinin en önemli temsilcilerinden olan Kayyûm Nâsırî Tatarlar’ın cahilliğinden ve eğitime önem vermemelerinden şikâyet ediyordu. Özellikle yazdığı ders kitapları, tâlim ve terbiye konusundaki görüşleriyle döneminde Gaspıralı İsmâil ile başlayan eğitimde yenileşme (usûl-i cedîd) hareketinin öncülerinden sayılıyordu. Nâsırî Şark edebiyatına hayrandı. Osmanlıca, Farsça ve Arapça’dan edebiyata dair çok sayıda metni Tatarca’ya tercüme etti. Kābusnâme, Kırk Vezir, Kırk Bakça ve Fevâkihü’l-cülesâ adlı eserlerinde bu hikâyelere yer verdi. Coğrafyayla ilgili eserlerini hazırlarken Kâtib Çelebi ve Ahmed Hamdi’nin kitaplarından faydalandı. Özellikle Kâtib Çelebi’nin Cihannümâ’sı onun üzerinde büyük etki bıraktı. Dil ve edebiyat meselelerine dair çalışmalara da ağırlık veren Nâsırî, Tatarca’nın imlâ kaideleriyle sarf ve nahvini (Kavâid-i Kitâbet, Enmûzec), sözlüğünü (Lehçe-i Tatarî, I-II, Kazan 1895) hazırladı. Özellikle yaz aylarında Tataristan’ın çeşitli bölgelerine seyahatler yaparak Tatar folklorunun örneklerini topladı ve bunları neşretti. Görüşlerinden dolayı mutaassıp kişilerce aşağılanan, hatta tehdit edilen Nâsırî gösterişten uzak bir şekilde yalnız yaşadı. Diğer aydın kesimle doğrudan ilişki kurmadı. Gaspıralı İsmâil’den de Ruslar’la olan ilişkileri sebebiyle uzak durdu. Nâsırî’nin Rusya hükümetiyle diyalogu hiçbir zaman iyi olmadı. 1886’da neşredilen çarın fermanına göre kadılık ve imamlık yapacak kişilerin 1891 yılından itibaren Rusça imtihan vermeleri şart koşulmuştu. Nâsırî bu fermanı Tatarca olarak yayımladı. Bunun üzerine halk fermana tepki gösterdi. Tatarlar’ın yoğun biçimde yaşadığı İdil-Ural bölgesinde çeşitli karışıklıklar çıkınca Nâsırî’nin tercümesi toplatıldı. Nâsırî, Tatar halkının Rusça öğrenmesi taraftarı olmakla birlikte bu işin zorla ve misyoner Rus papazları vasıtasıyla yapılmasına karşıydı. Bu sebeple Rusça öğrenmek isteyenler için çeşitli gramer kitapları ve sözlükler hazırladı. Nâsırî 2 Ekim 1902’de vefat etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.