SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Luhansk

QHA - Kırım Haber Ajansı - Luhansk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Luhansk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırımoğlu ve Çiygöz ile beraberindeki Ukraynalı vekiller Ukrayna ordusuna yardım ulaştırdı Haber

Kırımoğlu ve Çiygöz ile beraberindeki Ukraynalı vekiller Ukrayna ordusuna yardım ulaştırdı

Ukrayna’da 22 Ocak’ta kaydedilen Birlik Günü vesilesiyle, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile Ukrayna Milletvekili ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz “Avrupa Dayanışması” Partisinden milletvekilleriyle birlikte Ukrayna Savunma Kuvvetlerinin cephedeki birliklerini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, 14 farklı tugaya bağlı olarak görev yapan askeri birliklere silahlı insansız hava araçları (SİHA) ve teknik ekipman desteği sağlandı. Toplam değeri yaklaşık 30 milyon grivna olan yardım paketinde 125 adet “Blıskavka” SİHA, fiber optik dahil olmak üzere 555 FPV-SİHA, jeneratörler, taşınabilir şarj istasyonları, Starlink uydu iletişim setleri ve çeşitli elektronik ekipmanlar yer aldı. Yardım teslim töreni sırasında Ukraynalı askerlerin Birlik Günü’nü tebrik eden Ahtem Çiygöz, Ukrayna halkının birlik ve dayanışmasının önemine dikkat çekti. Çiygöz, geçici olarak işgal altında bulunan bölgelerde yaşayan insanların da Ukrayna ile bağlarını koparmadığını vurguladı. “Size Kırım’dan, Donetsk’ten ve Luhansk’tan yurttaşlarımızın selamlarını getirdim. Onlar geleceklerini Ukrayna’sız düşünmüyor. Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve birliği sizin hizmetiniz sayesinde ayakta duruyor.” diyen Çiygöz, desteklerin süreceğini belirtti. İşgal altındaki topraklarda yaşayan Ukraynalıların direnişini sürdürdüğünü ifade eden Çiygöz, bu direncin Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine, Ukrayna halkına ve devlete olan inançtan kaynaklandığını söyledi.

Rusya’nın soykırım politikası: Zorla askere alınan Ukraynalı erkekler nelerle karşılaşıyor? Haber

Rusya’nın soykırım politikası: Zorla askere alınan Ukraynalı erkekler nelerle karşılaşıyor?

Rusya, işgal ettiği Ukrayna'nın Donetsk ve Luhansk bölgelerinde yerel halkı hedef alıyor. Ukrayna Dezenformasyonla Mücadele Merkezi; çoğunlukla askerî eğitim almamış, fiziksel engelli ve ciddi seviyede tıbbi rahatsızlıklara sahip erkeklerin Rusya tarafından zorla cepheye sürüldüğünü açıkladı. ZORLA ASKERE ALINAN ERKEKLERE İNSANLIK DIŞI MUAMELE UYGULANIYOR Zorla askere alınan erkeklerin çoğunun, Ukraynalı askerlerin pozisyonları hakkında bilgi toplama amacıyla cepheye sürüldüğü ve Ukrayna ordusunun açtığı ateşe karşı etten duvar olarak kullanıldığı bildirildi. Öte yandan, işgalci Rus ordusunun komutanları, durumun ciddiyetini alenen onaylayarak, zorla askere alınan erkeklerin ne tıbbi muayeneden geçtiğini ne de askerî eğitim aldığını itiraf etti. RUSYA, İNSAN HAYATINI HİÇE SAYIYOR! Ukraynalı yetkililer, Donetsk bölgesinde yaşayan ve 1996 ile 2008 yılları arasında doğan ve zorla işgalci Rus ordusuna alınan erkeklerin sayısında artış olduğunu belirtti. Ukrayna Dezenformasyonla Mücadele Merkezi ise, yaptığı açıklamada, “Bu durum, Rusya’nın işgali altındaki bölgelerde insan hayatını hiçbir şekilde göz önünde bulundurmadığının en net kanıtıdır. Rusya, işgal altındaki Donbas bölgesinde erkekleri zorla askere alarak kısmî olarak soykırım politikası gerçekleştirmektedir. Rusya, daha önce koruyacağını iddia ettiği insanları yok saymaya devam ediyor.” Ifadelerine yer verdi.

Sırskıy: 2025 yılında Rus ordusu 418 binden fazla asker kaybetti Haber

Sırskıy: 2025 yılında Rus ordusu 418 binden fazla asker kaybetti

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Oleksandr Sırskıy, 2025 yılında Rusya’nın savaşı güç kullanarak sonuçlandırmayı ve Kıyiv’i kendi koşullarını dayatmayı hedeflediğini ifade etti. Sırskıy’ya göre Moskova, Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijjya bölgelerinin tamamını ele geçirmeyi ve Odesa’ya ulaşarak Ukrayna’nın denizle bağlantısını kesmeyi planlıyordu. "ASKERLERİMİZ BÜYÜK BİR ÖZVERİYLE SAVAŞTI" Başkomutan Oleksandr Sırskıy, dün yaptığı açıklamada, "Geride kalan yıl bizim için büyük bir sınav oldu. Rus saldırgan, Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşı sona erdirmek istiyordu; ancak bunu bizi yenilgiye uğratarak ve kendi koşullarını güç kullanarak dayatarak yapmayı planlıyordu. Donetsk, Luhansk ve Zaporijjya bölgelerinin tamamını, Herson bölgesinin sağ yakasını ele geçirmeye çalıştı; ayrıca bizi tamamen denize çıkıştan mahrum bırakmak için Odesa’ya ulaşma niyetleri vardı.” ifadelerini kullandı. Sırskıy, Ukrayna ordusunun bu hedeflerin hiçbirine izin vermediğini vurgulayarak, “Düşmanın kritik bir yarma yapmasına engel olduk, planlarını bozduk ve planlanan operasyon tarihlerini birçok kez ertelemeye zorladık. Ayakta kaldık. Çünkü askerlerimiz büyük bir özveriyle savaştı ve işgalcilere azami kayıplar verdirdi.” dedi. Başkomutanın verdiği bilgilere göre, 2025 yılı içinde Rus ordusu ölü ve yaralı olarak 418 binden fazla asker kaybetti. Sırskıy ayrıca, Ukrayna Savunma Kuvvetlerinin etkin mücadelesi sayesinde Rusya’nın uzun süredir asker sayısını artıramadığını, çünkü Ukrayna’nın her ay Rusya’nın askere aldığı sayıdan daha fazlasını etkisiz hale getirdiğini belirtti. Sırskıy, 2025’te Ukrayna’nın kendi personel kayıplarını da yüzde 13 oranında azalttığını ifade ederek, “Bu yıl, düşmanı sistemli biçimde yıpratabildiğimizi ve potansiyelini ciddi şekilde azalttığımızı gösterdi. Savunma Kuvvetleri, saldırganın planlarını hayata geçirmesine izin vermedi, stratejik mevzilerini korudu ve sonraki adımlar için zemini hazırladı.” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya her şeyini elinden aldı, Türkiye’de hayata tutundu: Ukraynalı savaş mağduru Anjela QHA'ya konuştu Haber

Rusya her şeyini elinden aldı, Türkiye’de hayata tutundu: Ukraynalı savaş mağduru Anjela QHA'ya konuştu

Rusya’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne yönelik 22 Şubat 2022 tarihinde başlattığı ve dördüncü senesini dolduracak olan topyekûn işgal girişimi dolayısıyla Türkiye’ye on binlerce Ukraynalı sığındı. Türkiye’de hayata tutunan Ukraynalı savaş mağdurlarından biri olan iki çocuk annesi Anjela Sınelnıkova (Anzhela Synelnykova), Rus işgalinin hayatını nasıl etkilediğini Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla paylaştı. İKİ ÇOCUK ANNESİ VE SAVAŞ MAĞDURU ANJELA, HAYATA SIFIRDAN BAŞLADI 1983 yılında Ukrayna’da doğan Anjela, hukuk eğitimi alıp memur olarak çalıştıktan sonra vergi dairesinde görev yaptı. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı topyekûn işgal girişiminin başlamasıyla birlikte, kendisinin ve çocuklarının güvenliğini sağlamak adına, hâlihazırda Rus işgali altında bulunan Luhansk şehrinden 2022 yılının mart ayında Türkiye’ye gitme kararı aldı. Türkiye’ye geldiğinde karşılaştığı en büyük sorunlardan birinin dil bariyeri olduğunu dile getiren Anjela, “Türkiye’ye geldiğimizde her şeye yeniden başlamak gerektiğini biliyordum. Bununla birlikte, iki küçük çocuğu olan, yalnız bir kadın olmam da işleri zorlaştırıyordu ama ailem adına bu sorumluluğu üstlendim ve buraya geldik. Yolumuz çok uzundu, Ukrayna’dan Türkiye’ye otobüsle üç gün süren bir yolculuk yaptık. O dönemde bu, bugün olduğu kadar kolay değildi.” ifadelerini kullandı. ANJELA VE ÇOCUKLARI, RUS İŞGALİ KARŞISINDA YILMADI “Yaşadığım şehir Luhansk’ın şu an Rus işgali altında olması, tabii ki hayatımızı tamamen değiştirdi çünkü her şeyi kaybettik; evimizi, işimizi, yakınlarımızı…” şeklinde konuşan Anjela, aile düzeninin Rus işgalinden tamamen etkilenmesine ve Rusya’nın terör faaliyetleri yüzünden bozulan yaşam koşullarına rağmen çocuklarıyla birbirlerine daha da kenetlendiklerini ve güçlendiklerini belirtti. Anjela öte yandan, Türk ve Ukrayna kültürleri arasındaki benzerliklerin Türkiye’ye tutunmasına yardımcı olduğunu vurguladı. Çocukları yetiştirmek, çocuklara karşı duyulan sevgi, büyüklere ve aileye karşı gösterilen saygı, misafirperverlik, yardımseverlik ve dayanışma gibi konularda Türkiye ve Ukrayna’nın birçok ortak noktaya sahip olduğunun altını çizen Anjela, “Ayrıca, yabancı bir ülkede bulunma zorluğunu ve buraya uyum sağlayıp sağlayamayacağımızın stresini de yaşadık ama zamanla, hem ben hem de çocuklarım, burada yeni bir yol çizmeyi başardık. Yavaş yavaş hayatımız düzene girdi.” dedi. “ZAFERİ, HEM ÜLKEMİZDE HEM DE KENDİ İÇİMİZDE, KALBİMİZDE HİSSEDECEĞİZ” Ayrıca, kendi hayatını ve çocuklarının hayatını kurtarmak adına Ukrayna’dan ayrılma kararı almanın ve yabancı bir ülkede yeni bir yaşam kurmanın güçlüğüne dikkat çeken Anjela, her şeye rağmen güçlü olmaya çalıştığını vurgulayarak “Ukraynalılar güçlüdür, özellikle Ukraynalı kadınlar…” şeklinde konuştu. Rus işgalinin milyonlarca Ukraynalının hayatını derinden sarstığını belirten Anjela, cümlelerini şu ifadelerle sonlandırdı: Savaş, milyonlarca hayatı altüst etti, bu da çok yıpratıcı oldu; bizim dünyamızı ve birçok Ukraynalının dünyasını tamamen değiştirdi fakat bu durum, bize hayatın ve sahip olduklarımızın kıymetini daha iyi bilmeyi öğretti. Bir gün savaşın biteceğine inanıyorum; bu zaferi, hem ülkemizde hem de kendi içimizde, kalbimizde hissedeceğiz. Ukrayna’ya barışın gelmesini diliyorum ve eve dönebileceğimiz günü bekliyorum.

Kırım Derneği İstanbul Şubesinden sözde barış planı taslağına net tepki Haber

Kırım Derneği İstanbul Şubesinden sözde barış planı taslağına net tepki

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi, ABD'nin sunduğu sözde barış planı taslağına, 24 Kasım 2025 tarihinde yayımladığı basın bildirisi ile tepki gösterdi. Açıklamada, sözde barış planı taslağında Kırım başta olmak üzere Donetsk ve Luhansk'ın Rusya toprağı olarak kalmasını, Zaporijjya ve Herson'un "dondurulmuş bölge" olarak kabul edilmesini öngören yaklaşımın uluslararası hukuku ihlâl ettiği vurguladı. Kırım Derneği İstanbul Şubesi tarafından kaleme alınan açıklama, basın kuruluşları dışında ayrıca İstanbul'daki tüm konsolosluklara iletildi. KIRIM'IN GELECEĞİNİN PAZARLIK KONUSU OLMAYACAĞI VURGULANDI Kırım'ın geleceğinin pazarlık konusu olmayacağının altının çizildiği açıklamada, uluslararası toplumun BM kararlarına bağlı kalarak Kırım'ın Ukrayna'nın ayrılmaz bir parçasının olduğunu teyit etmesi gerektiği kaydedildi. "Kırım, Türk milleti için kutsal bir vatan olup hiçbir şekilde pazarlık konusu yapılamaz. Uluslararası hukuk, BM kararları ve tarihi gerçekler, Kırım’ın Ukrayna’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu açıkça ortaya koymaktadır." cümlelerine yer verilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Rusya Federasyonu’nun 2014 yılında Kırım’ı işgaliyle başlayan Ukrayna-Rusya krizi, 24 Şubat 2022’de sıcak çatışmaya dönüşmüş ve hâlen bütün şiddetiyle devam etmektedir. Bu savaş, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da en büyük insani kayıplara ve zorunlu göçe sebep olmuş, milyonlarca insanın yerinden etmesi ve uluslararası barış ile güvenliği ciddi biçimde tehdit etmiştir. Kırım’ın işgali, uluslararası hukuka aykırı olup Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü açıkça ihlâl etmektedir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 27 Mart 2014 tarihli kararıyla Rusya’nın Kırım’daki 'yasa dışı fiili işgali' olarak tanımlamış ve Ukrayna’nın uluslararası tanınmış sınırları içindeki toprak bütünlüğünü teyit etmiştir. Bu karar, Kırım’ın statüsünde herhangi bir değişikliğin kabul edilmediğini açıkça ortaya koymaktadır. Uluslararası toplumun bu çoğunluğu tavrı, Kırım’ın Rusya tarafından ilhakının tanınmadığını ve hukuksuz eylem olarak reddedildiğini göstermektedir. ABD yönetimi tarafından son dönemde gündeme getirilen bazı öneriler, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü küçültmesini, Kırım başta olmak üzere Luhansk ve Donetsk’in Rusya’ya bırakılmasını öngörmektedir. Bu yaklaşım, BM kararlarıyla ve uluslararası hukukun temel ilkeleriyle doğrudan çelişmektedir. Böyle bir planın kabulü, yalnızca Ukrayna’nın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü zedelemekle kalmayacak, aynı zamanda uluslararası hukukun ve BM’nin otoritesini de ciddi biçimde sarsacaktır. Arabuluculuk, tarafsızlık ve adalet gerektirir. Ancak ABD’nin tutumu, kendi çıkarlarını ve Rusya’nın menfaatlerini önceleyen bir yaklaşım sergilemektedir. Bu planın kabulü hâlinde Kırım, Donetsk ve Luhansk Rusya’ya fiilen hediye edilmiş olacaktır. Oysa kadim Türk yurdu Kırım, asli sahipleri Kırım Tatar Türkleri ve onların efsanevi lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun tarihidir. Kırım Tatarları, tarih boyunca sürgünlere, baskılara ve zulme maruz kalmış; buna rağmen kimliklerini, kültürlerini ve vatan sevgilerini korumuşlardır. Bugün Kırım, yalnızca bir toprak parçası değil, Türk milletinin onuru ve uluslararası hukukun sınavıdır. Sonuç olarak: Kırım, Türk milleti için kutsal bir vatan olup hiçbir şekilde pazarlık konusu yapılamaz. Uluslararası hukuk, BM kararları ve tarihi gerçekler, Kırım’ın Ukrayna’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. ABD ve Rusya’nın çıkar hesapları, Kırım’ın geleceğini belirleyemez.

Lavrov’dan yeni işgal itirafları: “Odesa bir Rus şehridir" Haber

Lavrov’dan yeni işgal itirafları: “Odesa bir Rus şehridir"

Uluslararası hukuku hiçe sayan Rusya'nın Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Macar medyasına verdiği röportajda işgalin hedeflerinden geri adım atmayacaklarını ilan etti. Lavrov, "Tampon bölgeye ihtiyacımız var" bahanesine sığınarak Ukrayna'nın daha fazla toprağını ele geçirme tehdidinde bulundu ve Ukrayna'nın tarihi liman kenti Odesa'yı "Rus şehri" ilan etti. Macaristan merkezli “Ultrahang” YouTube kanalına konuşan Lavrov, Putin ile Trump arasında Budapeşte’de yapılması planlanan zirvenin ABD’nin kararına bağlı olduğunu söyledi. Lavrov, “Amerikalıların rahat edeceği bir tempoda ilerlemeye hazırız” diyerek, Rusya’nın diplomatik süreci kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirme çabasını sürdürdü. İŞGALİN YENİ AŞAMASI: “TAMPON BÖLGE” VE ODESA Lavrov’un röportajda en dikkat çeken ifadeleri, Ukrayna’nın egemen topraklarına yönelik yeni işgalci söylemleriydi. “Tampon bölgeye ihtiyacımız var” diyen Lavrov, Bryansk, Belgorod ve Kursk gibi Rusya’nın iç bölgelerine Ukrayna’dan saldırı olduğunu iddia ederek yeni toprak taleplerini meşrulaştırmaya çalıştı. Dahası, Ukrayna’nın Odesa kentini “Rus şehri” olarak tanımlaması, Kremlin’in yayılmacı emellerinin hâlâ sürdüğünü gösterdi. KIRIM VE DONBAS’I “ANAYASAL RUS TOPRAĞI” SAYIYOR Lavrov, 2014 yılında işgal edilen Kırım’ın yanı sıra Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijjya’nın Rusya Anayasası’na göre Rus toprağı olduğunu iddia etti. Lavrov ayrıca, bu bölgelerin dışında da toprak ele geçirdiklerini itiraf etti. LAVROV'DAN BATI'YA SUÇLAMA Lavrov, Ukrayna ve Avrupa ülkelerinin, Rusya-ABD arasındaki etkileşime karşı çıktığını, Ukrayna’da şartsız ateşkesin sağlanmasından yana olduklarını ve ABD yönetimine bu konuda baskı kurduklarını ileri sürdü. Bakan Lavrov, Finlandiya’nın NATO’ya üyeliğinin ise "hata" olduğunu savundu.

İşgalciler, Luhansk'ta halka yönelik baskıyı artırdı! Haber

İşgalciler, Luhansk'ta halka yönelik baskıyı artırdı!

İşgalci Rusya, Ukrayna'nın doğusunda işgal ettiği bölgelerde halk üzerine baskı kurarak, korku yaratma politikasına devam ediyor. Rus işgali altındaki Kırım başta olmak üzere işgal altındaki Ukkrayna topraklarında faaliyet yürüten Sarı Kurdele hareketinin aktivistleri, Rusya'nın Ukrayna Luhansk bölgesinde baskıyı artırdığını kaydetti. Aktivistler işgalcilerin, Luhansk'ın Starobilsk kentinde son bir ayda gençlere yönelik baskıyı artırdığını belirtti. Özellikle 30 yaşın altındaki erkeklerin hedef alındığı kaydedildi. Ayrıca Kremlin'e bağlı işgalci yönetim; gençleri iş yerlerinde, marketlerde ve çeşitli hizmet noktalarında takip ederek sözde sözleşmeli askerliğe zorlamaya çalışıyor. Bununla eş zamanlı olarak ise yoğun bir propaganda kampanyası yürütülüyor. Gençlere, “normal iş bulamayacakları, bulsalar dahi çok düşük maaş alacakları ve tek seçeneğin orduya katılmak olduğu” yönünde baskı yapılıyor. RUSLARIN AİLELERE YÖNELİK MANİPÜLASYONLARI Öte yandan, ailelerin ekonomik durumu üzerinden de manipülasyon yapılıyor. İşgalci yönetim, sözde sözleşmeli askerlik ile gençlerin ailelerine maddî destek sağlayabileceğini iddia ediyor. Ancak gerçekte bu süreç seçim hakkının gasp edilmesi ve sürekli baskıyla birlikte işliyor. Sarı Kurdele hareketinin aktivistleri, Rusya’nın işgal altında olan bölgelerde giderek daha da baskıcı yöntemlere başvurduğunu ve gençleri zorla kendi askerî hedeflerine yönlendirmeye çalıştığını kaydediyor.

21. yüzyılda çocuk ticareti: Ukraynalı çocuklar “kataloglandı” Haber

21. yüzyılda çocuk ticareti: Ukraynalı çocuklar “kataloglandı”

Rusya destekli ayrılıkçılar tarafından yasa dışı olarak oluşturulan sözde Luhansk Halk Cumhuriyeti’nin Kremlin kontrolündeki Eğitim ve Bilim Bakanlığı sitesinde, Ukraynalı çocukların fotoğraf ve kişisel bilgilerinin yer aldığı bir çevrim içi katalog oluşturuldu. Katalogda çocuklar, “uslu”, “sakin” gibi ifadelerle tanımlanıyor; cinsiyetin yanı sıra göz ve saç rengine göre filtreleme yapılabiliyor. Savaştan etkilenen çocuklara yardım etmek ve Rusya tarafından kaçırılan Ukraynalı çocukların geri getirilmesi için çalışan Save Ukraine sivil toplum örgütünün Başkanı Mıkola Kulaba (Mykola Kuleba), konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Çocukları meta olarak tanımlıyorlar: İtaatkar, sakin vb. Bir düşünün; çocukları sadece cinsiyete göre değil, göz ve saç rengine göre de filtreleyebilirsiniz!” ifadelerini kullandı. Bu uygulamanın köle pazarından farksız olduğunu vurgulayan Kuleba, “Bu, 21. yüzyılda açıkça çocuk ticaretidir ve dünya buna derhal son vermeli.” dedi. Listedeki çocukların çoğu, Luhansk bölgesinde doğmuş ve işgal öncesinde Ukrayna vatandaşıydı. Kuleba, bazı çocukların ebeveynlerinin işgal güçlerince öldürüldüğünü, diğerlerine ise Rus belgeleri verilerek kaçırılmanın “yasallaştırıldığını” belirtti. RUSYA, UKRAYNALI ÇOCUKLARI KAÇIRIYOR! Rus işgalciler, sözde tahliye bahanesiyle işgal altına aldığı Ukrayna bölgelerinden çocukları, ailelerinden kopararak Rusya’ya kaçırıyor. Rusya, işgal altına aldığı Ukrayna bölgelerinden kaçırdığı çocuklara fiziksel ve psikolojik baskı uyguluyor. Ukrayna’ya iade edilen çocuklar, Rusya’da aşağılandıklarını ve kötü muamele gördüklerini anlatıyor. Ukrayna yönetimi, yaklaşık 20 bin Ukraynalı çocuğun, Rusya tarafından kaçırıldığını resmî olarak teyit etmişti. Rus tarafı, işgal altındaki Ukrayna topraklarından 700 bin çocuğun kaçırılmasını, sözde tahliye bahanesine sığınarak savunmaya çalışıyor. ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİNDEN PUTİN HAKKINDA YAKALAMA KARARI Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), çocuk kaçırma dahil Ukrayna'da işlenen suçlara ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında, Rusya Devlet Başkanı Putin ve Rusya'nın Çocuk Hakları Komiseri Maria Alekseyevna Lvova-Belova hakkında "savaş suçu" gerekçesiyle yakalama kararı çıkarıldığını duyurmuştu. AKPM, UKRAYNALI ÇOCUKLARIN RUSYA’YA KAÇIRILMASINI SOYKIRIM OLARAK ELE ALINMASI GEREKTİĞİNİ KABUL ETTİ AKPM, Nisan 2023’te Ukraynalı çocukların ve genel olarak Ukraynalı sivillerin işgalci Rus güçleri tarafından Rusya'ya kaçırılması çerçevesinde bir kararı kabul etti. Ukraynalı çocukların ve yetişkinlerin Rusya'ya zorla sınır dışı edildiği ifade edilen kararda; Rusya'nın işgal ettiği Ukrayna bölgelerindeki insanları ve çocukları nasıl kaçırdığı ve işkence uyguladığı açıkça ifade edildi. Kararda, uluslararası hukuk normlarına göre zorla sınır dışı etmenin bir soykırım uygulaması olduğu, bu nedenle tüm vakaların soruşturulması ve olaya karışan herkesin hesap vermesi gerektiği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.