SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mustafa Kemal Atatürk

QHA - Kırım Haber Ajansı - Mustafa Kemal Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Kemal Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Birinci Türk Dil Kurultayı açıldı: 26 Eylül Türk Dil Bayramı kutlu olsun! Haber

Birinci Türk Dil Kurultayı açıldı: 26 Eylül Türk Dil Bayramı kutlu olsun!

Bundan tam 94 yıl önce İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda Birinci Türk Dil Kurultayı hayata geçirildi. O gün, Türk Dil Bayramı olarak ilan edildi. Türkiye'nin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla 26 Eylül 1932-6 Ekim 1932 tarihleri arasında düzenlenen Birinci Türk Dil Kurultayı'nın açılış günü olan 26 Eylül tarihi, her yıl “Türk Dil Bayramı” olarak kutlanıyor. “Türk Dili Tetkik Cemiyeti” adıyla 12 Temmuz 1932’de kurulan ve ardından “Türk Dil Kurumu” ismini alan cemiyetin düzenlediği Birinci Türk Dil Kurultayı'nda çok sayıda bilim adamı, gazeteci, yazar, devlet adamı ve sanatçı bir araya geldi. Türkçe’nin önemine dikkat çekmek adına 26 Eylül günü “Türk Dil Bayramı” ilan edildi. TÜRK DİL BAYRAMI TARİHİ Milletin var olabilmesi için dilin en önemli unsur olduğuna dikkat çeken ve Türk dili üzerinde çalışmaları teşvik eden Mustafa Kemal Atatürk, 11 Temmuz 1932 tarihinde bir akşam yemeği esnasında, dil işlerine yoğunlaşılması gerektiğini söyleyerek bu konuda ciddi bir atılım gerçekleştirdi. Türk Dili Tetkik Cemiyeti adında 12 Temmuz 1932 tarihinde Türk dili ile ilgili bir kurum kuruldu. Daha sonra Samih Rifat, Ruşen Eşref (Ünaydın), Celâl Sahir (Erozan) ve Yakup Kadri (Karaosmanoğlu) İçişleri Bakanlığına giderek başvuruda bulunmasıyla kurumun adı Türk Dil Kurumu olarak değiştirildi. Türk Dil Kurultayı, Türk dilinin gelişmesi ve zenginleşmesi adına önemli bir girişim olarak tarihe geçti. “TÜRK DİLİ, DİLLERİN EN ZENGİNLERİNDENDİR” “Millî his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması, millî hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Paradox ile Türk oyuncular arasındaki gerilim büyüyor: Steam olumsuz inceleme skorlarını müdahale ile sildi Haber

Paradox ile Türk oyuncular arasındaki gerilim büyüyor: Steam olumsuz inceleme skorlarını müdahale ile sildi

Paradox Interactive imzalı 2. Dünya Savaşı temalı strateji oyunu Hearts of Iron IV (HOI4), resmi Discord sunucusunda Türk kullanıcıya verilen ceza ve moderasyon ekibinin skandal niteliğindeki açıklamaları nedeniyle gündemden düşmüyor. Kriz, bir Türk oyuncunun Discord sunucusundaki profil resminde Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün gerçek bir fotoğrafını kullanması ve buna karşılık moderasyonun yaptırım uygulamasıyla başladı. Moderasyon ekibinin, Atatürk'ü "tartışmalı ve kutuplaştırıcı" bir figür olarak nitelendirmesi ve 1915 olaylarıyla ilişkilendirmeye çalışması Türk oyuncu topluluğunda büyük bir tepki dalgasına yol açtı. STEAM’DEN "IN-REVİEW BOMBİNG" MÜDAHALESİ Olayın büyümesinin ardından Türk oyuncular, tepkilerini oyunun Steam sayfası üzerinden binlerce olumsuz inceleme bırakarak gösterdi. Kısa sürede oyunun kullanıcı skoru ciddi oranda düştü. Ancak dijital oyun platformu Steam, sistemde yaşanan bu ani olumsuz yorum artışını "konu dışı inceleme etkinliği" (review bombing) olarak sınıflandırdı. Yapılan bu müdahale ile Türk kullanıcıların bıraktığı olumsuz incelemeler platformdan silinmedi fakat oyunun genel değerlendirme skoruna olan etkisi kaldırıldı. Böylece Hearts of Iron IV'ün Steam üzerindeki genel kullanıcı puanı yeniden "Çok Olumlu" seviyesine döndü. PARADOX KURALLARI İNCELEMEYE ALDI Tepkilerin ardından Hearts of Iron IV Oyun Direktörü Laszlo "Batya" Pieper, yazılı bir açıklama yayımladı. Pieper açıklamasında, şirketin veya moderasyon uygulamalarının tarihi kişililler hakkında herhangi bir yargıda bulunma amacı taşımadığını savundu. Gerçek kişilerin profil fotoğrafı yapılmasına ilişkin kuralın tutarsız uygulandığını kabul eden Pieper, ilgili sunucu kurallarının yeniden gözden geçirileceğini belirtti. Steam'in skoru düzeltmesine rağmen oyuncuların tepki yorumları platformda görünmeye devam ederken, Paradox Interactive kanadından yeni bir adım gelip gelmeyeceği merakla bekleniyor.

19 Eylül Gaziler Günü Haber

19 Eylül Gaziler Günü

Başkumandan Mustafa Kemal Atatürk'ün Sakarya Meydan Muharebesi'ndeki azmi ve başarısından dolayı TBMM tarafından gazi ünvanı almasıyla birlikte her sene 19 Eylül Gaziler Günü olarak anılıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından 19 Eylül 1921'de Başkumandan Mustafa Kemal Atatürk'e gazi ve mareşal ünvanı verilmesinin ardından her sene bugün Gazi Günü olarak bilinmekte. Türkiye Cumhuriyeti'nde 2022'de resmî kanun ile kabul edilen Gaziler Günü'ndebaşta Mustafa Kemal olmak üzere savaşta, taarruzda ve vatan toprakları savunmasında canını ortaya koyan gaziler yâd ediliyor. Dünya tarihinin en uzun meydan muharebesi olarak bilinen ve Türk zaferiyle sonuçlanan Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında askerlerin ve kumandanların cephedeki direnişi ve başarısı vatan topraklarında büyük bir yankı bulmuştu. 13 Eylül 1921 zaferiyle birlikte Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşa, Edirne Milletvekili; Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ise Kozan Milletvekili sıfatıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) telgraf göndermiş, cephedeki azminden dolayı Başkumandan Mustafa Kemal’e mareşal ve gazilik ünvanı verilmesini önermişti. Telgrafta şu ifadeler yer alıyordu: Bizzat muharebe meydanındaki tedbiriyle muzafferiyetin amil ve müessiri olmuş Başkumandan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine müşirlik rütbesi ile gazilik ünvanı tevcihini teklif ve istirham ederiz. Büyük Millet Meclisi’nin bu teveccühünün milletimiz tarafından doğrudan doğruya bütün orduya müteveccih bir eser-i takdir ve taltif olacağı kanaaatinde bulunduğumuzu arz eyleriz. Meclis, 19 Eylül’de Mustafa Kemal’e mareşal ve gazi ünvanı vererek, Yunan ordusunu geri püskürten Türk askerinin gözükara kumandanını, bu sıfatla ödüllendirmişti. Kırım Haber Ajansı (QHA) olarak, 2002’de kabul edilen resmî kanun ile ülkenin çeşitli yerlerinde kutlanan Gaziler Günü’nde; vatan için canını ortaya koyan gazilerimize teşekkürü bir borç biliriz! Kanla alınan bu vatan topraklarında Gaziler Günü’nün yıl dönümünü yad ederken, şehitlerimize ve ebideyete intikal eden gazilerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimize sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.

30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun! Haber

30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun!

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve kurtarıcısı, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının 26 Ağustos 1922'de Dumlupınar'da başlattığı Büyük Taarruz'un bugün zafer yıl dönümü. Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak da bilinen karşı saldırı Yunan ordusunun Anadolu topraklarından çekilmesiyle son buldu. 30 Ağustos Zafer Bayramı böylelikle her sene Türkiye Cumhuriyeti'nde kutlanmaya başladı. Türk milletini kurtuluş mücadelesinde zafere götüren, imkânsızlıklara rağmen Yunan ordusunun yarısını yok edip İzmir’e kadar süren Büyük Taarruz’un bugün 104. yılı kutlanıyor. Bizler Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına minnettarız. Tam bağımsızlığımız kutlu olsun! 30 Ağustos… pic.twitter.com/14zqRc5jnR — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) August 30, 2026 30 AĞUSTOS ZAFERİ: BÜYÜK TAARRUZ'DA NE OLDU? Yıl 1922... Bağımsızlığı için 14 gün sürecek bir mücadelede İşgalci Yunan ordusuna büyük bir ders verecek olan Türk ordusu, büyük bir zafer elde etti. Bugün Büyük Taarruz'un, bir diğer adıyla Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin zafer yıl dönümü. Mustafa Kemal'in Başkomutanlığındaki Büyük Taarruz, Paşanın emriyle Türklerin Anadolu'ya adım attığı Malazgirt Zaferi'nin yıldönümü olan 26 Ağustos'ta başladı. Türk dünyasının geleneksel savaş taktiğinden emin olan Mustafa Kemal Paşa, geri çekilme hamlesiyle düşmanın nevrini döndürdü. Taarruz için 15 günlük süre veren Mustafa Kemal, karşı saldırıyı Dumlupınar'da başlattı. Yunan işgalcileri bir bir bozguna uğratarak ilerleyen Türk ordusu kararlı ilerleyişiyle Yunan ordusunu alt etti. 30 Ağustos'ta düşmanın geri çekildiğini gören Mustafa Kemal Paşa'nın dilinden tek bir söz döküldü, "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" Toprakları için savaşan cesur Türk askeri 1 Eylül'de Uşak'ı 2 Eylül'de Eskişehir'i, 6 Eylül'de Balıkesir ve Bilecik'i, 7 Eylül'de Aydın'ı, 8 Eylül'de Manisa'yı ve 9 Eylül'de İzmir'i Yunan işgalinden kurtardı. Mustafa Kemal 15 gün mühlet verdiği Büyük Taarruzu, silah arkadaşlarıyla birlikte 14 günde zaferle sonlandırmiştı. Yorgo Hacıanestis'in komutanlığını yaptığı Yunan ordusu 18 Eylül'de Anadolu topraklarından tamamen çekildi. Türk evladının unutmayacağı tarihe gururla kaydedilen, işte bu tarihi zaferin bugün 104. yıl dönümü. Bizler Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına minnettarız. Tam bağımsızlığımız kutlu olsun! 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!

Büyükelçi Celâl'den Ukrayna Bağımsızlık Günü'nde Atatürk atıfı: “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir” Haber

Büyükelçi Celâl'den Ukrayna Bağımsızlık Günü'nde Atatürk atıfı: “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir”

Mustafa KOÇYEGİT QHA Ankara Ukrayna, bağımsızlığın yeniden kazanılmasının 35. yılını kutluyor. Rusya’nın 24 Şubat 2022’de başlattığı topyekûn işgal girişimine karşı kahramanca direnişini sürdüren Ukrayna'nın 24 Ağustos Bağımsızlık Günü, Ankara'da tertip edilen programla kutlandı. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliğinde düzenlenen etkinliğe, Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Gayana Yüksel ve Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkanvekili Av. Namık Kemal Bayar başta olmak üzere Ukrain ve Kırım Tatar diasporasından çok sayıda isim katıldı. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Saygı duruşu ve Ukrayna millî marşının okunmasıyla başlayan özel programda, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl gerçekleştirdiği konuşmada, Türkiye-Ukrayna ilişkileri, Kırım’ın işgali, Karadeniz’in güvenliği ve Ukrayna’nın bağımsızlık mücadelesine ilişkin mesajlar verdi. Büyükelçi Celâl, Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkilerin yalnızca Karadeniz ile sınırlı olmadığını belirterek iki halkın yaklaşık beş asırdır birbirini tanıdığını söyledi. Ortak tarihin farklı ve zaman zaman dramatik dönemlerden geçtiğini ifade eden Celâl, "Ancak bu tarihte her zaman insani bağlar, karşılıklı ilgi ve en önemlisi, özgürlüğün değerine dair ortak bir anlayış vardı." dedi. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA "KIRIM UKRAYNA'DIR İLKESİ UMUT DEMEKTİR" Türkiye’nin Kırım dahil Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne verdiği desteğin önemini vurgulayan Celâl, "Türkiye’nin yıllardır kararlılıkla dile getirdiği 'Kırım Ukrayna’dır' ilkesi bizim için sadece diplomatik bir tutum değildir. İşgal altındaki Kırım’da yaşayan insanlar ve özellikle Kırım Tatarları için bu sözler umut demektir, yalnız olmadıklarını bilmek demektir. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti’ne, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türk halkına teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA "KARADENİZ BARIŞIN, TİCARETİN VE İŞ BİRLİĞİNİN DENİZİ OLMALIDIR" Türkiye’nin Karadeniz’in güvenliğinin sağlanmasındaki rolüne de büyük önem verdiklerini kaydeden Büyükelçi, "Tam kapsamlı savaşın başlangıcında, savaşan tarafların savaş gemilerine Boğazların kapatılması yönünde alınan karar, bölgesel güvenlik açısından son derece önemli olmuştur. Bugün de tutumumuz değişmemiştir: Karadeniz bir savaş ve saldırganlık alanı değil; barışın, ticaretin ve iş birliğinin denizi olmalıdır." şeklinde konuştu. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA BÜYÜKELÇİ CELÂL'DEN TÜRKİYE’DEKİ DİASPORAYA TEŞEKKÜR Türkiye’de yaşayan Ukrain ve Kırım Tatar toplumlarına da teşekkür eden Celâl, Ankara, İstanbul, Antalya, Eskişehir, Konya ve Bursa başta olmak üzere birçok kentin Ukrayna’nın sesinin duyulduğu merkezler hâline geldiğini söyledi. Ukrayna’ya destek amacıyla düzenlenen etkinliklerin, kültürel faaliyetlerin ve insani yardım çalışmalarının önemine dikkat çeken Celâl, Türk ve Ukraynalı toplumlar arasındaki her temasın ortak mücadeleye katkı sağladığını ifade etti. CELÂL, ATATÜRK'ÜN SÖZÜYLE BAĞIMSIZLIK VURGUSU YAPTI Nariman Celâl, konuşmasının sonunda Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e atıfta bulunarak şunları kaydetti: Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çok güçlü bir sözü vardır: 'Özgürlük ve Bağımsızlık benim karakterimdir.' Bugün biz Ukraynalılar bu sözlerin anlamını çok iyi biliyoruz. Çünkü bağımsızlığımız için çok ağır bir bedel ödüyoruz. Ukrayna’nın bağımsızlığı 35 yaşında. Ve bir şeyi kesin olarak biliyoruz: Ukrayna vardı. Ukrayna var. Ukrayna daima var olacak. Bir gün Kırım’ın da yeniden özgür olacağına inanıyoruz. Ve o günü Ukraynalı ve Türk dostlarımızla birlikte kutlayacağımıza inanıyorum. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA BAĞIMSIZLIK YOLUNDA HAYATINI KAYBEDENLER ANILDI Program kapsamında, Ukrayna’nın bağımsızlığı ve özgürlüğü yolunda hayatını kaybedenler anıldı. Sırasıyla Hristiyan ve Müslüman dua merasimleri gerçekleşti. Katılımcıların toplu fotoğraf çekimi sonrasında etkinlik sona erdi. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA

Atatürk'ün adı yıllar sonra Taşkent'e geri dönüyor! Haber

Atatürk'ün adı yıllar sonra Taşkent'e geri dönüyor!

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Taşkent'te bir caddeye Mustafa Kemal Atatürk'ün adının verilmesini öngören kararnameyi imzaladı. Kararla birlikte Atatürk'ün adı, 2011 yılında kaldırılmasının ardından yıllar sonra yeniden Özbekistan'ın başkentinde bir caddeye verilecek. Karara göre, Yaşnabad ilçesinde yapımı süren Özbek-Türk Dostluk Parkı'nın yanında bulunan Abdulla Kadiriy Caddesi'nin bir bölümü Mustafa Kemal Atatürk Caddesi olarak yeniden adlandırılacak. Söz konusu güzergâh, İstikbol, Fergana Yolu ve Nukus caddelerinin kesişiminden başlayarak Abdulla Kadiriy Caddesi ile Mahtumkulu Bulvarı'nın kesişimine kadar uzanıyor. 2022'DE GÜNDEME GELMİŞTİ Atatürk'ün adının Taşkent'te bir caddeye verilmesi konusu ilk kez 2022 yılında, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Özbekistan ziyareti öncesinde gündeme gelmişti. Süreç, Türkiye'nin Taşkent Büyükelçisi Olgan Bekar ile dönemin Taşkent Belediye Başkanı Cahongir Artıkhocaev arasında yapılan görüşmelerle başlamıştı. Şubat 2025'te Taşkent Belediye Başkanı Şavkat Umurzakov ile Büyükelçi Bekar arasındaki görüşmede konu yeniden ele alınırken, aynı yıl haziran ayında caddeye Atatürk adının verilmesi için resmî oylama süreci başlatıldı. ATATÜRK İSMİ YENİDEN TAŞKENT HARİTASINDA Taşkent'te daha önce de Atatürk adını taşıyan bir cadde bulunuyordu. Ancak bu caddenin adı 2011 yılında Zarafşon Caddesi olarak değiştirilmişti. Son kararla birlikte Atatürk'ün adı yaklaşık 15 yıl aradan sonra yeniden Taşkent şehir haritasında yer alacak.

Millî Mücadele'nin ilk adımının 107. yıl dönümü: 19 Mayıs 1919 Haber

Millî Mücadele'nin ilk adımının 107. yıl dönümü: 19 Mayıs 1919

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün Samsun’a çıkarak millî mücadeleyi başlattığı 19 Mayıs 1919 tarihinin 107. yıl dönümü kaydediliyor. ANADOLU’NUN DÖRT BİR YANI İŞGAL EDİLMİŞTİ Osmanlı İmparatorluğu'nun teslimiyet belgesi olan Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasının akabinde Anadolu’nun çeşitli bölgeleri işgal altına girmişti. Söz konusu işgaller bölgedeki asayişi sağlama bahanesiyle, bilhassa azınlık çetelerinin faaliyet gösterdiği yerlerde gerçekleşiyordu. TARİHİN KIRILMA NOKTALARINDAN 19 MAYIS 1919 30 Nisan 1919 tarihinde Mustafa Kemal Paşa, Samsun ve havalisindeki gelişmelere binaen dönemin padişahı Mehmed Vahideddin tarafından 9’uncu Ordu Müfettişi olarak atandı. İzmir’in Yunanlar tarafından işgalinin akabinde, 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan Bandırma vapuruyla Samsun’a hareket eden Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. İngilizlerin kontrolünde olan Samsun’da millî mücadele hareketi için istediklerini gerçekleştiremeyeceğini anlayan Mustafa Kemal, 25 Mayıs 1919 Havza’ya hareket etti. ATATÜRK’Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI Millî mücadelenin ilk adımı olan Samsun’a çıkış, İstiklal Harbi’nin (Kurtuluş Savaşı) kazanılmasından ve Cumhuriyet'in ilanından sonra, Mustafa Kemal Atatürk’ün isteği üzerine “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaya başladı. 20 Haziran 1938’de “Gençlik ve Spor Bayramı” adı ile millî bayram olan 19 Mayıs, 7 Mart 1981 tarihinden itibaren “Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaya başladı.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun! Haber

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!

Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik ayrılan Osmanlı İmparatorluğu’nun, Mondros Mütarekesi sonrasında işgal edilmesinin ardından Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmıştı. Amasya Tamimi, Erzurum ve Sivas kongreleri ile alınan kararlar, ulusun egemenliğini yine ulusun sağlayacağını ortaya koymuştu. İstanbul’un işgali ve Millî Mücadele yanlılarının Ankara’da toplanmaya başlaması üzerine Mustafa Kemal, 19 Mart 1920’de yayımladığı genelgeyle” Ankara’da olağanüstü yetkili bir Meclisin” kurulacağını duyurdu. Türk milli bağımsızlık ve egemenliğinin sembolü olarak kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 23 Nisan 1920’de halkın yoğun ilgisi ve dualarıyla açıldı. Türk devletini ayağa kaldıran Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk açılış gününde yaptığı konuşmada, "Milletin mukadderatını doğrudan doğruya idare etmek üzere Ankara’da bir Büyük Millet Meclisi toplandı" dedi. Bu, sadece yeni bir meclisin açılması değil, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesinin resmen hayata geçmesi anlamına geliyordu. Artık Türk milleti, kendi kaderini kendi tayin edecekti. İlk Meclis’te yurdun dört bir yanından seçilen temsilciler, bağımsızlık yemini ederek göreve başladılar. Mustafa Kemal Paşa, Meclis’in ilk başkanı seçildi. Bu Meclis, sadece kanun çıkaran bir organ değil; hem Millî Mücadele’yi yöneten, hem de yeni bir devletin temelini atan en yüksek irade oldu. Bu tarih "Millî Hâkimiyet Bayramı" adıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk millî bayramı olarak kutlandı. Ancak Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1924'te 23 Nisan gününün bayram olarak kutlanmasına karar verdi. 1927 yılından itibaren, 23 Nisan artık herkes tarafından “Çocuk Bayramı” olarak görülmeye ve kutlanmaya başlandı. 23 Nisan 1927'deki ilk bayram Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu ve dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa himayesinde gerçekleştirilmiş, etkinlikler için Atatürk arabalarından birini çocuklara tahsis etmiş ve Cumhurbaşkanlığı Bandosu'nun konser vermesini sağlamıştır. Türk milletinin bu önemli bayramının adı, 1935'te Hakimiyet-i Milliye Bayramı, 1981 yılında ise "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" olarak resmileşti. “MEMLEKETİ AYDINLIĞA BOĞACAK OLAN SİZSİNİZ” 23 Nisan 1920'de Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının Türk istiklalinin nişanesi olarak açtığı, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı Türkiye Büyük Millet Meclisi 106 yıldır dimdik ayakta. Sevgili küçük hanımlar ve küçük beyler… Bugün sizin gününüz! Kutlu olsun! Sizler yüce Türk milletinin geleceğisiniz. Atatürk’ün de dediği gibi, “Sizler hepiniz, geleceğin bir gülü, yıldızı, bir bahtının aydınlığısınız. Memleketi asıl aydınlığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız.” Çünkü 23 Nisan sadece geçmişte verilen büyük mücadelenin anısı değil, aynı zamanda geleceğe olan inancımızın da en güçlü simgesidir. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından bize emanet edilen bu kutsal vatanı korumak ve yüceltmek her birimizin borcudur. Kırım Haber Ajansı olarak başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu ülkeyi bize emanet eden tüm şehit ve gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyor; tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutluyoruz! Bugünün küçükleri, yarının büyükleri… Gelecek, onun açtığı yolda ve gösterdiği hedefte sizin ellerinizde yükselecek! Unutmayın!

Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak, vefatının 76. yılında saygıyla anılıyor Haber

Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak, vefatının 76. yılında saygıyla anılıyor

Kurtuluş Savaşı’nın askerî zaferlerini takiben, lâik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e sarsılmaz inançla bağlı silâh arkadaşlarının önemli rolleri oldu. Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak, bu silâh arkadaşlarının başında geldi. ÇAKMAK; BİRÇOK TÜMEN, KOLORDU VE ORDUYU KOMUTA ETTİ 1876 yılında İstanbul’da doğan Çakmak, Harp Okulundan 1896 yılında teğmen, devam ettiği Harp Akademisinden ise 1898 yılında kurmay yüzbaşı olarak mezun oldu. 6 Şubat 1901’de kurmay kıdemli yüzbaşılığa, 19 Ağustos 1909’da kurmay binbaşılığa, 29 Eylül 1910’da kurmay yarbaylığa yükseldi. 1911 yılına kadar ordunun çeşitli kademelerinde görev aldı. Trablusgarp Savaşı ve Balkan Savaşı’na katıldı. 2 Ağustos 1913’te Ankara Redif Tümen Komutanlığına, 6 Kasım 1913’te 2’nci Tümen Komutanlığına atandı. 24 Kasım 1913’te kurmay albay rütbesine yükseldi. Birinci Dünya Savaşı’nda 22 Aralık 1914’te ise 5’inci Kolordu komutanı olarak atandı. 2 Mart 1915 tarihinde tümgeneralliğe yükselen Çakmak, 13 Temmuz 1915’te komutanı olduğu 5’inci Kolordu ile Çanakkale Cephesi’ne katıldı. Bu cephede, İkinci Kerevizdere Muharebesi’nde düşmanı püskürtmeye muvaffak oldu. 10 Aralık 1915’te 5’inci Kolordu Komutanlığı uhdesinde kalmak üzere Anafartalar Grubu komutan vekili olarak görevlendirildi. 19 Nisan 1916’da Doğu Cephesi’nde 3’üncü Mıntıka komutanı olarak atandı. Bu cephede Çoruh-Kaledere-Tercan Muharebelerinde Ruslara karşı çarpıştı. 7 Eylül 1916’da 2’nci Kafkas Kolordu komutanı, 5 Temmuz 1917’de Diyarbakır’da bulunan 2’nci Ordu komutanı oldu. 9 Ekim 1917’de Filistin Cephesi’nde bulunan 7’nci Orduya komutan olarak tayin edildi. Bu cephede 30 Ekim-3 Kasım 1917 tarihlerinde Gazze-Birüssebi ve 15 Kasım 1917’de Kudüs-Yafa Muharebelerine katıldı. Daha sonra hastalanarak tedavi için İstanbul’a gitti. TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN İLK GENELKURMAY BAŞKANI OLDU 28 Temmuz 1918’de korgeneralliğe terfi eden Çakmak, 24 Aralık 1918’de Genelkurmay Başkanı oldu. 14 Mayıs 1919’da 1’inci Ordu Kıtaatı müfettişi olarak atandı. 3 Kasım 1919’da Meclis-i Vükela kararı ile Anadolu’daki komutan ve subayların durumunu tahkik için gönderilecek Nasihat Heyetinde görevlendirildi. 31 Aralık 1919’da Askerî Şûra üyesi, 3 Şubat 1920’de Harbiye nazırı olarak atandı. 8 Mart 1920’de kurulan Salih Paşa Kabinesinde tekrar Harbiye nazırı olarak atandı. 8 Nisan 1920’de Kabinenin çekilmesiyle nazırlık görevi sona erdi. 27 Nisan 1920’de Ankara’ya gelerek Millî Mücadele’ye katılan Çakmak, 3 Mayıs 1920’de Kozan Milletvekili sıfatıyla Millî Savunma bakanı olarak seçildi. Aynı zamanda Heyet-i Vekile (Bakanlar Kurulu) başkan vekilliği görevini yapan Çakmak ; 9 Kasım 1920’de diğer görevlerine ek olarak Genelkurmay Başkanvekili (Erkânıharbiyeiumumiye Vekâleti), 24 Ocak 1921’de de önceki görevlerinin yanı sıra Heyet-i Vekile başkanı oldu. 3 Nisan 1921’de orgeneral olan Çakmak, 5 Ağustos 1921’de Millî Savunma Bakanlığı görevinden çekilip asaleten Genelkurmay başkanı olarak atandı. 10 Temmuz 1922’de Heyet-i Vekile Başkanlığı görevinden istifa etti. 31 Ağustos 1922 tarihinde mareşalliğe terfi eden Çakmak, 27 Ekim 1922’de İsmet Paşa’nın Dışişleri Bakanı olması üzerine, Genelkurmay Başkanlığı uhdesinde kalmak üzere Batı Cephesi Komutanı olarak atandı. "MİLLÎ SECİYE VE RUH KIYMETİ, NESİLDEN NESİLE İNTİKAL EDER" 14 Ağustos 1923’e kadar Kozan Milletvekili, bu tarihten sonra da İstanbul Milletvekili olarak görev yaptı. 31 Ekim 1924’te milletvekilliğinden istifa etti. 23 yıl Genelkurmay Başkanlığı görevinde bulunduktan sonra 12 Ocak 1944’te yaş haddinden emekliye ayrıldı. Sivil yaşamında, 1946 yılında 8. Dönem Demokrat Parti listesinden İstanbul Milletvekili olarak seçildi. 1948’de Millet Partisinin kurulmasında görev aldı ve şeref başkanlığı yaptı. Osmanlı Devleti, Alman İmparatorluğu ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafından verilen çeşitli nişan ve madalyalar ile Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından verilen İstiklal Madalyası sahibi olan Çakmak, hayatı boyunca vatana karşı sorumluluk bilinci yüksek, disiplinli, çalışkan ve cesaretini savaş meydanlarında defalarca kanıtlayan bir asker oldu. Öte yandan yaşamının büyük kısmını asker olarak geçiren ve vatan savunmasında cansiperane görev yapan ve fiilî hizmet süresi yarım asrı bulan Çakmak, bundan tam 76 yıl önce hayata veda etti. Çakmak’ın şu sözleri ise, tarihe altın harflerle kazındı: Bir ordunun muharebe vasıta ve usulleri alınabilir, lakin millî seciye ve ruh kıymeti, nesilden nesile intikal eder.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.