SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nato

QHA - Kırım Haber Ajansı - Nato haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nato haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rus hacker tehdidi büyüyor: Finlandiya'dan kritik uyarı! Haber

Rus hacker tehdidi büyüyor: Finlandiya'dan kritik uyarı!

Finlandiya Güvenlik ve İstihbarat Servisi (Supo), Rusya destekli olduğu belirtilen bir siber tehdit grubunun ülkeye ve NATO üyesi devletlere yönelik casusluk faaliyetlerini artırdığı uyarısında bulundu. Finlandiya basını Yle'de yer alan habere göre Supo, Finlandiya Askerî İstihbaratı ve ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) ile birlikte yayımladığı ortak uyarıda, "Laundry Bear" adıyla bilinen Rusya bağlantılı siber grubun kurumsal e-posta sistemlerini hedef aldığını açıkladı. Açıklamada, söz konusu grubun özellikle kamu kurumları, kritik altyapı kuruluşları ve savunma sanayi alanında faaliyet gösteren kurumlar için ciddi bir siber casusluk tehdidi oluşturduğu belirtildi. BAŞLICA HEDEF NATO VE UKRAYNA Supo, grubun hedefleri arasında savunma sanayi şirketleri, devlet kurumları, teknoloji firmaları ve sivil toplum kuruluşlarının bulunduğunu, başlıca hedeflerin ise NATO üyesi ülkeler, özellikle Finlandiya ile Ukrayna olduğunu ifade etti. Yetkililer, Laundry Bear grubunun hedef kurumların e-posta sistemlerine sızmak için sosyal mühendislik yöntemleri, kimlik taklidi ve ele geçirilmiş kullanıcı hesaplarını kullandığını belirterek, kurumların siber güvenlik önlemlerini artırmaları çağrısında bulundu. Öte yandan Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık, 13 Temmuz'da Rusya adına sistematik siber saldırılar düzenledikleri gerekçesiyle bazı kişi ve kuruluşlara yönelik eş zamanlı yaptırımlar açıklamıştı. Macaristan da Rusya kaynaklı siber saldırıları kınayan ülkeler arasında yer almıştı.

Türk sahipli geminin vurulması sonrasında Kremlin'den küstah çıkış: "Saldırılara devam edeceğiz!" Haber

Türk sahipli geminin vurulması sonrasında Kremlin'den küstah çıkış: "Saldırılara devam edeceğiz!"

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Moskova’da gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı. Avrupa Birliği'nin (AB) Ukrayna'ya NATO askerlerini konuşlandırmayı planladığını öne süren Peskov, “Bu, kabul edilemez. Bu tür eylemlere izin veremeyiz. Ukrayna topraklarında NATO askerlerinin konuşlandırılmasına izin verilmemesi için 'özel askerî operasyonu' (Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü topyekûn işgal girişimi ve saldırılarına verdiği isim) yürütüyoruz." iddiasında bulundu. Anadolu Ajansının (AA) haberine göre, Rus savaş gemisinin Birleşik Krallık kıyılarının yaklaşık 40 deniz mili (74 kilometre) açığında canlı atış tatbikatı gerçekleştirmesini değerlendiren Peskov, söz konusu saldırgan askerî eylemi “uluslararası deniz hukukuna uygun” olarak tanımladı. KREMLİN’İN YALAN MAKİNESİ Hindistan’ın, Ukrayna'nın Odesa kenti (Hacıbey) açıklarında vurulan Türk sahipli “Golden Leo” adlı gemide 4 vatandaşının hayatını kaybetmesi üzerine Rus maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığına çağırarak nota vermesine ilişkin soruyu yanıtlayan Peskov, tahıl ticaretinde kullanılan geminin Ukrayna’ya silah sevkiyatı yaptğını ileri sürdü ancak herhangi bir kanıt sunamadı. Peskov, Hindistan’a Rus ordusunun Ukrayna’ya silah sevkiyatı yapan gemilere saldırılar düzenlediğini, bundan sonra da düzenlemeye devam edeceklerini izah ettiklerini söyleyerek, "Hindistan'a Ukrayna konusundaki pozisyonumuzu, Rus Silahlı Kuvvetlerinin Kıyiv yönetimi için silah sevkiyatı yapan gemilere saldırılar düzenlediğini ve düzenlemeye devam edeceğini izah ediyoruz." ifadelerini kullandı. Birleşik Krallık’ın yeni başbakanı Andy Burnham ile temas kurmayacaklarını da ifade eden Peskov, ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü Kash Patel'in Rusya'ya ziyaret gerçekleştireceği haberlerine ilişkin ise, “Bu bilgiye sahip değilim. Bu tür ziyaretler, genellikle gizli şekilde gerçekleşiyor. Bu nedenle konuyla ilgili bir şeyler söyleyemem.” dedi.

Polonya: Rusya, Ukrayna SİHA'larını "sahte bayrak" operasyonlarında kullanabilir Haber

Polonya: Rusya, Ukrayna SİHA'larını "sahte bayrak" operasyonlarında kullanabilir

Polonya ve Baltık ülkeleri üzerinde Rus tehdidi her geçen gün daha da artarken Rusya’nın Ukrayna’nın aleyhine olacak şekilde provokasyon faaliyetlerinde bulunması ihtimaline dikkat çekiliyor. Ukrayna merkezli haber ajansı Ukrayinska Pravda’nın Polonya merkezli haber ajansı RMF 24’e dayandırdığı haberine göre Polonya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz, Rusya'nın ele geçirdiği Ukrayna silahlı insansız hava araçlarını (SİHA) “sahte bayrak” operasyonları ve provokasyonlar için kullanabileceğini bildirdi. POLONYA, BALTIK ÜLKELERİ, FİNLANDİYA VE ROMANYA TEYAKKUZDA BEKLİYOR Polonya Millî Güvenlik Bürosu toplantısında konuşan Kosiniak-Kamysz, söz konusu SİHA’ların hem Polonya hem de NATO’nun doğu kanadı ülkelerinin semalarında görülebileceğini dile getirdi. Rusya’nın geçmişte SİHA’ları kullanarak benzer provokasyonlar gerçekleştirdiğini kaydeden Kosiniak-Kamysz, gelecekte de bu hususta dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Bununla birlikte Kosiniak-Kamysz, Polonya’nın ve Baltık ülkelerinin yanı sıra Finlandiya ve Romanya’da da benzer bir senaryoyla karşılaşılabileceğinin altını çizdi. Öte yandan, işgalci Rusya’nın kullandığı diğer hibrit tehditler de toplantıda masaya yatırıldı. Söz konusu tehditler arasında GPS karıştırma ve sabotaj operasyonlarının da bulunduğu kaydedildi. RUSYA, UKRAYNA ORDUSUNA SON BİR HAFTA İÇERİSİNDE 904 SALDIRI DÜZENLEDİ Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişiminde yaşanan gelişmeler, toplantı kapsamında etraflıca ele alındı. Kosiniak-Kamysz, Ukrayna’ya destek sağlanmaması gerektiğinin öne sürülmesine tepki olarak Rusya’nın Ukrayna ordusuna karşı son bir haftada 904 saldırı düzenlediğine dikkat çekti. Bakan, ayrıca 18 Temmuz’u 19 Temmuz’a bağlayan gece düzenlenen saldırılar başta olmak üzere Rusya’nın hava saldırıları, seyir füzeleri, kanatlı bombalar ve balistik füzelerle Ukrayna ordusunu hedef aldığını dile getirerek bu saldırılarda genel bir artışın yaşandığını ifade etti. "SAHTE BAYRAK" OPERASYONU NEDİR? Tarihte ilk kez 16. yüzyılda kullanılan "sahte bayrak" terimi, bir ülkenin başka bir ülkeye saldırmada yasal gerekçe üretmek için çeşitli hileler uygulayarak düzenlediği siyasi ve askerî eylemler olarak tanımlanıyor. Yakın tarihte bu yöntemin en bilinen örneklerinden biri olan “Himmler Operasyonu”, 31 Ağustos 1939 tarihinde Nazi Almanyası'nın Polonya'yı işgali öncesinde yaşandı. Alman ajanları, Polonyalı asker kılığına girerek sınıra yakın bir Alman radyo istasyonuna (Gleiwitz Radyo İstasyonu) saldırı düzenledi. Dönemin Alman yönetimi, bu vesileyle saldırının Polonyalı sabotajcılar tarafından gerçekleştirildiği izlenimini oluşturarak Polonya'nın işgaline gerekçe oluşturdu.

Litvanya, Rusya tehdidine karşı LNG terminali ve kritik altyapının güvenliğini artırıyor Haber

Litvanya, Rusya tehdidine karşı LNG terminali ve kritik altyapının güvenliğini artırıyor

Litvanya, Rusya'dan gelebilecek olası provokasyonlara karşı kritik enerji altyapısının güvenliğini güçlendirme kararı aldı. Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas'ın talimatıyla Litvanya Silahlı Kuvvetleri, Klaipeda'daki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminalinin korunmasını artıracak. LRT'nin haberine göre, güvenlik önlemleri yalnızca LNG terminaliyle sınırlı kalmayacak. Litvanya ordusu ayrıca Alytus'ta Polonya ile elektrik bağlantısını sağlayan LitPol Link dağıtım tesisi, Alytus bölgesindeki trafo merkezi ve Kruonis Pompalı Hidroelektrik Santralinin güvenliğini de üstlenecek. Askerî birlikler, 19 Ağustos'a kadar söz konusu tesislerde görev yapacak. Güvenlik operasyonu kapsamında ulaşım araçları ile donatılmış en fazla 30 askerden oluşan bir birlik ile mürettebatlı bir gemi veya bot görevlendirilecek. Operasyonun kapsamı ve askerlerin görevleri, kritik altyapının korunmasından sorumlu Kamu Güvenliği Servisi ile koordineli şekilde belirlenecek. RUSYA BALTIK ÜLKELERİNDE PROVOKASYON HAZIRLIĞINDA Son dönemde NATO'nun doğu kanadındaki ülkelerin liderleri, istihbarat verilerine dayanarak Rusya'nın Baltık ülkelerinde provokasyon hazırlığında olabileceği yönünde kamuoyunu uyarmıştı. Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski de daha önce Rusya'nın, Ukrayna yapımı silahlı insansız hava araçlarını (SİHA) kullanarak "sahte bayrak" operasyonu düzenleyebileceğini söylemişti. Benzer güvenlik endişeleri nedeniyle Letonya da kritik altyapısının korunmasına yönelik önlemlerini artırmıştı. LİTVANYA, RUSYA'NIN SALDIRI PLANLARINI İFŞA ETTİ Baltık ülkeleri, Rus saldırılarına karşı teyakkuzda beklerken Litvanya istihbaratı aracılığıyla Rusya’nın hain saldırı planları ifşa edildi. Bu vesileyle Rusya’nın, Litvanya’nın altyapısına yönelik düzenleyebileceği olası saldırılar da gündeme getirildi. Ülkedeki kilit enerji ve ulaştırma noktalarındaki güvenlik önemlerinin ise artırılacağı bildirildi. RUSYA’NIN SALDIRILARI NE ZAMAN VE NEREDE DÜZENLEYECEĞİ BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansının 15 Temmuz 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, BNS haber ajansına verdiği demeçte Rusya’nın saldırılarını nerede ve ne zaman gerçekleştireceğine veya Rusya’nın özellikle Litvanya’yı hedef alacağına dair herhangi bir kanıt elde edilmediğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Nauseda, Litvanya istihbaratının gelecekteki olası Rus saldırılarının yerine ve zamanına işaret etmediğini kaydederek bu aşamada yalnızca bir planlamadan bahsedilebileceğini ifade etti. BALTIK ÜLKELERİ VE POLONYA RUS TEHDİDİYLE YÜZ YÜZE GELDİ Litvanya'nın, Rusya’nın Baltık Denizi’ne kıyısı olan dış bölgesi Kaliningrad ve Belarus ile kara sınır komşusu olması önemli bir ayrıntı olarak dikkat çekiyor. Bununla birlikte ülkede, Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişiminin başladığı 2022 yılından sonra savunma harcamalarının 3 katına çıkarıldığı belirtiliyor. Öte yandan Rusya’nın olası bir saldırısında ülkenin kritik altyapısını hedef alabileceği kaydedilirken Ukrayna ve Litvanya’ya komşu olan Polonya’da ve diğer Baltık ülkelerinde de Rus tehdidi, gündemi meşgul eden meseleler arasında yer alıyor. Buna karşın işgalci Rusya, Ukrayna dışındaki ülkelere yönelik düzenlemeyi planladığı sabotaj faaliyetleri ve saldırılar hususundaki suçlamaların “anti-Rus propagandası” olduğunu iddia ediyor.

Kremlin kuklası Kadirov, NATO’ya saldırı çağrısı yaptı! Haber

Kremlin kuklası Kadirov, NATO’ya saldırı çağrısı yaptı!

Savaş suçlusu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in uşağı Çeçenistan'ın kukla lideri Ramazan Kadirov, 18 Temmuz gecesi sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda, Rusya’nın topyekûn işgal saldırıları karşısında Ukrayna’ya güçlü destek veren NATO üyesi ülkelere saldırma çağrısı yaptı. Kadirov, paylaşımında kendilerinin “piyade” olduğunu “yüksek başkomutan” olarak nitelediği Putin’in “zorlu” emirlerini yerine getirmek üzere hazır olduklarını öne sürdü. KADİROV, YENİLGİ KARŞISINDA DELİYE DÖNDÜ “Siz sadece emiri verin, gerisini biz halledeceğiz!” diyen Kadirov, “Ukrayna’ya silah, istihbarat başta olmak üzere destek veren NATO’dan başlamak hiç fena olmaz!” ifadeleriyle tehditler savurdu. Kadirov, Rusya’nın olan biteni sabırla izlemeyeceğini, bunu “anlaşılır bir dille”, “NATO’cuların boğazlarına kazımanın zamanının geldiği” ifadelerine başvurdu. Kadirov, “Trotil kokusunu aldıklarında, Kalaşnikof’un ve T-90’ın gürültüsünü duyduklarını hepsi gerçeği anlayacak. Ateş açmanın zamanı geldi. İşte o kadar!” dedi. Rusya’nın Ukrayna’da sivilleri hedef almadığını ve insancıl bir savaş yürüttüğünü iddia eden Kadirov, “Savaş makinesinin frenlerini bıraktıklarında, düşmanların kemiklerini değirmende öğütür gibi öğütecekleri ve Batılı liderlerin özür dilemek için sıraya gireceklerini” söyleyerek katliamcı ruhunu açığa vurdu.

Rus hackerlardan NATO'ya siber casusluk: Güvenlik kameralarına sızdılar! Haber

Rus hackerlardan NATO'ya siber casusluk: Güvenlik kameralarına sızdılar!

Birleşik Krallık merkezli The Telegraph gazetesinin haberine göre, Hollanda Genel İstihbarat ve Güvenlik Servisi (AIVD) ile Hollanda Askerî İstihbarat ve Güvenlik Servisinin (MIVD) ortak soruşturması, Kremlin bağlantılı bilgisayar korsanlar gruplarının Avrupa'daki askerî nakliye güzergahlarında bulunan IP kameralarına sızdığını ortaya koydu. Haberde, söz konusu kameraların Ukrayna'ya sevk edilen silah ve askerî teçhizata ilişkin istihbarat toplamak amacıyla kullanıldığı belirtildi. Bunun yanında Hollandalı istihbarat kurumları, operasyonun başta Hollanda olmak üzere Avrupa'daki NATO üyesi ülkeleri ve Ukrayna'yı hedef aldığını bildirdi. Yetkililer, askerî sevkiyat güzergahlarında internet bağlantılı güvenlik kamerası bulunan kurum ve kuruluşların uyarıldığını, gerekli siber güvenlik önlemlerini almalarının istendiğini açıkladı. ZAYIF GÜVENLİK ÖNLEMLERİNDEN YARARLANDILAR AIVD ve MIVD, saldırganların özellikle internet üzerinden erişilebilen görüntülü kapı zilleri ve ev tipi güvenlik kameralarını hedef aldığını belirtti. Açıklamada, birçok cihazın varsayılan şifrelerle kullanılması ve güncel olmayan yazılımlarla çalıştırılması nedeniyle siber saldırılara karşı savunmasız olduğu ifade edildi. Ayrıca istihbarat birimleri, saldırganların açık ağ tarama servisleri aracılığıyla internete bağlı kameraları tespit ettikten sonra bu cihazlara uzaktan erişim sağlamaya çalıştığını, çoğu durumda yetersiz güvenlik önlemleri nedeniyle bunun kolaylıkla gerçekleştirilebildiğini kaydetti. KAMERALAR MODERN SAVAŞTA İSTİHBARAT ARACINA DÖNÜŞTÜ Haberde, son yıllarda internet bağlantılı güvenlik kameralarının düşük maliyetleri ve hızlı internet altyapısının yaygınlaşmasıyla birlikte sayılarının arttığına dikkat çekildi. Uzmanlar ise şehirlerde, konutlarda veya iş yerlerinde bulunan kameraların askerî ve stratejik hareketliliğin izlenmesinde kullanılabildiğini, bu yöntemin silahlı insansız hava araçları (SİHA) veya uydu görüntülerine kıyasla daha düşük maliyetli ve kolay uygulanabilir bir istihbarat yöntemi haline geldiğini belirtiyor.

Türk KFOR Birliği, Prizren'deki okula eğitim ekipmanı desteği sağladı Haber

Türk KFOR Birliği, Prizren'deki okula eğitim ekipmanı desteği sağladı

Kosova'da NATO'nun Barış Gücü (KFOR) bünyesinde görev yapan Türk askerleri, sivil-asker iş birliği faaliyetleri kapsamında Prizren'deki bir okula eğitim ekipmanı desteğinde bulundu. Türk askerleri, Prizren'e bağlı Randobravë köyünde bulunan 22 Dëshmorët İlkokulu bahçesi için çeşitli eğitim materyalleri bağışladı. Gerçekleştirilen yardımın, KFOR'un yerel topluluklarla iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan sivil-asker iş birliği faaliyetleri kapsamında hayata geçirildiği bildirildi. KFOR tarafından yapılan açıklamada, söz konusu girişimin misyonun yerel kurumlar ve ortaklarla yakın iş birliği içinde çalışma konusundaki kararlılığını ortaya koyduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca, KFOR'un Kosova'da yaşayan tüm topluluklara şeffaf, tarafsız ve kapsayıcı bir anlayışla destek vermeyi sürdürdüğü belirtilerek, özellikle çocukların eğitimi ve gelişimine katkı sağlayan projelere önem verildiği vurgulandı. GÜVENLİK VE İSTİKRAR MİSYONU SÜRÜYOR KFOR, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1999 yılında kabul ettiği 1244 sayılı karar doğrultusunda Kosova'daki görevini sürdürmeye devam ediyor. Misyonun temel görevinin, Kosova'da yaşayan tüm topluluklar için güvenli ve emniyetli bir ortam oluşturmak ile serbest dolaşımı güvence altına almak olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca KFOR'un, Kosova'nın güvenlik mimarisinde Kosova Polisi ve Avrupa Birliği Hukukun Üstünlüğü Misyonunun (EULEX) ardından üçüncü güvenlik aktörü olarak faaliyet gösterdiği, bu kurumlarla yakın koordinasyon içerisinde çalışarak bölgedeki barış ve istikrara katkı sunduğu ifade edildi.

İngiliz basınından Türkiye'nin küresel savunma ve diplomasi ligindeki yükselişine tam not! Haber

İngiliz basınından Türkiye'nin küresel savunma ve diplomasi ligindeki yükselişine tam not!

Avrupa kıtasının güvenlik mimarisi köklü bir değişimden geçerken, Batı medyasında Türkiye’nin küresel ölçekte artan askerî ve diplomatik ağırlığına yönelik çarpıcı analizler öne çıkıyor. Birleşik Krallık’ın önde gelen gazetelerinden The Telegraph, yayımladığı geniş soluklu analizde Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisi, diplomatik girişimleri ve jeostratejik konumuyla Avrupa güvenliğinin vazgeçilmez aktörlerinden biri hâline geldiğini vurguladı. Gazetede yayımlanan kapsamlı analizde, Ankara'nın yalnızca NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip bir ülke olmadığı, aynı zamanda Avrupa'nın yeniden silahlanma sürecinde ve küresel krizlerin yönetiminde kilit rol üstlendiği vurgulandı. Analizde, Türkiye'nin yükselişinin ani değil, uzun yıllara yayılan istikrarlı bir dönüşümün sonucu olduğu belirtilirken, Ukrayna-Rusya Savaşı, Suriye'deki gelişmeler ve Orta Doğu'daki krizlerin Ankara'nın uluslararası etkisini daha görünür hâle getirdiği ifade edildi. UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI'NDAKİ DİPLOMATİK ROLÜ The Telegraph'a göre Türkiye'nin küresel etkisinin ilk önemli göstergelerinden biri, Ukrayna'ya tedarik edilen Bayraktar TB2 silahlı insansız hava araçları (SİHA) oldu. Bu sistemlerin savaşın ilk dönemlerinde Rus zırhlı birliklerine karşı önemli başarılar elde ettiği hatırlatılan analizde, Ankara'nın aynı zamanda savaşın başlangıcında Rusya ile Ukrayna arasında gerçekleştirilen barış görüşmelerine ev sahipliği yaptığına dikkat çekildi. Gazete, Suriye'de Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından Türkiye'nin Şam'daki yeni yönetim ile uluslararası toplum arasında diplomatik köprü görevi üstlendiğini belirtti. Analizde ayrıca bu yılın başlarında Ankara'nın kamuoyuna yansımayan önemli bir diplomatik girişime imza attığı öne sürüldü. Habere göre Türkiye, İsrail'in Irak'taki İran karşıtı grupları kullanarak İran'a yönelik planladığı olası kara operasyonunun hayata geçirilmesini diplomatik girişimlerle engelleyerek bölgede daha büyük bir çatışmanın önüne geçilmesine katkı sağladı. NATO'NUN İKİNCİ BÜYÜK ORDUSU, AVRUPA'NIN YENİ SAVUNMA MERKEZİ Gazete, Türkiye'nin bugün NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip olduğunu ve son on yılda savunma sanayisine yaptığı yatırımlar sayesinde askerî ihtiyaçlarının yaklaşık yüzde 80'ini yerli imkânlarla karşılayabilir hâle geldiğini aktardı. Analizde, Türkiye'nin savunma ihracatının geçen yıl 10 milyar doları aşarak rekor seviyeye ulaştığı, bu rakamın gelecek yıllarda daha da artmasının beklendiği kaydedildi. Türkiye'nin yalnızca kendi güvenliğini sağlamadığı, aynı zamanda Avrupa'nın savunma kapasitesine doğrudan katkı sunduğu belirtilen haberde, birçok ülkeye gerçekleştirilen savunma ihracatına dikkat çekildi. TÜRK SAVUNMA SANAYİSİ AVRUPA'DA BÜYÜYOR The Telegraph, Baykar'ın geliştirdiği Bayraktar TB2'nin Türkiye'nin savunma sanayisindeki dönüşümün sembolü hâline geldiğini yazdı. Haberde, Baykar'ın geçen yıl 2,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiği belirtilirken, TB2 SİHA'larının Ukrayna, Polonya, Romanya ve Hırvatistan tarafından envantere alındığı ifade edildi. Gazete ayrıca Türkiye'nin; Polonya'ya elektronik harp ve radar sistemleri, Portekiz için deniz lojistik gemileri, İspanya'ya gelişmiş jet eğitim uçakları, Irak'a hava savunma sistemleri, Endonezya'ya savaş uçakları ihraç ettiğini aktardı. Bunun yanında Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SIPRI) verilerine göre Polonya, Estonya, Macaristan, Arnavutluk, Kosova ve Bosna Hersek'in de Türkiye'den savunma sistemleri satın aldığına dikkat çekildi. Analize göre Avrupa'nın Rusya tehdidine karşı hızla yeniden silahlandığı ve ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO üyelerini savunma harcamalarını artırmaya zorladığı mevcut süreç, Türk savunma sanayisi için yeni fırsatlar oluşturuyor. ROKETSAN VE ASELSAN NATO PROJELERİNDE The Telegraph, NATO'nun büyük ölçekli savunma projelerinde Türk şirketlerinin rolünün giderek arttığını da vurguladı. Haberde, Roketsan ve Aselsan'ın taarruz kabiliyetleri ile hava ve füze savunma sistemlerinin geliştirilmesini amaçlayan NATO projelerinde görev aldığı belirtilerek, Türkiye'nin artık yalnızca silah ihraç eden bir ülke değil, aynı zamanda Avrupa'nın ortak savunma mimarisinin üretici aktörlerinden biri haline geldiği değerlendirildi. TÜRKİYE-BİRLEŞİK KRALLIK ARASINDA YENİ SAVUNMA DÖNEMİ Analizde Türkiye ile Birleşik Krallık arasında istihbarat paylaşımını da kapsayan yeni savunma ve güvenlik anlaşmasına geniş yer verildi. Anlaşmanın iki ülke arasındaki iş birliğini kurumsallaştırmayı ve daha da güçlendirmeyi amaçladığı belirtilirken, Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan'ın NATO Zirvesi kapsamında yaptığı değerlendirmeler aktarıldı. Ayhan, Türkiye'nin artık yalnızca kendi sınırlarını koruyan bir ülke olmadığını belirterek, kriz bölgelerinde istikrar sağlayan küresel bir güvenlik aktörüne dönüştüğünü ifade etti. Türkiye ile Birleşik Krallık'ın Avrupa kıtasının iki ucunda bulunmasına rağmen ittifak açısından iki stratejik kalkan görevi gördüğünü söyleyen Ayhan'ın açıklamaları analizde öne çıkarıldı. ANKARA, KÜRESEL DİPLOMASİNİN MERKEZİNDE The Telegraph, Türkiye'nin yalnızca Avrupa güvenliği açısından değil, küresel diplomasi bakımından da benzersiz bir konuma ulaştığını yazdı. Analizde Ankara'nın; Rusya ile Ukrayna arasında, İsrail ile İran arasında, Batı ile Çin arasında, NATO ile NATO üyesi olmayan ülkeler arasında diplomatik temaslar kurabildiği ifade edildi. Gazete, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın ABD Başkanı Donald Trump ile Ankara'da gerçekleştirdiği görüşmeyi de Türkiye'nin diplomatik ağırlığını gösteren örneklerden biri olarak değerlendirdi. NATO Zirvesi kulislerinde Türkiye'nin zaman zaman "Batı ile Batı arasında bile arabuluculuk yapabilen ülke" şeklinde tanımlandığı aktarıldı. TRUMP VE ERDOĞAN İLİŞKİSİ DİKKAT ÇEKTİ Analizde ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki yakın diyaloğa da yer verildi. Gazete, Trump'ın Türkiye'nin ev sahipliği yapmadığı bir NATO Zirvesi'ne katılmayabileceğini ifade ettiğini aktarırken, ABD Başkanı'nın Türkiye'nin yeniden F-35 savaş uçağı programına dâhil edilmesini değerlendirdiğini de yazdı. Haberde, Avrupa'nın güvenlik konusunda ABD'ye olan bağımlılığının azalmasıyla birlikte Türkiye'nin diplomatik etkisinin daha da arttığı değerlendirmesi yapıldı. JEOSTRATEJİK KONUM TÜRKİYE'Yİ VAZGEÇİLMEZ KILIYOR Analize göre Türkiye'nin yükselişinde savunma sanayisinin yanı sıra benzersiz coğrafi konumu da belirleyici rol oynuyor. Avrupa ile Asya arasında yer alan Türkiye'nin Karadeniz, Doğu Akdeniz, Orta Doğu ve Kafkasya'nın kesişim noktasında bulunmasının NATO açısından stratejik avantaj sağladığı vurgulandı. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünün de Türkiye'yi Avrupa güvenliği açısından vazgeçilmez hâle getirdiği ifade edildi. AVRUPA İÇİN FIRSAT, BERABERİNDE YENİ TARTIŞMALAR The Telegraph, Türkiye'nin yükselen savunma rolünün bazı yeni tartışmaları da beraberinde getirdiğini yazdı. Haberde, Türkiye'nin millî muharip uçağı KAAN'da hâlen ABD motorlarına bağımlı olduğu belirtilirken, Avrupa'nın Türk savunma sanayisine yönelmesinin Vaşington'da (Washington) rahatsızlık oluşturabileceği değerlendirmesi yapıldı. Öte yandan İsrail'in de Türkiye'nin yeniden F-35 programına katılması ihtimaline sıcak bakmadığı belirtilirken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bunun Orta Doğu'daki güç dengesini değiştireceği yönündeki değerlendirmelerine yer verildi. Gazete, bazı Avrupalı diplomatların ise İsrail'in gelecek dönemde Avrupa ülkelerinin Türkiye'den savunma ürünleri satın almasını engellemeye yönelik girişimlerde bulunabileceğini düşündüğünü aktardı. "AVRUPA'NIN TÜRKİYE İLE ÇALIŞMAKTAN BAŞKA SEÇENEĞİ YOK" Analiz, kısa vadede Avrupa'nın güvenliği açısından Türkiye ile yakın iş birliğinin kaçınılmaz olduğu değerlendirmesiyle sona erdi. The Telegraph, Ankara'nın askerî kapasitesi, savunma sanayisi, diplomatik etkisi ve jeostratejik konumu Avrupa için vazgeçilmez hâle geldiğini vurguladı. Ayrıca bu yeni güç dengesi uzun vadede bölgesel rekabetleri artırabilecek yeni tartışmaları da beraberinde getirebileceğini yazdı. Gazete, mevcut koşullarda ise Avrupa'nın Türkiye ile iş birliğini sürdürmekten başka gerçekçi bir seçeneğinin bulunmadığını değerlendirdi.

NATO’dan Baltık kararı: Savaş uçaklarına hava hedefleri düşürme izni verildi Haber

NATO’dan Baltık kararı: Savaş uçaklarına hava hedefleri düşürme izni verildi

Ankara'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi'nde, Baltık hava sahasının güvenliğine yönelik çok kritik bir stratejik adım atıldı. İttifak üyeleri 2004 yılından bu yana yürütülen "Baltık Hava Devriyesi" (Baltic Air Policing) misyonunu, doğrudan askerî müdahale yetkilerini barındıran bir "Hava Savunma" (Air Defense) formatına dönüştürme kararı aldı. Yeni düzenleme kapsamında NATO savaş uçakları, Baltık ülkeleri üzerinde tehdit oluşturan SİHA ve diğer tüm hava unsurlarını doğrudan vurarak imha etme yetkisiyle donatıldı. LİTVANYA CUMHURBAŞKANI NAUSEDA: ARTIK BARIŞ DÖNEMİNDE DEĞİLİZ Zirvenin yapıldığı Ankara'da karara ilişkin açıklamalarda bulunan Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, mevcut devriye formatının tamamen barış dönemi şartlarına göre tasarlandığını ve günümüz gerçekleriyle uyuşmadığını vurguladı. Nauseda, aldığı tarihî kararın gerekçesini şu sözlerle özetledi: Hava devriyesi misyonu, savaş uçaklarının sadece küçük çaplı olaylara tepki verdiği, yabancı jetlere eşlik ettiği ve bir nevi caydırıcılık gösterdiği barış zamanları için tasarlanmıştı. Ancak bugün içinde bulunduğumuz durum kesinlikle barışçıl bir ortam değil. “HAVA TEHDİTLERİNE DAHA HIZLI TEPKİ VERİLECEK” Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna ise sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, güncellenen yeni misyon formatının NATO güçlerine hava tehditlerine karşı çok daha hızlı reaksiyon gösterme kabiliyeti ve operasyonel esneklik tanıyacağını belirterek kararı memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. BALTIK ÜLKELERİNİN HAVA SAHASINI NATO JETLERİ KORUYOR Kendi savaş uçağı filoları bulunmayan Litvanya, Letonya ve Estonya’nın hava sahası, NATO üyesi ülkelerin jetleri tarafından rotasyonlu olarak korunuyor. İttifak uçakları, Kaliningrad bölgesinden Finlandiya Körfezi'ne ve Rusya ana karası sınırlarına kadar uzanan geniş uluslararası sularda Rus askerî uçaklarının belirdiği her an önleme uçuşu gerçekleştiriyor. 2014 yılında Rusya'nın Kırım'ı işgal etmesinin ardından genişletilen bu misyon, bölgedeki iki ayrı askerî hava üssünde konuşlanan ve sürekli rotasyon hâlinde olan üç müttefik ülkeye ait bir düzineden fazla savaş uçağını barındırıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.