SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nato Zirvesi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Nato Zirvesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nato Zirvesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

NATO’da zirve formatı değişebilir: Yıllık toplantılar tartışma konusu Haber

NATO’da zirve formatı değişebilir: Yıllık toplantılar tartışma konusu

NATO’nun, yıllık zirve düzenleme uygulamasını gözden geçirerek toplantı sıklığını azaltmayı değerlendirdiği bildirildi. Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansının 27 Nisan 2026 tarihli diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, bu adımın arkasında Avrupa ülkeleri ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump arasında yaşanabilecek olası gerilimleri önleme isteği de bulunuyor. Habere göre bazı NATO üyeleri, liderler düzeyindeki toplantıların temposunun düşürülmesini savunuyor. Diplomatik kaynaklar, 2027’de Arnavutluk’ta yapılması planlanan zirvenin sonbahara kaydırılabileceğini, 2028’de ise zirve düzenlenmeyebileceğini ifade etti. Kaynakların bir kısmı bu ihtimalin nedenlerinden biri olarak Trump’ın tutumunu gösterirken, diğerleri daha genel diplomatik ve stratejik gerekçelere dikkat çekti. Bazı ülkelerin ise zirvelerin iki yılda bir yapılmasını önerdiği, ancak henüz nihai kararın alınmadığı ve son sözün NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’ye ait olduğu belirtildi. NATO: TOPLANTILAR SÜRMEYE DEVAM EDECEK NATO yetkilileri Reuters’a yaptıkları açıklamada, ittifakın devlet ve hükûmet başkanları düzeyindeki toplantılarını sürdürmeye devam edeceğini, zirveler arasında da istişare ve karar alma süreçlerinin devam edeceğini vurguladı. Diplomatlar ve analistler, yıllık zirvelerin “gösterişli sonuçlar” üretme baskısı yaratarak uzun vadeli stratejik planlamayı zorlaştırdığını savunuyor. Bir diplomat, “Az sayıda ama nitelikli zirve, kötü zirvelerden daha iyidir.” değerlendirmesinde bulundu. NATO ZİRVESİ ANKARA'DA NATO’nun 77 yıllık tarihinde zirve sıklığının dönemlere göre değiştiğine dikkat çekilirken, Soğuk Savaş boyunca yalnızca sekiz zirve düzenlendiği, buna karşılık 2021’den bu yana liderlerin her yıl bir araya geldiği hatırlatıldı. Bu yılki NATO zirvesinin 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da yapılması planlanıyor. Öte yandan Trump’ın, ABD’nin İran’la olası bir çatışmasında NATO müttefiklerinden destek alamaması durumunda ittifakın kolektif savunma ilkesini sorguladığı ve ABD’nin NATO’dan ayrılmasını gündeme getirdiği de ifade edildi.

KTMM Başkanı Çubarov: Ukrayna, topraklarından taviz vermesini gerektirecek bir barışı kabul edemez Haber

KTMM Başkanı Çubarov: Ukrayna, topraklarından taviz vermesini gerektirecek bir barışı kabul edemez

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, “Türkiye Today” haber sitesine verdiği röportajda Kırım Tatarlarının karşılaştığı insan hakları ihlalleri, Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesi, Ukrayna-Rusya Savaşı ile Türkiye’nin politikası ve Rusya’nın propaganda faaliyetleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. KTMM BAŞKANI, TÜRKİYE’DEKİ RUS PROPAGANDASINA DİKKAT ÇEKTİ Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın Kırım’ın Şubat 2014’te işgal ve yasa dışı şekilde ilhak edilmesiyle başladığını ve 12. yılını doldurduğunu kaydeden Refat Çubarov, Türkiye’nin sürecin en başından itibaren bu yasa dışı ilhakı tanımadığının ve tanımayacağının altını çizdi. Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ile birlikte Kırım Tatarlarına ve Ukrayna’ya tam destek sağladığını da dile getiren Çubarov, bununla birlikte Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının (STK) çoğunun Ukrayna-Rusya Savaşı üzerindeki tutumunun Rus propagandası tarafından etkilendiğinin altını çizdi. Çubarov, Türkiye’de en çok ön plana çıkan STK’ların Rus propagandasından etkilenmiş olduğunu ifade ederek “Savaşın başından bu yana Türkiye Cumhuriyeti’nin sahip olduğu tutum, kanaatimce kamuoyuna etkin bir şekilde yansıtılmamıştır. Sonuç olarak sivil toplum ve STK’ların görüşü, ‘Ukrayna yalnız bırakıldı; Ukrayna, barış önünde bir engeldir; Ukrayna, Rusya’nın egemenliğini yok saymaktadır ve Batı’yı temsilen hareket etmektedir.’ düşüncesi etrafında şekillenmiştir. Bu algının geniş bir kesimde karşılık bulduğunu görüyorum ve bu durumun Rus propagandasının bir sonucu olduğuna inanıyorum.” değerlendirmesini yaptı. “BARIŞ, ADİL OLMALIDIR” “Ukrayna, topraklarından taviz vermesini gerektirecek bir barışı kabul edemez.” şeklinde konuşan Çubarov, dünya siyasetinde güce, uluslararası hukuka göre gitgide daha fazla öncelik verildiğini ifade ederek “Buna karşın güç, hukuka üstün geldiğinde sorunlar ortadan kaybolmayacak, aksine derinleşecektir. Bu nedenle barış, adil olmalıdır.” dedi. Türk kamuoyunda güçlü bir Amerikan karşıtlığı olduğunu fakat bu durumun Rusya’ya karşı sempati geliştirilmesini meşru kılamayacağını dile getiren Çubarov, STK’ların kamuoyunun duygu ve düşüncelerini şekillendirdiğini belirterek Türkiye’nin “komşularla sıfır sorun” politikasının ise son derece başarılı ve yapıcı olduğunu kaydetti. ÇUBAROV, KIRIM TATARLARINA UYGULANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİ DİLE GETİRDİ Propaganda ve ifade özgürlüğü kavramları arasında oldukça ince bir çizginin olduğunu dile getiren Çubarov, “Sputnik” kanalının Rusya’ya ait bir propaganda aracı olduğunu kaydederek Rusya’nın Kırım’da gerçekleştirdiği propaganda faaliyetlerinin ciddiyetine ve Kırım Tatarlarının maruz bırakıldığı insan hakları ihlallerine ve kanun dışı muamelelere dikkat çekti. Kırım’daki siyasi mahkûmların 351’inden 181’inin Kırım Tatarı olduğunun altını çizen Çubarov, Kırım Tatarlarının Kırım’ın nüfusunun yüzde 12’sini oluşturmasına karşın Kırım’daki siyasi mahkûmların ise yaklaşık yüzde 50’sinin Kırım Tatarı olduğunu vurguladı. “Tarihî emellerini gerçekleştirmekte kararlı olan Rusya, ağır hukuki yollara başvurarak yerli halka ana vatanlarını terk etmesi yönünde baskı uygulamaktadır. 10 ilâ 30 yıla kadar verilen hapis cezaları yaygın olarak uygulanmaktadır. Siyasi mahkûmların hâlihazırda 60’ı kadınlardan oluşmaktadır. Çoğu, asılsız terörizm suçlamalarıyla karşılaşmaktadır. Yüzlerce Kırım Tatarının ise Kırım Yarımadası’nda ikamet etmelerinin önü resmen kapatılmıştır.” “(KIZIL ORDU KOROSU) YALNIZCA KÜLTÜREL BİR AKTİVİTEYİ TEMSİL ETMEMEKTEDİR” Rusya’nın propaganda aleti olan Kızıl Ordu Korosu’nun her yıl Türkiye’de konser verdiğine dikkat çeken KTMM Başkanı, bu konserlerin tarihlerinin kasten Kırım Tatar ve Çerkes sürgün ile soykırım yıl dönümleri ile çakışacak şekilde ayarlandığının altını çizdi. Çubarov, bununla birlikte Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde tertip edilecek olan NATO Zirvesi’nin tarihinin bile Kızıl Ordu Korosu’nun konser takvimi dâhilinde duyurulduğunu belirtti. “Bu koro, yalnızca kültürel bir aktiviteyi temsil etmemektedir; bir propaganda aracı olarak kullanılmaktadır. Örnek vermek gerekirse, eğer İsrail ordusunun korosu Türkiye’de konser verecek olsaydı kamuoyunun tepkisi bu noktada hızlı ve net olurdu. Buna rağmen Kızıl Ordu Korosu için benzer bir tepki verilmemiştir.” şeklinde konuşan Çubarov, Türkiye’deki Kırım Tatar diasporasının rolünün önemini dile getirerek daha yüksek bir toplumsal farkındalık ve desteğin de gerekli olduğunu ifade etti. Bununla birlikte Çubarov, bu noktada önceliğin Kırım Tatar siyasi tutsakların serbest bırakılmasının atılacak ilk ve en acil adım olduğunu kaydetti. NATO, RUSYA’NIN KARADENİZ’DEKİ GENİŞLEMESİ KONUSUNDA UYARIDA BULUNMUŞTU Kırım’ın Rusya için yalnızca ekonomik açıdan önemli olmadığını ve Rusya’nın doğu bölgelerindeki ekonomik kapasitesinin zaten yeterli olduğunu belirten Çubarov, Kırım’ın bu noktada Rusya için “askerî üs” olduğuna ve Yarımada’da yaklaşık 225 askerî yerleşim olduğuna dikkat çekti. KTMM Başkanı, NATO’nun 2000’li yılların başında Rusya’nın Karadeniz’deki genişleme girişimleri hususunda uyarıda bulunduğunu hatırlatarak Rusya’nın Karadeniz’deki kontrolünün Ukrayna dâhil, Karadeniz’e kıyısı olan bütün ülkeler için olumsuz sonuçlara yol açtığını belirtti. Çubarov, bu noktada Kırım’ın Rusya için bir “anahtar görevi” gördüğünü ve “sıcak denizlere inme” politikasının en önemli aşaması olduğunu dile getirdi. “UKRAYNA’YA DESTEĞİN SÜREKLİ OLARAK SAĞLANMASI GEREKMEKTEDİR” Ukrayna-Rusya Savaşı’nın ne zaman sona ereceği hususundaki belirsizliği dile getiren Çubarov, bu savaşın ölçeğinin artabileceğini bir ihtimal olarak değerlendirerek Baltık ülkelerinin ise bu ihtimal için hazırlandığını kaydetti. “Ancak Rusya, bu savaşı kazanamayacaktır; yapısal olarak başarısızlığa mahkûmdur. Ukrayna, tek başına Rusya’ya direnecek konumda değildir ve Ukrayna’ya desteğin sürekli olarak sağlanması gerekmektedir. Rusya, işgal ettiği diğer bölgelerden çekilse de Kırım’dan çekilmesi oldukça düşük bir olasılıktır.” şeklinde konuşan Çubarov, Rus kamuoyunun fikrinin propaganda ve algı yönetimi tarafından şekillendiğini dile getirerek bu durumun, Rusya’nın Kırım’da meşru menfaatlerinin bulunduğu yönünde bir inanca sebebiyet verdiğine dikkat çekti. “YAKIN ZAMANDA PARÇALANMIŞ BİR RUSYA GÖRMEK, UZAK BİR İHTİMAL DEĞİLDİR” “Buna karşın Kırım, hiçbir zaman Rusya’nın olmamıştır ve olmayacaktır. Kırım’dan çekilmek, Putin adına siyasi bir intihar olacaktır. (Rusya’nın) Birçok başarısız devlet yetkilisinde de görüldüğü gibi bu durum, fizikî sonuçlara da yol açabilecektir.” diyen Çubarov, Ukrayna’nın işgal altındaki bölgelerinin azat edilmesi durumunda Rusya’nın artık Kırım’ın kontrolünü elinde tutamayacağını kaydederek Rusya’nın bu noktada nükleer eskalasyona başvurabileceğini belirtti. Çubarov, bununla birlikte “Rusya’nın Kırım’dan çekilmesi için Rusya’da büyük bir iç krizin meydana gelmesi gerekir fakat aslında Rusya zaten böyle bir krize yol açmaktadır. Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki dönemde olduğu gibi, yakın zamanda parçalanmış bir Rusya görmek, uzak bir ihtimal değildir.” şeklinde konuştu. Kırım’daki ifade özgürlüğü ile insan hakları ihlalleriyle beraber Kırım Tatarlarının maruz kaldığı sistemik baskıyı da dile getiren Çubarov, Kırım Tatarlarının gördüğü baskı ve zulümler neticesinde ana vatanları olan Kırım’ı terk etmek zorunda bırakıldıklarının altını çizdi. RUSYA, KIRIM TATARCA EĞİTİMİNİ BİR PROPAGANDA ARACI OLARAK KULLANIYOR Öte yandan Kırım’ın Rusya tarafından işgal edildiği 2014 yılından beri yaklaşık 1 milyon Rus’un Kırım’a yerleştirildiğini ve bu durumun etnik ve demografik bir dönüşümün bariz göstergesi olduğunu beyan eden Çubarov, Kırım’ın “Ruslaştırılma” sürecinden geçtiğine vurgu yaptı. Ayrıca büyük emekler verilerek kurulan 14 Kırım Tatar okulunun, 2014 yılından sonra Rus okullarına çevrildiğini dile getiren Çubarov; Kırım Tatar dilinde verilen eğitimin yürürlükten kaldırıldığını ve eğitimin zorunlu olarak Rusçaya dönüştürüldüğünü belirtti. Son olarak Çubarov, Kırım Tatarca eğitiminin haftada yalnızca bir saate düşürülmesine dikkat çekerek Rusya’nın, kısıtlı olarak verilen Kırım Tatarca eğitimini bile bir propaganda aracı olarak kullandığının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ADF2026'da duyurdu: Liderler Zirvesi için hazırız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan ADF2026'da duyurdu: Liderler Zirvesi için hazırız

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde ve "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" ana temasıyla küresel sistemdeki derinleşen krizlere çözüm aramak amacıyla düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) açılış töreni gerçekleşti. “TÜRKİYE, HER TÜRLÜ KOLAYLAŞTIRICI ADIMI DESTEKLEMEYE HAZIRDIR” Cumhurbaşkanı Erdoğan açılış konuşmasında uluslararası barışın önemine vurgu yaparak, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın getirdiği yıkım ve can kayıplarından Türkiye’nin üzüntü duyduğunu dile getirirdi. Erdoğan, “Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı hâlen koruyoruz. Şunu tüm samimiyetimle burada dile getirmek isterim: Türkiye, tarafların da istekli olması hâlinde, Liderler Zirvesi dâhil, doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, öte yandan Suriye’de huzurun, istikrarın ve normalleşmenin güçlendirilmesi, bölgenin geleceği için hayati önemi olduğunu dile getirerek aynı zamanda “Balkan Vizyonu” nda barış, istikrar ve refahın perçinlenmesinin Türkiye’nin önceliği olmayı sürdürdüğünü belirtti. Türkiye’nin bu düşünceyle hayata geçirdiği Balkan Barış Platformu’ndan son derece umutlu olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öte yandan, Avrasya’da barışın ve huzurun teminatı olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatımızı (TDT) her geçen gün güçlendiriyoruz.” şeklinde konuşarak bu yılın son çeyreğinde Türkiye’de düzenlenecek olan 13. TDT Zirvesi’nde Türkiye’nin dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devralacağını hatırlattı. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, KIBRIS VE BATI TRAKYA TÜRKLERİNİ GÜNDEME TAŞIDI Bununla birlikte Erdoğan, “Asya ile Avrupa arasındaki ticarette en güvenilir güzergâh olan Hazar geçişli Doğu-Batı Orta Koridor Girişimi’ne de güçlü desteğimiz sürüyor. Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i ise bir istikrar ve refah havzası olarak görmeyi istiyoruz. Bunun için Türkiye’yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) dışlamaya çalışan tek taraflı ve maksimalist tutumları reddettiğimiz gibi savaş ortamından medet uman beyhûde çabaları da doğru bulmuyoruz.” şeklinde konuştu. Kıbrıs Türklerinin dirayetli tutumunun bugün Kıbrıs adasında iki ayrı halk ve devlet bulunduğu gerçeğini artık tüm dünyaya kanıtlamış olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnancımız odur ki komşumuz Yunanistan’la tesis ettiğimiz olumlu atmosfer, ikili meselelerimizin çözümü yanında Batı Trakya Türk azınlığına yönelik hak ihlallerinin son bulmasına da katkı sunmalıdır.” değerlendirmesini yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin farklı bölge ve kıtalarda barışçıl dış politikasını yürüttüğünü ve mevcut ittifak bağlarını tahkim ettiğini belirtti. “TÜRKİYE, AVRUPA’NIN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR” Öte yandan, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleşecek olan NATO Lİderler Zirvesi’nde ittifakı güçlü şekilde geleceğe taşıyacak önemli kararlar alınmasının ümit edildiğini ve bunun altyapısının şimdiden oluşturulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarihin, coğrafyanın ve jeopolitiğin her fırsatta hatırlattığı üzere Türkiye, Avrupa’nın ayrılmaz bir parçasıdır. Bugün karşı karşıya olduğumuz müşterek sınamalar, Avrupa’yla ortaklığımızın stratejik değerini bir kere daha ortaya koymuştur. Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik hedefimizi korurken Birliğin, istikamet sorununu aşarak kurucu önderlerinin vizyonuna sadakatle sahip çıkmasını bekliyoruz.” cümlelerini sarf etti. Kasım ayında ise Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) Antalya’da ev sahipliği yapılacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin COP31 başkanlığı süresince sıfır atık hareketinin yaygınlaştırılması gibi çevre ve gençliğin gündemini buluşturan politikaların öne çıkarılacağını belirtti. Erdoğan son olarak şu ifadelere yer verdi: Tarih boyunca barış, istikrar ve adalet yalnızca güçte değil, aynı zamanda dayanışma ile sağlanmıştır. Büyük mütefekkir İbn-i Haldun’un işaret ettiği gibi; bir toplumu ayakta tutan, sahip olduğu güçten önce o gücü anlamlı kılan asabiyedir, birlik duygusudur, ortak kader bilincidir, dayanışmadır. Vicdan sahipleri olarak savaş ve soykırım cephesi karşısında barış ve insanlık cephesini ne kadar güçlendirirsek yarınlarımıza o derece güvenli bakabiliriz. Onun için bugün mesele sadece yeni kurumlar, sistem veya düzen inşa etmek değildir. Asıl mesele, yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir. BAKAN FİDAN, UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI’NIN YAPISAL BİR SINAMAYA DÖNÜŞTÜĞÜNÜ BELİRTTİ Bakan Fidan, bölgesel çapta eş zamanlı krizlere dikkat çekerek 5. yılına giren Ukrayna-Rusya Savaşı’nın Avrupa güvenlik mimarisini ve küresel jeopolitik dengeleri derinden sarsan, yapısal bir sınamaya dönüştüğünün altını çizdi. Bununla birlikte, “Güneydoğumuzda ise İsrail’in pervasız saldırganlığı, Gazze sınırlarını çoktan aşmıştır. Suriye’ye, Lübnan’a ve son olarak İran’a uzanan bu tırmanma hattı, bölgemizi derin bir çatışma girdabına sürüklemiştir.” şeklinde konuşan Bakan Fidan, Afrika Boynuzu’ndaki gelişmelerin ise Türkiye için bir diğer endişe kaynağı olduğunu dile getirdi. “BÖLGEMİZİN SELAMETİ İÇİN DAİMA ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYDUK” “Bu kriz haritasının neredeyse tamamında, sahadaki tüm taraflarla aynı anda ve güven temelinde konuşabilen, arabuluculuk rolü üstlenebilen ender ülkelerden biri Türkiye’dir.” diyerek Türkiye’nin teknik anlamda arabuluculuk rolü üstlenmekten çok ötede bir misyonu olduğunun altını çizdi. “Bölgemizin karşı karşıya olduğu sınamaları yüreğimizde hissediyor; her krizin yükünü, acısını ve doğuracağı sonuçları derinden kavrıyoruz. Bu anlayışla bugüne kadar bölgemizin selameti için daima elimizi taşın altına koyduk, koymaya da devam edeceğiz.” şeklinde konuşan Bakan Fidan, bu yolda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlü liderliği ve çizdiği dış politika vizyonunun Türkiye’nin istikametini belirlemeye devam edeceğini ifade etti. Fidan; bölge ülkelerinin bölgesel barış ve istikrarı, güçlü bir bölgesel sahiplenme vizyonuyla hayata geçirmek zorunda olduğunu dile getirerek bu vizyonun ana hatlarıyla, ortak çıkar alanlarında daimî ve sonuç odaklı bir diyalogla; bölge ülkelerinin bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygıyla; etnik, kültürel ve mezhepsel çeşitliliğin birleştirici bir unsur olarak görülmesiyle; bölgesel aktörlerin savunma kapasitelerini birbirlerinin güvenliği için bir araya getirilmesiyle ve bölgede devlet dışı aktörlerin kullanılması arayışlarından bütünüyle vazgeçilmesiyle, neredeyse bölgedeki tüm sorunların temel kaynağı olarak değerlendirdiği “Filistin meselesi”nde iki devletli çözüm yönündeki meşru beklentinin hayata geçirilebileceğini belirtti. Bakan Fidan, son olarak şu değerlendirmeleri yaptı : Tarih bize defalarca göstermiştir ki kalıcı barış ve istikrar, krizleirn en derinleştiği anlarda atılan cesur adımlarla ortaya çıkıyor. Buna yürekten inanıyoruz. Bu minvalde, ortak akla dayanan çözümleri bugünden kurguluyor ve hayata geçirmek için adımlar atıyoruz. 5. Antalya Diplomasi Forumu, işte bu arayışın en anlamlı zeminlerinden birini teşkil etmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle forumumuzun hem bölgemiz hem de tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Zelenskıy ve Macron, bir sonraki savunma paketinin hazırlıklarını görüştü Haber

Zelenskıy ve Macron, bir sonraki savunma paketinin hazırlıklarını görüştü

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüştüğünü 12 Temmuz 2024 tarihinde duyurdu. İkili, 9-11 Temmuz 2024 tarihinde ABD’nin başkenti Vaşington’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde bir araya geldi. Zelenskıy, görüşmede “Barış Zirvesi” kararlarının uygulanması, yeni savunma paketinin hazırlanması, güvenlik iş birliği ve askeri eğitim konularının ele alındığını kaydetti. On the sidelines of the NATO Summit, together with French President Emmanuel Macron, we discussed the implementation of the Peace Summit decisions, as well as the preparation of the next defense package, security cooperation and training of our military. I am grateful to the… pic.twitter.com/Hls7vnMhL1 — Volodymyr Zelenskyy / Володимир Зеленський (@ZelenskyyUa) July 12, 2024 ZİRVE'NİN ANA GÜNDEMİ RUSYA'NIN İŞGAL GİRİŞİMİ Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik olarak 24 Şubat 2022 tarinden bu yana sürdürdüğü topyekûn saldırılar ve işgal girişimi, NATO Zirvesi'nin birinci gündem maddesi olurken, tüm üye ülkelerin kabul ettiği zirve sonuç bildirgesinde, Rusya'nın birliğin güvenliğine "en büyük ve doğrudan tehdit" olduğu vurgulandı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Amerikan yapımı F-16 savaş uçaklarının Danimarka ve Hollanda'dan Ukrayna'ya sevkiyat sürecinin başladığını ve uçakların "bu yaz kullanımda olacağı" bilgisini paylaştı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'ın (Volodimir Zelenski) da davetliler arasında bulunduğu zirvede ayrıca, Ukrayna'ya hava savunma sistemleri gönderilmesi, Ukrayna ordusunun eğitimi ve askerî yardımların koordinasyonu için özel bir birlik kurulmasında da uzlaşı sağlandı.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy ile İtalya Başbakanı Meloni, Rus hava terörünü görüştü Haber

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy ile İtalya Başbakanı Meloni, Rus hava terörünü görüştü

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile görüştüğünü 12 Temmuz 2024 tarihinde duyurdu. İkili, 9-11 Temmuz 2024 tarihinde ABD’nin başkenti Vaşington’da gerçekleşen NATO Zirvesi’nde bir araya geldi. Zelenskıy, Meloni’ye cephedeki durum ve Rusya'nın Ukrayna şehirlerine yönelik hava terörü hakkında bilgi verdiğini aktardı. Ayrıca görüşmede hava savunması da dahil olmak üzere Ukrayna'nın temel ihtiyaçları ele alındı. In Washington, I met with Italy’s President of the Council of Ministers, @GiorgiaMeloni. I informed her about the situation on the frontline and the Russian air terror against Ukrainian cities. We discussed Ukraine's key needs, including air defense. I am grateful that… pic.twitter.com/0vnbvXbwGZ — Volodymyr Zelenskyy / Володимир Зеленський (@ZelenskyyUa) July 12, 2024 ZİRVE'NİN ANA GÜNDEMİ RUSYA'NIN İŞGAL GİRİŞİMİ Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik olarak 24 Şubat 2022 tarinden bu yana sürdürdüğü topyekûn saldırılar ve işgal girişimi, NATO Zirvesi'nin birinci gündem maddesi olurken, tüm üye ülkelerin kabul ettiği zirve sonuç bildirgesinde, Rusya'nın birliğin güvenliğine "en büyük ve doğrudan tehdit" olduğu vurgulandı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Amerikan yapımı F-16 savaş uçaklarının Danimarka ve Hollanda'dan Ukrayna'ya sevkiyat sürecinin başladığını ve uçakların "bu yaz kullanımda olacağı" bilgisini paylaştı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'ın (Volodimir Zelenski) da davetliler arasında bulunduğu zirvede ayrıca, Ukrayna'ya hava savunma sistemleri gönderilmesi, Ukrayna ordusunun eğitimi ve askerî yardımların koordinasyonu için özel bir birlik kurulmasında da uzlaşı sağlandı.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: Ukrayna'nın galibiyeti için gerekli temeller atıldı Haber

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: Ukrayna'nın galibiyeti için gerekli temeller atıldı

75. NATO Zirvesi, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) başkenti Vaşington’da 9-11 Temmuz 2024 tarihlerinde gerçekleşti. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, zirvenin son gününde basın  açıklaması yaptı.   Stoltenberg, Ukrayna'nın askeri destek sağlanmasındaki gecikmeler nedeniyle zor bir kış ve bahar dönemi geçirdiğini belirterek "Ancak bunun bir daha olmasına izin vermeyeceğiz. Bu zirvede bir köşe taşını dönüyoruz ve Ukrayna'nın galip gelmesi için gerekli temelleri atıyoruz." dedi. UKRAYNA'NIN, NATO'YA GÜVENEBİLECEĞİ KONUSUNDA GÜÇLÜ BİR BİRLİK MESAJI GÖNDERİYORUZ NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, müttefiklerin Ukrayna’ya yardımı konusunda taahütte bulunduklarına işaret etti ve "Bugün Moskova'ya, şiddet ve korkutmanın işe yaramayacağı ve Ukrayna'nın şimdi ve uzun vadede NATO'ya güvenebileceği konusunda güçlü bir birlik mesajı gönderiyoruz." ifadelerini kullandı. Pasifik'teki ortaklar ile de görüşmeler yapıldığını söyleyen Stoltenberg, “Çin’in Avrupa'daki en büyük askeri çatışmayı körüklemeye devam edemeyeceği konusunda hemfikiriz." şeklinde konuştu. Ayrıca İran ve Kuzey Kore’nin Rusya’ya mühimmat desteğine değinen Stoltenberg "Bu açık bir şekilde, Avrupa'da olanların Asya için, Asya'da olanların da Avrupa için önemli olduğunu gösteriyor. Bu nedenle daha tehlikeli dünyada güvenliği ve çıkarları paylaşmak ve ortak değerlerimizi korumak için bir arada durmalıyız." dedi. NATO ZİRVESİ'NDE UKRAYNA'YA DEV YARDIM SÖZÜ! ABD'nin başkenti  Vaşington'da 9 Temmuz 2024 tarihinde başlayan NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nin sonuç bildirgesi yayımlanmıştı. Bildiride üye ülkeler, Ukrayna'ya 40 milyar doların üzerinde yardım yapmayı taahhüt etti.  Zirvede ittifaka üye 32 üye ülke, Ukrayna'nın hedeflediği NATO üyeliği için "geri dönülemez bir yola girildiği" konusunda mutabık kalırken, Ukrayna'nın üyeliği için bir tarih belirlenmedi. Birlik aynı zamanda Ukrayna'ya gelecek yıl için, ilk kez Amerikan F-16 savaş uçakları da dahil olmak üzere yaklaşık 43,3 milyar dolarlık askerî yardım sözü verdi. Öte yandan söz konusu yardım sözüne ilişkin değerlendirmede bulunan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, "Ukrayna'ya desteğimiz bir hayırseverlik işi değil. Bunu kendi güvenliğimiz için yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.