SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Olha Kurışko

QHA - Kırım Haber Ajansı - Olha Kurışko haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Olha Kurışko haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım’daki insan hakları ihlalleri İstanbul’da gündeme taşındı Haber

Kırım’daki insan hakları ihlalleri İstanbul’da gündeme taşındı

Emel Kırım Vakfı tarafından düzenlenen Emel Fikir Kültür Konferansları çerçevesinde İstanbul’da, Rusya’nın Ukrayna ve Kırım’da İnsan Hakları İhlalleri başlıklı etkinlik gerçekleştirildi. Süleymaniye’de bulunan KOCAV Vakfı Erol Güngör Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, Rus işgali altındaki Kırım’da yaşanan ağır insan hakları ihlalleri ele alındı. Konferans açılışında konuşan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, Rusya’nın yüzyıllardır Kırım Tatar halkına yönelik baskı ve zulüm politikaları yürüttüğüne dikkat çekti. Karatay, “Bu savaşı Ukrayna kazanmalı. Kırım Rus işgali altında kalırsa Kırım Tatar halkının geleceği çok karanlık olur. Bunu millî liderimiz Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu da söyledi. Bundan dolayı tüm gücümüzle bu savaşta Ukrayna’nın yanındayız.” dedi. Etkinlikte konuşan Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy ise, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da ve diğer Ukrayna topraklarında işlediği suçların uluslararası kamuoyuna anlatılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Nedilskıy, “Bugün burada, Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan Kırım Tatarlarına ve Ukraynalılara yönelik baskıları konuşmak için toplandık. İşgalciler halkımıza korkunç suçlar işliyor. Askerlerimiz cephede topraklarımızı ve bağımsızlığımızı savunurken, biz siviller de kendi cephemizde bu savaş suçlarını dünyaya anlatmak zorundayız. Dünya gerçekleri bilmeli.” ifadelerini kullandı. Nedilskıy ayrıca Türkiye’ye, Ukrayna’ya verdiği kararlı destek nedeniyle teşekkür etti. Konferansın konuşmacısı Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, Kırım Temsilciliğinin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi. Kurışko, işgal altındaki Kırım’da yaşanan ihlallerin kayıt altına alınmasının büyük zorluklarla yürütüldüğünü belirterek şunları kaydetti: Rus işgal güçleri halkı sindirmek amacıyla sistematik baskı uyguluyor. Bu nedenle birçok aile yaşanan ihlalleri anlatmaya korkuyor. Siyasi tutsakların kesin sayısını bilmiyoruz; ancak sayılarının 200’ü aştığını ve büyük çoğunluğunun Kırım Tatarı olduğunu biliyoruz. 2022’den sonra ise özellikle gençlere ve kadınlara yönelik baskı ciddi biçimde arttı. Konferans sırasında katılımcılara siyasi tutsakların resimleri dağıtıldı. Kurışko, genç siyasi tutsaklar Appaz Kurtamet ve Bogdan Ziza’nın yaşadıklarına dikkat çekerek, işgal güçlerinin gençleri hedef alan baskı politikalarını anlattı. Ayrıca, birkaç ay önce dört Kırım Tatar kadınının düzmece suçlamalarla alıkonulduğunu hatırlattı. Siyasi tutsakların çok kötü şartlarda alıkonulduğunu, hasta olanlara tıbbi bakım sağlanmadığını belirten Kurişko, 3 siyasi tutsağın tıbbi bakım eksikliği nedeniyle Rus esaretinde yaşamını yitirdiğini aktardı. Rus işgal yönetiminin, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın anılmasına dahi izin vermediğini vurgulayan Kurışko, siyasi tutsakların yasa dışı şekilde Kırım’dan binlerce kilometre uzaklıkta bulunan Rus cezaevlerine sevk edildiğini ve aileleriyle, avukatlarıyla görüşme haklarından mahrum bırakıldığını söyledi. Kurışko, “Rusya sivil esirleri Ukrayna’ya iade etmek istemediği için Kırımlı siyasi tutsaklar da takaslara dâhil edilmiyor.” ifadelerini kullandı. Ukrayna’nın siyasi tutsakların ailelerine destek verdiğini ve bu konuyu uluslararası gündemde tutmaya çalıştığını belirten Kurışko, “Bazen siyasi tutsaklar konusunda Ukrayna’nın yalnız bırakıldığı hissine kapılıyoruz.” diyerek Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları ve derneklerin bu hikâyelerin duyurulmasında çok önemli bir rol oynayabileceğini belirtti. Kurışko, Rus işgal yönetiminin Kırım Tatarlarına 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı kurbanlarını anmasına izin vermediğini, siyasi tutsakları yasa dışı olarak Kırım’dan uzaktaki Rus cezaevlerine sevk ettiğini böylece onların aileleri ve avukatlarıyla görüşme haklarından mahrum ettiğini anlattı. Ayrıca Rusya’nın sivil esirleri Ukrayna’ya iade etmek istemediğine dikkat çeken Kurışko, “Bundan dolayı maalesef Kırımlı siyasi tutsaklar da iade edilmiyor.” dedi. Etkinliğe Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Kültür Temsilcisi Anife Kurtseitova, KTMM Üyesi Abmecit Süleymanov, Sürgündeki İçkerya Çeçen Cumhuriyeti Türkiye ve Ortadoğu Ülkeleri Genel Temsilcisi Abdulhakim Şaptukayev, Kırım Derneği İstanbul Anadolu Yakası Şubesi Başkanı Şebnem Sözen, Türk Dünyası Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Halit Kanak, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Gezer, Gazeteci Güngör Yavuzaslan, TÜRKSİD, Kırım Derneği Kocaeli Şubesi, Sakarya Kırım Türkleri Derneği, Azerbaycan Derneği, İyi Parti, Bağımsızlık Partisi, Anahtar Parti ve Zafer Partisi temsilcileri katıldı.

Kırım Temsilcisi Kurışko: Kırım’da dil, kültür ve din hedef alınıyor Haber

Kırım Temsilcisi Kurışko: Kırım’da dil, kültür ve din hedef alınıyor

Mustafa KOÇYEGİT QHA Ankara Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimî Temsilcisi Olha Kurışko, Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği özel röportajda Rus işgali altındaki Kırım ve Kırım Tatarlarının güncel durumuna ilişkin olarak soruları yanıtladı. KURIŞKO: AİHM'İN KIRIM KARARI UKRAYNA'NIN ELİNİ GÜÇLENDİRİYOR Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından 20 Ocak 2026 tarihinde “Bekirov ve diğerleri Rusya’ya karşı” başlıklı davada alınan kararı değerlendiren Daimî Temsilcisi Olha Kurışko, "Öncelikle, böylesine gerekli bir kararın 12 yıl sonra alınmış olması üzücü olsa da, Kırım'ın ve yarımada halkının haklarını savunma konusunda Ukrayna'nın elini güçlendirdiğini söyleyebilirim." dedi. AİHM'in Kırım'a ilişkin birkaç kararı olduğunu dile getiren Olha Kurışko, bu kararların uluslararası savunuculuk ile hukuki meşruiyet açısından son derece kıymetli olduğunu vurgulayarak, "Aslında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Rusya Federasyonu'nun işgal altında bulunan Kırım'da işlediği sayısız suçu da teyit ediyor ve gözler önüne seriyor. Aynı zamanda Rusya’nın 2014 yılından itibaren işlediği suçlardan sıyrılamayacağı anlamına geliyor." ifadelerini kullandı. Bu karar ile birlikte, Rusya'nın işgal altında tuttuğu topraklardaki faaliyetlerinin hukuksuz olduğunun tescil edildiğini belirten Kurışko, "Hukuksuz faaliyetler, hukuka aykırılık sonucunu doğurur. Dolayısıyla özellikle tutuklama ve cezaların da hukuka aykırı olduğu ve bu insanların bir an önce serbest bırakılması gerektiği anlamına gelmektedir. Aynı zamanda bireysel açıdan baktığımızda da hakları ihlal edilen ve hukuka aykırı bir şekilde tutuklanan vatandaşlarımızın bireysel olarak haklarının tazmini için başvuruda bulunmasının yolunu açıyor. Tabii bu durumu zorlaştıran faktörlerden biri Rusya’nın hâlihazırda birçok uluslararası anlaşmayı terk etmiş olması. Malumunuz Rusya, tek taraflı olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden ayrıldığını bildirmiş ve kararı uygulamayacağını ifade etmiştir." değerlendirmesinde bulundu. Kurışko bu nedenle uluslararası hukuk çevrelerinin ve uluslararası toplumun, Rusya’yı işlediği suçlardan ötürü sorumlu tutacak yeni mekanizmalar geliştirmesi gerektiğini kaydetti. "RUSYA, KIRIM'DA DİL, KÜLTÜR VE DİNİ TOPLUCA HEDEF ALIYOR" Kurışko, AİHM kararıyla geçici olarak işgal altındaki Kırım’da yaşayan gruplar arasında en fazla baskıya maruz kalan topluluğun Kırım Tatarları olduğunun teyit edildiğini belirtti. Rusya’nın yalnızca Kırım Tatar kimliğini değil, Ukrayna kimliğini bir bütün olarak hedef aldığını söyleyen Kurışko, bu baskının sistematik bir politika hâline geldiğini ifade etti. 2014’ten itibaren Ukrayna dili, edebiyatı ve tarihinin eğitim programlarından çıkarıldığını belirten Kurışko, Kırım Tatar diline verilen sözde desteğin haftada bir saatle sınırlı kaldığını ve yabancı dil statüsünde ele alındığını söyledi. Kurışko değerlendirmesine şöyle devam etti. Elbette bu uygulama, Kırım Tatar dilinin öğrenilmesi ve kullanılması konusunu tehdit altına almaktadır. Bununla birlikte elbette kültürel kimlik ve aidiyet, dille sınırlı bir kavram değil. Örneğin kültürel miraslar da bu konunun bir parçasıdır. Örneğin Hansaray, işgalin başlangıcından beri sözde restorasyon bahanesiyle tamamen kapatılmıştır. Camilerde ve cami avlularındaki aramalar ile zorla tutuklamaları örnek verebiliriz. Özellikle işgal yönetimiyle iş birliğini reddeden camilere yönelik baskılar söz konusu. Bu nedenle açık bir şekilde söyleyebiliriz ki, bu Rusya Federasyonu aslında kültürel üç ana bileşeni; dil, kültür ve dini hedef alıyor. KIRIM'DAKİ DEMOGRAFİK DEĞİŞİM BOYUTU Kırım’dan ülke içinde yerinden edilen Ukrayna vatandaşlarının sayısının 57 bin olduğunu açıklayan Kurışko, Rusya Federasyonu’nun 2014’ten bu yana Kırım’a 800 bin ile 1 milyon arasında Rus vatandaşı yerleştirdiğine dair veriler bulunduğunu aktardı. Savaşın seyrine bağlı olarak Kırım’a yerleştirilen Rus vatandaşlarının yarımadayı terk etmeye başladığını, bunun da Kırım’da yasa dışı bulunduklarının farkında olduklarını gösterdiğini ifade eden Kurışko, şöyle konuştu: Kırım'a yerleştirilen bu insanlar aslında içten içe Kırım’da, Ukrayna topraklarında yasa dışı bir şekilde bulunduklarının da bilincindeler. Devam eden tam kapsamlı savaşın dinamikleri, Ukrayna'nın Kırım'da daha fazla askerî operasyon gerçekleştirmeye izin verdiği dönemlerde; Kırım'a yerleşen Rus vatandaşlarının Rusya Federasyonu topraklarına geri dönüşüne yönelik bir akım olduğunu gözlemlemiştik. Bu da aslında Kırım’da olmamaları gerektiğinin bilincinde olduklarını teyit etmektir. Yine bu tezimi destekleyecek şekilde, Kırım'daki gayrimenkul pazarı dinamiklerindeki değişimler de örnek verilebilir. Aynı dönemde evlerin fiyatları düşerken ev seçeneklerinin ve tekliflerin sayısı oldukça artmıştı. Bu da aslında Kırım'ı terk edişlerinden kaynaklanıyordu. Bu nedenle hem kurumumuzun hem de bir bütün olarak devletimizin stratejik hedeflerinden biri, Kırım'ı terk etmek zorunda kalan vatandaşlarımızın desteklenmesi ve stratejik açıdan Kırım’da işgalden sonraki yeniden inşa sürecine şimdiden hazırlanmak. RUSYA'NIN MİLİTARİZASYON POLİTİKALARI KIRIM'LA SINIRLI DEĞİL Rusya'nın çok sayıda çeşitli sözde gençlik programlarına devasa kaynaklar harcadığını söyleyen Daimî Temsilci, "Tam kapsamlı işgal girişiminin ardından Rusya Federasyonu yetkilileri her bir okulda askeri kadet sınıfları açtı. Geçtiğimiz sene okul programlarına “önemli şeyler hakkında” diye bir ders eklediler. Bu derslere sözde askeri operasyondan dönen askerleri veya hâlâ savaşmaya devam eden askerleri çağırıyorlar. Yani küçük çocuklara askerler bir şeyler anlatıyor. Militarizasyonun boyutunu anlamak için güzel bir gösterge. Bu sorun aslında sadece Ukrayna'yı tehdit eden bir durum değil. Uluslararası partnerlerimiz, komşularımız için de sıkıntılı bir durum. Söz konusu eğitim, aynı zamanda şu anlama geliyor ki, Rusya Federasyonu bu savaşı hiç bitirme niyetinde değil. Tam tersi gelecekte de savaş kabiliyetini sürdürmek için genç bir ordu yetiştirmeye çalışıyor." dedi. Ukrayna olarak işgal altındaki gençliğe yönelik birçok destek programı uyguladıklarını dile getiren Olha Kurışko, Rusya'nın militarizasyon politikalarının Kırım'la sınırlı olmadığını ve diğer işgal altındaki bölgeleri de kapsadığını belirtti. KIRIMLI SİYASİ TUTSAKLAR Kırımlı siyasi tutsaklar hususunda, bu konuda faaliyet gösteren hükûmet dışı kuruluşlarla ve siyasi tutsakların aile bireyleriyle çalışan kurumlarla irtibat halinde olduklarını belirten Daimî Temsilci, şu ifadeleri kullandı: İşgal altında bulunan topraklarda açık erişimde bulunan bütün kaynakları tarıyoruz, izliyoruz. Partnerlerimizle birlikte hâlihazırda siyasi tutsakların sayısına ilişkin raporlama üzerinde çalışıyoruz. Bu raporu yılda iki kere güncelliyoruz. Ama diğer taraftan Rusya Federasyonu'nun baskı politikalarını sürekli olarak çeşitlendirdiğinin de farkındayız. Mesela “Incommunicado” isimli davalar var. Bu şu demek oluyor, Rus makamları istediğinde bir insanı alıkoyabilir; ve bu durumda tutuklanma nedeni ile kişisel bilgileri dâhil asla hiçbir bilgiyi paylaşmıyor. Davanın somut özelliklerine ilişkin bilgiyi 6 ay sonra ancak elde edebiliyoruz. Yani bu süreçte tutuklanan mahkûm hapishaneye gönderilmiş oluyor. Bu tür davaları ayrı bir kategori olarak değerlendiriyoruz. Ayrıca dönem dönem siyasi tutsaklara ilişkin tutum ve özellikle sayılarda değişimler olduğunun farkındayız. Şu anda kesin olarak 218 siyasi mahkûmdan bahsedebiliriz. Bunlardan 153 Kırım Tatarı. Ayrıca, İşgale karşı farklı yöntemlerle direniş gösteren ve tutuklu bulunan kişi sayısının 400 olduğu bilgisi de var. "RUSYA SİYASİ TUTSAKLARA, 'SİZİ ÇOKTAN UNUTTULAR, KİMSENİN UMRUNDA DEĞİLSİNİZ' DİYOR" Siyasi mahkûmların ve aile bireylerinin desteklenmesine ve korunmasına ilişkin Ukrayna’da ayrı bir mevzuat olduğunu kaydeden Kurışko, ayrıca Özgür Kırım’a Mektuplar kampanyasından bahsederek, "Siyasi mahkûmların kurtarılmasına ilişkin yürütülen insan hakları savunma faaliyetlerinin önemli bir parçasını Özgür Kırım’a Mektuplar kampanyası oluşturuyor. Rusya Federasyonu siyasi tutsaklara, “Sizi çoktan unuttular, kimsenin umrunda değilsiniz” diyor. Tabii ki bu projenin ana amacı siyasi mahkûmların unutulmadığını göstermek. Onları, hem Ukrayna’da hem de uluslararası boyutta geniş bir kitle destekliyor. Artık siyasi mahkûmlardan cevaplar almaya başladığımızı, bunu da aslında kampanyanın bir başarısı olarak gördüğümü söyleyebilirim. Siyasi mahkûmları ve ailelerini destekleme konusunda, böylesine sembolik bir adım da olsa bunu başarabiliyor olmak bizim için çok kıymetli." diye konuştu. Rusya Federasyonu'nun prensip olarak takaslara Kırımlıları dâhil etmediğinin altını çizen Kurışko, "Bildiğiniz gibi, 2014’ten beri Kırımlı siyasi tutsakların kurtarılması konusu sık sık gündeme geliyor ancak bu kurtarılma hikâyelerinin sayısı maalesef çok az. 2022’den beri bu hikâyelere dair sadece üç örneğimiz var: Büyükelçimiz Nariman Celâl, Leniye Umerova ve Volodıslav Yesepenko." dedi. RUSYA'NIN DİĞER ÜLKELERİ SAVAŞA DÂHİL ETME GİRİŞİMİ Son dönemde uygulanan vatandaşlıktan çıkarma uygulamasının olası sonuçlarını değerlendiren Daimi Temsilci, "Ben bunu aynı zamanda, Rusya Federasyonu’nun diğer ülkeleri de bu savaşa bir nevi dâhil etme girişimi olarak yorumluyorum çünkü üçüncü bir ülkeye, örneğin Özbekistan’a sözde tutuklu birinin sınır dışı edilmesi demek, Özbek makamlarının Rus işgal yönetimi ve mahkemeleri tarafından alınan kararları tanıması ve uygulaması anlamına gelecektir. Bu, sadece Kırım’da işgal ettiği topraklara yönelik faaliyetlerini meşrulaştırma politikasının bir parçası çünkü diğer ülkelerin, Rus işgal makamlarının aldığı kararları tanıması ve uygulaması, Rusya’nın artık bu savaşta izole olmadığı anlamına gelir. Rusya Federasyonu, istese Kırımlı siyasi mahkûmları Ukrayna’ya iade edebilir ama tabii ki bunu yapmıyor. Nedenini de açıklamaya gerek yok sanırım." ifadelerini kullandı. Olha Kurışko, QHA'nın "İşgal altındaki Kırım’da yaşayan Ukrayna vatandaşlarının yaşadığı önemli sorunlardan birisi de resmî evrakların yenilenmesi sürecinde oluyor. İşgal şartlarında yenilenemeyen evraklar için ancak Kırım’dan çıkarak bu işlem gerçekleştirilebiliyor fakat buradaki işlem için 2-3 ayı bulan süreler gerekiyor. Dolayısıyla burada büyük mağduriyetler doğuyor. Bu sorunun çözümüne ilişkin bir adım atılması planlanıyor mu?" sorusunu ise şöyle yanıtladı: Kesinlikle evet. Hâlihazırda mevzuatta bazı değişiklikler yapıldı. Buna göre, ilk pasaportunu kaydettirenler, Ukrayna İçişleri Bakanlığının bir birimi olan servis üzerinden yurt dışında bunu gerçekleştirebiliyor. Bu imkân, 18 yaşını doldurmuş ve henüz pasaportunu çıkarmamış ve Ukrayna doğum belgesine sahip kişileri de kapsayacak şekilde genişletildi. Ukrayna’ya dönüş belgelerinin düzenlenmesi sürecinin daha da iyileştirilmesi lazım. Burada şöyle bir sorunla karşılaşıyoruz: Uzun yıllar işgal altında yaşayan ve yetişkinliğe erişen vatandaşlarımız hakkında, Ukrayna makamlarında yeterli bilgi olmayabiliyor. Burada pasaport düzenlenmesinde sağlanan kolaylıkların, Ukrayna’ya dönüş belgelerinin düzenlenmesinde de benzer şekilde uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Tanıkların dinlenmesi ve uzaktan kimlik tespit ve belirleme süreci gibi mekanizmalar kullanılmalı. Sizin de ifade ettiğiniz bu konuyu, sürekli olarak Dışişleri Bakanlığına bildiriyoruz ve görüşlerimizi sunuyoruz. Aynı zamanda, Türkiye Büyükelçiliğimiz dâhil, yurt dışındaki bütün diplomatik temsilciliklerimiz, işgal altından gelen vatandaşlarımızın belgelerinin hızlı bir şekilde düzenlenmesi konusunda her türlü kolaylığı sağlıyor. "TÜRKİYE'DE KIRIM’IN İŞGALİNİN KABUL EDİLEMEYECEĞİNE DAİR HERKESİN SARSILMAZ BİR İNANCA SAHİP OLDUĞUNU GÖRDÜM" Daimi Temsilci olarak Türkiye’ye ilk kez ziyarette bulunduğunu söyleyen Kurışko, "Burada temaslarda bulunduğum insanların bana sağladığı destek ve gösterdiği dayanışma ruhu için çok mutluyum. Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine herkesin destek verdiğini ve Kırım’ın işgalinin kabul edilemeyeceğine dair herkesin sarsılmaz bir inanca sahip olduğunu gördüm." ifadelerini kullandı. Türkiye programı kapsamında bulunduğu temaslarda ele aldığı konular hususunda ise Olha Kurışko, "Elbette, işgal altında bulunan Kırım hakkında çok fazla konuşuyorum. Rusya Federasyonu’nun işlediği suçları anlatıyorum. Kırım Yarımadası’nı terk etmek zorunda kalmış Kırım Tatarları, Ukraynalılar ve Ukrayna vatandaşlarına verilebilecek desteklerden bahsediyorum. Ülke içerisindeki farklı süreçlerde görev alan farklı kişilerin bizimle bu görüşü paylaştığını ve bir konsolidasyon olduğunu söyleyebilirim. Sadece hâlihazırda devam eden projelere değil, aynı zamanda özellikle Ukrayna’nın yeniden inşası bağlamında yeniden gerçekleştirilebilecek projelere olan ilgi ve özeni de görüyorum." bilgisini paylaştı. UKRAYNA DEVLETİ, KIRIM'DA İŞGAL SONRASI DÖNEME HAZIR Daimi Temsilci son olarak, Kırım'ın işgalden kurtarılması sonrasında Ukrayna'nın yarımadaya yönelik stratejilerini anlatarak şu ifadelere yer verdi: Kırım’ın yeniden inşasına ilişkin artık bazı stratejik konseptler ve belgeler söz konusu. Bunlardan biri, ekonomik yapılanmaya işaret ediyor. Bu noktada Türkiye’nin de ilgisini çekebilecek projeler var. İkinci stratejik belge, Kırım’ın kurtarılmasından sonra bölgedeki Ukrayna yönetiminin nasıl tesis edileceğiyle ilgili. Son belge ise, uzun bir süre boyunca işgal altında, propagandaya maruz kalarak yaşamak zorunda kalan vatandaşlarımızın Ukrayna ve Avrupa gerçekliğine dönmesi ve propagandanın etkilerinden kurtulmasını, özellikle de eğitim ve kültür projelerini içeriyor. Bu programların bir kısmını hâlihazırda zaten yürütmeye başladık. Kırım’ın işgalden kurtarılmasından sonraki süreçteki gelişimine ve refahına ilişkin bütüncül bir yaklaşıma sahip olduğumuzu, bu yaklaşımın da Kırım’ın potansiyelinin en üst seviyede gerçekleştirilmesine odaklı olacağını söyleyebilirim.

Kırım Temsilcisi Kurışko ve Kamu Denetçisi Akarca’dan kritik görüşme: Gündem Kırımlı siyasi tutsaklar Haber

Kırım Temsilcisi Kurışko ve Kamu Denetçisi Akarca’dan kritik görüşme: Gündem Kırımlı siyasi tutsaklar

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimî Temsilcisi Olha Kurışko (Kryshko), Ankara’ya gerçekleştirdiği çalışma ziyareti kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, Rusya tarafından haksız yere alıkonulan Kırımlı siyasi tutsakların durumu ayrıntılı biçimde ele alındı. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliğinden yapılan açıklamaya göre görüşmede Kurışko, özellikle sağlık durumu kritik olan ve acil tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyan siyasi tutuklular hakkında bilgi verdi. Bu bağlamda Kırım Temsilcisi, ağır hasta siyasi tutsak Tofik Abdulgaziyev’in dosyasını, Rus makamların tutsakarın tıbbi yardım alma hakkını sistematik biçimde ihlal etmesine somut bir örnek olarak gündeme taşıdı. SİYASİ TUTSAKLAR İÇİN HAMİLİK PROGRAMI Görüşmede ayrıca, Kırımlı siyasi tutsakların durumuna dikkat çekmek için başlatılan “hamilik programı” (mentorluk programı) hakkında bilgi paylaşan Kurışko, bu programın uluslararası kamuoyunun bireysel davalara olan ilgisini canlı tutmak açısından hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Kurışko, işgal altındaki Kırım’da ortaya çıkan yeni baskı uygulamalarına da dikkat çekti. Özellikle yargı süreçlerine ilişkin bilgilere erişimin kısıtlanmasının, adil ve usulüne uygun yargılanma hakkının açık bir ihlali olduğunu belirtti. SİYASİ TUTSAKLARIN AVUKATLARINA SİSTEMATİK BASKI Toplantıda, siyasi tutsakları savunan avukatlara yönelik artan baskılar da gündeme geldi. Kurışko, avukat ofislerine yapılan baskınlar, lisansların askıya alınması veya iptali gibi uygulamaların, tutsakların hukuki destek ve savunma hakkını fiilen ortadan kaldırdığını ifade etti. Görüşmenin sonunda Olha Kurışko, uluslararası iş birliğinin ve ombudsmanlık kurumlarının insan hakları ihlallerini belgeleme ve işgal mağdurlarını koruma konusundaki rolünün altını çizdi. Taraflar, insan hakları ve insani konularda gelecekte yürütülebilecek ortak çalışmalar üzerine de fikir alışverişinde bulundu.

Kurışko’dan AHBVÜ’ye ziyaret: Kırım Tatar çalışmaları gündemde Haber

Kurışko’dan AHBVÜ’ye ziyaret: Kırım Tatar çalışmaları gündemde

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimî Temsilcisi Olha Kurışko (Kryshko), 28 Ocak 2026 tarihinde Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi (AHBVÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci Bostancı'yı ziyaret etti. Görüşmede Kurışko, Ukrayna ve Türkiye’deki akademik kurumlar arasında iş birliğinin geliştirilmesinin önemine vurgu yaparak, özellikle Ukrayna çalışmaları, Kırım tarihi ve Kırım Tatar halkına yönelik araştırmaların bu iş birliğinin merkezinde yer alması gerektiğini ifade etti. KIRIM TATAR ÇALIŞMALARINA VURGU Daimî Temsilci, Rektör Bostancı’ya Küresel Ukrayna Çalışmaları Koalisyonu hakkında bilgi verdi. Uluslararası bir girişim olan koalisyonun, Ukrayna’nın küresel akademik camiada sistematik biçimde incelenmesini amaçladığını belirten Kurışko, Kırım Tatar çalışmalarının Ukrayna çalışmaları içinde ayrılmaz bir unsur olarak ele alındığını kaydetti. Kurışko, söz konusu girişimin hayata geçirilmesi ve aktif biçimde tanıtılmasının, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın (Volodimir Zelenski) eşi Olena Zelenska’nın Türkiye ziyareti dâhil olmak üzere, Ukrayna’nın eğitim, bilim ve insani diplomasi alanlarındaki istikrarlı devlet politikasının bir parçası olduğunu vurguladı. RUSYA’NIN PROPOGANDA FAALİYETLERİ ELE ALINDI Görüşmede ayrıca, Rusya’nın geçici olarak işgal edilen topraklarda sistematik biçimde uyguladığı propaganda faaliyetlerinin eğitim alanında yarattığı sorunlara dikkat çekildi. Kurışko, Rusya’nın eğitim ve kültürel alanları, tarihi çarpıtmak ve işgali meşrulaştırmak amacıyla, Ukrayna sınırlarının ötesinde dahi bilinçli şekilde kullandığını ifade etti. Taraflar, gelecekteki olası iş birliği alanlarına ilişkin görüş alışverişinde bulunarak, temasların sürdürülmesi konusunda mutabık kaldı.

Kurışko SAM’da Kırım’daki hak ihlallerini anlattı: Kırım Tatarları en çok hedef alınan grup Haber

Kurışko SAM’da Kırım’daki hak ihlallerini anlattı: Kırım Tatarları en çok hedef alınan grup

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, resmî ziyaret kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) yetkilileri bir araya geldi. Görüşmeye Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği temsilcileri de katıldı. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliğinden yapılan açıklamaya göre, toplantıda Kurışko, işgal altındaki Kırım’daki genel duruma ilişkin kapsamlı bir sunum yaparak yarımadada insan haklarının sistematik biçimde ihlal edildiğine dikkat çekti. Rusya’nın işgal altındaki topraklarda yürüttüğü sözde “kamulaştırma” kampanyasıyla özellikle dikkat çeken Kurışko, işgalcilerin özel mülkiyet ve topraklara keyfi olarak el koyduğunu ve bu sürecin hukuksuz bir mülksüzleştirme politikası anlamına geldiğini ifade etti. "KIRIM TATARLARI ANA VATANLARINDA HAKLARINDAN MAHRUM BIRAKILIYOR" Kurışko, Rusya’nın sözde “restorasyon” ve “yeniden inşa” adı altında Ukrayna ve Kırım Tatarlarına ait kültürel mirasın tahrip ettiğini ayrıca işgal yönetiminin politikalarının Kırım’da yaşayan Ukrayna vatandaşlarını ana dillerini öğrenme ve kamusal alanda kullanma hakkından fiilen mahrum bıraktığını anlattı. Kırım Tatarlarının hâlen işgal altındaki Kırım’da en yoğun baskıya maruz kalan grup olduğunu belirten Kurışko, bu durumun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarıyla da teyit edildiğini hatırlattı. Görüşmenin sonunda taraflar, analitik alanda ortak projeler geliştirilmesi ve Stratejik Araştırmalar Merkezinin, Kırım Platformu Uzman Ağı başta olmak üzere, uzman düzeyinde iş birliğine dâhil edilmesi imkânlarını ele aldı.

Kırım Tatar diasporasından Ukrayna’ya tam destek: "Yekvücut hareket ediyoruz" Haber

Kırım Tatar diasporasından Ukrayna’ya tam destek: "Yekvücut hareket ediyoruz"

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, Kırım Derneği Genel Merkezinde 27 Ocak 2025 tarihinde düzenlenen özel toplantıda Kırım Tatar diasporasının önde gelen isimleriyle buluştu. Türkiye’deki Kırım Tatarlarının Rus işgaline karşı sergilediği kararlı duruşun vurgulandığı görüşmede Kurışko; Ukrayna'nın toprak bütünlüğünden ve Kırım’dan asla vazgeçmeyeceğinin altını çizdi. Ziyarette Olha Kurışko'ya Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Denis Zolotarov eşlik ederken, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Namık Kemal Bayar, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Gayana Yüksel ve Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay başta olmak üzere Kırım Derneği Yönetim Kurulu üyelerinin yer aldığı heyet hazır bulundu. BAYAR: DÜNYADAKİ BÜTÜN KIRIM TATARLARININ YEKVÜCUT HAREKET ETMELERİNİ SAĞLADIK Namık Kemal Bayar, konuşmasında Kırım Derneğinin 70 yıllık köklü bir tarihi olduğundan bahsederek, Türkiye’de 110 bin dernek bulunduğunu ve bunların yalnızca 134’ünün "Kamu Yararına Çalışır Dernek" statüsünde olduğunu Kırım Derneğinin de bu dernekler arasında olduğunu ifade etti. Bayar, özellikle 2014’te Kırım'da yaşanan işgal sonrası “Hem Türkiye’de hem dünyadaki bütün Kırım Tatarlarının Rusya’nın Kırım’ı işgaline karşı yekvücut hareket etmelerini sağladık.” diye konuştu. Bayar ayrıca, Donald Trump döne ile bilrlikte ortaya çıkan politik durumun endişeye sebep olduğuna dikkat çekti. "UKRAYNA’NIN KIRIM’DAN VAZGEÇMEMESİNDEN ALDIĞIMIZ GÜÇ İLE MÜCADELEYE DEVAM EDİYORUZ!" Ukrayna’nın Kırım’dan vazgeçmemesinin kendilerini mutlu ettiğini ifade eden Tuncer Kalkay ise, “Ukrayna halkının verdiği mücadelelerin değerini çok iyi biliyoruz. Başarılar diliyor ve geleceğimizi onlarla belirlemeye çalışıyoruz, Ukrayna’dan yana tavır koyduk, Kırım Ukrayna için önemli, Ukrayna’nın vazgeçmemesi bizi mutlu ediyor, biz oradan aldığımız güç ile mücadeleye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. "DÜNYAYA KIRIM TATARCA SESLENİLDİ" Namık Kemal Bayar’ın ABD’deki başkanlık değişimi sonrası ortaya çıkan politik durumun endişeye sebep olduğuna değinmesine cevaben Olha Kurışko, Türkiye’de yaptığı görüşmelerde ortak endişenin müzakere süreci ile ilgili olduğunu ve endişe gerektirecek bir durum olmadığını “Ukrayna, Kırım konusunu en üst düzeyde faaliyetlerde ve platformlarda dile getiriyor.” sözleriyle dile getirdi. Kurışko ayrıca, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ile Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun Kırım Platformu'nda bir araya geldiklerini ve Kırımoğlu’nun dünyaya Kırım Tatarca seslendiğini de vurguladı. Aynı zirvede Kırım Tatar seramik sanatçısı Rüstem Skibin tarafından tasarlanan "Dünya" isimli kalkanın sembol olarak seçilmesini ise, “Rusya tarafından dünyaya yayılan kötülüğe karşı Kırım direnişinin sembolüydü.” olarak ifade etti. Kırım Temsilcisi, “Geçici işgale Kırım’ın verdiği direnişin altını çizmiş olduk.” diye ekledi. "SİYASİ TUTSAKLAR MESELESİ GÜNDEMİMİZDE" Stokholm’de gerçekleşen Kırım Tatar Parlamenterler Zirvesi'nde, Kırım Tatar siyasi mahkumlarının isimlerini dile getirdiğini söyleyen Kurışko, çeşitli mecralarda konunun takipçisi olduklarını belirtti. Öte yandan zirvenin düzenlenmesi için Londra’dan onay geldiğini sözlerine ekledi ve Karadeniz Güvenlik Konferansı’nı da takip edeceklerini kaydetti. Kurışko, “İşgal edilen topraklar hakkında konuşurken bu konu Karadeniz’in güvenliğinden ayrı tutulmamalıdır.” diye ifade etti. "ULUSLARARASI ARENADA KIRIM KONUSUNDAKİ ÇABALARIMIZI SEFERBER EDİYORUZ" Ukrayna’nın işgal altındaki topraklarımız açıklamalarından anlaşılması gerekenin bütün toprakları olduğunu vurgulayan Kurışko, “Biz kendi toprağımız için mücadele veriyoruz, uluslararası arenada Kırım konusundaki çabalarımızı seferber ediyoruz" diye ekledi. Kurışko son olarak, Kırım Tatar diasporasının Ukrayna ve vatandaşlarına olan destekleri için teşekkür etti. Olha Kurışko görüşmenin akabinde dernek binasını gezerek, sergilenen fotoğrafları inceledi.

Konya'daki Kırım Tatar genç aktivistler, Kırım Temsilcisi Kurışko ile bir araya geldi: Kırım’daki hak ihlalleri masaya yatırıldı Haber

Konya'daki Kırım Tatar genç aktivistler, Kırım Temsilcisi Kurışko ile bir araya geldi: Kırım’daki hak ihlalleri masaya yatırıldı

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, 27 Ocak 2026 tarihinde Konya’da yaşayan Kırım Tatar genç aktivistler ile Karataylı Hukukçular Derneğinin temsilcilerinden oluşan bir heyetle buluştu. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliğinde gerçekleşen görüşmede Büyükelçi Nariman Celâl, Büyükelçilik Kültür Temsilcisi Anife Kurtseitova da yer aldı. Ziyareti gerçekleştiren heyette ise Hamza Çorabatır, İlyas Er ve Sevgi Akgül; Karataylı Hukukçular Derneğini temsilen Av. Fikret Sonsoy, Av. Furkan Karakaya ve Av. Abdullah Kaya hazır bulundu. GÜNDEM: KIRIM VE KIRIM TATARLARI Olha Kurışko, görüşmede yaptığı konuşmada Kırım’da yaşanan insan hakları ihlalleri, siyasi mahkûmların geçirmiş oldukları yargı süreçleri ile Kırım’daki kültürel mirasın Rusya tarafından yok edilmesi konularını ele aldı. Kırım’da yaşanan hak ihlalleri ile Kırım’ın hukuki statüsüne ilişkin yapılabilecek çalışmalar üzerine istişarelerde bulunulan programın sonunda Hamza Çorabatır toplantıda hazır bulunan heyeti temsilen Olha Kurışko için özel hazırlanmış hediyeyi kendisine takdim etti. Akabinde İlyas Er, "Kırım’dan Konya’ya Göç" isimli akademik çalışmasını Kurışko için imzalayarak kendisine takdim etti. Toplantı sonunda Karataylı Hukukçular Derneğini temsilen ziyarete ilişkin olarak QHA’ya konuşan Av. Furkan Karakaya; "Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko ile son derece verimli ve önemli bir toplantı gerçekleştirdik, Kırım’da yaşanan hak ihlallerinin sona ermesi ve Kırım’ın Ukrayna’ya bağlı özerk devlet statüsünün korunması adına tüm imkanlarımızla hukuki destek vermeye hazırız, bu kapsamda başta barolarımızı, insan hakları üzerine çalışan sivil toplum örgütlerini ve Türk dünyasına gönül veren kıymetli meslektaşlarımı da Kırım’da yaşanan işgal ile hak ihlallerinin son bulması ve bu konuda kamuoyu oluşturmaları için destek vermeleri çağrısında bulunuyorum." dedi.

Ankara'da Kırım diplomasisi: Temsilci Olha Kurışko, Türk Dışişleri ile bir araya geldi Haber

Ankara'da Kırım diplomasisi: Temsilci Olha Kurışko, Türk Dışişleri ile bir araya geldi

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, 26 Ocak 2026 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi A. Berris Ekinci ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Kırım’daki siyasi baskılar, kültürel mirasın tahribi ve Rusya’nın "gölge filosunun" Karadeniz güvenliğine yönelik tehditleri ele alındı. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilciliği tarafından ziyarete ilişkin olarak yapılan yazılı açıklamada, görüşmeye ayrıca Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl ile Büyükelçilik temsilcilerinin katıldığı aktarıldı. Kurışko, görüşmede Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verdiği kararlı destek, Kırım’ın yasa dışı işgalinin tanınmamasına yönelik tutumu ve Kırım Platformu zirvelerine farklı düzeylerde katılımından dolayı teşekkür etti. Toplantıda, işgal altındaki Kırım Yarımadası’ndaki mevcut durum hakkında bilgi veren Kurışko, Rusya tarafından yürütülen siyasi baskılar, artan baskı politikaları ve özellikle Kırım Tatar halkına yönelik sistematik insan hakları ihlallerine dikkat çekti. Görüşmede ayrıca, işgalci yönetimin kültürel mirasın tahrip edilmesine yönelik politikaları ile Kırım’ın yoğun askerîleştirilmesinin hem yarımadanın ekolojisi hem de Karadeniz havzası üzerindeki olumsuz etkileri ele alındı. Taraflar, Rusya Federasyonu’nun “gölge filosu” olarak adlandırılan yasa dışı deniz faaliyetlerinin, Azak-Karadeniz bölgesindeki tüm ülkeler için oluşturduğu tehditleri de değerlendirdi. Görüşmenin sonunda Olha Kurışko, Ukrayna ile Türkiye arasındaki iş birliğinin sürdürülmesinin önemine vurgu yaparak, adil ve kalıcı bir barışın diplomatik yollarla sağlanması ve Kırım dâhil olmak üzere Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün yeniden tesis edilmesi için ortak çabaların devam etmesi gerektiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.