SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Olha Kurışko

QHA - Kırım Haber Ajansı - Olha Kurışko haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Olha Kurışko haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Berris Ekinci, Kırım Temsilciliğini ziyaret etti Haber

Dışişleri Bakan Yardımcısı Berris Ekinci, Kırım Temsilciliğini ziyaret etti

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Ayşe Berris Ekinci, Ukrayna'nın başkenti Kıyiv’e gerçekleştirdiği çalışma ziyareti çerçevesinde Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko ile bir araya geldi. 15 Mayıs’ta gerçekleşen üst düzey görüşmede, Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Kırım Daimi Temsilci Yardımcısı Olha Kurışko, Bakan Yardımcısı Berris Ekinci’ye 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümü vesilesiyle Ukrayna genelinde yürütülen anma etkinlikleri hakkında detaylı bilgi verdi. Kurışko ayrıca, Temsilcilik binasında açılan ve 1944 Sürgünü'nün boyutlarını gözler önüne seren özel sergiyi Bakan Yardımcısı Ekinci ile birlikte inceledi. Kırım Tatarlarının sürgün yollarındaki mücadelesini, vatan hasretini ve uğradıkları zulmü yansıtan kişisel eşyalar, aile yadigarları ve tarihi arşiv belgelerinin yer aldığı sergi büyük ilgi gördü. Görüşmede iki ülke arasındaki Kırım mesaisinin kesintisiz sürdüğü vurgulandı. Temsilcilikten yapılan açıklamada, Olha Kurışko’nun Ocak 2026’da Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmî çalışma ziyareti hatırlatılarak, tarafların o dönemde de Rus işgali altındaki Kırım Yarımadası’nda yaşanan hak ihlalleri ve güvenlik durumunu masaya yatırdıkları kaydedildi. Kırım Temsilciliği açıklamasında, "Ukrayna'nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdikleri tutarlı, sarsılmaz desteklerden dolayı Türk tarafına ve Temsilciliğimizi bizzat ziyaret ederek dayanışma sergileyen Dışişleri Bakan Yardımcısı Sayın Berris Ekinci'ye yürekten teşekkür ederiz." ifadelerine yer verildi.

İsveç’te Kırım Tatar çalışmaları için uluslararası iş birliği memorandumuna imza atıldı Haber

İsveç’te Kırım Tatar çalışmaları için uluslararası iş birliği memorandumuna imza atıldı

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimî Temsilcisi Olha Kurışko, İsveç’teki Lund Üniversitesi ile Kırım Tatar çalışmaları alanında iş birliği “Küresel Ukrayna Çalışmaları Koalisyonu” girişimi memorandumuna imza attı. Belgenin, uluslararası akademik çevrelerde Kırım Tatar çalışmaları alanındaki iş birliğini geliştirmeyi ve bu alandaki akademik girişimleri desteklemeyi amaçladığı belirtildi. “TARİHÎ GERÇEĞİN YENİDEN TESİSİ İÇİN ÖNEMLİ ADIM” Konuya ilişkin açıklama yapan Kurışko, söz konusu anlaşmanın Kırım Tatar halkının tarihi ve kültürüne dair uluslararası farkındalığın artırılması açısından önemli olduğunu vurguladı. Kurışko, “Bu, tarihî gerçeğin yeniden tesis edilmesi ve uluslararası akademik topluluğun Kırım Tatar yerli halkının tarihi ile kültürü konusunda bilinçlendirilmesi adına atılmış bir adımdır.” ifadelerini kullandı. Temsilcilik, yurt dışındaki Kırım Tatar çalışmalarının geliştirilmesinin; Kırım, Kırım Tatar halkı ve Ukrayna bağlamına ilişkin bilgilerin uluslararası akademik çevrelerde daha geniş şekilde yayılmasına katkı sağlayacağını kaydetti. DAHA ÖNCE TÜRKİYE’DE DE MEMORANDUM İMZALANMIŞTI Bunun yanında, Ocak ayında 2026 tarihinde Kurışko ile Anadolu Üniversitesi Rektörü Yusuf Adıgüzel arasında da Kırım Tatar çalışmalarının geliştirilmesine yönelik bir memorandum imzalanmıştı. Öte yandan, Ocak 2025 sonunda Kıyiv-Mohılyanska Akademisi bünyesinde “Kırım Platformu” girişimi kapsamında Birinci Kış Okulu Kırım Tatar Çalışmaları programı başlatılmıştı. Program kapsamında Kırım tarihi, Kırım Tatar dili ve edebiyatı ile yarımadanın işgalinin ekonomik ve çevresel sonuçlarına ilişkin disiplinlerarası dersler düzenleniyor. Ayrıca, 14 Ocak 2025 tarihinde Kıyiv’de “Küresel Ukrayna Çalışmaları Koalisyonu” girişimi çerçevesinde iş birliği memorandumunun imzalandığı bildirildi. Girişimin, dünyanın önde gelen üniversitelerinde Ukrayna ve Kırım Tatar çalışmalarını yaygınlaştırmayı hedeflediği ifade edildi.

NATO Temsilcileriyle Kırım görüşmesi: İşgal altındaki kadınların direnişi ve hak ihlalleri masaya yatırıldı Haber

NATO Temsilcileriyle Kırım görüşmesi: İşgal altındaki kadınların direnişi ve hak ihlalleri masaya yatırıldı

NATO Genel Sekreteri Kadın, Barış ve Güvenlik Özel Temsilcisi Irene Fellin, işgal altındaki Kırım'da kadınların maruz kaldığı hak ihlallerini yerinde incelemek üzere Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliğini ziyaret etti. Görüşmede, siyasi tutsak kadınların hikayeleri ve işgal yönetiminin baskı araçları ele alındı. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliği tarafından yapılan açıklamaya göre, 24 Nisan tarihinde gerçekleşen üst düzey ziyarette, NATO heyetine Kırım'daki siyasi yargılamalar ve kadınların maruz kaldığı baskılar hakkında kapsamlı bilgi verildi. Görüşmenin odak noktasını, işgale boyun eğmedikleri için özgürlüklerinden mahrum bırakılan kadınların hikayeleri oluşturdu. Toplantıda, İrına Danılovıç, Esma Nimetulayeva, Halina Dovhopola, Diana Gavrılyuk ve diğer kadınların maruz kaldıkları hak ihlallerine dikkat çekildi. Temsilcilik yetkilileri, bu isimlerin buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu, sessiz kalmak yerine direnişi seçen pek çok kadının ağır bedeller ödediğini ifade etti. İŞGALİN DİJİTAL KEPÇESİ: “MAX” UYGULAMASI VE ERİŞİM ENGELİ Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, NATO temsilcilerine Rusya'nın işgal altındaki bölgelerde kurduğu "dijital izolasyon" sistemini de anlattı. Ukrayna kontrolündeki bölgelerle iletişimi kesmek amacıyla halka dayatılan "MAX" adlı uygulama ve popüler mesajlaşma servisleri ile VPN hizmetlerine yönelik sistematik engellemeler toplantıda detaylandırıldı. Bu yöntemlerle işgalci idarenin, halkın bilgiye erişimini ve dış dünya ile bağını tamamen koparmayı amaçladığı kaydedildi. LENİYE UMEROVA RUS ESARETİNDE GÖRDÜĞÜ BASKILARI ANLATTI Toplantıya bizzat katılan ve 1,5 yılı aşkın süreyi Rus esaretinde kalan Kırım Tatarı Leniye Umerova, NATO heyetine yaşadıklarını birinci ağızdan aktardı. 2022 yılında hasta babasını ziyaret etmek için yola çıktığında Gürcistan sınırında Rus güçleri tarafından haksız yere alıkonularak uydurma "casusluk" suçlamalarıyla karşı karşıya kalan Umerova, esaret süresince Rus pasaportu alması için tehdit edildiğini ancak bunu reddettiğini aktardı. Eylül 2024'te esir takasıyla Ukrayna'ya dönmeyi başaran Umerova, kendisi özgürlüğüne kavuşsa da hala siyasi gerekçelerle Rus zindanlarında tutulan diğer mahkûmların durumuna dikkat çekerek uluslararası toplumun bu konuda daha somut adımlar atması gerektiğini vurguladı.

NATO Karargahı'nda kritik Kırım oturumu: Ukrayna "Rus işgal modelini" ifşa etti Haber

NATO Karargahı'nda kritik Kırım oturumu: Ukrayna "Rus işgal modelini" ifşa etti

NATO Karargahı'nda 9 Nisan'da düzenlenen Ukrayna-NATO Konseyi Siyasi Komite toplantısında, işgal altındaki Kırım'daki güvenlik, insani ve hukuki durum kapsamlı bir şekilde ele alındı. Toplantıda Ukrayna, Rusya'nın hibrit saldırganlık yöntemlerini içeren stratejik bir rapor sundu. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko ve Kırım Platformu Destek Birimi Başkanı Nelya Grınışın’ın katıldığı oturumda, Ukrayna ekibi tarafından hazırlanan bir rapor sunuldu. Rapor, Ukrayna'nın Rus hibrit saldırganlığına karşı koyma deneyimini sistemleştirerek, egemenliklerini korumak isteyen devletler için pratik tavsiyeler sunuyor. Raporu sunan Olha Kurışko, Rusya'nın işgal stratejisini şu sözlerle özetledi: Rusya, Ukrayna'da hibrit saldırganlığın tam döngüsünü uyguladı; hazırlık aşamasındaki bilgi ve ekonomi operasyonlarından, geniş bölgelerin işgal edilmesine ve bu bölgelerin nüfus dahil yeni yerleri işgal etmek için kullanılmasına kadar. Kırım, Rusya'nın 2014'ten bu yana test ettiği ve daha sonra diğer bölgelere yaydığı işgal modelinin test sahası oldu. KIRIM’DAKİ MEVCUT DURUM: ASKERİLEŞTİRME VE BASKI Toplantıda Kırım'daki güncel duruma dair çarpıcı detaylar paylaşıldı. Kurişko'nun sunumunda; yarımadanın topyekûn askerileştirilmesine, çocukların ve gençlerin ideolojik telkinlere maruz bırakılmasına, insan hakları ihlallerine, yerli Kırım Tatar halkına yönelik zulümlere ve kültürel mirasın işgalciler tarafından kasıtlı olarak tahrip edilmesine dikkat çekildi. Ukrayna heyeti, sadece mevcut sorunları değil, Kırım’ın işgalden kurtarılmasından sonrası için hazırlanan stratejik kararları ve yeniden entegrasyon politikalarını da ortaklara aktardı. Ayrıca uluslararası ortaklara Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne verdikleri kararlı destek için teşekkür etti.

Kırım Temsilciliği ile ABD Helsinki Komisyonu arasında kritik görüşme: İşgal altındaki ihlaller ele alındı Haber

Kırım Temsilciliği ile ABD Helsinki Komisyonu arasında kritik görüşme: İşgal altındaki ihlaller ele alındı

Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, ABD Helsinki Komisyonu (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Komisyonu) heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede, işgal altındaki yarımadada artan hak ihlalleri, mülklere el konulması ve çocukların kaçırılması gibi kritik konular ele alındı. Başkent Kıyiv’deki Kırım Temsilciliği Ofisinde 20 Mart tarihinde gerçekleşen görüşmeye ABD Helsinki Komisyonu kıdemli danışmanları Shannon Simrell ve Bakhtiyar Nishanov katıldı. Toplantıda, Rusya'nın Kırım'ı sadece askerî bir üs olarak değil, aynı zamanda sivil halk üzerinde baskı kurmak ve yasa dışı faaliyetlerini yürütmek için bir merkez olarak kullandığı vurgulandı. KIRIM’DAKİ SİSTEMATİK İHLALLER Heyete yarımadadaki güncel durum hakkında detaylı bilgi veren Kırım Temsilcisi Kurışko, Ukrayna vatandaşlarına ait mülklerin "kamulaştırma" adı altında gasp edildiğini, gençlerin hukuksuz bir şekilde Rus ordusuna askere alındığını ve bilgi alanının tamamen kontrol altında tutulduğunu belirtti. Ayrıca işgalcilerin eğitim alanını askerileştirilmesine ve Kırım'ı, Ukraynalı çocukların yasa dışı nakli ve sınır dışı edilmesi için bir lojistik merkez olarak kullanmasına dikkat çekti. PARÇALANAN AİLELER VE DİNİ HAKLARIN İHLALİ Görüşmede insan hakları ihlallerinin insani boyutunu çarpıcı örneklerle dile getiren Olha Kurışko, mart ayı itibarıyla 159'u Kırım Tatarı olmak üzere toplam 286 kişinin siyasi kovuşturmaya maruz kaldığını açıkladı. Bu baskıların bir örneği olarak, düzmece bir dava çerçevesinde mahkûm edilen Kırım Tatarı Remzi Nimetullayev ve 2025 yılında gözaltına alınan eşi Esma Nimetullayeva'nın durumu paylaşıldı. Beş çocuk sahibi olan çiftin alıkonulmasıyla çocukların hem annesiz hem de babasız bırakıldığına dikkat çekildi. Ramazan Bayramı vesilesiyle dini özgürlüklerin kısıtlanmasına da değinen Kurışko, cezaevlerindeki siyasi mahkûmlara oruç ibadetine uygun yemek verilmediğini, ibadetlerin engellendiğini ve dini hakların sistematik olarak ihlal edildiğini belirtti. KIRIMOĞLU: BASKILARIN YÜZDE 70 KIRIM TATARLARINA YÖNELİK Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya’nın Kırım Tatar ve Ukrayna kitaplarını yasakladığını, ev baskınları ve keyfi gözaltıların sürdüğünü ifade etti. Kırımoğlu, yarımadada uydurma gerekçelerle gerçekleştirilen gözaltıların yaklaşık yüzde 70'inin doğrudan Kırım Tatarlarını hedef aldığını vurguladı. Toplantının sonunda, Kırım Platformu kapsamında bu yıl Londra'da düzenlenecek Parlamento Zirvesi ve küresel güney ülkelerini (Afrika, Asya, Latin Amerika) bir araya getiren "Crimea Global" konferansı kapsamında planlanan etkinlikleri hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu.

Kıyiv’de Kırım’ın işgali öncesini anlatan belgesel tanıtıldı Haber

Kıyiv’de Kırım’ın işgali öncesini anlatan belgesel tanıtıldı

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de, The Kyiv Independent tarafından hazırlanan “Kırım: Savaştan Önceki Savaş” (Crimea: The War Before the War) adlı belgeselin tanıtımı 20 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirildi. Film, Rusya’nın Kırım’ı işgaline giden sürecin arka planını ve tarihsel gelişimini ele alıyor. İŞGALİN KÖKENLERİ 1991’E DAYANIYOR Belgeselde, Rusya’nın Kırım üzerindeki kontrol girişimlerinin Ukrayna’nın 1991 yılında bağımsızlığını kazanmasının hemen ardından başladığına dikkat çekiliyor. Yapımda, Karadeniz Filosu üzerindeki mücadele, Ukraynalı askerlere yönelik baskılar ve Kırım’da Ukrayna egemenliğini zayıflatmaya yönelik adımlar gibi konulara yer veriliyor. Ayrıca filmde, Rusya’nın ilerleyen yıllarda gerçekleştireceği saldırgan politikalara dair erken işaretlerin de altı çiziliyor. “İŞGAL ANİ DEĞİLDİ” Gösterim sonunda konuşan Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko(Kryshko), işgalin ani bir gelişme olmadığını vurgulayarak, Rusya’nın Kırım’a yönelik planlarını uzun yıllar boyunca sistematik ve aşamalı şekilde hayata geçirdiğini belirtti. KIRIM, DAHA GENİŞ BİR STRATEJİNİN PARÇASI Kurışko, Kırım’daki gelişmelerin Rusya’nın diğer ülkelere yönelik politikalarının da bir örneği olduğunu ifade etti. Rusya’nın attığı adımların yalnızca Ukrayna için değil, diğer ülkeler açısından da tehdit oluşturduğunu kaydetti.

Kırım’daki insan hakları ihlalleri İstanbul’da gündeme taşındı Haber

Kırım’daki insan hakları ihlalleri İstanbul’da gündeme taşındı

Emel Kırım Vakfı tarafından düzenlenen Emel Fikir Kültür Konferansları çerçevesinde İstanbul’da, Rusya’nın Ukrayna ve Kırım’da İnsan Hakları İhlalleri başlıklı etkinlik gerçekleştirildi. Süleymaniye’de bulunan KOCAV Vakfı Erol Güngör Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, Rus işgali altındaki Kırım’da yaşanan ağır insan hakları ihlalleri ele alındı. Konferans açılışında konuşan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, Rusya’nın yüzyıllardır Kırım Tatar halkına yönelik baskı ve zulüm politikaları yürüttüğüne dikkat çekti. Karatay, “Bu savaşı Ukrayna kazanmalı. Kırım Rus işgali altında kalırsa Kırım Tatar halkının geleceği çok karanlık olur. Bunu millî liderimiz Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu da söyledi. Bundan dolayı tüm gücümüzle bu savaşta Ukrayna’nın yanındayız.” dedi. Etkinlikte konuşan Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy ise, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da ve diğer Ukrayna topraklarında işlediği suçların uluslararası kamuoyuna anlatılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Nedilskıy, “Bugün burada, Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan Kırım Tatarlarına ve Ukraynalılara yönelik baskıları konuşmak için toplandık. İşgalciler halkımıza korkunç suçlar işliyor. Askerlerimiz cephede topraklarımızı ve bağımsızlığımızı savunurken, biz siviller de kendi cephemizde bu savaş suçlarını dünyaya anlatmak zorundayız. Dünya gerçekleri bilmeli.” ifadelerini kullandı. Nedilskıy ayrıca Türkiye’ye, Ukrayna’ya verdiği kararlı destek nedeniyle teşekkür etti. Konferansın konuşmacısı Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, Kırım Temsilciliğinin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi. Kurışko, işgal altındaki Kırım’da yaşanan ihlallerin kayıt altına alınmasının büyük zorluklarla yürütüldüğünü belirterek şunları kaydetti: Rus işgal güçleri halkı sindirmek amacıyla sistematik baskı uyguluyor. Bu nedenle birçok aile yaşanan ihlalleri anlatmaya korkuyor. Siyasi tutsakların kesin sayısını bilmiyoruz; ancak sayılarının 200’ü aştığını ve büyük çoğunluğunun Kırım Tatarı olduğunu biliyoruz. 2022’den sonra ise özellikle gençlere ve kadınlara yönelik baskı ciddi biçimde arttı. Konferans sırasında katılımcılara siyasi tutsakların resimleri dağıtıldı. Kurışko, genç siyasi tutsaklar Appaz Kurtamet ve Bogdan Ziza’nın yaşadıklarına dikkat çekerek, işgal güçlerinin gençleri hedef alan baskı politikalarını anlattı. Ayrıca, birkaç ay önce dört Kırım Tatar kadınının düzmece suçlamalarla alıkonulduğunu hatırlattı. Siyasi tutsakların çok kötü şartlarda alıkonulduğunu, hasta olanlara tıbbi bakım sağlanmadığını belirten Kurişko, 3 siyasi tutsağın tıbbi bakım eksikliği nedeniyle Rus esaretinde yaşamını yitirdiğini aktardı. Rus işgal yönetiminin, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın anılmasına dahi izin vermediğini vurgulayan Kurışko, siyasi tutsakların yasa dışı şekilde Kırım’dan binlerce kilometre uzaklıkta bulunan Rus cezaevlerine sevk edildiğini ve aileleriyle, avukatlarıyla görüşme haklarından mahrum bırakıldığını söyledi. Kurışko, “Rusya sivil esirleri Ukrayna’ya iade etmek istemediği için Kırımlı siyasi tutsaklar da takaslara dâhil edilmiyor.” ifadelerini kullandı. Ukrayna’nın siyasi tutsakların ailelerine destek verdiğini ve bu konuyu uluslararası gündemde tutmaya çalıştığını belirten Kurışko, “Bazen siyasi tutsaklar konusunda Ukrayna’nın yalnız bırakıldığı hissine kapılıyoruz.” diyerek Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları ve derneklerin bu hikâyelerin duyurulmasında çok önemli bir rol oynayabileceğini belirtti. Kurışko, Rus işgal yönetiminin Kırım Tatarlarına 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı kurbanlarını anmasına izin vermediğini, siyasi tutsakları yasa dışı olarak Kırım’dan uzaktaki Rus cezaevlerine sevk ettiğini böylece onların aileleri ve avukatlarıyla görüşme haklarından mahrum ettiğini anlattı. Ayrıca Rusya’nın sivil esirleri Ukrayna’ya iade etmek istemediğine dikkat çeken Kurışko, “Bundan dolayı maalesef Kırımlı siyasi tutsaklar da iade edilmiyor.” dedi. Etkinliğe Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Kültür Temsilcisi Anife Kurtseitova, KTMM Üyesi Abmecit Süleymanov, Sürgündeki İçkerya Çeçen Cumhuriyeti Türkiye ve Ortadoğu Ülkeleri Genel Temsilcisi Abdulhakim Şaptukayev, Kırım Derneği İstanbul Anadolu Yakası Şubesi Başkanı Şebnem Sözen, Türk Dünyası Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Halit Kanak, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Gezer, Gazeteci Güngör Yavuzaslan, TÜRKSİD, Kırım Derneği Kocaeli Şubesi, Sakarya Kırım Türkleri Derneği, Azerbaycan Derneği, İyi Parti, Bağımsızlık Partisi, Anahtar Parti ve Zafer Partisi temsilcileri katıldı.

Kırım Temsilcisi Kurışko: Kırım’da dil, kültür ve din hedef alınıyor Haber

Kırım Temsilcisi Kurışko: Kırım’da dil, kültür ve din hedef alınıyor

Mustafa KOÇYEGİT QHA Ankara Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimî Temsilcisi Olha Kurışko, Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği özel röportajda Rus işgali altındaki Kırım ve Kırım Tatarlarının güncel durumuna ilişkin olarak soruları yanıtladı. KURIŞKO: AİHM'İN KIRIM KARARI UKRAYNA'NIN ELİNİ GÜÇLENDİRİYOR Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından 20 Ocak 2026 tarihinde “Bekirov ve diğerleri Rusya’ya karşı” başlıklı davada alınan kararı değerlendiren Daimî Temsilcisi Olha Kurışko, "Öncelikle, böylesine gerekli bir kararın 12 yıl sonra alınmış olması üzücü olsa da, Kırım'ın ve yarımada halkının haklarını savunma konusunda Ukrayna'nın elini güçlendirdiğini söyleyebilirim." dedi. AİHM'in Kırım'a ilişkin birkaç kararı olduğunu dile getiren Olha Kurışko, bu kararların uluslararası savunuculuk ile hukuki meşruiyet açısından son derece kıymetli olduğunu vurgulayarak, "Aslında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Rusya Federasyonu'nun işgal altında bulunan Kırım'da işlediği sayısız suçu da teyit ediyor ve gözler önüne seriyor. Aynı zamanda Rusya’nın 2014 yılından itibaren işlediği suçlardan sıyrılamayacağı anlamına geliyor." ifadelerini kullandı. Bu karar ile birlikte, Rusya'nın işgal altında tuttuğu topraklardaki faaliyetlerinin hukuksuz olduğunun tescil edildiğini belirten Kurışko, "Hukuksuz faaliyetler, hukuka aykırılık sonucunu doğurur. Dolayısıyla özellikle tutuklama ve cezaların da hukuka aykırı olduğu ve bu insanların bir an önce serbest bırakılması gerektiği anlamına gelmektedir. Aynı zamanda bireysel açıdan baktığımızda da hakları ihlal edilen ve hukuka aykırı bir şekilde tutuklanan vatandaşlarımızın bireysel olarak haklarının tazmini için başvuruda bulunmasının yolunu açıyor. Tabii bu durumu zorlaştıran faktörlerden biri Rusya’nın hâlihazırda birçok uluslararası anlaşmayı terk etmiş olması. Malumunuz Rusya, tek taraflı olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden ayrıldığını bildirmiş ve kararı uygulamayacağını ifade etmiştir." değerlendirmesinde bulundu. Kurışko bu nedenle uluslararası hukuk çevrelerinin ve uluslararası toplumun, Rusya’yı işlediği suçlardan ötürü sorumlu tutacak yeni mekanizmalar geliştirmesi gerektiğini kaydetti. "RUSYA, KIRIM'DA DİL, KÜLTÜR VE DİNİ TOPLUCA HEDEF ALIYOR" Kurışko, AİHM kararıyla geçici olarak işgal altındaki Kırım’da yaşayan gruplar arasında en fazla baskıya maruz kalan topluluğun Kırım Tatarları olduğunun teyit edildiğini belirtti. Rusya’nın yalnızca Kırım Tatar kimliğini değil, Ukrayna kimliğini bir bütün olarak hedef aldığını söyleyen Kurışko, bu baskının sistematik bir politika hâline geldiğini ifade etti. 2014’ten itibaren Ukrayna dili, edebiyatı ve tarihinin eğitim programlarından çıkarıldığını belirten Kurışko, Kırım Tatar diline verilen sözde desteğin haftada bir saatle sınırlı kaldığını ve yabancı dil statüsünde ele alındığını söyledi. Kurışko değerlendirmesine şöyle devam etti. Elbette bu uygulama, Kırım Tatar dilinin öğrenilmesi ve kullanılması konusunu tehdit altına almaktadır. Bununla birlikte elbette kültürel kimlik ve aidiyet, dille sınırlı bir kavram değil. Örneğin kültürel miraslar da bu konunun bir parçasıdır. Örneğin Hansaray, işgalin başlangıcından beri sözde restorasyon bahanesiyle tamamen kapatılmıştır. Camilerde ve cami avlularındaki aramalar ile zorla tutuklamaları örnek verebiliriz. Özellikle işgal yönetimiyle iş birliğini reddeden camilere yönelik baskılar söz konusu. Bu nedenle açık bir şekilde söyleyebiliriz ki, bu Rusya Federasyonu aslında kültürel üç ana bileşeni; dil, kültür ve dini hedef alıyor. KIRIM'DAKİ DEMOGRAFİK DEĞİŞİM BOYUTU Kırım’dan ülke içinde yerinden edilen Ukrayna vatandaşlarının sayısının 57 bin olduğunu açıklayan Kurışko, Rusya Federasyonu’nun 2014’ten bu yana Kırım’a 800 bin ile 1 milyon arasında Rus vatandaşı yerleştirdiğine dair veriler bulunduğunu aktardı. Savaşın seyrine bağlı olarak Kırım’a yerleştirilen Rus vatandaşlarının yarımadayı terk etmeye başladığını, bunun da Kırım’da yasa dışı bulunduklarının farkında olduklarını gösterdiğini ifade eden Kurışko, şöyle konuştu: Kırım'a yerleştirilen bu insanlar aslında içten içe Kırım’da, Ukrayna topraklarında yasa dışı bir şekilde bulunduklarının da bilincindeler. Devam eden tam kapsamlı savaşın dinamikleri, Ukrayna'nın Kırım'da daha fazla askerî operasyon gerçekleştirmeye izin verdiği dönemlerde; Kırım'a yerleşen Rus vatandaşlarının Rusya Federasyonu topraklarına geri dönüşüne yönelik bir akım olduğunu gözlemlemiştik. Bu da aslında Kırım’da olmamaları gerektiğinin bilincinde olduklarını teyit etmektir. Yine bu tezimi destekleyecek şekilde, Kırım'daki gayrimenkul pazarı dinamiklerindeki değişimler de örnek verilebilir. Aynı dönemde evlerin fiyatları düşerken ev seçeneklerinin ve tekliflerin sayısı oldukça artmıştı. Bu da aslında Kırım'ı terk edişlerinden kaynaklanıyordu. Bu nedenle hem kurumumuzun hem de bir bütün olarak devletimizin stratejik hedeflerinden biri, Kırım'ı terk etmek zorunda kalan vatandaşlarımızın desteklenmesi ve stratejik açıdan Kırım’da işgalden sonraki yeniden inşa sürecine şimdiden hazırlanmak. RUSYA'NIN MİLİTARİZASYON POLİTİKALARI KIRIM'LA SINIRLI DEĞİL Rusya'nın çok sayıda çeşitli sözde gençlik programlarına devasa kaynaklar harcadığını söyleyen Daimî Temsilci, "Tam kapsamlı işgal girişiminin ardından Rusya Federasyonu yetkilileri her bir okulda askeri kadet sınıfları açtı. Geçtiğimiz sene okul programlarına “önemli şeyler hakkında” diye bir ders eklediler. Bu derslere sözde askeri operasyondan dönen askerleri veya hâlâ savaşmaya devam eden askerleri çağırıyorlar. Yani küçük çocuklara askerler bir şeyler anlatıyor. Militarizasyonun boyutunu anlamak için güzel bir gösterge. Bu sorun aslında sadece Ukrayna'yı tehdit eden bir durum değil. Uluslararası partnerlerimiz, komşularımız için de sıkıntılı bir durum. Söz konusu eğitim, aynı zamanda şu anlama geliyor ki, Rusya Federasyonu bu savaşı hiç bitirme niyetinde değil. Tam tersi gelecekte de savaş kabiliyetini sürdürmek için genç bir ordu yetiştirmeye çalışıyor." dedi. Ukrayna olarak işgal altındaki gençliğe yönelik birçok destek programı uyguladıklarını dile getiren Olha Kurışko, Rusya'nın militarizasyon politikalarının Kırım'la sınırlı olmadığını ve diğer işgal altındaki bölgeleri de kapsadığını belirtti. KIRIMLI SİYASİ TUTSAKLAR Kırımlı siyasi tutsaklar hususunda, bu konuda faaliyet gösteren hükûmet dışı kuruluşlarla ve siyasi tutsakların aile bireyleriyle çalışan kurumlarla irtibat halinde olduklarını belirten Daimî Temsilci, şu ifadeleri kullandı: İşgal altında bulunan topraklarda açık erişimde bulunan bütün kaynakları tarıyoruz, izliyoruz. Partnerlerimizle birlikte hâlihazırda siyasi tutsakların sayısına ilişkin raporlama üzerinde çalışıyoruz. Bu raporu yılda iki kere güncelliyoruz. Ama diğer taraftan Rusya Federasyonu'nun baskı politikalarını sürekli olarak çeşitlendirdiğinin de farkındayız. Mesela “Incommunicado” isimli davalar var. Bu şu demek oluyor, Rus makamları istediğinde bir insanı alıkoyabilir; ve bu durumda tutuklanma nedeni ile kişisel bilgileri dâhil asla hiçbir bilgiyi paylaşmıyor. Davanın somut özelliklerine ilişkin bilgiyi 6 ay sonra ancak elde edebiliyoruz. Yani bu süreçte tutuklanan mahkûm hapishaneye gönderilmiş oluyor. Bu tür davaları ayrı bir kategori olarak değerlendiriyoruz. Ayrıca dönem dönem siyasi tutsaklara ilişkin tutum ve özellikle sayılarda değişimler olduğunun farkındayız. Şu anda kesin olarak 218 siyasi mahkûmdan bahsedebiliriz. Bunlardan 153 Kırım Tatarı. Ayrıca, İşgale karşı farklı yöntemlerle direniş gösteren ve tutuklu bulunan kişi sayısının 400 olduğu bilgisi de var. "RUSYA SİYASİ TUTSAKLARA, 'SİZİ ÇOKTAN UNUTTULAR, KİMSENİN UMRUNDA DEĞİLSİNİZ' DİYOR" Siyasi mahkûmların ve aile bireylerinin desteklenmesine ve korunmasına ilişkin Ukrayna’da ayrı bir mevzuat olduğunu kaydeden Kurışko, ayrıca Özgür Kırım’a Mektuplar kampanyasından bahsederek, "Siyasi mahkûmların kurtarılmasına ilişkin yürütülen insan hakları savunma faaliyetlerinin önemli bir parçasını Özgür Kırım’a Mektuplar kampanyası oluşturuyor. Rusya Federasyonu siyasi tutsaklara, “Sizi çoktan unuttular, kimsenin umrunda değilsiniz” diyor. Tabii ki bu projenin ana amacı siyasi mahkûmların unutulmadığını göstermek. Onları, hem Ukrayna’da hem de uluslararası boyutta geniş bir kitle destekliyor. Artık siyasi mahkûmlardan cevaplar almaya başladığımızı, bunu da aslında kampanyanın bir başarısı olarak gördüğümü söyleyebilirim. Siyasi mahkûmları ve ailelerini destekleme konusunda, böylesine sembolik bir adım da olsa bunu başarabiliyor olmak bizim için çok kıymetli." diye konuştu. Rusya Federasyonu'nun prensip olarak takaslara Kırımlıları dâhil etmediğinin altını çizen Kurışko, "Bildiğiniz gibi, 2014’ten beri Kırımlı siyasi tutsakların kurtarılması konusu sık sık gündeme geliyor ancak bu kurtarılma hikâyelerinin sayısı maalesef çok az. 2022’den beri bu hikâyelere dair sadece üç örneğimiz var: Büyükelçimiz Nariman Celâl, Leniye Umerova ve Volodıslav Yesepenko." dedi. RUSYA'NIN DİĞER ÜLKELERİ SAVAŞA DÂHİL ETME GİRİŞİMİ Son dönemde uygulanan vatandaşlıktan çıkarma uygulamasının olası sonuçlarını değerlendiren Daimi Temsilci, "Ben bunu aynı zamanda, Rusya Federasyonu’nun diğer ülkeleri de bu savaşa bir nevi dâhil etme girişimi olarak yorumluyorum çünkü üçüncü bir ülkeye, örneğin Özbekistan’a sözde tutuklu birinin sınır dışı edilmesi demek, Özbek makamlarının Rus işgal yönetimi ve mahkemeleri tarafından alınan kararları tanıması ve uygulaması anlamına gelecektir. Bu, sadece Kırım’da işgal ettiği topraklara yönelik faaliyetlerini meşrulaştırma politikasının bir parçası çünkü diğer ülkelerin, Rus işgal makamlarının aldığı kararları tanıması ve uygulaması, Rusya’nın artık bu savaşta izole olmadığı anlamına gelir. Rusya Federasyonu, istese Kırımlı siyasi mahkûmları Ukrayna’ya iade edebilir ama tabii ki bunu yapmıyor. Nedenini de açıklamaya gerek yok sanırım." ifadelerini kullandı. Olha Kurışko, QHA'nın "İşgal altındaki Kırım’da yaşayan Ukrayna vatandaşlarının yaşadığı önemli sorunlardan birisi de resmî evrakların yenilenmesi sürecinde oluyor. İşgal şartlarında yenilenemeyen evraklar için ancak Kırım’dan çıkarak bu işlem gerçekleştirilebiliyor fakat buradaki işlem için 2-3 ayı bulan süreler gerekiyor. Dolayısıyla burada büyük mağduriyetler doğuyor. Bu sorunun çözümüne ilişkin bir adım atılması planlanıyor mu?" sorusunu ise şöyle yanıtladı: Kesinlikle evet. Hâlihazırda mevzuatta bazı değişiklikler yapıldı. Buna göre, ilk pasaportunu kaydettirenler, Ukrayna İçişleri Bakanlığının bir birimi olan servis üzerinden yurt dışında bunu gerçekleştirebiliyor. Bu imkân, 18 yaşını doldurmuş ve henüz pasaportunu çıkarmamış ve Ukrayna doğum belgesine sahip kişileri de kapsayacak şekilde genişletildi. Ukrayna’ya dönüş belgelerinin düzenlenmesi sürecinin daha da iyileştirilmesi lazım. Burada şöyle bir sorunla karşılaşıyoruz: Uzun yıllar işgal altında yaşayan ve yetişkinliğe erişen vatandaşlarımız hakkında, Ukrayna makamlarında yeterli bilgi olmayabiliyor. Burada pasaport düzenlenmesinde sağlanan kolaylıkların, Ukrayna’ya dönüş belgelerinin düzenlenmesinde de benzer şekilde uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Tanıkların dinlenmesi ve uzaktan kimlik tespit ve belirleme süreci gibi mekanizmalar kullanılmalı. Sizin de ifade ettiğiniz bu konuyu, sürekli olarak Dışişleri Bakanlığına bildiriyoruz ve görüşlerimizi sunuyoruz. Aynı zamanda, Türkiye Büyükelçiliğimiz dâhil, yurt dışındaki bütün diplomatik temsilciliklerimiz, işgal altından gelen vatandaşlarımızın belgelerinin hızlı bir şekilde düzenlenmesi konusunda her türlü kolaylığı sağlıyor. "TÜRKİYE'DE KIRIM’IN İŞGALİNİN KABUL EDİLEMEYECEĞİNE DAİR HERKESİN SARSILMAZ BİR İNANCA SAHİP OLDUĞUNU GÖRDÜM" Daimi Temsilci olarak Türkiye’ye ilk kez ziyarette bulunduğunu söyleyen Kurışko, "Burada temaslarda bulunduğum insanların bana sağladığı destek ve gösterdiği dayanışma ruhu için çok mutluyum. Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine herkesin destek verdiğini ve Kırım’ın işgalinin kabul edilemeyeceğine dair herkesin sarsılmaz bir inanca sahip olduğunu gördüm." ifadelerini kullandı. Türkiye programı kapsamında bulunduğu temaslarda ele aldığı konular hususunda ise Olha Kurışko, "Elbette, işgal altında bulunan Kırım hakkında çok fazla konuşuyorum. Rusya Federasyonu’nun işlediği suçları anlatıyorum. Kırım Yarımadası’nı terk etmek zorunda kalmış Kırım Tatarları, Ukraynalılar ve Ukrayna vatandaşlarına verilebilecek desteklerden bahsediyorum. Ülke içerisindeki farklı süreçlerde görev alan farklı kişilerin bizimle bu görüşü paylaştığını ve bir konsolidasyon olduğunu söyleyebilirim. Sadece hâlihazırda devam eden projelere değil, aynı zamanda özellikle Ukrayna’nın yeniden inşası bağlamında yeniden gerçekleştirilebilecek projelere olan ilgi ve özeni de görüyorum." bilgisini paylaştı. UKRAYNA DEVLETİ, KIRIM'DA İŞGAL SONRASI DÖNEME HAZIR Daimi Temsilci son olarak, Kırım'ın işgalden kurtarılması sonrasında Ukrayna'nın yarımadaya yönelik stratejilerini anlatarak şu ifadelere yer verdi: Kırım’ın yeniden inşasına ilişkin artık bazı stratejik konseptler ve belgeler söz konusu. Bunlardan biri, ekonomik yapılanmaya işaret ediyor. Bu noktada Türkiye’nin de ilgisini çekebilecek projeler var. İkinci stratejik belge, Kırım’ın kurtarılmasından sonra bölgedeki Ukrayna yönetiminin nasıl tesis edileceğiyle ilgili. Son belge ise, uzun bir süre boyunca işgal altında, propagandaya maruz kalarak yaşamak zorunda kalan vatandaşlarımızın Ukrayna ve Avrupa gerçekliğine dönmesi ve propagandanın etkilerinden kurtulmasını, özellikle de eğitim ve kültür projelerini içeriyor. Bu programların bir kısmını hâlihazırda zaten yürütmeye başladık. Kırım’ın işgalden kurtarılmasından sonraki süreçteki gelişimine ve refahına ilişkin bütüncül bir yaklaşıma sahip olduğumuzu, bu yaklaşımın da Kırım’ın potansiyelinin en üst seviyede gerçekleştirilmesine odaklı olacağını söyleyebilirim.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.