SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Refat Çubarov

QHA - Kırım Haber Ajansı - Refat Çubarov haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Refat Çubarov haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya, Kırım'da alıkoyduğu aileyi sözde "vatana ihanet" suçuyla itham etti! Haber

Rusya, Kırım'da alıkoyduğu aileyi sözde "vatana ihanet" suçuyla itham etti!

Rusya’nın 2014 yılından beri işgali altında tuttuğu Kırım’da Kırım Tatarları başta olmak üzere ağır baskıya ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Kırımlılar, düzmece davalar kapsamında Rusya’nın Kırım’daki baskı rejimini sürdürmek amacıyla sıklıkla başvurduğu sözde “vatana ihanet” suçlaması kapsamında itham edilerek alıkonuluyor. KARDEŞLER, KIRIM’IN 2014’TEKİ İŞGALİNDEN ÖNCE YARIMADA’YA YERLEŞMİŞTİ Kırım’da bir hukuksuzluğa daha imza atan Rusya’nın Ukrayna adına casusluk yaptığını iddia ettiği Ukraynalı Valentın Malyar ve Tetyana Behey (Malyar) kardeşleri, Tetyana Malyar’ın iki çocuğuyla birlikte alıkoyduğu ortaya çıktı. İşgal altındaki Kırım’da insan hakları ihlallerini takip eden "Tribunal. Kırım Bölümü" (Tribunal. Krymskiy Epizod) isimli inisiyatifin resmî sosyal medya hesabından yayımlanan açıklamaya göre kardeşlerin Kezlev (Yevpatoriya) kenti yakınlarındaki Terekli Konrat (Moloçnoye) köyünde yaşadıkları ve işgalden önce yarımadaya yerleştiği belirtildi. TETYANA MALYAR, SÖZDE “PATLAYICI MADDE BULUNDURMA” SUÇUYLA İTHAM EDİLDİ Kardeşler hakkındaki bilgilere alıkonulmalarından bir buçuk yıl sonra ulaşıldığı ve 2025 yılının sonbaharından beri sözde “şüpheli” olarak kabul edilmeleri ise dikkat çekti. Öte yandan, sözde “patlayıcı madde bulundurma” suçuyla itham edilen Tetyana Malyar hakkında yasa dışı olarak soruşturma açıldı. İnisiyatifin açıklamasında “Yaşı ilerlemiş ve kronik böbrek yetmezliğinden muzdarip bir kadının, ayrıca sözde ‘vatana ihanetle’ itham edilerek neden şu anda “gözaltına” alındığı ise gizemini koruyor.” ifadelerine yer verildi. İŞGALCİ RUSLAR, ALIKOYDUĞU KIRIMLILARA “SUÇ İTİRAFI” İÇİN İŞKENCE UYGULUYOR Ruslar tarafından 2025 yılının 21 Mart’ı 22 Mart’a bağlayan gecesi işgal altındaki Kırım’ın Kezlev kentinde yasa dışı olarak gerçekleştirdiği ev baskınları sırasında 4 kişilik bir aile alıkonulmuştu. Tetyana Malyar, iki çocuğu ve kardeşi Valentın Malyar ile birlikte sözde “vatana ihanet” suçlamasıyla itham edilmişti. Kırım’da yaşanan insan hakları ihlallerini gündeme taşıyan “Suspilne.Krym” haber ajansının 1 Eylül 2026 tarihli haberine göre Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanı Refat Çubarov, resmî sosyal medya hesabından olaya dair 29 Mart’ta paylaşım yapmıştı. Ailenin, Kırım’ın Akmescit (Simferopol) kentinde bulunan 2 No’lu tutukevine hapsedildiğini dile getiren Çubarov, “Bu Rus işgalcilerin bilinen bir taktiğidir: Yasa dışı olarak göz altına aldıkları vatandaşlara ilk birkaç gün içerisinde ‘suçlarını itiraf etmeleri için’ işkence ve psikolojik şiddet uygularlar.” ifadelerini kullanmıştı.

Refat Çubarov: "Bişkek Arena'da Ukrayna bayrağını taşıyan Kırım Tatar sporcular alkışlarla karşılandı, Putin ise izledi" Haber

Refat Çubarov: "Bişkek Arena'da Ukrayna bayrağını taşıyan Kırım Tatar sporcular alkışlarla karşılandı, Putin ise izledi"

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, 31 Ağustos 2026 tarihinde Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki yeni Bişkek Arena Stadyumu'nda düzenlenen 6. Dünya Göçebe Oyunları'nın açılış törenine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Çubarov, açılışın yalnızca spor organizasyonu değil, göçebe uygarlıklarının mirasını öne çıkaran uluslararası bir kültür ve siyaset olayı olduğunu vurguladı. "STADYUM UKRAYNA BAYRAĞINI ALKIŞLADI" Törendeki ulusal kafilelerin geçidinde Ukrayna heyetinin durumuna dikkat çeken Çubarov, anlaşılabilir nedenlerle Ukrayna kafilesinin oldukça az sayıda katılımcıdan oluştuğunu belirtti. Ukrayna'yı kuşak güreşi branşında mücadele eden iki genç Kırım Tatar sporcunun temsil ettiğini aktaran Çubarov, sayıca az olmalarına rağmen Ukrayna bayrağı ile yürüyen kafilenin tıklım tıklım dolu stadyum tarafından büyük bir coşku ve alkışla karşılandığını ifade etti. "PUTİN'İN YÜZ İFADESİNİ HAYAL EDEBİLİRİZ” Açılış töreninin Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi için Bişkek'te bulunan ülke liderlerini de bir araya getirdiğini aktaran KTMM Başkanı; Recep Tayyip Erdoğan, İlham Aliyev, Kasım Cömert Tokayev ve Narendra Modi gibi liderlerin tribünlerde yer aldığını belirtti. Çubarov, Ukrayna kafilesine yapılan alkış yağmuru sırasında stadyumda bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in durumunu şu sözlerle dile getirdi: Açılışı ve Ukrayna'ya yönelik bu coşkulu alkışları izleyen Rusya lideri Putin'in yüzünün nasıl nefret dolu bir ifadeyle kasıldığını ancak hayal edebiliriz.

KTMM Başkanı Refat Çubarov: Mladiç geberdi, Putin de geberecek! Haber

KTMM Başkanı Refat Çubarov: Mladiç geberdi, Putin de geberecek!

Bosna Savaşı sırasında işlenen soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından dolayı Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından müebbet hapis cezasına çarptırılan Sırp askerî lider Ratko Mladiç, cezasını çektiği Lahey'deki gözaltı merkezinde 84 yaşında öldü. Gelişmenin ardından sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, "Mladiç geberdi, Putin de geberecek!" başlığıyla bir mesaj paylaştı. KTMM Başkanı, mesajında Mladiç'in Bosna-Hersek'teki savaş sırasında işlenen soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları nedeniyle uluslararası mahkeme tarafından müebbet hapis cezasına çarptırıldığını anımsattı. SREBRENİTSA SOYKIRIMI VE SARAYBOSNA KUŞATMASI Çubarov, paylaşımında Mladiç'in 1995 yılında Srebrenitsa'da 8 binden fazla Boşnak Müslümanın sistematik biçimde öldürülmesinin başlıca sorumlularından biri olduğunu hatırlattı. Çubarov ayrıca, Mladiç'in yaklaşık üç yıl süren Saraybosna Kuşatması'ndan da sorumlu tutulduğunu ve kuşatmada 10 binden fazla sivilin hayatını kaybettiğini ifade etti. Uluslararası mahkmenin 2017 yılında Mladiç hakkındaki suçlamaların çoğunu haklı bularak müebbet hapis cezası verdiğini anımsatan Çubarov, Temyiz Dairesinin bu kararı 2021 yılında nihai olarak onadığını kaydetti. “RUS SAVAŞ SUÇLULARI İÇİN AÇIK BİR HATIRLATMA” Ratko Mladiç'in hazin sonunun Rusya'nın saldırganlığına ve işlediği suçlara emsal teşkil etmesi gerektiğini savunan Çubarov, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: Mladiç’in akıbeti, Putin liderliğindeki binlerce Rus savaş suçlusuna bu dünyada gereksiz yere vakit kaybettiklerini ve Ukrayna ile vatandaşlarına karşı işledikleri suçların cezasız kalmayacağını gösteren açık bir hatırlatmadır.

Çubarov’dan Ukrayna Bağımsızlık günü mesajı: "Bağımsızlık, Kırım’daki varlığımızın güvencesidir" Haber

Çubarov’dan Ukrayna Bağımsızlık günü mesajı: "Bağımsızlık, Kırım’daki varlığımızın güvencesidir"

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna Bağımsızlık Günü vesilesiyle yayımladığı mesajda, Ukrayna’nın bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün Kırım Tatar halkı için taşıdığı hayati öneme dikkat çekti. Çubarov, Ukrayna’nın bağımsızlık mücadelesinin kuşaklar boyu sürdüğünü vurgulayarak şu ifadelere yer verdi: Nesiller boyu uğruna mücadele edilen ve bugün, bağımsız Ukrayna devletini yok etmek, halkını boyunduruk altına almak ve geleceğini özgürce belirleme hakkından mahrum bırakmak amacıyla toprağımıza saldıran Rus saldırganına karşı çetin bir savaşta savunulan Ukrayna'nın bağımsızlığı; Ukrayna ulusunun yüzyıllar boyunca gelişmesini sağlayacak en yüksek kazanımdır. Kırım Tatar halkı için Ukrayna'nın bağımsızlığı; Ukrayna'nın ayrılmaz bir parçası olan öz vatanı Kırım'da varlığını korumasını ve özgürce gelişmesini garanti eden tartışmasız bir değerdir. Kırım Tatarları, Ukrainlerle birlikte son 35 yıldır bu değer uğruna mücadele ediyorlar ve bugün, her milletten ve dinden yurttaşlarıyla omuz omuza, Ukrayna'yı Rus barbarlarından koruyorlar. Kırım Tatar Millî Meclisi adına herkesin Ukrayna Bağımsızlık Günü'nü kutluyoruz! Yaşasın Ukrayna! UKRAYNA BUGÜN 35. BAĞIMSIZLIK GÜNÜ'NÜ KUTLUYOR Ukrayna, 1991 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nden (SSCB) ayrılarak bağımsız, özgür ve egemen bir devlet olarak dünya sahnesine çıktı. Egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak adına Rusya’nın 24 Şubat 2022’de başlattığı topyekûn işgal girişimine karşı kahramanca direnen Ukrayna, bugün bağımsızlığının 35. yıl dönümünü kutluyor. VAR OLMA VE BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ Olası Rus hava saldırıları riski nedeniyle kitlesel kutlamaların kısıtlandığı bu anlamlı günde, milyonlarca Ukraynalı bağımsız bir ülkede yaşamanın gururunu ve sorumluluğunu taşıyor. Ukrayna'nın bağımsızlık mücadelesi, onlarca yıl boyunca komünist rejime karşı duran, sürgünleri ve baskıları göğüsleyen insan hakları savunucuları ile muhaliflerin direniş temelleri üzerinde yükseldi. Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Parlamentosu, 24 Ağustos 1991 tarihinde Ukrayna’nın Bağımsızlık Bildirgesi'ni kabul etti. 1 Aralık 1991’de düzenlenen tarihî referandumda ise Ukrayna halkının yüzde 90’ından fazlası bağımsızlık lehinde oy kullanarak uluslararası toplumca tanınan sınırlar içinde demokratik bir devlet kurma iradesini tescilledi. OTORİTERLİĞE KARŞI HALKIN DİRENİŞİ Bağımsızlığın ardından geçen süreçte, ülkede otoriter yönetimi yeniden tesis etme yönündeki tüm girişimler Ukrayna halkının güçlü direnişiyle karşılaştı. Kasım 2004’teki Turuncu Devrim ve Kasım 2013-Şubat 2014 arasında gerçekleşen Onur Devrimi (Euromeydan), özgürlüğün Ukrayna halkı için vazgeçilmez bir varoluş ilkesi olduğunu kanıtladı. SSCB’nin dağılmasını jeopolitik bir felaket olarak gören Kremlin yönetimi ise bağımsız ve güçlü bir Ukrayna’nın varlığını tehdit olarak değerlendirdi. Onur Devrimi’nin zaferle sonuçlanmasının ardından Rusya, hibrit yöntemlerle Ukrayna’ya karşı geniş çaplı bir konsept başlattı. 2014'TEN TOPYEKÛN İŞGALE Rusya, 2014 yılında Kırım’ı yasa dışı olarak işgal etti ve Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesinde silahlı ayrılıkçı hareketleri kışkırtarak savaşı körükledi. Ardından gelen 8 yıl boyunca işgal ettiği Kırım’ı ve kontrolündeki ayrılıkçı bölgeleri askerîleştiren Kremlin, daha büyük bir işgalin altyapısını hazırladı. 24 Şubat 2022 sabahı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "özel askerî operasyon" ilan etmesiyle Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırısı başladı. Yüzyıllardır Rus emperyalizmine karşı direnen Ukrayna halkı; yaşanan katliamlara, yıkılan şehirlere ve ağır kayıplara rağmen ordusuyla kenetlenerek vatanını savunma azminden bir adım bile geri atmadı. Dört buçuk yıla yaklaşan geniş çaplı işgal karşısında sergilenen bu sarsılmaz direniş, Ukrayna’nın bağımsızlık iradesinin diz çöktürülemeyeceğini bir kez daha tüm dünyaya gösterdi.

Çubarov: Ukrayna bayrağı özgürlük, onur ve bağımsızlığın sembolü Haber

Çubarov: Ukrayna bayrağı özgürlük, onur ve bağımsızlığın sembolü

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna Devlet Bayrak Günü dolayısıyla sosyal medya üzerinden yayımladığı mesajda, Ukrayna bayrağının özgürlük, onur ve bağımsızlığının sembolü olduğunu belirtti. KTMM Başkanı Çubarov, mesajında 23 Ağustos'ta Ukrayna'nın en önemli devlet sembollerinden biri olan bayrağın gurur ve saygıyla anıldığını ifade ederek, “Ukrayna bayrağının renkleri, uçsuz bucaksız barışçıl gökyüzünü ve bereketli Ukrayna topraklarının altın rengini simgeliyor.” dedi. Ukrayna bayrağının “kırılmazlığın, özgürlük arzusunun, onurun ve Ukrayna ulusunun bağımsızlığının sembolü” olduğunu belirten Çubarov, Ukrayna ve Kırım Tatar millî bayraklarının güçlü bir sembolik bağ taşıdığını vurguladı. Çubarov, Kırım Tatar millî bayrağındaki gök mavisi rengin “temiz gökyüzünü, barışı, dürüstlüğü ve düşüncelerin saflığını” simgelediğini belirterek, altın renkli tamganın ise “toprağın zenginliğini ve manevi mirası, nesiller arasındaki sürekliliği ve ulusal geleneklerin sarsılmazlığını” temsil ettiğini kaydederek, “Bugün bu renkler, kardeşliğimizin, ortak tarihî kaderimizin ve kendi topraklarımızda özgürce yaşama yönündeki karşı konulamaz arzumuzun ortak sembolü hâline geldi.” ifadelerini kullandı. "UKRAYNA BAYRAĞI TÜM VATANDAŞLARI BİRLEŞTİRİYOR" Çubarov, Ukrayna bayrağının etnik köken veya dinî inanç ayrımı gözetmeksizin ülkenin tüm vatandaşlarını birleştirdiğini belirtti. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısına da değinen Çubarov, “Rus saldırganına karşı ortak mücadelemizde, bağımsız Ukrayna devletini yok etmeyi, halkını köleleştirmeyi ve kendi geleceğimizi özgürce belirleme hakkımızı elimizden almayı amaçlayan Rusya'ya karşı birleşiyoruz.” dedi. Ayrıca Çubarov, Ukrayna'nın özgürlüğü ve bağımsızlığı için yüzyıllar boyunca mücadele eden tüm nesillerin temsilcilerine teşekkür ederek, ülkenin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve bağımsızlığını savunurken hayatını kaybeden Ukrayna askerlerini anarak, “Ukrayna'nın düşmüş kahramanlarının aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.” ifadelerini kullandı. İŞGAL ALTINDAKİ KIRIM'A DAYANIŞMA MESAJI KTMM Başkanı, Ukrayna Bayrak Günü dolayısıyla Rusya'nın işgali altındaki Kırım ve Rusya tarafından işgal edilen diğer Ukrayna topraklarında yaşayanlara da dayanışma mesajı gönderdi. Başkan Çubarov, işgal yönetimlerinin baskı ve takiplerine rağmen Rus işgalini kabul etmeyen bölge sakinlerinin direnişine dikkati çekerek, “Onların sarsılmazlığı, Ukrayna bayrağının yeniden özgürleştirilen her şehir ve köy üzerinde dalgalanacağı, özgürlüğü, barışı ve adaleti topraklarımıza geri getireceği günü yaklaştırıyor.” dedi. Ukrayna bugün Bayrak Günü’nü kutluyor. Mavi-sarı bayrak, Rusya’nın işgali karşısında yalnızca bir devlet sembolü değil, özgürlük, millî birlik, onur ve direnişin simgesi hâline geldi. Ukrayna’nın mavi ve sarı bayrağı, işgal altındaki tüm topraklarda ve anavatan Kırım'da Tarak… pic.twitter.com/bYypv4xhD9 — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) August 23, 2026 UKRAYNA BAYRAK GÜNÜ Ukrayna’da her yıl 23 Ağustos tarihinde Devlet Bayrak Günü kutlanıyor. Ukrayna devletinin yüzyıllara dayanan tarihini anmak ve devlet sembollerine yönelik saygıyı teşvik etmek amacıyla dönemin Ukrayna Cumhurbaşkanı Leonid Kuçma, 23 Ağustos 2004 tarihinde Ukrayna Bayrak Günü’nün ilan edilmesine dair bir karar imzaladı. Ardından ülkede her sene Ukrayna Bayrak Günü kutlanmaya başladı. Bayrakta üstteki mavi şerit gökyüzünü (barışı), alttaki sarı şerit ise buğday tarlalarını (refahı) simgeliyor. Sarı-mavi bayrak SSCB döneminde milliyetçilik simgesi olarak görülerek yasaklanmıştı. Ancak bağımsızlık kazanıldıktan sonra Ukrayna Parlamentosunun 28 Ocak 1992 tarihli kararı ile sarı-mavi bayrak devlet bayrağı olarak kabul edilmişti. Ukrayna Bayrak Günü, Rusya’nın başlattığı topyekûn işgal saldırısının gölgesinde kaydediliyor. Bugün Ukrayna bayrağı, Ukrayna halkının mücadelesinin ve yenilmezliğinin, ulusal birliğin, onurun ve haysiyetin bir sembolü hâline geldi. Rus işgali altında yaşayan Ukrayna vatandaşları ise Ukrayna bayrağının şehirlerinde ve köylerinde yeniden özgürce dalgalanacağı anı sabırsızlıkla bekliyor.

KTMM Başkanı Çubarov: “Ukrayna, Kırım’dan asla vazgeçmeyecek” Haber

KTMM Başkanı Çubarov: “Ukrayna, Kırım’dan asla vazgeçmeyecek”

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, İtalya merkezli L’Europeista dergisine verdiği röportajda Kırım’ın geleceği, Kırım Tatarlarının yaşadığı baskılar ve Rusya’nın yarımadadaki politikaları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Çubarov, Ukrayna’nın Kırım’dan vazgeçmeyeceğini belirterek, Kırım’ın Ukrayna’nın güvenliği açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Çubarov, Rusya’nın Kırım’ın tarihini kendi anlatısına göre yeniden şekillendirmeye çalıştığını bildirdi. Kırım’ın tarih boyunca Alanlar, Sarmatlar, Kimmerler, Gotlar, Hunlar ve Peçenekler gibi farklı halklara ev sahipliği yaptığını belirten Çubarov, Kırım Tatarlarının ise yüzyıllar boyunca yarımadanın ve çevresinin kültürel kimliğinin oluşmasında önemli rol oynadığını ifade etti. “KIRIM TATARLARI RUSYA İÇİN HER ZAMAN SORUN OLDU” Çubarov, Rusya'nın 1783 yılında, Rusya'nın II. Katerina döneminde Kırım'ı işgal ettiğini hatırlattı. Çubarov, Kırım Tatarlarının varlığının Rusya'nın tarih anlatısıyla çeliştiğini ve bu nedenle topluluğun tarih boyunca çeşitli baskı ve sürgünlere maruz kaldığını ifade etti. Kırım Savaşı'nın ardından Rus İmparatorluğu'nun Kırım Tatarlarını Fransa, İngiltere, Osmanlı İmparatorluğu ve Sardinya Krallığı'ndan oluşan koalisyona yardım etmekle suçladığını belirten Çubarov, sonraki dört yıl içinde yaklaşık 200 bin Kırım Tatarının başka bölgelere yerleşmeye zorlandığını söyledi. Çubarov, yaklaşık 90 yıl sonra Stalin döneminde ise Kırım Tatarlarının tamamının sürgün edildiğini ve halkın yaklaşık yarım yüzyıl boyunca sürgünde yaşadığını ifade etti. Sovyet yönetimi döneminde Kırım'daki sokak, anıt ve yapıların isimlerinin değiştirilerek Kırım Tatarlarının kültürel izlerinin silinmeye çalışıldığını söyledi. Kırım Tatarlarının Kırım'a dönüşünün ancak Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından mümkün olduğunu belirten Çubarov, 2014 yılında Rusya'nın Kırım'ı işgal etmesiyle baskıların yeniden başladığını söyledi. “RUSYA BİZİ KENDİ ANLATISINA ENGEL OLARAK GÖRÜYOR” Çubarov, Kırım Tatarlarının Rusya'nın Kırım'a ilişkin tarihsel anlatısını sorgulayan önemli bir unsur olduğunu bildirdi. Kırım'da bugün Ukrayna karşıtı söylemlerin güçlü olduğunu belirten Çubarov, Rusya'nın tarihsel anlatıyı kendi siyasi amaçları doğrultusunda kullandığını belirtti. Sovyetler Birliği döneminden günümüze kadar "düşmanlaştırma" siyasetinin Rus yönetimlerinin temel araçlarından biri olduğunu vurgulayan Çubarov, Nazi ve faşist suçlamalarının da bu söylemin bir parçası olarak kullanıldığını söyledi. Çubarov, bu yöntemin geçmişte Kırım Tatarlarının 1944 Sürgünü ve Soykırımı'nı meşrulaştırmak, günümüzde ise Ukrayna'ya yönelik savaşı gerekçelendirmek için kullanıldığını vurguladı. KIRIM TATARLARI 2014'TE RUSYA'NIN İŞGALİNİ REDDETTİ Çubarov, Kırım Tatar toplumu ile Meclis'in 2014 yılında Rusya'nın Kırım'ın işgaline destek verme talebini başından itibaren reddettiğini belirtti. Rusya'nın uluslararası hukuku ve Ukrayna'nın egemenliğini açıkça ihlal ettiğini hatırlatan Çubarov, Kırım Tatarlarının bu nedenle işgali meşru kabul etmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Çubarov ayrıca Rusya'nın farklı halkları zaman içinde "Ruslaştırma" ve kimliklerini bastırma politikalarıyla dönüştürdüğünü söyledi. Çubarov, Kırım Tatarlarının da böyle bir sürecin hedefi hâline gelmekten endişe ettiğini belirtti. Bu durumu anlatırken bir Kırım Tatarının kendisine söylediği, "Evinize zorla giren, duvarlarınızı ve kapılarınızı yıkan, insanlarını öldüren ve yine de dostunuz olduğunu söyleyen birine elinizi vermeyin." sözünü aktardı. "KIRIM TATARLARI KIRIM'DAN AYRILMAYA ZORLANIYOR" Çubarov, Rusya'nın 2014'te Kırım'ı işgal etmesinin ardından Kırım Tatarları ile bölgedeki Rus makamları arasındaki ilişkilerin giderek daha da gerildiğini söyledi. Çubarov, işgal öncesinde Kırım'da yaklaşık 300 bin Kırım Tatarının yaşadığını ve bunların yaklaşık altıda birinin sonraki yıllarda yarımadayı terk etmek zorunda kaldığını belirtti. Kırım'ın büyük bir askerî üsse dönüştürüldüğünü vurgulayan Çubarov, Rus makamlarının sadakatinden şüphe ettiği halklara yönelik baskının arttığını bildirdi. Kırım Tatarlarının baskı gördüğünü, bazı kişilerin hapsedildiğini, bazılarının ise bölgeden ayrılmaya zorlandığını ifade etti. “KIRIM DEMOKRATİK BİR UKRAYNA'NIN PARÇASI OLMALI” Çubarov, Kırım Tatarlarının geleceğini demokratik bir Ukrayna içinde gördüklerini söyledi. Ukrayna'nın Kırım'dan vazgeçmesinin söz konusu olamayacağını belirten Çubarov, bunun yalnızca Kırım Tatarlarının haklarının korunması açısından değil, Ukrayna'nın ekonomik ve askerî güvenliği açısından da gerekli olduğunu vurguladı. Çubarov, Avrupa ve uluslararası toplumun toprak tavizlerini desteklememesi gerektiğini ifade ederek, böyle bir anlaşmanın uluslararası hukuk yerine "güç kullanma hakkının" hâkim olduğu bir düzen yaratacağını söyledi. Kırım Tatarlarının Sovyetler Birliği döneminde haklarının yeniden kazanılması için yaklaşık 50 yıl mücadele ettiğini hatırlatan Çubarov, Rusya'nın işgal ettiği toprakların pazarlık konusu yapılmasına karşı olduklarını bildirdi. Çubarov, savaş sırasında toprak tavizleri verilmesi ihtimalini tamamen dışlamadığını ancak böyle bir gelişmenin ciddi sonuçlar doğuracağını belirtti. 2014 yılında Kırım'ın Rusya'ya bırakılmasının bazı çevrelerce savaşın önlenmesi için bir seçenek olarak görüldüğünü, ancak 2022'de başlayan geniş çaplı savaşın küçük tavizlerin saldırganı daha büyük taleplere yöneltebileceğini gösterdiğini vurguladı. BATI'YA GÜVENLİK MESAJI Çubarov, Batılı liderlerin yalnızca Ukrayna ve Kırım Tatarlarının güvenliğini değil, kendi toplumlarının güvenliğini de dikkate alması gerektiğini söyledi. Kırım'ın Ukrayna için stratejik önem taşıdığını vurgulayan Çubarov, Batı'nın Ukrayna'ya destek vermesi gerektiğini söyleyerek, “Ukrayna Kırım’dan asla vazgeçmeyecek” mesajını yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.