SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Refat Çubarov

QHA - Kırım Haber Ajansı - Refat Çubarov haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Refat Çubarov haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

1944 Sürgünü için Ukrayna Parlamentosunda anlamlı sergi: "Dün Cezalandırılmadı, Bugün Tekrarlanıyor" Haber

1944 Sürgünü için Ukrayna Parlamentosunda anlamlı sergi: "Dün Cezalandırılmadı, Bugün Tekrarlanıyor"

Ukrayna Parlamentosunda (Verhovna Rada), Sovyet rejiminin en karanlık suçlarından biri olan 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nı konu alan "Dün Cezalandırılmadı; Bugün Tekrarlanıyor" başlıklı sergi açıldı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından, Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) desteğiyle hazırlanan sergi, Ukraynalı sanatçı Andriy Yermolenko tarafından hayata geçirildi. Sergi; Kırım'ın işgalden kurtarılması, insan hakları ve Ukrayna'nın yerli halklarının haklarının korunması uğruna verilen 12 yıllık mücadeleyi konu alan 17 posterden oluşuyor. Serginin açılışı, Ukrayna Parlamentosu Başkanı Ruslan Stefançuk tarafından gerçekleştirildi. Açılış törenine; Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, KTMM Başkanı Refat Çubarov, KTMM Üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev ve Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov katıldı. Sergi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü bir soykırım suçu olarak hatırlatmanın ötesinde, Sovyet rejiminin suçları ile Rusya Federasyonu'nun günümüzde Kırım Tatar ve Ukrayna halkına yönelik politikaları arasında paralellikler kurmayı amaçlıyor. Ukrayna Parlamentosu Başkanı Stefançuk yaptığı açılış konuşmasında, Kırım Tatar halkının sürgün edilmesinin, Rusya’nın işlediği suçlar karşısında uzun yıllardır süregelen cezasızlığının bir başka kanıtı olduğunu vurgulayarak, “Cezalandırılmayan kötülük tekerrür eder, cezalandırılmayan kötülük geri döner. Bugün görevimiz; hem parlamento düzeyinde hem de uluslararası toplum düzeyinde bu kötülüğün cezalandırılmasını sağlamak için gereken her şeyi yapmaktır.” ifadelerini kullandı. KTMM Başkanı Çubarov ise, "Bu sergi sadece 1944 trajedisini hatırlatmakla kalmıyor, aynı zamanda cezalandırılmayan kötülüğün geri dönme eğiliminde olduğunun da bir kanıtı niteliğini taşıyor. Sergi, geçmiş ile günümüz arasındaki bağa ve layıkıyla mahkum edilmeyen suçların tekerrür edebileceğine dikkat çekiyor." şeklinde konuştu. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Bariyev, serginin Ukrayna Parlamentosunda düzenlenmesinin özel bir anlam taşıdığını vurguladı. Kırım Tatar halkının sürgününü bir "soykırım eylemi" olarak tanıyan ilk kurumun 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu olduğunu hatırlatan Bariyev, Rusya'nın 2014 yılındaki Kırım'ın işgalinin, aynı soykırımcı politikanın bir devamı olduğunun altını çizdi. Bariyev, “Bu bizim için sadece geçmişle ilgili bir mesele değil. Bu; adalet, tarihi hafıza ve gelecek meselesidir. Güçlerimizi birleştirdiğimiz, dünyayı bilgilendirdiğimiz ve mücadele ettiğimiz sürece adaleti, Kırım'ın işgalden kurtarılmasını ve Ukrayna'nın zaferini yakınlaştırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

KTMM, 18 Mayıs anma etkinlikleri için çevrim içi koordinasyon toplantısı düzenliyor Haber

KTMM, 18 Mayıs anma etkinlikleri için çevrim içi koordinasyon toplantısı düzenliyor

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM), 18 Mayıs Kırım Tatar Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü vesilesiyle dünya genelindeki Kırım Tatar sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiriyor. 14 Mayıs’ta düzenlenecek çevrim içi koordinasyon toplantısında, anma etkinliklerinin son hazırlıkları ele alınacak. KTMM Başkanı Refat Çubarov, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, her yıl 18 Mayıs Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü öncesinde geleneksel olarak düzenlenen koordinasyon toplantısının bu yılki detaylarını paylaştı. Toplantı; Ukrayna, Türkiye, Romanya ve Litvanya başta olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki Kırım Tatar diasporasını ve sivil toplum kuruluşlarını ortak bir platformda buluşturacak. TOPLANTI GÜNDEMİ VE KATILIM BİLGİLERİ 14 Mayıs 2026 tarihinde, Kıyiv saatiyle 20.00'de gerçekleştirilecek olan çevrimiçi toplantıda; Ukrayna dışındaki Kırım Tatar sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenecek anma programları hakkında bilgi paylaşımı yapılacak, KTMM ve Ukrayna'daki yerel Kırım Tatar kuruluşlarının gerçekleştireceği etkinlikler hakkında bilgi verilecek. Çubarov, KTMM üyeleri, Kırım Tatar STK temsilcileri ve millî hareket aktivistlerini toplantıya katılmaya davet etti. Toplantıya katılmak isteyenlerin 14 Mayıs 2026 saat 17:00’ye kadar aşağıdaki bağlantı üzerinden kayıt yaptırmaları gerekiyor: https://forms.gle/JSo9hjsBFKr3k4t9A ANMA ETKİNLİKLERDE GÖRSEL KİMLİK VE LOGO KULLANIMI KTMM Başkanı, 18 Mayıs Kırım Tatar Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü kapsamında düzenlenecek tüm etkinliklerde görsel bir bütünlük sağlanması amacıyla, farklı dillerde hazırlanmış olan tek tip görsellerin kullanılmasını tavsiye etti. Anma etkinliklerinde kullanılacak tasarımlara ve logo varyasyonlarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşılabilir Google Drive Bağlantısı

KTMM Başkanı Çubarov’dan "Ukrayna Kahramanı" ünvanına layık görülen Kırım Tatar askere kutlama Haber

KTMM Başkanı Çubarov’dan "Ukrayna Kahramanı" ünvanına layık görülen Kırım Tatar askere kutlama

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, savaş meydanında gösterdiği üstün cesaret ve fedakârlık nedeniyle ülkenin en yüksek onur payesi olan "Ukrayna Kahramanı" ünvanına ve "Altın Yıldız" nişanına layık görülen Kırım Tatar asker Alim Abduramanov’u tebrik etti. Kasım 2022'de ağır yaralanarak uzvunu kaybeden ancak pes etmeyerek proteziyle silah arkadaşlarının yanına dönen Abduramanov, sarsılmaz iradesiyle vatan savunmasının simgelerinden biri oldu. REFAT ÇUBAROV’DAN GURUR DOLU MESAJ KTMM Başkanı Refat Çubarov, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, genç askerin savaş meydanındaki duruşunu ve ağır yaralanmadan sonra cepheye geri dönme kararlılığını vurguladı. Alim Abduramanov’un başarısını tebrik ederken, layık görüldüğü bu yüksek onurun bir savaşçı olarak onun tüm özelliklerini tam anlamıyla yansıttığını belirten Çubarov, Kırım Tatar halkı adına duyduğu gururu şu sözlerle ifade etti: Ukrayna Cumhurbaşkanının kararnamesinde cesur Ukrayna askeri, Kırım Tatarı Alim Abduramanov’u niteleyen her kelime, içeriğiyle tamamen örtüşmektedir. Kırım Tatar Milli Meclisi ve şahsım adına, en yüksek devlet ödülü olan 'Ukrayna Kahramanı' ünvanına ve 'Altın Yıldız' nişanına layık görülen yiğit savaşçımız Alim Abduramanov’u en içten dileklerimle kutluyorum. İŞGALDEN KAÇARAK YENİDEN CEPHEYE KATILDI Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy tarafından 5 Mayıs 2026 tarihinde imzalanan kararname ile en yüksek devlet nişanıyla onurlandırılan Alim Abduramanov, savaşın başından bu yana sürdürdüğü kararlı duruşuyla tanınıyor. 25 Ağustos 1994 tarihinde Herson bölgesindeki Novotroyitske kasabasında doğan Abduramanov, vatan savunmasına yabancı bir isim değil; 2015 yılında da Donetsk bölgesindeki Terörle Mücadele Operasyonu'na (ATO) katılarak askeri tecrübe kazanmıştı. Rusya'nın 24 Şubat 2022'de başlattığı geniş çaplı işgal girişimi sırasında yaşadığı Herson bölgesinde işgal altında kalan Abduramanov, işgal altındaki topraklardan çıkmak için Rus kontrol noktalarını büyük bir riskle aşarak Ukrayna kontrolündeki topraklara ulaşmayı başardı. Başlangıçta Zaporijjya'daki 128. Ayrı Dağ Komando Tugayına katılmayı planlasa da rotasını Kıyiv'e çevirerek 95. Ayrı Hava İndirme Saldırı Tugayı saflarında yeniden silah kuşandı. UZVUNU KAYBETMESİNE RAĞMEN GÖREV BAŞINDA Kasım 2022'de Rus güçleriyle girilen şiddetli bir çatışmada ağır yaralanan ve bu yaralanma neticesinde bir uzvunu kaybeden Abduramanov, uzun süren bir tedavi ve rehabilitasyon sürecine tâbi tutuldu. Ancak fiziksel engelini bir eksiklik olarak görmeyen kahraman asker, protez bacakla yürümeye başlar başlamaz aktif göreve dönmek için ısrarcı oldu. Bugün 31 yaşında olan ve bir keşif bölüğünde başçavuş rütbesiyle görevini sürdüren Abduramanov'un bu azmi, hem silah arkadaşlarına bir moral kaynağı sağladı.

Tuğrul Türkeş: Kırım’ı Ukrayna’nın bir parçası olarak görüyoruz Haber

Tuğrul Türkeş: Kırım’ı Ukrayna’nın bir parçası olarak görüyoruz

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Ukrayna Dostluk Grubu Başkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Ankara Milletvekili Yıldırım Tuğrul Türkeş; Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği özel röportajda parlamenter diplomasinin tıkandığı noktaları ve Türkiye’nin Ukrayna'ya yönelik kararlı desteğini anlattı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Kırım’a yönelik ifadelerini "skandal bir taviz" olarak nitelendiren Türkeş, Kırım Tatar siyasi tutsakların durumu ve savaş sonrası yeniden yapılanma süreci hakkında kritik değerlendirmelerde bulundu. TÜRKEŞ, TÜRKİYE-UKRAYNA İLİŞKİLERİNİN GEÇMİŞİNE VURGU YAPTI Türkiye ve Ukrayna parlamentolarının mevcut iş birliği seviyesi ve bu iş birliğinden elde edilen somut çıktılar hususunda Türkeş, iki ülke arasındaki ilişkilerin onlarca yıllık geçmişi olduğunu dile getirerek bu ilişkilerin Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişimiyle beraber inkıtaya uğradığını belirtti. TBMM heyeti olarak Ukrayna-Rusya Savaşı’nın yıl dönümü için Kıyiv'e planlanan son ziyaretin çatışmalar sebebiyle ertelendiğini kaydeden Tuğrul Türkeş, “Ukrayna’dan sağ olsun arkadaşlarımız bu parlamentolar arası dostluk grubundan geliyorlar fakat bizim son bir iki senedir ziyaretimiz mümkün olmadı. Onun da sebebi, uçuşların olmayışı. Moldova veyahut Polonya üzerinden gidilip gelinmesi lazım. En son, savaşın yıl dönümü için gidilecekti fakat o zaman da tekrar çatışmalar vardı, onun için ileriye bıraktık ama bu, irtibatımız olmadığı veyahut beraber çalışmalara katılmadığımız anlamında değil. Hem Ukrayna’dan hem Kırım Tatarlarından dostlarımız, kardeşlerimiz bizi ziyarete geliyorlar. Bizim son bir iki senedir eksiğimiz, biz gidemedik. Onu da ilk fırsatta yapacağız, bunu telafi edeceğiz.” şeklinde konuştu. “ARABULUCULUK İÇİN HER İKİ TARAFLA DA TEMASIN OLMASI LAZIM” Parlamenter diplomasi alanında Rusya ile ortak bir platform bulunmadığını söyleyen Türkeş, “Ben aynı zamanda Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Türk Grubu'nun da heyet başkanıyım. Eskiden Rusya, Avrupa Konseyinde de vardı. Birçok değişik platformda onlarla temas ediyorduk fakat Kırım’ın işgaliyle birlikte bu, Avrupa Konseyinin temel prensiplerine aykırı bir davranış olduğu için Rusya’yı çıkartma kararı aldılar. Rusya da kendisi çıktı, çıkartılmadan ama netice olarak Rusya, Avrupa Konseyinde de temsil edilmiyor.” değerlendirmesinde bulundu. Buna karşın Türkiye’nin hem Kırım Tatar hem de Ukrayna milletvekilleriyle temaslarının sürdüğünü beyan eden Türkeş, “Arabuluculuk için her iki tarafla da temasın olması lazım ama Rusya ile yok.” dedi. ABD DIŞİŞLERİ BAKANI RUBIO’DAN KIRIM’A YÖNELİK SKANDAL İFADE! Birden fazla arabulucunun olup olmayacağı konusunda ise “Bu bölge dışındaki ülkeler, güçlü ülkeler veyahut Birleşmiş Milletlerde (BM) daha fazla söz sahibi olan ülkeler diyelim, Bunların yaklaşımları mühim. Şimdi Amerika'da bir seçim oldu. Seçimden sonra Trump yönetimi iktidara geldi. Trump yönetimi iktidara geldiğinde Trump'ın atadığı yeni Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rusya ile Ukrayna konusu konuşulurken Kırım'ın işgalinden sonraki tarihleri vererek 'bundan öncesine gitmek mümkün değil' dedi. Şimdi bu büyük bir eksiklik, büyük bir taviz.” ifadelerini kullandı. “KIRIM’I UKRAYNA’NIN PARÇASI OLARAK GÖRÜYORUZ” Batı’yı, Avrupa’yı ve NATO’yu temsil eden ülkelerin Rusya ile birlikte ABD'yi “söz sahibi” olarak gördüğünü belirten Türkeş, “Marco Rubio çıkıp 2014'ten öncesine gitmek mümkün değil, dediğinde o ne demek? Rusya Kırım'ı işgal ettikten sonra geriye kalanını konuşalım, demek. Yani bizim sıkıntılarımız bunlar, yoksa biz hala Türkiye olarak Kırım'ın ilhakını kabul etmiyoruz ve Kırım'ı Ukrayna'nın parçası olarak görüyoruz.” dedi. Türkeş; TBMM'deki genel konsolidasyon üzerine ise AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti başta olmak üzere iktidar ve muhalefet partilerinin çoğunluğunun bu hususta mutabık bir tavır sergilediğini kaydetti. KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLAR MESELESİNİN ULUSLARARASI PLATFORMA TAŞINMASI Kırım Tatar siyasi tutsaklar üzerine ise müzakere ekibinde olmadığını fakat takip ettiği kadarını naklettiğini belirten Türkeş, “Bundan kısa bir süre önce, Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanı Refat Çubarov Bey, sağ olsunlar buraya da teşrif ettiler, burada da konuştuk. Oradaki sorun, Kırım'daki insanlara Rusya, ‘Bu benim vatandaşımdır.’ diyor ve ayrı bir muameleye tâbi tutmuyor. Yani Ukraynalı tutsağın durumu ayrı çünkü o Ukraynalı olduğu için onu konuşabiliyoruz ama Kırım'daki, Kırım Tatarlarından tutsak olan, hapiste olan, gözaltında bulunanlarla ilgili bir müzakere mümkün olmuyor. Onun da uluslararası platformda adının konulup tanımının doğru dürüst yapılması lazım ki, onların da haklarını savunalım veyahut salıverilmeleri için çalışma yapalım.” dedi. “KIRIM TATARLARI UKRAYNA HALKININ BİR PARÇASI” Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) Kırım Tatar halkının tek resmî temsil organı olarak hukuki statü kazanması hususunda ise Türkiye’nin Ukrayna’yı desteklediğini dile getiren Türkeş, “Bizim burada ayrı bir politika üretmemiz teknik olarak mümkün değil. Ukrayna egemen bir ülke, Kırım Tatarları da bu Ukrayna'nın bir parçası, başka birçok grupların olduğu gibi. Onlara şöyle yap, böyle yap demek bizim haddimiz değil. Türkiye'de hiçbir zaman böyle bir fikir vermeye yönelmez ama oradaki onların aldığı kararların tatbikinde, uluslararası arenada duyulmasına, tanıtımına biz gayret sarf ederiz.” dedi. “(KIRIM TATARLARININ) MAĞDURİYETLERİ BİZİ DAHA FAZLA ÜZÜYOR, İLGİLENDİRİYOR” Ukrayna-Türkiye ilişkilerinin gelişmesinde Kırım Tatarlarının rolüne vurgu yapan Türkeş, “Başka birçok ülkeden farklı olarak tabii ki onlar (Kırım Tatarları) bizim soydaşlarımız. Kırım Tatarları, ulu Türk çınarının bir parçasıdır. Onların orada olması, daha da önemlisi onların mağduriyetleri bizi daha fazla üzüyor, daha fazla ilgilendiriyor. Dünyanın başka bir yerindeki bir ülkedeki yaşayanlara göre bu bizim daha fazla dikkatimizi çekiyor. Bir de akrabalıklar var. Yani o ailelerin bir kısmı Türkiye'de; yani ailenin bir kısmı burada, bir kısmı orada. Onun için tabii ki bizim öncelikle ilgi alanımız içinde.” dedi. Türkeş, KTMM Başkanı Refat Çubarov’un Türkiye ziyareti ve kendisiyle gerçekleştirdiği görüşmede ise son gelişmelerin değerlendirildiğini, Kırım Tatar siyasi tutsaklar meselesinin ve güncel konuların masaya yatırıldığını kaydetti. “MUSTAFA AGA HEPİMİZİN BÜYÜĞÜ, SAYGI DUYDUĞU BİR İNSAN” KTMM Başkan Yardımcısı, Ukrayna Milletvekili ve Ukrayna-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Eş Başkanı Ahtem Çiygöz’ün de Türkiye’ye birçok kez ziyarette bulunduğunu kaydeden Türkeş, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu hakkında ise “Mustafa Aga (Kırımoğlu) zaten hepimizin büyüğü, hepimizin saygı duyduğu bir insan; zaman zaman onunla da görüşüyoruz. Fırsat buldukça geliyorlar. Onların gelmesi bizi mutlu ediyor. Biz sahadan sıcak haber alıyoruz onlar sayesinde ve doğru haberi alıyoruz, filtresiz alıyoruz. Bu da konuları değerlendirmekte daha objektif davranmamızı sağlıyor. Yanlış bilgi ile hareket etmiyoruz burada.” şeklinde konuştu. “ARADA BİR TEK KARADENİZ VAR” Bununla birlikte Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin bugünkü seyri hakkında her zaman potansiyel gelişme alanlarının bulunduğunu dile getiren Türkeş, Ukrayna ile savunma sanayinden gıdaya kadar birçok alanda çalışmaların yapıldığını kaydederek Ukrayna’da Türk menşeli şirketlerin, Türkiye ile iş yapan Ukrayna menşeli şirketlerin olduğunu belirtti. Öte yandan Türkeş, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın iş birliklerinde sorunlar yarattığını ve hacimlerde ufalmaya sebep olduğunu ifade ederek savaş sona erdiğinde hem iş birliklerinin hem de çeşitli sektörlerin canlanabileceğini dile getirdi. Ayrıca Türkiye ile Ukrayna’nın coğrafi yakınlığına dikkat çeken Türkeş, “Bir kere arada bir tek Karadeniz var. Coğrafi olarak Ankara'dan uçağa bindiğinizde bir buçuk saati geçmiyor, Kıyiv’e iniyorsunuz veya diğer taraflara da. Türk Havayollarının da Ukrayna Havayollarının da seferleri vardı. Bir günde Ankara'dan 2-3 sefer gidip geliyordu. Bu büyük bir avantaj. Ondan sonra gemi seferleri var, Karadeniz'de kolay hareket ediliyordu ama savaş, şu anda birçok şeyi engelliyor.” dedi. “TÜRKİYE UKRAYNA'NIN İHTİYACI OLAN HER ŞEYİ SAĞLAR” Son olarak Türkeş, Ukrayna’nın yeniden yapılandırılması alanında Türkiye’nin fonksiyonu açısından şu ifadelere yer verdi: Türkiye Ukrayna'nın ihtiyacı olan her şeyi sağlar, yani onların tercihlerine bağlıdır. Tabii ki bütün dünya Ukrayna'nın tekrar toparlanmasını, kalkınmasını arzu eder; onların da yardımları olacaktır ama onun haricinde Türkiye de gereken her şeyde Ukrayna'nın yanında olur.

Çubarov, Rus arkeoloğun serbest kalmasına tepki gösterdi: “Tiksinti ve çaresizlik içindeyim” Haber

Çubarov, Rus arkeoloğun serbest kalmasına tepki gösterdi: “Tiksinti ve çaresizlik içindeyim”

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Polonya ve Belarus arasında gerçekleşen mahkûm takasıyla Kırım’ın kültürel mirasını talan eden Rus arkeolog Aleksandr Butyagin’in serbest bırakılmasını "uluslararası hukukun acziyeti" olarak nitelendirdi. Çubarov, bu tür pazarlıkların terör devletini cesaretlendirdiğini ve Kırımlı siyasi tutsakların özgürlüğünü imkansız kıldığını savundu. Polonya-Belarus sınırında 28 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen "5'e 5"lik takasın ardından bir açıklama yapan Refat Çubarov, sürecin perde arkasındaki diplomatik pazarlıklara dikkat çekti. Serbest kalan Belaruslu aktivist ve gazeteciler adına sevindiğini belirten Çubarov, ancak bu özgürlüğün Ukrayna'ya karşı suç işlemiş kişilerin iadesi pahasına alınmasını eleştirdi. "SALDIRGANIN KURALLARINA UYUM SAĞLANIYOR” Çubarov, Polonya mahkemesinin iade kararına rağmen Butyagin’in takasa dahil edilmesinin uluslararası sistemdeki zafiyeti gösterdiğini belirterek şu ifadelerini kullandı: Bir tiksinti ve çaresizlik duygusundan kurtulamıyorum. Milyonlarca Ukraynalıya her gün tarif edilemez acılar yaşatan savaşı durdurmak için uluslararası baskı araçlarını sertçe kullanmak yerine, dünya pratiğinin giderek saldırgan tarafından dayatılan kurallara adapte olduğunu görmek kahredici. Çubarov ayrıca, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heorhiy Tıkhıy’nın, Polonya mahkemesinin iade kararına rağmen Butyagin’in Ukrayna’ya teslim edilmemesinden duyulan üzüntüyü dile getiren açıklamasına da dikkat çekti. “KIRIM TATARLARININ ELİNDE ‘PAZARLIK KOZU’ YOK” Nisan ayı ortasında Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmi ziyarette Kırım Tatar siyasi tutsakların durumunu en üst düzeyde dile getirdiğini hatırlatan Çubarov, bugün gerçekleşen takasın acı bir gerçeği ortaya koyduğunu belirtti. Rusya’nın sadece kendi gizli servisleri için önem arz eden "pazarlık varlığı" karşılığında masaya oturduğunu belirten Çubarov, Kırım Tatarlarının böyle bir kaynağa sahip olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti: Görüşmelerimin her birine bizim için en sancılı konu olan Kırım Tatar siyasi tutsakların serbest bırakılması ile başladım. Bugün sayıları 350'yi aşan bu kişilerin yarısından fazlası Kırım Tatarı. Çok çocuklu annelerin tutuklanması, genç kızlara yönelik zulümler, ölüme terk edilen ağır hasta mahkumların kaderi gibi en dramatik vakaları anlattım. Muhataplarımla; Kırım Tatarları, etnik Ukraynalılar ve diğer milletlerin temsilcilerinden oluşan bu Ukrayna vatandaşlarının serbest bırakılması için olası yolları ele aldım. Öneriler arasında, serbest bırakılanların aileleriyle birlikte Kırım topraklarını terk edebileceği seçenekler de vardı. Ancak benim sunduğum bu yaklaşımların hiçbirinde, bugünkü takasın gösterdiği gibi, Rus gizli servislerinin çıkarına olan bir 'ticaret' söz konusu değildi. Kırım Tatarlarının elinde böyle bir ‘pazarlık kozu’ yok. Ve maalesef Kırımlı siyasi tutsaklarının serbest bırakılmasını imkansız kılan şey de tam olarak budur. Ama bu böyle devam etmemeli…

Çubarov: Kırım Tatarları için tek çıkış yolu Kırım’ın işgalden kurtarılması Haber

Çubarov: Kırım Tatarları için tek çıkış yolu Kırım’ın işgalden kurtarılması

BM Yerli Halklar Daimi Forumu 25. Oturumu kapsamında gerçekleştirilen yan etkinlikte, işgal altındaki Kırım’da yerli halkların karşı karşıya olduğu ihlaller ele alındı. Toplantı, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM), Ukrayna’nın BM Daimi Temsilciliği ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi iş birliğiyle düzenlendi. Toplantıda, Ukrayna’nın BM Daimi Temsilcisi Andriy Melnık, KTMM Başkanı Refat Çubarov, temsilci yardımcısı Hrıstına Hayovışın, KTMM Üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, Rusya Yerli Halkları Uluslararası Komitesinin temsilcisi Pavel Sulyandziha ve Kırım Tatar Kaynak Merkezinin hukukçusu Lyudmıla Korotkıh konuşmacı olarak yer aldı. “SAVAŞ 2014’TE KIRIM’IN İŞGALİYLE BAŞLADI” Refat Çubarov konuşmasında, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın 2022’de değil, 2014 yılında Kırım’ın işgaliyle başladığını hatırlatarak, yarımadanın 12 yıldır uluslararası hukukun ihlal edildiği kapalı bir bölgeye dönüştüğünü belirtti. Kırım Tatar halkının işgal yönetimi altında “rehin” konumuna düştüğünü ifade eden Çubarov, uluslararası gözlemcilerin bölgeye erişiminin engellenmesinin durumu daha da ağırlaştırdığını söyledi. 1944 SÜRGÜNÜ'NÜN DEVAMI NİTELİĞİNDE Refat Çubarov, Rusya’nın Kırım’daki uygulamalarını 1944 Kırım Tatar Sürgünü politikalarının devamı olarak nitelendirerek, sistematik baskı, aramalar, tutuklamalar ve zorunlu askerlik uygulamalarına dikkat çekti. Kırım’da demografik yapının değiştirilmeye çalışıldığını belirten Çubarov, son yıllarda yüz binlerce Rus vatandaşının yasa dışı şekilde yarımadaya yerleştirildiğini kaydetti. MECLİS YASAĞI VE SİYASİ BASKILAR Toplantıda, Kırım Tatarlarının temsil organı olan KTMM’nin “aşırılıkçı örgüt” ilan edilmesinin, halkı siyasi temsil hakkından mahrum bırakmayı amaçladığı vurgulandı. Konuşmacılar, Kırım Tatarlarının orantısız şekilde siyasi tutsaklar arasında yer aldığını, ana dilde eğitimin fiilen ortadan kaldırıldığını ve sivil alanın daraltıldığını ifade etti. Toplantıda öne çıkan başlıklardan biri de Kırım’ın hızla askerileştirilmesi edilmesi oldu. Bu durumun hem çevresel yıkıma hem de yerli halkın yaşam alanlarının yok edilmesine yol açtığı belirtildi. Ayrıca, işgal altındaki Kırım’da yaşayanların Rus ordusuna zorla alınmasının uluslararası hukuka aykırı olduğu ve savaş suçu teşkil ettiği vurgulandı. “KIRIM TATARLARININ MÜCADELESİ VAROLUŞ MÜCADELESİDİR” Çubarov, Kırım Tatar halkının mücadelesinin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda varoluşsal bir mücadele olduğuna işaret ederek, “Kırım Tatar halkını kurtarmanın ve adaleti yeniden sağlamanın tek yolu Kırım’ın tamamen işgalden arındırılmasıdır.” ifadelerini kullandı. Bunun yanında toplantıda, yerli halkların barış süreçlerindeki rolü, kendi kaderini tayin hakkı ve çatışma koşullarında korunmalarına yönelik mekanizmalar da ele alındı.

Kırım Tatar Millî Meclisi’nden BM’de çağrı: "Rusya Kırım’da etnik soykırım uyguluyor" Haber

Kırım Tatar Millî Meclisi’nden BM’de çağrı: "Rusya Kırım’da etnik soykırım uyguluyor"

BM Yerli Halklar Daimi Forumu’nun (UNPFII) 25. oturumu, "Çatışma Bağlamında Yerli Halkların Sağlığının Korunması" temasıyla devam ediyor. Toplantının 23 Nisan tarihindeki oturumunda konuşan Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Rusya'nın işgal altındaki Kırım'ı askerî bir üsse çevirdiğini ve Kırım Tatarlarını anayurtlarından sürmek için her yolu denediğini vurguladı. İŞGALİN VE YAYILMACILIĞIN ÜSSÜ: KIRIM BM Yerli Halklar Daimî Forumu’nun dördüncü gününde düzenlenen kapalı oturumda yerli halk temsilcilerine hitap eden Çubarov, Rusya’nın Kırım’ı on iki yıldır işgal altında tutarak komşu devletlere yönelik saldırganlığı için bir askerî basamak olarak kullandığını ifade etti. Moskova’nın temel stratejisinin Kırım Tatarlarını topraklarından tamamen koparmak olduğunu belirten Çubarov, “Moskova, Kırım Tatarlarını topraklarından çıkarmak ve kovmak için her türlü yöntem ve aracı deniyor. Kırım Tatar halkı bir başka trajediyle karşı karşıya. Sovyet rejimi tarafından gerçekleştirilen yarım asırlık sürgünden henüz tam olarak kurtulamayan Kırım Tatarları, bugün bir kez daha Kremlin'in etnik soykırım politikasının etkilerini hissediyor.” dedi. “ETNİK KÖKEN FARK ETMEKSİZİN TEK VÜCUT SAVUNMA” Ukrayna ulusunun topraklarından ve egemenliğinden asla ödün vermeyeceğini vurgulayan Çubarov, etnik kökeni ne olursa olsun tüm Ukrayna vatandaşlarının Rus işgaline karşı birlikte direndiğini söyledi. On binlerce sivilin hayatını kaybettiği bu kanlı savaşın sona ermesinin, uluslararası toplumun Rusya’yı yeniden uluslararası hukuk sınırlarına dönmeye zorlamasına bağlı olduğunu hatırlatan Çubarov şu ifadelerini kullandı: On binlerce sivilin katledildiği, binlerce yerleşim yerinin yerle bir edildiği ve yerli Kırım Tatar halkının büyük acılar çektiği bu kanlı savaşın sona ermesi; ancak uluslararası toplumun, BM Güvenlik Konseyi’ndeki daimî üyeliği hukuksuz bir şekilde işgal eden Rusya'yı yeniden uluslararası hukuk sınırlarına dönmeye zorlamasıyla mümkündür. Unutmamalıyız ki, yerli halklar uluslararası toplumun önemli bir parçasıdır. Şu anda Kırım Tatarları, diğer yerli halkların ve bu halkların yaşadığı devletlerin desteğine ihtiyaç duymaktadır. Mübalağasız ifade etmek gerekirse; yerli Kırım Tatar halkının korunması ve Rusya’nın saldırısına uğrayan Ukrayna’nın desteklenmesi, hiç kimsenin bir daha asla yerli halkların canına, toprağına ve özgürlüğüne kastetmeye cüret edemeyeceği bir dünya düzeninin tesisi anlamına gelmektedir. Aynı zamanda Daimî Forum’u, bizzat Rusya’nın kendi topraklarındaki yerli halkların korunması konusunda da kararlı olmaya çağırıyoruz. Dünyada hem kendi yerli halklarını hem de başka devletlerdeki yerli halkları aynı anda yok eden devletlerin sayısı çok değildir; Rusya tam olarak böyle bir devlettir. Kendi topraklarında yaşayan yerli halkların temsilcilerini Ukrayna'ya karşı yürütülen bu suç teşkil eden savaşa zorla seferber ederek onları yok ediyor.

Kırım'da Rus baskısı artıyor: Bir Kırım Tatar ailesi daha Ukrayna'ya tahliye edildi Haber

Kırım'da Rus baskısı artıyor: Bir Kırım Tatar ailesi daha Ukrayna'ya tahliye edildi

Ukrayna insani yardım kuruluşu Save Ukraine, Rusya'nın işgali altındaki Kırım’dan bir Kırım Tatarı aileyi daha tahliye etti. Kuruluşun kurucusu ve Ukrayna’nın eski çocuk hakları ombudsmanı Mıkola Kuleba, 23 Nisan 2026 tarihinde sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Emine isimli annenin iki kızıyla birlikte Ukrayna kontrolündeki bölgeye ulaştırıldığını bildirdi. Kuleba, ailenin 2014’te başlayan Rus işgalinden bu yana sistematik baskılara maruz kaldığını belirterek, özellikle çocukların eğitim sürecinde ayrımcılıkla karşılaştığını vurguladı. “SİZ MÜSLÜMANLAR TERÖRİSTSİNİZ” Kuleba’nın aktardığına göre, Emine’nin büyük kızı, Kırım’daki bir Rus okulunda eğitim gördüğü sırada öğretmeninden “Siz Müslümanlar teröristsiniz” ifadesini duydu. Küçük yaşta bu sözleri anlamlandıramayan çocuk, öğretmenine soru sorsa da herhangi bir yanıt alamadı. Ailenin yaşadığı baskıların bununla sınırlı olmadığı; ezanın yasaklanması, ana dilde eğitimin azaltılması ve sürekli tehditler gibi uygulamaların günlük hayatın parçası hâline geldiği ifade edildi. BİNLERCE KİŞİ HÂLÂ RİSK ALTINDA Kuleba, Kırım’da hâlen binlerce Kırım Tatarının benzer koşullarda yaşamaya devam ettiğini belirterek, bu insanların her gün kimlikleriyle var olma mücadelesi verdiğini dile getirdi. Öte yandan, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Yerli Halklar Forumu’nun 25. oturumunda yaptığı konuşmada, Kırım’daki durumun giderek ağırlaştığını ifade etti. Çubarov, işgal sürecinde Kırım Tatarlarının sistematik baskılara maruz kaldığını, yarımadanın hızla askerîleştirildiğini ve yerel halkın zorla Rus ordusuna katılmaya zorlandığını söyledi. BASKILAR ARTIYOR Aktivistlere göre, özellikle Rusya’nın 2022 yılında başlattığı Ukrayna’ya yönelik topyekûn saldırılarının ardından Kırım’daki baskılar daha da yoğunlaştı. Son yıllarda siyasi tutsakların sayısında ciddi artış yaşandığı, ifade özgürlüğü ve temel hakların giderek daha fazla kısıtlandığı bildiriliyor. Ayrıca, Kırım’daki sivil halkın korunması ve tahliye operasyonlarının sürdürülmesi için uluslararası toplumun daha fazla destek vermesi gerektiğini vurgulanıyor.

BM’de Kırım Tatarları gündemde: Ukrayna'nın BM Daimî Temsilcisi ve KTMM ortak adımları ele aldı Haber

BM’de Kırım Tatarları gündemde: Ukrayna'nın BM Daimî Temsilcisi ve KTMM ortak adımları ele aldı

Kırım Tatar heyeti, Birleşmiş Milletler (BM) Yerli Halklar Daimî Forumu’nun yıllık oturumu kapsamında, Ukrayna’nın BM Daimî Temsilciliği’nde Ukrayna'nın BM Daimî Temsilcisi Andriy Melnık (Andrii Melnyk) ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi. Heyette, Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanı Refat Çubarov, KTMM Üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev ile Kırım Tatar Kaynak Merkezi avukatlarından Lyudmıla Korotkıh yer aldı. KIRIM'DAKİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ ELE ALINDI Görüşmede, işgal altındaki Kırım’da insan hakları ihlalleri ve Kırım Tatar halkının karşı karşıya olduğu durum ayrıntılı şekilde ele alındı. Taraflar, Rusya’nın Kırım’ı fiilen cephe hattına dönüştürmesiyle birlikte yarımadada baskıların sistematik biçimde arttığını vurguladı. Bu kapsamda, siyasi tutuklu sayısının 350’yi aştığı, bunların 180’inin Kırım Tatarı olduğu ve bunun yerli halka yönelik etnik temelli bir baskı politikasının göstergesi olduğu ifade edildi. Toplantıda, siyasi tutukluların serbest bırakılması için uluslararası toplumun daha güçlü ve kararlı adımlar atması gerektiği vurgulanırken, Rusya üzerindeki baskıyı artırmaya yönelik somut mekanizmalar da ele alındı. Katılımcılar, hukuksuz şekilde alıkonulan Ukrayna vatandaşlarının serbest bırakılması için diplomatik, hukuki ve siyasi araçların daha etkin kullanılmasının önemine dikkat çekti. İŞ BİRLİĞİNİN GENİŞLETİLMESİ GÖRÜŞÜLDÜ Görüşmede ayrıca, KTMM ile Ukrayna’nın BM Daimï Temsilciliği arasındaki iş birliğinin derinleştirilmesi konusu da öne çıktı. Bu çerçevede, BM’in ana organları, uzman kuruluşları ve programlarıyla daha aktif temas kurulması, üye devletlerin diplomatik misyonlarıyla iş birliğinin artırılması ve özellikle ABD’de kamuoyu oluşturma gücüne sahip düşünce kuruluşlarıyla ilişkilerin güçlendirilmesi yönünde öneriler değerlendirildi. Taraflar, Kırım Tatar halkının haklarının korunması ve uluslararası alanda daha görünür kılınması için koordineli çalışmaların sürdürülmesi konusunda mutabık kaldı. Görüşmenin, Ukrayna diplomasisi ile KTMM arasındaki iş birliğini pekiştiren önemli bir adım olduğu vurgulandı. Toplantı sonunda, başta siyasi tutukluların serbest bırakılması olmak üzere, Kırım’ın işgalden kurtarılması, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün yeniden tesis edilmesi ve adil ve kalıcı bir barışın sağlanması hedeflerinin altı çizildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.