SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rosatom

QHA - Kırım Haber Ajansı - Rosatom haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rosatom haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya'nın kamikaze SİHA üretimini yüzde 78 artıracak planı ifşa oldu Haber

Rusya'nın kamikaze SİHA üretimini yüzde 78 artıracak planı ifşa oldu

İşgalci Rusya, Ukrayna’ya yönelik hava saldırılarında yoğun biçimde kullandığı kamikaze silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) üretim kapasitesini artırmaya hazırlanıyor. Rus devlet şirketi Rosatom’a ait planlar, Tataristan’daki Alabuga-Volokno fabrikasında askerî sınıf karbon fiber üretiminin genişletilmesini öngörüyor. Politico’nun elde ettiği belgelere göre, fabrikanın genişletilmesiyle Rusya’nın 2029 yılına kadar yıllık karbon fiber üretim kapasitesine 500 ton daha eklenmesi planlanıyor. Hafifliği ve dayanıklılığı nedeniyle söz konusu malzeme, Rusya’nın Geran adıyla ürettiği İran tasarımı Sâhid tipi kamikaze SİHA’ların gövde ve iç yapılarında kritik öneme sahip. Belgelerin içeriğinden haberdar bir ABD hükûmet yetkilisi, ABD Temsilciler Meclisi Çin Özel Komitesinin planları inceleyerek gerçekliğini teyit ettiğini belirtti. Bir Ukraynalı yetkili de Kıyiv yönetiminin belgeleri incelediğini ve gerçekliğini doğruladığını bildirdi. Rosatom ise belgeler hakkında yorum yapmayı reddetti. YILDA 28 BİN EK KAMİKAZE SİHA ÜRETİLEBİLİR Washington merkezli Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü Başkanı ve silah uzmanı David Albright, planlanan kapasite artışının yılda yaklaşık 28 bin ek Sâhid-136 tipi İHA gövdesi üretmeye yeteceğini hesapladı. Bu miktar, Rusya’nın mevcut kamikaze SİHA üretim kapasitesinde yaklaşık yüzde 78’lik artış anlamına geliyor. Ukrayna, Rusya’nın halihazırda yılda 36 binden fazla Geran tipi kamikaze SİHA üretebildiğini tahmin ediyor. Karbon fiberin söz konusu SİHA’ların üretimindeki kritik rolüne dikkati çeken Albright, “Karbon fiber olmadan bu insansız hava aracını üretemezler.” dedi. Albright, karbon fiberin SİHA’nın kanatlarının yanı sıra yakıt deposu ve motor gibi iç bölümlerin güçlendirilmesinde kullanıldığını belirtti. Malzemenin başka bir ürünle değiştirilmesinin aracın düşük ağırlığının korunmasını zorlaştıracağını ifade etti. RUSYA İTHALATA BAĞIMLILIĞINI AZALTMAYI HEDEFLİYOR Rosatom’un iç planlarında fabrikanın genişletilmesinin temel gerekçeleri arasında çift kullanımlı ürünlerde ithalatın ikame edilmesi ve Rusya’nın havacılık ile savunma sanayisinin karbon fiber ihtiyacının karşılanması yer aldı. Plan kapsamında Alabuga Özel Ekonomik Bölgesi’nde karbon fiber üretiminin temel girdilerinden poliakrilonitril (PAN) için yeni bir tesis kurulması da öngörülüyor. Belgelerde, üretilecek UMT42S-3K sınıfı karbon fiberin havacılık sektöründe kullanılacağı belirtildi. Böylece Moskova’nın, SİHA üretiminde ihtiyaç duyduğu kritik malzemelerde dışa bağımlılığını azaltmayı hedeflediği görülüyor. Alabuga-Volokno fabrikası ve ana şirketi UMATEX, ABD, Birleşik Krallık ve çeşitli Batılı ülkelerin yaptırımları altında bulunuyor. Rosatom’un iç nakliye ve gümrük belgelerine göre fabrika, bu yılın başında Çinli bir devlet şirketinden 46 ton karbon fiber kimyasalı içeren gizli bir sevkiyat aldı. Çin’in Vaşington Büyükelçiliği ise Rusya’nın SİHA üretimini genişletme planlarından haberdar olmadığını ve çift kullanımlı ürünlerin ihracatını Çin yasaları çerçevesinde sıkı biçimde denetlediğini iddia etti. “TÜM AVRUPA'NIN GÜVENLİĞİNE YÖNELİK UZUN VADELİ TEHDİT” Ukrayna Güvenlik ve İşbirliği Merkezi Başkanı Serhiy Kuzan, Alabuga’daki üretim kapasitesinin genişletilmesinin yalnızca Ukrayna’daki savaş açısından değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Kuzan, “Alabuga ve bağlı işletmelerinin genişlemesi, yalnızca Ukrayna cephesi için bir sorun olarak değil, tüm Avrupa’nın güvenliğine yönelik uzun vadeli bir tehdit olarak değerlendirilmelidir.” dedi. Kritik bileşenlerin Rusya’ya ulaşmasının engellenmesi, yaptırımların uygulanması ve lojistik zincirlerinin kesintiye uğratılması gerektiğini belirten Kuzan, bunların Ukrayna ile Avrupalı müttefiklerin ortak politikasındaki öncelikler arasında yer alması gerektiğini ifade etti. Rus SİHA’larının Polonya ve Romanya hava sahasını ihlal ettiği olaylara işaret eden Kuzan, Alabuga’da üretilen sistemlerin gelecekte Rusya’nın Avrupa’daki operasyonlarında başlıca araçlardan biri haline gelebileceği uyarısında bulundu. Washington merkezli Yeni Amerikan Güvenliği Merkezinden Stacie Pettyjohn da SİHA’ların Moskova’ya geniş çaplı saldırı dalgaları düzenleme, Ukrayna’nın farklı bölgelerindeki hedefler üzerinde baskı oluşturma ve hava savunma sistemlerini aşırı yükleme imkânı sağladığını belirtti. ÜRETİM HAMLESİ RUSYA'NIN MÜZAKERE SÖYLEMLERİYLE EŞ ZAMANLI Rusya’nın İHA üretim altyapısını genişletmeye yönelik planlarının, Moskova’nın Ukrayna’daki savaşı sona erdirmeye yönelik müzakerelere dönmeye hazır olduğu yönünde açıklamalar yaptığı sırada ortaya çıkması dikkati çekti. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) Avrupa, Rusya ve Avrasya Programı Müdür Yardımcısı Nicholas Fenton, üretim planlarının Rusya’nın diplomatik açıklamalarına ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini gösterdiğini değerlendirdi. Fenton, Ukrayna’da olası bir siyasi anlaşmaya varılsa dahi Rusya’nın NATO ve Avrupa’ya yönelik askerî tutumunda gerilimi azaltacağının garanti olmadığını belirterek, “Ruslar hava savaşında ivme kazanıyor, bu sistemleri geliştirmeye ve üretimini genişletmeye devam ediyorlar. Gelecekte neler olabileceğine dair ciddi endişeler var.” dedi.

Ukrayna'dan Rusya'nın Zaporijjya Nükleer Santrali iddialarına sert yanıt! Haber

Ukrayna'dan Rusya'nın Zaporijjya Nükleer Santrali iddialarına sert yanıt!

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom yetkililerinin Zaporijjya Nükleer Güç Santrali'ne yönelik sözde "Ukrayna saldırısı" iddialarını kesin bir dille reddetti. Bakanlık 30 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan açıklamada, söz konusu açıklamaların uluslararası kamuoyunun dikkatini Rus işgalinden uzaklaştırmayı amaçlayan yeni bir dezenformasyon kampanyasının parçası olduğunu bildirdi. Zaporijjya Nükleer Güç Santrali'ndeki asıl nükleer güvenlik tehdidinin Ukrayna değil, tesisin Rusya tarafından yasa dışı şekilde işgal edilmesi olduğu vurgulandı. "ASIL TEHLİKE RUS İŞGALİDİR" Ukrayna Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Rus propagandasının yıllardır aynı söylemi tekrarladığı belirtilerek, ülkesini savunan Ukrayna'nın kendi nükleer tesislerine saldırdığı, buna karşılık santrali işgal eden Rusya'nın ise tesisin güvenliğini sağladığı yönündeki iddiaların gerçeklikle bağdaşmadığı ifade edildi. Bakanlık, Rusya'nın Zaporijjya Nükleer Santrali üzerindeki kontrolünü meşrulaştırmak amacıyla uluslararası kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını kaydetti. "RUSYA, UAEA UZMANLARININ ERİŞİMİNİ ENGELLİYOR" Açıklamada, Rusya'nın yıllardır Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) uzmanlarının santralin tüm bölümlerine tam erişimini engellediği belirtildi. Özellikle santralde görev yapan UAEA misyonunun enerji ünitelerinin türbin salonlarının bazı bölümlerine hiçbir zaman erişim sağlayamadığı ifade edildi. Rus tarafının çeşitli gerekçeler öne sürerek uzmanların tesis içerisindeki diğer alanlara ulaşmasını da sistematik biçimde kısıtladığı kaydedildi. "HER UAEA TOPLANTISI ÖNCESİNDE YENİ BİR DEZENFORMASYON DALGASI BAŞLATILIYOR" Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Rusya'nın neredeyse her UAEA Yönetim Kurulu toplantısı öncesinde Zaporijjya Nükleer Santrali etrafında yeni bir bilgi manipülasyonu kampanyası başlattığına dikkat çekti. Açıklamada, kullanılan yöntemlerin ve söylemlerin değişmesine rağmen Moskova'nın temel amacının aynı kaldığı belirtilerek, uluslararası toplumun dikkatini santralin işgalinden, UAEA faaliyetlerinin engellenmesinden ve Rusya'nın uluslararası hukuku ihlal eden uygulamalarından uzaklaştırmaya çalıştığı ifade edildi. Bakanlık, Rus askerî varlığının santral sahasında bulunmasının nükleer güvenliğe yönelik en büyük tehdit olmaya devam ettiğini vurguladı. UAEA YÖNETİM KURULU ÖNCESİ ÇAĞRI Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, söz konusu iddiaların Haziran ayında gerçekleştirilecek UAEA Yönetim Kurulu toplantısı öncesinde gündeme getirilmesine de dikkat çekti. Toplantıda UAEA'nın 2025 Yıllık Raporu ile Genel Direktörün güvenlik önlemlerine ilişkin raporunun ele alınacağı belirtilirken, bu belgelerde Zaporijjya Nükleer Güç Santrali'nin Ukrayna'ya ait bir tesis olarak tanımlanmaya devam edildiği ve Rusya'nın santral üzerindeki egemenlik iddialarının tanınmadığı hatırlatıldı. Aynı yaklaşımın, işgal altındaki Kırım'da bulunan nükleer tesisler için de geçerli olduğu ifade edildi. RUSYA'NIN UAEA YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİNE KARŞI ÇAĞRI Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, UAEA Yönetim Kurulu'nda yer alan 34 üye ülkeye seslenerek, Rusya'nın nükleer güvenlik alanındaki sorumsuz davranışlarının yalnızca açıklamalarla değil somut kararlarla da karşılık bulması gerektiğini belirtti. Bakanlık, Haziran ayında yapılacak oturumda Rusya Federasyonu'nun UAEA Yönetim Kurulu üyeliğine destek verilmemesi çağrısında bulundu. Ukrayna, Rusya'nın nükleer tesisleri askerî amaçlarla kullanmasının ve işgal altındaki bölgelerde uluslararası nükleer güvenlik standartlarını ihlal etmesinin uluslararası toplum tarafından daha güçlü şekilde karşılanması gerektiğini savundu. Daha önce Ukrayna Savunma Kuvvetleri de Rusya'nın Zaporijjya Nükleer Güç Santrali'ne yönelik sözde Ukrayna saldırısı iddialarını yalanlamıştı.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha’dan G7’ye çağrı: "Rusya'nın nükleer şantajına karşı kararlı durun" Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha’dan G7’ye çağrı: "Rusya'nın nükleer şantajına karşı kararlı durun"

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Paris’te düzenlenen G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında gerçekleştirilen özel bir oturumda, Rusya’nın nükleer tehditlerine karşı uluslararası toplumun kararlı bir yanıt vermesi gerektiğini vurguladı. Şubat 2025'te Rus insansız hava aracı saldırısı (İHA) sonucu hasar gören Çernobil Nükleer Santrali'nin koruma kalkanının tamir edilmesi konusun da ele alındığı oturumda konuşan Sıbiha, Rusya’nın Ukrayna enerji sistemine ve nükleer tesislerine yönelik saldırılarının sistematik bir nitelik taşıdığını belirtti. ZAPORİJJYA NÜKLEER SANTRALİ: İŞGAL VE GÜVENLİK RİSKİ Bununla birlikte Bakan Sıbiha, Avrupa’nın en büyük nükleer tesisi olan Zaporijjya Nükleer Santrali’nin Rusya tarafından işgal edilerek bir askerî üsse dönüştürülmesinin yarattığı büyük tehlikeye dikkat çekti. Kahovka Barajı’nın patlatılması ve santralin Rus enerji sistemine bağlanma çabalarının küresel bir felakete yol açabileceği uyarısında bulunan Sıbiha, “Geçtiğimiz yıl ve özellikle bu kış, Rusya Ukrayna'nın enerji sistemine, nükleer tesisler de dâhil olmak üzere, büyük çaplı saldırılar düzenledi. Mesajım çok basit: Başka bir Çernobil felaketini beklemeyin. Sonuçlar felaket olabilir. Tehditleri önlemek için şimdi harekete geçin.” dedi. Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'a yaptırım uygulanması ve Rusya’nın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansındaki (IAEA) haklarının kısıtlanması gerektiğinin altını çizdi vurgulayan Bakan şu ifadeleri kullandı: “Rusya'nın Zaporijjya Nükleer Santrali'ndeki eylemlerini meşrulaştıracak hiçbir adım atılmamalıdır. Rusya'yı santrali hak sahibi Ukrayna'ya iade etmeye zorlamak için baskı uygulanmalıdır. Moskova, uluslararası toplumun nükleer şantajını kesinlikle reddettiğinin açıkça farkında olmalıdır. Ancak yeterli ve sert bir yanıt, Rusya'yı uluslararası kuralları ihlal etmeyi bırakmaya zorlayabilir.” ÇERNOBİL KORUMA KALKANININ RESTORASYONU VE STRATEJİK DESTEK Fransa’da iki gün süren G7 toplantısında Ukrayna’ya verilen desteğin artırılması ve Rusya üzerindeki baskının sıkılaştırılması ana gündem maddelerini oluşturdu. Görüşmelerin bir bölümü, Ukrayna’nın yeniden inşasına ve özellikle Çernobil’deki dördüncü reaktörün üzerini kapatan ve Rus SİHA saldırısında zarar gören koruma kalkanının restorasyonu konusuna ayrıldı.

Rusya’nın nükleer devi zorda: Rosatom devletten acil destek talep etti Haber

Rusya’nın nükleer devi zorda: Rosatom devletten acil destek talep etti

Rusya’nın nükleer enerji sektörü ciddi bir mali krizle karşı karşıya. Ülkenin 11 nükleer santralini işleten ve Rusya’nın elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 20’sini karşılayan devlet kurumu Rosatom, yeni projelerini sürdürebilmek için devletten kredi sübvansiyonu ve “özel” kaynaklar talep etti. Ukrayna’ya bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yapılan açıklamada, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom şirketinin bağımsız olarak dış finansman sağlayamadığı için 2027'den sonraki yeni projeler için Rus yetkililere sübvansiyon çağrısında bulunduğunu bildirildi. Şirketin talebinin ardında, Ukrayna’ya karşı başlatılan topyekûn savaşın ve beraberindeki devasa askerî harcamaların oluşturduğu ciddi mali kaynak yetersizliği olduğu kaydedildi. Şirket, uluslararası yaptırımlar, yüksek faiz oranları ve küresel piyasalardaki kısıtlamalar nedeniyle dış finansmana erişimini neredeyse tamamen kaybetti. Rosatom daha önce düşük kapasiteli enerji blokları ve yüzer nükleer santrallerin devlet bütçesiyle finanse edilmesi çağrısında bulunmuş ancak bu girişimler sonuçsuz kalmıştı. 2024 yılında şirketin bu projeler için ayrı bir devlet programı talep ettiği, aksi takdirde ekonomik olarak uygulanabilirliklerinin bulunmadığı ifade edilmişti. KRİZ DERİNLEŞİRKEN AFRİKA’YA AÇILIM GİRİŞİMİ Tüm bu sıkıntılara rağmen Moskova, nükleer alanda küresel hedefler açıklamaya devam ediyor. Rosatom’un yakın zamanda Nijer Enerji Bakanlığı ile “barışçıl atom” kullanımı hakkında bir mutabakat zaptı imzaladığı duyuruldu. Ancak Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bu tür iş birliklerinin arkasında yaptırımları delme çabaları, Afrika uranyum kaynaklarına erişim ve Rus teknolojilerine bağımlılık yaratma hedefinin bulunduğunu vurguladı. Bununla birlikte, Rus ekonomisinin birçok kilit sektörünün; kömür madenciliğinden Gazprom’a, demiryollarından metalurji ve ormancılığa kadar büyük ölçüde devlet destekleriyle ayakta kaldığına dikkat çeken merkez yaptığı açıklamada, “Sistemsel gerileme ve iddialı projeleri hayata geçirememe, Rusya'nın derin teknik ve ekonomik çöküşünün göstergesidir.” ifadelerine yer verdi.

Rosatom, Akkuyu’daki hisselerini satışa mı çıkardı? Haber

Rosatom, Akkuyu’daki hisselerini satışa mı çıkardı?

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Türkiye’de inşa ettiği 25 milyar dolarlık nükleer santraldeki yüzde 49’luk hissesini satmak için görüşmelere başladığı gündeme geldi. Rosatom’un iştiraki Akkuyu Nükleer A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko, İstanbul’da düzenlenen Nükleer Santraller Zirvesi’nde Bloomberg’e konuştu. SATIŞ İÇİN GÖRÜŞMELER BAŞLADI Türk ve yabancılarla nükleer santraldeki hisselerinin satışı konusunda görüşmelerin sürdüğünü dile getiren Dedusenko, ilk ünitenin elektrik üretmeye başlamasına ne kadar yaklaşılırsa, o kadar yatırımcının gelmeye başladığını söyledi. DAHA ÖNCE DE GÜNDEME GELMİŞTİ Daha önce söz konusu yüzde 49’luk payın Cengiz Holding A.Ş., Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Kalyon İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den oluşan üçlü bir konsorsiyuma satılması gündeme gelmişti ancak bu şirketler 2018 yılında ortaklıktan çekilme kararı almıştı. Türkiye’nin ilk nükleer santrali olacak 4,8 gigawatt kapasiteli bu tesisin ilk ünitesinin şu anda test aşamasında olduğunu ve 2026 yılında elektrik üretimine başlamasının beklendiğini belirten Dedusenko, yıl sonuna kadar şebekeye elektrik vermeye gerekli sistemlerin hazır olacağına emin olduğunu ifade etti. KARARDA YAPTIRIMLAR ETKİLİ OLDU Söz konusu proje, Ukrayna'daki Rus saldırganlığına karşı Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya’ya yaptırımlar uygulaması sebebiyle finansman sorunlar ve gecikmeler ile karşı karşıya kalmıştı. Bu durum, Türkiye ve Rusya’yı inşaatın finansmanı için doğal gaz takası da dâhil olmak üzere alternatif yollar arama durumunda bırakmıştı. Bu bağlamda konuşan Dedusenko, “Buraya para aktarmanın birçok yolu var. Rus rublesi veya TL ile ödeme yapabiliriz. Asıl sorun, maalesef şu anda işlemlerin engellendiği para birimleri.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.