SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rus Işgali

QHA - Kırım Haber Ajansı - Rus Işgali haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rus Işgali haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İşgalci mahkeme bir Kırım Tatarını daha mahkûm etti Haber

İşgalci mahkeme bir Kırım Tatarını daha mahkûm etti

Rus işgali altındaki Kırım’da sözde mahkeme, Yalta sakini Kırım Tatarı Çaraz Akimov’u "vatana ihanet" ve "casusluk" gibi asılsız iddialarla 18 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırdı. Hak savunucuları, davanın kapalı kapılar ardında yürütüldüğünü ve kararın bizzat Ukrayna tarafından vatana ihanetle suçlanan "iş birlikçi" bir hakim tarafından verildiğini duyurdu. Kırım'daki insan hakları ihlallerini takip eden "Kırım Süreci" projesi, Rus işgal güçleri tarafından kaçırılarak aylarca gizlice alıkonulan Çaraz Akimov’ın ağır hapis cezasına mahkûm edildiğini açıkladı. İnsan hakları savunucuların aktardığı bilgiye göre, 2024 yılında FSB tarafından gözaltına alınan Akimov, başlangıçta "yabancı bir devletle gizli iş birliği" suçlamasıyla 5 yıl hapse mahkûm edilmişti. Ancak Ekim 2025'te bu karar bozulmuş ve dava, Rusya Ceza Kanunu’nun en ağır maddelerinden biri olan "vatana ihanet" suçuna dönüştürülerek ceza katlandı. İşgalci mahkemenin sözde hakimi Sergey Pogrebnyak, Akimov’u Ukrayna askerî istihbaratıyla iş birliği yapmak ve Akyar’daki (Sivastopol) Karadeniz Filosuna ait gemilerin hareketlerini kayda almakla suçlu buldu. Mahkûmiyet kararına göre Akimov, cezasını yüksek güvenlikli bir cezaevinde çekecek. YARGILAMADAKİ AĞIR İHLALLER Hak savunucuları, yargılama sürecindeki ağır hukuk ihlallerine dikkat çekiyor. Çaraz Akimov’un resmi gözaltı tarihinden önce uzun süre "inkomünikado" (dış dünyayla bağı kesilmiş, yeri gizli) şeklinde tutulduğu ve işkenceye açık bir ortamda savunmasız bırakıldığı belirtiliyor. Ayrıca, davanın tüm duruşmalarının halka ve medyaya kapalı yapılması, mahkeme kayıtlarında sanık isminin gizlenmesi "şeffaflık ilkesinin tam bir ihlali" olarak nitelendiriliyor. KARARI VEREN SÖZDE “HAKİM” VATAN HAİNİ Davanın en tartışmalı yönlerinden biri de kararı veren sözde hakim Sergey Pogrebnyak’ın profili. Pogrebnyak, Ukrayna yargısı tarafından "vatana ihanet" suçundan aranan eski bir Ukraynalı hakim. Kendi geçmişi nedeniyle tarafsız kalması imkansız görülen Pogrebnyak’ın, daha önce de Mariupol’da teslim olan Ukraynalı savaş esirlerini ve siyasi aktivistleri hukuksuz şekilde mahkûm ettiği biliniyor. Hak savunucuları, bu durumun yargılamayı tamamen bir "intikam ve sindirme" aracına dönüştürdüğünü vurguluyor.

Kırım’da yeni baskı dalgası: Telefon tamircilerine "muhbir" talimatı Haber

Kırım’da yeni baskı dalgası: Telefon tamircilerine "muhbir" talimatı

İşgal altındaki Kırım’ın Akmescit (Simferopol) kentinde, mobil telefon tamir merkezlerinin Rus işgal güçleriyle iş birliği yapmaya zorlandığı ortaya çıktı. Rus işgali altındaki Kırım başta olmak üzere diğer işgal altındaki Ukrayna topraklarında faaliyet yürüten Sarı Kurdele direniş hareketinin 10 Mart’ta yaptığı açıklamaya göre, işgal yönetimi teknik servisler üzerindeki baskısını artırdı. Yeni uygulamayla birlikte telefon ustaları, cihaz kabulü ve servis sırasında müşterilerin rehberlerini incelemek, Ukrayna hatlarına ait kişi kayıtlarını tespit ederek ilgili birimlere rapor etmekle yükümlü kılındı. Bu hamlenin, bölgedeki Ukrayna yanlısı vatandaşları tespit etmek ve halk üzerindeki korku iklimini derinleştirmek amacıyla yapıldığı belirtiliyor. REKLAMLARA ONAY ŞARTI VE YÜZ KAPATMA YASAĞI İşgal yönetiminin kontrol mekanizmaları sadece teknoloji servisleriyle sınırlı kalmıyor. Aktivistlerin aktardığına göre, işgal altındaki Kırım ve Herson bölgesindeki Heniçesk’te esnafların her türlü reklam materyali için işgalci idarelerden onay alması zorunlu hale getirildi. Bu durum, bilgi alanının tamamen kontrol altında tutulması olarak değerlendiriliyor. Buna ek olarak, Kırım'da halka açık yerlerde yüzü kapalı şekilde bulunmaya yönelik para cezası getirilmesi planlanıyor. Geniş bir kamera takip sistemine sahip olan işgal yönetiminin, bu yasağı "teşhis edilemezliği ortadan kaldırmak" ve Kırımlılar üzerindeki gözetim baskısını bir üst seviyeye taşımak için bir araç olarak kullanacağı öne sürülüyor.

Kırım direnişi çizgi romanda: Dünyanın ilk Kırım temalı mangası tanıtıldı Haber

Kırım direnişi çizgi romanda: Dünyanın ilk Kırım temalı mangası tanıtıldı

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de, Kırım’ın işgaline karşı sergilenen direnişi konu alan dünyanın ilk mangası "Kelebeğin Kanat Çırpışı" okurlarla buluştu. Belgesel niteliği taşıyan eser, Rus işgal yönetimi tarafından haksız yere 15 yıl hapse mahkûm edilen Kırımlı sanatçı ve aktivist Bogdan Ziza’nın gerçek yaşam öyküsüne dayanıyor. Kırım Platformu Ofisi ve ortak paydaşların iş birliğiyle hazırlanan proje, 26 Şubat Kırım’ın Rus İşgaline Karşı Direniş Günü arifesinde gerçekleştirilen özel bir etkinlikle tanıtıldı. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliğinden yapılan açıklamaya göre eserin merkezinde, Kırım’da doğup büyüyen ve Rusya’nın topyekûn işgal girişimi sonrası işgalci mahkemelerce hukuksuz bir şekilde cezalandırılan sanatçı Bogdan Ziza yer alıyor. Genç sanatçı, sözde "terörizm" ve "vandalizm" suçlamalarıyla 15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Manga, Ziza’nın sanatsal kimliği ile işgale karşı gösterdiği sivil cesareti harmanlayarak, Yarımada'daki baskı rejimini ve buna karşı yükselen bireysel direnişi görsel bir dille dünyaya anlatmayı hedefliyor. Tanıtım toplantısında konuşan yetkililer, projenin Kırım’daki siyasi tutukluların sesini uluslararası topluma duyurmak adına stratejik bir adım olduğunu vurguladı. Belgesel bir temel üzerine inşa edilen manga, sadece bir sanat eseri değil, aynı zamanda işgal altındaki Kırım’da yaşanan insan hakları ihlallerini kayıt altına alan bir hafıza kaydı niteliği taşıyor. "Kelebeğin Kanat Çırpışı", özellikle genç nesillere ulaşılarak Kırım davasının ve Bogdan Ziza gibi isimlerin fedakârlıklarının unutulmamasını amaçlıyor. KIRIMLI SİYASİ TUTSAK BOGDAN ZİZA Kırımlı ressam Bogdan Ziza, Mart 2022’de Rusya’nın Ukrayna'ya karşı başlattığı topyekûn işgal girişimini kınamak için Kezlev yönetim binasına mavi ve sarı boya atarak protesto eylemi gerçekleştirdi. Daha sonra işgal güçleri Ziza’yı alıkoydu ve ona “terörizm eylemi düzenleme” ve “terör çağrıları yapma” gibi bir dizi suçlama yöneltti. Haziran 2023’te Rus mahkemesi, Kezlev'deki sözde belediye binasına sarı mavi renklerde boya attığı için “terörizm” ile suçlanan Ziza’yı suçlu bularak hakkında 15 yıl hapis cezası kararı aldı. Bogdan Ziza’nın kız kardeşi Aleksandra Barkova Aralık 2025'te yaptığı açıklamada, kardeşinin bir yıldır güneş ışığı görmediğini belirtti. Bu koşulların kardeşinin fiziksel durumunu dramatik biçimde etkilediğini vurgulayan Barkova, “Bogdan’ın sağlığı kötüleşti, birçok açıklanamayan belirti ortaya çıktı. Cezaevinde işkenceler devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Ukrayna’dan işgal altındaki bölgelerde çocukların askerileştirilmesine karışan 8 kişiye suçlama Haber

Ukrayna’dan işgal altındaki bölgelerde çocukların askerileştirilmesine karışan 8 kişiye suçlama

Ukrayna Başsavcılığı, Rus işgali altındaki topraklarda çocukların askerileştirilmesini organize eden bir grup içinde yer aldıkları gerekçesiyle sekiz Ukrayna vatandaşına suçlama yöneltti. Şüphelilerin eylemleri, Ukrayna Ceza Kanunu’nun 28. maddesinin 3. fıkrası ile 438. maddesinin 1. fıkrası kapsamında savaş suçu olarak nitelendirildi. Ukrayna Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, Rusya Federasyonu’nda 2016 yılında dönemin Savunma Bakanının girişimiyle Rusya’da kurulan sözde çocuk ve gençlik askeri-vatansever hareketi “Yunarmiya”nın (Genç Ordu) faaliyetlerinin daha sonra Rus işgali altındaki Ukrayna bölgelerine yayıldığı belirtildi. Bu kapsamda Kırım’ın yanı sıra Donetsk, Luhansk, Zaporijjya ve Herson bölgelerinde de yapılanmanın etkin olduğu kaydedildi. Açıklamada, “‘Vatansever eğitim adı altında, küçük yaştaki çocuklar askeri eğitime tabi tutuldu ve onlarda saldırgan devlete bağlılık duygusu oluşturuldu. Çocuklara silah kullanma öğretildi, taktik tatbikatlar yapıldı, askeri yürüyüşler gerçekleştirildi ve Rusya Federasyonu'na bağlılık yemini ettirildi. Buna paralel olarak, Rus ordusunda hizmet etmenin toplumsal açıdan faydalı ve gelecek vadeden bir yol olduğu yönünde aktif bir propaganda yürütüldü.” denildi. Rusya’daki resmi “vatansever eğitim” stratejisine göre, her yıl silahlı kuvvetlere alınan askerlerin en az yüzde 10’unun “Yunarmiya” mensuplarından oluşmasının hedeflendiği belirtilirken, bu durumun hareketin bir seferberlik rezervi oluşturma aracı olarak kullanıldığını ortaya koyduğu ifade edildi. Başsavcılık Ofisinin aktardığına göre, 2019-2025 yılları arasında sözde “Donetsk Halk Cumhuriyeti”nde faaliyet gösteren sekiz bölgesel “Yunarmiya” yöneticisi, Donetsk bölgesinin işgal altındaki kesimlerinde yapılanmanın faaliyetlerini koordine ederek Ukraynalı çocukların kitlesel biçimde askeri etkinliklere ve Rus ordusu propagandasına dahil edilmesini sağladı. Yetkililer, altı yıl boyunca işgal altındaki Donetsk bölgesinde Ukraynalı çocukların sistematik şekilde savaşa hazırlandığını, propaganda, sözde vatansever etkinlikler ve Rus ordusunda kariyer ile “sosyal ayrıcalık” vaatleriyle askeri yapıya bilinçli olarak yönlendirildiklerini bildirdi. Açıklamada, yalnızca 2019-2025 yılları arasında 6 ila 18 yaş arasındaki yaklaşık 6 bin Ukraynalı çocuğun “Yunarmiya” hareketine dahil edildiği, reşit olduktan sonra bu eğitimden geçen bazı kişilerin Rus Silahlı Kuvvetlerine katılarak Ukrayna’ya karşı yürütülen çatışmalarda yer aldığı vakaların da tespit edildiği kaydedildi.

Kırım’daki insan hakları ihlalleri İstanbul’da gündeme taşındı Haber

Kırım’daki insan hakları ihlalleri İstanbul’da gündeme taşındı

Emel Kırım Vakfı tarafından düzenlenen Emel Fikir Kültür Konferansları çerçevesinde İstanbul’da, Rusya’nın Ukrayna ve Kırım’da İnsan Hakları İhlalleri başlıklı etkinlik gerçekleştirildi. Süleymaniye’de bulunan KOCAV Vakfı Erol Güngör Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, Rus işgali altındaki Kırım’da yaşanan ağır insan hakları ihlalleri ele alındı. Konferans açılışında konuşan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, Rusya’nın yüzyıllardır Kırım Tatar halkına yönelik baskı ve zulüm politikaları yürüttüğüne dikkat çekti. Karatay, “Bu savaşı Ukrayna kazanmalı. Kırım Rus işgali altında kalırsa Kırım Tatar halkının geleceği çok karanlık olur. Bunu millî liderimiz Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu da söyledi. Bundan dolayı tüm gücümüzle bu savaşta Ukrayna’nın yanındayız.” dedi. Etkinlikte konuşan Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy ise, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da ve diğer Ukrayna topraklarında işlediği suçların uluslararası kamuoyuna anlatılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Nedilskıy, “Bugün burada, Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan Kırım Tatarlarına ve Ukraynalılara yönelik baskıları konuşmak için toplandık. İşgalciler halkımıza korkunç suçlar işliyor. Askerlerimiz cephede topraklarımızı ve bağımsızlığımızı savunurken, biz siviller de kendi cephemizde bu savaş suçlarını dünyaya anlatmak zorundayız. Dünya gerçekleri bilmeli.” ifadelerini kullandı. Nedilskıy ayrıca Türkiye’ye, Ukrayna’ya verdiği kararlı destek nedeniyle teşekkür etti. Konferansın konuşmacısı Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, Kırım Temsilciliğinin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi. Kurışko, işgal altındaki Kırım’da yaşanan ihlallerin kayıt altına alınmasının büyük zorluklarla yürütüldüğünü belirterek şunları kaydetti: Rus işgal güçleri halkı sindirmek amacıyla sistematik baskı uyguluyor. Bu nedenle birçok aile yaşanan ihlalleri anlatmaya korkuyor. Siyasi tutsakların kesin sayısını bilmiyoruz; ancak sayılarının 200’ü aştığını ve büyük çoğunluğunun Kırım Tatarı olduğunu biliyoruz. 2022’den sonra ise özellikle gençlere ve kadınlara yönelik baskı ciddi biçimde arttı. Konferans sırasında katılımcılara siyasi tutsakların resimleri dağıtıldı. Kurışko, genç siyasi tutsaklar Appaz Kurtamet ve Bogdan Ziza’nın yaşadıklarına dikkat çekerek, işgal güçlerinin gençleri hedef alan baskı politikalarını anlattı. Ayrıca, birkaç ay önce dört Kırım Tatar kadınının düzmece suçlamalarla alıkonulduğunu hatırlattı. Siyasi tutsakların çok kötü şartlarda alıkonulduğunu, hasta olanlara tıbbi bakım sağlanmadığını belirten Kurişko, 3 siyasi tutsağın tıbbi bakım eksikliği nedeniyle Rus esaretinde yaşamını yitirdiğini aktardı. Rus işgal yönetiminin, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın anılmasına dahi izin vermediğini vurgulayan Kurışko, siyasi tutsakların yasa dışı şekilde Kırım’dan binlerce kilometre uzaklıkta bulunan Rus cezaevlerine sevk edildiğini ve aileleriyle, avukatlarıyla görüşme haklarından mahrum bırakıldığını söyledi. Kurışko, “Rusya sivil esirleri Ukrayna’ya iade etmek istemediği için Kırımlı siyasi tutsaklar da takaslara dâhil edilmiyor.” ifadelerini kullandı. Ukrayna’nın siyasi tutsakların ailelerine destek verdiğini ve bu konuyu uluslararası gündemde tutmaya çalıştığını belirten Kurışko, “Bazen siyasi tutsaklar konusunda Ukrayna’nın yalnız bırakıldığı hissine kapılıyoruz.” diyerek Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları ve derneklerin bu hikâyelerin duyurulmasında çok önemli bir rol oynayabileceğini belirtti. Kurışko, Rus işgal yönetiminin Kırım Tatarlarına 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı kurbanlarını anmasına izin vermediğini, siyasi tutsakları yasa dışı olarak Kırım’dan uzaktaki Rus cezaevlerine sevk ettiğini böylece onların aileleri ve avukatlarıyla görüşme haklarından mahrum ettiğini anlattı. Ayrıca Rusya’nın sivil esirleri Ukrayna’ya iade etmek istemediğine dikkat çeken Kurışko, “Bundan dolayı maalesef Kırımlı siyasi tutsaklar da iade edilmiyor.” dedi. Etkinliğe Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Kültür Temsilcisi Anife Kurtseitova, KTMM Üyesi Abmecit Süleymanov, Sürgündeki İçkerya Çeçen Cumhuriyeti Türkiye ve Ortadoğu Ülkeleri Genel Temsilcisi Abdulhakim Şaptukayev, Kırım Derneği İstanbul Anadolu Yakası Şubesi Başkanı Şebnem Sözen, Türk Dünyası Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Halit Kanak, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Gezer, Gazeteci Güngör Yavuzaslan, TÜRKSİD, Kırım Derneği Kocaeli Şubesi, Sakarya Kırım Türkleri Derneği, Azerbaycan Derneği, İyi Parti, Bağımsızlık Partisi, Anahtar Parti ve Zafer Partisi temsilcileri katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.