SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rus Propagandası

QHA - Kırım Haber Ajansı - Rus Propagandası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rus Propagandası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya’dan işgal altındaki kentleri "Kardeş Şehir" projeleriyle meşrulaştırma çabası Haber

Rusya’dan işgal altındaki kentleri "Kardeş Şehir" projeleriyle meşrulaştırma çabası

Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyine bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Rusya’nın işgal altındaki Ukrayna topraklarını uluslararası arenada meşrulaştırmak için yeni bir propaganda kampanyası başlattığını duyurdu. Kampanya kapsamında, işgal altındaki bölgeler ile yabancı şehirler arasında sözde "kardeş şehir" ilişkileri kurulması hedefleniyor. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından 18 Mart 2026 tarihinde yapılan açıklamada, Rus devlet kurumu "Rossotrudniçestvo" ile Donetsk bölgesindeki işgalci yönetim arasında imzalanan iş birliği anlaşmasının bu stratejinin bir parçası olduğu belirtildi. Anlaşma; ekonomi, kültür ve eğitim gibi alanlarda sözde "uluslararası ilişkileri" geliştirmeyi vadediyor. Planlanan faaliyetler arasında yabancı öğrencilerin bölgedeki üniversitelerde staj yapması, kültürel projeler yürütülmesi ve dünya genelindeki "Rus Evleri" (Russkiy Dom) ağı üzerinden yabancı kitlelerin sürece dahil edilmesi yer alıyor. Stratejinin amacına dikkat çekilen açıklamada, “Yani, uluslararası arenada Rus işgalini meşrulaştırmaya yönelik açık bir kampanyadan bahsediyoruz.” denildi. “RUS EVLERİ” VE GÜVENLİK RİSKLERİ Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, daha önce faaliyetlerini "kültürel değişim" olarak nitelendiren Rossotrudniçestvo’nun artık Kremlin’in propaganda görevlerini yürüttüğünü gizlemediğini vurguladı. Dünya genelindeki "Rus Evleri" ağının Rus nüfuz operasyonlarının birer parçası olduğunu vurgulayan Merkez, “Uluslararası toplumunun ‘Rus Evleri’ ağının çalışmalarının yarattığı risklerin farkında olması önemlidir. Bu kurumlar, Rus nüfuz ve propaganda sisteminin bir unsurudur ve ülkelerin ulusal güvenliği için tehdit oluşturabilir. Bu nedenle, Avrupa ve Asya'daki birçok ülke, bu kurumların faaliyetlerini halihazırda kısıtlamış veya tamamen durdurmuş durumda.” ifadelerini kullanarak uluslararası toplumu bu ağlar üzerinden yürütülen "işgali meşrulaştırma" çabalarına karşı dikkatli olmaya çağırdı.

Kırım’da tarihi yeniden yazma çabası: Turist rehberlerine "Rusluk" dayatması Haber

Kırım’da tarihi yeniden yazma çabası: Turist rehberlerine "Rusluk" dayatması

Rus işgali altındaki Kırım'da, turizm ve tarih anlatısı yeni bir asimilasyon aracına dönüştürülüyor. Kremlin kontrolündeki sözde “Kırım Turizm Bakanlığı”, bölgedeki yerel rehberlere, turlarında Kırım’ın "Rus kimliğini" ön plana çıkarma ve diğer halkların, özellikle de Kırım Tatarlarının tarihi mirasını gölgede bırakma talimatı verdi. Kırım.Realii haber ajansına ismini vermeden konuşan bir Kırımlı tarihçi ve rehber, yarımadada resmî sertifikası olan tüm rehberlere yeni "tavsiye mektuplarının" tebliğ edildiğini bildirdi. Böylece işgalciler, Kırım'ın çok kültürlü geçmişini silerek yerine tek tip bir "Rus dünyası" anlatısı inşa etmeyi hedefliyor. Söz konusu “tavsiye mektuplarda” yer alan talimatlar, rehberlerin sadece güncel siyasi durumu değil, Kırım’ın kadim tarihini de "Rusluk" temelinde anlatmasını şart koştuğunu belirten Kırımlı tarihçi, “Yani burada mesele sadece 'Rusyacılık' (vatandaşlık bağı) değil, doğrudan Kırım'ın ve onun kültürel ile tarihsel mirasının 'Rus kimliğine' ait olduğu iddiasıdır. Bu şekilde yetkililer, başta yerli Kırım Tatar halkı olmak üzere diğer halkların Kırım tarihindeki ve gelişimindeki katkılarını silmeye çalışıyorlar. Rehberlere, turlarında Rusların çok eski zamanlardan beri Kırım'a uygarlık getirdiği vurgusunu yapmaları emredildi. Ancak tarihi bilenler 9. yüzyılda eski Rusların askeri ve yağma seferleriyle Kırım'a geldiğini, yollarındaki her şeyi yıkıp yağmaladığını hatırlıyor.” dedi. Yerel uzmanlara göre bu durum, Kırım Tatar halkını asimile etme politikasının kültürel ayağını oluşturuyor. Bu hamlenin en büyük hedefinin Kırım’ın yerli halkı olan Kırım Tatarlarının tarihi mirasını görünmez kılmak olduğunu vurgulayan yerel tarihçi, “Kırım Tatarlarının ana dillerine dair hakları, eğitim sisteminden dışlanarak metodik bir biçimde ellerinden alınıyor. Şimdiyse gezi ve turizm sektörü aracılığıyla Kırım Tatarlarının Kırım'ın kültürel ve tarihsel mirasındaki katkıları siliniyor. Yani gezilere katılan okul çocuklarına ve diğer bölgelerden gelen turistlere Kırım’ın 'ezeli ve ebedi Rus toprağı' olduğu, Kırım Tatarlarının ise sadece bir 'etnik azınlık' olduğu fikri aşılanacak.” ifadelerini kullandı.

İşgal altındaki bölgelerde yeni propaganda dalgası: Okullar "asker devşirme" merkezine dönüştü Haber

İşgal altındaki bölgelerde yeni propaganda dalgası: Okullar "asker devşirme" merkezine dönüştü

Rus işgal yönetimi, işgal altındaki Ukrayna bölgelerinde çocuklara yönelik yeni bir ideolojik kampanya başlattı. "Vatan Savunucuları Günü Haftası" adı altında yürütülen faaliyetlerle, 10-11 yaşındaki çocuklara işgalci güçlere sadakat ve savaşın bir "erdem" olduğu düşüncesi aşılanıyor. Ukrayna merkezli Doğu İnsan Hakları Grubunun bildirdiğine göre, Rusya işgal altındaki topraklarda eğitimi bir savaş enstrümanı olarak kullanmaya devam ediyor. "Önemli Şeyler Hakkında Konuşmalar" başlığıyla düzenlenen zorunlu derslerde, çocukların zihin yapısını işgalci devletin çıkarlarına göre şekillendirmeyi amaçlayan sistematik bir "beyin yıkama" süreci işletiliyor. BEŞİNCİ SINIF ÇOCUKLARINA “SAVAŞ ERDEMİ” ÖĞRETİLİYOR İnsan hakları savunucuları, özellikle işgal altındaki Svitlodarsk şehrindeki okullarda yürütülen faaliyetlerin çarpıcı detaylarını paylaştı. Henüz beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilere, Ukrayna topraklarını işgal eden ve "DNR kahramanları" olarak adlandırılan militanların "kahramanlıkları" ve askerî hizmetin "onuru" üzerine dersler veriliyor. Bu teorik anlatımların ardından çocuklar, "Anavatanımızın Savunucuları" adlı Rusya genelindeki geniş kapsamlı kampanyaya katılmaya zorlanıyor. Süreçte çocukların bizzat propaganda aracına dönüştürüldüğüne dikkat çeken insan hakları savunucuları, okul bünyesinde kurulan "vatanseverlik grupları" ve "sınıf başkanlıkları" aracılığıyla akran baskısının tetiklendiğini ifade ediyor. Bu sisteme katılmayı reddeden veya mesafeli duran çocuklar, okul ortamında tecrit ve psikolojik baskıyla karşı karşıya kalıyor. GELECEK NESİLLER HEDEFTE Okulların birer siyasi seferberlik platformuna dönüştürüldüğünü vurgulayan hukukçular, oluşturulan yeni değerler sisteminde savaşın "normal", işgalciye hizmetin ise "yüce bir görev" olarak pazarlandığını belirtiyor. Tehlikenin boyutu raporda şu şekilde değerlendirildi: Savaş sadece cephede sürmüyor; çocukların zihninde de devam ediyor. İşgalci rejim, bu topraklarda on yıllar boyunca kalıcı olabilmek için asıl tahkimatı çocukların bilincinde yapmaya çalışıyor.

İşgal altındaki Kırım’da gençler mercek altında: Rus yönetimi Ukrayna yanlısı eğilimlerden rahatsız Haber

İşgal altındaki Kırım’da gençler mercek altında: Rus yönetimi Ukrayna yanlısı eğilimlerden rahatsız

İşgal altındaki Kırım’da Kremlin kontrolündeki sözde yönetimin, gençler arasında güçlenen Ukrayna yanlısı eğilimlerden ciddi biçimde endişe duyduğu bildirildi. Bu nedenle işgalcilerin eğitim kurumlarında propaganda faaliyetlerini artırma kararı aldığı belirtildi. Kırım.Realii’ye konuşan ve güvenlik gerekçesiyle isminin açıklanmasını istemeyen #LiberateCrimea uluslararası kampanyası aktivistinin aktardığına göre, işgal yönetimi özellikle Kırım Tatarları başta olmak üzere gençlerin dünya görüşünden rahatsızlık duyuyor. Aktivist, “Kırım’daki gençler giderek daha sık kendi inisiyatifleriyle Ukrayna yanlısı bilgi kaynakları ve gönüllülerle iletişime geçiyor, Ukraince öğreniyor ve kendi aralarında bu dili konuşuyor. Okuldan mezun olduktan sonra Ukrayna’nın kontrolündeki bölgelere gidenler ve cesur röportajlar verenler de var. Bu tablo, Rus propagandasının okul ve üniversite ortamında başarısız olduğunu gösteriyor." dedi. Bu eğilimin, Rus yetkililer ve güvenlik birimleri arasında kapalı toplantılarda ele alındığını aktaran aktivist, “Kaynaklarımız, bu toplantılarda gençler üzerindeki denetimin sıkılaştırılması ve dünya görüşlerine yönelik propaganda baskısının artırılması yönünde karar alındığını bildiriyor.” ifadelerini kullandı. Aktivistin verdiği bilgiye göre, geçen hafta Kırım genelinde aile gruplarına çocukların ders dışı faaliyetlere daha aktif katılımını talep eden mesajlar gönderildi. Mesajlarda velilere, çocuklarıyla sürekli iletişim kurmaları, kimlerle görüştüklerini takip etmeleri ve özellikle spor kulüpleri, ilgi grupları ile “askerî-vatansever” kulüplere yönlendirmeleri tavsiye edildi. Aktivist, bu tür metinlerin şu anda eğitim kurumlarının yönetimleri tarafından aile sohbet gruplarında sistematik biçimde paylaşıldığını belirterek, bunun işgal altındaki Kırım’da gençler üzerindeki ideolojik kontrolün daha da sıkılaştırıldığının göstergesi olduğunu vurguladı.

AB’den Rus propagandasına darbe: Ünlü sunucular ve sanatçılara yaptırım Haber

AB’den Rus propagandasına darbe: Ünlü sunucular ve sanatçılara yaptırım

Avrupa Birliği (AB), 29 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni yaptırım paketiyle, Rusya'nın dezenformasyon faaliyetlerinde kilit rol oynayan gazeteci, sunucu ve sanatçıları kara listeye aldı. Karar kapsamında, Rus devlet televizyonlarının sembol isimlerinin AB ülkelerine girişi yasaklanırken, Avrupa bankalarındaki varlıkları da donduruldu. Yaptırım listesinde, Rus devlet televizyonlarında görev yapan sunucular ve gazeteciler Yekaterina Andreyeva, Pavel Zarubin, Mariya Sittel ve Dmitriy Guberniyev bulunuyor. Ayrıca, daha önce Ukrayna vatandaşlığı Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy tarafından iptal edilen balet Sergey Polunin ile Rus aktör ve şarkıcı Roman Çumakov da yaptırım listesine dâhil edildi. AB belgelerinde, Rus devlet televizyon kanalı “Pervıy Kanal”da (Birinci Kanal) yayımlanan Vremya programının sunucusu Yekaterina Andreyeva’nın, Ukrayna’ya karşı yürütülen savaşla ilgili düzenli olarak dezenformasyon ve propaganda yaptığı, Rus ordusunu ve sözde “Donetsk/ Luhansk Halk Cumhuriyeti (DNR/LNR) oluşumlarını desteklediği belirtildi. Andreyeva’nın, Vladimir Putin’in “Doğrudan Hat” programını iki kez sunduğu ve Kremlin törenlerinde aktif rol aldığı da vurgulandı. RUS MEDYASINDAN YÜZLERE YAPTIRIM Rus devlet televizyon kanalı “Rossiya 1” kanalında yayımlanan “Moskova. Kremlin. Putin” programının sunucusu Pavel Zarubin ise, Kremlin liderinin gündemine “özel erişimi olan” bir propagandist olarak tanımlandı. Zarubin’in, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin ardından Putin’le ilk röportajı yapan gazeteci olduğu ve düzenli biçimde Ukrayna karşıtı dezenformasyon yaydığı ifade edildi. Devlet medyasında spor yorumcusu ve sunucu olarak görev yapan Dmitriy Guberniyev’in de savaşı açıkça desteklediği ve Kremlin anlatılarını kamuoyuna taşıdığı kaydedildi. Maria Sittel’in ise uzun yıllardır Vesti haber bültenini sunduğu, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarını ve Kırım’ın işgalini sistematik biçimde savunduğu belirtildi. Yaptırım listesinde yer alan Roman Çumakov’un, işgalin ardından Rus askerlerine aktif destek verdiği, işgal altındaki Ukrayna topraklarını ziyaret ettiği ve Rus ordusu için bağış topladığı aktarıldı. Balet Sergey Polunin’in ise Rusya’nın Kırım işgalini desteklediği, 2018 yılında işgal altındaki Yarımada'da sahne aldığı ve Ukrayna’ya karşı yürütülen savaşı açıkça savunduğu ifade edildi. Polunin’in Ukrayna vatandaşlığı, Ekim 2025’te Cumhurbaşkanı Zelenskıy tarafından iptal edilmişti.

Rusya’da eğitim savaş düzenine göre yeniden şekilleniyor Haber

Rusya’da eğitim savaş düzenine göre yeniden şekilleniyor

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşı, ülkedeki eğitim sistemini köklü biçimde dönüştürdü. Bu yıl ve gelecek akademik yılda uygulanacak yenilikler, Rusya’daki okul ve yükseköğretim sistemini tamamen yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. Eğitim kurumları artık genç nesil üzerinde ideolojik kontrol kurmanın bir aracı hâline geliyor. 2026’dan itibaren Rusya’daki okullarda eski adı "Hayat Bilgisi" olan dersin yerini alan “Vatan Savunması ve Güvenliğin Temelleri” dersi tamamen askerileşiyor. Bu ders kapsamında öğrencilere insansız hava araçları (İHA) montajı ve kullanımı öğretilecek, okullara İHA setleri, askerî ekipman maketleri ve çeşitli savunma araçları dağıtılacak. Devlet ajansı RIA Novosti’ye göre, Kalaşnikov ve Makarov silahlarının maketlerinden gaz maskelerine kadar birçok askerî unsur okul donanım listesine eklendi. Eğitimciler, bu adımların okulları fiilen askerî hazırlık alanına dönüştürdüğünü ve savaşı gündelik hayatın olağan bir parçası hâline getirdiğini vurguluyor. TARİH VE COĞRAFYA YENİDEN ŞEKİLLENİYOR Değişim yalnızca askerî içerikle sınırlı değil. Tarih ve coğrafya dersleri de merkezi devlet anlatısına göre yeniden şekillendiriliyor. 2026’dan itibaren tarih dersi tek bir çatı altında toplanacak, bölgesel ve yerel tarih anlatıları fiilen ortadan kaldırılacak. Tarih, bazı üniversitelere girişte zorunlu sınav hâline getirilirken, alternatif yorumların dışlanacağı bir alan olarak tanımlanıyor. Eski tarih öğretmeni ve Başkurt aktivist İlşat Kinyabayev’e göre, bu politika Moskova’nın cumhuriyetlerin önce ana dillerini, şimdi ise kendi tarihlerini sistemli biçimde tasfiye etmesinin bir devamı niteliğinde. Coğrafya derslerinde ise dış dünya bilgileri kısıtlanarak tamamen Rusya odaklı bir müfredata geçiliyor. YABANCİ DİL VE SOSYA BİLİMLER ARKA PLANA İTİLİYOR Müfredatta yabancı dil ders saatleri azaltılırken, yerine “Rusya Halklarının Manevi ve Ahlaki Kültürü” adlı ders getiriliyor. Bu dersin içeriğinde devletin “örnek” gördüğü siyasi ve toplumsal figürler merkeze alınıyor; dersin hazırlanmasında Rus Ortodoks Kilisesi temsilcilerinin de yer aldığı belirtiliyor. Ortaokul seviyesinde sosyal bilimler dersleri kaldırılırken, bu durumun öğrencilerin toplumsal hak ve sorumluluklarını anlamasını engelleyeceği endişesi taşınıyor. Ayrıca, öğrencilerin disiplin ve davranış notları artık karne başarısını doğrudan etkileyecek; bu da muhalif görüş bildiren öğrenciler üzerinde bir baskı aracı olarak kullanılma riski taşıyor. ANA DİLLERİN KONUMU DAHA DA ZAYIFLIYOR Eğitimdeki bu dönüşüm, ana dillerin konumunu daha da zayıflatıyor. Resmî olarak “seçmeli” olan ana dil ve ana dilde edebiyat dersleri, sınav sistemi ve okul imkânları nedeniyle fiilen erişilemez hâle geliyor. Kinyabayev, bu yolla ana dilden vazgeçme sorumluluğunun devletten ailelerin omuzlarına yüklendiğini söylüyor. GENÇLER SAVUNMA SANAYİSİNE YÖNLENDİRİLİYOR Savaş nedeniyle askerî fabrikalarda yaşanan işçi açığını kapatmak için eğitim sistemi bir istihdam köprüsü olarak kurgulanıyor. Sınavlarda başarısız olan 9. sınıf öğrencilerinin, doğrudan ücretsiz meslek eğitimine alınarak orduya ekipman üreten fabrikalara yönlendirilmesi planlanıyor. AVRUPA SİSTEMİNDEN KOPUŞ Yükseköğretimde ise Avrupa genelinde uygulanan Bolonya Sistemi terk edilerek Rusya’ya özgü bir yapıya geçiliyor. Uzmanlar, bu kopuşun gençlerin uluslararası alanda rekabet gücünü elinden alacağını ve Rus diplomasının yurt dışındaki geçerliliğini tehlikeye atacağını vurguluyor. Uzman değerlendirmelerine göre, Ukrayna’ya karşı yürütülen savaş Rusya’da eğitimi bir hak ve özgürlük alanı olmaktan çıkarıp, genç kuşakları devletin belirlediği ideolojik ve siyasi çerçevede şekillendiren bir araca dönüştürdü. Ana diller, bölgesel kimlikler ve eleştirel düşünme alanı giderek daralırken, eğitim sistemi savaşın uzantısı haline geliyor.

Rusya'nın 12 yıllık beyin yıkama politikası: 318 Kırımlı Ukrayna’ya karşı savaşta öldürüldü Haber

Rusya'nın 12 yıllık beyin yıkama politikası: 318 Kırımlı Ukrayna’ya karşı savaşta öldürüldü

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da yürüttüğü sistematik propaganda ve askerileştirme (militarizasyon) faaliyetlerinin bilançosuna dair çarpıcı veriler paylaştı. Bariyev, bağımsız Ukrayna döneminde doğup Rus işgali altındaki okullarda eğitim gören gençlerin, Rusya’nın emperyal emelleri için nasıl "top yemi" haline getirildiğini anlattı. Bariyev’in aktardığına göre, Kırım Tatar Kaynak Merkezinin analizleri sonucunda, bağımsız Ukrayna döneminde doğup Rus eğitim programlarıyla yetiştirilen 318 Kırımlının, para karşılığında Ukrayna’ya karşı savaştığı ve daha sonra Ukrayna Silahlı Kuvvetleri tarafından etkisiz hale getirildiği tespit edildi. Bariyev, işgal altındaki topraklarda çocukların maruz kaldığı Rus ideolojik aşılama ve askerileştirme faaliyetlerinin sıkça dile getirildiğini ancak bu sürecin somut sonuçlarının nadiren ortaya konduğunu belirtti. Paylaşılan verilerin, Rusya’nın uzun vadeli propaganda politikasının sahadaki etkilerini açık biçimde gösterdiğini vurgulayan Bariyev, “Putin'in; Ukrayna'da doğup büyüyen Kırımlıların beyinlerini yıkayarak, hiçbir utanç ve vicdan azabı duymadan kendi ülkelerine ve vatandaşlarına karşı silahlanıp savaşa girmeye ikna etmesi yaklaşık 12 yılını aldı. Putin Rusya'sının her yıl işgal altındaki Ukrayna topraklarında yürüttüğü propagandaya akıttığı milyonlarca ruble, işgalcilere istedikleri sonucu veriyor.” dedi. Bariyev, Rus ideolojisini benimseyen ya da eleştirel düşünme yetisini kaybeden kişilerin, işgal rejiminin mağduru haline gelerek “top yemi”ne dönüştürüldüğünü ve Rusya tarafından emperyal hedefler uğruna gözünü kırpmadan kullanıldığını dile getirdi. Rus işgalinin her yılıyla birlikte Ukrayna döneminde doğmuş Kırımlıların sayısının azaldığını, işgal sırasında çocuk olan birçok kişinin ise yoğun propaganda ve militarizasyonun etkisi altına girdiğini kaydeden Bariyev, “Bugün itibarıyla, Ukrayna topraklarında etkisiz hale getirilen Kırımlıların sayısı bin 800’ü aşmış durumda. 2022 yılında, bu kardeş katliamı niteliğindeki savaşa dahil olmamak ve Rusya'nın işlediği suçlara ortak edilmemek için ellerinden geleni yapan insanlardan yüzlerce mesaj ve telefon aldık. Kırım Yarımadası halkının büyük bir çoğunluğunun bu şekilde onurlu bir duruş sergilemiş olmasından memnuniyet duyuyorum." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.