SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rus Propagandası

QHA - Kırım Haber Ajansı - Rus Propagandası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rus Propagandası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna, Irak'taki saldırılarla ilgili suçlamaları reddetti: "Rus propagandasının söylemleriyle örtüşüyor" Haber

Ukrayna, Irak'taki saldırılarla ilgili suçlamaları reddetti: "Rus propagandasının söylemleriyle örtüşüyor"

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Irak Cumhurbaşkanlığı Millî Güvenlik Danışmanı Kasım el-Abudi'nin, Ukrayna'nın Irak topraklarında gerçekleştirilen saldırılarla bağlantılı olduğu yönündeki iddialarını kesin bir dille reddetti. Bakanlık, söz konusu suçlamaların hiçbir somut kanıta veya delile dayanmadığını belirterek, açıklamaların iki ülke ilişkilerine zarar verdiğini vurguladı. Ukrayna Dışişleri Bakanlığının yayımladığı açıklamada, Iraklı yetkilinin röportajında da iddialarını destekleyecek herhangi bir kanıt sunmadığına dikkat çekildi. Bakanlık, Irak tarafının kamuoyuna yaptığı açıklamalardan önce diplomatik kanallar aracılığıyla Ukrayna'ya herhangi bir bilgi ya da endişe iletmediğini belirtti. Açıklamada, "Eğer bu suçlamaların en küçük bir dayanağı olsaydı, bunun diplomatik kanallar üzerinden iletilmesi beklenirdi. Bunun yerine Ukrayna, kendisine yöneltilen suçlamaları televizyon yayınından öğrenmiştir." ifadelerine yer verildi. "İKİ ÜLKE İLİŞKİLERİNE ZARAR VERİYOR" Kıyiv, dost bir ülkenin üst düzey bir yetkilisinin yeterli kanıt sunmadan kamuoyu önünde bu tür iddialarda bulunmasının kabul edilemez ve sorumsuzca olduğunu belirtti. Bakanlık, bu tür açıklamaların karşılıklı saygı ilkesiyle bağdaşmadığını ve Ukrayna-Irak ilişkilerine zarar verdiğini vurguladı. Açıklamada ayrıca Ukrayna'nın Irak'ı önemli bir ortak olarak gördüğü, siyasi, ekonomik ve insani alanlarda iş birliğini geliştirmeye önem verdiği ifade edildi. "RUS PROPAGANDASININ SÖYLEMLERİYLE ÖRTÜŞÜYOR" Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Iraklı yetkilinin dile getirdiği iddiaların Rusya'nın Ukrayna'yı itibarsızlaştırmayı ve Orta Doğu ülkeleriyle ilişkilerini zayıflatmayı amaçlayan propaganda söylemleriyle örtüştüğünü bildirdi. Bakanlık, bu olayın dış kaynaklı bir bilgi etkisinin veya Ukrayna-Irak ortaklığını zayıflatmayı hedefleyen koordineli bir bilgi ve psikolojik operasyonun parçası olabileceğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. IRAK'A ÇAĞRI Bakanlık, Irak makamlarını asılsız suçlamalara karşı gerekli adımları atmaya ve devlet kurumlarının üçüncü tarafların çıkarlarına hizmet eden dezenformasyonun yayılmasına aracılık etmesine izin vermemeye çağırdı. Söz konusu açıklama, Irak Cumhurbaşkanlığı Millî Güvenlik Danışmanı Kasım el-Abudi'nin bir televizyon kanalına verdiği röportajda, Irak'taki bazı tesislere yönelik saldırılar nedeniyle gözaltına alınan sınırlı sayıdaki kişinin sorgularında "Ukrayna adına çalıştıklarını itiraf ettiklerini" öne sürmesinin ardından geldi. El-Abudi iddialarını destekleyecek herhangi bir kanıt veya ayrıntı paylaşmadı.

Ukrayna'da Rus propagandasına darbe: Birçok dijital kanal erişimden kaldırıldı! Haber

Ukrayna'da Rus propagandasına darbe: Birçok dijital kanal erişimden kaldırıldı!

Rusya’nın topyekûn işgal girişimine ve saldırılarına 24 Şubat 2022 tarihinden bu yana maruz kalan Ukrayna, aynı zamanda Rusya kaynaklı dezenformasyon ve propaganda faaliyetleri ile de mücadelesini sürdürüyor. Ukrayna Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin resmî sosyal medya hesabı üzerinden yayımlanan açıklamada, Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan dolayı yaptırım uygulanan ve Rus propagandasını yaymayı amaçlayan kişi ve kurumlara ait 25 “YouTube” kanalının erişime kapatıldığı veya Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli sosyal medya şirketi tarafından silindiği bildirildi. SÖZ KONUSU KANALLAR ARASINDA KREMLİN’İN PROPAGANDACILARI DA BULUNUYOR Platformdan kaldırılan kanallar arasında Rus propaganda aygıtları “Ukraina.ru” ve “RIA Novosti”nin yanı sıra Kremlin adına çalışan propagandacılar Tetyana Montyan ve Aleksandr Sladkov ile yaptırım uygulanan, Rus yanlısı eski Ukrayna Milletvekili Yevhen Murayev’e ait kanallar da bulunuyor. Öte yandan, Rus destekçisi sosyal medya içerik üreticileri Vsevolod Filimonenko, eski televizyon sunucusu Yuriy Kot, Anton Holodov (Kholodov) ile Dmıtro (Dmytro) Huliyev’e ait ve Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi tarafından yaptırıma tâbi tutulan kaynaklar da Ukrayna içerisinde erişime kapatıldı. RUSYA GAZETECİLER BİRLİĞİNİN KANALINA DA ERİŞİM ENGELİ GETİRİLDİ! Ayrıca, Rus propaganda kanalı “Zvezda News”, Tüm Rusya Kazak Topluluğu (Vserossiyskoye Kazach'ye Obshchestvo) ile Rusya Gazeteciler Birliğinin “YouTube” kanalları da engellenirken Rusya bağlantılı çeşitli sözde sivil toplum kuruluşları (STK), vakıflar ve diğer platformlar da erişimden kaldırıldı.

Kırım Temsilciliği: Rusya, propagandasını yaymak ve işgali meşrulaştırmak için yabancı gençleri maşa olarak kullanıyor Haber

Kırım Temsilciliği: Rusya, propagandasını yaymak ve işgali meşrulaştırmak için yabancı gençleri maşa olarak kullanıyor

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimi Temsilciliği, Rusya'nın hem geçici işgal altındaki Ukrayna topraklarında hem de uluslararası arenada gençleri kendi siyasi, ideolojik ve askerî hedefleri doğrultusunda nasıl birer araç haline getirdiğini gözler önüne seren kapsamlı bir analiz yayımladı. Moskova'nın resmî söylemlerinde sürekli olarak "düşman Batı" anlatısını işlemesine rağmen, Kremlin destekli programların büyük bir kısmının doğrudan yabancı gençlik kitlelerini hedef aldığı vurgulandı. “RUS EVLERİ” VE TARİH PROPAGANDA AĞI Yayımlanan makalede, Rusya'nın dış politikasında tarih manipülasyonunun ve ideolojik "endoktrinasyonun" (beyin yıkama) çok önemli bir yer tuttuğu belirtildi. Eğitim, kültür ve gençlik programları maskesi altında yabancı gençlere çarpıtılmış bir tarih anlatısı sunuluyor; Sovyet geçmişi romantize edilerek "SSCB'nin büyüklüğü", "kardeş halkların birliği" ve Rusya'nın sözde "kurtarıcı misyonu" gibi mitler aşılanıyor. Bu faaliyetler, askerileştirmeyi ve savaşı devlet hedeflerine ulaşmak için doğal bir araç olarak görmeyi normalleştiriyor. Bu sistematik asimilasyon ve etki ajanlığı faaliyetleri, doğrudan Rusya Dışişleri Bakanlığına bağlı olarak çalışan ve Vladimir Putin tarafından 2008 yılında küresel etkiyi artırmak amacıyla kurulan Rusya Uluslararası İnsani İşbirliği Ajansı (Rossotrudniçestvo) vasıtasıyla yürütülüyor. Ajans bünyesinde Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, Asya, ABD ve Afrika'da açılan "Rus Evleri" (Russkiy Dom), özellikle 2014 yılındaki Kırım işgalinin ardından tamamen birer propaganda merkezine dönüştürüldü. Bu merkezleri ziyaret eden yabancılara, "halkların birliği" adı altında Ukrayna tarihini yok sayan içerikler sunuluyor ve Kırım’ın işgali meşrulaştırılmaya çalışılıyor. “ARTEK” KAMPI VE YENİ ARAYIŞLAR "Rus Evleri"nin yürüttüğü en stratejik faaliyetlerden biri de yabancı gençleri işgal altındaki Kırım'da bulunan uluslararası çocuk merkezi "Artek" kamplarına çekmek oldu. Sovyet döneminden kalma bu çocuk sembolü, günümüzde tamamen ideolojik bir silah olarak kullanılıyor. Nitekim 2025 yılında işgalci yönetim, 67'den fazla ülkeden getirilen çocuklara "Çocuk Barış Deklarasyonu" adı altında bir metin imzalatarak BM Genel Sekreteri'ne gönderdi ve çocukları siyasi emellerine alet etti. Ancak Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin Haziran 2026'da başlattığı geniş kapsamlı askeri yıpratma harekatı dengeleri değiştirdi. Ukrayna ordusunun Rus askeri lojistiğini, köprüleri, feribot geçişlerini ve yakıt altyapısını SİHA ve füzelerle yoğun ateş altına alması sebebiyle işgalci yönetim, güvenlik gerekçesiyle Artek dahil yarımadadaki tüm çocuk kamplarını 1 Eylül'e kadar kapatmak zorunda kaldı. Fiziki kampların kapatılmasıyla köşeye sıkışan Rusya, propaganda faaliyetlerini dijital ortama ve yeni formatlara kaydırdı. Haziran ayının sonunda "Rus Evleri" üzerinden "Ortak Hafıza: Büyük Vatanseverlik Savaşı Yıllarında Naziler ve İş Birlikçileri Tarafından Sovyet Halkına Yönelik Soykırım" başlıklı uluslararası bir yarışma başlatıldı. 14-35 yaş arası Rus ve yabancı vatandaşların katılımına açık olan ve başvuruları 25 Eylül'e kadar süren bu yarışmanın kazananlarına, ilerleyen süreçte Artek kampına öncelikli katılım veya Rusya'nın belirlediği "Hafıza Mekanları" rotalarında ücretsiz turlar vaat ediliyor. ULUSLARARASI HUKUK İHLALİ VE KÜRESEL TOPLUMA ÇAĞRI Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Temsilciliği, Rusya'nın bu adımlarla yarımadadaki gerçek durumu gizlemeye çalıştığını vurguladı. Makalede, Kırım'da başta Kırım Tatarları olmak üzere sivil nüfusa yönelik sistemli baskı, zulüm ve hak ihlalleri sürerken, yabancı gençlerin buraya getirilmesinin dünya kamuoyunda sahte bir "olumlu imaj" yaratma çabası olduğu kaydedildi. Temsilcilik, yabancı ülke vatandaşlarının Ukrayna yasalarını çiğneyerek geçici işgal altındaki Kırım Yarımadası'na giriş yapmasının sadece Ukrayna ulusal mevzuatının ihlali anlamına gelmediğini; aynı zamanda devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı ilkelerini barındıran uluslararası hukukun temel kaidelerine de tamamen aykırı olduğunu hatırlattı. Uluslararası topluma acil bir çağrıda bulunan Temsilcilik, çocukların ve gençlerin Rusya'nın bu sözde yarışmalarına ve propagandalara alet edilmesinin önüne geçilmesi, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü saldırgan savaşı meşrulaştırma çabalarına karşı küresel düzeyde set çekilmesi gerektiğini vurguladı.

Rus basını Bakan Fidan'ın sözlerini çarpıtarak propaganda malzemesine dönüştürdü Haber

Rus basını Bakan Fidan'ın sözlerini çarpıtarak propaganda malzemesine dönüştürdü

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Moskova’da gerçekleştirdiği kritik baş başa görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında kameraların karşısına geçti. Bakan Fidan, dört yılı aşkın süredir devam eden Ukrayna-Rusya savaşındaki son tırmanma eğilimini ve çatışmaların coğrafi olarak yayılma riskini net bir dille eleştirerek bölgesel güvenlik uyarılarında bulundu. Ancak Moskova'daki bu yapıcı ve dengeli açıklamalar, Rus devlet medyası ve Kremlin güdümlü basın organları tarafından Kıyiv yönetimini hedef alan taraflı bir propagandaya dönüştürülerek açıkça manipüle edildi. BAKAN FİDAN SAVAŞIN GENEL RİSKLERİNİ VURGULADI, KARADENİZ’DEKİ TEHLİKEYE DİKKAT ÇEKTİ Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, taraflar arasındaki askerî tırmanmanın ve cephe gerisindeki sivil ya da stratejik hedeflere yönelik karşılıklı saldırıların küresel riskler barındırdığını ifade etti. Savaşın coğrafi olarak yayılma tehlikesinin ciddi şekilde endişe verici olduğunu vurgulayan Fidan, “Özellikle cephe gerisindeki hedeflere yönelik saldırılardaki artış ve Karadeniz’deki seyrüsefer emniyetini tehdit eden saldırıların üçüncü tarafların çıkarlarına zarar veren etkileri, gerilimi düşürücü bazı önemleri gerekli kılmaktadır.” ifadelerini kullandı. Fidan ayrıca, son dönemde Türkiye’nin Karadeniz’deki çıkarlarına zarar verebilecek hadiselerin önünün alınmasına yönelik Türkiye’nin beklentilerini Lavrov’a ilettiğini ve Karadeniz’deki seyrüsefer emniyetinin teminat altına alınması için neler yapılabileceğine dair fikir alışverişi yaptıklarını belirtti. RUS PROPAGANDASI BAKANIN SÖZLERİNİ “KIYİV REJİMİ” SUÇLAMASINA ÇEVİRDİ Bakan Fidan'ın iki ülkeyi de kapsayan, tarafsız, çatışmanın yayılmasını önlemeyi amaçlayan ve Türkiye'nin millî çıkarlarını koruyan diplomatik açıklamaları, Rus haber ajansı "Ria" başta olmak üzere Rus propaganda basını tarafından anında sansürlenerek çarpıtıldı. Rus haber ajansları ve gazeteleri, Fidan’ın ağzından çıkmayan ifadeleri haberleştirerek, Türk Dışişleri Bakanının savaştaki tırmanmanın tek sorumlusu olarak Ukrayna’yı gösterdiği algısını yaratmaya çalıştı. Rus basını, Hakan Fidan'ın Karadeniz ve cephe gerisiyle ilgili dengeli uyarılarını manşetlerine taşırken, sözleri doğrudan Rusya’nın propaganda jargonuyla değiştirerek, "Türk Dışişleri Bakanının vurguladığı üzere, Kıyiv rejimi çatışmanın sınırlarını üçüncü ülkeler için tehlikeli bir düzleme taşımaktadır." şeklinde okuyucularına servis edip Ankara'nın savaşın başından bu yana yürüttüğü arabulucu ve dengeli diplomasi çizgisini baltalamaya çalıştı.

Rusya’dan skandal itiraf: SİHA’ları çocuklara ürettiriyorlar! Haber

Rusya’dan skandal itiraf: SİHA’ları çocuklara ürettiriyorlar!

Rusya’nın Ukrayna’da her gün sivilleri ve çocukları katlettiği silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) üretim zincirinde, kendi ülkesindeki reşit olmayan çocukları kullandığı ifşa oldu. Tataristan Cumhuriyeti sınırları içinde yer alan "Alabuga Politeknik Meslek Lisesi", dışarıdan bakıldığında modern kampüsü, e-spor turnuvaları ve burs imkânlarıyla sıradan bir eğitim kurumu gibi pazarlansa da, arka planda bir askerî SİHA fabrikası olarak işletiliyor. “16 YAŞINDAYIM, GELECEK YIL 150 BİN RUBLE KAZANACAĞIM” Söz konusu askeri işletme, Rus gençlerini ve öğrenci adaylarını cezbetmek için açıkça çocukların SİHA montajı yaptığını itiraf ettiği reklam videoları sosyal medyada yayımlıyor. Yayınlanan ibr propaganda videosunda konuşan 16 yaşındaki Darina adlı bir kız çocuğu, "Benim adım Darina, 16 yaşındayım ve önümüzdeki yıl ayda 150 bin ruble kazanmaya başlayacağım." ifadelerini kullanarak askerî üretim hattında yer aldığını gururla anlatıyor. Rusya’nın Ukrayna’da her gün sivilleri ve çocukları katlettiği silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) üretim zincirinde, kendi ülkesindeki reşit olmayan çocukları kullandığı ifşa oldu. Askeri işletmeler, Rus gençlerini cezbetmek için açıkça çocukların SİHA montajı yaptığını… pic.twitter.com/2hwSTRm60C — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 29, 2026 Kolejin resmî internet sayfasında "Geran" veya "Şâhid" tipi SİHA’ları üretimine dair hiçbir ibare yer almazken, tanıtım filmlerinde reşit olmayan öğrencilere, savaş SİHA’sı üretiminde çalışmaları karşılığında piyasa ortalamasının çok üzerinde (150 bin ile 350 bin ruble arası/ 70 bin ile 170 bin TL) maaşlar vaat ediliyor. ABD ve AB LİSTESİNDE: ULUSLARARASI RAPORLARLA KANITLANAN “ÇOCUK SÖMÜRÜSÜ” İlgili meslek lisesi, Rus SİHA'larının montaj sanayisi hâline gelen ve ABD, Avrupa Birliği (AB) ile Birleşik Krallık’ın ağır yaptırım listelerinde yer alan "Alabuga" Özel Ekonomik Bölgesi ekosisteminin doğrudan bir parçası konumunda bulunuyor. Konu, uluslararası insan hakları ve finans mekanizmalarının da takibine takıldı. ABD Hazine Bakanlığı, Alabuga Özel Ekonomik Bölgesi'nin, kendisine bağlı politeknik üniversitesindeki reşit olmayan öğrencileri ağır sömürü koşulları altında SİHA montajında iş gücü olarak kullandığını resmî olarak raporladı ve tescil etti. Uzmanlar, Moskova yönetiminin bu hamleyle genç nüfusu hızla militarize ettiğini, çocuk haklarını ağır şekilde ihlal ettiğini ve cinayeti bir üretim kolu olarak normalleştirdiğini vurguluyor. RUS PROPAGANDASININ İKİ YÜZLÜLÜĞÜ: CANLI KALKAN OYUNU Ukrayna ordusunun, kendi topraklarını vuran katil SİHA’ların üretildiği Alabuga’daki bu askerî ve lojistik üsleri imha etmeye yönelik meşru savunma operasyonları ise Rusya tarafından manipüle ediliyor. Kremlin propaganda makinesi, çocukları askerî fabrikalarda işçi ve canlı kalkan olarak kullandığı gerçeğini gizleyerek, Ukrayna'nın askerî tesislere yönelik nokta atışlarını sosyal medyada ve uluslararası kamuoyunda büyük bir alaycılıkla "Ukrayna çocukları vuruyor" şeklinde servis ediyor. Hak savunucuları ise askerî tesislere yapılacak meşru misillemelerde çocukların zarar görmesi hâlinde sorumluluğun tamamen onları fabrikaya sokan Rus yetkililere ait olduğuna dikkat çekiyor.

ISW: Rusya, cephedeki başarısızlığı yapay zeka videolarıyla gizlemeye çalışıyor Haber

ISW: Rusya, cephedeki başarısızlığı yapay zeka videolarıyla gizlemeye çalışıyor

ABD merkezli düşünce kuruluşu Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW), Kremlin'in Ukrayna'daki ilerleyişini abartmak ve "cephe çöküyor" algısı yaratmak için yapay zeka (AI) destekli sahte videolar kullandığını bildirdi. ISW tarafından 10 Mayıs’ta yayımlanan son rapor, Rusya’nın enformasyon savaşında yeni bir boyuta geçtiğini ortaya koydu. Analistlere göre Rus kuvvetleri, sahada kalıcı kontrol sağlayamadığı bölgelerde sanki bayrak dikmiş gibi görünmek için sofistike yapay zeka teknolojilerine başvuruyor. BİLGİ SAVAŞINDA TAKTİK DEĞİŞİKLİĞİ: YAPAY ZEKA DEVREDE Rapora göre, 2025 yazında Rus birlikleri sızma taktiklerine geçti ve o dönemden bu yana kontrol kuramadıkları alanlarda Rus bayrağı çekildiğine dair kısa videolar yayınlamaya başladı. Ancak, 2025 kışından itibaren bu videoların kalitesinde gözle görülür bir artış yaşandı. ISW, artık kısa ve amatör çekimler yerine, yapay zeka ile üretilmiş, farklı mekanlarda çekilmiş gibi görünen yüksek kaliteli ve karmaşık video serilerinin dolaşıma sokulduğunu belirtti. Analistlere göre, videolardaki bu profesyonelleşme, Kremlin’in üst düzey askeri komuta kademesinin bilgi operasyonlarını desteklemek amacıyla koordineli bir kampanya yürüttüğünü gösteriyor. “9 MAYIS” ÖNCESİ SAHTE BAŞARI ARAYIŞI Analistler, yapay zeka ürünü bu materyallerin büyük bir kısmının 9 Mayıs (Zafer Günü) öncesinde servis edildiğine dikkat çekti. Bu zamanlamanın temel amacının, sahada somut bir ilerleme kaydedilememesini perdelemek ve Rus kamuoyuna "büyük bir taarruz" başarılıyormuş illüzyonu sunmak olduğu vurgulandı. “CEPHE ÇÖKÜYOR" ALGISI GERÇEĞİ YANSITMIYOR ISW raporunda Kremlin'in asıl hedefi şu sözlerle özetlendi: Kremlin; abartılı başarı iddiaları ve 'bayrak dikme' odaklı istihbarat operasyonları aracılığıyla Rusya’nın sahadaki kazanımlarını olduğundan büyük göstermeye çalışıyor. Mevcut tüm kanıtların aksine, bu hamlelerle cephe hattının her noktada çöktüğü algısı yaratılarak, harekat geniş çaplı bir taarruz gibi servis ediliyor.

Kırım’da 9 Mayıs hazırlığı: Kültürel etkinlikler askerileştirme aracına dönüştü Haber

Kırım’da 9 Mayıs hazırlığı: Kültürel etkinlikler askerileştirme aracına dönüştü

İşgal altındaki Kırım’da sözde "tarihi hafızayı koruma" adı altında düzenlenen onlarca etkinlik, savaş anlatısını kamusal kültürün merkezine yerleştiriyor. Uzmanlar ve hak savunucuları, bu konser ve tiyatro oyunlarının sivil alanı askerileştirmek ve ideolojik bir anlatı oluşturmak için kullanıldığına dikkat çekiyor. Rus propaganda haber ajanslarının aktardığına göre, bu yıl sadece işgal altındaki Kırım’da 9 Mayıs "Zafer Günü" kapsamında 60’tan fazla tiyatro oyunu, konser ve festivalin düzenlenmesi planlanılıyor. Nisan ayı sonunda start alan programın 9 Mayıs’a kadar tamamlanması öngürülüyor. TİYATRO SAHNELERİNDE “SAVAŞ SİMÜLASYONU” Tiyatro sahneleri, militarist propagandanın en güçlü araçlarından biri olarak kullanılıyor. Kezlev’de (Yevpatoriya) sahnelenen "Fuga La Minör" adlı oyun bu durumun en somut örneklerinden biri. Oyunda, bir mevzide geri çekilme emri alan ancak "arkasındaki siviller için" savaşmaya devam eden bir askerin hikayesi anlatılıyor. Organizatörlerin yaptığı açıklamaya göre, oyunda kullanılan patlama sesleri, telsiz konuşmaları ve karmaşık ses efektleri, seyircide tiyatro ile savaş gerçekliği arasındaki sınırı silen bir "tam daldırma" etkisi yaratmayı hedefliyor. Bu tür gösterilere ek olarak, yarımadadaki farklı yerleşim yerlerinde askeri marş ve şarkı konserleri, askeri temalı çocuk programları, savaş canlandırmaları, anıt ziyaretleri ve törenler düzenleniyor. Söz konusu etkinliklerin bazıları, işgal yönetiminin ilan ettiği "tarihsel hafızanın korunması" politikası çerçevesinde düzenleniyor. Kırım’ın işgalci yönetimin sözde lideri Sergey Aksyonov, daha önce yaptığı açıklamalarda bu tür faaliyetleri bir "millî güvenlik meselesi" olarak tanımlamıştı. HAK SAVUNUCULARI UYARIYOR Ukraynalı ve uluslararası insan hakları örgütleri, Kırım'da artan bu sözde kültürel faaliyetlerin masum bir anma töreni olmadığını vurguluyor. Uzmanlara göre bu durum, işgal altındaki topraklarda yaşayan sivil halkın zihnini sistematik olarak askerileştirme ve Rusya'nın savaş anlatısını kalıcı bir ideoloji haline getirme stratejisinin bir parçası.

Kırım'dan Melitopol'e medya karartması: Ukrayna, Rusya'nın gazeteci avını BM'ye taşıdı Haber

Kırım'dan Melitopol'e medya karartması: Ukrayna, Rusya'nın gazeteci avını BM'ye taşıdı

Ukrayna BM Daimi Temsilciliği Birinci Sekreteri Dmitro Tımoşenko, Birleşmiş Milletler (BM) Enformasyon Komitesinde yaptığı konuşmada Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın sistematik dezenformasyon, sansür ve gazetecilere yönelik fiziksel şiddetle el ele gittiğini belirtti. Moskova yönetiminin bağımsız habercilik ile devlet propagandası arasındaki çizgiyi kasıtlı olarak sildiğini ifade eden Timoşenko, gerçek gazetecilerin "terörist", "aşırılıkçı" veya "sabotajcı" suçlamalarıyla hapse atıldığını, buna karşın Kremlin propagandacılarının "gazeteci" maskesiyle korunduğunu açıkladı. ONLARCA GAZETECİ ESİR TUTULUYOR Ukrayna tarafı, özellikle Melitopol, Kırım ve Herson bölgelerinden kaçırılan gazetecilerin isimlerini tek tek dünya kamuoyuyla paylaştı. Melitopol’den Yana Suvorova, Georgiy Levçenko ve Anastasiya Gluhovska gibi isimlerin yanı sıra işgal altındaki Kırım’da hukuka aykırı şekilde tutulan İrına Daniloviç ve Vilen Temeryanov’un durumuna dikkat çekildi. 2024 yılı içinde de Rüstem Osmanov ve Aziz Azizov gibi Kırım Tatar gazetecilerin gözaltına alınmasının, bölgedeki medya karartmasının bir parçası olduğu vurgulandı. Dmitro Tımoşenko, “En az 26 Ukraynalı gazeteci ve asker olan bir medya çalışanı Rus esaretinde alıkonuluyor.” dedi. Ayrıca geniş çaplı işgal saldırısının başından bu yana 147 medya çalışanının hayatını kaybettiğini hatırlattı. YASA DIŞI ALIKONULAN GAZETECİLER SERBEST BIRAKILMALI Tımoşenko, BM üyesi devletlere seslenerek yasa dışı yollarla alıkonulan tüm gazetecilerin derhal serbest bırakılması için Rusya’ya baskı yapılması çağrısında bulundu. Ayrıca medya çalışanlarına yönelik bu sistematik zulmün, Rusya’nın işgal altındaki bölgelerde işlediği savaş suçlarını gizleme ve tam kontrol sağlama politikasının bir ürünü olduğunu vurguladı.

KTMM Başkanı Çubarov: Ukrayna, topraklarından taviz vermesini gerektirecek bir barışı kabul edemez Haber

KTMM Başkanı Çubarov: Ukrayna, topraklarından taviz vermesini gerektirecek bir barışı kabul edemez

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, “Türkiye Today” haber sitesine verdiği röportajda Kırım Tatarlarının karşılaştığı insan hakları ihlalleri, Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesi, Ukrayna-Rusya Savaşı ile Türkiye’nin politikası ve Rusya’nın propaganda faaliyetleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. KTMM BAŞKANI, TÜRKİYE’DEKİ RUS PROPAGANDASINA DİKKAT ÇEKTİ Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın Kırım’ın Şubat 2014’te işgal ve yasa dışı şekilde ilhak edilmesiyle başladığını ve 12. yılını doldurduğunu kaydeden Refat Çubarov, Türkiye’nin sürecin en başından itibaren bu yasa dışı ilhakı tanımadığının ve tanımayacağının altını çizdi. Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ile birlikte Kırım Tatarlarına ve Ukrayna’ya tam destek sağladığını da dile getiren Çubarov, bununla birlikte Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının (STK) çoğunun Ukrayna-Rusya Savaşı üzerindeki tutumunun Rus propagandası tarafından etkilendiğinin altını çizdi. Çubarov, Türkiye’de en çok ön plana çıkan STK’ların Rus propagandasından etkilenmiş olduğunu ifade ederek “Savaşın başından bu yana Türkiye Cumhuriyeti’nin sahip olduğu tutum, kanaatimce kamuoyuna etkin bir şekilde yansıtılmamıştır. Sonuç olarak sivil toplum ve STK’ların görüşü, ‘Ukrayna yalnız bırakıldı; Ukrayna, barış önünde bir engeldir; Ukrayna, Rusya’nın egemenliğini yok saymaktadır ve Batı’yı temsilen hareket etmektedir.’ düşüncesi etrafında şekillenmiştir. Bu algının geniş bir kesimde karşılık bulduğunu görüyorum ve bu durumun Rus propagandasının bir sonucu olduğuna inanıyorum.” değerlendirmesini yaptı. “BARIŞ, ADİL OLMALIDIR” “Ukrayna, topraklarından taviz vermesini gerektirecek bir barışı kabul edemez.” şeklinde konuşan Çubarov, dünya siyasetinde güce, uluslararası hukuka göre gitgide daha fazla öncelik verildiğini ifade ederek “Buna karşın güç, hukuka üstün geldiğinde sorunlar ortadan kaybolmayacak, aksine derinleşecektir. Bu nedenle barış, adil olmalıdır.” dedi. Türk kamuoyunda güçlü bir Amerikan karşıtlığı olduğunu fakat bu durumun Rusya’ya karşı sempati geliştirilmesini meşru kılamayacağını dile getiren Çubarov, STK’ların kamuoyunun duygu ve düşüncelerini şekillendirdiğini belirterek Türkiye’nin “komşularla sıfır sorun” politikasının ise son derece başarılı ve yapıcı olduğunu kaydetti. ÇUBAROV, KIRIM TATARLARINA UYGULANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİ DİLE GETİRDİ Propaganda ve ifade özgürlüğü kavramları arasında oldukça ince bir çizginin olduğunu dile getiren Çubarov, “Sputnik” kanalının Rusya’ya ait bir propaganda aracı olduğunu kaydederek Rusya’nın Kırım’da gerçekleştirdiği propaganda faaliyetlerinin ciddiyetine ve Kırım Tatarlarının maruz bırakıldığı insan hakları ihlallerine ve kanun dışı muamelelere dikkat çekti. Kırım’daki siyasi mahkûmların 351’inden 181’inin Kırım Tatarı olduğunun altını çizen Çubarov, Kırım Tatarlarının Kırım’ın nüfusunun yüzde 12’sini oluşturmasına karşın Kırım’daki siyasi mahkûmların ise yaklaşık yüzde 50’sinin Kırım Tatarı olduğunu vurguladı. “Tarihî emellerini gerçekleştirmekte kararlı olan Rusya, ağır hukuki yollara başvurarak yerli halka ana vatanlarını terk etmesi yönünde baskı uygulamaktadır. 10 ilâ 30 yıla kadar verilen hapis cezaları yaygın olarak uygulanmaktadır. Siyasi mahkûmların hâlihazırda 60’ı kadınlardan oluşmaktadır. Çoğu, asılsız terörizm suçlamalarıyla karşılaşmaktadır. Yüzlerce Kırım Tatarının ise Kırım Yarımadası’nda ikamet etmelerinin önü resmen kapatılmıştır.” “(KIZIL ORDU KOROSU) YALNIZCA KÜLTÜREL BİR AKTİVİTEYİ TEMSİL ETMEMEKTEDİR” Rusya’nın propaganda aleti olan Kızıl Ordu Korosu’nun her yıl Türkiye’de konser verdiğine dikkat çeken KTMM Başkanı, bu konserlerin tarihlerinin kasten Kırım Tatar ve Çerkes sürgün ile soykırım yıl dönümleri ile çakışacak şekilde ayarlandığının altını çizdi. Çubarov, bununla birlikte Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde tertip edilecek olan NATO Zirvesi’nin tarihinin bile Kızıl Ordu Korosu’nun konser takvimi dâhilinde duyurulduğunu belirtti. “Bu koro, yalnızca kültürel bir aktiviteyi temsil etmemektedir; bir propaganda aracı olarak kullanılmaktadır. Örnek vermek gerekirse, eğer İsrail ordusunun korosu Türkiye’de konser verecek olsaydı kamuoyunun tepkisi bu noktada hızlı ve net olurdu. Buna rağmen Kızıl Ordu Korosu için benzer bir tepki verilmemiştir.” şeklinde konuşan Çubarov, Türkiye’deki Kırım Tatar diasporasının rolünün önemini dile getirerek daha yüksek bir toplumsal farkındalık ve desteğin de gerekli olduğunu ifade etti. Bununla birlikte Çubarov, bu noktada önceliğin Kırım Tatar siyasi tutsakların serbest bırakılmasının atılacak ilk ve en acil adım olduğunu kaydetti. NATO, RUSYA’NIN KARADENİZ’DEKİ GENİŞLEMESİ KONUSUNDA UYARIDA BULUNMUŞTU Kırım’ın Rusya için yalnızca ekonomik açıdan önemli olmadığını ve Rusya’nın doğu bölgelerindeki ekonomik kapasitesinin zaten yeterli olduğunu belirten Çubarov, Kırım’ın bu noktada Rusya için “askerî üs” olduğuna ve Yarımada’da yaklaşık 225 askerî yerleşim olduğuna dikkat çekti. KTMM Başkanı, NATO’nun 2000’li yılların başında Rusya’nın Karadeniz’deki genişleme girişimleri hususunda uyarıda bulunduğunu hatırlatarak Rusya’nın Karadeniz’deki kontrolünün Ukrayna dâhil, Karadeniz’e kıyısı olan bütün ülkeler için olumsuz sonuçlara yol açtığını belirtti. Çubarov, bu noktada Kırım’ın Rusya için bir “anahtar görevi” gördüğünü ve “sıcak denizlere inme” politikasının en önemli aşaması olduğunu dile getirdi. “UKRAYNA’YA DESTEĞİN SÜREKLİ OLARAK SAĞLANMASI GEREKMEKTEDİR” Ukrayna-Rusya Savaşı’nın ne zaman sona ereceği hususundaki belirsizliği dile getiren Çubarov, bu savaşın ölçeğinin artabileceğini bir ihtimal olarak değerlendirerek Baltık ülkelerinin ise bu ihtimal için hazırlandığını kaydetti. “Ancak Rusya, bu savaşı kazanamayacaktır; yapısal olarak başarısızlığa mahkûmdur. Ukrayna, tek başına Rusya’ya direnecek konumda değildir ve Ukrayna’ya desteğin sürekli olarak sağlanması gerekmektedir. Rusya, işgal ettiği diğer bölgelerden çekilse de Kırım’dan çekilmesi oldukça düşük bir olasılıktır.” şeklinde konuşan Çubarov, Rus kamuoyunun fikrinin propaganda ve algı yönetimi tarafından şekillendiğini dile getirerek bu durumun, Rusya’nın Kırım’da meşru menfaatlerinin bulunduğu yönünde bir inanca sebebiyet verdiğine dikkat çekti. “YAKIN ZAMANDA PARÇALANMIŞ BİR RUSYA GÖRMEK, UZAK BİR İHTİMAL DEĞİLDİR” “Buna karşın Kırım, hiçbir zaman Rusya’nın olmamıştır ve olmayacaktır. Kırım’dan çekilmek, Putin adına siyasi bir intihar olacaktır. (Rusya’nın) Birçok başarısız devlet yetkilisinde de görüldüğü gibi bu durum, fizikî sonuçlara da yol açabilecektir.” diyen Çubarov, Ukrayna’nın işgal altındaki bölgelerinin azat edilmesi durumunda Rusya’nın artık Kırım’ın kontrolünü elinde tutamayacağını kaydederek Rusya’nın bu noktada nükleer eskalasyona başvurabileceğini belirtti. Çubarov, bununla birlikte “Rusya’nın Kırım’dan çekilmesi için Rusya’da büyük bir iç krizin meydana gelmesi gerekir fakat aslında Rusya zaten böyle bir krize yol açmaktadır. Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki dönemde olduğu gibi, yakın zamanda parçalanmış bir Rusya görmek, uzak bir ihtimal değildir.” şeklinde konuştu. Kırım’daki ifade özgürlüğü ile insan hakları ihlalleriyle beraber Kırım Tatarlarının maruz kaldığı sistemik baskıyı da dile getiren Çubarov, Kırım Tatarlarının gördüğü baskı ve zulümler neticesinde ana vatanları olan Kırım’ı terk etmek zorunda bırakıldıklarının altını çizdi. RUSYA, KIRIM TATARCA EĞİTİMİNİ BİR PROPAGANDA ARACI OLARAK KULLANIYOR Öte yandan Kırım’ın Rusya tarafından işgal edildiği 2014 yılından beri yaklaşık 1 milyon Rus’un Kırım’a yerleştirildiğini ve bu durumun etnik ve demografik bir dönüşümün bariz göstergesi olduğunu beyan eden Çubarov, Kırım’ın “Ruslaştırılma” sürecinden geçtiğine vurgu yaptı. Ayrıca büyük emekler verilerek kurulan 14 Kırım Tatar okulunun, 2014 yılından sonra Rus okullarına çevrildiğini dile getiren Çubarov; Kırım Tatar dilinde verilen eğitimin yürürlükten kaldırıldığını ve eğitimin zorunlu olarak Rusçaya dönüştürüldüğünü belirtti. Son olarak Çubarov, Kırım Tatarca eğitiminin haftada yalnızca bir saate düşürülmesine dikkat çekerek Rusya’nın, kısıtlı olarak verilen Kırım Tatarca eğitimini bile bir propaganda aracı olarak kullandığının altını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.