SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ruslaştırma

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ruslaştırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ruslaştırma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rus emperyalizminin propaganda miti Akyar’da vuruldu Haber

Rus emperyalizminin propaganda miti Akyar’da vuruldu

İşgal altındaki Kırım’ın Akyar (Sivastopol) kentinde, çarlık döneminden bu yana Rus militarizmini yücelten ve Rusya’nın bölgedeki işgalci varlığını meşrulaştırmak için küresel bir propaganda miti olarak kullanılan tarihi Panorama Müzesi, silahlı insansız hava aracı (SİHA) saldırısının ardından çıkan yangında ağır hasar gördü. Kırım Tatar halkının hakikatlerini yok sayarak Rus imparatorluk anlatısını hafızalara kazıma misyonu üstlenen yapının vurulmasının ardından bir açıklama yapan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, müzenin yok oluşuna üzülenlere tepki göstererek, bu kurumun Rus emperyalizminin işlediği tarihi suçları örtbas etmek için kurgulanmış bir propaganda aracı olduğunu vurguladı. Akyar’ın Kremlin kontrolündeki sözde valisi Mihail Razvojayev ve işgal yönetimine bağlı müze idaresi, 9 Haziran’ı 10 Haziran’a bağlayan gece düzenlenen SİHA saldırısında, "Sivastopol Savunması 1854-1855" adlı devasa panoramik tablonun bulunduğu müze binasının doğrudan hedef alındığını ve çıkan yangında yapının "neredeyse tamamen yok olduğunu" duyurdu. Yangında küle dönen eserin, Fransız asıllı ressam Franz Roubaud tarafından yapılan ve Sovyet döneminde aslına “sadık kalınarak” yeniden üretilen bir kopyası olduğu; tablonun orijinal tarihi parçalarının ise koruma altında olduğu için zarar görmediği aktarıldı. ÇUBAROV: BU MÜZE İMPARATORLUĞUN SUÇLARINI GİZLEYEN BİR MASKEYDİ Söz konusu yıkım Ukrayna ve Rusya sosyal medya mecralarında bir kültür varlığının kaybı gerekçesiyle tartışma yaratırken, KTMM Başkanı Refat Çubarov’dan ezber bozan tarihi bir çıkış geldi. Çubarov, sosyal medya üzerinden yayımladığı mesajda, bu yapı için gözyaşı dökülmesini "köle psikolojisi" olarak nitelendirerek sert bir dille eleştirdi. Kırım Savaşı'nın faturasının Rus çarları tarafından Kırım'ın yerli halkı olan Kırım Tatarlarına kesildiğini ve müzenin bu gerçeği gizlediğini hatırlatan Çubarov, şu tarihi gerçeklere dikkat çekti: Bu panorama, 20. yüzyılın başlarında II. Nikolay'ın onayladığı bir girişimle, Sivastopol Savunmasının Yaşatılması Komitesi aracılığıyla oluşturulmuştur. Peki ne amaçla? İmparatorluğun ‘kahramanlığını’ ebedileştirmek için. Ancak bu ‘kahramanlık’ anlatısında Kırım Tatar halkının trajedisine yer yoktu. Bu savaş yüzünden vatanlarını kaybeden yüz binlerce insan için… Peki bugün neyin yasını tutuyoruz? İmparatorluk hatırasına adanmış anıtın mı? Rusya’nın Kırım Savaşı'ndaki yenilgisinin faturasını Kırım Tatarlarına kestiğini ve onları acımasızca cezalandırdığını belirten Çubarov, “1856-1860 yılları arasında, hedefli bir baskı politikası sonucunda yüz binlerce Kırım Tatarı Kırım'dan sürüldü. O dönemin Rus verilerine göre yaklaşık 200 bin, o zamanki Rus karşıtı koalisyon ülkelerinden araştırmacılara göre ise 300 ila 500 bin yerli Kırım sakini yarımadadan çıkarılarak Osmanlı İmparatorluğu topraklarına yerleşmeye zorlandı.Bizim gerçek tarihimiz bu değil mi?" ifadelerini kullandı. Çubarov, Rusya’nın bu tür kurumları geçmişte işlenen büyük insanlık suçlarını örtbas etmek için ve kendine göre kurguladığı tarihi anlatıları insanlara dayatlam için kullandığını vurgulayan Çubarov, "Bu yüzden Sivastopol Panoraması için ağlamayı bırakın. Oraya isabet eden Ukrayna SİHA’sı, önce Rus, ardından Sovyet emperyalist propagandası tarafından bilincimize kazınan köle zihniyetinden kurtulmamıza yardımcı oluyor." dedi. PROPAGANDA MİTİNİN ARKASINDAKİ SOYKIRIM Rusya İmparatorluğu tarafından 1783'te işgal edildikten sonra Kırım sistemli bir Ruslaştırma ve sömürge sürecine maruz kaldı. Kırım Tatarları, topraklarını ve evlerini yok pahasına satarak Osmanlı coğrafyasına göç etmek zorunda bırakıldı. Kırım Savaşı’nın ardından yaşanan bu kitlesel sürgün dalgası yarımadanın demografik yapısını tamamen değiştirdi. 1783 yılında Kırım nüfusunun yüzde 98'ini oluşturan Kırım Tatarları, 19. yüzyılın sonunda kendi öz vatanlarında yüzde 34 ile azınlık durumuna düşürüldü. Rusya'nın bu baskıcı ve asimilasyoncu politikaları, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'ne kadar dalgalar halinde devam etti. Akyar’daki müze gibi kurumlar ise bu soykırım süreçlerinin üzerini örten ideolojik birer kalkan vazifesi görüyor.

Birleşik Krallık’tan Ukraynalı çocukların kaçırılmasına ilişkin yeni yaptırım paketi Haber

Birleşik Krallık’tan Ukraynalı çocukların kaçırılmasına ilişkin yeni yaptırım paketi

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Rusya’nın işgal altındaki Ukrayna topraklarından kaçırılan çocukların Rus ideolojisine maruz bırakılarak beyinlerinin yıkanmasındaki rolü nedeniyle 29 gerçek ve tüzel kişiye yaptırım uygulanacağını açıkladı. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgal saldırıları sadece toprak bütünlüğünü değil, doğrudan Ukrayna’nın geleceğini hedef alıyor. İşgal edilen bölgelerden sistematik bir şekilde kaçırılan, ailelerinden koparılan ve Rusya’nın iç bölgelerindeki kamplara gönderilen çocukların sayısı her geçen gün artıyor. Ukrayna hükûmeti ve sivil toplum kuruluşları, kaçırılan çocukların kimliklerinin silinerek "Ruslaştırma" operasyonuna tâbi tutulduğunu, hatta isimlerinin değiştirilerek Ukrayna’ya karşı savaşacak neferlere dönüştürülmek istendiğini bildiriyor. Ukrayna’nın kaçırılan çocukları geri getirmeyi amaçladığı “Bring Kids Back Ukraine” girişimi, 20 bin 570 çocuğun Rusya tarafından kaçırıldığını bildirdi. Kaçırılan 2 bin 120 çocuğun uluslararası arabulucu devletlerin desteğiyle kurtarıldığı ifade edilirken hâlâ 1 milyon 600 bin çocuğun Rusya’nın kontrol ettiği bölgelerde yaşadığı kaydedildi. “RUSYA, ÇOCUKLARIN BEYNİNİ YIKIYOR” 11 Mayıs 2026 tarihinde Birleşik Krallık’ın yeni yaptırım paketiyle ilgili konuşan Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Rusya’nın işgal altındaki Ukrayna topraklarından kaçırdığı çocukların beynini yıkadığını belirterek, “Rusya’nın yaptıkları ne kadar ileri gidebileceğini ortaya koyuyor.” dedi. Birleşik Krallık’ın Ukrayna’ya güçlü bir şekilde destek olduğunu söyleyen Cooper, “Ailelerinden acımasızca koparılan çocukların yerlerini tespit etmek ve evlerine dönebilmelerini sağlamak için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Yaptırım listesine dâhil edilen “Gençlik Askerî Spor Eğitimi ve Vatanseverlik Eğitimi Merkezi” isimli oluşuma dikkat çeken Cooper, “Bu tesiste Ukraynalı çocuklar askerî eğitime tabi tutuluyor. Kremlin yanlısı ideolojiye maruz kalıyor.” diye konuştu. “ÇOCUKLARIN BULUNABİLMELERİ İÇİN 1 MİLYON 200 BİN STERLİN AYRILDI” Cooper, sözde “Luhansk Halk Cumhuriyeti Gençlik Politikası Bakanı” Yulia Sergeevna Velichko’nun da çocukların Rus ideolojine maruz bırakılarak beyinlerinin yıkanmasındaki rolü nedeniyle yaptırım listesine alındığını kaydetti. Cooper, Birleşik Krallık’ın kaçırılan Ukraynalı çocukların kimliklerinin tespit edilmesi ve yerlerinin belirlenmesi için bir milyon 200 bin sterlinlik fon oluşturduğunu açıkladı. Birleşik Krallık’ın, Kremlin’in düşmanca ve “iğrenç” faaliyetleri karşısında sert önlemler almaya devam edeceğini aktaran Cooper, “Bugüne kadar 3 bin 300’den fazla hedefe yaptırım uygulandı.” dedi.

Rusya’nın kaçırdığı 20 bin Ukraynalı çocuk için ABD’de sergi Haber

Rusya’nın kaçırdığı 20 bin Ukraynalı çocuk için ABD’de sergi

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgal saldırıları sadece toprak bütünlüğünü değil, doğrudan Ukrayna’nın geleceğini hedef alıyor. İşgal edilen bölgelerden sistematik bir şekilde kaçırılan, ailelerinden koparılan ve Rusya’nın iç bölgelerindeki kamplara gönderilen çocukların sayısı her geçen gün artıyor. Ukrayna hükûmeti ve sivil toplum kuruluşları, kaçırılan çocukların kimliklerinin silinerek "Ruslaştırma" operasyonuna tâbi tutulduğunu, hatta isimlerinin değiştirilerek Ukrayna’ya karşı savaşacak neferlere dönüştürülmek istendiğini bildiriyor. Ukrayna’nın kaçırılan çocukları geri getirmeyi amaçladığı “Bring Kids Back Ukraine” girişimi, 20 bin 570 çocuğun Rusya tarafından kaçırıldığını bildirdi. Kaçırılan 2 bin 120 çocuğun uluslararası arabulucu devletlerin desteğiyle kurtarıldığı ifade edilirken hâlâ 1 milyon 600 bin çocuğun Rusya’nın kontrol ettiği bölgelerde yaşadığı kaydedildi. “PUTİN, 20 BİN UKRAYNALI ÇOCUĞU KAÇIRDI” Kaçırılan çocuklara dikkat çekmek amacıyla Amerika Birleşik Devletlerinin (ABD) başkenti Vaşington’da ise 20 bin oyuncak ayıdan oluşan bir serginin açıldı. ABD merkezli STK’lar Razom for Ukraine ve American Coalition for Ukraine tarafından 24 Nisan 2026 tarihinde açılan sergide, oyuncak ayılardan “Putin, 20.000 Ukraynalı çocuğu kaçırdı. Çocukları geri getirin.” yazıldı. Sergi açılışında bir konuşma gerçekleştiren Ukrayna’nın Vaşington büyükelçisi Olga Stefanişına (Olha Stefanishyna), Rusya’nın, Ukrayna’nın geleceğini çaldığını belirterek, “Rusya sadece topraklarımızı işgal etmekle kalmıyor. Binlerce çocuğu kaçırıyor. Çocuklar kimliklerinden uzaklaştırılarak, yeni hayatlara zorlanıyor. Ama başarısız olacaklar. Çocukları evlerine geri getireceğiz.” dedi.

Kırım’da dil soykırımı: Kırım Tatarca eğitim ve medyadan siliniyor Haber

Kırım’da dil soykırımı: Kırım Tatarca eğitim ve medyadan siliniyor

İşgal altındaki Kırım’da Rus işgal yönetiminin, Kırım Tatar dilini kamusal alandan silmeye yönelik sistematik bir politika izlediği bildirildi. Eğitim, medya ve yayıncılık alanlarında kaynakların kısıtlanmasıyla dilin kullanımı her geçen gün daralıyor. Kırım.Realii (Krym.Realii) haber ajansına konuşan bir hak savunucusu, işgalci yönetimin Kırım Tatarca üzerindeki baskılarını artırdığını ifade etti. Güvenlik gerekçesiyle ismini gizli tutan kaynak, Kırım Tatarca eğitim verdiği iddia edilen okullarda eğitimin giderek resmîleştiğini ve Rusçanın baskın hâle getirildiğini vurguladı. Bu durumun sadece okullarla sınırlı kalmadığı, medya ve kültür yayıncılığı üzerinde de ciddi bir asimilasyon baskısı kurulduğu belirtildi. EĞİTİMDE “KIRIM TATARCA BİLMEYEN MÜDÜR” DÖNEMİ Eğitim alanındaki baskının en somut örneklerinden biri Akmescit’teki (Simferopol) Yağmurça (Fontanı) mahallesinde yaşanıyor. Hak savunucusunun aktardığına göre, gelecek yıl buradaki Kırım Tatarca eğitim veren okulun başına, Kırım Tatar dilini hiç bilmeyen bir müdür atanacak. MEDYA VE YAYINCILIKTA BÜYÜK KESİNTİ Bununla birlikte Rus işgal yönetimi tarafından Kırım Tatarca yayın yapması için kurulan "Millet" kanalında müdür pozisyonu kaldırılırken, programların büyük çoğunluğu Rusça olarak yayınlanmaya başladığı belirtildi. Ayrıca sözde müftülüğün basılı yayınlarında bile Rusça içeriklerin Kırım Tatarca içerikleri geçtiği gözleniyor. İşgalcilerin kontrolündeki İsmail Gaspıralı Medya Merkezi’nin de kitap yayın kapasitesini dört kat düşürdüğünü aktaran hak savunucusu, “Eskiden yılda 20 kitap basılırken, bu sayı finansman kısıtlamalarıyla 5’e geriledi. Ayrıca basılan Kırım Tatarca eserlerin mutlaka 'iki dilli' (Rusça-Kırım Tatarca) olma zorunluluğu getirildi.” dedi. TOPLUMUN CEVABI: MİLLÎ SOSYAL MEDYA İÇERİK ÜRETİCİSİ Rus işgal yönetiminin bu kısıtlama ve asimilasyon politikalarına karşın, Kırım Tatar toplumu içinde öz değerlerini koruma refleksi gelişiyor. Hak savunucusu, halkın Kırım Tatarca içerik üreten millî bloggerlara olan talebin arttığını belirtti. Sosyal medya üzerinden yürütülen bu sivil inisiyatifler, dilin korunması için dijital bir direniş alanı oluşturuyor.

Kırım’da skandal karar: Türkiye’yi de tehdit eden Rus şovenistin heykeli dikiliyor Haber

Kırım’da skandal karar: Türkiye’yi de tehdit eden Rus şovenistin heykeli dikiliyor

Kırım’da Rus işgal yönetimi Akmescit’te (Simferopol), 2022 yılında hayatını kaybeden aşırı sağcı Rus politikacı Vladimir Jirinovskiy’in heykelini dikecek. Rusya Liberal Demokrat Parti (LPDR) Üyesi, Rusya Devlet Duması Bütçe ve Vergiler Komitesi Başkan Yardımcısı Kaplan Paneş’in açıklamalarına göre, şovenist söylemleriyle ve Kırım'ın işgaline verdiği destekle tanınan Rusya Liberal Demokrat Partisi kurucusu Vladimir Jirinovskiy’in anıtı için yürütülen çalışmalar hız kazandı. Heykelin, kentin merkezinde bulunan "Moskova" oteli ve ana otogarın yakınındaki Jirinovskiy Meydanı’na dikilmesi planlanıyor. Paneş, heykelin sadece fiziksel bir yapı olmayacağını, Jirinovski’nin "ruhunu ve Kırım’a olan yaklaşımını" temsil edeceğini ifade etti. MEYDANIN İSMİ GEÇEN YIL DEĞİŞTİRİLDİ Söz konusu meydan, 2025 yılında sözde yerel belediye meclisinin aldığı kararla Jirinovskiy’in ismini almıştı. Ukrayna’nın egemenlik hakları ve uluslararası hukuk hiçe sayılarak alınan bu karar, bölgedeki Ruslaştırma politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Hatırlanacağı üzere Jirinovski, 2015 yılında Kırım’ın adının "Kırım Tatarca çağrışımlardan kurtulmak amacıyla" antik bir isim olan Tavrida olarak değiştirilmesini teklif etmişti. Jirinovskiy, 2016 yılında Türkiye'nin işgal edilmesi gerektiğini savunmuş ve atom bombası tehdidinde bulunmuştu.

Kremlin'den Kırım'da yeni Ruslaştırma operasyonu Haber

Kremlin'den Kırım'da yeni Ruslaştırma operasyonu

Rus işgal yönetimi, Kırım’da Ukrayna ve Kırım Tatar kimliğini silmeye yönelik yeni bir "Ruslaştırma" programı başlattı. Moskova’nın 2036 stratejisi doğrultusunda Kırım için beş yıllık bir yol haritası hazırlayan işgal yönetimi, Yarımada'daki etnik farklılıkları “Rus kimliği” çatısı altında toplamak amacıyla dil politikalarından kültürel yaşama kadar uzanan kapsamlı bir asimilasyon sürecini devreye sokmayı planlıyor. Kırım’ın Kremlin kontrolündeki sözde "Etnik İlişkiler Devlet Komitesi", Kremlin’in talimatıyla 2036 yılına kadar sürecek yeni "Devlet Ulusal Politika Stratejisi"ni uygulamaya koyduğunu duyurdu. Sözde Etnik İlişkiler Devlet Komitesi Başkanı iş birlikçi Ruslan Yakubov tarafından basın toplantısıyla duyurulan plan, Yarımada'nın özgün kültürel dokusunu Rus kültürü lehine baskılamayı amaçlıyor. “RUS KÜLTÜRÜ VE DİLİ KORUMA” KILIFI ALTINDA RUSLAŞTIRMA STRATEJİSİ Savaş suçlusu Vladimir Putin’in Kasım 2025’te onayladığı strateji belgesine dayanan bu planın odak noktasının "Rus dilinin, kültürünün ve Rus kimliğinin korunması" olduğu açıklandı. Yakubov, “Bu kapsamda Kırım'da düzenleyeceğimiz etkinliklerde Rus dilini ve kültürünü popülerleştirmeye yönelik etkinliklere daha fazla önem vereceğiz." dedi. İşgal yönetimi, "Rus kimliğinin güçlendirilmesi" adı altında Kırım’daki Kırım Tatarları ve Ukrainler başta olmak üzere halkların kültürel eserlerini Rusçaya çevirerek özgün dilleri kamusal alandan tamamen dışlamayı hedefliyor. Bununla birlikte işgal yönetimi, temmuz ve ağustos aylarında "Rusya Biziz" (Rossiya – eto mı) başlıklı bir festival düzenleyeceğini duyurdu. Turizm sezonuna denk getirilen bu festival, Kırım’daki yerli halkların geleneklerini sergilemekten ziyade, Yarımada'yı Rusya’nın ayrılmaz bir parçası gibi göstermeyi amaçlayan bir propaganda aracı olarak kullanılacak.

Rusya, Ukraynalı çocukları "yeniden eğitim" için Kuzey Kore’ye gönderiyor Haber

Rusya, Ukraynalı çocukları "yeniden eğitim" için Kuzey Kore’ye gönderiyor

Rus işgal yönetiminin Ukraynalı çocukları yasa dışı şekilde işgal altındaki bölgelerden çıkararak sözde “yeniden eğitme kamplarına” göndermesinin kapsamı daha da genişledi. ABD Senatosunda 3 Aralık’ta düzenlenen oturumda konuşan Bölgesel İnsan Hakları Merkezi Uluslararası Adalet Uzmanı Katerına Raşevska, Ukraynalı çocukların artık Kuzey Kore’deki kamplara da götürüldüğünü açıkladı. Raşevska, yürüttükleri araştırmalar kapsamında toplam 165 “yeniden eğitim” kampının varlığını belgelediklerini söyledi. Bu kamplarda çocukların zorla militarize edildiğini, Ruslaştırma uygulamalarına maruz bırakıldığını ve ailelerinden tamamen koparıldığını belirtti. Uzman, “yeniden eğitim” kamplarının coğrafyasının giderek genişlediğine dikkat çekerek “Çocuklar artık yalnızca Rusya, Belarus ve işgal altındaki Ukrayna bölgelerine değil, Kuzey Kore’deki tesislere de gönderiliyor.” dedi. EVLERİNDEN 9 BİN KİLOMETRE UZAKTA Raşevska, konuşması sırasında Kuzey Kore'ye gönderilen Ukraynalı çocukların fotoğraflarını da gösterdi. Bu çocukların, işgal altındaki Donetsk bölgesinden 12 yaşındaki Mıhaylo ve işgal altındaki Akmescit'ten (Simferopol) 16 yaşındaki Liza olduğu açıklandı. İnsan hakları savunucularının elde ettiği bilgilere göre, bu çocuklar evlerinden 9 bin kilometre uzakta, Kuzey Kore'de bulunan "Songdowon" kampına gönderildi. Raşevska, bu uygulamanın uluslararası hukukun ağır şekilde ihlali olduğunu vurgulayarak dünya kamuoyuna acil müdahale çağrısında bulundu.

Rusya’da zorunlu Ruslaştırma dönemi başladı: Yeni emir yayımlandı Haber

Rusya’da zorunlu Ruslaştırma dönemi başladı: Yeni emir yayımlandı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkedeki tüm nüfusun zorunlu olarak Ruslaştırılmasını ve yurt dışındaki "Rus merkezlerinin" sayısının artırılmasını öngören bir kararname imzaladı. Ukrayna Dış İstihbarat Servisi (SZRU) tarafından yapılan açıklamada, “Putin, ‘Rusya Federasyonu Devlet Dil Politikası Temellerinin Onaylanması’ başlıklı kararnameyi imzaladı. Belge, ülkenin tüm nüfusunun zorla Ruslaştırılmasını öngörüyor.” denildi. İlgili kararname, Rus dilini “birleştirici unsur” ve “vatandaşlık kimliğinin temel unsuru” olarak tanımlayarak, azınlık dillerini ve göçmen toplulukların dil haklarını büyük ölçüde dışlıyor. Belgede, dil politikasına yönelik üç temel “tehdit” şu şekilde sıralanıyor: Resmî iletişimde yabancı kelimelerin kullanılması, diğer ülkelerin Rusçanın yayılmasını sınırlama girişimleri ve Rusya’daki yerli halkların dillerinin kullanım alanlarının daralması. Ukrayna istihbaratı, Kremlin’in bu tür kararları tarihsel olarak "kültürel çeşitliliğe saygı" görüntüsü altında sunduğunu ancak pratikte Rusçayı devlet kurumlarında, eğitimde ve medyada tek geçerli standart haline getirmeye çalıştığına dikkat çekti. Ayrıca kararname, yurt dışında "Rus merkezlerinin" yaygınlaştırılmasını öngörüyor. Resmî olarak bu merkezler Rus dili ve kültürünü tanıtma amacıyla kurulacak. Ancak Ukrayna istihbaratına göre, söz konusu merkezler Kremlin’in yumuşak güç araçları olarak kullanılacak ve hem siyasi hem de istihbari etki faaliyetlerinde görev alacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.