SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rusya Federasyonu

QHA - Kırım Haber Ajansı - Rusya Federasyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya Federasyonu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çarlık Rusyası’ndan kalma borçlar: Rusya’nın çeşitli kuruluşlarına dava açıldı Haber

Çarlık Rusyası’ndan kalma borçlar: Rusya’nın çeşitli kuruluşlarına dava açıldı

"Nord Capital" Yatırım Fonu, Rusya’nın Çarlık Rusyası’ndan kalma borçlarını ödemesini talep etti. Rusya Federasyonu, 225 milyar dolar değerinde tazminat ödemek zorunda kalacak. RUSYA’NIN ÇEŞİTLİ KURULUŞLARINA DAVA AÇILDI Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Kolombiya eyaletindeki bir federal mahkemede; Rusya Federasyonu, Rusya Federasyonu Maliye Bakanlığı, Rusya Federasyonu Merkez Bankası ve Rusya Federasyonu Milli Varlık Fonuna karşı dava açıldı. Dava dosyasında, “Rusya Federasyonu, devlet borcuna dair, Çarlık Rusyası’ndan miras kalan birtakım yükümlülükleri yerine getirmeyi reddederek ve bu tutumunu değiştirmeyerek yetki vekaleti doktrinini ihlâl etmiştir.” ifadelerine yer verildi. SÖZ KONUSU BORÇ, RUSYA’YA ÇARLIK RUSYASI’NDAN MİRAS KALDI Ukrayna medyası Ukrainska Pravda'nın 16 Ocak 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre Yatırım Fonu, yüzde 5,5 faiz oranıyla birlikte 1916 yılında Çarlık Rusyası’ndan kalan borçlara kefil olduğunu ve söz konusu borçların Çarlık Rusyası’ndan sonra kurulan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne (SSCB) miras kaldığını bildirdi. Tazminatın son miktarına ise dava sürecinde karar verilecek. Yatırım Fonu, Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgalinden ve 2022 yılında Ukrayna’yı topyekûn olarak işgal girişiminden sonra dondurulan varlıkları ile borcu kapatabileceğini açıkladı. TALEP EDİLEN TAZMİNAT MİKTARI, RUS FİRMALARININ TOPLAM DEĞERİNİ AŞIYOR! "Nord Capital" tarafından talep edilen miktar, hâlihazırdaki döviz kuruyla 17, 5 trilyon rubleye (yaklaşık 225 milyar dolar) karşılık; Rusya Federasyonu’nun yıllık bütçesi olan 40,2 trilyon rublenin (yaklaşık 517 milyar dolar) yüzde 43’üne karşılık geliyor. Ayrıca, talep edilen tazminat miktarı, Rusya’ya ait Sberbank, Gazprom ve Rosneft firmalarının toplam değerini aşıyor. Firmaların değerlerinin ise sırasıyla 6,5 trilyon (yaklaşık 83 milyar dolar), 2,9 trilyon (yaklaşık 37 milyar dolar) ve 4,2 trilyon ruble (yaklaşık 54 milyar dolar) olduğu aktarıldı.

Kırım’da “Rus ordusunu itibarsızlaştırma” suçlamasıyla bin 657 dava! Haber

Kırım’da “Rus ordusunu itibarsızlaştırma” suçlamasıyla bin 657 dava!

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimi Temsilciliği, yarımadada siyasi baskıların yanı sıra sivillere yönelik idari yaptırımların da hızla arttığını duyurdu. Temsilciliğin resmî sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamaya göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetlerini sözde “kamuoyunda itibarsızlaştırma” suçlamasıyla hazırlanan bin 657 dosya, Kırım’daki sözde mahkemelere ve işgal yönetimine bağlı kurumlara sevk edildi. BİN 542 DOSYADA CEZA KARARI Söz konusu dosyaların bin 542’sinde para cezası başta olmak üzere idari yaptırım kararları alındığı veya dosyaların başka davalarla birleştirilerek toplu hüküm verildiği belirtildi. İki davada ise yargı sürecinin sürdüğü kaydedildi. KADINLAR ÇOĞUNLUKTA Temsilciliğin verilerine göre, hakkında karar verilen kişilerin büyük bölümünü kadınlar oluşturdu. Toplam 816 karar kadınlar hakkında alınırken, erkekler hakkında verilen karar sayısının ise 724 olduğu bildirildi. Açıklamada ayrıca, dava sayısındaki düzenli artışa da dikkat çekildi. Buna göre, 2024 yılında Kırım’da 494 dava görülürken, 2025’te bu sayı 518’e yükseldi. Artış oranının yaklaşık yüzde 5 olduğu ifade edildi. ARMAN PAZARI BAZAR KENTİ ÖNE ÇIKIYOR Öte yandan, en fazla davanın Arman Pazarı (Armyansk) kentinde görüldüğü belirtildi. 2024 yılında sözde Arman Pazarı Şehir Mahkemesinde 220 dosya ele alınırken, 2025’te bu sayının 264’e çıktığı kaydedildi. Yetkililer, Arman Pazarı'ndaki sözde mahkemenin, işgal altındaki Kırım’da idari baskı ve cezalandırma politikasının en aktif araçlarından biri haline getirildiğini vurguladı.

21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü'nde Kırım Tatar gazeteci olmak Haber

21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü'nde Kırım Tatar gazeteci olmak

Bugün, bölgesel ve küresel pek çok alanda doğru, güvenilir ve tarafsız bir tutumla kamuoyunu bilgilendiren basın sektörünün 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü. Bu özel gün, 1860'da Agâh Efendi ve Şinasi'nin çıkardığı ilk özel gazete Tercüman-ı Ahval'in yayın hayatına başlamasıyla atılan adım nihayetinde 1960'da PTT tarafından basılan posta puluyla birlikte tarihteki yerini aldı. Böylelikle özgürlüğün sesi olan gazeteciler, doğruyu kamuoyuna sunmaktan hiçbir zaman geri durmadı. RUSYA KIRIM TATAR GAZETECİLERİ SORGUYA ÇEKİYOR Ancak bazı gazeteciler o kadar şanslı değil. Bunlardan biri de işgal altındaki Kırım'da Rus baskısını dünya kamuoyuna duyurmaya çalışan gazeteciler. İşgalci yönetim, 2014 yılında Kırım'da varlığını silmeye çalışarak baskı altına aldığı Kırım Tatarlarının sesini duyurmaya çalışan gazetecileri sorguya çekiyor, gözaltına alıyor veya haksız yere tutukluyor. Yarımadada yalnızca Rus propagandası yapan kişiler ve medya organları faaliyet gösterirken bağımsız gazetecilik tamamen askıya alınmış durumda. Gazetecilik faaliyetlerinin icra edilememesi ve Kırım'da gazetecilerin sesinin kısılması ise yarımadada "yurttaş gazetecilik" oldusunun hızla gelişmesine sebep oldu. Kırım Tatar halkı, özellikle sosyal medya aracılığıyla "yurttaş gazetecilik" yaparak, çevrim içi platformalardan alıkonulan siyasî tutsakları duyurmaya çalışıyor. Ancak yurttaş gazeteciler de her geçen gün işgalci güçlerin baskısına maruz kalıyor. İŞGALCİLER LUTFİYE ZUDİYEVA'YI UYARDI Son olarak Kırım Tatar yurttaş gazeteci ve insan hakları savunucusu Lutfiye Zudiyeva 18 Ekim'de evinde Rus işgal polisi tarafından “yasaları ihlal etmeme” yönünde uyarıldı. İnsan hakları ihlâllerini gündeme taşıyan Zudiyeva, Rus makamları tarafından "yabancı ajan" olarak tanındı. Öte yandan Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) 6 Ekim'de "Gazeteciler Önemlidir: Rusya Federasyonu Tarafından Esir Tutulan Ukraynalı Gazetecilerin Serbest Bırakılması İçin Çabaların Artırılması Gerekiyor” başlıklı kararı kabul etti. Kararda ilk kez "yurttaş gazeteci" terimini kullananan AKPM, yurttaş gazetecilerin işgal altındaki olayları haberleştirmek için her gün risk aldığını vurguladı. RUSYA MEDYA MENSUPLARINA KARŞI 800'DEN FAZLA SUÇ İŞLEDİ: 108 KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ AKPM, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı geniş çaplı işgal girişimi 24 Şubat 2022'den bu yana medya mensuplarına karşı 800'den fazla suç işlediğini ve bu suçlar arasında 108 kişinin öldürüldüğünü resmen kayda geçirdi. ESİR ALINAN 26 UKRAYNALI GAZETECİ İÇİN SERBESTLİK ÇAĞRISI Ayrıca işgalci Rusya'nın Ukrayna'da sürdürdüğü topyekûn saldırıları kapsamında Ukraynalı gazeteciler hayatını kaybederken, onlarcası ise esaret altında. Sivillerin ve kritik altyapı tesislerinin hedef alındığı, insanlık suçlarının bir bir işlendiği savaşı duyurmaya çalışan gazeteciler Rus saldırıları altında dünyayı doğruya yönlendirmeye çalışıyor. Bu kapsamda AKPM 6 Ekim 2025 tarihli açıklamasında esir alınan 26 Ukraynalı gazetecinin serbest bırakılması için çağrıda bulundu. Ukrayna Milletvekili Yevheniya Kravçuk, “AKPM, 26 Ukraynalı gazetecinin Rus esaretinden serbest bırakılması çağrısında bulundu ve Rusya'nın 24 Şubat 2022'den bu yana medya çalışanlarına karşı 800'den fazla suç işlediğini kaydetti!” bilgisini verdi. Gazeteciliği propganda aracı olarak kullanarak dünyayı yanıltmayı ve savaşı meşru göstermeyi amaçlayan işgalci Rusya ayrıca ülkede kendisine yaptırım uygulayan ülkelerin medyasına kısıtlama getirdi. RUSYA, QHA'YI DA YASAKLADI İşgal altındaki Kırım'da mevcut durumu gündeme taşıyan Kırım Haber Ajansı (QHA) da yarımadanın 2014 yılındaki işgali sonrasında Rusya tarafından susturuldu. Gerçeklerin açığa çıkmasından endişe duyan Vladimir Putin idaresindeki Rusya, QHA'yı yasakladı. KIRIM TATAR MEDYA KURULUŞLARI KIRIM'I TERK ETMEK ZORUNDA KALDI Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinin ardından aralarında Kırım Haber Ajansının (QHA) da olduğu birçok medya kuruluşu, yarımadadaki faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı. ATR ve Lâle televizyon kanalları, Meydan ve Lider radyoları, Rusya Telekomünikasyon Kontrol İdaresine (Roskomnadzor) birçok kez başvuruda bulunmalarına rağmen Rusya lisansı verilmemesi nedeniyle 1 Nisan 2015 tarihinden itibaren yayınlarını zorunlu olarak durdurdu. Roskomnadzor’un lisansını alamayan QHA da merkezini Kıyiv’e taşımak zorunda kaldı.

Kırgızistan, Rusya'ya yönelik Batı yaptırımlarını uygulamaktan çekiniyor Haber

Kırgızistan, Rusya'ya yönelik Batı yaptırımlarını uygulamaktan çekiniyor

Kırgızistan'ın Rusya'nın savaş suçlarına aracılık eden ve çift kullanımlı mal ve ekipman tedarik eden şirketlere yönelik Batı yaptırımlarını uygulamaktan çekindiği öne sürüldü. Uzmanlar; iş dünyası, idari kaynak eksikliği ve Kremlin ile ilişkileri zedeleme korkusu nedeniyle bu yaptırımların uygulanmasının sekteye uğradığını aktardı. Amerika'nın Sesi (VOA) haber sitesinin 26 Aralık 2024 tarihinde hazırladığı özel haberde, konu hakkında uzman görüşleri yer aldı. Bu kapsamda bir düzine Kırgız şirketinin, Rusya'ya karşı uygulanan uluslararası yaptırımları ihlal ettiği belirtildi. ABD Hazine Bakanlığı; konuyla ilgili olarak, "Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı bir işgal başlatmasının ardından Kırgızistan merkezli şirketler sık ​​sık kontrollü elektronik bileşenler ve diğer teknolojileri Rusya'ya ihraç ediyordu. Özellikle bu sevkiyatlar aracılığıyla hassas çift kullanımlı ürünler, daha sonra Rusya Federasyonu ordusuna ulaştı. Verilere göre; Moskova'nın 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesinden sonra Kırgızistan ile Rusya arasındaki ticaret önemli ölçüde arttı. Kırgızistan Devlet İstatistik Komitesinin verilerine göre bu yılın 11 ayında Kırgızların, Rusya'ya ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 47 arttı" açıklamasını yaptı. ABD Ticaret Bakanlığı, dönem dönem uluslararası yaptırımları delen Kırgız şirketleri hakkında yaptırım kararı alıyor.

Çekya, Ruslara çifte vatandaşlık yasağı getirdi! Haber

Çekya, Ruslara çifte vatandaşlık yasağı getirdi!

Çekya Parlamentosu, Rusya Federasyonu vatandaşlarına yasak getiren bir yasa taslağını 19 Aralık 2024 tarihinde kabul etti. Yasa taslağına göre; çocuklar, siyasi mülteciler ve özel niteliklere sahip kişiler bu kararın dışında tutulacak. Çek vatandaşlığı elde etmek için Rus vatandaşlığından vazgeçilmesini öngören yasa tasarısında ayrıca çeşitli bazı hükümler de yer alıyor. Çekya'nın Rusların vatandaşlık alma koşullarını kısıtlandırmayı öngören kararının ardından ülkedeki Rusların oturma izni almasının da zorlaşacağı öne sürüldü. RUSLARA BİYOMETRİK FOTOĞRAF ZORUNLULUĞU Çekya'da daha önce Rus ajanlarının faaliyetleri nedeniyle bir dizi önlem hayata geçirilmişti. Çekya İçişleri Bakanlığı, ülkede iç güvenliği sağlamak adına daha önce Rusların biyometrik olmayan pasaportla ülkeye girişine yasak getirmişti. Öte yandan, halihazırda çifte vatandaş olanların, Rus vatandaşlığından çıkmasına gerek kalmayacağı ifade edildi. Çekya, Ukrayna'da topyekun işgal girişimi ve saldırılara imza atan Rusya Federasyonu'nun savaş suçlarına ve hak ihlallerine karşı duruş sergilemeye devam ediyor. Çekya, ayrıca savaş suçlusu Rusya'ya yönelik uluslararası yaptırımlara da katılıyor ve Ukrayna'ya askeri ve mali destek veriyor. Bilindiği üzere; Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato, 18 Aralık 2024 tarihli genel kurulunda, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıyan kararı kabul etmişti.

İstanbul'da 1. Uluslararası Bağımsız Çerkesya Konferansı yapıldı Haber

İstanbul'da 1. Uluslararası Bağımsız Çerkesya Konferansı yapıldı

Birleşik Çerkesya Konseyi, 5 Ağustos 2023 tarihinde İstanbul'da konferans düzenledi. "1. Uluslararası Bağımsız Çerkesya Konferansı" başlıklı programa çok sayıda politikacı, uzman, akademisyen, gazeteci ve aktivist katıldı. Konsey, Çerkes ulusunun Rusya'dan ayrı bir toprakta, bağımsız bir devlet olması konusunu masaya yatırdı. Konferans, Üsküdar Gençlik Merkezi'nde düzenlendi. Konferans kapsamında, Çerkes halkının kendi geleceğini tayin etme hakkına dayanarak, kendi öz toprakları üzerinde bağımsız Çerkesya devletini kurmaları için fikir alışverişinde bulunuldu. Bu bağlamda konferansta; "Çerkes Ulusunun Bağımsızlığı Neden Önemlidir?, Uluslararası Hukukta Kendi Kaderini Tayin Hakkı, Çerkes Diasporasındaki ve Anavatandaki Durum, Tarihi Çerkesya Vatanı, Çerkes Soykırımının Ulusal Parlamentolar Tarafından Tanınması İçin Yapılabilecek Çalışmalar, Batı Ülkeleri Çerkesya'nın Bağımsızlığı Fikrine Nasıl Yaklaşıyor, Bağımsız Çerkesya'nın Karadeniz’in ve Doğu Avrupa’nın Güvenliğindeki Muhtemel Rolü, Bağımsız Çerkesya'nın Enerji Arz Güvenliğindeki Olası Rolü" konuları ele alındı. KENAN KAPLAN: KONSEYİN NİHAİ AMACI BAĞIMSIZ ÇERKESYA CUMHURİYETİNİ KURMAKTIR Konferans kapsamında konuşan Birleşik Çerkesya Konseyi Genel Başkanı Kenan Kaplan şu ifadeleri kullandı:  "Çerkes toplumu Rusya Çarlığı döneminde uygulanan soykırım ve sürgün sonucunda dünyanın 40 ülkesine diasporalarda sürgün hayatı yaşıyor, kültürünü kimliğini kaybetme noktasına geldi. Bu 159 yılın sonunda Çerkes Ulusu anladı ki varlığını yaşatabilmesinin tek yolu artık anavatanının sahibi olmak, bunun için mücadele etmekten geçiyor. Bu maksatla uluslararası alanda bağımsız Çerkesya mücadelesini dünyanın gündemine getirmek, Çerkesya’nın uğradığı soykırımı dünyanın gündemine getirmek, konjonktürel olarak Rusya’da gelişebilecek olaylar ve Rusya Federasyonu’nun dağılması gibi süreçler gündeme geldiğinde kendi bağımsızlığını elde edecek ortamı oluşturmak, uluslararası ilişkileri kurmak üzere Birleşik Çerkesya Konseyi kuruldu. Konseyin nihai amacı bağımsız Çerkesya Cumhuriyetini kurmaktır. Kuracağımız bu cumhuriyet çoğulcu demokrasi anlayışına dayalı insan haklarına dayalı demokrasinin tüm kurum ve kuralları ile işlediği üniter bir devlet yapısına sahip olacaktır. Kendi sınırlarımız içerisinde hiçbir farklı etnik unsura da özel statü tanınmayacaktır. Çünkü bu farklı unsurların büyük bölümü Ruslar tarafından bize uygulanan soykırım döneminde Çerkesya’ya getirilmiş ve bize karşı uygulanan soykırımda kullanılmışlardır. Bu nedenle bunlar kuracağımız cumhuriyetin vatandaşları olabilirler ama hiçbir özel statüye sahip olmayacaklardır. Bu konferansı düzenleme amacımız, diaspora tarihinde ilk defa birinci konferans oluyor, artık Çerkes ulusunun bağımsızlığını elde etme idealini tüm dünyaya ilan etmek ve dünya kamuoyunun uluslararası kamuoyunun desteğini almak üzere düzenlediğimiz bir organizasyon. Birleşik Çerkesya Konseyi kurulalı yaklaşık bir yıl oldu. Hangi kurumda, hangi kurum olursa olsun kendini Çerkes hisseden Çerkes varlığına adayan buna hizmet etmeyi hedefleyen tüm kurum ve kuruluşlarla her zaman işbirliği halinde mücadele etmeye hazırız. Ancak Rusya Federasyonu kurum ve kuruluşlarımızı manipüle etmek için büyük bir çaba içerisinde. Biz gerekli görüşme ve uyarılarımızı yaparak bu manipülasyonun önüne geçme için elimizden gelen çabayı harcıyoruz" Toplantıya, Bütün Tatar Toplum Merkezi Başkanı Farit Zakiyev de katıldı. Sürgündeki Tataristan Hükumeti Başbakanı Rafis Kaşapov ise toplantıya Londra'dan çevrim içi bağlandı. RAFİS KAŞAPOV: SİZİN ACINIZ BİZİM ACIMIZDIR Uluslararası Bağımsız Çerkesya Konferansı'na, Sürgündeki Bağımsız Tataristan Hükumeti Başbakanı Rafis Kaşapov Londra'dan naklen bağlandı. Kaşapov, Çerkes ve Tatar halkının sürgünde büyük acılar yaşadığını, kendi devletini kurmak ve kültürünü yaşatmak istediğini vurguladığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Sayın kardeşlerimiz, beklentilerimiz ve endişelerimiz, kaygı ve belalarımız, hayatta kalma mücadelemiz bizleri yok etmeye çalışan düşmanımız aynı. Sizin acınız bizim acımızdır. Sizin zaferiniz ve şerefiniz bizim zaferimiz ve şerefimizdir. Kendi fikirlerimizi ifade etmeye imkan sağladığınız için değerli Çerkes kardeşlerimize ve dostlarımıza minnettarız ve teşekkür ediyoruz. Tatar milletinin sesi duyulur diye umuyoruz. Size yönelik işgalci Rusya rejimi tarafından yapılan soykırım, sürgün ve hızlandırılmış asimilasyon; bize, Tatarlara yönelik de yapılıyor. Sizin korkunç kaderiniz bize çok acı veriyor çünkü şu an biz kendi milletimizi, dilimizi, dinimizi, kültürümüzü korumaya çalışan mülteciler olarak aynı acıları yaşıyoruz. Rus şovenist dünyasının iradesiz köleleri olmaya razı olmayan birçok Tatar kardeşimiz, dünya çapında zorluklar içinde gezmekte, yardıma ve desteğe ihtiyacı var. Biz çok zor durumdayız, maddi ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz bazen bizleri 'Rus canavarının' ağzına  geri göndermek istiyorlar. Onun için sayın Çerkes kardeşlerimizi çok iyi anlıyoruz. Tüm dünyanın, kendini insanlığın bir parçası sayan tüm ülkelerin ve kendilerini merhametli ve dürüst sanan insanların; Çerkes Soykırımı'nı, sürgününü ve asimilasyonunu resmi olarak tanımasının zamanı gelmiştir. Dürüst ve adil olan insan haklarını savunan tüm ülkelere, 470 senelik Tatar milletine de yapılan soykırımı, zorlu asimilasyonu tanıma zamanı gelmiştir. Şimdi o tanınması ve durdurulması gereken soykırım Ukrayna'da devam ediyor. Bakınız durum nerelere geldi? Şimdiki küçücük Tataristan'da bile Tatarlar etnik olarak azınlık duruma zorlanılıyor, halkın çok büyük kısmı Ruslaştırılmış ve kendi dilini bilmiyor. Tataristan dışında kalan kendi topraklarında yaşayan Tatarlar hakkında konuşmaya da gerek yok. SOYKIRIMIN TANINMASI İÇİN ÇAĞRI Bir daha tekrar ediyorum. Dünyanın, bu Çerkes soykırım felaketini tanıması gerekiyor ve adaleti sağlamaya yardım etmesi gerekiyor. Aynı şekilde 1992 senesinde geçen Tataristan'ın bağımsızlık referandumu sonuçlarının da tanınması gerekiyor. O referandumda tüm uluslararası kurallar ve prosedürler sağlanıp halkın yüzde 60'ı olumlu oy ile bağımsızlık ilan etmişti. Rus işgal canavarı önce barbarca sert bir şekilde Çeçen kardeşlerimizi imha edip kaçmaya zorladı, dünya sustu. Sonra tehditle Tataristan yönetimi iradesiz bir kukla haline getirildi. Buna razı olmayan, direnebilen Tatarları öldürdü, yalanla hapislere attı, yurt dışına kovdu, yalanlarla İslami terörist ilan etti. Bu insanlar, vatanına dönemesin ve herhangi memleket onları iyı karşılamasın istediler. Dünyanın, tüm bunları tanıyıp gerçek teröristi ve halkların katili olan sözde Rusya Federasyonu'nu cezalandırma zamanı gelmiştir. O herhangi bir federasyon değildir. O, tam bir yalancı mafya çetesi, tüm sözleşmeleri haince bozabilen bir yapıdır. Orada hiçbir zaman herhangi kanun ve insan hakları diye bir şey olmadı..."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.