SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Serbest Ticaret Anlaşması

QHA - Kırım Haber Ajansı - Serbest Ticaret Anlaşması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Serbest Ticaret Anlaşması haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

EkoAvrasya Ukrayna Dernek Başkanı Hacıoğlu: Kırım'ın bir daha esir olmamak üzere kurtarılacağından eminim Haber

EkoAvrasya Ukrayna Dernek Başkanı Hacıoğlu: Kırım'ın bir daha esir olmamak üzere kurtarılacağından eminim

Ukrayna'nın Rusya tarafından başlatılan topyekûn işgal girişimine yakından tanıklık eden ve uzun yıllar Donetsk bölgesindeki Mariupol kentinde yaşayan EkoAvrasya Ukrayna Dernek Başkanı İsmail Hacıoğlu, Kırım Haber Ajansına (QHA) özel açıklamalarda bulundu. Hacıoğlu, dernek çatısı altında Ukrayna'ya yönelik yatırımları, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın ticari faaliyetlere etkisini, savaşın ardından Ukrayna ve ebedî Türk yurdu Kırım'da hayata geçirilmesi planlanan projeleri ile Kırım Tatar siyasi tutsaklara ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. “MARİUPOL HEM SANAYİ, HEM TARIM HEM DE TURİZM ŞEHRİYDİ” İşgalci Rusya’nın ağır bombardımanlarına maruz kalan Mariupol kentinin Ukrayna-Rusya Savaşı öncesindeki durumunu değerlendiren Hacıoğlu, şu ifadelere yer verdi: Biz 28 yıldır Mariupol'deyiz, orada ticaretimiz vardı. Son yıllarda orada Ukrayna-Türk Ortak Organize Sanayi Bölgesi kurduk. Fabrika binalarımızın inşaatına başlamıştık, altyapısını hemen hemen bitirmiştik. Mariupol çok canlı bir şehirdi, hemen hemen 200'e yakın irili ufaklı fabrika, atölye gibi üretim tesisleri vardı. Dünyada 3 tane demir-çelik fabrikası olan tek şehirdi, 3 tane demir-çelik fabrikası, bir ağır makine sanayisi vardı. Çok canlıydı, işsizlik neredeyse yok denecek kadar azdı. Maaş ortalaması da Ukrayna standartlarının çok üstünde bir şehirdi. Aynı zamanda hem sanayi, hem tarım, hem de turizm şehriydi. Kırım'dan II. Katerina zamanında çıkartılan Hristiyan Urum Türklerinin daha sonra Mariupol'e yerleştirildiğini ve Yunan kökenli Romeylerin de şehrin sakinleri olduğunu kaydeden Hacıoğlu, Mariupol'de de aynı Kırım'daki gibi Yalta, Eski Kırım (Staryi Krym), Gurzuf gibi köylerin kurulduğunu hatırlatarak “Nereden gelmişlerse Kırım'daki köylerinin ismini aynı Mariupol'deki köylerine vermişler. Urum Türklerinin yaşadığı köyler ağırlıklı olarak bunlar. Onlara da orada ‘Grek Tatar’ diyorlar, yani hem Tatar hem de Yunan. Böyle bir lakap takmışlar çünkü Kırım’ın Yalıboyu lehçesini konuşuyorlar.” dedi. “O GÜNÜN CANLI MARİUPOL’Ü, BUGÜN KAPALI BİR ŞEHİR OLDU” Söz konusu köylerin çoğunun deniz kenarında bulunduğunu ve turizmle meşgul olunmasından dolayı tatil köyüne benzediğini belirten Hacıoğlu, şehrin yaz sezonunda yaklaşık 15 ile 17 milyon turist ağırladığını dile getirerek “Türkiye’ye ve Kırım’a tatile gitmeye gücü yetmeyenlerin geldikleri yer Mariupol. Bir de sağlık turizmi var, Azak Denizi’nin iyodu bol olduğu için insanlar, tedavi amaçlı Mariupol'da Azak Denizi’nde yüzmek için o tatil köylerine gidiyorlar. Mariupol şehrinin suç oranı, Ukrayna ortalamasına göre çok düşük. Ekonomik sıkıntılar olmayan bir şehir olduğu için insanlar suç işlemeye eğilimli değiller.” şeklinde konuştu. Mariupol'de 2001 yılında bir caminin inşaatına başladığını beyan eden Hacıoğlu, “Bize çok kolay izin verdiler. Mariupol yönetimi de yabancılara ve başka dinlere karşı hoş görülüydü. Mariupol, çok kültürlü bir liman şehriydi, Mariupol limanı da Ukrayna'nın ikinci en büyük limanıydı, liman sürekli doluydu. Bizim için Mariupol'da yaşamak çok kolaydı. O günün canlı Mariupol'u, sürekli dışarıdan turist alan, iş gezileri olan, dışarıya açık bir şehir olan Mariupol, bugün kapalı bir şehir oldu.” ifadelerini kullandı. İŞGALCİ RUSLAR, METAL OLAN HER ÜRÜNÜ YAĞMALAYARAK İLLEGAL TİCARETİNİ YAPIYOR Hacıoğlu, yıkılmayan binalarda kalan konutların da Ruslar tarafından dışarıdan getirilen insanlara dağıtıldığına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: Fabrikalar çalışmıyor. Fabrikaların makinelerini, binalarını, metal olan her şeyi kesip Rusya'ya götürüyorlar. Bizim de bir fabrika binamız vuruldu, benim de orada bir binam vuruldu. Çelik bir binaydı, binayı vurarak her şeyini kesip götürdüler. Depolarım asansör yedek parçası ve asansör doluydu, depoları soydular. İnşaatımız vardı, inşaatın kalıplarını çaldılar. Yani metalle alakalı ne varsa şehirde kesip doğrayarak eritmek için götürüyorlar Rusya'ya. Ondan sonra da dünyaya satıyorlar. Mariupol Limanı mal doluydu. Ruslar, fabrikalarda üretilip yurt dışına ihraç edilmek üzere limanda bekleyen demir-çelik ürünlerinin hemen hemen yarısından çoğunu sattılar. Öte yandan Hacıoğlu, şehirde yer alan 2 binin üzerinde yüksek katlı konutun Rusya tarafından vurulduğunu ve binaların kullanılamaz hâle getirildiğini kaydetti. Rusya’nın kentte yıktığı yapıların yerine yenilerini inşa edip söz konusu yapılara ait daireleri ise krediyle dışarıdan getirdiği insanlara sattığını belirten Hacıoğlu, “O dairelerin sahipleri, hiçbir hak talep edemiyorlar.” şeklinde konuşarak kentte çeşitli alışveriş merkezlerinin, Türk iş insanlarına ait mağazaların ve diğer yapıların Rusya tarafından vurulduğunu ifade etti. “KORSAN RUSLAR, MARİUPOL’Ü YAĞMALADILAR” Mariupol’un Rusya’nın işgal saldırıları sonrasındaki mevcut durumu üzerine konuşan Hacıoğlu, “İnsanlar şehirde çok sıkıntılı bir hayat yaşıyorlar. Eskiden o varlığa alışmış insanlar, şimdi nefes almaya çalışıyorlar.” dedi. Türk iş insanı, Mariupol’ün Ukrayna'nın 24 bölgesinden daha fazla nüfusa ve daha modern bir yapıya sahip bir şehir olduğunu dile getirerek “Mariupol dev bir metropoldü, şimdi ise kasaba oldu. (Ruslar) Şehri bir kasabaya döndürdüler. Kendi istedikleri gibi şehirde at koşturuyorlar zaten, yağmalanacak ne varsa yağmaladılar. Mesela, Mariupol’de bir gemi tamir tersanesi vardı. Tersanede Japonya'dan getirilmiş CNC tezgâhlar vardı. Onların bir kısmını Rusya'ya taşıdılar. Bunlar 4 milyon dolar, 5 milyon dolar, 10 milyon dolar değerinde tezgâhlardı. Bunları götürdüler. Rusların özü korsanlıktan gelmedir. Korsan Ruslar, Mariupol'u yağmaladılar; öyle desek yeridir.” değerlendirmesini yaptı. “GÖREVİMİZ, TÜRK İŞ İNSANLARININ, UKRAYNA'DA YAPTIKLARI YATIRIMIN EKONOMİK GETİRİYE DÖNÜŞMESİNİ SAĞLAMAK” Hacıoğlu, EkoAvrasya Ukrayna Derneğinin hem Türkiye ile Ukrayna arasındaki kültürel bütünleşmeyi hem de iki toplumun ortak paydada buluşmasını sağladığını kaydederek “Bizim görevimiz, Ukrayna’da iş insanlarına daha güvenli bir ticaret iklimi sağlamak. Yurt dışından, Avrupa'dan ve Türkiye'den gelen Türk iş insanlarının, Ukrayna'da yaptıkları yatırımın yarın başlarına bir sıkıntı gelmeden ekonomik getiriye dönüşmesini sağlamak ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Ukrayna Devleti arasındaki bağı kenetlemek.” şeklinde konuştu. EkoAvrasya Ukrayna Derneğinin kültürel programlarının Türkiye ve Ukrayna’nın devlet yetkililerinin katılımıyla gerçekleştiğine işaret eden Hacıoğlu, bu kapsamda Türkiye'deki eğitim kurumlarıyla Ukrayna'daki eğitim kurumları arasında bağlantılar kurulan üniversitelerarası programların düzenlendiğini kaydetti. “SAVAŞ BİTERSE KIRIM'A ÇOK BÜYÜK YATIRIM YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUZ” EkoAvrasya Ukrayna Derneğinin yalnızca Mariupol kentinde değil, bütün Ukrayna'da 25 tane Türk-Ukrayna organize sanayi bölgesi kurma projesi başlattığını ve bunların 8 tanesinin temelli arsalarının isimleri, şehirleri ve konumlarıyla belirlendiğini dile getiren Hacıoğlu, “Bir tanesinin de inşaatına başladık Mariupol'da. Biz bunu yapmaya savaştan önce başladık ama savaş dolayısıyla mecburen ara verdik çünkü organize sanayi bölgesi arsalarımızın bir tanesi Mariupol, öbürü Berdyansk, bir diğeri de Tokmak şehrindeydi. Birini de Heniçesk’te (Genichesk) yapacaktık. Kırım Türklerinin tarım arazilerinde ektikleri ürünleri değerlendirebilecekleri fabrikaların olduğu bir organize sanayi düşünüyorduk orada, o da işgal tarafında kaldı.” dedi. Derneğin organize sanayi bölgelerinin 4 tanesinin hâlihazırda Rus işgali altındaki bölgelerde kaldığını kaydeden Hacıoğlu, söz konusu organize sanayi bölgelerinin Herson (Kherson) ve Zaporijjya (Zaporizhzhia) bölgelerinde bulunduğunu beyan etti. Görüşmelerinin devam ettiği bir organize sanayi bölgesinin de Dnipro kentinde olduğunu belirten Hacıoğlu, “Buralar da şu anda güvenli değil. Oralara yatırım yapabilmemiz için sanayicileri oraya getiremeyiz. çünkü oralar vuruluyor şu anda. Kıyiv'in Harkiv (Kharkiv) yolunda bir tane organize sanayi bölgesi arsamız vardı. Orası da şu anda güvenli değil. Onun için organize sanayi bölgeleriyle alakalı yatırımlarımıza bir süreliğine ara verdik.” ifadelerini kullandı. Öte yandan, Ukrayna’nın batısında yer alan Zakarpattya (Zakarpattiya) bölgesinin Ujhorod (Uzhhorod) şehrinin belediyesiyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini kaydeden Hacıoğlu “Belki orada bir organize sanayi bölgesini önümüzdeki sene harekete geçirebiliriz. Şu anda onunla ilgili görüşmelerimiz var. Tabii savaşı bekliyoruz, savaş biterse Kırım'a çok büyük yatırım yapmayı düşünüyoruz.” dedi. Hacıoğlu, ayrıca Kırım Tatarlarının vatan Kırım'a döndükleri zaman çalışacakları yüksek gelir getiren işleri olmasının ve oradaki iş insanlarının da kolay yatırımı yapabilecekleri yatırım sahalarının oluşturulmasının amaçlandığını belirterek “Belki Ukrayna'da sürekli olarak yaşamıyorum ama Ukrayna'ya gidip geliyorum. Ukrayna'yı unutmadık, Ukrayna bizim gönlümüzde. Ukrayna'da ara verdiğimiz yerden daha enerji toplamış bir şekilde devam edeceğiz inşallah.” değerlendirmesini yaptı. “BİZİM GÖREVİMİZ, KARDEŞLERİMİZİN ÖZ VATANLARI KIRIM’I YENİDEN SAHİPLENEBİLMESİ" Aslen Trabzonlu olduğunu kaydeden Hacıoğlu, “Her Trabzonlunun gönlünde Kırım bir sevdadır, Kırım bizim için çok değerlidir. Fatih Sultan Mehmet Han, 1453’te İstanbul'u aldıktan sonra 1461'de Trabzon'u, 1475'te Kırım'ı alıyor. Diyor ki, ‘Bu bir sacayağı. Bu sacayağı kırılmadığı sürece, Türk'ün hakimiyeti bu coğrafyada bitmez'. İlk yarayı Kırım'ı kaybetmekle aldık. O günden beri Kırım Türkleri göçmen oldu, göçebe oldular. Dünyanın birçok ülkesine o günden beri yayıldılar.” ifadelerini kullandı. Öte yandan Kırım Tatarlarının Rus işgali altında çektiği zulme vurgu yapan Hacıoğlu, Kırım Tatarlarlarının hepsinin bir gün Kırım'a geri dönme hayalinin olduğuna dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: Büyük dedesi Kırım'dan da gelmiş olsa, kendisi Türkiye'de de doğmuş olsa bütün Kırım Türklerinin Kırım'a dönüp oralarda bir şeyler yapma hayali var. Bizim de görevimiz, Ukrayna'yı tanıyan, Ukrayna'yı iyi bilen bir sivil toplum kuruluşu (STK) başkanı olarak benim görevim, Kırım'daki kardeşlerimizin ve Ukrayna'nın her yerinde yaşayan kardeşlerimizin Kırım'a dönmesi, kendi öz vatanları Kırım’ı yeniden sahiplenebilmesi, orada ekonomik sıkıntılar çekmemesi ve Kırım'da dönen ticaretin önemli bir kısmına hâkim olması. “ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİNE AĞIRLIKLI OLARAK KIRIM KÖKENLİ AİLELERİ YERLEŞTİRECEĞİZ” 2014 yılından beri Rus işgali altında olan Kırım azat olduktan sonra EkoAvrasya Ukrayna Derneği olarak Yarımada’nın tarıma elverişi olmayan bölgelerinde organize sanayi bölgeleri kuracaklarını ve derneğin yönetim kurulunun Kırım’daki projeler için pilot yerler tespit ettiğini kaydeden Hacıoğlu, “Bu kuracağımız organize sanayi bölgelerine ağırlıklı olarak Kırım kökenli, Kırım soylu, Kırım'dan gelme ailelerin sanayicilerini getirmeye çalışacağız çünkü onlar için orası hasret duyulan bir vatan, yani uzakta kalmış ama yüreklerinden çıkmayan bir sevda. O sevdayı biz yeniden yeşerteceğiz. İnşallah Kırım'ın özgür olacağına gönülden inanıyorum.” dedi. “İŞGALCİ RUSYA'NIN CEZAEVLERİNDE YÜZLERCE KIRIM TÜRKÜ ACI İŞKENCELER ÇEKİYOR” Dünyada Kırım Tatarlarının en rahat yaşadıkları ülkenin Türkiye'den sonra Ukrayna olduğuna işaret eden Hacıoğlu, Ukrayna’nın cezaevlerinde hiçbir Kırım Tatarının siyasi suçlu ve düşünce suçlusu olarak yatmadığına dikkat çekerek “Hiç kimse ‘Ben Kırım Türküyüm, Kırım benim vatanım,’ dediği için, ‘Ben Kırım'ın sahibiyim,’ dediği için Ukrayna'da suçlanmıyor. Ukrayna Devleti onu suçlamıyor çünkü Ukrayna Devleti, Kırım Türklerini Ukrayna'nın kurucularından ve sahiplerinden biri olarak kabul ediyor.” ifadelerini kullandı. Bununla birlikte Hacıoğlu, Kırım Tatar siyasi tutsakların karşılaştığı ağır insan hakları ihlallerine de dikkat çekti. Hacıoğlu, “Ne yazık ki işgalci Rusya'nın cezaevlerinde yüzlerce Kırım Türkü acı işkenceler çekiyor. Aileleriyle ve avukatlarıyla görüştürülmüyorlar. Bir kısmı da kayıp, evlerinden alıkonulmuşlar. Hâlâ hasretle onların bir gün ortaya çıkacağı günü bekliyoruz.” şeklinde konuştu. Ayrıca Hacıoğlu, “Yüreklerimiz yanıyor. İnşallah o acı da sönecek, bir daha esir olmamak üzere Kırım'ı kurtarılacağından eminim.” dedi. İŞ İNSANI HACIOĞLU, TÜRKİYE-UKRAYNA SERBEST TİCARET ANLAŞMASINI YORUMLADI Ukrayna Parlamentosu Verhovna Radanın (Verkhovna Rada), Ukrayna ile Türkiye arasında onaylanan serbest ticaret anlaşmasını kabul etmesini yorumlayan Hacıoğlu, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 20 milyar doların da üzerinde olduğunu söyledi. “UKRAYNA'DA YABANCI YATIRIMCI, KANUNLARA UYDUGU SÜRECE ULUSLARARASI GÜVENCE ALTINDADIR” Öte yandan iş insanı Hacıoğlu, Ukrayna'ya yatırım yapmayı planlayan iş insanlarına tavsiyede bulundu. Hacıoğlu, Ukrayna'da Türkiye’nin Kıyiv Büyükelçiliğinin ve Türkiye’nin Odesa Başkonsolosluğunun anlaşmalı olduğu, akredite olmuş hukukçular ve yeminli tercümanlarla çalışılması gerektiğini vurguladı. Son olarak Ukrayna’da Türk olduğunu bilmeyen 5 ile 6 milyon civarında kişi olduğuna dikkat çeken Hacıoğlu, Sovyetler Birliği tarafından yürütülen asimilasyon politikalarının bunun sebebi olduğunu kaydederek şu değerlendirmelerde bulundu: 'Ben Türk soyluyum,' diyen ise 1 milyon 290 bin kişi var. Bu 1 milyon 290 bin kişinin ve Ukraynalıların refah içinde yaşayabilmeleri için gerçek sanayicilerin, gerçek ticaret erbabının Ukrayna'ya gelmesi lazım çünkü Ukrayna'da yabancı yatırımcı, kanunlara uyduğu sürece uluslararası güvence altındadır. Kanunları çiğneyen insanın ise dünyanın hiçbir yerinde güvencesi yoktur, Ukrayna'da da yoktur.

Türk Dışişleri’nden Ukrayna açıklaması: "İlişkilerde dönüm noktası olacak" Haber

Türk Dışişleri’nden Ukrayna açıklaması: "İlişkilerde dönüm noktası olacak"

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Bakan Hakan Fidan’ın Ukrayna’ya resmî temaslarda bulunmak üzere yola çıktığı dakikalarda, Türkiye ile Ukrayna arasında imzalanan ve Ukrayna Parlamentosu Genel Kurulunda 14 Temmuz’da onaylanan Serbest Ticaret Anlaşması’na ilişkin açıklama yayımladı. “ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASI” Bakanlığın resmî internet sayfasından “Ukrayna’yla İmzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın Ukrayna Parlamentosu Genel Kurulu’nda Kabulü Hk.” başlığıyla 15 Temmuz’da yayımlanan açıklamada, anlaşmanın Türkiye ve Ukrayna arasında bir dönüm noktası teşkil edeceği bildirildi. Açıklamada, “Ülkemizce onay süreci daha önce tamamlanmış olan Anlaşma’nın yürürlüğe girişi, Ukrayna’yla 2011 yılında tesis ettiğimiz stratejik ortaklığımızda önemli bir dönüm noktası teşkil edecek olup, ticari ve ekonomik bağlarımızı daha da güçlendirecek ve yatırım alanında iş birliği imkânlarını artıracaktır.” ifadesi kullanıldı. İki ülke arasındaki gelişen ilişkilerin vurgulandığı açıklamada, “Bu gelişme, savaşın yol açtığı zorlu koşullara rağmen Ukrayna’yla ikili ilişkilerimizin her alanda gelişmeye devam ettiğinin en somut göstergelerinden biridir.” denildi. HEDEF 10 MİLYAR DOLAR Anlaşmanın Türk ihracatçılarının Ukrayna pazarında Avrupa Birliği (AB) ihracatçılarıyla benzer rekabet koşullarına sahip olması ile Türkiye-Ukrayna ekonomik ve ticari ilişkilerinin daha da gelişerek 10 milyar dolar ticaret hacmi hedefine ulaşılmasına katkıda bulunması bekleniyor. Türkiye ile Ukrayna arasında 2024'te 6,2 milyar dolar olarak gerçekleşen ikili ticaret hacmi 2025'te 6,6 milyar dolara yükseldi.

Ukrayna Parlamentosu, Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması'nı onayladı Haber

Ukrayna Parlamentosu, Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması'nı onayladı

Ukrayna Parlamentosu (Verhovna Rada), Türkiye ile Ukrayna arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması'nı (STA) onayladı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, anlaşmanın parlamentoda onaylanmasının iki ülke ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Sıbiha, milletvekillerine anlaşmaya verdikleri destek dolayısıyla teşekkür ederek, söz konusu metnin uzun yıllar süren ve zaman zaman zorlu geçen müzakerelerin sonucu olduğunu ifade etti. Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Türkiye ve Ukrayna arasında ticaret, yatırım ve ekonomik iş birliğinin yeni bir döneme gireceğini vurgulayan Sıbiha, bunun her iki ülkenin iş dünyası ve vatandaşları için yeni fırsatlar oluşturacağını kaydetti. Türkiye ile Ukrayna'nın stratejik ortak olduğuna dikkat çeken Sıbiha, anlaşmanın yalnızca ekonomik dayanıklılığı artırmayacağını, aynı zamanda Karadeniz bölgesi ve ötesinde uzun vadeli refah ile istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlayacağını söyledi. HAKAN FİDAN UKRAYNA'YA GİDİYOR Açıklamasında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı da tebrik eden Sıbiha, anlaşmanın hayata geçirilmesine katkı sunan herkese teşekkür etti. Sıbiha ayrıca, Hakan Fidan'ı yarın Ukrayna'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini belirterek, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı karşılıklı çıkar alanlarında daha da ileri taşımaya devam edeceklerini ifade etti. Today's ratification by Ukraine’s Verkhovna Rada of the Ukraine–Türkiye Free Trade Agreement is a major milestone in our bilateral relations. I sincerely thank the Members of Parliament for supporting this important decision. This agreement is the result of many years of… — Andrii Sybiha ???????? (@andrii_sybiha) July 14, 2026

Zelenskıy: ABD’nin serbest ekonomik bölge planı zor ama adil Haber

Zelenskıy: ABD’nin serbest ekonomik bölge planı zor ama adil

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, olası bir ateşkes halinde Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) işgal altındaki bölgelerde serbest ekonomik bölge kurulmasına yönelik girişimini değerlendirdi. Bloomberg’e verdiği röportajda Zelenskıy, önerilen formatın karmaşık olduğunu ancak adil olarak görülebileceğini ve kapsamlı bir iç tartışma gerektirdiğini söyledi. ZELENSKIY: BU BİR SERBEST TİCARET ANLAŞMASI DEĞİL Cumhurbaşkanı Zelenskıy, söz konusu girişimin Ukrayna ile ABD arasında genel bir serbest ticaret anlaşması anlamına gelmediğini vurguladı. Planın doğrudan çatışma hattını kapsadığını belirten Zelenskıy, ateşkes sağlanması durumunda Ukrayna ve Rusya güçleri arasında özel bir ekonomik alan oluşturulmasının öngörüldüğünü ifade etti. Bu çerçevede askerlerin geri çekilmesiyle ortaya çıkabilecek tampon bölgenin özel bir hukuki ve vergi statüsüne sahip olacağını kaydeden Zelenskıy, bunun hem işletmelerin faaliyet göstermesine hem de sivillerin eski cephe hattına yakın bölgelerde yaşamlarını sürdürmesine imkan tanıyabileceğini dile getirdi. DONBAS EKONOMİK BÖLGE'YE DÖNÜŞEBİLİR Volodımır Zelenskıy, serbest ekonomik bölgenin Donbas’ın bazı bölgelerinde oluşturulabileceğini belirterek, bunun hayata geçirilebilmesi için hem Ukrayna’nın hem de Rusya’nın karşılıklı adımlar atmasının zorunlu olduğunu söyledi. En önemli şartın ise tarafların askerlerini güvenli mesafeye çekmesi olduğunu ifade etti. Ukrayna lideri, bu formatın Rusya’yı Ukrayna’nın attığı adımları izlemeye zorlayacağını ve Moskova’nın kendi koşullarını dayatmasının önüne geçebileceğini savundu. Zelenskıy ayrıca, uluslararası alanda tartışılan alternatif bir senaryoya da değinerek, bu seçeneğin askerlerin geri çekilmeden mevcut pozisyonlarında kalmasını ve çatışmaların durdurulmasını öngördüğünü belirtti. Tüm ihtilaflı konuların ise yalnızca diplomatik yollarla ele alınacağını kaydeden Zelenskıy, “Bu, bir çatışma değil, temas hattının dondurulmasıdır.” dedi. TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ TARTIŞMA KONUSU DEĞİL Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy, hangi format gündeme gelirse gelsin Ukrayna’nın işgal altındaki toprakları Rusya’ya ait olarak tanımayacağını vurgulayarak, tüm uluslararası girişimlerin ülkesinin millî çıkarları ve toprak bütünlüğü temelinde değerlendirileceğini, bu konularda herhangi bir tavizin söz konusu olmayacağını sözlerine ekledi.

Ukrayna-Türkiye ile Serbest Ticaret Anlaşması'nda gözler Ukrayna Parlamentosunda Haber

Ukrayna-Türkiye ile Serbest Ticaret Anlaşması'nda gözler Ukrayna Parlamentosunda

Ukrayna Bakanlar Kurulu, Ukrayna ile Türkiye Cumhuriyeti hükûmetleri arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) onaylanmasına ilişkin yasa tasarısını kabul etti. İlgili karar, 14 Ağustos Çarşamba akşamı yapılan kabine toplantısında alındı. Ukrayna Parlamentosu Bakanlar Kurulu Temsilcisi Taras Melniçuk'un yaptığı açıklamaya göre, yasa tasarısı, 3 Şubat 2022’de Kıyiv’de imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın resmen onaylanmasını öngörüyor. Melniçuk, anlaşmanın iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik iş birliğini daha da geliştireceğini, Türk pazarındaki mal ve hizmetlerdeki serbestleşmeden Ukraynalı üreticilerin faydalanmasını sağlayacağını ve ihracat pazarlarının genişlemesinin yanı sıra yerli üretimin gelişmesine katkı sunacağını vurguladı. Bundan sonra yasa tasarısının parlamentoda onaylanması ve Zelenskıy tarafından imzalanması gerekiyor. ERDOĞAN’IN OLASI UKRAYNA ZİYARETİ BAĞLAMINDA GÜNDEME GELMİŞTİ Mart 2025’te Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Türkiye ile STA’nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıyiv’e yapacağı bir sonraki ziyarette onaylanacağını açıklamıştı. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, 4 Ağustos 2025 tarihinde, RBC-Ukrayna haber ajansına verdiği röportajda, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ukrayna ziyaretinin gerçekleşmesi için yoğun diplomatik çaba yürütüldüğünü ve şahsen Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy tarafından Erdoğan’a davetin iletildiğini aktarmıştı. SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Müzakereleri 2011 yılı Aralık ayında başlatılan ve 27 Ocak 2022 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde tamamlanan Ukrayna-Türkiye Serbest Ticaret Anlaşması, 3 Şubat 2022'de dönemin Ukrayna Başbakanı Denıs Şmıgal (Denis Shmihal) ve dönemin Türkiye Ticaret Bakanı Mehmet Muş tarafından Kıyiv'de imzalanmıştı. Anlaşma Türkiye’de onaylama prosedürlerinden geçti. En son Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan Türkiye ile Ukrayna arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması 4 Ekim 2024 tarihli Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanmıştı. Ukrayna Bakanlar Kurulu, Mayıs 2024'te Ukrayna ile Türkiye arasındaki serbest ticaret anlaşmasının onaylanmasına ilişkin yasa tasarısını onaylayarak parlamentoya göndermişti ancak parlamentoda oylama gerçekleşmemişti.

Topçu: Türkiye, Kırım Tatarlarının yanında olmaya devam edecek Haber

Topçu: Türkiye, Kırım Tatarlarının yanında olmaya devam edecek

Türkiye, Ukrayna-Rusya Savaşı'nda barışın tesisi için diplomatik çabalarını sürdürüyor. İstanbul’daki müzakerelerde esir takası ve çocukların iadesi gibi insani adımlar atılırken, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderler zirvesi için diplomatik temaslarını yoğunlaştırıyor. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yalçın Topçu, gelinen noktada İstanbul'da üç tur olarak gerçekleşen Ukrayna-Rusya görüşmeleri, bölgede barışın sağlanması adına atılabilecek yeni adımları, Kırım Tatarlarının geleceği ve Ukrayna-Türkiye ikili ilişkileri ile Serbest Ticaret Anlaşması'na ilişkin olarak Kırım Haber Ajansının sorularını yanıtladı. Sayın Topçu, İstanbul’da Ukrayna ile Rusya arasında gerçekleşen üçüncü tur müzakere sonuçlarına bakıldığında esir takası noktasında gelişmeler olsa da ateşkesin sağlanması veya barış görüşmelerinin başlamasıyla ilgili somut bir karar alınmadı. Bu noktada, müzakerelerin ana amacı olan Zelenskıy-Putin görüşmesi sizce bu ay İstanbul’da gerçekleşebilir mi? "Hatırlatmak isterim ki, 16 Mayıs’ta İstanbul’da gerçekleştirilen birinci tur görüşmelerin sonucunda, bine karşı bin kişilik esir takası kısa sürede tamamlandı. 2 Haziran’da ülkemizin ev sahipliğinde yapılan ikinci tur görüşmeleri sonunda 7 bin 60 Ukraynalı askerin naaşları Ukraynaya teslim edildi. 23 Temmuz tarihinde İstanbul’da gerçekleşen üçüncü tur görüşmeleri neticesinde; iki ülkenin barış perspektifleri ve ateşkes konusundaki temaslarını sürdürmeleri, bin 200 esirin karşılıklı değişimi kararları alındı. Olumlu ve yapıcı bir ortamda gerçekleşen görüşmelerde, çocukların iadesi meselesi de ele alındı. Müzakereler sonucunda özellikle insani konularda atılan adımları çok değerli buluyoruz. Ayrıca, malumunuz olduğu üzere üçüncü tur görüşmelerde Rus tarafı siyasi, insani ve askeri konularda çalışma grupları kurulması önerisinde bulundu. Ukrayna ise liderler zirvesi gerçekleştirilmesi çağrısını yineledi. Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamada, "Bu hafta Putin ve Trump ile yapacağımız görüşmeler vasıtasıyla liderleri (Zelenski ve Putin) İstanbul'da bir araya getirmenin mümkün olup olmadığını anlamaya çalışacağız." demişlerdi. İki lider görüşme kararı verdiği takdirde, bu zirvenin her iki taraf için de en ideal koşullarda gerçekleştirilmesi için elimizden geleni yapmaya hazırız. Türkiye, kalıcı ve adil bir barışın gerçekleşmesi için en üst düzeyde 'Türk Samimiyeti' ile gerekenleri yapmayı sürdürmektedir." Rusya masada, uluslararası hukuka aykırı taleplerle adeta zaman kazanmaya çalışıyor. Bu noktada Rus tarafının masada barışa zorlanması adına neler yapılabilir? "Her halükarda çatışmalara devam etmek yerine, masada olup diyaloğu devam ettirmek çok daha önemlidir. İki ülke her halükarda diyalog zeminini terk etmemeli, kalıcı ve adil barışı sağlayacak uzlaşma zemini aranmalı." Türkiye, 2014’teki işgal ve 2022’deki topyekûn işgal girişimi bağlamında Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğe her platform ve seviyede destek verirken; arabuluculuk girişimleriyle müzakerelere ev sahipliği yapıyor. Bu bağlamda Türkiye’nin bu sürece olan ilgisinin asli sebebi nedir ve süreçte nihai olarak neyi hedeflemektedir? "Ülkemiz; Ukrayna'nın Kırım dahil toprak bütünlüğüne, bağımsızlığına ve egemenliğine olan desteğini, kararlılıkla uluslarası her platformda en üst düzeyde sürdürüyor. Kırım Tatar Türklerinin varlığı iki ülke arasında çok önemli bir bağdır ve Türkiye soydaşları ile ilgili her konuda desteğini sürdürmektedir. Türkiye, iki ülke halkına, bölgeye ve dünyaya büyük zararı olan Ukrayna-Rusya Savaşı'nın adil ve kalıcı barış ile neticelenmesini ve Gazze’de devam eden insani trajedinin de bir an önce sona ermesini istiyor ve gerekeni en üst düzeyde uluslararası her platformda 'Barışın kaybedeni, savaşın kazananı olmaz' ilkesiyle savunmaya devam ediyor." Bölgede adil ve sürdürülebilir barış için atılması gereken adımlar neler olabilir? "Türkiye, savaşın başından itibaren Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunan kapsayıcı ve adil bir barışı savunmaktadır. Ki bu, 2014’te Kırım’ın yasa dışı ilhakını da içerir. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın savaşın en zorlu dönemlerinde iki liderle de görüşebilen tek lider olması ve diğer dünya liderleriyle barışın sağlanması konusundaki yakın diyaloğu Tahıl Koridoru Antlaşması'nın hayata geçmesini sağlamıştır. Dolayısıyla bir kez daha Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm aktörlerden farklı olarak yeniden barışı tesis edecek tek adres olarak görülmüştür. Siyaset, diyalog ve ticaret yolu her şeye rağmen açık tutulmalıdır." Bugün ateşkesin sağlandığı bir senaryoda, Kırım dahil Ukrayna’nın yüzde 20’si işgal altında kalmış olacak. Sizin değerlendirmenize göre askeri bir zafer olmadan Ukrayna’nın işgal altındaki bölgelerini kurtarma ihtimali var mı? "BM ve uluslararası hukukun ilgili ve yetkilileri gereğini yapar, Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı kadar içten, samimi ve görevlerinin gereğini yaparlarsa hukuksuz ve kanunsuz işgaller sona erer, hak yerini bulur." Ama saldırgan ülke olan Rusya, BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerindendir. Önceki soruya dönersek, bu durumda işgal edilen toprakların geri alınması için işleyen bir uluslararası mekanizma yok mu? "Türkiye Cumhurbaşkanı defalarca, açıkça BM Güvenlik Konseyinin daimi üyelerine atıfla 'Dünya 5'ten büyüktür' sözünü vurgulamıştır. Bu konuda, dünyanın sadece beş ülkenin iradesine bağlı olamayacağını savunarak bir kitap da yazdı. Türkiye uzun zamandır BM'nin ve BM Güvenlik Konseyinin reforme edilmesi gerektiğini savunuyor." Türkiye, BM içindeki ülkeler arasındaki çekişmeler göz önüne alındığında, BM’nin nasıl bir yolla reforme edilmesini uygun görüyor? "Türkiye, kurucusu Büyük Atatürk’ün 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesinin bölgede ve dünyada hakim olmasını isteyen bunu savunan bir ülke olarak dünyada, bölgede hukuksuz işgallerin sona ermesini sağlayacak uluslarası kuruluşlar da köklü değişiklikler zaman geçmeden yapılmalı ve Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın 'Dünya 5'ten büyüktür' teklifinin gereği hayata geçirilmelidir." Sizce “Dünya 5'ten büyüktür" prensibi nasıl hayata geçirilebilir? "Biz, ihtilaf ve çatışmaların barışçıl yollarla çözümünde BM'nin daha etkin hale gelmesi için kapsayıcı bir reforma ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında küresel düzeyde yetkiye sahip ana organ olan BM Güvenlik Konseyi, II. Dünya Savaşı sonrası güç dengelerine dayanan yapısıyla, karar alma ve alınan kararları uygulamada yaşadığı tıkanıklıklar nedeniyle ne yazık ki bu hayati işlev ve sorumluluğunu yerine getirememektedir. Bu durum hem küresel istikrarı olumsuz etkilemekte, hem de tüm BM sisteminin imajını zedelemektedir. Güvenlik Konseyi reformuna ilişkin olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın “Dünya 5'ten Bbyüktür” ifadesiyle vücut bulan tutumumuz, daimi üyeliklerin ve veto mekanizmasının yarattığı adaletsizliğe, eşitsizliklere ve yol açtığı çıkmazlara dikkat çekmektedir. Türkiye, Güvenlik Konseyinde yapılacak genişlemenin veto hakkına sahip olmayan ve sadece geçici statüde üyeliklerin artırılması yoluyla gerçekleştirilmesini, böylelikle BM Güvenlik Konseyinin daha demokratik ve daha temsili bir yapıya kavuşturulmasını savunmaktadır." Ukrayna-Türkiye ilişkileri 14 yıldır stratejik ortaklık seviyesinde devam ediyor. Bu sürede önemli başarılar elde edildi. Savaş devam ederken Türkiye tarafı hangi iş birliği alanlarını öncelikli olarak geliştirmeyi hedefliyor? Savaş sonrası hangi alanlara odaklanılmalı? "Türkiye, savaş öncesinde de sonrasında da Ukrayna’ya siyasi ve diplomasi alanında, Ukrayna'nın yeniden imar ve inşasında, insani yardım, tarım, enerji, güvenlik ve altyapı sektörlerinde gereken desteği kazan kazan esasına göre sağladı ve sağlamaya da devam edecektir." Serbest Ticaret Anlaşması, TBMM tarafından kabul edildi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından imzalandı. Şimdi Ukrayna Parlamentosunun onayı bekleniyor. Türkiye bu anlaşmadan ne gibi beklentilere sahip? "Mevcut durumda, en öncelikli beklentimiz STA’nın Ukrayna tarafında da bir an önce onaylanması ve yürürlüğe girmesidir. STA’nın yürürlüğe girişi Ukrayna ile 10 milyar dolarlık dış ticaret hacmi hedefimize ulaşmamızı kolaylaştıracaktır. İki ülke arasındaki iktisadi iş birliğinin artırılması ve geliştirilmesi, iki ülke halklarının yaşam standartlarını yükseltmesi, mal ticaretindeki zorluklar ve kısıtlamaların tedricen ortadan kaldırılması ve hizmet ticaretinin devamlı olarak serbestleştirilmesini, iktisadi ilişkilerin düzenli bir şekilde gelişmesi, karşılıklı ticaretin genişletilmesine katkı sağlanması, ticaretin önündeki engellerin ortadan kaldırılarak ticaretinin ahenkli şekilde gelişmesine katkı sağlamasını, ikili ticarete vesile olup, ticarette adil rekabet koşullarının sağlanması hedeflenmektedir." Sayın Başdanışman, birçok kez Ukraynalı savaş esirlerinin ailelerini kabul ettiniz, Cumhurbaşkanı Erdoğan da onların serbest bırakılması için Putin ile görüşmesinde konuyu gündeme taşıdı. Nitekim Ukrayna’nın şu anki Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl de dahil olmak üzere, çok sayıda savaş esiri ve siyasi tutsak özgürlüğüne kavuştu. Askeri esirler İstanbul’daki anlaşmalar çerçevesinde hayata geçiyor ancak özellikle siyasi tutsaklar noktasında yeni girişimler var mı? Türkiye’den gelen bu tür talepleri Rus tarafı ve Putin nasıl karşılıyor? "Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın insani konuları her görüşmesinde önde tuttuğu ve bugüne kadar da olumlu sonuçlar alındığı, bundan sonra da Cumhurbaşkanımızın gayret ve çabalarının devam ettiği bilinmektedir. Türkiye’in bu konuda yürüttüğü mekik diplomasisi her iki ülke halkına da çok daha güzel sonuçları inşallah yaşatacaktır." 93 Harbi’nden başlayan ve günümüze kadar devam etmek zorunda kalan dalgalar halindeki göçün neticesinde dünyadaki en büyük Kırım Tatar diasporası Türkiye’de bulunuyor. Bu doğrultuda, sizce Kırım Tatarlarının yakın gelecekte Kırım’a dönüşü mümkün mü? Bir başka deyişle, Kırım’ın azatlığının yakın süreçte geleceğine dair inancınız var mı? "2014 yılında Kırım’ın işgalini kabul etmeyen Türkiye, Ukrayna'nın Kırım dahil toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığına olan güçlü desteğini sürdürüyor. Türkiye olarak Kırım Tatarı kardeşlerimizin her türlü haklarını savunmaya her daim yanlarında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Kırım Tatar kardeşlerimiz 2014 yılında demokratik haklarını kullandılar ve ilhaka karşı çıktılar. Bugün Kırım’daki pek çok Kırım Tatarı soydaşımızın kendilerini baskı altında hissettiklerini, basın ve ifade özgürlüğü alanlarında sıkıntılar yaşadıklarını biliyoruz. Ayrıca, tutuklu soydaşlarımız var. Onların serbest bırakılarak ailelerine kavuşmaları için çabalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye, Kırım Tatarlarının maruz kaldığı haksızlıkları uluslararası toplumun gündeminde tutmaya devam etmektedir. Kırım Tatarları anavatanlarında kimliklerini koruyarak, hür, güvenli ve huzurlu bir yaşam sürdürme hakkına sahip olmalıdır."

Bodnar: Ukrayna'daki yabancı şirket sayısının yüzde 13,1'ini Türk iş insanları oluşturdu Haber

Bodnar: Ukrayna'daki yabancı şirket sayısının yüzde 13,1'ini Türk iş insanları oluşturdu

İşgalci Rusya'nın toprak bütünlüğüne yönelik olarak başlattığı topyekûn saldırı ve işgal girişimi öncesinde Türkiye ile Serbest Ticaret Anlaşması konusunda anlaşan Ukrayna'da gözler parlamentoya çevrildi. Bu kapsamda Ukrayna Parlamentosu Verhovna Radanın (Verkhovna Rada) anlaşmayı onaylaması bekleniyor.  İKİLİ TİCARETTE HEDEF 10 MİLYAR DOLAR Söz konusu anlaşma ile ilgili olarak Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar (Vasyl Bodnar), Dünya gazetesine değerlendirmlerede bulundu. Türkiye ile Ukrayna arasındaki ticaret hacmi hakkında bilgi veren Büyükelçi Bodnar, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2023 yılında yaklaşık 7,5 mil­yar dolara ulaştığını kaydetti. Bodnar konuşmasında, "Serbest ticaretin başla­masının ardından Ukrayna ve Türkiye, bu yıl mart ayında İs­tanbul’da yapılan görüşmede Ukrayna ve Türkiye cumhur­başkanları tarafından açıkla­nan ikili ticarette 10 milyar do­lara ulaşma hedefine hızlı bir şekilde ulaşacak." ifadelerini kullandı.  TÜRK GİRİŞİMCİLER YENİLENEBİLİR ENERJİNİN GELİŞTİRİLMESİNE AĞIRLIK VERDİ Ayrıca ülkede savaşa rağmen Türk iş insanların 354 yeni şirket kurduğunu belirten Bodnar, "Toplam yabancı şirket sayısının yüzde 13,1’ini Türk iş insanları oluşturdu. Türk giri­şimciler, özellikle yenilenebi­lir enerjinin geliştirilmesine ağırlık verdi. Türk iş dünyası­na ülkemize olan güveni için minnettarız. Serbest ticaretin ve Ukrayna ekonomisinin to­parlanmasına yönelik ortak projelerin uygulanmasının Türk iş dünyası için büyük fay­dalar ve perspektifler sağlaya­cağına inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.  Bodnar, Rusya'nın saldırganlığı nedeniyle Ukrayna'daki tahılların ihraç edilemediğine dikkat çekerek, Rusya'nın yalnızca Ukrayna'da değil dünyada gıda güvenliğini terörize ettiğini belirtti. Ayrıca Bodnar işgalcilerin Ukrayna'daki Ohmatdıt (Okhmatdyt) Çocuk Hastanesi'ne yönelik saldırılarına işaret ederek, "Burada ço­cuklar kanserle savaşıyor­du. Rus füzeleriyle değil. Çocuk tiyatrolarını, okulla­rını vurdular. Dün yaptılar, yarın da yapacaklar." şeklinde konuştu. İŞGALCİ RUSYA'NIN 8 TEMMUZ TARİHLİ HAVA SALDIRISI 8 Temmuz 2024 tarihinde Rusya tarafından Ukrayna topraklarına yönelik olarak füze saldırısı gerçekleştirildi. Saldırı sonucunda Kıyiv, Krıvıy Rig, Pokrovsk ve Dnipro şehirlerindeki altyapıda ve konutlarda ciddi hasarlar meydana geldi. Ayrıca İşgalci Rusya’nın gerçekleştirdiği füze saldırısında Kıyiv'in en büyük çocuk hastanesi olan, 20 binin üzerinde çocuğun tedavi gördüğü Ohmatdıt  Çocuk Hastanesi’nde ağır hasarlar oluştu. Hastanede tedavi gören çocukların diğer sağlık tesislerine tahliyesi gerçekleştirildi. ???? Rusya'nın Ukrayna'da vurduğu çocuk hastanesinden yeni görüntüler pic.twitter.com/V8ojAy9Rc6 — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) July 8, 2024

Ukrayna ile Türkiye arasındaki ticaret anlaşması parlamentodan geçiyor Haber

Ukrayna ile Türkiye arasındaki ticaret anlaşması parlamentodan geçiyor

Türkiye, Ukrayna ile arasındaki diplomatik ilişkisini, stratejik adımlarla bir üst seviyeye daha taşıyor. Bu bağlamda Türkiye ile ticaret anlaşmasına kapı aralayan Ukrayna yeni bir adım attı. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar (Vasyl Bodnar) Türkiye ile Ukrayna arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması'nın Ukrayna Parlamentosu Verhovna Rada (Verkhovna Rada) İhtisas Komisyonu üzerinden geçtiğini bildirdi. Bodnar yakın zamanda söz konusu anlaşmanın onaylanacağını ve böylelikle ikili ticarette önemli bir gelişme olacağını aktardı.  SERBEST TİCARET ANLAŞMASI YAKIN ZAMANDA ONAYLANACAK Konuyla ilgil açıklama yapan Büyükelçi, "Ukrayna ile Türkiye arasındaki stratejik ilişkilerde çok önemli bir dönüm noktası serbest ticaretin başlatılması olacaktır. İlgili anlaşma parlamentonun ihtisas komisyonu tarafından geçti ve yakında onaylanacak. İkili ticarette önemli bir artış bekliyoruz." bilgisini verdi. Ukrayna ile Türkiye arasındaki stratejik ilişkilerde çok önemli bir dönüm noktası serbest ticaretin başlatılması olacaktır. İlgili anlaşma parlamentonun ihtisas komisyonu tarafından geçti ve yakında onaylanacak. İkili ticarette önemli bir artış bekliyoruz. — Vasyl Bodnar (@VasylBodnar) June 12, 2024 SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Serbest Ticaret Anlaşması 3 Şubat 2022'de Ukrayna Başbakanı Denıs Şmıgal (Denis Shmihal) ve dönemin Türkiye Ticaret Bakanı Mehmet Muş tarafından imzalanmıştı. Ukrayna Bakanlar Kurulu, 7 Mayıs 2024 tarihinde gerçekleştirdiği oylama ile Ukrayna ve Türkiye arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması'na ilişkin yasa tasarısını onayladı. Söz konusu anlaşma ile iki ülke arasındaki ticaret gelişmiş olacak. 

Ukrayna Bakanlar Kurulu, Türkiye ile imzalanan serbest ticaret anlaşmasını onayladı Haber

Ukrayna Bakanlar Kurulu, Türkiye ile imzalanan serbest ticaret anlaşmasını onayladı

Ukrayna Bakanlar Kurulu, 7 Mayıs tarihinde Ukrayna ile Türkiye arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması'nın onaylanmasına ilişkin yasa tasarısını kabul etti. Ukrayna Ekonomi Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, anlaşma özellikle Türkiye'nin sanayi mallarının yaklaşık yüzde 93,4'üne ve tarım mallarının yüzde 7,6'sına yönelik ithalat vergilerinin kaldırılmasını öngörüyor. 3-7 yıllık geçiş süresinin bitiminden sonra ise Türkiye, sanayi mallarının yüzde 1,5'i, tarım mallarının ise yüzde 28,5'i için ithalat vergilerini kaldıracak. Açıklamada “Ukrayna ise sanayi mallarının yaklaşık yüzde 56'sına ve tarım mallarının yüzde 11,5'ine yönelik ithalat vergilerini iptal edecek. Geçiş sürelerinin (sanayi mallarında 2-5 yıl, tarım mallarında 2-10 yıl) sona ermesinin ardından Ukrayna, sanayi mallarının yüzde 43,2'sine ve tarım mallarının yüzde 53,7'sine yönelik ithalat vergilerini kaldıracak.” ifadelerine yer verildi. SERBEST TİCARET ANLAŞMASI YENİ FIRSATLAR AÇACAK Ukrayna Ekonomi Bakanı Yuliya Svırıdenko, anlaşmanın imzalanması sonrasında yaptığı açıklamada "Ukrayna ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki serbest ticaret anlaşması, ülkelerimiz arasında gümrüksüz veya kısmen gümrüksüz ticaret için yeni fırsatlar açacak, özellikle lojistiği kolaylaştıracak. Çünkü bu Türkiye'nin çalışmalarının önemli bir koşulu. Savaş sırasında Ukrayna karşılıklı yatırımların çekilmesine de katkı sağlayacak. Yasa taslağının onaylanması ve Ukrayna ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ticaretin serbestleştirilmesi sürecinin tamamlanması konusunda milletvekillerinin desteğini umuyoruz." ifadelerini kullanmıştı. Serbest Ticaret Anlaşması 3 Şubat 2022'de Ukrayna Başbakanı Denıs Şmıgal ve dönemin Türkiye Ticaret Bakanı Mehmet Muş tarafından serbest ticaret anlaşması imzalanmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.