SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sergi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Sergi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sergi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bulgaristan’da anlamlı etkinlik: Şumnu'da Kırım Tatar kültürünü ve tarihini anlatan sergi açıldı Haber

Bulgaristan’da anlamlı etkinlik: Şumnu'da Kırım Tatar kültürünü ve tarihini anlatan sergi açıldı

Bulgaristan’ın Şumnu kentindeki Panayot Volov Ev Müzesi, Kırım Tatar halkının zengin kültürünü ve tarihini gözler önüne seren "Keşif: Bulgaristan Bölümü" adlı uluslararası sergiye ev sahipliği yapıyor. Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümüne ithaf edilen sergi, 7 farklı ülkeden sanatçı ve zanaatkârların eserlerini bir araya getiriyor. Ukrayna tarafından yürütülen "Kırım Tatar Araştırmaları Uluslararası Eğitim, Kültür ve Sanat Projesi" çerçevesinde hayata geçirilen sergi, 9 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen resmî törenle ziyarete açıldı. Ukrayna Geleneksel Kültürü Sivil Toplum Kuruluşu tarafından başlatılan ve bu yıl 4. yılına giren proje kapsamındaki sergi, Kırım Tatarlarının 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başındaki yaşamını, mimarisini ve geleneklerini yansıtan nadide eserleri barındırıyor. Kültürel zenginliğiyle dikkat çeken sergide Ukrayna, Brezilya, Bulgaristan, Fransa, Almanya, Portekiz ve Kanada olmak üzere 7 farklı ülkedeki 25 kadın zanaatkar tarafından üretilen ve dönemin Kırım'ı ile Bulgaristan'daki Kırım Tatar kültürünü yansıtan 30 oyuncak bebek kompozisyonu yer alıyor. Bunun yanı sıra Burgaz’daki sanat okulu öğrencileri tarafından tuvale aktarılan "Kırım Tatar Mimari Anıtları" serisinden 23 tablo da ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Kırım ve Ukrayna'daki ustaların elinden çıkan geleneksel Kırım Tatar altın işleme sanatının nadide örnekleri ile Şumnu'nun Tsarev Brod köyündeki Kırım Tatar topluluğuna ait otantik aile yadigârları da serginin en değerli parçalarını oluşturuyor. Açılış programına katılan konuklar, sergilenen eserleri inceledikten sonra Kırım Tatar mutfağına ait geleneksel ev yapımı lezzetlerin sunulduğu gastronomi bölümünde kültürel lezzetleri deneyimleme fırsatı buldu. “KIRIM TATAR KÜLTÜRÜNÜ ARAŞTIRMAYA DEVAM EDİYORUZ” Ukrayna Geleneksel Kültürü adlı sivil toplum kuruluşunun (STK) Başkanı ve Kırım Tatar Araştırmaları Projesi Koordinatörü Valeriya Levkivska, serginin açılış konuşmasında projenin gelişim sürecine değinerek Şumnu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve müze kuratörü Dr. Milena Georgieva’ya teşekkürlerini sundu. Konuşmasında projenin önemine dikkat çeken Levkivska şu ifadeleri kullandı: "Projemiz Kasım 2022'de başladı ve o günden bu yana büyüyerek gelişiyor. Bugüne kadar Ukrayna ve Bulgaristan'da 12 sergi ile 20'den fazla kültürel ve sanatsal etkinlik gerçekleştirdik. Bu proje; ortakların, danışmanların, sanatçıların ve zanaatkârların ortak emeğinin bir ürünüdür. Kırım Tatar kültürünü birlikte araştırmaya ve dünya genelinde popülerleştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz." Sergi, 9 Temmuz 2026 tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

Kıyiv’de Rus mitlerini çürüten sergi: "Açık Kırım Arşivi" Haber

Kıyiv’de Rus mitlerini çürüten sergi: "Açık Kırım Arşivi"

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de, Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümü anısına "Açık Kırım Arşivi: 1920-1930'lu Yılların Fotoğrafları" adlı sergi kapılarını ziyaretçilere açtı. Sergi; 1944 yılındaki büyük sürgünden önce yarımadadaki Kırım Tatar yaşamını, mimarisini, zanaatlarını, camilerini ve köklü kültürünü yansıtan nadide arşiv belgelerini bir araya getiriyor. “YOK EDİLEN MEDENİYETİN DİJİTAL HAFIZASI” Sergide yer alan fotoğraflar, 2014 yılındaki Rus işgalinden önce dijital ortama aktarılmış Bahçesaray Tarih, Kültür ve Arkeoloji Müzesi fonlarından derlendi. Sergi açılışında konuklara rehberlik eden ünlü tarihçi Gülnara Abdullayeva, bu karelerin bugün artık var olmayan bir Kırım’ı gösterdiğini vurgulayarak şunları söyledi: Bu fotoğraflarda sürgün öncesi Kırım’ın camileri, medreseleri, hanları, zanaatkarları ve günlük yaşamı kayıt altına alınmış durumda. Bu binaların birçoğu günümüzde artık yok. Bu aslında 1944’ten sonra Sovyet rejimi tarafından yıkılan, yok edilen Kırım'dır. Amacımız bu fotoğraflar aracılığıyla yarımadanın gerçek tarihini göstermek ve Kırım Tatar kültürünün hafızasını korumaktır. “FOTOĞRAFLAR RUS PROPAGANDASINI YIKIYOR” Sergiyi ziyaret eden Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva ise etkinliğin siyasi ve tarihi önemine dikkat çekti. Taşeva, sergilenen her bir karenin Kremlin'in tarih tezlerinin çöktürdüğünü belirterek, "Burada gördüklerimiz gerçek Kırım’ı; yani Kırım Tatarı olan, çok kültürlü ve canlı Kırım’ı gösteriyor. Rusya'nın 'Kırım her zaman Rus’tu' anlatısı koca bir yalandan ibarettir. Kırım Tatarlarının bu topraklardaki varlığı bile bu şovenist propagandayı tek başına yıkıyor. Bu serginin sadece Ukrayna’da değil, tüm dünyada gösterilmesi hayati önem taşıyor." ifadelerini kullandı. “HAYTARMA” FİLMİ UKRAİNCE SESLE YENİDEN DÖNÜYOR Etkinliğin bir diğer önemli ayağı ise Kırım Tatar sürgününü anlatan ilk sinema filmi olan Haytarma'nın yenilenen Ukraince seslendirmeli versiyonunun tanıtımı oldu. Galası haziran ayında yapılacak projenin koordinatörlerinden Yevhen Bondarenko, dublaj sürecinin taşıdığı manevi değeri şu sözlerle aktardı: Artık 'Haytarma'nın Ukraince sesle yankılanma zamanı gelmişti. Filmdeki orijinal Kırım Tatarca konuşmalar tamamen korundu, Ukraince altyazı eklendi. En duygusal olanı ise filmdeki oyuncuların çoğunun 10 yıl sonra stüdyoda kendilerini yeniden seslendirmesiydi. Bu bizim için sadece bir dublaj değil; Kırım’a, hafızamıza ve ortak tarihimize dair çok büyük bir kültürel duruştur. Sergi organizatörler, serginin yalnızca bir anma etkinliği olmadığını, aynı zamanda dünyaya Kırım’ın ve onun kadim yerli halkının gerçek kimliğini haykıran politik bir manifesto niteliği taşıdığını ifade etti.

Berlin’de anlamlı sergi: Kırım Tatar çocukların "babasız büyüme" mücadelesi Haber

Berlin’de anlamlı sergi: Kırım Tatar çocukların "babasız büyüme" mücadelesi

Almanya’nın başkenti Berlin’deki tarihi Checkpoint Charlie Duvar Müzesi (Mauermuseum), Rusya tarafından düzmece gerekçelerle alıkonulan Kırım Tatar siyasî tutsakların çocuklarına ithaf edilen "Babayı Bekleyerek Büyümek" adlı sergiye kapılarını açtı. İnsan hakları örgütü Zmina tarafından yapılan açıklamaya göre, Çekya Dışişleri Bakanlığı desteğiyle açılan sergi, babaları Rus mahkemeleri tarafından haksız yere hapis cezasına çarptırılan 16 Kırım Tatarı çocuğun hikayesini dünya kamuoyuna sunuyor. Berlin’in en çok ziyaret edilen 10 noktasından biri olan Checkpoint Charlie’de açılan sergi, Avrupa’da bir müzenin kalıcı çalışma programı dahilinde sivil ziyarete açılan ilk Kırım temalı proje olma özelliğini taşıyor. İnsan hakları örgütü, bu lokasyonun seçilmesinin tesadüf olmadığını; mekanın onlarca yıldır süregelen özgürlük mücadelesini ve insan haklarını belgeleyen tarihi bir sembol olduğunu vurguladı. ÇOCUKLARIN ELİNDEN ALINMIŞ ÇOCUKLUK ​Sergide, çocukların 2020 ve 2025 yıllarında çekilmiş fotoğrafları yan yana getirilerek zamanın ve ayrılığın izleri gözler önüne seriliyor. Daha önce Ukrayna’da "Olmayan Çocukluk" adıyla farklı yerlerde sergilenen proje, Berlin’de çeşitli parçalarla zenginlaştirildi. Siyasi tutsak Server Mustafayev’in hapishanede oğlu için ekmek içinden yaptığı tesbih, serginin en dikkat çeken kişisel eşyaları arasında yer alıyor. İnsan hakları savunucusu, siyasi tutsak Emir Üsein Kuku’nun oğlunun babasına yazdığı mektup, ziyaretçileri duygulandırıyor. Küçük çocuğun, "Baba, tam 10 yıldır parmaklıklar arkasındasın. Sensiz bu yıllar çok zor geçti... Dualarımdasın" sözleri, parçalanmış ailelerin yaşadığı travmayı özetliyor. Kuku, Rus mahkemesi tarafından 12 yıl ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırılmıştı. 367 ÇOCUK BABASIZ KALDI ​İnsan hakları savunucularının verilerine göre, Kırım’ın Rusya tarafından yasa dışı işgalinin 12. yılında, siyasi baskılar nedeniyle babasından koparılan çocukların sayısı 367'ye ulaştı. Bunlardan 246’sı reşit olmayan çocuk. Ev baskınları ve babaların alıkonulmalarına tanıklık eden çocukların çoğunda nevroz, depresyon, kekemelik ve kalp ritim bozuklukları gibi kalıcı sağlık sorunlarının geliştiğine dikkat çekiliyor. ​Sergi, Berlin’i ziyaret eden binlerce turiste Kırım’daki insan hakları ihlallerinin sadece hukuki bir mesele değil, aynı zamanda çocukların geleceğini karartan insani bir trajedi olduğunu hatırlatmayı amaçlıyor.

İstanbul’da Nevruz coşkusu: "Türk Halk Kültüründe Kadın Kıyafetleri" sergisi açıldı Haber

İstanbul’da Nevruz coşkusu: "Türk Halk Kültüründe Kadın Kıyafetleri" sergisi açıldı

Türk dünyasında baharın ve yeniden doğuşun simgesi Nevruz, İstanbul’da anlamlı bir sergiyle kutlandı. Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği ve İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan “Türk Halk Kültüründe Kadın Kıyafetleri” sergisi, Türkistan bozkırlarından Kırım’a uzanan kadim mirası Topkapı Kültür Mahallesi’ndeki Yörük Otağı’nda sanatseverlerle buluşturdu. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde kapılarını açan sergi, Türk kültür coğrafyasının en zarif ve köklü örneklerini bir araya getirdi. Kadın kıyafetleri ve başlıklarının merkezde olduğu seçki, ziyaretçileri Türk dünyasının derinliklerine doğru kültürel bir yolculuğa çıkardı. Sergiyle ilgili Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Muallâ Uydu Yücel, “Bugün Türk tarihinin çok önemli günlerinden birini yaşıyoruz. Yeni günü, yani Nevruz'u yaşıyoruz ve kutluyoruz. Bu münasebetle de yine biz de kendi birliğimize uygun bir şekilde İstanbul Büyükşehir Belediyesinin konukseverliğinde Türk kültüründe kadın kıyafetlerini hazırladık. Bu koleksiyonun hazırlanmasında özellikle birliğimiz içerisindeki kadınlarımız bize büyük destek verdiler. Zira kadının aslında biz buna sessiz dili diyoruz. Kadını hayatının her aşamasında yaşadıklarını motiflere, sembollere dökmüştür, kıyafetlere dökmüştür ve bu şekilde kendisini betimlemiştir. Biz de geçmişten devraldığımız bu kültürel mirasımızı gelecek nesillere attırmak için önümüzden gelen her türlü gayreti Umayana Türk Dünyası Kadınlar Birliği olarak göstermeye çalışıyoruz.” dedi. Ayrıca Kırım’ın bağımsızlığına olan inancını, “Bir gün mutlaka ama mutlaka Kırım'ın bağımsız olacağına canı yürekten inanıyorum.” sözleriyle vurgulayan Yücel, bu özel günde kendilerini yalnız bırakmayan katılımcılara ve QHA'ya teşekkürlerini sundu. Serginin küratörlüğünü üstlenen Özlem Özer Tuğal ise hazırlık sürecinde geleneksel yöntemlerden ödün vermeden modern dokunuşları harmanladıklarını vurguladı. Yörük Otağı’nın tarihsel atmosferinde sergilenen koleksiyonun kapsamı hakkında bilgi veren Tuğal, şunları kaydetti: “Koleksiyonumuzun bir bölümünü oluşturan Kırgız, Kazak, Özbek, Azerbaycan, Türkmenistan, Kırım Tatarı, Irak Türkmeni ve Gagauz kadın kıyafetleri ile başlıkları ve seramik kadın başlıkları yer alıyor. Sanatın birleştirici ve toplumu geliştirici gücünü göz önünde bulundurduğumuzda; köklü geleneklerimizin sanatla harmanlanarak gelecek nesillere aktarılmasında bu tür etkinliklerin son derece önemli olduğunu düşünüyoruz.” şeklinde konuştu. Nevruz bayramının enerjisiyle birleşen etkinlik, Türk halk kültüründe kadının sadece bir figür değil, aynı zamanda toplumun en güçlü kültürel taşıyıcısı ve hikaye anlatıcısı olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Kıyiv’de "Barışın Renkleri" sergisi: Ukrayna-Türkiye dostluğu tuvale yansıdı Haber

Kıyiv’de "Barışın Renkleri" sergisi: Ukrayna-Türkiye dostluğu tuvale yansıdı

Ukrayna ve Türkiye arasındaki stratejik ortaklık ve köklü dostluk ilişkileri, başkent Kıyiv’de düzenlenen "Barışın Renkleri" adlı kapsamlı sanat sergisiyle kutlandı. Ukrayna’nın dört bir yanından yaklaşık 100 sanatçının katıldığı etkinlikte, iki halkın ortak tarihi ve barışa olan özlemi sanatın diliyle anlatıldı. Türkiye Cumhuriyeti Kıyiv Büyükelçiliği, Kıyiv Yunus Emre Enstitüsü ve "Hayatın Renkleri" sivil toplum kuruluşu iş birliğiyle düzenlenen sergide, 123 farklı eser sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergi hakkında konuşan “Hayatın Renkleri” Derneği Başkanı Mariya Honçarenko, "Burada Ukrayna’nın dört bir yanından, her şehrinden sanatçılarımız var. Başvurular gönderilen eserler üzerinden alındı. En önemli kriterimiz temaydı; sanatçıların Türkiye ile bağlantılı bir şeyler resmetmesini istedik. Sadece Türkiye değil, aynı zamanda devletlerimizin dostluk ve birlik bağlamındaki ilişkilerini yansıtmaları gerekiyordu. Yani bir kişinin, iki ülkemiz arasındaki barışı nasıl gördüğünü göstermesini amaçladık." dedi. Yunus Emre Enstitüsü Kıyiv Türk Kültür Merkezi Müdürü Ali Oğuzhan Yüksel, etkinliği Türkiye Cumhuriyeti Kıyiv Büyükelçiliği ve “Hayatın Renkleri” Derneği ile birlikte düzenlediklerini belirterek, “Yaklaşık 100 sanatçı katıldı. Aslında küçük bir yarışma niteliğindeydi ve toplam 123 eserden oluşuyor. Bu sene Yunus Emre Enstitüsü olarak temayı 'barış' olarak belirledik. Çünkü biliyorsunuz, dünyanın içinde bulunduğu bu şartlarda en çok ihtiyacımız olan şey barış." şeklinde konuştu. Sergide yer alan çalışmalar; barış, karşılıklı destek ve kültürel diyalog temaları üzerine inşa edildi. Katılımcılar arasında hem profesyonel ressamların hem de genç öğrencilerin bulunması, iki ülke arasındaki dostluk vizyonunun geniş bir kitle tarafından paylaşıldığını gözler önüne serdi.

Kıyiv’de Kırım’ın işgale karşı direnişini anlatan sergi düzenlendi Haber

Kıyiv’de Kırım’ın işgale karşı direnişini anlatan sergi düzenlendi

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de, 26 Şubat Kırım’ın Rus İşgaline Karşı Direniş Günü vesilesiyle "Kırım: Uğruna Savaştığımız Evimiz" başlıklı forum yapıldı. Forum çerçevesinde yarımadadaki direnişi kişisel hikayeler üzerinden aktaran ayrıca bir sergi düzenlendi. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliği tarafından hazırlanan sergi, Kırım'ın özgürlüğü için verilen mücadeleyi cephedeki askerler, siyasi tutsaklar ve işgal altındaki sivil direnişçiler olmak üzere üç temel boyutta ele aldı. CEPHE HATTINDA DEVAM EDEN DİRENİŞ Serginin askerî boyutunda, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri saflarında Kırım’ın özgürlüğü için savaşan askerlerin hayatlarına mercek tutuluyor. Deniz piyadesi Kırım Tatarı Alim Kerimov ile Kış Seferi Şövalyeleri 28. Mekanize Tugayında görev yapan "Kırım" lakaplı askerlerin hikayeleri, yarımada sakinlerinin vatanlarını geri almak için verdiği silahlı mücadelenin sembolü olarak sunuluyor. Bu askerlerin deneyimleri, 2014’te başlayan direnişin bugün cephe hattında kararlılıkla sürdüğünü kanıtlıyor. İŞGALCİLERİN HEDEFİNDEKİ SİYASİ TUTSAKLAR VE AİLELERİ Serginin en sarsıcı bölümlerinden birini, işgalci yönetim tarafından hapsedilen siyasi tutsaklar ve onların ailelerinin yaşadığı dram oluşturuyor. Yedi yıldır cezaevinde bulunan ve beyin tümörü nedeniyle görme yetisini neredeyse tamamen kaybeden Kırım Tatar siyasi tutsak Tofik Abdulgaziyev ile 2022’de kaçırıldıktan sonra hapis cezasına çarptırılan yurttaş gazeteci İrına Danılovıç’in hikayeleri, Kırım’daki insan hakları ihlallerini gözler önüne seriyor. Ayrıca Kırım Tatar siyasi tutsak Riza Nimetullayev’in eşi, beş çocuk annesi Esma Nimetullayeva’nın karşı karşıya kaldığı ağır hapis tehdidi, baskıların sadece aktivistleri değil, onların tüm aile bireylerini kapsayan sistematik bir cezalandırma yöntemine dönüştüğünü gösteriyor. İŞGAL ALTINDA BİTMEYEN SİVİL DİRENİŞ Serginin üçüncü boyutu ise Kırım’da kalmaya devam eden isimsiz kahramanların günlük direnişine odaklanıyor. Tüm baskı, baskın ve takip riskine rağmen Ukrayna yanlısı bröşürler dağıtan, fikirlerini açıkça ifade etmekten çekinmeyen ve kimliğini koruyan insanların çabaları sergide geniş yer buluyor. Bu bölüm, Kırım direnişinin sadece cephede ya da hapishanelerde değil, işgal altındaki yarımadanın her sokağında ve evinde yaşayan bir gerçeklik olduğunu vurguluyor.

İvano-Frankivsk’te “Kırım ve Karpatlar: Gelenek ve Çağdaşlık” sergisi açıldı Haber

İvano-Frankivsk’te “Kırım ve Karpatlar: Gelenek ve Çağdaşlık” sergisi açıldı

Ukrayna’nın İvano-Frankivsk kentindeki belediye binasında, 11 Ekim’de Ukraynalı seramik sanatçısı Serhiy Dutka ve Kırım Tatar sanatçı Tenzile Topalova’nın özgün eserlerinden oluşan ortak sergi açıldı. Etkinlik, Ukrayna Kültür Fonu tarafından desteklenen “Kırım ve Karpatlar: Gelenek ve Çağdaşlık” adlı multimedya projesinin merkezinde yer aldı. Serginin açılış törenine İvano-Frankivsk bölgesi yetkilileri, sanatçılar, akademisyenler, eğitimciler ve gazeteciler katıldı. Sergide, hafıza ve yeniden doğuşu simgeleyen, iki bölgenin geleneklerini ve sanatçıların kişisel deneyimlerini birleştiren sanat eserleri yer aldı. Açılış konuşmasında Kırım Tatarı sanatçı Tenzile Topalova, eserlerinin kimlik, hafıza ve toprağa duyulan özlemi yansıttığını belirterek şunları kaydetti: Optik lenslerin ışığı kırması gibi, biz sanatçılar da tarihi, kültürü, duyguları kendi prizmamızdan geçirerek eserlerimiz aracılığıyla belirli mesajları aktarıyoruz. Sesimizden bizi mahrum etme çabalarına rağmen konuşuyoruz. Tarihimizi silme arzusuna rağmen hatırlıyoruz. Geleneksel Kosiv seramiğini modern formlarla birleştiren Seramik sanatçısı Serhiy Dutka ise, projenin kendisi için bir sahne olduğunu ve yaratıcılığını sergilemenin yanı sıra geleneksel sanatın gelişimine dair vizyonunu paylaştığını söyledi. Sanatçı, “Çocukluğumdan beri halkımın gelenekleri ve kültürüyle iç içeydim. Kili, gelenekleri ve içimdeki dünyayı nasıl birleştirebileceğimi fark ettiğimde, seramik diliyle konuşmaya başladım!" dedi. KOLEKSİYON BELGESEL FİLME TEMEL OLDU Koleksiyonun oluşturulma süreci, "Kırım ve Karpatlar: Gelenekler ve Çağdaşlık" adlı bir belgesel filme de temel oldu. Film, kil ve resim sanatında vücut bulan hafıza, kayıp, miras ve gelecek hayallerini konu ediniyor. Proje Küratörü ve İvano-Frankivsk Film Komisyonu Başkanı Viktor Vintonyak, savaş sırasında kimliği ve gücü korumanın bir yolu olarak kültürün son derece önemli bir rol oynadığını vurguladı. Sergi on gün boyunca ziyaretçilere açık kalacak ve ardından Kosiv Karpat Kültür Merkezine kalıcı olarak devredilecek. Belgesel filmin prömiyeri ise Ekim 2025'in ikinci yarısında yerel televizyon kanallarında yapılacak.

Riga'da Kırım Tatar kültürü rüzgârı: Kalkan sergisi açıldı Haber

Riga'da Kırım Tatar kültürü rüzgârı: Kalkan sergisi açıldı

Kırım Tatar halkının zengin kültürünü ele alan "KALKAN: Kırım Tatarlarının Sembolleri" (QALQAN. Symbols of Crimean Tatars) adlı sergi, Letonya'nın başkenti Riga’daki Letonya Ulusal Sanat Müzesi'nde ziyarete açıldı. 3 Ekim'de kapılarını açan sergi, 26 Ekim'e kadar müzenin Kubbe Salonu'nda sanatseverlerle buluşmaya devam edecek. GELENEKSEL KALKANDAN MODERN SANAT ESERİNE Serginin merkezinde, Kırım Tatar seramik ustası Rüstem Skıbin tarafından tasarlanan dekoratif kalkanlar yer alıyor. Sanatçının yorumuyla, Kırım Tatarlarının geleneksel savaş kalkanı, milli sembolizmi, süsleme motiflerini ve seramik sanatını birleştiren modern bir sanat objesine dönüşüyor. Açılış töreninde konuşan Ukrayna’nın Riga Büyükelçisi Anatoliy Kutsevol, yarımadanın geçici olarak işgal altında olmasına rağmen Ukrayna devletinin Kırım Tatar kültürünü desteklemeye ve onu Ukrayna kültürel alanının ayrılmaz bir parçası olarak dünyada tanıtmaya devam ettiğini vurguladı. KÜLTÜREL DİPLOMASİNİN ÖNEMLİ ÖRNEĞİ Büyükelçilik, serginin kültürel diplomasinin önemli bir örneği ve Ukrayna ulusunun birliğinin yanı sıra Letonya'nın desteğinin sembolü olduğunu belirterek, "Bu tür girişimler sadece sanatsal etkinlikler değil, aynı zamanda Avrupalı dost ve ortaklarımızın dayanışmasının da bir göstergesidir." ifadelerini kullandı. Etkinlik, Ukrayna'nın Riga Büyükelçiliği, EL CHEBER sivil toplum kuruluşu ve Ukrayna Yerel Mimarisi ve Yaşamı Müzesinin desteğiyle düzenlendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.