SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Siyasi Baskı, Sürgün Ve Açlık Kurbanlarını Anma Günü

QHA - Kırım Haber Ajansı - Siyasi Baskı, Sürgün Ve Açlık Kurbanlarını Anma Günü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyasi Baskı, Sürgün Ve Açlık Kurbanlarını Anma Günü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kazakistan’ın siyasi baskı, sürgün ve açlık kurbanları rahmetle anılıyor Haber

Kazakistan’ın siyasi baskı, sürgün ve açlık kurbanları rahmetle anılıyor

Kazakistan'da “Siyasi Baskı, Sürgün ve Açlık Kurbanlarını Anma Günü” olarak kabul edilen 31 Mayıs, özellikle 1930'lu yıllarda Josef Stalin diktatörlüğündeki Sovyet rejiminin Kazak halkına yönelik yürüttüğü baskı politikalarını, Kazak halkına ve tüm dünyaya hatırlatma amacı taşıyor. MİLYONLARCA KAZAK TÜRKÜ KITLIK, SÜRGÜN VE İNFAZLAR SONUCU HAYATTAN KOPARILDI Kazakistan, 20. yüzyılın ilk yarısında Sovyetler Birliği’nin toplumsal mühendislik politikalarının yoğun şekilde uygulandığı bölgelerden biri oldu. Stalin’in diktatörlüğünde yürütülen “kolektifleştirme” ve “Sovyetleştirme” politikaları, Kazak halkının göçebe yaşam tarzı süren toplumsal yapısını şiddetle dönüştürdü. Bu süreçte halkın hayvanlarına ve mülklerine el konuldu ve Kazak halkı, yerleşik düzene zorlandı. Bu süreçte milyonlarca insan kıtlık, sürgün ve infazlar sonucu hayattan koparıldı. KAZAKİSTAN’DA YAŞANAN KİTLESEL AÇLIK FELÂKETİ VE “BÜYÜK TASFİYE” DÖNEMİ 1931-1933 yılları arasında yaşanan kitlesel açlık felâketinde, bir milyondan fazla Kazak yaşamını yitirdi. Kazakistan’da açlık felaketinin baş göstermesinde başlıca kuraklık etkili oldu ve bu kuraklık, beraberinde açlık tehlikesinin de ortaya çıkmasına sebep oldu. Kuraklık ve açlık sadece Kazakistan’da değil, Sovyetler Birliği’nin diğer bölgelerinde, özellikle de İç Rusya’da hissedilmekteydi. Tüm Sovyetler boyunca 20 milyondan fazla insan açlık çekse de en zor durumda olanlar Kazak Türkleri oldu. 17 Temmuz 1921 tarihinde Rusya Komünist Partisi Merkezî Komitesi, tüm üyelerine açlığın sebeplerini açıklayan bir bildiri gönderdi. Bu bildiride açlığın sebebi olarak sadece kuraklık gösterilmedi; bununla birlikte köy işleri sektörünün geri kalmışlığı, tarım alanında çalışanların bilgi düzeyinin düşük oluşu ve Çarlık döneminde tarım ve köy işlerini yöneten idarecilerin yetersizliği gibi nedenler sıralandı. Sovyet yönetiminin çok sert politikalarla yürüttüğü “askerî komünizm” uygulamaları da tarım ve hayvancılığın gerilemesine yol açtı ve açlık felaketinin bir diğer sebebi oldu. Açlık ve beraberinde ortaya çıkan hastalıklarda çok sayıda insan hayatını kaybetti. Açlığın yoğun olarak yaşandığı bölgelerdeki halk, hayatta kalabilmek için gıda ürünlerini bulabilecekleri başka ülkelere göç etti. Buna bağlı olarak ülke nüfusunda önemli bir azalma meydana geldi. Açlık felaketi ile birlikte tifüs, kolera ve veba gibi hastalıklar da baş gösterdi. Bulaşıcı hastalık taşıyan insanların sayısı, ülkenin sağlık kurumlarının imkânlarının yetersiz bırakılması dolayısıyla arttı. Ekonomik açıdan geri kalmışlık, hastalıkların salgın haline gelmesi ve hastanelerin yetersizliğinden dolayı çok sayıda insan hayatını kaybetti. Bu ölümleri ise 1937 ve 1938 yılları arasında gerçekleşen “Büyük Tasfiye” yani “Repressiya” dönemi takip etti. “Büyük Tasfiye” eyleminin temel ideolojisi, Sovyet rejiminin potansiyel olarak tehlikeli olduğunu düşündüğü nüfus gruplarının temizlenmesi veya izole edilmesi oldu. Bu dönemde Sovyet gizli polis teşkilatları aracılığıyla binlerce Kazak aydın, siyasetçi, din adamı ve yurttaş tutuklandı; zulme uğradı, kurşuna dizildi ve çalışma kamplarına gönderildi. KAZAKİSTAN’IN YERALTI VE YERÜSTÜ KAYNAKLARININ SÖMÜRÜLMESİ AMAÇLANDI “Yeni Ekonomik Siyaset”in uygulanması ile planlı sanayileşme dönemine girildi ve aynı zamanda madencilik, tarım ve ticaret gelişmeye başladı. Bu çalışmaların amacı, Kazakistan’ın zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklarının sömürülmesiydi. Kazakistan’da girişilen tarım topraklarının zoraki devletleştirilmesi politikası (kolhozların ve sovhozların kurulması) ile ise istenilen verim elde edilememişti. Sovyet yönetimi, bu politikalara karşı çıkan Kazak halkına karşı son derece acımasız davrandı ve Kazak Türkleri büyük kayıplar verdi. Ayrıca birçok Kazak yurtdışına, Çin’e ve Afganistan’a göç etmek zorunda kaldı. Halkın mallarına el konulmasına, zulümlere ve katliamlara karşı çıkan Kazak aydınları ise ağır cezalarla karşı karşıya kaldı; Kazak Türklerinin haklarını korumak istemeleri büyük suç sayılarak hapis, sürgün ve idam gibi cezalar uygulandı. 1991 yılına kadar yaklaşık 70 yıl devam eden Sovyet yönetimi, Kazak Türklerini asimile etmeye büyük gayret gösterdi. Kırım Haber Ajansı (QHA) olarak Sovyet rejiminin Türk kimliğini hedef alan zalim uygulamaları sonucu hayatını kaybeden Kazak soydaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz.

31 Mayıs Kazakistan Siyasi Baskı, Sürgün ve Açlık Kurbanlarını Anma Günü Haber

31 Mayıs Kazakistan Siyasi Baskı, Sürgün ve Açlık Kurbanlarını Anma Günü

Kazakistan'ın kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in önderliğinde, 31 Mayıs 1997 tarihinde Kazakistan Siyasi Baskı Sürgün ve Açlık Kurbanları Anma Günü olarak ilan edilmişti. Bugün, Kazakistan’da 20. yüzyılın ilk yarısında yaşanan ve milyonlarca kişinin ölümüne neden olan acı olaylar anılacak. Bolşeviklerin iktidara gelmesi ile Büyük Kazak bozkırlarında bilinçli bir şekilde düzenlenen açlıklar yaşandığı bir dönem olarak tarih kayıtlarına geçmişti. Genel olarak, SSCB cumhuriyetlerinde baskı 1928 yılında başlamıştı. Kazak ülkesinde öncelikle Alaş aydınları tutuklandı. Alaş Orda'nın aydınları, “milliyetçi” olmakla suçlandılar. Bu yüzden Kazak milli hareketinin önder isimleri; Alihan Bökeyhan, Yakup Akbayev, Alimhan Ermekov, Sancar Asfendiyarov, Ahmet Baytursınov, Magcan Jumabay, Muhamedcan Tınışbayev ve diğer aydınlar kurşuna dizildi. Tarihsel verilere göre 1921 ve 1954 arasında SSCB’de “karşı-devrimci” veya “anti-Sovyet” suçlamalarından 3 milyon 777 bin kişi hüküm giydi ve bunların 64 bini ölüm cezasına çarptırıldı. 1920’lerin sonlarında ve 1932’den 1933’e kadar Kazak halkı özellikle kasıtlı olarak organize edilen yapay kargaşadan çok etkilendi. 1932-1933 Sovyetler Birliği’ndeki açlık insanlık tarihinin en trajik dönemlerinden biriydi. O zamanlar sadece Kazakistan’ı değil, Rusya, Ukrayna ve Belarus’u da etkileyen felaket bir kıtlık 7 milyon insanı öldürdü. 31 Mayıs Kazakistan Siyasi Baskı, Sürgün ve Açlık Kurbanlarını Anma Günü https://t.co/5VE9Lq2lVf pic.twitter.com/zWdiebawpu — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 31, 2023 SOVYETLERİN KAZAK ELİNDEKİ AÇLIK, SÜRGÜN VE KATLİAM DOLU TARİHİ 31 Mayıs’ta SSCB ve dünya tarihinin en kanlı diktatörlerinden Josef Stalin döneminde suni açlık, toplu baskılar, sürgünler sonucu hayatını kaybeden milyonlarca suçsuz insanı anma günü olarak kabul ediliyor. 1917 nüfus sayımına göre Kazakların sayısı 6 milyonun üstündeyken, 1939 nüfus sayımına göre bu sayı 2 milyon 300 bine gerilemişti. Kaynaklara göre Kazakistan’da 1919-1922 yılları arasında yaklaşık 1 milyon, 1930-1933 yılları arasında ise 1 milyon 750 bin (nüfusun yüzde 40’ı) Kazak açlıktan ve totaliter rejimin acımasız yönetimine ayaklanmaları sebebiyle kurşuna dizilmek suretiyle öldürüldü. TOTALİTER REJİMİN ESERİ TOPLU MEZARLAR 20. yüzyılda Kazakistan topraklarında GULAG sisteminin (Sovyetler Birliği’nde Stalin döneminde milyonlarca insanın “halk düşmanı” suçlamasıyla cezalandırılmak üzere gönderildiği kamplar) en büyük kampları olan ALJİR, Steplag ve Karlag kampları bulunuyordu. Kazakistan o dönemde ülke genelinde faaliyet gösteren 953 kamp ve hükümlüler için özel yerleşim yeriyle bir büyük cezaevine dönüşmüştü. Baskı yıllarında Kazakistan’a 5 milyondan fazla insan sürgün edildi. Bazı verilere göre kamplara gönderilenlerin sayısı resmi verilerin çok üstünde. 1921-1954 yılları arasında Kazakistan’da 100 bin kişi cezalandırılırken, bunlardan 25 bini kurşuna dizildi. Daha sonra insanların toplu şekilde gömüldüğü yerler ortaya çıkmaya başladı. 1930-1940 yıllarında Kazakistana halklar sürgün edildi. 1937 yılının sonbaharında Kazakistan’a yüzbinlerce Koreli, Türk, İranlı ve Azerbaycanlı sürgün edildi. Ayrıca 2. Dünya savaşında ülkeye Kırım Tatarları, Almanlar, Yunanlılar, Çeçenler, İnguşlar, Karaçay, Balkar ve diğer halklar sürüldü. Kazakistan’ın bağımsızlığını ilan etmesinden hemen sonra kabul edilen ilk yasalardan biri de 14 Nisan 1993 tarihli “Toplu Siyasi Baskı Kurbanlarının Rehabilitasyonuna İlişkin” yasası oldu. Kazakistan’ın ilk Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, 1997 yılında imzaladığı kararla 31 Mayıs’ı Siyasi Baskı ve Totaliter Rejim Kurbanlarını Anma Günü olarak ilan etmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.