SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Kazakistan’ın siyasi baskı, sürgün ve açlık kurbanları rahmetle anılıyor

Her 31 Mayıs'ta Kazakistan’da, Sovyetler Birliği döneminde yaşanan kitlesel siyasi baskılar, sürgünler ve yapay açlık politikalarının kurbanları anılıyor.

Haber Giriş Tarihi: 31.05.2026 05:36
Haber Güncellenme Tarihi: 31.05.2026 09:06
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Kazakistan’ın siyasi baskı, sürgün ve açlık kurbanları rahmetle anılıyor

Kazakistan'da “Siyasi Baskı, Sürgün ve Açlık Kurbanlarını Anma Günü” olarak kabul edilen 31 Mayıs, özellikle 1930'lu yıllarda Josef Stalin diktatörlüğündeki Sovyet rejiminin Kazak halkına yönelik yürüttüğü baskı politikalarını, Kazak halkına ve tüm dünyaya hatırlatma amacı taşıyor.

MİLYONLARCA KAZAK TÜRKÜ KITLIK, SÜRGÜN VE İNFAZLAR SONUCU HAYATTAN KOPARILDI

Kazakistan, 20. yüzyılın ilk yarısında Sovyetler Birliği’nin toplumsal mühendislik politikalarının yoğun şekilde uygulandığı bölgelerden biri oldu. Stalin’in diktatörlüğünde yürütülen “kolektifleştirme” ve “Sovyetleştirme” politikaları, Kazak halkının göçebe yaşam tarzı süren toplumsal yapısını şiddetle dönüştürdü. Bu süreçte halkın hayvanlarına ve mülklerine el konuldu ve Kazak halkı, yerleşik düzene zorlandı. Bu süreçte milyonlarca insan kıtlık, sürgün ve infazlar sonucu hayattan koparıldı.

KAZAKİSTAN’DA YAŞANAN KİTLESEL AÇLIK FELÂKETİ VE “BÜYÜK TASFİYE” DÖNEMİ

1931-1933 yılları arasında yaşanan kitlesel açlık felâketinde, bir milyondan fazla Kazak yaşamını yitirdi. Kazakistan’da açlık felaketinin baş göstermesinde başlıca kuraklık etkili oldu ve bu kuraklık, beraberinde açlık tehlikesinin de ortaya çıkmasına sebep oldu. Kuraklık ve açlık sadece Kazakistan’da değil, Sovyetler Birliği’nin diğer bölgelerinde, özellikle de İç Rusya’da hissedilmekteydi. Tüm Sovyetler boyunca 20 milyondan fazla insan açlık çekse de en zor durumda olanlar Kazak Türkleri oldu.

17 Temmuz 1921 tarihinde Rusya Komünist Partisi Merkezî Komitesi, tüm üyelerine açlığın sebeplerini açıklayan bir bildiri gönderdi. Bu bildiride açlığın sebebi olarak sadece kuraklık gösterilmedi; bununla birlikte köy işleri sektörünün geri kalmışlığı, tarım alanında çalışanların bilgi düzeyinin düşük oluşu ve Çarlık döneminde tarım ve köy işlerini yöneten idarecilerin yetersizliği gibi nedenler sıralandı. Sovyet yönetiminin çok sert politikalarla yürüttüğü “askerî komünizm” uygulamaları da tarım ve hayvancılığın gerilemesine yol açtı ve açlık felaketinin bir diğer sebebi oldu.

Açlık ve beraberinde ortaya çıkan hastalıklarda çok sayıda insan hayatını kaybetti. Açlığın yoğun olarak yaşandığı bölgelerdeki halk, hayatta kalabilmek için gıda ürünlerini bulabilecekleri başka ülkelere göç etti. Buna bağlı olarak ülke nüfusunda önemli bir azalma meydana geldi. Açlık felaketi ile birlikte tifüs, kolera ve veba gibi hastalıklar da baş gösterdi. Bulaşıcı hastalık taşıyan insanların sayısı, ülkenin sağlık kurumlarının imkânlarının yetersiz bırakılması dolayısıyla arttı. Ekonomik açıdan geri kalmışlık, hastalıkların salgın haline gelmesi ve hastanelerin yetersizliğinden dolayı çok sayıda insan hayatını kaybetti.

Bu ölümleri ise 1937 ve 1938 yılları arasında gerçekleşen “Büyük Tasfiye” yani “Repressiya” dönemi takip etti. “Büyük Tasfiye” eyleminin temel ideolojisi, Sovyet rejiminin potansiyel olarak tehlikeli olduğunu düşündüğü nüfus gruplarının temizlenmesi veya izole edilmesi oldu. Bu dönemde Sovyet gizli polis teşkilatları aracılığıyla binlerce Kazak aydın, siyasetçi, din adamı ve yurttaş tutuklandı; zulme uğradı, kurşuna dizildi ve çalışma kamplarına gönderildi.

KAZAKİSTAN’IN YERALTI VE YERÜSTÜ KAYNAKLARININ SÖMÜRÜLMESİ AMAÇLANDI

“Yeni Ekonomik Siyaset”in uygulanması ile planlı sanayileşme dönemine girildi ve aynı zamanda madencilik, tarım ve ticaret gelişmeye başladı. Bu çalışmaların amacı, Kazakistan’ın zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklarının sömürülmesiydi. Kazakistan’da girişilen tarım topraklarının zoraki devletleştirilmesi politikası (kolhozların ve sovhozların kurulması) ile ise istenilen verim elde edilememişti.

Sovyet yönetimi, bu politikalara karşı çıkan Kazak halkına karşı son derece acımasız davrandı ve Kazak Türkleri büyük kayıplar verdi. Ayrıca birçok Kazak yurtdışına, Çin’e ve Afganistan’a göç etmek zorunda kaldı. Halkın mallarına el konulmasına, zulümlere ve katliamlara karşı çıkan Kazak aydınları ise ağır cezalarla karşı karşıya kaldı; Kazak Türklerinin haklarını korumak istemeleri büyük suç sayılarak hapis, sürgün ve idam gibi cezalar uygulandı.

1991 yılına kadar yaklaşık 70 yıl devam eden Sovyet yönetimi, Kazak Türklerini asimile etmeye büyük gayret gösterdi.

Kırım Haber Ajansı (QHA) olarak Sovyet rejiminin Türk kimliğini hedef alan zalim uygulamaları sonucu hayatını kaybeden Kazak soydaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.