SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Siyasi Tutsak

QHA - Kırım Haber Ajansı - Siyasi Tutsak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyasi Tutsak haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar siyasi tutsak Lenur Halilov'un durumu kritik eşiği geçti Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Lenur Halilov'un durumu kritik eşiği geçti

Kanser teşhisi nedeniyle tahliyesine karar verilen ancak daha sonra tahliye kararı yasa dışı bir şekilde iptal edilen Kırım Tatar siyasi tutsak Lenur Halilov’un durumunun kritik eşiği geçtiği bildirildi. Karaciğer kanseri başta olmak üzere çok sayıda ağır hastalıkla mücadele eden Halilov artık kendi başına hareket edemez duruma geldi. Mahkeme veya hastane sevklerinde sedyeyle taşınan siyasi tutsak, yürümek zorunda kaldığında ise ancak çevredekilerin yardımıyla veya duvarlara tutunarak ayakta kalabiliyor. Konu ile ilgili açıklama yapan Kırım Tatar gazeteci ve insan hakları savunucusu Lütfiye Zudiyeva’nın aktardığına göre Lenur Halilov, yaklaşık iki ay önce tutulduğu cezaevinden Rusya Federal Ceza İnfaz Servisinin (FSIN) Arhangelsk bölgesindeki hastanesine sevk edildi. Ancak burada kendisine uygulanan tedavi (kemoterapi) hiçbir sonuç vermedi. Tedavinin hastalığın ilerlemesini durduramadığı gibi, Halilov’un katlanılamaz boyutlara ulaşan ağrılarını dindirmede dahi yetersiz kaldı. Halilov’un sağlık durumu gerekçesiyle tahliye edilmek için yeniden girişimlerde bulunduğunu ancak şu ana kadar olumlu bir sonuç alamadığını belirten Zudiyeva, şunları kaydetti: Her geçen gün zaman daha da daralıyor. Eşi Umida Hudoyberdiyeva, her gün yardım çağrılarında bulunuyor ve insani, hukuki bir çözüm bulunacağına dair umudunu asla kaybetmiyor. Böyle bir çözüm, Rusya ve Ukrayna arasında bir esir takası olabilir; bu da Lenur Halilov'un gerekli tıbbi bakımı almasını ve hayatını sürdürmesini sağlayabilir. Bir diğer yasal seçenek ise mahkeme yoluyla sağlık nedenleriyle serbest bırakılmasıdır. Ancak, akrabalar sağduyu ve böyle bir sonuca dair umutlarını giderek kaybediyorlar. Bir insanın, alınması apaçık olan insani bir kararın çıkmasını göremeden hayatını kaybetmesi durumunda, bu sorumluluğu kimin üstleneceğini anlamak gerçekten güçtür. İŞGALCİ RUSYA, TAHLİYE KARARINI İPTAL EDEREK HALİLOV’U TEKRAR TUTUKLAMIŞTI Halilov, Rusya tarafından yasa dışı yollarla 10 Haziran 2019 tarihinde gözaltına alınıp tutuklanarak 18 yıl hapse mahkûm edilmişti. Ekim 2022’den bu yana tutulduğu Vladimir cezaevinden Şubat 2025’te Arhangelsk’teki 1 numaralı cezaevine transfer edilen Halilov’un, hemen sonra cezaevinin hastanesine kaldırıldığı aktarıldı. 2025 yılının temmuz ayı ortalarına kadar söz konusu hastanede kalan Halilov’a en son kanser teşhisi konuldu. Halilov’un hapisteyken lenf bezlerinde metastaz yapan birincil karaciğer kanseri, kronik hepatit C, ikinci derece hipertansiyon, küçük karaciğer kistleri, sol böbrek kisti ve böbrek taşları dâhil olmak üzere birçok sağlık sorunundan muzdarip olduğu bildirildi. Ağustos 2025’te kötü huylu kanserli tümör ve “hastalığı cezayı önleyen hastalıklar listesinde” olduğu için Halilov, hapishanede tutulamayacağı kararı ile serbest bırakılmıştı. Öte yandan işgalciler bu tahliye kararını yasa dışı bir şekilde iptal ederek 8 Kasım 2025 tarihinde kendisini tekrar tutuklamıştı. Söz konusu hastalıklar, Rusya hükûmetinin 54 sayılı kararnamesine göre cezaevi koşullarında tutulması yasak olan rahatsızlıklar arasında yer alıyor.

Kanser hastası Kırım Tatarı Tofik Abdulgaziyev için acil çağrı: Ukrayna, Türkiye’den yardım istedi Haber

Kanser hastası Kırım Tatarı Tofik Abdulgaziyev için acil çağrı: Ukrayna, Türkiye’den yardım istedi

Ukrayna İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Dmitro Lubinets, Rusya'nın dış dünyayla bağını tamamen kopararak hücrelerde tuttuğu Kırımlı siyasi tutsakların geri getirilmesi için Ukrayna devletinin çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü açıkladı. Kırım Haber Ajansına (QHA) özel açıklamalarda bulunan Lubinets, Kırım Tatar siyasi tutsaklar için ayrı bir ara buluculuk mekanizması olmasa da, bu kişilerin isimlerinin Ukrayna'nın ara bulucu ülkelere ilettiği "sivil rehineler" genel listesinde eksiksiz yer aldığını belirtti. “TIBBI YARDIM VERİLMEDİĞİ İÇİN CEZAEVİNDE HAYATINI KAYBEDENLER VAR” Rusya'nın Kırımlı siyasi tutsaklara yönelik cezaevi politikasını sert sözlerle eleştiren Lubinets, adaletsiz tutukluluk süreçlerine ilişkin şu çarpıcı ifadeleri kullandı: "Elimizdeki veriler, Rusya'nın bu kategorideki tutsaklara yönelik sistematik olarak işkence uyguladığını net bir şekilde kanıtlıyor. Ne yazık ki Rus hapishanelerinde, ihtiyaç duydukları tıbbi yardımın kasten verilmemesi nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımız var." KANSER HASTASI TOFİK ABDULGAZİYEV İÇİN TÜRKİYE’DEN YARDIM İSTENDİ Ombudsman Lubinets, Rus mahkemesinin duruşmasını bir kez daha ertelediği ve sağlık durumunun hızla kötüleştiği ağır kanser hastası Kırım Tatarı siyasi tutsak Tofik Abdulgaziyev’in durumuna da özel olarak değindi. Abdulgaziyev’in hayatının ciddi tehlike altında olduğunu vurgulayan Lubinets, bu kritik insani krizin çözümü ve tutsağın serbest bırakılması adına Türkiye Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlığı) ile resmen iletişime geçerek acil yardım talep ettiğini ve şu an Ankara'dan gelecek cevabı beklediklerini açıkladı. Lubinets ayrıca, Rusya'nın 2014 yılından bu yana yasa dışı olarak alıkoyduğu tüm sivil Ukrayna vatandaşlarının listelerinin uluslararası ortaklara teslim edildiğini ve geçici işgal altındaki Kırım'daki cezaevlerine bağımsız gözlemcilerin erişim sağlaması için baskıyı sürdürdüklerini hatırlattı. TÜMÖRLERİN NEDENİ BEYİN TÜBERKÜLOZU OLABİLİR 1 Aralık 2025'ten bu yana Çelyabinsk cezaevinde tutulan Abdülgaziyev’in, doktorlar tarafından onkoloji merkezine sevk edildiği ve beynin derin bölgelerinde birden fazla tümör bulunduğunun tespit edildiği kaydedildi. Doktorların, tümörlerin daha önce teşhis edilmemiş beyin tüberkülozuna bağlı gelişmiş olabileceğini dile getirdiği aktarıldı. YOĞUN BAKIMA KALDIRILMIŞTI Tofik Abdülgaziyev Mart 2024'te Rusya'nın Verhneuralsk cezaevinde kritik durumdayken Çelyabinsk kentindeki hastanelerden birinin yoğun bakım servisine kaldırılmıştı. Hastanede Tofik Abdulgaziyev’e verem teşhisi konuldu. Ayrıca doktorlar, siyasî tutsağın bir dizi başka hastalığının da bulunduğu söyledi. Konulan teşhisler arasında; iki taraflı zatürre, küçük sol taraflı hidrotoraks (akciğerlerde sıvı), orta derecede anemi, mitral kapakta hasara neden olan bağ dokusu displazisi sendromu (kalp hastalığı), kronik kalp yetmezliği, kronik gastrit ve nefrolitiazis (böbrek taşları) bulunuyor. RUS MAHKEMESİ, AĞIR HASTA SİYASİ TUTSAĞIN TAHLİYESİNE İZİN VERMEDİ! Rus yasalarına göre bile hapisteki koşullara uygun olmayan hastalıklara sahip olan ve tahliye edilmesi gereken Abdulgaziyev alıkonulmaya devam ediyor. Tahliye istemi, aksi yöndeki rapora rağmen Temmuz 2024’te Rusya’nın Çelyabinsk kentindeki mahkeme tarafından reddedilmişti “TOFİK, ARTIK GÜCÜNÜN TÜKENDİĞİNİ SÖYLÜYOR” 2026 yılının başında sağlık durumunun daha da ağırlaştığı ortaya çıkan Abdülgaziyev’in eşine vücudunda koordinasyon bozukluğu yaşadığını, yürümekte ciddi zorluk çektiğini, şiddetli baş dönmeleri ve burun kanamaları yaşadığını, nefes darlığı çektiğini ve kan şekerinin 26 seviyesine kadar çıktığını haber verdiği kaydedildi. Kan şekerini düşürmek için sürekli insülin iğnesinin yapıldığı belirtilen Kırım Tatar siyasi tutsağın ayrıca bacaklarında yoğun titreme yaşadığı ve ayakta durmakta zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine eşi Aliye Kurtametova, eşinin derhal serbest bırakılması çağrısını yineleyerek “Durumu son derece kritik. Daha önce kardeşimiz Cemil Gafarov’u kaybettik. O zaman da ailesi yardım istemişti ama kimse sesini duymamıştı. Tofik, artık gücünün tükendiğini söylüyor.” şeklinde konuştu. ABDÜLGAZİYEV, MAHKEMEYE SAYGISIZLIK YAPMAKLA İTHAM EDİLDİ Nisan ayında gerçekleştirilen bir duruşmanın ardından Abdülgaziyev hakkında, ayrıca sözde “mahkemeye saygısızlık” suçlamasıyla (Rusya Federasyonu Ceza Kanunu Madde 297/2) yeni bir düzmece davanın açıldığı öğrenildi. Avukat Emil Kurbedinov, Abdülgaziyev’in duruşma sırasında yaptığı duygusal bir açıklamanın buna bahane edildiğini dile getirirken eşi ise şubat ayında Abdulgaziyev’in sağlık durumunun değerlendirilmesi amacıyla doktor heyeti karşısına çıkarıldığını ve toplantıda Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) görevlilerinin de bulunduğunu belirtti. Görme kaybı nedeniyle belgeleri okuyamayan Abdülgaziyev, kendisine sunulan tıbbi evrakların okunmasını talep etse de bu talep de reddedildi. Cezaevi görevlilerinin baskısı altında belgeleri imzalamak zorunda kalan Abdülgaziyev’in eşi Kurtametova, daha sonra mahkemede bu belgelerin içeriğini üzerine “Belgelerde Tofik Abdülgaziyev’in tamamen sağlıklı olduğu ve hastaneden tekrar cezaevine gönderilmesine ilişkin hiçbir itirazının bulunmadığı yazıyordu.” dedi. 12 YIL HAPİS CEZASI 2019 yılında işgal altındaki Kırım'da hukuksuz bir şekilde alıkonulan Tofik Abdülgaziyev, Mayıs 2022’de Rostov-na-Donu’daki Güney Bölge Askerî Mahkemesi tarafından yasa dışı bir şekilde 12 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Daha önce Kırım’daki siyasi tutuklu ailelere destek faaliyetlerinde yer alan Abdülgaziyev, “Kırım Dayanışması” üyesi ve “Kırım Çocukluğu” projesinin de aktif katılımcılarından biri olarak biliniyor.

Rus işgali altındaki Kırım'da kadınlara yönelik baskı artıyor: En az 84 kadın siyasi davaların hedefinde Haber

Rus işgali altındaki Kırım'da kadınlara yönelik baskı artıyor: En az 84 kadın siyasi davaların hedefinde

Kıyiv’de düzenlenen "İşgal Koşullarında Kırımlı Kadınlar: Baskılar ve Mücadele" başlıklı basın toplantısında konuşan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva, Rus işgal yönetiminin Kırım'da kadınlara yönelik başlattığı siyasi içerikli ceza davaları ve baskılarının korkunç bilançosunu açıkladı. Bariyeva, yarımadanın işgalinden bu yana en az 84 kadının siyasi gerekçelerle ceza davalarına maruz kaldığını ve bu baskıların özellikle 2022 yılındaki topyekûn işgal girişiminin ardından dramatik bir şekilde arttığını belirtti. EN AZ 60 KADIN RUS ZİNDANLARINDA Haziran 2026 itibarıyla elde edilen ve doğruluğu kesinleşen verilere göre, siyasi nedenlerle zulüm gören en az 60 kadın şu an Rusya ve işgal altında bulunan Kırım'daki cezaevlerinde tutuluyor. Bu kadınların 29'u Rusya Federasyonu'ndaki cezaevlerinde hükümlü olarak bulunurken, 31'i ise henüz sözde mahkeme süreci devam eden tutuklular olarak tutukevlerinde alıkonuluyor. 13 kadına yönelik adli kontrol ve denetimli serbestlik uygulanırken, 11 kadın ise işgal yönetimi tarafından gıyaben yargılanıyor. Hak savunucusu Bariyeva, Rus makamlarının birçok kadını Kırım Yarımadası dışına, Rusya’nın iç bölgelerine kaçırdığını ve bu kişilerin tam olarak hangi cezaevinde tutulduklarını (inkomünikado statüsü) tespit etmenin her geçen gün zorlaştığını vurguladı. Ayrıca Rusya'nın zulüm taktiklerini sürekli değiştirerek kadınları Interpol mekanizmaları üzerinden hem Rusya hem de Avrupa Birliği (AB) topraklarında durdurup gözaltına almaya çalıştığı ifade edildi. EN YAYGIN SUÇLAMA “VATANA İHANET” Kırım’da kadınların gözaltına alınması ve tutuklanması için Rus mahkemelerinin en sık başvurduğu uydurma suçlamalar ve sayısal dağılımı hakkında Bariyeva şu açıklamada bulundu: "İşgal altındaki Kırım’da kadınların gözaltına alınmasına gerekçe gösterilen en yaygın suçlamalar arasında şunlar yer alıyor: 'Vatana ihanet' en az 38 vaka, 'Casusluk' en az 5 vaka, 'Hizb-ut Tahrir davası' 4 vaka, 'Numan Çelebicihan Taburu davası' 6 vaka ve 'Yehova Şahitleri davası' 7 vaka." Bariyeva, Kırım Tatar Kaynak Merkezinin raporuna göre, sadece 2024-2026 yılları arasında Kırım'da kadınlara yönelik 57 yeni tutuklama vakasının kayıtlara geçtiğini hatırlattı. 71 YAŞINDAKİ NİNELERDEN 19 YAŞINDAKİ KIZLARA KADAR HERKES HEDEFTE Rusya'nın acımasız ceza mekanizması yaşlı, genç veya hasta gözetmeksizin işletiliyor. Rus zindanlarında tutulan kadınlar arasında 11 yaşlı kadın bulunuyor. Bunların arasında 71 yaşındaki Akyar (Sivastopol) sakini Galina Dovgopola ve 70 yaşındaki Anna Sotsenko yer alıyor. Buna karşın, işgalcilerin hedefinde 13 genç kız da bulunuyor. Bu gruptaki en genç siyasi tutsaklar ise aylardır Kırım’daki tutukevinde tutulan 19 yaşındaki Nasibe Saidova ile 20 yaşındaki Yuliya Sokolova. 400’DEN FAZLA ÇOCUK ANNE BABASIZ KALDI Zarema Bariyeva, Rusya’nın Kırım halkına yönelik yürüttüğü bu sistematik yıldırma ve hapis politikasının çok ağır bir toplumsal faturasının olduğunu hatırlattı. Yarımadada anne veya babası (bazen her ikisi de) siyasi davalar nedeniyle hapse atılan 400’den fazla çocuk, ebeveyn sevgisinden ve bakımından mahrum bırakılmış durumda. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Bariyeva, acı gerçeklere şu şekilde dikkat çekti: "Şu ana kadar belgeleyebildiğimiz ve doğrulayabildiğimiz her şey, buz dağının sadece görünen kısmı. Rusya'nın Kırım'da kadınlara ve ailelere çektirdiği acıların tam ve gerçekçi tablosuna ancak Kırım işgalden kurtarıldıktan sonra ulaşabileceğiz."

Uluslararası örgütlerden Kırımlı yurttaş gazeteci İrına Danılovıç için BM'ye acil çağrı Haber

Uluslararası örgütlerden Kırımlı yurttaş gazeteci İrına Danılovıç için BM'ye acil çağrı

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve ABD merkezli İnsan Hakları Vakfı (HRF), Rusya tarafından düzmece bir dava çerçevesinde haksız yere alıkonulan Kırımlı aktivist, yurttaş gazeteci ve siyasi tutsak İrına Danılovıç için harekete geçti. İki uluslararası örgüt, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki altı özel raportöre acil bir mektup göndererek, Danılovıç’ın hayatını tehdit eden insanlık dışı hapishane koşullarına ve maruz kaldığı psikolojik işkencelere derhâl müdahale edilmesini talep etti. 2022 yılında işgal altındaki Kırım’da hukuksuz bir şekilde alıkonulan ve ardından Rusya’nın Stavropol bölgesindeki Zelenokumsk şehrinde bulunan cezaevine nakledilen Danılovıç’ın sağlık durumunun kritik bir aşamada olduğu bildirildi. “İZ BIRAKMAYAN İŞKENCE”: SÖNMEYEN IŞIKLAR, DİNMEYEN YÜKSEK SESLİ MÜZİK Siyasi tutsağa yakın kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, Zelenokumsk’taki cezaevi yönetimi İrina Daniloviç’e yönelik sistematik bir psikolojik baskı ve tecrit politikası uyguluyor. Hücrede sabahtan akşama kadar aralıksız olarak çok yüksek sesli müzik çalındığı, geceleri ise uyumasını engellemek amacıyla parlak ışıkların sürekli açık bırakıldığı aktarıldı. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) bu yöntemleri tıp literatüründe ve uluslararası hukukta yer alan "iz bırakmayan işkence" olarak tanımladı. Dış dünyayla bağı tamamen koparılan Danılovıç’a, moral bulması için gönderilen destek mektuplarının hiçbirinin ulaştırılmadığı belirtildi. Ağır bir depresyon sürecine giren Kırımlı yurttaş gazetecinin, zaten var olan nörolojik rahatsızlıklarının şiddetlendiği ve ilerleyen işitme kaybı nedeniyle kalıcı sağırlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı vurgulandı. “İRINA BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİNİN BEDELİNİ ÖDÜYOR, BM DERHAL HAREKETE GEÇMELİ” RSF Savunuculuk ve Yardım Direktörü Antoine Bernard, BM’ye yapılan başvuruya ilişkin yaptığı açıklamada Rusya’nın uyguladığı şiddete şu sözlerle dikkat çekti: İrına Danılovıç, Rus hapishanelerinde keyfi olarak tutulup insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye maruz kalarak, bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin bedelini ödüyor. Sağlık durumu derin bir endişe kaynağıdır. RSF ve HRF olarak BM’yi derhâl eyleme geçmeye çağırıyoruz. Rusya bu işkenceye son vermeli, gazeteciyi derhal serbest bırakmalı ve Ukraynalı gazetecilere yönelik uyguladığı bu şiddetin hesabını uluslararası hukuk önünde vermelidir. HRF Hukuk Danışmanı Anna van Dyke ise Danılovıç’ın hızla bozulan sağlığı ve hayati tehlike arz eden cezaevi koşulları karşısında uluslararası mekanizmaların vakit kaybetmeden devreye girmesi gerektiğini belirtti. Hak savunucuları, Rusya Federasyonu'nun kendi topraklarında ve işgal altında tuttuğu Ukrayna topraklarında hâlen en az 26 Ukraynalı gazeteciyi yasa dışı olarak hapishanelerde rehin tuttuğunu hatırlatarak, sivil gazetecilerin korunması için küresel baskının artırılması çağrısını yineledi. SİYASİ TUTSAK İRINA DANILOVIÇ Rus işgali altındaki Kırım’da, Yarımada'daki sağlık sorunlarını gündeme getiren yurttaş gazeteci İrına Danılovıç 29 Nisan 2022 tarihinde yasa dışı olarak alıkonuldu. İşgal güçleri, yurttaş gazetecinin evinde arama yaptı ve ailesine, hakkında 10 gün tutuklama kararı alındığını bildirdi. DANILOVIÇ’A İŞKENCE UYGULANDI Avukat Ayder Azamatov, 14 Mayıs 2022’te yurttaş gazeteci İrına Danılovıç ile görüşebildikten sonra durumuna ilişkin açıklama yaptı. 8 gün boyunca Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) sözde Kırım Müdürlüğünde alıkonulduğunu bildiren avukat, FSB görevlilerinin, Danılovıç’ı kafasına torba geçirerek ormana götürüp öldürmekle tehdit ettiğini, günde sadece bir defa yemek verdiğini anlattı. İşgalcilerin 3 gün peş peşe yurttaş gazeteciyi yalan makinesine bağlayarak sorguladığını aktaran avukat, “Yabancı istihbarat servisleri, medya ve örgütler, Kırım Dayanışması sivil teşkilâtı, Kırımlı siyasi tutsakların akrabaları ve avukatları ile olan bağlantıları hakkında sorular soruldu. Danılovıç tüm sorulara olumsuz yanıt verdi ve yalan makinesi bunu doğruladı.” dedi. 8 gün sonra FSB görevlilerinin serbest bırakılması karşılığında Danılovıç'a boş kağıt imzalamasını teklif ettiğini aktaran avukat, “İmza attıktan sonra, İrına Danılovıç’a çantasında sözde 200 patlayıcı maddenin bulunduğunu söylediler ve mahkemeye götürdüler. Sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesi, hakkında tutuklama kararı aldı.” ifadelerini kullandı. İŞGALCİ MAHKEMEDEN YURTTAŞ GAZETECİYE HAPİS CEZASI Sözde Kefe Kent Mahkemesi, 28 Aralık 2022’de Danılovıç’ı suçlu bularak hakkında 7 yıl hapis ve 50 bin ruble para cezası kararı aldı. TEDAVİ ALAMAYAN YURTTAŞ GAZETECİDEN AÇLIK GREVİ KARARI Gördüğü işkence ve kötü alıkonulma şartları nedeniyle İrına Danilovıç’ın sağlık durumu kötüleşti. İrına Danılovıç, uygun tedavi koşullarının sağlanmamasını protesto etmek amacıyla 21 Mart 2023’te açlık grevi başlatmıştı. Danılovıç yazdığı dilekçede, 4 aydır işitme sorunları yaşadığını ve sürekli olarak sol kulağında duyduğu çınlamanın dayanılmaz baş ağrısına sebep olduğunu aktarmıştı. Mini inme (mikro felç) geçirdiğini belirten yurttaş gazeteci, Kasım 2022’den beri tedavi talebinde bulunduğunu ancak tutukevi yönetiminin ve sözde hakimin bunu görmezden geldiğini bildirmişti. Danılovıç açlık grevine tedavi görene veya ölene kadar devam edeceğini açıklamıştı. Açlık grevini 2 hafta sürdüren İrına Danılovıç, işgalcilerin tedavi vaatlerine inanarak 6 Nisan 2023 tarihinde açlık grevine son verdi ancak uygun tedavi alamadı. Ağustos ayında Danılovıç’ın, tutukevinde uygun tedavi göremediği için sol kulağındaki işitme duyusunu tamamen kaybettiği bildirildi. Ayrıca Kasım 2023’da Rus cezaevinde yapılan muayene sonuçlarının Danılovıç’ın Akmescit tutukevinde alıkonulurken felç geçirdiğini teyit ettiğini aktarıldı. İHTİYAÇ DUYDUĞU İLAÇLARI ALAMIYOR İrına Danılovıç’ın kız kardeşi Olga Danılovıç’ın 2024 yılının ağustos ayında aktardığına göre cezaevinde görevli olan Doktor Lidiya Morozova, kulak hastalığının şiddetli seyri nedeniyle Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanının İrina Danılovıç’a yazdığı ksilometazolin ilacını keyfi bir şekilde kestiği için siyasi tutsağın sağlık durumu kötüleşti. İlgili ilaç İrına Danılovıç’a 2 kere KBB uzmanları tarafından yazılmıştı ancak şu an siyasi tutsak bu ilacı alamıyor. İlacı kullanmaya bıraktıktan sonra İrına Danılovıç’ın sağlık durumunun kötüleştiğini, sık sık nefes darlığı krizleri geçirdiğini ve kulaklarındaki çınlamanın arttığını belirtildi. Siyasi tutsak İrına Danılovıç’ın kız kardeşi Olga Danılovıç, ilgili tüm tarafları kardeşine uygulanan insanlık dışı muamelesini dikkate almaya çağrısında bulundu.

Kıyiv’de anlamlı etkinlik: Rusya’nın esir tuttuğu Ukraynalı ve Kırım Tatar kadınların durumu ele alındı Haber

Kıyiv’de anlamlı etkinlik: Rusya’nın esir tuttuğu Ukraynalı ve Kırım Tatar kadınların durumu ele alındı

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv, Kırım başta olmak üzere Rusya’nın işgal altında tuttuğu Ukrayna topraklarında kadınlara yönelik artan sistematik baskılarını gözler önüne seren anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 17 Haziran'da düzenlenen "Esaretten Mektuplar: İşgal Altındaki Topraklarda ve Rus Hapishanelerinde Sivil Kadınların Kaderi" başlıklı etkinlikte, Rus zindanlarında tutulan sivil kadınların gönderdiği mektuplar okunurken, Rus işgali sırasında esir alınıp işkence gören kadınların canlı tanıklıklarına yer verildi. KIRIM’DA TOPLU TUTUKLAMALAR VE SAĞLIK DURUMU KRİTİK OLAN SİYASİ TUTSAKLAR İnsan hakları savunucuları, Rusya'nın özellikle son dönemde kadın aktivistler ve siviller üzerindeki baskıyı radikal şekilde artırdığına dikkat çekti. Etkinlikte, yakın zamanda Kırım'da uydurma gerekçelerle gözaltına alınan dört Kırım Tatarı kadının (Fevziye Osmanova, Elviza Aliyeva, Nasibe Saidova ve Esma Nimetulayeva) en az 14 Eylül’e kadar hücrede tutulacağı belirtildi. Ayrıca Rus hapishanelerinde hukuksuzca rehin tutulan İrına Danılovıç ve Halına Dovhopolaya gibi sağlık durumu son derece kritik olan ve acil tedaviye ihtiyaç duyan sivil kadınların durumuna özel vurgu yapıldı. Sivil Esirlerin Korunması Girişimi Başkanı Tetyana Katrıçenko, Rusya'nın hem kadınları hem de erkekleri korkunç şartlar altında esir tuttuğunu ve bu suçun boyutunun her geçen gün büyüdüğünü ifade etti. Katrıçenko, şu ana kadar gözaltında tutulduğu yer kesin olarak doğrulanan 193 kadının olduğunu, ancak yeri bilinmeyenlerle birlikte toplamda en az 260 sivil kadının Rusya'nın elinde esir olduğunu açıkladı. “BENİ SABOTAJCI İLAN EDİP ELEKTRİK AKIMI VERDİLER” Rus esaretinden ve işkencelerinden kurtulmayı başaran Luhansk bölgesine bağlı Krasnoriçenske yerleşim yeri muhtarı Halına Hlobçasta, yaşadığı dehşet dolu günleri salondakilerle paylaştı. Köyünün işgali sırasında Rus askerleri tarafından rehin alınan ve sergilediği dirençle Ukrayna'da "Yılın Güçlü Kadınları" ödülüne layık görülen Hlobçasta, sorgu anlarını şu sözlerle anlattı: "Kendini komutan Denis olarak tanıtan biri bana 'Köyde neler dönüyor anlat' dedi. Ben de 'Görmüyor musunuz, köyün neredeyse tamamı emekli yaşlılar' dedim. Bizim Ukrayna döneminde yerel yönetimle yaptığımız yol tamiratı yazışmalarını bilgisayarda bulunca yüzüme üç kez sertçe vurup beni 'sabotajcı' ilan ettiler. Gözlerimi bağlayıp köy okulundaki spor salonuna götürdüler. Orada su diye inleyen 11 köylü daha vardı, içlerinde daha önde kalp krizi geçirmiş biri de bulunuyordu. Beni müdür odasına çıkarıp ellerimi arkaya kıvırdılar, üzerime bir şeyler sürdüler ve vücuduma elektrik verdiler. Bunu tam beş kez tekrarladılar, acısı tarif edilemez." 71 YAŞINDAKİ SİYASİ TUTSAK HALINA DOVHOPOLAYA’NIN RUS CEZAEVİNDEN GÖNDERDİĞİ MEKTUP Etkinliğin en çarpıcı anlarından biri, 2019 yılında Akyar’daki (Sivastopol) evinde düzmece "vatana ihanet ve Ukrayna istihbaratına bilgi sızdırma" suçlamasıyla FSB tarafından tutuklanan ve 12 yıl hapse mahkûm edilen 71 yaşındaki Kırımlı Halına Dovhopolaya’nın Vladimir Bölgesindeki 1 No'lu Kadın Cezaevi'nden gönderdiği Mayıs 2026 tarihli mektubun okunması oldu. Kıyiv Uluslararası Kadınlar Kulübü Başkanı Mary K. Leonard tarafından okunan mektupta şu ifadeler yer aldı: "Buradaki en korkunç şey nakil süreciydi. Kış, soğuk ve don tam altı ay sürdü. Böyle bir kış daha kaldıramam. 71 yaşında olmama rağmen ruhum hala güçlü, ilkelerime sadığım. Genç mahkumlar arasında çok dostum var. Rusya Ceza Kanunu'nun 275. maddesinden (vatana ihanet) hüküm giydiğim için erken tahliye veya daha hafif bir kampa nakledilme şansım hukuken yok. Şu an eklem rahatsızlığım (proksi-artroz) nedeniyle acil ameliyat olmam gerekiyor ama bu sistemde mümkün görünmüyor. Sevgili kardeşim Vlad, beni unutmadığın için teşekkürler. Kırım'a geri dönmeyeceğim. Aralık 2025'te Moskova'ya Rus vatandaşlığından çıkmak için resmi başvuru yaptım; gelen yanıt ne 'evet' ne 'hayır' oldu. Vlad, umarım seni vatanımızda kucaklayabilirim. Güçlü kalın, ben sizinleyim. Sevgiyle, Olena."

Kırım Tatar siyasi tutsak Yanikov hastaneye kaldırıldı: Ailesi haber alamıyor Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Yanikov hastaneye kaldırıldı: Ailesi haber alamıyor

Rus işgali altındaki Kırım’da işgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde "Hizb-ut Tahrir Davası" çerçevesinde yasa dışı olarak 15 yıl hapis cezasına mahkûm edilen Kırım Tatar siyasi tutsak Asan Yanikov, tutulduğu ve ağır koşullarıyla bilinen Rusya’daki Vladimir Merkez Cezaevi (Vladimirskiy Central) hapishanesinden acil koduyla hastaneye sevk edildi. Kırım Dayanışması sivil toplum teşkilatına konuşan siyasi tutsağın kız kardeşi Fatime Yanikova, kardeşinin şu an nerede tutulduğu ve sağlık durumu hakkında aileye hiçbir resmî bilginin verilmediğini, gelişmelerden ancak başka bir mahkumun mektubu sayesinde haberdar olabildiklerini açıkladı. Yanikov’un Vladimir Merkez Cezaevine sevk edilmesinin ardından aileyle olan iletişiminin neredeyse tamamen kesildiğini anlatan Fatime Yanikova, “Ondan son mektup Mart ayında gelmişti. Şu anki sağlık durumu hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyorum. Asan'ın hastaneye kaldırıldığını öğrendikten sonra, kardeşimin sağlık durumu ve nerede olduğu hakkında bilgi edinmek amacıyla Vladimir bölgesi Federal Cezaevi Hizmetleri başkanına ve kurum yönetimine sorular yönelttim.” şeklinde konuştu. Akrabaları, Asan Yanikov’un daha Rus güvenlik güçleri tarafından haksız yere alıkonulmadan önce de ciddi sağlık sorunları bulunduğuna dikkat çekiyor. Siyasi mahkumun özellikle gastrointestinal sistem (mide-bağırsak yolu) ile ilgili kronik rahatsızlıklardan muzdarip olduğu bilinirken, Rus cezaevlerindeki insanlık dışı gözaltı koşulları, yetersiz beslenme ve kasıtlı tıbbi yardım eksikliğinin bu hastalıkları ölümcül boyuta taşımış olmasından ciddi endişe duyuluyor. Yanikov'un Vladimir Merkez Cezaevine sevk edildikten sonra gardianlar tarafından darbedildiği biliniyor. ASAN YANİKOV 2019 YILINDAN BU YANA TUTUKLU Tutuklanmadan önce Kırım'daki siyasi davaların görüldüğü mahkemelere katılan Kırım Tatar aktivist Asan Yanikov, siyasi mahkumlara yardım faaliyetlerinde görev alıyordu. 2017 yılında, millî ve dini gerekçelerle yapılan zulmü protesto etmek için tek başına bir protesto düzenledi. Yanikov, Akmescit'in (Simferopol) Kamenka ve Stroganovka bölgelerinde yapılan toplu arama ve gözaltıların ardından 27 Mart 2019'da tutuklandı. Güney Bölgesi Askerî Mahkemesi, 18 Mart 2022'de Asan Yanikov'u yüksek güvenlikli hapishanede 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkûmiyet kararı, Moskova'daki Askeri Temyiz Mahkemesi tarafından 7 Temmuz 2023 tarihinde onandı.

Kırım Tatar siyasi tutsak Lenur Halilov hastaneye kaldırıldı! Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Lenur Halilov hastaneye kaldırıldı!

Kanser teşhisi nedeniyle tahliyesine karar verilen daha sonrasında ise tahliye kararı yasa dışı bir şekilde iptal edilen Kırım Tatar siyasi tutsak Lenur Halilov’un hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. Kırım Dayanışması platformunun (Krymskaya Solidarnost) 25 Mayıs 2026 tarihli habere göre, Rus işgali altındaki Kırım’da Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurgulanan sözde "Hizb-ut Tahrir Davası" kapsamında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Lenur Halilov’un, iki aydır Rusya’nın Arhangelsk (Arkhangelsk) bölgesindeki bir hastanede karaciğer kanseri ve diğer ağır hastalıklar nedeniyle yatmakta olduğu aktarıldı. "GÜCÜ KALMADI, ONA SADECE AĞRI KESİCİ VERİYORLAR..." Kırım Dayanışmasına demeç veren Halilov'un eşi Umida Hudoyberdiyeva, "Gücü kalmadı. Onu onkoloji uzmanlarının kendisini tedavi edebileceği başka bir hastaneye sevk etmek istiyorlar. Ona sadece ağrı kesici veriyorlar, başka hiçbir şey vermiyorlar. Bazen tekerlekli bir sandalyede oturuyor, çok kaygılanıyorum." şeklinde konuştu. Eşiyle yaklaşık 3 haftadır iletişim kurulamadığını belirten Hudoyberdiyeva, eşiyle telefon görüşmesi yapmak için ilettiği talebin uzun bir süre onaylanmadığını ancak eşinin kısa süre önce kendisini arayabildiğini belirtti. Ekim 2022’den bu yana tutulduğu Vladimir cezaevinden Şubat 2025’te Arhangelsk’teki 1 numaralı cezaevine transfer edilen Halilov’un, hemen sonra cezaevinin hastanesine kaldırıldığı aktarıldı. 2025 yılının temmuz ayı ortalarına kadar söz konusu hastanede kalan Halilov’a en son kanser teşhisi konuldu. Halilov’un hapisteyken lenf bezlerinde metastaz yapan birincil karaciğer kanseri, kronik hepatit C, ikinci derece hipertansiyon, küçük karaciğer kistleri, sol böbrek kisti ve böbrek taşları dâhil olmak üzere birçok sağlık sorunundan muzdarip olduğu bildirildi. İŞGALCİ RUSYA, TAHLİYE KARARINI İPTAL EDEREK HALİLOV’U TEKRAR TUTUKLAMIŞTI Halilov, Rusya tarafından yasa dışı yollarla 10 Haziran 2019 tarihinde gözaltına alınıp tutuklanarak 18 yıl hapse mahkûm edilmişti. Ağustos 2025’te kötü huylu kanserli tümör ve “hastalığı cezayı önleyen hastalıklar listesinde” olduğu için Halilov, hapishanede tutulamayacağı kararı ile serbest bırakılmıştı. Öte yandan işgalciler bu tahliye kararını yasa dışı bir şekilde iptal ederek 8 Kasım 2025 tarihinde kendisini tekrar tutuklamıştı. Bu hastalıklar, Rusya hükûmetinin 54 sayılı kararnamesine göre dahi cezaevi koşullarında tutulması yasak olan rahatsızlıklar arasında yer alıyor. Halilov’un eşi, Rusya Federasyonu kamu hizmeti portalı “Gosuslugi”den mesaj aldığını ve bu mesajda 1 Nisan 2025 tarihinde Rusya Federasyonu Sağlık Bakanlığı tarafından Halilov’a 3. derece engelli statüsü ile birlikte "tıbbi amaçlı ürünlerin indirimli/ücretsiz (ayrıcalıklı) şartlarda sağlanması hakkı" verildiğini bildirdi. Buna karşın Halilov’un ihtiyacı olan ilaçlardan yararlanamamadığı bildirilmişti. KIRIM TATARLARI AĞIR TAKİBAT ALTINDA Rus işgal güçleri, 10 Haziran 2019 sabahı Aluşta, Karasupazar ve Akmescit bölgelerinde Kırım Tatarlarının evlerine yasa dışı bir baskın düzenledi. Baskınlar sonrasında Eskender Süleymanov, Ayder Cepparov, Riza Omerov, Enver Omerov, Ruslan Mesutov, Lenur Halilov, Ruslan Nagayev, Eldar Kantemirov gözaltına alındı. Ayrıca, 9 Haziran 2019’u 10 Haziran 2019’a bağlayan gece, mahkeme duruşmasına katılmak üzere Rusya’nın Rostov-na-Donu şehrinde giden KırımTatar siyasi tutsakların akrabalarının bulunduğu bir araç, Kerç Köprüsü’ne giriş yaptığı sırada işgalci güçler tarafından durduruldu. Bunun sonucunda, Kırım Tatar siyasi tutsak Rüstem İsmailov’un kayınpederi Eskender Omerov alıkonuldu. Ocak 2021'de Rusya’nın Güney Askeri Bölge Mahkemesi, Kırım Tatarlar siyasi tutsakları Enver Omerov 18 yıl, Ayder Cepparov 17 yıl hapis ve Riza Omerov 13 yıl hapis cezasına mahkûm etti. Öte yandan Rus mahkemesi, Ağustos 2021’de Lenur Halilov, Ruslan Nagayev, Ruslan Mesutov ve Eldar Kantimirov hakkında aldığı kararları açıkladı. Buna göre; Lenur Halilov 18 yıl, Ruslan Mesutov 18 yıl, Ruslan Nagayev 13 yıl, Eldar Kantemirov 12 yıl hapis cezasına mahkûm edildi.

İşgalci Rusya’dan Kırım Tatar siyasi tutsağa yeni suçlama Haber

İşgalci Rusya’dan Kırım Tatar siyasi tutsağa yeni suçlama

Rusya’nın işgal altında tuttuğu Kırım’da, Ukrainler ve Kırım Tatarlarına yönelik sistematik tekerrür eden zulüm pratiklerine bir yenisi eklendi. Kırım’ın sözde Turizm Eski Bakanı Vadim Volçenko’ya "suikast girişimi" iddiasıyla daha önce düzmece bir mahkeme süreci sonucu işgalcilerce 12 yıl hapse mahkûm edilen 27 yaşındaki Mamut Belalov hakkında şimdi de "vatana ihanet" suçlamasıyla yeni bir davanın açıldığı öğrenildi. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Belalov’a yönelik baskıların detaylarını paylaştı. Belalov’un 3 yıl 8 aydır FSB’nin hücrelerinde hukuka aykırı şekilde rehin tutulduğunu belirten Bariyeva, mart ayında genç mahkumun sağlık durumunun ciddi şekilde kötüleştiğini, buna rağmen onun sistematik sorgulara maruz bırakıldığını kaydetti. Belyalov’un Volgograd’dan Akmescit’e (Simferopol) nakledilmesinin üzerinden 8 ay geçmesine rağmen, babasıyla sadece bir kez soruşturma görevlisi izniyle telefonla görüşebildiği, ailesiyle tüm iletişiminin mektuplarla kısıtlandığı bildirildi. İŞGALCİLER HEM SİYASİ TUTSAĞA HEM AİLESİNE BASKI UYGULUYOR Bariyeva, Rusya Ceza Kanunu’nun 275. maddesi uyarınca (vatana ihanet) açılan yeni davanın arka planındaki kirli yöntemleri şu sözlerle deşifre etti: Mamut hakkında tamamen uydurma bir vatan hainliği davası açtılar. Onu sistematik olarak FSB binasına sorguya götürüyorlar ve tam da o esnada ailesini güya 'görüşme günü' için binaya çağırıyorlar. Koridorda veya kameralarla dolu odalarda, tepelerinde iki gardiyan eşliğinde yapılan 3-4 saatlik kısa görüşmeler sırasında asıl sorgu tezgahlanıyor. Müfettiş, avukatın yokluğunda sırayla bir mahkumu bir ailesini içeri çağırıyor. Onlara Ukrayna’ya destek, ülkedeki siyasi durum ve Rusya’nın işgal operasyonu hakkında kışkırtıcı sorular sorarak bilgi sızdırmaya çalışıyorlar. İşgalcilerin, yasa dışı olarak hüküm giymiş Mamut Belalov ve ailesi üzerinde, açıkça uydurma olan ve ilk harften son harfe kadar her şeyi tahrif eden ikinci bir ceza davası için malzeme toplamak amacıyla uyguladıkları psikolojik baskı işte budur. MAMUT BELALOV DAVASI İşgalciler, Kefe (Feodosiya) bölgesi İçki kasabası sakini genç Kırım Tatarını 9 Eylül 2022 tarihinde alıkoydu. Daha sonra işgalciler, acımasız işkencelere maruz kalan Belalov’u, Kırım’ın sözde Turizm Bakanına cinayet girişiminde bulunmakla suçladı. 2024 yılında işgalci mahkeme Belalov’u 12 yıl hapis cezasına çarptırdı. Yasa dışı mahkûmiyetin ardından Kırım Tatarı, işgal altındaki Kırım'dan Rusya'nın Volgograd kentindeki 19 numaralı cezaevine nakledildi. Ancak Ekim 2015'te Belalov'un sebepsiz bir şekilde Kırım'a geri getirilerek Akmescit’teki 2 numaralı tutukevine yerleştirildiği öğrenildi. Belalov'un Akmescit'teki (Simferopol) 2 numaralı tutukevine getirilen işkence ve dayağa maruz kaldığı da aktarılmıştı. Kendisi de eski bir siyasi tutsak olan Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Nisan 2023’te, Akmescit tutukevinde alıkonulurken rastladığı Kırım Tatar Mamut Belalov’un hikâyesini kaydederek insan hakları savunucularına iletmişti.

Kırım Tatarı siyasi mahkûm Appaz Kurtamet’in annesi: Oğlum özgürlüğünü bekliyor Haber

Kırım Tatarı siyasi mahkûm Appaz Kurtamet’in annesi: Oğlum özgürlüğünü bekliyor

Rusya tarafından işgal edilen Herson bölgesinde 23 Temmuz 2022’de kaçırılan Kırım Tatarı siyasi mahkûm Appaz Kurtamet’in annesi Ayşe Kurtamet, oğlunun Rusya’daki cezaevinde yaşadıklarını anlattı. Anneler Günü'ne özel olarak gerçekleştirilen röportajda Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Ayşe Kurtamet, oğlunun hâlen Rusya’nın Rusya’nın Pskov bölgesindeki 6 numaralı cezaevinde alıkonulduğunu belirtti. Anne Ayşe Kurtamet, oğluyla uzun süre iletişim kuramadıklarını belirterek, “Bazen yedi gün boyunca hiç haber alamıyoruz. Her böyle dönem çok ağır geçiyor.” dedi. Kurtamet, oğlunun sık sık disiplin hücresine gönderildiğini ve bunun cezaevinde rutin hâline geldiğini ifade etti. Appaz’ın şu anda ceza kolonisindeki bir tekstil atölyesinde çalıştığını belirten anne, oğlunun yaşadığı fiziksel ve psikolojik yıpranmayı da anlattı. “Vladimir Merkezi” olarak bilinen önceki mahkûm yerinden sonra oğlunun yaklaşık 10 kilo verdiğini söyleyen Ayşe Kurtamet, spor salonuna gitmesine de izin verilmediğini kaydetti. Appaz Kurtamet’in cezaevinde resim yaparak, kitap okuyarak ve dil çalışarak ayakta kalmaya çalıştığını aktaran anne, oğlunun Ray Bradbury’nin “Karahindiba Şarabı” kitabını okuduğunu ve bunun ona moral verdiğini söyledi. "MAHKÛMİYET ALTINDA KIRIM TATARCA ÇALIŞIYOR" Cezaevinde küçük bir İngilizce konuşma grubu kurduklarını belirten Ayşe Kurtamet, daha sonra başka bir Kırım Tatarının da katılmasıyla Kırım Tatarca çalışmaya başladıklarını ifade etti. “Oğlum çok yorgun. Bazen takas edilip özgürlüğüne kavuşacağına dair umudu olduğunu söylüyor ama bu umut giderek zayıflıyor.” diyen anne, Appaz’ın sürekli baskı altında yaşadığını belirtti. DIŞ DÜNYADAN ZORLA KOPLARILDI Ayşe Kurtamet, oğlunun dış dünyadan kopmaktan korktuğunu, telefon görüşmelerinde kendisine yapay zekâ gibi yeni gelişmeleri sorduğunu anlattı. Tutuklanmadan önce aktif bir yaşam sürdüren Appaz’ın Türkçe teknik destek verdiğini, Kırım Tatarca dersleri düzenlediğini ve turizm sektöründe çalıştığını söyleyen anne, oğlunun aile evine ve bahçelerine büyük bağlılık duyduğunu ifade etti. “Appaz benim en küçük çocuğum ve tek oğlum. Eve girdiğinde her yer aydınlanırdı.” diyen Ayşe Kurtamet, yaşamını oğluna kavuşma umuduyla sürdürdüğünü söyledi. APPAZ KURTAMET KİMDİR? Appaz Kurtamet 19 Ağustos 2002’de Herson bölgesindeki Novooleksiyivka kasabasında dünyaya geldi. Babası Halil Kurtamet, iş insanı ve kasabadaki Müslüman cemaatinin lideriydi. (Halil Kurtamet, 7 Kasım 2023’te Rus güvenlik güçlerince alıkonuldu.) 2022'deki Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinden önce Appaz, Kıyiv’de bir IT şirketinde çalışıyor ve gönüllü faaliyetlerde bulunuyordu. Ondan önce bir yıl boyunca Odesa’da yaşamış, burada Kırım Tatar Kültür Merkezinde Kırım Tatar dili öğretmeni olarak çalışmıştı. Topyekûn savaşın başlamasıyla birlikte Appaz, annesi Ayşe Kurtamet ile birlikte daha güvenli olan Lviv’e taşındı. Annesi, Mayıs 2022'de doğum yapmak üzere olan büyük kızına destek olmak için Türkiye’ye gitti. Appaz ise Temmuz 2022’de ailesinin Novooleksiyivka’daki evini ziyaret etmeye karar verdiğini annesine bildirdi. İŞGALCİLER TARAFINDAN KAÇIRILAN GENÇTEN AYLARCA HABER ALINAMADI Kırım Tatarı Appaz Kurtamet 23 Temmuz 2022 tarihinde Herson bölgesinde alıkonulduktan sonra Çongar kontrol noktasından geçirilerek işgal altındaki Kırım'a götürüldü. Daha sonra günlerce genç Kırım Tatarı hakkında hiçbir haber alınamadı. Appaz Kurtamet kaybolduktan 2 hafta sonra babasına, oğlunun tutukevinde alıkonulduğu bildirildi ve oğlunun kaçırılması ile ilgili “yaygara koparmaması” istendi. Daha sonra Appaz Kurtamet’in işgalci güçler tarafından Kırım’da alıkonulduğu ortaya çıktı. Appaz Kurtamet kaçırıldıktan 3 ay sonra ekim ayında Kırım’daki sözde mahkeme hakkında tutuklama kararı çıkardı. Kırım Tatar aktivist Elmaz Kırımlı, Appaz Kurtamet Kırım Taburunda görev yapan arkadaşına 500 grivna borç verdiği için işgalcilerce “terör örgütü finanse etmekle” suçlandığını aktarmıştı. GENÇ KIRIM TATARINA DÜZMECE SUÇLAMALAR ÇERÇEVESİNDE 7 YIL HAPİS CEZASI Akmescit kentinde faaliyet gösteren sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesi sözde yargıcı Oksana Kraçevskaya, Nisan 2023’te güya “terör örgütü finanse etmekle”suçlanan Appaz Kurtamet’i suçlu bularak hakkında 7 yıl hapis cezası kararı aldı. Kasım 2023’te Kurtamet’in Rusya’daki cezaevine sevk edildiği öğrenildi. Kırım Tatarı siyasî tutsak Appaz Kurtamet’in annesi Ayşe Kurtamet, Rus işgal güçlerinin oğluna özgürlük karşılığında “iş birliği” yapma teklifinde bulunduğunu ancak oğlunun halkına ihanet etmeyi reddederek bu teklifi kabul etmediğini anlatmıştı. İŞGALCİLER AİLELERE BASKI UYGULUYOR Rus işgal güçleri, Kasım 2023’te Herson bölgesine bağlı Novooleksiyivka kasabasında yaşayan Kırım Tatar siyasî tutsak Appaz Kurtamet’in babası Halil Kurtamet’i alıkoydu. İşgalciler, Halil Kurtamet’i Numan Çelebicihan Taburu’na mensup olmakla suçladı. Daha sonra hakkında 8 yıl hapis cezası kararı alındı. Kırım Tatarı siyasi tutsak Appaz Kurtamet’in annesi Ayşe Kurtamet, oğlunun özgürlüğü için kararlılıkla mücadele ediyor. ANNE AYŞE KURTAMET'İN MÜCADELESİ Ayşe Kurtamet, şimdiye dek Birleşmiş Milletler, Ukrayna ve Türkiye cumhurbaşkanlarına çağrılarda bulundu. Aynı zamanda, Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu binası önünde protesto eylemleri düzenleyerek uluslararası toplumu, Rusya’nın siyasi tutsaklara yönelik baskılarına karşı harekete geçmeye çağırdı. Ayşe Kurtamet, oğlunun sadece Kırım Tatar kimliği ve aktif vatandaşlık duruşu nedeniyle hedef alındığını sık sık vurguluyor. Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu binası önünde 10 Temmuz’da düzenlediği tek kişilik protesto eylemi sırasında yaptığı konuşmada acılı anne, “Tek başıma mücadele ediyorum. Bütün ailem hapiste. Yardıma ihtiyacım var.” ifadelerini kullandı. Oğlunun 19 yaşında tutuklandığını, şimdi ise 22 yaşında olduğunu belirten Ayşe Kurtamet, “Üç yıldır hiçbir suçu olmadan ceza çekiyor. Suçsuz yere hüküm giydi. Ayrıca Appaz alıkonulduktan yaklaşık bir yıl sonra babası da alıkonuldu. Ona da baskı uygulandı, işkence gördü. Daha sonra aynı suçlamayla 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı...Oğlumun özgürlüğü için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Sık sık yurtdışına çıkarak sesimi duyurmaya çalışıyorum. En büyük dileğim daha fazla etkinliğe katılarak adaletsizlikleri dünyaya duyurmak, hem oğlumun hem de eşimin esaretini görünür kılmak.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.