SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sovyet Rejimi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Sovyet Rejimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sovyet Rejimi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi Janukonis’ten 18 Mayıs mesajı: Kırım özgür olacak Haber

Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi Janukonis’ten 18 Mayıs mesajı: Kırım özgür olacak

Büyükelçi Janukonis mesajında, Sovyet rejimi tarafından gerçekleştirilen 18 Mayıs 1944 sürgününün her Kırım Tatar ailesini etkileyen büyük bir insanlık suçu olduğunu vurguladı. Sürgün sırasında çok sayıda insanın hayatını kaybettiğini belirten Janukonis, Kırım Tatarlarının yalnızca mallarını değil, tarihî vatanlarını da kaybettiklerini ifade etti. Mesajında Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı yasa dışı şekilde işgal ardından trajedinin yeniden yaşandığına dikkat çeken Janukonis, çok sayıda Kırım Tatarının yeniden yurtlarını terk etmek zorunda kaldığını, baskı ve zulümle karşı karşıya bırakıldığını kaydetti. “LİTVANYA UKRAYNA’NIN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ DESTEKLİYOR” Litvanya’nın Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğünü, Kırım dâhil olmak üzere güçlü şekilde desteklediğini belirten Janukonis, “Kırım Tatar halkı onuru, saygıyı ve kendi geleceğini kendi topraklarında kurma hakkını hak ediyor.” ifadelerini kullandı. Rusya’nın Ukrayna’dan çekilmesi ve uluslararası hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini söyledi. Litvanya ile Kırım Tatar halkı arasındaki tarihî bağlara da değinen Janukonis, Litvanya Tatar toplumunun ülkenin gelişimine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Litvanya halkının da Sovyet sürgünlerinden büyük acılar yaşadığını ifade eden Janukonis, annesinin iki yaşındayken Sibirya’ya sürgün edildiğini ve 11 yıl burada yaşamak zorunda kaldığını anlattı. Litvanya Parlamentosunun, 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak tanıyan ilk parlamentolardan biri olduğunu hatırlatan Janukonis, uluslararası topluma Sovyet rejiminin işlediği suçların, Kırım Tatarlarına yönelik suçlar dâhil olmak üzere değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Mesajının sonunda Türkiye, Ukrayna ve dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Kırım Tatarlarına seslenen Janukonis, “18 Mayıs asla unutulmayacak ve Kırım özgür olacak.” ifadelerine yer verdi. 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’danTürkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı. 82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026

Kırım Tatar halkının dinmeyen sızısı: Ziyalılar Katliamı 88. yılında anılıyor Haber

Kırım Tatar halkının dinmeyen sızısı: Ziyalılar Katliamı 88. yılında anılıyor

Türk dünyasının üzerine çöken kızıl kâbusun en kanlı sayfalarından biri olan Ziyalılar Katliamı, bugün 88. yıl dönümünde hüzünle anılıyor. Kırım Tatar aydınlarının Sovyet rejimi tarafından sistemli bir şekilde yok edilmesi, sadece bir cinayet silsilesi değil, Kırım Tatar kültürünün kalbine indirilmiş en ağır darbelerden biriydi. PLANLI BİR TASFİYE: BİR NESİL YOK EDİLDİ Sovyetler Birliği’nin "Büyük Terör" döneminde, Kırım Tatar halkının en parlak zihinleri; bilim insanları, yazarları, şairleri ve siyasetçileri asılsız suçlamalarla hedef alındı. 17 Nisan 1938 tarihinde Akmescit’teki (Simferopol) cezaevinde başlayan toplu kurşuna dizme olaylarında, bir milletin kültürel ve siyasi hafızası yok edilmek istendi. Stalin rejimi tarafından "devlet haini", "casus" ve "burjuva milliyetçisi" gibi yaftalarla suçlanan aydınlar, göstermelik yargılamaların ardından katledildi. Katliamın detayları bugün dahi tam olarak aydınlatılamadığı için, şehit edilen aydınların kesin sayısı ve naaşlarının nereye defnedildiği net olarak tespit edilemedi. Bununla birlikte, kurşuna dizilenler arasında; yazar, gazeteci ve 1. Kırım Tatar Milli Kurultayı delegelerinden Hasan Sabri Ayvazov, yazar, bilim adamı ve öğretmen Osman Akçokraklı, Bahçesaray Saray Müzesi Müdürü ve etnograf Üsein Bodaninskiy, dilbilimci ve öğretmen Yagya Bayraşevskiy, Süleyman İdrisov, şair ve öğretmen Abdullah Latifzade, gazeteci ve sivil toplum aktivisti Mamut Nedim, tercüman ve Kırım Devlet Yayınevi Başkanı Abdülkerim Cemaledinov ve yazar İlyas Tarhan başta olmak üzere birçok aydının yer aldığı biliniyor. GASPIRALI’NIN IŞIĞINI SÖNDÜRME ÇABASI Stalin rejimi, sadece insanları değil, fikirleri de yok etmeyi amaçlıyordu. Bu kanlı süreçte, İsmail Bey Gaspıralı’nın Bahçesaray’daki mezarı tahrip edilerek üzerine apartmanlar inşa edildi; Cedîdcilik hareketinin bütün izleri silinmeye çalışıldı. Cedîdcilerin eserleri kütüphanelerden toplatılarak yasaklandı ve okullarda bu aydınların "sınıf düşmanı" veya "ajan" olduğu yönünde sistematik bir kara propaganda yürütüldü. FİZİKSEL KATLİAMDAN KÜLTÜREL SOYKIRIMA Sovyet terörünün eli kanlı diktatörü Stalin tarafından tatbik edilen Türklüğü yok etme projesinin yalnızca bir safhası olan bu olay, Kırım Tatar kültürüne büyük bir darbe vurmuştu. Tarihçiler, 1937-1938 yıllarında gerçekleştirilen bu tasfiyelerin sadece birer cinayet değil, aynı zamanda Kırım Tatar kimliğini başsız bırakmaya yönelik planlı bir "kültürel soykırım" olduğunu vurguluyor. Aydınların katledilmesi, 1944 yılında yaşanacak olan 18 Mayıs 1944 Sürgünü ve Soykırımı'nın zeminini hazırlayan en kritik darbelerden biri olarak kabul ediliyor. İŞGALİN GÖLGESİNDE SÖNMEYEN MEŞALE 2014 yılında Kırım’ın Rusya tarafından hukuksuz bir şekilde işgal edilmesinden önce, her yıl 17 Nisan’da dualarla anılan "Ziyalılar", bugün yarımadadaki baskıcı politikalar nedeniyle özgürce anılamıyor. Ancak Kırım Tatar halkı, dünyanın dört bir yanındaki diasporalarda aydınlarının mirasını yaşatmaya ve bu tarihi adaletsizliği haykırmaya devam ediyor. Gaspıralı’nın yaktığı ışık sönmedi; katledilen aydınların mirası, bugün Kırım’ın hürriyet mücadelesinde yaşamaya devam ediyor.

Kırım Tatar aydını Bekir Sıtkı Çobanzade şehadetinin 87. yılında saygıyla anılıyor Haber

Kırım Tatar aydını Bekir Sıtkı Çobanzade şehadetinin 87. yılında saygıyla anılıyor

İrem Kaya / QHA Ankara Dil bilimine yön veren çalışmalar ile belirtildi, Kırım Tatar Türkologu Bekir Sıtkı Çobanzade,  13 Ekim 1937'de eli kanlı Sovyet rejimi tarafından kurşuna dizilerek, şehit edilmişti. Ömrünü Türk dünyasının birliğine aday olan fikir insanı Çobanzade, akademik çalışmalarıyla ün kazanmıştı. Fikirleri, eserleri ve Türkoloji çalışmalarıyla Türk dünyasında hizmet eden Çobanzade, bugün şehadetinin 87. yılında saygı ve minnetle anılıyor.  Türk faaliyetine hizmet eden, Türkoloji çalışmalarıyla dil bilimine yön veren Kırım Tatar dilbilimcisi, fikir insanı, şair ve yazar Bekir Sıtkı Çobanzade şehadetinin 87. yılında anılıyor pic.twitter.com/noPQW0kTLT — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) 13 Ekim 2024 BEKİR SITKI ÇOBANZADE KİMDİR? 15 Mayıs 1893 tarihinde Doğan Çobanzade, Kırım'da Karasupazar'da ilk ve orta öğretim tahsilini yaptı. 1909 yılında liseyi okumak için İstanbul'a giderek Arapça ve Fransızca öğrenildi. 1915'te Odesa'ya giden Çobanzade burada da Slav dillerini topladı. KIPÇAKLARA AİT İLK SÖZLÜK: CODEX CUMANICUS'U (KUMAN/KIPÇAK SÖZLÜĞÜ) TANITTI 1916 ise Budapeşte Üniversitesine giden Çobanzade, Kıpçak lehçesinin en önemli yazılı kaynağı olan Codeks Cumanicus'u (Kuman Kitabı veya Kıpçak Kitabı) inceledi. 1920'de bu üniversitede doktor ünvanını alan Çobanzade, 1920'de ise vatan Kırım'a geri döndü.   1926 YILINDA BAKÜ I. TÜRKOLOJİ KONGRESİSİ'NE KATILDI 1926 Bakü'de düzenlenen I. Türkoloji Kongresi'nde “Türk Lehçeleri Arasında Karşılıklı İlişkiler” ve “Türk Tatar Dillerinde İlmi Terminoloji Meydana Getirme” olayların önemli tebliğler veren Çobanzade, Azerbaycan Birliği Yeni Alfabeler Merkez Komitesi, Terminoloji Komitesi gibi komisyonlarda Türk takvimlerinin yılda bir kez alfabesi, imlası ve terminolojisi hakkında pek çok çalışma yaptı. Almanca, Fransızca, Arapça, Macarca, Çekce ve Lehçe'yi çok iyi bilen Çobanzade, Türk şivelerinin hemen hepsiyle ilgili eserler verdi. Hemen bütün Türk lehçeleri ve Türk dilbilimi hakkında hemen hemen 120'den fazla kitap ve makaleleri bulunan Çobanzade, 1932'de SSCB İlimler Akademisi Kafkas Şubesinin, 1935'ten itibaren Azerbaycan Şubesinin daimi üyesi oldu ve 1935'te Paris Linguistik Cemiyetine üye olarak seçildi. Yine bu dönemde “Yanı Çolban” , “İleri” ve “Okuv İşleri” adlı dergilerde bilimsel makaleler yazarı Çobanzade, farklı üniversitelerde profesör, dekan ve rektör olarak çalıştı. SOVYET TERÖRÜNÜN KURBANI OLDU 1920'leri takip eden Josef Stalin'in siyasî kıyımları Çobanzade'yi de sunuyor ve başta Azerbaycan olmak üzere farklı Türk ülkelerinin üniversitelerinde öğretim üyesi olarak çalışmak, çalışmak zorunda kalıyordu. Ancak Çobanzade'yi vatanından uzaklaşmak ve siyasî ayrılmak son vermek de kurtarılamadı. Bütün Türk dünyasında tanınan bilim insanı, ünlü Kırım Tatar Türkologu Bekir Sıtkı Çobanzade 13 Ekim 1937'de Sovyet terörü tarafından Azerbaycan sınırlarında kurşuna dizilerek şehit edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.