SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Kırım Tatar halkının dinmeyen sızısı: Ziyalılar Katliamı 88. yılında anılıyor

Stalin rejiminin Kırım Tatar halkının entelektüel birikimini yok etmeyi hedefleyen Ziyalılar Katliamı'nın üzerinden 88 yıl geçti. 17 Nisan 1938’de başlayan ve üç gün süren infaz süreci, Kırım Tatar tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak hafızalardaki tazeliğini koruyor.

Haber Giriş Tarihi: 17.04.2026 10:29
Haber Güncellenme Tarihi: 17.04.2026 11:22
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Kırım Tatar halkının dinmeyen sızısı: Ziyalılar Katliamı 88. yılında anılıyor

Türk dünyasının üzerine çöken kızıl kâbusun en kanlı sayfalarından biri olan Ziyalılar Katliamı, bugün 88. yıl dönümünde hüzünle anılıyor. Kırım Tatar aydınlarının Sovyet rejimi tarafından sistemli bir şekilde yok edilmesi, sadece bir cinayet silsilesi değil, Kırım Tatar kültürünün kalbine indirilmiş en ağır darbelerden biriydi.

PLANLI BİR TASFİYE: BİR NESİL YOK EDİLDİ

Sovyetler Birliği’nin "Büyük Terör" döneminde, Kırım Tatar halkının en parlak zihinleri; bilim insanları, yazarları, şairleri ve siyasetçileri asılsız suçlamalarla hedef alındı. 17 Nisan 1938 tarihinde Akmescit’teki (Simferopol) cezaevinde başlayan toplu kurşuna dizme olaylarında, bir milletin kültürel ve siyasi hafızası yok edilmek istendi.

Stalin rejimi tarafından "devlet haini", "casus" ve "burjuva milliyetçisi" gibi yaftalarla suçlanan aydınlar, göstermelik yargılamaların ardından katledildi. Katliamın detayları bugün dahi tam olarak aydınlatılamadığı için, şehit edilen aydınların kesin sayısı ve naaşlarının nereye defnedildiği net olarak tespit edilemedi.

Bununla birlikte, kurşuna dizilenler arasında; yazar, gazeteci ve 1. Kırım Tatar Milli Kurultayı delegelerinden Hasan Sabri Ayvazov, yazar, bilim adamı ve öğretmen Osman Akçokraklı, Bahçesaray Saray Müzesi Müdürü ve etnograf Üsein Bodaninskiy, dilbilimci ve öğretmen Yagya Bayraşevskiy, Süleyman İdrisov, şair ve öğretmen Abdullah Latifzade, gazeteci ve sivil toplum aktivisti Mamut Nedim, tercüman ve Kırım Devlet Yayınevi Başkanı Abdülkerim Cemaledinov ve yazar İlyas Tarhan başta olmak üzere birçok aydının yer aldığı biliniyor.

GASPIRALI’NIN IŞIĞINI SÖNDÜRME ÇABASI

Stalin rejimi, sadece insanları değil, fikirleri de yok etmeyi amaçlıyordu. Bu kanlı süreçte, İsmail Bey Gaspıralı’nın Bahçesaray’daki mezarı tahrip edilerek üzerine apartmanlar inşa edildi; Cedîdcilik hareketinin bütün izleri silinmeye çalışıldı. Cedîdcilerin eserleri kütüphanelerden toplatılarak yasaklandı ve okullarda bu aydınların "sınıf düşmanı" veya "ajan" olduğu yönünde sistematik bir kara propaganda yürütüldü.

FİZİKSEL KATLİAMDAN KÜLTÜREL SOYKIRIMA

Sovyet terörünün eli kanlı diktatörü Stalin tarafından tatbik edilen Türklüğü yok etme projesinin yalnızca bir safhası olan bu olay, Kırım Tatar kültürüne büyük bir darbe vurmuştu. Tarihçiler, 1937-1938 yıllarında gerçekleştirilen bu tasfiyelerin sadece birer cinayet değil, aynı zamanda Kırım Tatar kimliğini başsız bırakmaya yönelik planlı bir "kültürel soykırım" olduğunu vurguluyor. Aydınların katledilmesi, 1944 yılında yaşanacak olan 18 Mayıs 1944 Sürgünü ve Soykırımı'nın zeminini hazırlayan en kritik darbelerden biri olarak kabul ediliyor.

İŞGALİN GÖLGESİNDE SÖNMEYEN MEŞALE

2014 yılında Kırım’ın Rusya tarafından hukuksuz bir şekilde işgal edilmesinden önce, her yıl 17 Nisan’da dualarla anılan "Ziyalılar", bugün yarımadadaki baskıcı politikalar nedeniyle özgürce anılamıyor. Ancak Kırım Tatar halkı, dünyanın dört bir yanındaki diasporalarda aydınlarının mirasını yaşatmaya ve bu tarihi adaletsizliği haykırmaya devam ediyor.

Gaspıralı’nın yaktığı ışık sönmedi; katledilen aydınların mirası, bugün Kırım’ın hürriyet mücadelesinde yaşamaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.