SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarihi Eser

QHA - Kırım Haber Ajansı - Tarihi Eser haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarihi Eser haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kerkük’te Türk tarihinin son izleri yok olma tehlikesinde: Gök Kümbet yıkılmak üzere! Haber

Kerkük’te Türk tarihinin son izleri yok olma tehlikesinde: Gök Kümbet yıkılmak üzere!

Kerkük’te bulunan ve Selçuklu döneminden günümüze ulaşan Gök Kümbet'in, yıllardır süren ihmal ve tahribat nedeniyle yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu gündeme geldi. Kerkük Kalesi içerisinde yer alan tarihî yapı, Irak Türklüğünün bölgedeki yüzlerce yıllık varlığının önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Saddam Hüseyin döneminde ağır yıkıma uğrayan Kerkük Kalesi’ndeki Gök Kümbet’in, sonraki yıllarda da yerel ve merkezi yönetimlerin yeterli ilgiyi göstermemesi nedeniyle korumasız kaldığı belirtiliyor. Tarihï eser, Türk tarihini simgelemesi nedeniyle çeşitli saldırı ve tahribatlara da maruz kaldı. Yapının üzerine Kürtçe yazılar yazıldığı ve eserin zarar gördüğü ifade ediliyor. Bugün ise Gök Kümbet’in tamamen yıkılma riski bulunuyor. Iraklı makamların yapının restorasyonu konusunda gerekli adımları atmaması ve ülkedeki teknik bilgi birikiminin eseri aslına uygun şekilde restore etmek için yetersiz olduğu belirtiliyor. "IRAK'TAKİ TÜRK İZLERİ SİLİNEBİLİR" Kerküklü Gazeteci Mustafa Kemal Yılmaz'ın sosyal medya üzerinden yaptığı çağrıda, tarihî yapının kurtarılması için Türkiye ve gelişmiş Avrupa ülkelerinden uzmanların da yer aldığı profesyonel bir restorasyon ekibinin görevlendirilmesi gerektiği belirtildi. Açıklamada, "Bu paylaşımı bir yardım çağrısı olarak dikkate almanızı ve yetkili mercilere ulaşması için yaymanızı rica ediyoruz. ​Bugün önlem almazsak yarın Irak'taki Türk izleri tek tek silinebilir." ifadelerine yer verildi. Bu bir yardım çağrısıdır! ​Türkmeneli'nin başkenti Kerkük'te yüzlerce yıldır ayakta duran, Irak Türklüğünün en önemli tarihi eserlerinden biri olan Selçuklu mirası Gök Kümbet yıkılma tehlikesi altındadır. ​Saddam döneminde ağır bir yıkıma uğrayan Kerkük Kalesi'nde bulunan Gök… pic.twitter.com/yjScE9moJB — Mustafa Kemal Yılmaz (@llmkyll) August 13, 2026

Ukrayna istihbaratı Kırım’daki kültürel mirası yağmalayan Rus “arkeologları” deşifre etti Haber

Ukrayna istihbaratı Kırım’daki kültürel mirası yağmalayan Rus “arkeologları” deşifre etti

Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Başmüdürlüğü (HUR), işgal altındaki topraklarda Rusya tarafından yürütülen sistematik kültürel yağmaya dair yeni veriler paylaştı. "War&Sanctions" portalında yayımlanan rapor, çalınan 20 değerli kültür varlığının yanı sıra yasa dışı kazılar, tarihi eser kaçakçılığı ve dezenformasyon faaliyetlerine karışan yedi kişi ile iki müzeyi gün yüzüne çıkardı. YAĞMANIN MİMARLARI: SÖZDE ARKEOLOGLAR VE MÜZE GÖREVLİLERİ İstihbarat verilerine göre, sözde "Donetsk Cumhuriyet Yerel Kültür Müzesi" çalışanı olan Eduard Kravçenko ve Vitaliy Voytenko, Priazovye (Azak Denizi çevresi) ve Donetsk bölgelerinde yasa dışı kazılar yürüten başlıca isimler olarak belirlendi. Eduard Kravchenko'nun ayrıca 2025 ve 2026 yıllarında Rusya Kültür Bakanlığından işgal altındaki Kırım'da arkeolojik çalışmalar yapmak üzere hukuksuz izinler aldığı tespit edildi. Voytenko’nun ise Rus ordusunda görev yaptığı kaydedildi. Kültürel yağmanın sadece fiziksel hırsızlıkla sınırlı kalmadığı, Rusya Federasyonu Bilim Bakan Yardımcısı Konstantin Mogilevsky aracılığıyla ideolojik bir boyuta taşındığı vurgulandı. Mogilevsky'nin, "Rus Tarih Kurumu" üzerinden yürüttüğü faaliyetlerle Ukrayna'nın işgalini haklı çıkarmak amacıyla tarihi gerçekleri saptırdığı ve yanlış bilgi yaydığı bildirildi. KIRIM’DA YASA DIŞI KAZILAR VE ÇALINAN KÜLTÜREL MİRAS İstihbarat raporunda, özellikle işgal altındaki Kırım'da bulunan Hospitalıy Höyüğü ve Kız Aul Nekropolü gibi kritik arkeolojik alanlardan çalınan eserlere dikkat çekildi. Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü'nün 2015 yılından bu yana her yıl Kız Aul Nekropolü’nde yasa dışı kazılar yaptığı ve mezar envanterleri başta olmak üzere paha biçilemez tarihi eserleri Rusya'ya taşıdığı belirtildi. Ayrıca Zaporijya bölgesindeki dünyaca ünlü Kamyana Mohıla (Taş Mezar) öreni ile Nova Kahovka'daki sanat galerisinin de işgalciler tarafından tamamen talan edildiği kaydedildi.

Cephede kültürel miras operasyonu: Ukrayna ordusu Kıpçak Balbalları'nı kurtardı Haber

Cephede kültürel miras operasyonu: Ukrayna ordusu Kıpçak Balbalları'nı kurtardı

Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine bağlı "Dıke Pole" (Vahşi Bozkır) 128. Ayrı Ağır Mekanize Tugayı, Zaporijjya bölgesindeki yoğun çatışma hattından paha biçilemez tarihi eserleri tahliye etti. Rusya'nın güdümlü hava bombalarıyla hedef aldığı Novomıkolayivka kasabasında, 12. yüzyıldan kalma Kıpçak Balbalları askerlerin operasyonuyla güvenli bölgeye taşındı. Kurtarma operasyonu, 128. Tugay'da görev yapan profesyonel bir tarihçi olan asker Dmıtro Kayuk’un çabalarıyla başladı. Kayuk, müzede çalışan eski bir öğrencisiyle iletişime geçerek eserlerin hâlâ tahliye edilmediğini öğrendi. Tugay komutanının onayı ve tahsis edilen ağır iş makineleriyle, askerler çatışma bölgesinde bir "kültürel kurtarma" operasyonu başlattı. Operasyonun detayları hakkında bilgi veren askerler, sürecin zorluğunu şu sözlerle aktardı: Bu taş figürleri çıkarmak için küreklerle epey ter döktük; içlerinden biri oldukça büyüktü. Eserlerin tarihi değerine zarar vermemek adına Zaporijjyalı ünlü tarihçi Petro Boyko da operasyona dahil oldu. Tüm tarihi değer kabul kurallarına uyularak kayıt altına alındı." Askerler, 12. yüzyıla ait taş balbalların yanı sıra Novomıkolayivka Tarih ve Yerel Kültür Müzesi'nde, sergilenen en değerli tabloları ve diğer tarihi buluntuları da araçlara yükleyerek güvenli bir bölgeye nakletti. Savaş sona erene kadar bu eserlerin bir kültür kurumunda koruma altında tutulacağı açıklandı. Ukrayna ordusu, bu hamlesiyle Vahşi Bozkır bölgesinin antik tarihine sahip çıkarak askerî görevinin ötesinde bir sorumluluk üstlendi. KIPÇAK BALBALLARI Ukrayna'nın bir kısmının tarihi Türk yurdu olduğunu ispat eden Kıpçak Balbalları, eski Türklerde Kağan ya da savaşta ölen Alplerin kurgan ve mezarlarının etrafına dikilen taş heykellerdir. Karadenizin kuzeyinden, Moğolistan'a kadar geniş bir coğrafyayı kapsar. Boyları 1 ile 4 metre arasında değişir.

Roma İmparatoru Marcus Aurelius'un heykeli ait olduğu Türkiye'ye getirildi Haber

Roma İmparatoru Marcus Aurelius'un heykeli ait olduğu Türkiye'ye getirildi

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Roma İmparatoru Marcus Aurelius'un Boubon Antik Kenti'nden kaçırılan bronz heykelinin 65 yıl sonra Türkiye'ye iade edildiğini duyurdu. Bakan Ersoy, heykelin iadesine ilişkin resmî sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Uzun soluklu bir mücadeleydi. Biz haklıydık, kararlıydık, sabırlıydık ve kazandık... Tırnaklarımızla kazıyarak gereken delilleri topladık ve 'Filozof İmparator' Marcus Aurelius'u, ait olduğu topraklara geri getirdik." ifadelerine yer verdi. Boubon Antik Kenti'nden 1960'larda kaçırılan ve ABD'de sergilenen Marcus Aurelius Heykeli'nin, 65 yıl sonra bilimsel analizler, arşiv belgeleri ve tanık ifadeleriyle Türkiye'ye iade edildiğini belirten Ersoy, diplomasi, hukuk ve bilimin ortaklığında, New York Manhattan Bölge Savcılığı ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimiyle yürütülen süreci sadece bir iade değil, tarihi bir başarı olarak değerlendirdi. Marcus Aurelius'un heykelinin Türkiye'ye dönüşünün, yıllardır süren hak arayışlarının somut bir sonucu olduğunun altını çizen Bakan Ersoy, şunları kaydetti: İster yurt içinde ister yurt dışında olsun, kaçırılan tüm kültürel mirasımıza sonuna kadar sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Filozof İmparator'u çok yakında, sürpriz bir sergide Ankaralılarla buluşturacağız. Türk arkeolojisinin önemli ismi rahmetli Prof. Dr. Jale İnan öncülüğünde başlayan bu süreçte emeği geçen Burdur Müzemize, Boubon kazı ekibimize, özellikle de Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığımıza teşekkür ediyorum. BOUBON KÖKENLİ LUCİUS VERUS, SEPTİMİUS SEVERUS VE CARACALLA'NIN HEYKELLERİ DE İADE EDİLDİ MS 2. ve 3. yüzyıllara tarihlenen Marcus Aurelius heykeli, Burdur'un Gölhisar ilçesindeki Boubon Antik Kenti'nde 1960'lı yıllarda yapılan kaçak kazılar sonucu yurt dışına çıkarıldı. Anadolu'nun en nadide bronz heykellerinden biri olan eser, yıllar içinde el değiştirerek ABD'nin Ohio eyaletindeki Cleveland Sanat Müzesi koleksiyonuna girdi. Türkiye'nin 65 yılı aşkın süredir peşinde olduğu bu eser, Roma İmparatoru Marcus Aurelius'u bir filozof olarak tasvir etmesi nedeniyle antik sanat tarihinde özel bir yere sahip. SÜREÇ NASIL GELİŞTİ? Kültür ve Turizm Bakanlığı ile New York Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi, 2021'de ortak başlatılan süreçte yalnızca Marcus Aurelius heykeli değil, aynı zamanda Boubon kökenli Lucius Verus, Septimius Severus ve Caracalla gibi Roma imparatorlarına ait diğer heykel ve heykel başları da Türkiye'ye iade edildi. Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI), özellikle tanıkların 1967'deki kaçak kazıya dair verdiği bilgiler, kaide üzerindeki negatif izlerle heykelin ayak ölçülerinin birebir uyuşması ve benzer bir sandalet örneğinin Kybra Antik Kenti kazılarında bulunması ile Türkiye'nin iade talebini haklı buldu ve Cleveland Sanat Müzesi'ndeki heykele el konulmasına karar verdi. Cleveland Sanat Müzesi, Ekim 2023'te New York Yüksek Mahkemesi'nin el koyma kararına itiraz ederek heykelin Boubon'la ilişkilendirilmesine karşı dava açtı. Ancak Almanya'daki Curt Engelhorn Arkeometri Merkezi laboratuvarlarında yapılan analizler, heykelin uzun yıllar Boubon toprağında gömülü kaldığını kesin olarak ortaya koydu. "TIRNAKLARIMIZLA KAZIYARAK REFERANS ALDIK" Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanı Zeynep Boz, heykelin iade sürecinde Cleveland Sanat Müzesinin, eserin kökenine ilişkin bilimsel şüphelerini gidermek amacıyla toprak analizi talep ettiği bildirildi. Açıklamada ifadelerine yer verilen Boz'un aktardığı bilgiye göre, heykelin altındaki kaide içinde yer alan küçük bir delikle heykelin ayağındaki kurşun çıkıntının ilişkisi araştırıldı. Bu amaçla, heykelin Boubon Antik Kenti kökenli olduğunu ispatlayacak referans niteliğinde bir toprak örneğine ihtiyaç duyuldu. Referans olarak 1967'de jandarma operasyonuyla ele geçirilen ve halen Burdur Müzesi'nde korunan Valerianus heykeli seçildi. Bu heykelin içindeki toprak ile Marcus Aurelius heykelinden alınacak örnekler karşılaştırılarak her iki eserin aynı ortamda korunmuş olup olmadığı araştırıldı. Boz, şu ifadeleri kullandı: Burada enteresan bir şey oldu. Tabii heykelin içindeki toprak katılaşmış bir toprak. O yüzden heykelden bir türlü toprak örneği gelmiyordu. Bunun için çok çaba sarf etti restoratörlerimiz, konservatörlerimiz. Ancak gelmiyordu ve bu öyle bir andı ki artık bizim için son şanstı. Bütün kaygıları ve olumsuz yorumları ortadan kaldırıp bu heykelin 'evet Anadolu kökenli, evet Burdur kökenli' diyebilmemiz için. O noktada artık iş biraz daha içgüdülerimize kaldı ve tırnaklarımızla kazıyarak heykelin içinden referans alacağımız toprağı döktük. O noktada uluslararası uzmanın 'artık örnek gelmiyor' dediği noktada biz Bakanlık çalışanları olarak birazcık daha inanmışlıkla diyelim belki öne çıkarak bu örnekleri alma şansına sahip olduk. Yine tabii ki uluslararası uzmanımızın denetiminde ve son derece dikkatli bir şekilde asitsiz kağıtlarla yapılan numune alma işlemimizi tamamlamış olduk. Yapılan laboratuvar testleri, her iki heykelin de aynı toprak bileşimine sahip olduğunu ve Boubon Antik Kenti'nden çıkarıldığını bilimsel olarak kanıtladı. Bu kanıtların ardından Cleveland Sanat Müzesi, davadan vazgeçtiğini ve iade kararını kabul ettiğini Manhattan Bölge Savcılığı aracılığıyla Türkiye'ye resmî olarak bildirdi. Marcus Aurelius heykelinin Türkiye'ye dönüşü, yalnızca bir eserin iadesi değil, aynı zamanda uluslararası hukuk, bilim ve diplomasinin ortak başarısı olarak kayıtlara geçerken, Kültür ve Turizm Bakanlığının tarihi eser kaçakçılığıyla mücadelede "önemli dönüm noktalarından" biri olarak da tarihe geçti.

1. Hacı Giray Han'ın türbesine ait bir parça Kıyiv'de tanıtıldı Haber

1. Hacı Giray Han'ın türbesine ait bir parça Kıyiv'de tanıtıldı

Ukraynalı bilim insanları tarafından restore edilen, Kırım Hanlığı'nın kurucusu 1. Hacı Giray Han'ın türbesine ait ahşap parça, Kırım Tatar Milli Meclisinin (KTMM) Kıyiv’deki ofisinde tanıtıldı. 15. yüzyıla ait eser, Rus işgalinden birkaç ay önce restore edilmek üzere Kırım’dan “Zaporizska Siç” Müzesi'ne gönderilmişti. Müze uzmanları tarafından restore edilen eser birkaç gün önce Kırım Evi Kültür Merkezi Başkanı Ahtem Seytablayev’a teslim edildi ve Kıyiv’e getirildi. 25 Eylül 2024 tarihinde düzenlenen tanıtım etkinliğe Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, KTMM Başkanı Refat Çubarov, Aziz Sofya Katedrali Milli Parkı Genel Müdürü Maksım Ostapenko, Ukrayna Yerel Mimarisi ve Yaşamı Müzesi Genel Müdürü Oksana Starak-Povyakel ve KTMM üyeleri katıldı. 1. Hacı Giray Han'ın türbesine ait bir parça Kıyiv'de tanıtıldı pic.twitter.com/l0em5RMqUz — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) September 26, 2024 "MUTLAKA VATANIMIZA GERİ DÖNECEĞİZ" KTMM Başkanı Refat Çubarov yaptığı konuşmada, “Tarihi anıtlarımızı Kırım’ın dışında görmekten mutlu olacağımızı hiç düşünmezdik. Bu küçük parça çok şey anlatıyor. Kırım Hanlığı 342 yıl varlığını sürdürdü. 342 yıl az bir süre değil. Bu, şimdilik Rus barbarları tarafından kontrol edilen Kırım’ın bizim vatanımız olduğunu teyit ediyor. Ben biliyorum ki, mutlaka vatanımıza geri döneceğiz. Ve bu tarihi eser de bizimle birlikte olması gereken yere geri dönecektir.” dedi. Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ise söz konusu tarihi eserin Kırım Tatarları için büyük öneme sahip olduğunu vurgulayarak, “Bu parça bizim için çok önemli. Çünkü bize ait millî eserlerimiz tarih boyunca yok edildi. Eserin restorasyon sürecine katılan herkese teşekkür ediyorum. Halkımız için bu eseri korudunuz ve restore ettiniz.” ifadelerini kullandı. "1. HACI GİRAY HAN'IN ARMASI VEYA SANCAĞIYDI" Aziz Sofya Katedrali Milli Parkı Genel Müdürü, tarihçi Maksım Ostapenko ilgili eserin basit bir ahşap parça olmadığına dikkat çekerek, “Türbenin en yüksek yerinde bulunan bu sembolik parça bir bakıma 1. Hacı Giray Han'ın arması veya sancağıydı.” değerlendirmesinde bulundu. Tarihi eser Kırım Rus işgalinden kurtarılana kadar Kıyiv yakınlarında bulunan Ukrayna Yerel Mimarisi ve Yaşamı Müzesi'nde saklanacak. Kırım Rus işgalinden kurtarıldıktan sonra ise Bahçesaray’daki müzeye iletilecek.

Ukrayna, 1. Hacı Giray Han'ın türbesine ait parçayı restore etti Haber

Ukrayna, 1. Hacı Giray Han'ın türbesine ait parçayı restore etti

Ukraynalı bilim insanları, Kırım Hanlığı'nın kurucusu 1. Hacı Giray Han'ın türbesine ait bir ahşap parçayı aslına uygun bir şekilde restore ederek Kırım Evi Kültür Merkezine teslim etti. Kırım Cephesi girişiminden yapılan açıklamada, Zaporijjya’da Ukraynalı uzmanlar tarafından restore edilen 1. Hacı Giray Han'ın türbesine ait bir ahşap parçanın Kırım Evi Kültür Merkezine teslim etme töreninin gerçekleştirildiği duyuruldu. 15. yüzyıla ait eser Rus işgalinden birkaç ay önce Kırım’dan “Zaporizska Siç” Müzesi'ne getirildi. Müze uzmanları tarafından restore edilen eser, 23 Eylül 2024 tarihinde Kırım Evi Kültür Merkezi Başkanı Ahtem Seytablayev’a teslim edildi. Konu ile ilgili açıklamada bulunan Ahtem Seytablayev, “Bugün gerçekten tarihi bir olay yaşandı. Ukraynalı kardeşlerimiz Kırım Hanlığı'nın kurucusu 1. Hacı Giray Han'ın türbesine ait tarihi eseri teslim etti. Teslim töreni burada, Ukrayna Kozaklarının ana üssü olan Hortıtsa Adası’nda bulunan “Zaporizska Siç” Müzesi’nde gerçekleşti. Buradaki bilim insanları tarihi eserin restorasyonunu gerçekleştirdi. Bu, Ukrainler ile Kırım Tatarları arasında var olan kardeşliğin gerçek kanıtıdır. Bu, bir kere daha tarihimizin önemini vurguluyor. Kırım Cephesi millî eserimizi evine ulaştıracak.” dedi. Kırım Cephesi Girişimi Koordinatörü Feliks Karayev, Kırım Rus işgalinden kurtarıldıktan sonra eserin Yarımada'ya gönderileceğini aktardı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.