SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tehdit

QHA - Kırım Haber Ajansı - Tehdit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tehdit haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya'dan NATO üyesi Finlandiya'ya nükleer tehdit: Artık hedef listemizdesiniz Haber

Rusya'dan NATO üyesi Finlandiya'ya nükleer tehdit: Artık hedef listemizdesiniz

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Finlandiya'nın nükleer silahlara ev sahipliği yapılmasının önündeki yasal engeli kaldırmasının ardından Finlandiya'yı doğrudan tehdit etti. Medvedev, Finlandiya'nın bu kararla Rusya'nın nükleer hedef listesine girdiğini belirterek, Helsinki yönetiminin güvenliğini artırmak yerine riski büyüttüğünü savundu. ABD merkezli sosyal medya platformu üzerinden paylaşım yapan Medvedev, Finlandiya'nın aldığı kararı alaycı ifadelerle değerlendirdi. "Finlandiya, nükleer silahlara ev sahipliği yapma yasağını kaldırdı. Bu, Finler açısından yalnızca küçük bir şeyi değiştirdi. Ülke artık Rusya'nın nükleer hedef listesinde. Tebrikler Finlandiya, güvenliğin zirvesine ulaştınız." ifadelerini kullanan Medvedev, Moskova'nın konuya bakışını açık şekilde ortaya koydu. Finland has lifted its ban on hosting nuclear weapons. What does that change for the Finns? Just one minor thing: their country is now on Russia's nuclear target list. Rejoice, Finland, you’ve reached peak security! — Dmitry Medvedev (@MedvedevRussiaE) July 2, 2026 FİNLANDİYA'DA NÜKLEER SİLAH YASAĞI KALDIRILDI Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, ülkede nükleer silahların ithalatını, üretilmesini, depolanmasını ve kullanılmasını yasaklayan nükleer enerji kanunundaki ilgili hükmün kaldırılmasını onayladı. Daha önce Finlandiya Parlamentosunda yapılan oylamada düzenleme, 125 milletvekilinin kabul oyuna karşı 61 ret oyuyla kabul edilmişti. Yeni yasa 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. Yasal değişiklik, Finlandiya'nın gerektiğinde müttefik ülkelerin nükleer silahlarını ülkesine kabul etmesinin önünü açarken, hükûmet bunun otomatik olarak ülkede kalıcı nükleer silah konuşlandırılacağı anlamına gelmediğini vurguluyor. HELSİNKİ: KALICI KONUŞLANDIRMA PLANIMIZ YOK Finlandiya Savunma Bakanı Antti Häkkänen, yasa değişikliğinin ülkenin güvenliği açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, buna rağmen Finlandiya'nın topraklarında kalıcı nükleer silah konuşlandırılması yönünde herhangi bir plan bulunmadığını söyledi. Häkkänen ayrıca, Moskova'dan gelebilecek olası tepkilere karşı hazırlıklı olduklarını belirterek, "Buna kesinlikle hazırız." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Alexander Stubb da daha önce yaptığı açıklamada Finlandiya'nın nükleer silahsızlanma ilkesine bağlı kalmaya devam ettiğini ancak ulusal güvenlik konusunda karar verme yetkisinin tamamen Finlandiya'ya ait olduğunu vurgulamıştı. Stubb, barış döneminde ülkesinin nükleer silahlara ihtiyaç duymadığını, ancak güvenlik ortamındaki değişimlerin farklı seçenekleri değerlendirmeyi gerektirebileceğini ifade etmişti. KREMLİN'DEN PEŞ PEŞE TEHDİTLER Moskova yönetimi, Finlandiya'daki yasa değişikliği sürecini başından beri sert sözlerle eleştiriyordu. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, yasa tasarısı gündeme geldiğinde bu girişimi "konsantre bir cepheleşme" olarak nitelendirmiş ve Finlandiya'da nükleer silah konuşlandırılmasının Rusya tarafından doğrudan tehdit olarak değerlendirileceğini açıklamıştı. Peskov, böyle bir durumda Moskova'nın gerekli karşı tedbirleri almak zorunda kalacağını söylemişti. NATO ÜYELİĞİNİN ARDINDAN YENİ GÜVENLİK DÖNEMİ Finlandiya, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesinin ardından uzun yıllardır sürdürdüğü askerî tarafsızlık politikasını sona erdirerek 2023 yılında NATO'ya katılmıştı. NATO üyeliğinin ardından savunma alanındaki düzenlemelerini hızlandıran Helsinki yönetimi, son yasa değişikliğiyle ittifakın caydırıcılık stratejisine daha fazla uyum sağlamayı hedefliyor. Uzmanlar, düzenlemenin Finlandiya'ya doğrudan nükleer silah konuşlandırılması anlamına gelmediğini ancak NATO'nun ihtiyaç duyması hâlinde bu seçeneğin önündeki hukuki engelin kaldırıldığını belirtiyor.

Ukrayna’dan Rusya’nın Kıyiv tehditlerine tepki: "Bu utanmaz bir şantajdır" Haber

Ukrayna’dan Rusya’nın Kıyiv tehditlerine tepki: "Bu utanmaz bir şantajdır"

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Rusya'nın Kıyiv’e yönelik yeni hava saldırısı tehditlerini ve yabancı diplomatlara şehri terk etme çağrılarını "utanmaz bir şantaj" olarak nitelendirdi. Bakanlık, başkent Kıyiv ve diğer Ukrayna şehirlerine yönelik güvenlik tehdidinin düzeyinde bir değişim olmadığını, Rusya’nın bu hamleyle uluslararası diplomatik misyonları korkutmayı amaçladığını açıkladı. MOSKOVA’DAN YABANCI DİPLOMATLARA “KIYİV’İ TERK EDİN” ÇAĞRISI Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından 25 Mayıs'ta yapılan ve propaganda Rus devlet medyası tarafından servis edilen açıklamada, Kıyiv'deki yabancı misyon temsilcilerinin şehri acilen terk etmesi istendi. Kıyiv sakinlerine de askerî ve idari altyapı tesislerinden uzak durmaları çağrısı yapılan açıklamada, Ukrayna'nın işgal altındaki Luhansk bölgesinde bulunan Starobilsk kentine düzenlediği iddia edilen saldırı bahane gösterildi. Rus makamları, bu durumun "sabırlarını taşırdığını" ileri sürerek Kıyiv'deki savunma sanayisi tesisleri ile sözde "karar alma merkezlerine" ve komuta kontrol noktalarına yönelik sistematik saldırılar başlatacaklarını ilan etti. UKRAYNA: “TEHDİT SEVİYESİ DÖRT YILDIR AYNI” Rusya’nın açıkça yeni saldırılar anons etmesinin ardından yazılı bir açıklama yayımlayan Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, durumun manipüle edilmeye çalışıldığına dikkat çekti. Başkentin dört yılı aşkın süredir neredeyse her hafta kesintisiz olarak Rus füze ve silahlı insansız hava araçları (SİHA) saldırılarına maruz kaldığını hatırlatan bakanlık, genel tehdit seviyesinin önceki aylardan veya yıllardan farklı olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: Bu bağlamda, Rusya'nın yeni tehditleri utanmazca bir şantajdan başka bir şey değildir. Moskova, bombardımanının özellikle yabancı diplomatik temsilcileri korkutmayı amaçladığını fiilen itiraf etmektedir. Bu ifade, saldırgan devlete karşı açılan uluslararası hukuk süreçlerinde değerli bir delil olacaktır. YABANCI MİSYONLARA EK GÜVENLİK DESTEĞİ TEKLİFİ Uluslararası ortaklarına birlik ve kararlılık mesajı verme çağrısında bulunan Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, tehditlere boyun eğmeyerek Kıyiv'de görevini sürdüren yabancı diplomatlara teşekkür etti. İhtiyaç duyulması hâlinde yabancı büyükelçiliklerin güvenliğini artırmaya hazır olduklarını bildiren Bakanlık, Rus şantajına verilecek en etkili yanıtın Kremlin üzerindeki yaptırım baskısını artırmak ve Ukrayna hava savunma sistemlerini güçlendirmek olduğunu hatırlattı.

Kuzey denizlerinde Rusya’ya karşı yeni kalkan: 10 ülkeden deniz ittifakı Haber

Kuzey denizlerinde Rusya’ya karşı yeni kalkan: 10 ülkeden deniz ittifakı

Birleşik Krallık ve dokuz Avrupa ülkesi, Kuzey denizlerindeki güvenliği artırmak ve Rus tehdidini caydırmak amacıyla yeni bir çok uluslu deniz gücü oluşturma kararı aldı. NATO’yu tamamlayıcı bir unsur olarak tasarlanan bu ittifak, "derhâl savaşa girmeye hazır" bir yapıya sahip olacak. Birleşik Krallık Kraliyet Donanması Komutanı General Gwyn Jenkins, Birleşik Seferberlik Kuvvetleri (JEF) üyesi 10 ülkenin niyet beyanını imzaladığını duyurdu. The Guardian’ın haberine göre bu ittifak; Birleşik Krallık, Hollanda, Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Norveç, İsveç, Letonya, Litvanya ve Estonya’dan oluşuyor. Kanada’nın da yakın zamanda ittifaka katılması bekleniyor. “RUSYA EN CİDDİ TEHDİT OLMAYA DEVAM EDİYOR” Orta Doğu’daki savaşın küresel gündemi meşgul etmesine rağmen Rusya’nın Avrupa güvenliği için hâlâ birinci öncelik olduğunu belirten General Jenkins, "Rusya'nın sularımıza yönelik ihlalleri son iki yılda neredeyse üçte bir oranında arttı. Birleşik Krallık'ın kuzeyde Rusya ile açık bir deniz sınırı olduğunu unutmamalıyız. Rusya, güvenliğimiz için en ciddi tehdit olmaya devam ediyor." açıklamasında bulundu. LONDRA’DAN KOMUTA EDİLECEK Yeni deniz gücünün komuta merkezi Londra'nın kuzeybatısındaki Northwood'da bulunan Birleşik Krallık askerî karargahı olacak. Jenkins, bu gücün sadece kağıt üzerinde kalmayacağını, "gerçek askerî planlar ve entegrasyonla anında muharebeye girebilecek kapasitede" olacağını vurguladı. Öte yandan, Birleşik Krallık donanmasının geçmişteki yetersiz yatırımlar nedeniyle yaşadığı gemi eksikliği krizine çözüm olarak teknolojiye ağırlık verilecek. Donanmanın kapasitesini artırmak için gelecek iki yıl içinde, Birleşik Krallık savaş gemilerine "mürettebatsız eskort gemileri" yani büyük insansız deniz araçlarının (İDA) eşlik edeceği açıklandı.

Kremlin’den Avrupa’ya tehdit: “Ukrayna İHA’larına hava sahası açan sonuçlarına katlanır” Haber

Kremlin’den Avrupa’ya tehdit: “Ukrayna İHA’larına hava sahası açan sonuçlarına katlanır”

Kremlin, Ukrayna’nın Rusya’ya yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırılarında Avrupa ülkelerinin hava sahasını kullandığı iddiaları üzerinden Avrupa’ya yönelik tehditte bulundu. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Ukrayna saldırılarına hava sahası sağlaması durumunda Moskova’nın “uygun sonuçlar çıkararak gerekli karşılıkları vereceğini” söyledi. Rus haber ajansı Interfax’a konuşan Peskov, Rus ordusunun gelişmeleri yakından takip ettiğini ve duruma ilişkin öneriler hazırladığını belirtti. Peskov, “Rusya Federasyonu’na karşı düşmanca ve terör faaliyetleri için hava sahası sağlanıyorsa, bu bizi gerekli sonuçları çıkarmaya ve karşılık vermeye zorlar.” ifadelerini kullandı. BALTIK’TAN İDDİALARA YANIT: “ASILISIZ” Öte yandan Polonya Silahlı Kuvvetleri Operasyonel Komutanlığı, 31 Mart’ta Ukrayna’nın Rusya’ya yönelik saldırılarında Polonya hava sahasının kullanıldığına dair iddiaların “asılsız” olduğunu açıkladı. Benzer şekilde Estonya, Rus bilgi alanında dolaşıma sokulan ve Ukrayna İHA’larının Baltık ülkeleri üzerinde görülmesine ilişkin iddiaları “dezenformasyon” olarak nitelendirdi. Letonya Savunma Bakanlığı da söz konusu iddialar kapsamında Letonya, Litvanya ve Estonya’yı hedef alan koordineli bir Rus dezenformasyon kampanyası konusunda uyarıda bulundu. Kremlin’in açıklamaları, özellikle Baltık ülkeleri ve Doğu Avrupa’da güvenlik gerilimini artıran yeni bir tehdit olarak değerlendiriliyor. Açıklamalar, Ukrayna’nın son dönemde Rusya’nın Baltık Denizi’ndeki Ust-Luga ve Primorsk limanları başta olmak üzere petrol ihracat altyapısına yönelik yoğun İHA saldırılarını artırdığı bir dönemde geldi. Peskov ayrıca, Rusya’nın kritik altyapısını korumaya yönelik çalışmaların sürdüğünü ancak bu tür saldırılara karşı yüzde 100 güvenlik sağlanmasının mümkün olmadığını dile getirdi.

Zelenskıy: İran’ın tehditleri bizim için yeni bir şey değil Haber

Zelenskıy: İran’ın tehditleri bizim için yeni bir şey değil

İran Meclisi Millî Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, birkaç gün önce Rusya’nın kanlı işgal girişimiyle boğuşan Ukrayna’yı açıkça tehdit etti. Azizi, Ukrayna’nın silahlı insansız hava araçlarına (SİHA) karşı koyma konusunda sağladığı yardım nedeniyle Ukrayna topraklarının İran için "meşru bir askeri hedef" haline geldiğini ileri sürdü. ZELENSKIY: BU TÜR BEYANLARDAN KORKMUYORUZ Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, i24news kanalına verdiği röportajda, Tahran yönetiminden gelen tehditleri değerlendirirken, 12 yıldır süren Rus saldırganlığı ve 4 yıldır devam eden geniş çaplı işgal süresince benzer tehditleri defalarca duyduklarını, bu nedenle toplumun bu tür çıkışlara karşı bağışıklık kazandığını vurguladı. Zelenskıy, "Bu dört yıl boyunca çok farklı mesajlar duydum. Biz bu tür beyanlardan korkmuyoruz; çünkü en az dört yıldır, genel olarak ise on iki yıldır her gün bu gerçeklikle yaşıyoruz. Dolayısıyla bu bizim için yeni bir haber değil." dedi. Zelenskıy, Kremlin’in müttefikleri tarafından öne sürülen "kırmızı çizgilerin" veya şantaj politikalarının Ukrayna’nın savunma stratejisini etkilemeyeceğinin altını çizdi. Ukrayna’nın tüm risklerin farkında olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, dış baskıların devlet politikalarını değiştirmeyeceğini bir kez daha yineledi. UKRAYNA’DAN SİHA SALDIRILARINA KARŞI KOYMAK ADINA YARDIM Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, 9 Mart 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, ABD tarafından talep edilen yardım neticesinde İran’ın bölgedeki saldırılarına karşı koymak amacıyla Ukraynalı SİHA uzmanları ile özel önleyici SİHA sistemlerinin Orta Doğu'ya gönderildiğini duyurmuştu.

İsveç İstihbaratı: Rusya, İsveç ve NATO için "bir numaralı tehdit" Haber

İsveç İstihbaratı: Rusya, İsveç ve NATO için "bir numaralı tehdit"

İsveç askerî istihbarat ve güvenlik servisi, Rusya’yı ülkenin ve NATO’nun güvenliği açısından en büyük tehdit olarak tanımladı. Yıllık güvenlik raporunda, Moskova’nın "fırsatçı ve saldırgan" tutumunun öngörülemez bir tırmanmaya yol açabileceği uyarısında bulunuldu. Politico'nun 17 Şubat'ta hazırladığı ve İsveç istihbarat raporuna dayandırdığı habere göre, Moskova’nın bölgedeki faaliyetleri "ciddi ve somut" bir tehdit kategorisinde değerlendiriliyor. Baltık Denizi bölgesinde hava sahası ihlalleri, sabotaj girişimleri ve siber operasyonlar gibi düşmanca eylemlerin arttığına dikkat çeken rapor, Rusya’nın stratejisini "riskli ve saldırgan" olarak tanımladı. Belgede Rusya, “İsveç ve NATO için temel tehdit” olarak nitelendirildi. ARTAN ASKERÎ ÜRETİM KAPASİTESİ TEHDİDİ KALICI HALE GETİRİYOR İsveç'in değerlendirmesi, Estonya Dış İstihbarat Servisinin geçen hafta yayımladığı raporla benzerlik gösteriyor. Estonya raporunda, Rusya'nın topçu mermisi üretim kapasitesini savaşın başlangıcından bu yana tam 17 kat artırdığına vurgu yapılmıştı. Politico’ya konuşan üst düzey bir NATO yetkilisi, Rusya’nın askerî üretim çarklarının durdurulmasının zor olduğunu belirterek şu uyarıda bulundu: Savaşın bittiği gün her şeyi öylece kapatamazsınız. Bazı alanlarda Rusya, savaşın başlangıcına kıyasla askerî bir güç olarak çok daha güçlü hale gelecek. Bu durum, Ukrayna'da barış sağlansa bile Rusya'nın bir tehdit olarak kalmaya devam edeceği anlamına geliyor. NATO’DAN “TAHKİMAT” STRATEJİSİ Rusya'nın konvansiyonel gücündeki bu artışa karşı NATO kanadında "panik" yerine "tahkimat" stratejisi öne çıkıyor. NATO yetkilileri, ittifakın güvenliğinin 5. Madde'ye (ortak savunma) olan sarsılmaz inanç ve savunma harcamalarının artırılmasıyla sağlandığını ifade ediyor. Mevcut durumda üye ülkelerin savunma harcamalarını Gayrisafi Yurt İçi Hasılalarının (GSYH) yüzde 3,5’ine çıkarma taahhüdü, Rusya’ya karşı caydırıcılığın temel direği olarak görülüyor. İstihbarat raporları, Rusya’nın yakın zamanda bir NATO ülkesine doğrudan saldırı planladığına dair somut bir emare olmadığını ancak hibrit tehditlerin ve askerî sanayideki büyümenin Avrupa'nın güvenliğini on yıllar boyunca test edeceği konusunda birleşiyor.

Rusya ve Çin'den, Japonya ve Güney Kore'de hava tehdidi! Haber

Rusya ve Çin'den, Japonya ve Güney Kore'de hava tehdidi!

Japonya, artan Çin geriliminin üzerine savaş uçaklarını havalandırdı. Reuters haber ajansının gündeme getirdiği haberine göre Japonya Savunma Bakanlığı, 9 Aralık 2025 tarihinde Rus ve Çin hava kuvvetlerinin ülke genelinde ortak devriye uçuşlarını izlemek için Japonya'nın savaş uçağı havalandırdığını aktardı. Savunma Bakanlığı, nükleer kapasiteli iki Rus Tu-95 stratejik bombardıman uçağının iki Çin H-6 bombardıman uçağı ile Pasifik'te buluştuğunu, uzun ve mesafeli uçuşlar gerçekleştirdiğini bildirdi. Ayrıca Okinawa ve Miyako arasında gidiş geliş yapan bombardıman uçaklarına dört Çin yapımı J-16 savaş uçağının katıldığı belirtildi. "İKİ ÜLKEDEN AÇIK BİR GÜÇ GÖSTERİSİ" Japonya Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi sosyal medya hesabı üzerinden, "İki ülkenin tekrarlanan ortak bombardıman uçuşları, Japonya etrafındaki faaliyetlerinin genişleyip yoğunlaştığını göstermekte olup, ülkemize karşı bir gösterinin açık bir güç gösterisi olup, millÎ güvenliğimiz açısından ciddi bir endişe kaynağıdır." açıklamasını yaptı. Bakan Shinjiro, bunun üzerine Japonya Hava Kuvvetlerinin faaliyete geçtiğini aktardı. Japonya Başbakanı Sanae Takaichi kasım ayında Tokyo'nun Tayvan'a yönelik herhangi bir Çin tehdidine karşılık verebileceğini söylemesinin ardından Tokyo ve Pekin arasındaki ipler gerilmişti. ASKERÎ UÇAKLAR, GÜNEY KORE'DEKİ HAVA SAVUNMA TANIMLAMA BÖLGESİNE GİRDİ Öte yandan Güney Kore Savunma Bakanlığı Çin ve Rus bombardıman uçaklarının hava savunma tanımlama bölgesine girdiğini kaydetti. Güney Kore haber ajansı Yonhap'ın gündeme taşıdığı haberine göre ikisi Çin, yedisi Rus olmak üzere 9 askerî uçağın ülkeye girdiği bildirildi. ASKER^, ATAŞELERE PROTESTO VERİLDİ Bakanlığın Uluslararası Politika Bürosu Genel Müdürü Lee Kwang-suk, uçakların hava savunma bölgesine girmesini şiddetle kınarken, Seul'deki Çin ve Rusya büyükelçiliklerindeki askeri ataşelerine protestoda bulunuldu. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada ise "Ordumuz, uluslararası hukuka uygun olarak, KADIZ'deki (hava savunma tanımlama bölgesi) komşu ülkelerden gelen uçak faaliyetlerine aktif olarak karşılık verecektir." ifadesi yer aldı.

Finlandiya Dışişleri Bakanı Valtonen: Ukrayna’da kalıcı barış tavizle sağlanamaz Haber

Finlandiya Dışişleri Bakanı Valtonen: Ukrayna’da kalıcı barış tavizle sağlanamaz

Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, ABD Başkanı Donald Trump’a çağrıda bulunarak, Ukrayna’daki savaşla ilgili yürütülen barış görüşmelerinin yalnızca ateşkese değil, kalıcı ve adil bir barışa yol açması gerektiğini söyledi. Bloomberg TV’ye verdiği röportajda Bakan Valtonen, “Dürüst olmak gerekirse, önümüzdeki günlerin ve haftaların neler getireceği konusunda biraz endişeliyim.” diyerek Finlandiya’nın tıpkı Ukrayna gibi barışın mümkün olan en kısa sürede sağlanmasını istediğini ancak bunun "her ne pahasına olursa olsun" tavizin olmaması gerektiğini vurguladı. Valtonen, Trump’ın arabuluculuğu ile ortaya çıkabilecek olası bir anlaşmanın onun siyasi mirasının parçası olacağını belirterek, “Bu savaş Trump’ın savaşı değil, fakat barış Trump’ın barışı olacak.” dedi. Bakan, adil olmayan hiçbir barış anlaşmasının uzun ömürlü olmayacağını belirterek, "Eminim Başkan Trump da kalıcı barıştan yanadır, ancak adil olmayan barış genellikle kalıcı olmaz.” ifadelerini kullandı. “RUSYA DÜNYA BARIŞI İÇİN TEHDİT” Ayrıca ABD’nin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi'ni değerlendiren Valtonen, belgede Rusya’nın ABD için tehdit olarak tanımlanmamasını eleştirdi. Rusya’nın yalnızca Ukrayna için değil, küresel yıkıcı faaliyetleri nedeniyle "tüm dünya barışı" için bir tehdit oluşturduğunu belirten Valtonen, “Rusya Arktik’te aktif, dünyanın dört bir yanındaki ‘haydut devletlerle’ iş birliği yapmaktan çekinmiyor. Afrika’da darbelere öncülük ediyor, yasa dışı göçü ve insanî acıları körüklüyor.” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.