SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tıbbi Yardım

QHA - Kırım Haber Ajansı - Tıbbi Yardım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tıbbi Yardım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırımlı yurttaş gazeteci İrına Danılovıç Rus cezaevinde ölüm tehditleri alıyor Haber

Kırımlı yurttaş gazeteci İrına Danılovıç Rus cezaevinde ölüm tehditleri alıyor

İşgal altındaki Kırım’da, düzmece bir dava çerçevesinde 7 yıl hapis cezasına çarptırılan Kırımlı aktivist, yurttaş gazeteci ve siyasi tutsak İrına Danılovıç’ın alıkonulduğu cezaevinde Rusya Federal Ceza İnfaz Kurumu (FSİN) personelinin gözetiminde ve teşvikiyle diğer mahkumlar tarafından açıkça ölümle tehdit edildiği bildirildi. Özgürsüzlüğe Mektuplar (Pisma v nevolyu) insan hakları girişiminin "Arhipelag UFSİN" projesinin aktardığı ve Danılovıç’ın kız kardeşi Olha Novıtskaya tarafından doğrulanan bilgilere göre, cezaevi yönetimi strateji değiştirerek yurttaş gazeteciye yönelik baskı ve tacizleri diğer mahkumlar eliyle yürütüyor. "YÖNETİMİN CEZASIZLIK GÜVENCESİYLE ÖLÜMLE TEHDİT EDİYORLAR" Siyasi tutsağın kız kardeşi Olha Novıtskaya, Kırım.Realii haber ajansına yaptığı açıklamada, uyuşturucu suçlarından hükümlü iki kişinin cezaevi yönetiminin sessiz onayı ve cezasızlık güvencesiyle Danılovıç’a yönelik sistemli bir psikolojik ve fiziksel terör estirdiğini belirtti. Novıtska, hükümlülerin cezaevi görevlilerinin gözü önünde "Polisleri dize getirdik, seni öldürürsek de bize hiçbir şey olmaz" diyerek açıkça ölüm tehditleri savurduklarını ve cezaevinde yasak olmasına rağmen görevlilerin göz yumduğu radyolarla yüksek sesli müzik yayını yaparak Danılovıç'ı uykusuz ve huzursuz bıraktıklarını vurguladı. Söz konusu bilgileri teyit eden "Arhipelag UFSİN" projesi hak savunucuları ayrıca, cezaevinde Danılovıç'a karşı en acımasız tutumu sergileyen FSİN görevlisinin 1992 doğumlu Galina S. olduğunu deşifre etti. SİSTEMATİK İŞKENCE VE SAĞLIK HİZMETİNDEN MAHRUM BIRAKMA Kırım İnsan Hakları Grubu Başkanı Olha Skrıpnık, Eylül 2026’da yaptığı açıklamada Rus cezaevi yönetiminin Danılovıç’a yönelik fiziksel ve psikolojik işkencelerde diğer mahkumları aktif şekilde tetikçi olarak kullandığını duyurmuştu. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve İnsan Hakları Vakfı (HRF) yetkilileri, Danılovıç’ın hızla kötüleşen sağlık durumu nedeniyle BM’nin altı özel raportörüne acil müdahale çağrısında bulunmuş, ancak Rus makamlarından hiçbir yanıt alınamamıştı. Bunun üzerine "Kırım Süreci" insan hakları örgütü, BM İfade Özgürlüğü Özel Raportörü'ne, hapsedilen gazetecilere yönelik baskıları öncelikli stratejik gündeme alması için resmi öneri sunmuştu. DÖRT YILDIR TIBBİ YARDIM BEKLİYOR Kırımlı yurttaş gazeteci ve insan hakları savunucusu İrına Danılovıç, 29 Nisan 2022 tarihinde işgalci Rus güçleri tarafından hukuksuz bir şekilde alıkonuldu ve ardından sistematik işkencelere maruz bırakıldı. Avukatı Ayder Azamatov'un açıklamalarına göre, sekiz gün boyunca başına torba geçirilerek ormana götürülüp ölümle tehdit edilen Danılovıç, yalan makinesi eşliğinde sorgulandı ve boş kağıt imzalamaya zorlandı. Bu baskıların sonucunda, çantasına patlayıcı madde yerleştirildiği iddiasıyla kurgulanan bir dava neticesinde 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Tutukluluk süreci boyunca sağlık durumu hızla kötüleşen Danılovıç, geçirdiği mikro felç ve şiddetli işitme kaybına rağmen tıbbi yardıma erişemedi, bu durumu protesto etmek amacıyla başlattığı açlık grevi de sonuçsuz kaldı. RUS CEZAEVİNDE MAHKUMLARA İŞKENCE UYGULANIYOR Rusya'nın Zelenokumsk şehrindeki kadın cezaevinde haksız yere alıkonulan Danılovıç, Temmuz 2025’te Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Pina Picierno’ya yazdığı mektupta, alıkonulduğu Rus cezaevinde sistematik işkencelere maruz kaldığını duyurdu. Cezaevi yönetiminin mahkûmlar için dayanılmaz koşullar yaratmak amacıyla acımasız yöntemleri kullandığını aktaran Danılovıç, cezaevindeki mahkûm kadınlara uygulanan yöntemleri “iz bırakmayan işkence” şeklinde nitelendirdi. Gündüz ve gece boyunca hiç kapatılmayan yüksek güçlü projektör ışıkları nedeniyle mahkûmlar uykusuz kalıyor, gözlerinde sürekli ağrı oluşuyor. Sabah saat altıdan itibaren barakalarda saatlerce yüksek sesli hoparlör sistemleri çalıştırılıyor; bu durum özellikle Danılovıç’ın hassas kulakları için dayanılmaz fiziksel acıya neden oluyor.

Rus esaretinden kurtulan Ukraynalı askerlerin tanıklıkları Rusya'nın sistematik işkencelerini gözler önüne serdi Haber

Rus esaretinden kurtulan Ukraynalı askerlerin tanıklıkları Rusya'nın sistematik işkencelerini gözler önüne serdi

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik topyekûn işgal girişiminde esir düşen Ukraynalı askerlerin tutulduğu hapishaneler, uluslararası hukukun tamamen askıya alındığı birer işkence ve imha merkezine dönüştü. Rusya'nın Volgograd bölgesindeki 2 Nolu Kamışin Tutukevinde (SİZO-2) aylarca esir tutulan ve ardından esir takasıyla özgürlüğüne kavuşan Ukraynalı askerlerin tanıklıkları, Kremlin'in Ukraynalı savaş esirlerine uyguladığı vahşeti, sistematik işkenceleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. HAPİSHANE GİRİŞİNDE KÖPEKLER VE ELEKTROŞOK CİHAZIYLA KARŞILAMA Ukrayna Deniz Piyade Tugayınd subay olarak görev yapan Vladıslav Stryukov, Mariupol savunması sırasında esir düştükten sonra Rusya içlerindeki Kamışin Tutukevi'ne nakledildi. Stryukov ve beraberindeki onlarca Ukraynalı askerin nakil süreci, tüm insani koşulların dışındaydı. Yüzlerine yön bulmalarını engellemek amacıyla kağıtlar yapıştırılan, elleri koli bandıyla bağlanan esirler, saatlerce ayakta, balık istifi şeklinde kamyonlarda taşındı. Hapishaneye varış anını anlatan Stryukov, Rus gardiyanların ve askeri personelin esirlere yönelik muamelesini şu sözlerle aktardı: Araç durduğunda gardiyanların ‘Merdivenleri indirelim mi?’ sorusuna, diğerinin ‘Hayır, onlara merdiven gerekmez’ dediğini duydum. İnsanları kamyonlardan doğrudan beton zemine fırlattılar. Etrafta dehşet verici bir köpek havlamasını duyuyorduk. Kamyondan ilk fırlatılan askere elektroşok uyguladıklarını, onun dövüldüğünü ve çığlıklarını duydum. Daha sonra koşmamızı emrettiler; koşarken arkamızdan sürekli vurdular ve üzerimize eğitimli köpekleri saldılar. Bizi köpeklere ısırttılar." Esirlerin kayıt işlemleri sırasında da işkencenin dozu düşmedi. Çıplak şekilde fotoğrafları çekilen askerler, saç kazıma bahanesiyle saçları kafa derilerinden koparılarak işkenceye maruz kaldı. Temizlenmeleri için verilen iki dakikalık banyo süresinde dahi üzerlerine soğuk su dökülürken coplarla dövüldüler. Vladıslav Stryukov, en temel insani hak olan tıbbi yardım taleplerine verilen tepkiyi ise şu şekilde anlattı: Bir adam koşarak gelirdi ve yardım isteyenlere elektroşok cihazıyla saldırdı. HÜCRELERDE MUTLAK ESARET: HAREKET ETMEK BİLE YASAK Kamişin Tutukevi'ndeki günlük yaşam, psikolojik ve fiziksel imha üzerine kuruluydu. Eski esirlerin anlatımlarına göre, hücrelerin içinde en ufak bir hareket dahi kameralardan izlenerek hücre baskınları ve meydan dayaklarıyla sonuçlanıyordu. Eski esir, “Hücrede dolaşamazdınız. Bütün zamanımızı oturarak geçirirdik. Konuşmak da yasaktı. Başınızı öne eğmek zorundaydınız. Tuvalete gitmek için iki dakikanız vardı, yoksa koşarak gelir ve sizi dövmeye başlarlardı." şeklinde anlattı. İŞKENCE ODASI VE SAHTE İTİRAFLAR Esirlerin "İşkence Odası" olarak adlandırdığı hapishanenin üçüncü katındaki özel oda, sistematik sorguların ve vahşetin merkeziydi. Kafalarına torba geçirilerek bu odaya sokulan Ukraynalı subaylar, günlerce süren ağır işkencelere maruz bırakıldı. Kafasında torbayla günlerce dövüldüğünü belirten Stryukov, Rus sorgucuların taktiklerini şöyle deşifre etti: Sizi yere yatırıp acımasızca dövüyorlar. ‘Kaç kişi öldürdün?’ diye soruyorlar. Yapmadığımı söylediğimde iğneler, elektroşoklar ve coplar devreye giriyor. Orada fantezilerinin sınırı yoktu. Ağır işkenceler altında, hayatta kalabilmek için sivil halkı öldürdüğüme dair sahte belgeleri imzalamak zorunda kaldım. Yetmedi, kendi komutanımın aleyhine de ifade vermemi istediler. Komutanımı da o odaya getirip gözümün önünde işkence ettiler. Eski esir, bu işkence odasında ağır darbeler sonucu çok sayıda Ukraynalı askerin hayatını kaybettiğini, kendisinin ise bu sahte itiraflar neticesinde Rusya güdümündeki sözde mahkemelerce önce 20, ardından 24 yıl hapis cezasına çarptırıldığını belirtti. KÜLTÜREL KIRIM VE AÇLIKLA İMTİHAN Rus yönetimi, fiziki işkencenin yanı sıra Ukraynalı esirlerin millî kimliklerini yok etmek için yoğun bir psikolojik asimilasyon kampanyası yürüttü. Esirlerin Ukraynaca konuşması tamamen yasaklanırken, kendilerine sürekli olarak "Ukrayna diye bir devlet artık yok" propagandası yapıldı. Her gün zorla Rusya millî marşı okutulan ve Rus militarist sloganları attırılan esirlere, hoparlörlerden saatlerce Rus devlet propagandası yapan şarkıcıların şarkıları dinletildi. “Haftada en az bir kez Rus ordusuna katılma ve Ukrayna'ya karşı savaşma sözleşmeleri imzalatma teklifi ediliyordu. Karşılığında Rus vatandaşlığı ve işkencenin sona ermesi vaat ediliyordu.” diyen Vladislav Stryukov, Rus askerî yetkililerin esirlerin açlık ve acı zaafiyetinden faydalanmaya çalıştığını belirtti. Hapishanedeki beslenme koşulları ise esirleri yavaş ve sancılı bir ölüme terk etmek üzere tasarlandı. Yemekler tamamen tuzsuz, şekersiz ve çoğunlukla pişmemiş şekilde, çok küçük porsiyonlarla verildi. Bir somun ekmeğin bazen 18 parçaya bölünerek esirlere dağıtıldığı, çorba olarak verilen gıdanın ise sadece sıcak sudan ibaret olduğu bildirildi. YAKLAŞIK 7 BİN UKARAYNALI ASKER ESİR TUTULUYOR Ukrayna Parlamentosu Başkan Yardımcısı Olena Kondratyuk, mayıs ayında yaptığı açıklamada, Rus esaretindeki Ukraynalı askerlerin yüzde 95'inden fazlasının işkence gördüğünü ve kasıtlı tıbbi ihmalin Rusya tarafından bir savaş suçu ve soykırım politikası olarak sistematik şekilde uygulandığını açıkladı. Geniş çaplı işgalin başlangıcından bu yana 400'den fazlası sivil olmak üzere 9 bini aşkın Ukrayna vatandaşının Rus esaretinden kurtarıldığını belirten Kondratyuk, “Şu anda Rusya'nın elinde yaklaşık 7 bin Ukraynalı savaş esiri bulunuyor. Alıkonulan sivil Ukraynalıların sayısı ise 10 ile 20 bin arasında. Ukraynalı savaş esirlerinin yüzde 95'inden fazlası Rus esaretindeyken işkenceye ve kötü muameleye maruz kalıyor." dedi. İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI RUS VAHŞETİNİ DOĞRULUYOR İnsan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları, Rusya’nın esir kamplarında nazi kamplarını aratmayan bir strateji izlediğini doğruluyor. Aktivistler, hapishanede yetersiz beslenme, ağır darp ve tıbbi yardımın kasıtlı olarak esirgenmesi nedeniyle çok sayıda ölüm vakası kaydetti. Hak savunucuları, Rusya'nın hapishanelerde katlettiği Ukraynalı askerlerin cenazelerini, vücutlarındaki darp, kırık, sigara yanığı ve elektroşok gibi ağır işkence izlerinin çürümesi ve delillerin yok olması amacıyla ailelerine ancak yıllar sonra teslim ettiğini belirtiyor.

Rusya, Kırım Tatar siyasi tutsakların takasını engelliyor Haber

Rusya, Kırım Tatar siyasi tutsakların takasını engelliyor

Rusya, esir takası görüşmelerinde Kırım Tatarlarını ve gazetecileri özellikle görüşme dışı bırakıyor. Kırım’ın 2014’teki işgalinden bu yana gerçekleştirilen esir takaslarında sadece 12 Kırımlı siyasi tutsak serbest kalabildi. Bunların sekizi 2022’den önce, dördü ise geniş çaplı işgal saldırısı başladıktan sonra özgürlüğüne kavuştu. Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de dün "Kırım Parantez Dışında mı? Kırımlı Siyasi Tutsakları Özgürleştirmek İçin Bir Şans Var mı?" konulu basın toplantısı düzenlendi. Etkinlikte konuşan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Rusya’nın özellikle Kırım Tatarlarını takas görüşmelerinin dışında tutmaya çalıştığını belirterek şu ifadeleri kullandı: Mayıs ayında Ukrayna Cumhurbaşkanı ile görüştüğümüzde, Rusların takas görüşmeleri sırasında; gazeteciler, Kırım Tatarları ve Azov mensupları hakkında konuşmak istemediğini söyledi. Bu nedenle tüm müzakere taraflarına çağrımız nettir: Her takasta Kırım’dan insanlar ve Kırım Tatar halkının temsilcileri yer almalıdır. Bu yalnızca adalet değil, işgal altındaki soydaşlarımız için bir umut meselesidir. Ukrayna İnsan Hakları Yetkilisi Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar Temsilcisi Elvin Kadırov, ise devlet kurumlarının sınırlı bilgiye rağmen siyasi tutsakların serbest bırakılması için çalışmaya devam ettiğini anlattı. Kadırov, ofislerinin Kırım’daki insan hakları ihlallerini sürekli olarak kayda aldığını ve bu verilerin uluslararası girişimlere temel oluşturduğunu kaydederek, “Bugüne kadar devlet kurumlarının ve uluslararası ortakların ortak çabalarıyla 160 sivil esiri geri getirmeyi başardık. Ancak Rusya’da kaç sivilin alıkonulduğuna dair resmi veri yok. Tahminler 30 binden başlıyor ve bana göre sayı çok daha yüksek.” dedi. Kadırov, Türkiye Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık) ile de temas kurarak hasta ve ağır durumdaki esirlerin listelerini ilettiklerini, tıbbi yardım sağlanması veya serbest bırakılmaları için girişimde bulunulduğunu ifade etti. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Uzmanı ve insan hakları savunucusu Volodımır Lyaşenko ise serbest bırakılan birçok siyasi tutsak için ortaya çıkan yeni bir sorun hakkında bilgi verdi. Lyaşenko, Ukrayna belgelerinin olmaması nedeniyle ceza süresi biten kişilerin işgal altındaki Kırım’dan veya Rusya’dan çıkamadığını kaydetti. Bunun çok karmaşık bir sorun olduğuna dikkat çeken Lyaşenko, “Bu sorun, işgalin 12 yıldır sürüyor olmasının bir sonucu. Ukrayna’da kimlik doğrulama sistemi 2016’dan itibaren tek demografik kayıt sistemine bağlandı. Kırım’daki birçok kişi hakkında bu sistemde herhangi bir kayıt bulunmuyor.” dedi. Kırım Tatar Kaynak Merkezinin verilerine göre, 10 Aralık itibarıyla Rusya’daki cezaevlerinde ve kolonilerde 42’si kadın olmak üzere toplam 325 Kırımlı siyasi tutsak bulunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.