SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türk Vatandaşlığı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Türk Vatandaşlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Vatandaşlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar kamuoyundaki "göç" krizinde flaş gelişme: Grup hatayı kabul etti! Haber

Kırım Tatar kamuoyundaki "göç" krizinde flaş gelişme: Grup hatayı kabul etti!

Kırım Tatarlarının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı almasını hedefleyen oluşum, Kırım Tatar millî kurumlardan gelen sert eleştirilerin ardından geri adım attı. Kamuoyunda "Kremlin'in Kırım'ı Tatarsızlaştırma operasyonuna hizmet etmekle" suçlanan ve kendilerini “Vatancı” İnisiyatif Grubu olarak tanımlayan girişim bir bildiri yayımlayarak halktan özür diledi. Açıklamada, girişimin hiçbir zaman Kırım Tatarlarının Kırım’dan veya Ukrayna’dan kitlesel şekilde göç ettirilmesini hedeflemediği vurgulandı. Grup, kamuoyuna yansıyan bazı ifadeler ve tartışmaların, göçü teşvik eden ya da Kırım’a alternatif bir gelecek arayışını destekleyen bir girişim izlenimi oluşturmuş olabileceğini kabul ederek, bu algıyı ciddiyetle değerlendirdiklerini belirtti. "KIRIM, KIRIM TATAR HALKININ TARİHİ ANA VATANIYDI, HÂLÂ ÖYLEDİR VE ÖYLE KALACAKTIR" "Her şeyden önce, girişimimizin Kırım Tatarlarının Kırım veya Ukrayna'dan kitlesel olarak yeniden yerleştirilmesini organize etmeyi amaçlamadığını ve amaçlamadığını vurgulamak istiyoruz." ifadelerine yer verilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: Bazı açıklamaların, dilin ve kamuoyu tartışmalarının endişeye yol açmış ve göçü teşvik ettiğimiz veya Kırım Tatar halkının ana vatanı olarak Kırım'a alternatif aradığımız izlenimini yaratmış olabileceğini kabul ediyoruz. Eğer böyle bir izlenim oluştuysa, bunu çok ciddiye alıyor ve sorumluluk bilinciyle karşılıyoruz. Kırım, Kırım Tatar halkının tarihi ana vatanıydı, hâlâ öyledir ve öyle kalacaktır. Kırım Tatar halkının geleceğinin Kırım ile ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olduğuna ve dünyada hiçbir ülkenin Kırım'ın yerini alamayacağına dair inancı paylaştıklarını kaydeden grup, ilk amaçlarının Rus işgali, Ukrayna’ya karşı yürütülen savaş, siyasi baskılar ve diğer zorlayıcı koşullar nedeniyle farklı ülkelere dağılmış Kırım Tatarlarına destek yolları aramak olduğunu ifade etti. Açıklamada, hedefin insanlara yardım etmek olduğu, halkın göçünü teşvik edecek bir politika oluşturmak olmadığı kaydedildi. "Vatancı" İnisiyatif Grubu, Kırım Tatar Millî Meclisi ve Dünya Kırım Tatar Kongresi tarafından dile getirilen görüşlere saygı duyduklarını açıkça ifade etti. Girişim üyeleri, bazı durumlarda niyetlerini doğru şekilde anlatmak konusunda yeterli tecrübe ve siyasi olgunluk gösteremediklerini kabul ederek, yaşanan süreci önemli bir ders olarak değerlendirdiklerini ifade etti. “KİTLESEL GÖÇÜ SAVUNMUYORUZ” Grup açıklamasında şu hususların altını çizdi: "- Kırım Tatarlarının kitlesel olarak göç etmesini savunmuyoruz. - Göçü, Kırım Tatar halkının geleceğine yönelik bir strateji olarak görmüyoruz. - Alternatif bir siyasi merkez oluşturmuyoruz. - Tüm halk adına temsil iddiasında bulunmuyoruz. - Kırım Tatar halkının millî temsil kurumları olarak yalnızca Kırım Tatar Millî Kurultayı ve Kırım Tatar Millî Meclisini tanıyoruz. - Yapılan eleştirileri dikkate alıyor ve açık diyaloğa hazır olduğumuzu beyan ediyoruz." PROGRAMIN YENİ ODAĞI NE OLACAK? Grup, “Vatancı” programının yeniden şekillendirildiğini ve bundan sonraki süreçte odağın göç değil, zorunlu olarak farklı ülkelere dağılmış Kırım Tatarlarına destek verilmesi olacağını açıkladı. Yeni yaklaşım kapsamında Kırım ile bağların korunması, Kırım Tatar dilinin ve kültürünün yaşatılması, eğitim faaliyetlerinin desteklenmesi, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve karşılıklı yardımlaşma mekanizmalarının geliştirilmesi hedefleniyor. Açıklamanın sonunda, farklı görüşlere rağmen tüm tarafları birleştiren temel unsurun Kırım Tatar halkının geleceğine duyulan sorumluluk ve vatan Kırım’a bağlılık olduğu vurgulanarak, millî kurumlarla yapıcı diyalog ve ortak çözüm arayışlarına açık olunduğu ifade edildi.

Kırım Tatarları için Türk vatandaşlığı talep eden girişiminin organizatörü konuştu: “Yanlış anlaşıldık” Haber

Kırım Tatarları için Türk vatandaşlığı talep eden girişiminin organizatörü konuştu: “Yanlış anlaşıldık”

Mustafa KOÇYEGİT QHA Ankara Geçtiğimiz birkaç gün içerisinde sosyal medya aracılığıyla açılan “Kırım Tatarları: Göç ve Vatandaşlık Programı” isimli grup, büyük bir tartışma yarattı. Kırım Tatarları için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı talep eden grubun kısa sürede çok sayıda kişiye ulaşması ve beraberinde gelen tartışmalar üzerine Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov yaptığı açıklamada, söz konusu girişimi eleştirerek, bu yaklaşımın Moskova’nın Kırım’ı yerli halkı olan Kırım Tatarlarından tamamen arındırma hedefiyle birebir örtüştüğünü kaydetti. Kırım Tatarlarının göç ettirilmesi ve Türk vatandaşlığı almaları fikrini sert bir şekilde reddeden Çubarov, “Kısaca söylemek gerekirse, eğer II. Katerina ya da Stalin bugün hayatta olsalardı, bu fikri ortaya atanları ilk tebrik edenler arasında yer alırlardı.” ifadelerini kaydetti. Kırım Haber Ajansı (QHA), Kırım Tatarlarının Türk vatandaşlığı alabilmesi maksadıyla sosyal medyada oluşturulan grubun organizatörü İsmail Osmanov'a ulaşarak, yapının temel amaçlarını ve nihai hedeflerini sordu. İşgal altındaki yarımdada Rusya'nın tatbik ettiği "Kırım'ı Tatarsızlaştırma" politikasına hizmet edeceği yönünde eleştiriler alan oluşumun kurucusu, yanlış anlaşıldıklarını belirterek temel amaçlarını aktardı. OSMANOV: KIRIM TATARLARINI GÖÇE ÇAĞIRMIYORUZ İsmail Osmanov, kamuoyunda yaşanan tarışmalar ile birlikte kendilerinin, Kırım Tatarlarını Kırım'dan Türkiye'ye göç etmeye davet eden bir pozisyonda algılandığını ancak böyle bir maksat taşımadıklarını vurguladı. "Kırım Tatarlarını göçe çağırmıyoruz. Biz, hiçbir yerde bu ya da benzeri bir ifade kullanmadık" diyen İsmail Osmanov, sadece 2014'ten bu yana Kırım'dan çıkanlar için karşı karşıya kalınan ve çözülemeyen sorunlara bir şekilde çözüm bulmayı hedeflediklerini kaydetti. UZUN DÖNEM İKAMET ÖNEMLİ AMA SORUNLAR BİTMEDİ "Allah razı olsun, Türkiye Cumhuriyeti bizlere uzun dönem ikamet izni tanıdı ve bizi birçok sorundan kurtardı." şeklinde konuşan Osmanov, bu uygulama ile yıllık ya da iki yılda bir izin yenilenme ve sigorta mecburiyetinden muaf tutulduklarını belirtti. Bununla birlikte bazı temel sorunlarla baş başa kaldıklarını belirten Osmanov, özellikle çalışma hayatı ve sağlık hizmetlerine erişim konusunda güçlükler yaşadıklarını kaydetti. Diploma denkliği konusunun başlı başına bir sorun olduğunu ancak istihdam edilme süreçlerinin Türk vatandaşlarından farklı ve daha maliyetli bir prosedür gerektiğinden bazı işverenlerin yabancı statüsündeki kişileri işe almak istemediğini, diploma denkliği alan kişilerin dahi bu nedenle iş bulmakta zorlandığını dile getirdi. Sağlık alanında da sorunlar yaşandığını belirten Osmanov, iş bulunamaması sonucu sigortası olmayan ailelerin yüksek sağlık giderleriyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Bu ve benzeri sorunların çözümü için bir araya geldiklerini belirten Osmanov, sosyal medyada hayata geçen girişimin ortaya çıkmasının temel nedenlerinin bunlar olduğunu dile getirdi. BURSA MİLLETVEKİLİ İLE TEMAS KURULDU Osmanov, yaşanan sorunların çözümü için çeşitli temaslarda bulunduklarını belirterek, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK PArti) Bursa Milletvekili Osman Mesten ile de görüştüklerini açıkladı. Görüşmede vatandaşlık konusunun gündeme geldiğini aktaran Osmanov, milletvekilinin kendilerine Türkiye’nin bazı bölgelerinde nüfusun artırılmasına yönelik çeşitli programların zaman zaman değerlendirilebildiğini anlattığını söyledi. Osmanov, bu görüşmenin ardından kaç kişinin böyle bir talebe destek vereceğini görmek amacıyla söz konusu grubun kurulduğunu ifade etti. “10 BİN KİŞİ HEDEFİ YANLIŞ YORUMLANDI” Tepki çeken “10 bin kişi” hedefinin de yanlış anlaşıldığını savunan Osmanov, bunun Kırım’dan insan taşımaya yönelik bir plan olmadığını söyledi. Osmanov, grup içerisinde yaşanan tartışmalar sırasında daha fazla kişinin sürece katılmasını teşvik etmek amacıyla bu ifadeyi kullandığını belirterek, “Amaç sesimizi daha güçlü duyurabilmekti.” dedi. “AMACIMIZ TÜRKİYE’DE YAŞAYAN KIRIM TATARLARININ SORUNLARI” Osmanov, girişimin yalnızca Türkiye’de yaşayan veya Türkiye’ye yerleşmiş Kırım Tatarlarını ilgilendirdiğinin altını çizerek, son dönemde özellikle Rusya tarafından baskı gören siyasi mahkûmların ailelerinin Türkiye’ye geldiğini ve bu kişilerin barınma, iş ve sosyal destek konularında çeşitli sorunlarla karşılaştığını söyledi. Bu ailelere destek olmaya çalıştıklarını ifade eden Osmanov, vatandaşlık konusunun da bu sorunların çözümüne katkı sağlayabileceği düşüncesiyle gündeme geldiğini kaydetti. “DEVLET DESTEĞİ OLURSA SORUNLAR HAFİFLER” Türkiye’ye gelen Kırım Tatarlarının büyük bölümünün burada kalıcı bir yaşam kurmaya çalıştığını belirten Osmanov, amaçlarının yeni göçleri teşvik etmek değil, mevcut topluluğun yaşam koşullarını iyileştirmek olduğunu söyledi. Osmanov, “Biz Kırım’daki insanlara gelin çağrısı yapmıyoruz. Ancak buraya gelmiş, burada yaşam kurmaya çalışan insanların sorunlarının çözülmesini istiyoruz.” ifadelerini kullandı. QHA'nın sorusu üzerine mevcut sorunların Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği ile paylaşılıp paylaşılmadığı konusunda ise Osmanov, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl'in Bursa ziyaretinde kendilerine aktardıklarını ve sorunların gündeme taşınması nokrasında söz aldıklarını belirtti. KREMLİN, TÜRK YURDU KIRIM'I TÜRKSÜZLEŞTİRMEYİ HEDEFLİYOR Rusya, 2014 yılında Kırım'ı işgal etmesi sonrasında ilk olarak, yarımadasının aslî sahibi olan Kırım Tatarlarını hedef aldı. Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve KTMM Başkanı Refat Çubarov başta olmak üzere millî davanın önde gelen isimlerinin Kırım'a girişini yasakladıktan sonra KTMM dahil olmak üzere tüm millî kurum ve kuruluşları yasakladı. Hukuksuz uygulamaların birbirini takip ettiği Kırım'da çok sayıda Kırım Tatarı siyasi ve dini baskılar sonucu düzmece davalar ile alıkonuldu. 20 yıla varan hapis cezaları ile yasa dışı şekilde mahkûm edilen en az 151 Kırım Tatarı hâlen özgürlüğünden mahrum şekilde Rus cezaevlerinde bulunuyor. 2022 yılında Ukrayna'ya yönelik olarak başlatılan ve halen devam eden topyekûn işgal girişimi sürecinde ise söz konusu baskılar artarak devam etti. Başlangıçta yalnızca Kırım Tatar erkekler hedefteyken, son dönemde kadınlar da uydurma sebeplerle yasa dışı şekilde alıkonulmaya başladı. Öte yandan savaş süresince Kırım Tatar gençler, seberberlik adı altında Rus ordusuna zorla alınarak kendi devletleri olan Ukrayna'ya karşı savaşmaya zorlandı. Tüm bu koşullar altında, adeta yarı açık bir cezaevine dönüştürülen Kırım Yarımadası'ndan çeşitli tahminlere göre yaklaşık 50 bin Kırım Tatarı, zorunlu olarak başta Türkiye olmak üzere Avrupa ve Amerika'daki çok sayıda ülkeye çıkmak zorunda kaldı. Vatandan ayrılmanın acısını adeta ikinci bir sürgün olarak yaşayan Kırım Tatarları, ayrıca gittikleri ülkelerde bir çok sorunla karşı karşıya kalıyor.

DQTK Genel Sekreteri Bayar: Vatandaşlık, Kırım’daki Türk-Tatar izini siler! Haber

DQTK Genel Sekreteri Bayar: Vatandaşlık, Kırım’daki Türk-Tatar izini siler!

Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar, Kırım Tatarları için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı talep eden ve sosyal medya üzerinden örgütlenen oluşuma ilişkin bir açıklama yaptı. Kişisel sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bayar, Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesi sonrasında Türkiye’ye sığınan ya da ileride sığınması muhtemel Kırım Tatarları için Türk vatandaşlığının gerekli olup olmadığını değerlendirdi. “KIRIM TATARLARI, GENİŞ HAKLARA SAHİP” Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırıları sonrasında Türkiye’ye sığınan Kırım Tatarları için Kırım Derneği olarak çalışma başlattıklarını anımsatan Bayar, “Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı nezdinde bir dizi çalışma yaptık. Yapılan çalışmalar neticesinde Ukrayna ve Kırım'dan Türkiye'ye sığınan ya da sığınacak Kırım Tatarları için özel bir mevzuat oluşturulması sağlandı. Bu kapsamdaki Kırım Tatarlarına Türkiye Cumhuriyeti tarafından ‘uzun süreli ikamet hakkı’ tanındı. Ki bu hak daha önce sadece Ahıska Türklerine tanınan bir haktı.” ifadelerini kaydetti. Bayar, söz konusu hak sayesinde Kırım Tatarlarının; çalışma iznine gerek olmaksızın iş kurabildiği ve sigortalı bir şekilde çalışabildiği, çalışmayanların genel sağlık sigortası kapsamında Türk sağlık sistemine dahil edildiği ve mevzuatın gereklerini karşıladıkları müddetçe Türkiye’de ikamet edebildiklerini belirtti. Bayar, Kırım Tatarları arasındaki Türkiye’ye göç etme ve Türk vatandaşı olma meselesi hakkında tartışmanın yeni olmadığını 18. ve 19. yüzyılların başlarında da bu tartışmaların yaşandığına işaret etti. “TÜRK VATANDAŞLIĞI BÜYÜK GÖÇE YOL AÇAR” Uzun süreli ikamet hakkını alan Kırım Tatarlarının, seçme ve seçilme hakkı dışındaki tüm haklara sahip olduğunu kaydeden Bayar, şu ifadeleri kaydetti: Bir gerçek var ki Kırım'da yaşayan Kırım Tatarları için Türk vatandaşlığı hakkı tanınırsa 5 ile 10 yıl içinde 19. asırda yaşadığımız büyük göç tarihte son defa olarak tekrar edecektir. Ve Kırım'da Türk-Tatar izi Rusların arzusuna hizmet edecek şekilde silinecektir.

Çubarov'dan kritik "göç" uyarısı: "Yaşasaydı bu fikri ilk tebrik eden Stalin olurdu!" Haber

Çubarov'dan kritik "göç" uyarısı: "Yaşasaydı bu fikri ilk tebrik eden Stalin olurdu!"

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Kırım Tatarlarını Türkiye’ye göç etmeye ve Türk vatandaşlığı almaya sevk ve teşvik eden bir oluşuma karşı uyarı mesajı yayımladı. Sosyal medya hesabından konuya dair bir paylaşım yapan Çubarov, bir sosyal medya platformunda Kırım Tatarlarının göç etmesini teşvik eden bir girişim grubunun kurulduğunu ve 10 bin üye hedeflediklerini öğrendiklerini ifade etti. “KİMSE BENİMLE GÖRÜŞMEDİ” Çubarov, kısa sürede bin üyeye ulaşan grupta bir üyenin “Bu girişim Meclis (KTMM) ile koordine edildi mi?” sorusuna grup yetkilisinin, “Bu, Meclisin girişimi değil; ancak Refat Aga ile kısa bir görüşme yapıldı, kendisi herhangi bir itirazda bulunmadı.” yanıtını verdiğini ancak bu iddianın kesinlikle doğru olmadığının altını çizdi. Çubarov, “Benimle böyle bir proje ne görüşülmüş ne de koordine edilmiştir. Böyle bir girişimle karşılaşmış olsaydım, verilecek tek tepki çok net ve sert olurdu.” dedi. Kırım Tatarlarının göç ettirilmesi ve Türk vatandaşlığı almaları fikrini değerlendiren Çubarov, “Kısaca söylemek gerekirse, eğer II. Katerina ya da Stalin bugün hayatta olsalardı, bu fikri ortaya atanları ilk tebrik edenler arasında yer alırlardı.” ifadelerini kaydetti. “GÖÇÜ TEŞVİK ETMEK BÜYÜK BİR YANILGI” Oluşumu “tehlikeli bir girişim” olarak niteleyen Çubarov, şöyle devam etti: Bu yaklaşım, Moskova’nın Kırım’ı yerli halkı olan Kırım Tatarlarından tamamen arındırma hedefiyle birebir örtüşmektedir. Bu nedenle, bu kişilerin cehalet mi yoksa bilinçli bir yönlendirme mi içinde olduklarına dair değerlendirmeyi kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bana göre ise bu, en hafif ifadeyle büyük bir yanılgıdır. “NİHAİ HEDEF: VATAN KIRIM” Kırım Tatarlarının Rus işgali nedeniyle vatanlarından koparıldığını ve nihai hedeflerinin vatan Kırım’a geri dönmek olduğunu bir kez daha anımsatan Çubarov, “Bugün Kırım Tatarları, Rus işgali nedeniyle vatanlarından koparılmış durumdadır. Böyle bir tabloda ihtiyaç duyulan şey, göçü teşvik eden projeler değil; aksine, zorunlu olarak yurt dışında bulunan soydaşlarımızın millî kimliklerini korumalarını, kendilerini geliştirmelerini ve aynı zamanda Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü yeniden tesis etme mücadelesine katkı sunmalarını destekleyecek programlardır.” dedi. “YARIMADADAKİ KIRIM TATAR VARLIĞININ YOK OLMASINA YOL AÇABİLİR” Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar da konuya ilişkin Kırım Haber Ajansına (QHA) demeç verdi. Kırım’ın işgali sonrası Türkiye’ye gelen Kırım Tatarlarına Türk vatandaşlığının verilmesinin büyük bir hata olacağını söyleyen Bayar, “Kırım Tatarlarına Türk vatandaşlığının verilmesinin Türkiye’ye yönelik kitlesel bir göçün önünü açabileceği bunun da yarımadadaki Kırım Tatar varlığının yok olmasına yol açabileceği” uyarısını yaptı. “RUSYA’NIN POLİTKASINA HİZMET EDER” Kırım Tatarlarının Türkiye’ye göç etmesine yönelik tartışmaların 18’inci yüzyılda başladığını kaydeden Bayar, “Kırım Tatarlarının Türk vatandaşlığı alması Rusya’nın işine gelir. Çünkü Rusların Kırım’ı Tatarsızlaştırma, Türksüzleştirme ve İslamsızlaştırma politikasına hizmet eden bir araç hâline gelecektir.” diye konuştu. “VATANDAŞLIK ALMAYA İHTİYAÇ YOK” Bayar, konunun 2022 ve 2023 yıllarında da gündeme geldiğini belirterek şunları söyledi: Türkiye İçişleri Bakanlığı ve Göç İdaresi Başkanlığı ile yaptığımız çalışmalarda bu konu gündeme geldiğinde biz buna karşı çıktık. Bakanlık yetkilileri de bize haklı olduğumuzu söylediler. Türkiye zaten Kırım Tatarlarına uzun süreli çalışma ve ikamet konularında çok ciddi bir kolaylık sağlıyor. Bunlar göz önüne alındığında zaten vatandaşlık almalarına ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum.

Türk vatandaşı olan Uygur Türkü Türkiye'den sınır dışı edildi Haber

Türk vatandaşı olan Uygur Türkü Türkiye'den sınır dışı edildi

Türkiye'de vatandaşlık kanuna uygun ve gerekli işlemlerden geçerek Türk vatandaşlığına geçen Uygur Türkü Abdusemi Ömeroğlu'nun İstanbul Havalimanı'nda hiçbir gerekçe belirtilmeden sınır dışı edildiği bildirildi. TÜRK VATANDAŞI TÜRKİYE'DEN SINIR DIŞI EDİLDİ Uygur Türkünün yakınları, Ömeroğlu'nun Özbekistan'da ticaret için bulunduğunu ve daha sonra Türkiye'ye geri dönmek üzere 17 Nisan 2024 tarihinde İstanbul Havalimanı'na geldiği esnada sınır dışı edildiğini aktarırken, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının bulunduğunu kaydetti. Ömeroğlu’nun arkadaşları, yetkililerin Uygur Türküne Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının iptal edildiği söylendiğini ve bu sebeple geri gönderildiğini iddia etti. Yaşanan olay üzerine devreye giren Uluslararası Mülteci Hakları Derneğinin avukatları, konu ile ilgili herhangi bir resmî yetkiliyle görüşemediklerini belirtti. Doğu Türkistan diasporasının gündeme getirdiği olaya ilişkin olarak şuana kadar resmî bir açıklamada bulunulmadı. DOĞU TÜRKİSTAN'DAKİ GERÇEKLER Çin Halk Cumhuriyeti hükumetinin sistematik baskıları ve asimilasyon politikaları ile Doğu Türkistan’da bir halk topyekûn soykırıma uğradı ve bugün halen uğramaya devam ediyor. Milli, dini, siyasi ve kültürel olarak Doğu Türkistan’da Çinli olmayan tüm Türk kökenli milletler, bu baskının kurbanı oluyor. Doğu Türkistan’da soykırıma varan ağır insan hakları ihlalleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor. DOĞU TÜRKİSTAN'DA SOYKIRIM YAŞANIYOR! Çin hükûmeti, Doğu Türkistan'da milyonlarca Uygur Türkünü sözde yeniden eğitim politikasıyla toplama kamplarına kapatıyor. BM'nin resmi raporlarında yer alan 500 binden fazla Uygur Türkü çocukların ailelerinin izni olmadan çocuk kamplarına kapatılıyor. Milyonlarca Uygur Türkü genç, Çin'in iç bölgelerindeki fabrikalarda zorla çalıştırılıyor. Uygur Türklerine, sosyolojik, ekenomik, kültürel ve biyolojik soykırım uyguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.