SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ukrayna Dışişleri Bakanlığı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ukrayna Dışişleri Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığından 18 Mayıs mesajı: Kırım serbest olacak! Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanlığından 18 Mayıs mesajı: Kırım serbest olacak!

Ukrayna Dışişleri Bakanlığının resmî internet sayfası üzerinden 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümü vesilesiyle bir açıklama yayımlandı. SÜRGÜNLE BİRLİKTE KIRIM TATAR HALKININ TARİHSEL HAFIZASI HEDEF ALINDI Açıklamada, sürgünün Sovyet lideri Josef Stalin rejimi tarafından işlenen en ağır suçlardan biri olduğu ve Sovyet rejiminin 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar halkını ana vatanından kopararak dilini, kültürünü, geleneklerini ve tarihsel hafızasını hedef aldığı belirtildi. Bununla birlikte sürgünün bir soykırım olduğu belirtilirken Ukrayna’nın bütün sürgün kurbanlarının aziz hatırasını andığı da kaydedildi. “KIRIM SERBEST OLACAK” Bununla birlikte açıklamada, Ukrayna’nın yıllar boyu baskılara maruz kalan Kırım Tatar halkına, millî kimliğini, kültürünü, dilini ve özgürlük ile adalete olan sarsılmaz inancını koruyabilmesi dolayısıyla derin bir saygı duyduğu ifade edildi. Kırım’ın Ukrayna toprağı olduğu Kırım Tatarca ve Ukraince dillerinde dile getirilirken Kırım Tatarca olarak “Kırım serbest olacak!” ifadesine de yer verildi. SÜRGÜNÜN SOYKIRIM OLARAK TANINMASI ÇAĞRISINDA BULUNULDU Ukrayna’nın yanı sıra Kanada, Litvanya, Letonya, Estonya, Polonya, Çekya ve Hollanda’nın da sürgünü soykırım olarak tanıması sayesinde adaletin yerini bulduğu ve sürgün şehitlerinin aziz hatırasının onurlandırıldığı ifade edildi. Bununla birlikte başka ülkelerin de sürgünü soykırım olarak tanıması çağrısında bulunuldu. Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesi sonrasında işgalci Rusya’nın ana vatanlarında kalan Kırım Tatarlarına yönelik gerçekleştirdiği zulümlere devam ettiği dile getirilirken Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) faaliyetleri, sözde davalar, Rusya Federasyonu pasaportunun Kırımlılara dayatılması, dinî gruplara baskı uygulanması ve insanlık dışı yaşam koşullarının meydana getirilmesi, Rusya’nın Ukrayna’nın yerli halklarını zorla yerinden etmesinin modern yöntemleri olarak değerlendirildi. Bununla beraber açıklamada “Söz konusu faaliyetler, uluslararası insancıl hukukun, uluslararası insan hakları hukukunun ve işgalci bir devletin (Rusya) uluslararası meşru yükümlülüklerinin önemli ölçüde gözden çıkarılması anlamına gelmektedir.” ifadeleri yer aldı. AÇIKLAMADA KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLAR DA GÜNDEME TAŞINDI Öte yandan uluslararası topluma siyaset ve diplomasi alanlarında Rusya’ya karşı uygulanan yaptırım ve baskıların artırılmasının; işgal altındaki Kırım’da yaşanan insan hakları ihlallerinin son bulması, kanuna aykırı bir şekilde tutuklanan Kırım Tatarlarının azat edilmesi ve Ukrayna’nın uluslararası hukuk temelindeki toprak bütünlüğünün tekrar sağlanması açısından gerekli olduğu vurgulandı. “KIRIM’IN İŞGALDEN KURTARILMASI ORTAK GAYEMİZDİR” Ayrıca Rusya’nın Kırım Tatarlarına karşı uyguladığı her türlü baskı politikasının son bulması, KTMM’ye uygulanan kanun dışı yasağın kaldırılması, haksız yere tutuklanan Kırım Tatarsiyasi tutsakların serbest bırakılması ve uluslararası yükümlülüklerini yerine getirilmesinin talep edildiği açıklamada son olarak şu ifadelere yer verildi: 1944’te yaşanan trajedi, ortak tarihimizin ayrılmaz bir parçası olup totaliter rejimlerin cezasız bırakılmasın tehlikesine dair bütün dünyanın dikkate alması gereken bir ikazdır. Adaletin tesis edilmesi, insan haklarının güvenceye alınması, Kırım’ın işgalden kurtarılması ve Kırım Tatar halkının ana vatanlarında özgür yaşamlarına geri dönmesi, ortak gayemizdir 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’ageri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde KırımTatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı. 82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı: Rusya, 30 Ukraynalı gazeteciyi esir tutuyor Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı: Rusya, 30 Ukraynalı gazeteciyi esir tutuyor

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Rusya’nın işgal altındaki topraklarında ve savaş sahasında gazetecilere yönelik uyguladığı "bilinçli terör" politikasını deşifre etti. Bakanlık verilerine göre, Rusya'nın geniş çaplı işgali başlattığı 24 Şubat 2022’ten bu yana hem Ukraynalı hem de yabancı olmak üzere toplam 149 medya mensubu Rus saldırılarında hayatını kaybetti. Bu kişilerden en az 21'inin doğrudan görevlerini yerine getirirken hedef alındığı belirtildi. İŞGAL ALTINDAKİ TOPRAKLARDA “TOTAL SANSÜR” REJİMİ Dışişleri Bakanlığı, Rusya'nın işgal ettiği Ukrayna topraklarında ifade özgürlüğünü fiziksel olarak yok ettiğini ve bir "total sansür" rejimi kurduğunu ifade etti. Açıklamada, bu bölgelerdeki durum şu sözlerle ifade edildi: İşgal altındaki topraklarımızda ifade özgürlüğü fiziksel olarak yok edilmiştir. Topraklarımızın işgalden kurtarılması, gazetecilerin özgürlüğüne ve insanların dürüst bilgi alma hakkına dönmesinin tek yoludur. Uluslararası izleme gruplarını ve uluslararası kuruluşların uzman birimlerini, geçici işgal altından bulunan Ukrayna topraklarında ifade ve basın özgürlüğünün ağır ihlallerini dikkatle izlemeye, belgelemeye ve ilkeli kamuoyu tutumları sergilemeye çağırıyoruz. 30 UKRAYNALI GAZETECİ RUS ESARETİNDE Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliğinin verilerine atıfta bulunan bakanlık, halen 30'a yakın Ukraynalı gazetecinin Rusya tarafından yasa dışı şekilde alıkonulduğunu hatırlattı. Bakanlık, dünya kamuoyuna şu çağrıyı yaptı: Tüm Ukraynalı gazetecilerin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Ukrayna, tüm vatandaşları, asker veya sivil, evlerine dönene kadar mücadeleye devam edecektir. Gazetecilerin hakları ve ifade özgürlüğü mücadelesi, tüm uluslararası toplumun ortak davasıdır. Bu sadece tek bir ülkenin görevi değil, tiranlığa karşı küresel dokunulmazlığın korunmasıdır. Dünyayı, savaş bölgelerindeki medya çalışanlarının güvenliğini sağlamak, ifade özgürlüğüne karşı işlenen suçlara kararlı bir şekilde karşılık vermek ve diktatörlüğe karşı bir güvence olarak bağımsız medyayı desteklemek için güçlerini birleştirmeye çağırıyoruz. Gazeteciler işlerini yapabilmelidir. İfade özgürlüğü tehdit edildiğinde, tüm özgür dünyanın geleceği tehlikeye girer. 17 KIRIMLI YURTTAŞ GAZETECİ RUSYA TARAFINDAN ALIKONULUYOR Alıkonulan 30 gazeteciden 17’si, Rus işgali altındaki Kırım’da faaliyet gösteren yurttaş gazetecilerden oluşuyor. Büyük çoğunluğu Kırım Tatarı olan bu gazeteciler, Rusya’nın düzmece davaları kapsamında tutuklu bulunuyor. İnsanlık dışı koşullarda tutulan bu kişilerin; tecrit, psikolojik baskı, tıbbi bakım eksikliği ve adil savunma hakkından mahrumiyet gibi ağır hak ihlalleriyle karşı karşıya olduğu bildirildi.

Ukrayna Dışişlerinden Butyagin tepkisi: "Rusya bu kararı işgalin savunması için kullanacak" Haber

Ukrayna Dışişlerinden Butyagin tepkisi: "Rusya bu kararı işgalin savunması için kullanacak"

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Polonya ile Belarus arasında 28 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen mahkûm takası kapsamında, Kırım’daki Ukrayna kültürel mirasını talan etmekle suçlanan Rus arkeolog Aleksandr Butyagin’in serbest kalmasına ilişkin resmî tutumunu duyurdu. Bakanlık Sözcüsü Heorhiy Tıkhıy tarafından yapılan açıklamada, Polonya yargısının daha önce verdiği iade kararının uygulanmamasının doğuracağı risklere dikkat çekildi. “SİYASİ VE HUKUKİ BİR EMSAL TEŞKİL EDEBİLİR” Sözcü Heorhiy Tıkhıy, Butyagin'in Ukrayna topraklarında suç işlediğine dair güçlü kanıtlar bulunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: Ukrayna; Polonya mahkemesinin daha önceki adil kararına rağmen, Ukrayna topraklarında suç işlediğinden, özellikle de Kırım’dan kültürel varlıkları kaçırdığından şüphelenilen bir Rusya vatandaşının Ukrayna’ya iade edilmediğini üzüntüyle öğrenmiştir. Rus tarafının bu siyasi ve hukuki vakayı, Kırım’ın işgalini haklı çıkarmak ve geçici olarak işgal altındaki Ukrayna topraklarının Rus vatandaşları tarafından sömürülmesini meşrulaştırmak için küstahça kullanacağı aşikârdır. “YARGILAMA SÜRECİ DEVAM EDECEK” Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Butyagin dosyasının kapanmadığını ve şüphelinin adalete teslim edilmesi için ortak ülkelerin yargı yetkileri de dahil olmak üzere tüm hukuki mekanizmaların kullanılacağını vurguladı. Tıkhıy, "Ukrayna, işgal ve savaş için çalışan tüm Rus aktörlerin gerçek bir hukuki sorumluluğa tâbi tutulması konusunda ısrarcıdır." dedi. BUTYAGİN BELARUS'A TESLİM EDİLDİ Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, Belarus ile gerçekleştirilen mahkûm takası kapsamında, işgal altındaki Kırım'da yasa dışı kazı yaptığı gerekçesiyle Ukrayna tarafından iadesi istenen Rus arkeolog Aleksandr Butyagin'in serbest bırakıldığını duyurdu. Belarus-Polonya sınırında 28 Nisan'da gerçekleşen takasta Butyagin ve bir Rus askerin eşinin yanı sıra toplam 5 kişi serbest bırakılırken; karşılığında Moldova istihbaratına bağlı iki subay ve diğer rehinelerin alındığı bildirildi. POLONYA MAHKEMESİ İADEYİ ONAYLAMIŞTI Varşova Bölge Mahkemesi, 18 Mart'ta yapılan duruşmada, Rus işgali altındaki Kırım’da yasa dışı kazı çalışmaları yürüterek Ukrayna'nın kültürel mirasına verdiği zarar nedeniyle Ukrayna tarafından aranan Rus arkeolog Aleksandr Butyagin’in Ukrayna’ya iade edilme talebini kabul etmişti. ARALIK 2025’TE GÖZALTINA ALINDI Rus bilim insanı Butyagin, Hollanda’dan Balkanlara seyahat ederken 11 Aralık 2025’te Varşova’dan transit geçtiği sırada Polonya İç Güvenlik Ajansı tarafından durdurularak gözaltına alındı. Ardından Polonya mahkemesi, savcılıkta ifade vermeyi reddeden bilim insanı hakkında 40 günlük tutukluluk kararı verdi. Tutukluluk süresi Ocak ile Mart aylarında uzatılan Butyagin'in iade süreci, Polonya yargısında dikkat çeken bir hukuk mücadelesine dönüştü. Savunma tarafı, daha önce Kuzey Akım boru hattı sabotajı şüphelisinin Almanya'ya iadesini reddederek Ukrayna lehine tavır aldığı gerekçesiyle hakimin reddini talep etmiş, ancak bu talep mahkemece reddedilmişti. 2024’DE SUÇLAMA YÖNELTİLDİ Ukrayna Başsavcılığı, Butyagin’e Kasım 2024’te resmen suçlama yöneltmişti. Yetkililere göre Butyagin, Hermitaj Müzesi tarafından organize edilen sözde Mirmekiy Arkeolojik Keşif Gezi'nin başkanlığı görevini üstlenerek Ukrayna’dan hiçbir izin almadan Kırım’ın Kerç kentindeki Antik Mirmekiy Kenti’nde yasa dışı kazı çalışmaları yürüttü. Ukrayna mevzuatına göre izinsiz kültürel miras tahribi 2 ile 5 yıl hapis cezası gerektiriyor. Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), yapılan uzman incelemelerde Rus ekiplerin ilgili arkeolojik alana 200 milyon Ukrayna grivnasını aşan zarar verdiğini belirlediklerini duyurdu.

Ukrayna Gagauz Dernekleri Başkanı Dimçioğlu: Türkiye tüm dünyaya bir saha açtı Haber

Ukrayna Gagauz Dernekleri Başkanı Dimçioğlu: Türkiye tüm dünyaya bir saha açtı

Ukrayna Gagauz Dernekleri Başkanı Yuriy Dimçioğlu; Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde ve "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" ana temasıyla küresel sistemdeki derinleşen krizlere çözüm aramak amacıyla düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nu (ADF2026) Kırım Haber Ajansı (QHA) mikrofonlarına değerlendirdi. DİMÇOĞLU, FORUMDA KONUŞULAN KONULARIN UKRAYNA İÇİN ÖNEMİNİ DİLE GETİRDİ Ukrayna heyetiyle birlikte foruma katılan Dimçoğlu, ADF2026 kapsamında tertip edilen programları değerlendirdi. Forum kapsamında ele alınan konuların Gagauzlar ve Ukrayna açısından öneminin altını çizen Dimçoğlu, “Ukrayna Gagauz Dernekleri Başkanı olarak Ukrayna Dışişleri Bakanlığı heyeti ile beraber buraya ilk defa geldim ve gerçekten ne kadar güçlü, ne kadar önemli ve ne kadar verimli bir platform olduğunu gördüm. Bu platformu kuran Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, tüm dünyaya çok güzel bir saha açtı. Burada konuşulan, çalışılan, görüşülen konular bizim ülkemiz olan Ukrayna için çok önemlidir.” ifadelerini kullandı. “BUGÜN TEK BAYRAK, UKRAYNA BAYRAĞI; BİZ DE BU BAYRAĞIN ALTINDAYIZ” Ukrayna’nın yaşadığı sorunların forum kapsamında yoğun bir şekilde tartışıldığını kaydeden Dimçoğlu, Ukrayna’nın ayrıca Gagauzlar için önemini vurguladı. “Biz Ukrayna’nın bir parçasıyız, biz Ukrayna’nın önemli bir halkıyız. Ukrayna’daki Gagauzlar ve Ukrayna’daki tüm halklar bugün devleti desteklemekte ve devlete tüm borçlarını ödemektedir çünkü gerçek bağımsızlığı şu anda hissediyoruz.” şeklinde konuşan Dimçoğlu, Gagauzların ülkülerinin peşinden gittiğini dile getirerek “Hangi halktan olunduğu fark etmez: Bugün tek bayrak, Ukrayna bayrağı; biz de bu bayrağın altındayız.” vurgusu yaptı. DİMÇOĞLU, ODESA BÖLGESİNİN RUS SALDIRILARININ HEDEFİNDE OLDUĞUNU BELİRTTİ Öte yandan Gagauzların yoğun olarak yaşadığı Ukrayna’nın Odesa bölgesinin stratejik önemine dikkat çeken Dimçoğlu, bölgenin özellikle son aylarda devamlı Rus saldırılarının hedefinde olduğunu belirtti. Rusya’nın saldırılarıyla bölgenin altyapısını hedef aldığını dile getiren Dimçoğlu, “Maalesef sivil halk da bu saldırılarda zarar görüyor. Mesela benim geldiğim gece Odesa bombalandıktan sonra 8 kişi vefat etti, 20’den fazla kişi yaralandı.” dedi. Ayrıca Ukrayna halkının savaş koşullarında yaşamaya alışmak zorunda kaldığını ifade eden Dimçoğlu, son olarak Ukrayna’nın içinde bulunduğu zor zamanların en kısa sürede sona ermesi temennisinde bulundu.

Macaristan'da Orban dönemi bitti, Ukrayna'dan ilk hamle geldi: Yasaklar tek tek kalkıyor! Haber

Macaristan'da Orban dönemi bitti, Ukrayna'dan ilk hamle geldi: Yasaklar tek tek kalkıyor!

Macaristan genel seçimlerinde muhalefet lideri Peter Magyar’ın açık ara öne geçmesi ve Başbakan Viktor Orbán’ın yenilgiyi kabul ederek Magyar’ı tebrik etmesi üzerine değişimin ayak sesleri, bütün Avrupa’da yankı uyandırdı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ise resmî sosyal medya hesabı üzerinden 13 Nisan 2026 tarihinde Macaristan'daki seçim sonuçlarına ilişkin yayımladığı açıklamada, Ukrayna vatandaşlarına Macaristan’a seyahat etmemeleri yönünde yapılan uyarıların kaldırılmakta olduğunu duyurdu. “MACAR HALKI BARIŞ İÇİNDE YAŞAMA ARZUSUNU GÖZLER ÖNÜNE SERMİŞTİR” “Ukrayna’ya dair algı operasyonlarının yürütüldüğü seçim kampanyasını geride bırakmış bulunmaktayız. Dolayısıyla Macaristan'a gerçekleştirilecek seyahatlere yönelik uyarıların getirilmesinin kaynağı olan şiddet ve yüksek provokasyon riski etkisini yitirmiştir.” ifadelerinin yer aldığı açıklamada Bakan Sıbiha, Macaristan’da elde edilen seçim sonuçlarının Ukrayna-Macaristan ilişkilerinin yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda siyasi arenada da normalleşmesine katkı sağlamasının beklendiğini belirtti. Bununla birlikte Ukrayna’nın bu hedef doğrultusunda gerekeni yapmaya hazır olduğunu vurgulayan Bakan Sıbiha, “Macar halkının yaptığı seçim, komşularımızın barış, güvenlik ve refah içinde yaşama; birlik ve beraberlik içinde olan Avrupa’nın bir parçası olan, tam bağımsız bir Macaristan’da yaşamaya ve hukuksuzluk ile korkunun hâkim olduğu Moskova’nın etki alanından çıkma arzusunu gözler önüne sermiştir.” ifadelerine yer verdi. PETER MAGYAR’IN ZAFERİ, UKRAYNA-MACARİSTAN İLİŞKİLERİNE DAİR UMUT VERDİ Öte yandan, Ukrayna’ya karşı yürütülen propaganda ve şantaj faaliyetlerinin Macar halkının yaptığı seçimle yenilgiye uğratıldığının belirten Bakan Sıbiha, Macar halkının sandıkta kararlılığını ortaya koyduğunun altını çizdi. Ayrıca Macaristan muhalefet lideri Peter Magyar’ın seçimde elde ettiği zaferin Avrupa’daki diğer siyasi partilere ve hareketlere örnek teşkil edeceğini dile getiren Bakan Sıbiha, son olarak şu ifadelere yer verdi: “Bununla birlikte Ukraynalılar da gerçekçi beklentiler içerisinde bulunmalıdır. (Ukrayna ve Macaristan arasında) Ortak bir zeminin oluşturulması, karşılıklı saygının onarılması ve ortak menfaatlerin uygulanması için bundan sonraki çalışmaların özenli, fayda odaklı ve soğukkanlı bir tutumla ilerletilmesi gerekmektedir. Halklarımız, bu yolda yürümeyi hak etmektedir. İki ülkenin ve Avrupa’nın menfaatleri doğrultusunda komşuluk ilişkilerini iyileştirmek adına çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

Ukrayna'dan Venedik Bienali'ne çağrı: "Rusya'nın savaş suçlarını sanatla aklatmayın” Haber

Ukrayna'dan Venedik Bienali'ne çağrı: "Rusya'nın savaş suçlarını sanatla aklatmayın”

Dünyanın en saygın sanat platformlarından biri olan Venedik Bienali’nin, Rusya’nın katılımına yönelik kısıtlamaları esnetme sinyali vermesi Kıyiv’de sert tepkiyle karşılandı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ve Kültür Bakanı Tetyana Berejna tarafından yayımlanan ortak açıklamada, Rusya'nın kültürel varlığı "saldırganlığı meşrulaştırma politikasının bir parçası" olarak nitelendirilirken, dünyanın en saygın sanat platformlarından biri olan Venedik Bienali'nin, Rusya'nın Ukrayna halkına karşı işlediği savaş suçlarını aklama platformu haline gelmemesi gerektiği vurgulandı. Açıklamada, 2014 yılından bu yana Rusya'nın Ukrayna'nın kültürel mirasını bilinçli ve sistematik bir şekilde yok ettiğini, bu durumun Lahey Sözleşmesi dahil olmak üzere uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğu belirtildi. Savaşın kültürel alandaki yıkıcı bilançosuna dikkat çeken Ukrayna tarafı, 2022'den bu yana Rus saldırıları sonucunda 346 sanatçının ve 132 medya çalışanının hayatını kaybettiğini duyurdu. Ülke genelinde bin 707 kültürel miras alanının zarar gördüğü, bunlardan 558'inin ise tamamen yeryüzünden silindiği kaydedildi. Ayrıca 35 binden fazla müze eserinin Rusya'ya kaçırıldığı ve işgal altındaki bölgelerde 2 milyondan fazla tarihi parçanın halen büyük bir tehdit altında olduğu vurgulandı. Kültür sektöründeki doğrudan maddi hasarın 4,2 milyar doları bulduğu, toplam kaybın ise 31 milyar doların üzerine çıktığı açıklandı. Açıklamada, “Yüzyıllar boyunca Rus İmparatorluğu ve daha sonra SSCB, Ukrayna kimliğini yok etmeye yönelik kasıtlı bir politika izledi: Ukrayna dilini yasakladılar, Ukraynalı sanatçıları ve kültürel mirası gasp ettiler ve Rus kültürünün büyüklüğü ve üstünlüğü miti dayatıldı. Bugün Rusya, geçici olarak işgal altında bulunan Ukrayna topraklarında sistematik bir kültürel yayılma ve zorla Ruslaştırma politikası izliyor. Ukrayna dilini eğitimden, medyadan ve kamusal alandan uzaklaştırıyor, Ukrayna kitaplarını yok ediyor, kütüphane koleksiyonlarını kopyalıyor ve öğretmenleri, gazetecileri ve kültür insanlarını zulme uğratıyor." denildi. Rusya'nın kültürü bir savaş aracı olarak kullandığına dikkat çekilen açıklamada, Devlet Hermitage Müzesi Direktörü Mihail Piotrovskiy’in Rus kültürel projelerini "yurt dışındaki özel operasyonlar" olarak tanımladığı hatırlatılarak, “Bu durum, Rus kültürünün varlığının çoğu zaman saldırganlığı meşrulaştırmaya yönelik daha geniş bir devlet politikasının parçası olduğunu doğruluyor. Bu bağlamda, Rus temsilcilerinin uluslararası sanat etkinliklerine katılması kabul edilemez." ifadelerine yer verildi. Venedik Bienali yönetiminin savaşın başında sergilediği ilkeli duruşu hatırlatan Ukrayna tarafı, Rusya'nın terör saldırılarına devam ettiği bir dönemde organizatörlerin neden tutum değiştirdiğini anlayamadıklarını dile getirdi. Bakanlar, Rusya’nın uluslararası sanat etkinliklerinden men edilmesinin, bu tür platformların tarafsızlığını korumak ve devlet propagandasına alet olmasını engellemek için hayati bir önem taşıdığını vurguladı. Ukrayna tarafı, küresel sanat camiasını özgürlük, insan onuru ve uluslararası hukuk değerlerine sadık kalmaya ve Ukrayna halkıyla dayanışma göstermeye çağırdı. RUSYA VE VENEDİK BİENALİ Rusya’nın Ukrayna'ya karşı geniş çaplı işgali başlattıktan hemen ardından, İtalya’nın en önemli kültür kurumlarından biri olan Bienal, ülkeyi resmen yasaklamasa da Rus hükûmetiyle bağlantılı kişi ve kurumların o yılki edisyona katılımını engellemişti. Buna rağmen sonraki yıllarda Rusya’nın yokluğu dikkat çekti; 2024’te ülke, Venedik’teki ulusal pavyonunu Bolivya’ya kiralayacak kadar ileri gitmişti. Ancak 9 Mayıs-22 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 2026 edisyonu için açıklanan katılımcı ülkeler listesinde Rusya’nın yeniden yer aldığı görülüyor. Ukrayna’nın güçlü destekçilerinden biri olan Roma yönetimi, Rusya’nın yeniden etkinliğe dahil edilmesi kararına tepki gösterdi. İtalya Kültür Bakanlığı yayımladığı açıklamada, kararın “İtalyan hükûmetinin itirazlarına rağmen Bienal Vakfı tarafından tamamen bağımsız bir şekilde alındığını” vurguladı.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığından kararlı Kırım mesajı: "Hırsızlık her zaman geçicidir, Kırım Ukrayna’dır" Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanlığından kararlı Kırım mesajı: "Hırsızlık her zaman geçicidir, Kırım Ukrayna’dır"

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, 26 Şubat Kırım’ın Rus İşgaline Karşı Direniş Günü kapsamında özel açıklama yayımladı. Açıklamada, Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) Şehrinin geri alınmasının, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünün ve küresel adaletin tesisi için vazgeçilmez bir unsur olduğunu belirtti. Bakanlık, Kırım’ın işgali ve bölgedeki Rus askerileşmesinin tüm Karadeniz bölgesindeki güvenlik dengelerini bozduğuna dikkat çekti. Açıklamada, yarımadanın Ukrayna yönetimine dönmesinin bölge ülkeleri için de hayati önem taşıdığı kaydedilerek şu ifadelere yer verildi: Yalnızca yarımadanın Ukrayna'ya iadesi; bölgedeki tüm devletler için gerekli istikrarı, barışı ve güvenliği yeniden tesis edecektir. Karadeniz; savaşın, tehditlerin ve istikrarsızlığın değil, iş birliğinin, ticaretin ve refahın alanı olmalıdır. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Uluslararası Kırım Platformu’na katılan ve Ukrayna’nın haklı davasını destekleyen devletlere teşekkür ederken, tüm dünya ülkelerini işgali "tanımama" politikasını sürdürmeye davet etti. Bildiride, işgalci yönetimle kurulacak her türlü temasın bu yasa dışı durumu meşrulaştırma riski taşıdığı konusunda uyarıda bulunuldu. Bakanlık, Rus hapishanelerinde yasa dışı şekilde tutulan Ukrayna vatandaşlarının serbest bırakılması için küresel baskının artırılmasını talep etti. Kırım’daki sistematik suçların ve insan hakları ihlallerinin dünya gündeminde kalması gerektiğinin altını çizen bakanlık, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İşgal altındaki topraklarda halkımıza karşı işlenen Rus suçlarının dünya kamuoyunun gündeminde kalmaya devam etmesi çağrısında bulunuyoruz. Dünyayı, işgalciler tarafından yasa dışı şekilde hapsedilen vatandaşlarımızın Rus hapishanelerinden geri getirilmesi ve çalınan yarımadanın meşru sahibine iade edilmesi için tüm çabayı göstermeye davet ediyoruz. Hırsızlık her zaman geçicidir. Kırım Ukrayna’dır.”

Ukrayna’dan İran’daki vatandaşlarına “ülkeyi terk edin” çağrısı Haber

Ukrayna’dan İran’daki vatandaşlarına “ülkeyi terk edin” çağrısı

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, İran’da güvenlik durumunun ağırlaşması üzerine Ukrayna vatandaşlarına ülkeyi terk etmeleri çağrısında bulundu. Bakanlığın internet sayfasında bugün yayımlanan açıklamada, şu aşamada İran’dan çıkışın mümkün olduğu güzergâhlar da paylaşıldı. Buna göre Ukrayna vatandaşları, Tahran’daki İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nı, Ermenistan sınırındaki Norduz/Agarak kara sınır kapısını ve Türkiye sınırındaki Bazergan geçiş noktasını kullanarak ülkeden ayrılabiliyor. Bakanlık, İran’da bulunan Ukrayna vatandaşlarına yerel makamların talimatlarına uymaları, güvenlik güçleriyle herhangi bir çatışmaya girmemeleri ve sakinliklerini korumaları çağrısında bulundu. Açıklamada, “Durumda bir değişiklik olması ya da yeni çıkış güzergâhlarının açılması halinde bilgi derhal güncellenecektir.” denildi. İRAN’DAKİ PROTESTOLAR İran'da para birimi riyalin rekor düzeyde değer kaybetmesinin ardından Tahran'da kapalı çarşı esnafının 28 Aralık'ta başlattığı protestolar devam ediyor. ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivist Haber Ajansına (HRANA) göre 7 Ocak itibarıyla protestolar 11 şehre ve 31 vilayete yayılmış durumda. Ayrıca gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısının 38’e yükseldiğini bildirdi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde eylemcilerle güvenlik güçleri arasında yoğun çatışmalar yaşandığı görünüyor.

KTMM'den Ukraynalı Diplomatik Hizmet Çalışanları için tebrik mesajı Haber

KTMM'den Ukraynalı Diplomatik Hizmet Çalışanları için tebrik mesajı

Ukrayna bugün Rus saldırılarına raüğmen ilkeli bir duruş sergileyerek, diplomatik çaba sarf eden Diplomatik Hizmet Çalışanları Günü'nü kaydediyor. Ukrayna ve yurt dışındaki tüm diplomat temsilcileri her yıl olduğu gibi bu yıl da 22 Aralık'ta Diplomat Hizmet Çalışanları Günü'nü kutluyor. UKRAYNALI DİPLOMATLAR TÜM DÜNYADA UKRAYNA'NIN SESİ OLUYOR Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Diplomatlar Günü bağlamında kutlama mesajı yayımladı. Çubarov mesajında şu ifadelere yer verdi: "Kırım Tatar Millî Meclisi, uluslararası arenada Ukrayna’nın çıkarlarına olan bağlılıkları, ilkeli duruşları ve her gün sergiledikleri özverili çalışmaları için tüm Ukraynalı diplomatlara derin saygılarını ve içten teşekkürlerini sunar. Devletimiz için son derece zor bir dönemde, Ukraynalı diplomatlar dünyada Ukrayna’nın sesi olmakta; ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü kararlılıkla savunmakta, Rus saldırganlığına ilişkin gerçeği ve Ukrayna halkının özgürlük için verdiği cesur mücadeleyi uluslararası topluma aktarmaktadır. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, yurt dışındaki diplomatik temsilcilikler, Ukrayna’nın büyükelçilikleri ve konsolosluk hizmetlerinin Kırım Tatar Millî Meclisi ile yürüttüğü etkileşimi ve verimli iş birliğini büyük bir takdirle karşılıyoruz. Ukraynalı diplomatların tutarlı ve kararlı çalışmaları; Kırım’ın yeniden kurtarılması, yerli Kırım Tatar halkının haklarının korunması, Ukrayna’ya sadık kalan geçici olarak işgal altındaki yarımadanın tüm sakinlerinin desteklenmesi ve Kırım’ın özgürleştirilmesi meselesinin uluslararası politikanın odağında tutulması açısından son derece önemlidir. Kırım Tatar Millî Meclisi adına, Ukrayna diplomatik hizmetler çalışanlarına sağlık, güç, mesleki başarılar ve yeni diplomatik zaferler diliyoruz. Çalışmalarınız, Rus saldırganına karşı Ukrayna’nın Zaferi’ne, Kırım’ın ve Ukrayna’nın diğer geçici olarak işgal edilmiş topraklarının özgürleştirilmesine, özgür, güçlü ve bağımsız bir Ukrayna devletinin tesis edilmesine giden yolda somut sonuçlar vermeye devam etsin."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.