SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ukrayna Dışişleri Bakanlığı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ukrayna Dışişleri Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna: Azerbaycan'ın sağladığı yardım paha biçilmez nitelikte Haber

Ukrayna: Azerbaycan'ın sağladığı yardım paha biçilmez nitelikte

Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Oleksandr Mişenko (Mischenko), Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişimi ve saldırıları sonrasında gelişmeyi sürdüren Ukrayna-Azerbaycan ilişkileri üzerine Azerbaycan devlet haber ajansı AZERTAC’a demeç verdi. Ukrayna ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin, her iki ülkenin mevcut statüsü olan stratejik ortaklık düzeyine tamamen uygun olduğuna ve stratejik ortaklığın her iki ülkenin de birbirinin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini desteklemesi anlamına geldiğine işaret eden Bakan Yardımcısı. “Biz, Azerbaycan'ın topraklarını işgalden kurtarmasını ve toprak bütünlüğünü yeniden sağlamasını memnuniyetle karşılıyoruz. Ukrayna da kendi toprak bütünlüğünü yeniden tesis etmek için mücadele ediyor.” ifadelerini kullandı. AZERBAYCAN, UKRAYNA’YA JENERATÖRLERİN GÖNDERİLMESİNDE VE İNSANİ YARDIMDA BÜYÜK ROL OYNADI Oleksandr Mişenko, Ukrayna için en kritik dönemde jeneratörlerin gönderilmesi ve Kıyiv ile diğer bölgelerdeki sivillerin hayatını kurtaran insani yardımları nedeniyle Azerbaycan'a teşekkürlerini iletti. Öte yandan Bakan Yardımcısı, Ukrayna'nın İrpin kentinin yeniden inşasında Azerbaycan’ın aktif rol almasını büyük memnuniyetle karşılayarak, “Rus ordusu, Ukrayna şehirlerini sürekli hedef alıyor. Bu nedenle Azerbaycan'ın sağladığı yardım paha biçilmez niteliktedir. Ayrıca Ukrayna vatandaşlarının sağlık hizmetlerinden yararlanmasına imkân sağladığı için Azerbaycan devletine teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu. “İKİ KARDEŞ HALK VE DOST ÜLKE OLARAK TAM TEŞEKKÜLLÜ BİR STRATEJİK ORTAKLIĞA SAHİBİZ” Bununla birlikte Bakan Yardımcısı, bugün Azerbaycan ile Ukrayna'nın hem ekonomik iş birliği hem de bölgelerarası iş birliği komisyonunun çalışmalarını yeniden başlatmak için girişimlerde bulunduğunu kaydederek diğer iş birliği alanlarını da görüştüğünü dile getirdi. Aynı zamanda Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişimi sonucu bir tehdit unsuru hâline gelen mayınların temizlenmesi konusunu da gündeme taşıyan Oleksandr Mişenko, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu: Azerbaycan'ın daha önce işgal altında bulunan toprakların yeniden imarı konusundaki tecrübesi, bizim için paha biçilmez bir bilgi kaynağıdır. Bu deneyim, bizim için son derece önemlidir. Zaferden sonra bunun (yeniden inşanın) zorlu bir süreç olacağını biliyoruz. İki kardeş halk ve dost ülke olarak tam teşekküllü bir stratejik ortaklığa sahibiz.

Ukrayna’dan Putin’e: “4 yılda 1,3 milyon insan kaybettiniz ama hiçbir hedefinize ulaşamadınız” Haber

Ukrayna’dan Putin’e: “4 yılda 1,3 milyon insan kaybettiniz ama hiçbir hedefinize ulaşamadınız”

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Ukrayna ordusunun cephede "mevzi kaybettiği" ve bu yüzden Rusya içinde "terör eylemlerine" başvurduğu yönündeki iddialarını net bir şekilde reddetti. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heorhiy Tıhıy, Kremlin'in sahadaki gerçeklerden kopuk söylemlerini ironik bir dille eleştirerek, Rusya’nın dört yılı aşkın süredir devam eden topyekûn işgal girişiminde stratejik hedeflerinin hiçbirine ulaşamadığını sert bir dille hatırlattı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün Rus propaganda haber kanallarından Rossiya-24’e verdiği röportajda, Rusya'nın Ukrayna birliklerinin "cephe hattında mevzi kaybettiğini" gördüğünü ve bu nedenle Ukrayna'nın "Rusya içinde terörizme başvurduğunu" ileri sürdü. "GERÇEKLİK: HIZLI ZAFER İSTEDİNİZ AMA HÇBİR HEDEFE ULAŞAMADINIZ” Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcü Georgiy Tıhıy, Putin’in iddialarına karşı cephedeki ve Rusya içindeki acı gerçekleri çarpıcı verilerle ortaya koydu. Tıhıy, Putin’e doğrudan seslendiği dikkat çekici açıklamasında şu ifadeleri kullandı: Savaşı kazanmak üzereymişsiniz gibi konuşuyorsunuz, hem de 5 yıldır... Gerçekler ise şu: Hızlı bir zafer elde etme amacıyla saldırgan bir işgal savaşı başlattınız; 4 yılı aşkın sürede 1,3 milyon insan kaybettiniz ama tek bir hedefinize bile ulaşamadınız. Sizin o yavaş ilerleyişiniz artık tamamen durdu ve savaş her geçen gün daha fazla kendi topraklarınıza geri dönüyor. KREMLİN KENDİNİ MAĞDUR OLARAK GÖSTERMEYE ÇALIŞTI UKRAYNA NET CEVAP VERDİ Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Rusya'nın cephedeki lojistik çöküşü ve sınır bölgelerinde sivil-askeri altyapısının vurulmasını "terörizm" olarak nitelendirip mağduriyet yaratmaya çalışmasını militarist bir acizlik olarak değerlendirdi. Sözcü Tıhıy, Ukrayna ordusunun savunma hatlarını koruduğunu ve Rusya'nın petrol rafinerileri ile askeri lojistik merkezlerine yönelik operasyonların, işgalciyi kendi evinde vurarak savaşı Kremlin'in kapısına kadar taşıdığını vurguladı.

Ukrayna’dan Rusya’nın Kıyiv tehditlerine tepki: "Bu utanmaz bir şantajdır" Haber

Ukrayna’dan Rusya’nın Kıyiv tehditlerine tepki: "Bu utanmaz bir şantajdır"

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Rusya'nın Kıyiv’e yönelik yeni hava saldırısı tehditlerini ve yabancı diplomatlara şehri terk etme çağrılarını "utanmaz bir şantaj" olarak nitelendirdi. Bakanlık, başkent Kıyiv ve diğer Ukrayna şehirlerine yönelik güvenlik tehdidinin düzeyinde bir değişim olmadığını, Rusya’nın bu hamleyle uluslararası diplomatik misyonları korkutmayı amaçladığını açıkladı. MOSKOVA’DAN YABANCI DİPLOMATLARA “KIYİV’İ TERK EDİN” ÇAĞRISI Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından 25 Mayıs'ta yapılan ve propaganda Rus devlet medyası tarafından servis edilen açıklamada, Kıyiv'deki yabancı misyon temsilcilerinin şehri acilen terk etmesi istendi. Kıyiv sakinlerine de askerî ve idari altyapı tesislerinden uzak durmaları çağrısı yapılan açıklamada, Ukrayna'nın işgal altındaki Luhansk bölgesinde bulunan Starobilsk kentine düzenlediği iddia edilen saldırı bahane gösterildi. Rus makamları, bu durumun "sabırlarını taşırdığını" ileri sürerek Kıyiv'deki savunma sanayisi tesisleri ile sözde "karar alma merkezlerine" ve komuta kontrol noktalarına yönelik sistematik saldırılar başlatacaklarını ilan etti. UKRAYNA: “TEHDİT SEVİYESİ DÖRT YILDIR AYNI” Rusya’nın açıkça yeni saldırılar anons etmesinin ardından yazılı bir açıklama yayımlayan Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, durumun manipüle edilmeye çalışıldığına dikkat çekti. Başkentin dört yılı aşkın süredir neredeyse her hafta kesintisiz olarak Rus füze ve silahlı insansız hava araçları (SİHA) saldırılarına maruz kaldığını hatırlatan bakanlık, genel tehdit seviyesinin önceki aylardan veya yıllardan farklı olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: Bu bağlamda, Rusya'nın yeni tehditleri utanmazca bir şantajdan başka bir şey değildir. Moskova, bombardımanının özellikle yabancı diplomatik temsilcileri korkutmayı amaçladığını fiilen itiraf etmektedir. Bu ifade, saldırgan devlete karşı açılan uluslararası hukuk süreçlerinde değerli bir delil olacaktır. YABANCI MİSYONLARA EK GÜVENLİK DESTEĞİ TEKLİFİ Uluslararası ortaklarına birlik ve kararlılık mesajı verme çağrısında bulunan Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, tehditlere boyun eğmeyerek Kıyiv'de görevini sürdüren yabancı diplomatlara teşekkür etti. İhtiyaç duyulması hâlinde yabancı büyükelçiliklerin güvenliğini artırmaya hazır olduklarını bildiren Bakanlık, Rus şantajına verilecek en etkili yanıtın Kremlin üzerindeki yaptırım baskısını artırmak ve Ukrayna hava savunma sistemlerini güçlendirmek olduğunu hatırlattı.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığından 18 Mayıs mesajı: Kırım serbest olacak! Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanlığından 18 Mayıs mesajı: Kırım serbest olacak!

Ukrayna Dışişleri Bakanlığının resmî internet sayfası üzerinden 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümü vesilesiyle bir açıklama yayımlandı. SÜRGÜNLE BİRLİKTE KIRIM TATAR HALKININ TARİHSEL HAFIZASI HEDEF ALINDI Açıklamada, sürgünün Sovyet lideri Josef Stalin rejimi tarafından işlenen en ağır suçlardan biri olduğu ve Sovyet rejiminin 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar halkını ana vatanından kopararak dilini, kültürünü, geleneklerini ve tarihsel hafızasını hedef aldığı belirtildi. Bununla birlikte sürgünün bir soykırım olduğu belirtilirken Ukrayna’nın bütün sürgün kurbanlarının aziz hatırasını andığı da kaydedildi. “KIRIM SERBEST OLACAK” Bununla birlikte açıklamada, Ukrayna’nın yıllar boyu baskılara maruz kalan Kırım Tatar halkına, millî kimliğini, kültürünü, dilini ve özgürlük ile adalete olan sarsılmaz inancını koruyabilmesi dolayısıyla derin bir saygı duyduğu ifade edildi. Kırım’ın Ukrayna toprağı olduğu Kırım Tatarca ve Ukraince dillerinde dile getirilirken Kırım Tatarca olarak “Kırım serbest olacak!” ifadesine de yer verildi. SÜRGÜNÜN SOYKIRIM OLARAK TANINMASI ÇAĞRISINDA BULUNULDU Ukrayna’nın yanı sıra Kanada, Litvanya, Letonya, Estonya, Polonya, Çekya ve Hollanda’nın da sürgünü soykırım olarak tanıması sayesinde adaletin yerini bulduğu ve sürgün şehitlerinin aziz hatırasının onurlandırıldığı ifade edildi. Bununla birlikte başka ülkelerin de sürgünü soykırım olarak tanıması çağrısında bulunuldu. Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesi sonrasında işgalci Rusya’nın ana vatanlarında kalan Kırım Tatarlarına yönelik gerçekleştirdiği zulümlere devam ettiği dile getirilirken Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) faaliyetleri, sözde davalar, Rusya Federasyonu pasaportunun Kırımlılara dayatılması, dinî gruplara baskı uygulanması ve insanlık dışı yaşam koşullarının meydana getirilmesi, Rusya’nın Ukrayna’nın yerli halklarını zorla yerinden etmesinin modern yöntemleri olarak değerlendirildi. Bununla beraber açıklamada “Söz konusu faaliyetler, uluslararası insancıl hukukun, uluslararası insan hakları hukukunun ve işgalci bir devletin (Rusya) uluslararası meşru yükümlülüklerinin önemli ölçüde gözden çıkarılması anlamına gelmektedir.” ifadeleri yer aldı. AÇIKLAMADA KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLAR DA GÜNDEME TAŞINDI Öte yandan uluslararası topluma siyaset ve diplomasi alanlarında Rusya’ya karşı uygulanan yaptırım ve baskıların artırılmasının; işgal altındaki Kırım’da yaşanan insan hakları ihlallerinin son bulması, kanuna aykırı bir şekilde tutuklanan Kırım Tatarlarının azat edilmesi ve Ukrayna’nın uluslararası hukuk temelindeki toprak bütünlüğünün tekrar sağlanması açısından gerekli olduğu vurgulandı. “KIRIM’IN İŞGALDEN KURTARILMASI ORTAK GAYEMİZDİR” Ayrıca Rusya’nın Kırım Tatarlarına karşı uyguladığı her türlü baskı politikasının son bulması, KTMM’ye uygulanan kanun dışı yasağın kaldırılması, haksız yere tutuklanan Kırım Tatarsiyasi tutsakların serbest bırakılması ve uluslararası yükümlülüklerini yerine getirilmesinin talep edildiği açıklamada son olarak şu ifadelere yer verildi: 1944’te yaşanan trajedi, ortak tarihimizin ayrılmaz bir parçası olup totaliter rejimlerin cezasız bırakılmasın tehlikesine dair bütün dünyanın dikkate alması gereken bir ikazdır. Adaletin tesis edilmesi, insan haklarının güvenceye alınması, Kırım’ın işgalden kurtarılması ve Kırım Tatar halkının ana vatanlarında özgür yaşamlarına geri dönmesi, ortak gayemizdir 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’ageri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde KırımTatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı. 82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı: Rusya, 30 Ukraynalı gazeteciyi esir tutuyor Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı: Rusya, 30 Ukraynalı gazeteciyi esir tutuyor

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Rusya’nın işgal altındaki topraklarında ve savaş sahasında gazetecilere yönelik uyguladığı "bilinçli terör" politikasını deşifre etti. Bakanlık verilerine göre, Rusya'nın geniş çaplı işgali başlattığı 24 Şubat 2022’ten bu yana hem Ukraynalı hem de yabancı olmak üzere toplam 149 medya mensubu Rus saldırılarında hayatını kaybetti. Bu kişilerden en az 21'inin doğrudan görevlerini yerine getirirken hedef alındığı belirtildi. İŞGAL ALTINDAKİ TOPRAKLARDA “TOTAL SANSÜR” REJİMİ Dışişleri Bakanlığı, Rusya'nın işgal ettiği Ukrayna topraklarında ifade özgürlüğünü fiziksel olarak yok ettiğini ve bir "total sansür" rejimi kurduğunu ifade etti. Açıklamada, bu bölgelerdeki durum şu sözlerle ifade edildi: İşgal altındaki topraklarımızda ifade özgürlüğü fiziksel olarak yok edilmiştir. Topraklarımızın işgalden kurtarılması, gazetecilerin özgürlüğüne ve insanların dürüst bilgi alma hakkına dönmesinin tek yoludur. Uluslararası izleme gruplarını ve uluslararası kuruluşların uzman birimlerini, geçici işgal altından bulunan Ukrayna topraklarında ifade ve basın özgürlüğünün ağır ihlallerini dikkatle izlemeye, belgelemeye ve ilkeli kamuoyu tutumları sergilemeye çağırıyoruz. 30 UKRAYNALI GAZETECİ RUS ESARETİNDE Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliğinin verilerine atıfta bulunan bakanlık, halen 30'a yakın Ukraynalı gazetecinin Rusya tarafından yasa dışı şekilde alıkonulduğunu hatırlattı. Bakanlık, dünya kamuoyuna şu çağrıyı yaptı: Tüm Ukraynalı gazetecilerin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Ukrayna, tüm vatandaşları, asker veya sivil, evlerine dönene kadar mücadeleye devam edecektir. Gazetecilerin hakları ve ifade özgürlüğü mücadelesi, tüm uluslararası toplumun ortak davasıdır. Bu sadece tek bir ülkenin görevi değil, tiranlığa karşı küresel dokunulmazlığın korunmasıdır. Dünyayı, savaş bölgelerindeki medya çalışanlarının güvenliğini sağlamak, ifade özgürlüğüne karşı işlenen suçlara kararlı bir şekilde karşılık vermek ve diktatörlüğe karşı bir güvence olarak bağımsız medyayı desteklemek için güçlerini birleştirmeye çağırıyoruz. Gazeteciler işlerini yapabilmelidir. İfade özgürlüğü tehdit edildiğinde, tüm özgür dünyanın geleceği tehlikeye girer. 17 KIRIMLI YURTTAŞ GAZETECİ RUSYA TARAFINDAN ALIKONULUYOR Alıkonulan 30 gazeteciden 17’si, Rus işgali altındaki Kırım’da faaliyet gösteren yurttaş gazetecilerden oluşuyor. Büyük çoğunluğu Kırım Tatarı olan bu gazeteciler, Rusya’nın düzmece davaları kapsamında tutuklu bulunuyor. İnsanlık dışı koşullarda tutulan bu kişilerin; tecrit, psikolojik baskı, tıbbi bakım eksikliği ve adil savunma hakkından mahrumiyet gibi ağır hak ihlalleriyle karşı karşıya olduğu bildirildi.

Ukrayna Dışişlerinden Butyagin tepkisi: "Rusya bu kararı işgalin savunması için kullanacak" Haber

Ukrayna Dışişlerinden Butyagin tepkisi: "Rusya bu kararı işgalin savunması için kullanacak"

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Polonya ile Belarus arasında 28 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen mahkûm takası kapsamında, Kırım’daki Ukrayna kültürel mirasını talan etmekle suçlanan Rus arkeolog Aleksandr Butyagin’in serbest kalmasına ilişkin resmî tutumunu duyurdu. Bakanlık Sözcüsü Heorhiy Tıkhıy tarafından yapılan açıklamada, Polonya yargısının daha önce verdiği iade kararının uygulanmamasının doğuracağı risklere dikkat çekildi. “SİYASİ VE HUKUKİ BİR EMSAL TEŞKİL EDEBİLİR” Sözcü Heorhiy Tıkhıy, Butyagin'in Ukrayna topraklarında suç işlediğine dair güçlü kanıtlar bulunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: Ukrayna; Polonya mahkemesinin daha önceki adil kararına rağmen, Ukrayna topraklarında suç işlediğinden, özellikle de Kırım’dan kültürel varlıkları kaçırdığından şüphelenilen bir Rusya vatandaşının Ukrayna’ya iade edilmediğini üzüntüyle öğrenmiştir. Rus tarafının bu siyasi ve hukuki vakayı, Kırım’ın işgalini haklı çıkarmak ve geçici olarak işgal altındaki Ukrayna topraklarının Rus vatandaşları tarafından sömürülmesini meşrulaştırmak için küstahça kullanacağı aşikârdır. “YARGILAMA SÜRECİ DEVAM EDECEK” Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Butyagin dosyasının kapanmadığını ve şüphelinin adalete teslim edilmesi için ortak ülkelerin yargı yetkileri de dahil olmak üzere tüm hukuki mekanizmaların kullanılacağını vurguladı. Tıkhıy, "Ukrayna, işgal ve savaş için çalışan tüm Rus aktörlerin gerçek bir hukuki sorumluluğa tâbi tutulması konusunda ısrarcıdır." dedi. BUTYAGİN BELARUS'A TESLİM EDİLDİ Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, Belarus ile gerçekleştirilen mahkûm takası kapsamında, işgal altındaki Kırım'da yasa dışı kazı yaptığı gerekçesiyle Ukrayna tarafından iadesi istenen Rus arkeolog Aleksandr Butyagin'in serbest bırakıldığını duyurdu. Belarus-Polonya sınırında 28 Nisan'da gerçekleşen takasta Butyagin ve bir Rus askerin eşinin yanı sıra toplam 5 kişi serbest bırakılırken; karşılığında Moldova istihbaratına bağlı iki subay ve diğer rehinelerin alındığı bildirildi. POLONYA MAHKEMESİ İADEYİ ONAYLAMIŞTI Varşova Bölge Mahkemesi, 18 Mart'ta yapılan duruşmada, Rus işgali altındaki Kırım’da yasa dışı kazı çalışmaları yürüterek Ukrayna'nın kültürel mirasına verdiği zarar nedeniyle Ukrayna tarafından aranan Rus arkeolog Aleksandr Butyagin’in Ukrayna’ya iade edilme talebini kabul etmişti. ARALIK 2025’TE GÖZALTINA ALINDI Rus bilim insanı Butyagin, Hollanda’dan Balkanlara seyahat ederken 11 Aralık 2025’te Varşova’dan transit geçtiği sırada Polonya İç Güvenlik Ajansı tarafından durdurularak gözaltına alındı. Ardından Polonya mahkemesi, savcılıkta ifade vermeyi reddeden bilim insanı hakkında 40 günlük tutukluluk kararı verdi. Tutukluluk süresi Ocak ile Mart aylarında uzatılan Butyagin'in iade süreci, Polonya yargısında dikkat çeken bir hukuk mücadelesine dönüştü. Savunma tarafı, daha önce Kuzey Akım boru hattı sabotajı şüphelisinin Almanya'ya iadesini reddederek Ukrayna lehine tavır aldığı gerekçesiyle hakimin reddini talep etmiş, ancak bu talep mahkemece reddedilmişti. 2024’DE SUÇLAMA YÖNELTİLDİ Ukrayna Başsavcılığı, Butyagin’e Kasım 2024’te resmen suçlama yöneltmişti. Yetkililere göre Butyagin, Hermitaj Müzesi tarafından organize edilen sözde Mirmekiy Arkeolojik Keşif Gezi'nin başkanlığı görevini üstlenerek Ukrayna’dan hiçbir izin almadan Kırım’ın Kerç kentindeki Antik Mirmekiy Kenti’nde yasa dışı kazı çalışmaları yürüttü. Ukrayna mevzuatına göre izinsiz kültürel miras tahribi 2 ile 5 yıl hapis cezası gerektiriyor. Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), yapılan uzman incelemelerde Rus ekiplerin ilgili arkeolojik alana 200 milyon Ukrayna grivnasını aşan zarar verdiğini belirlediklerini duyurdu.

Ukrayna Gagauz Dernekleri Başkanı Dimçioğlu: Türkiye tüm dünyaya bir saha açtı Haber

Ukrayna Gagauz Dernekleri Başkanı Dimçioğlu: Türkiye tüm dünyaya bir saha açtı

Ukrayna Gagauz Dernekleri Başkanı Yuriy Dimçioğlu; Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde ve "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" ana temasıyla küresel sistemdeki derinleşen krizlere çözüm aramak amacıyla düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nu (ADF2026) Kırım Haber Ajansı (QHA) mikrofonlarına değerlendirdi. DİMÇOĞLU, FORUMDA KONUŞULAN KONULARIN UKRAYNA İÇİN ÖNEMİNİ DİLE GETİRDİ Ukrayna heyetiyle birlikte foruma katılan Dimçoğlu, ADF2026 kapsamında tertip edilen programları değerlendirdi. Forum kapsamında ele alınan konuların Gagauzlar ve Ukrayna açısından öneminin altını çizen Dimçoğlu, “Ukrayna Gagauz Dernekleri Başkanı olarak Ukrayna Dışişleri Bakanlığı heyeti ile beraber buraya ilk defa geldim ve gerçekten ne kadar güçlü, ne kadar önemli ve ne kadar verimli bir platform olduğunu gördüm. Bu platformu kuran Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, tüm dünyaya çok güzel bir saha açtı. Burada konuşulan, çalışılan, görüşülen konular bizim ülkemiz olan Ukrayna için çok önemlidir.” ifadelerini kullandı. “BUGÜN TEK BAYRAK, UKRAYNA BAYRAĞI; BİZ DE BU BAYRAĞIN ALTINDAYIZ” Ukrayna’nın yaşadığı sorunların forum kapsamında yoğun bir şekilde tartışıldığını kaydeden Dimçoğlu, Ukrayna’nın ayrıca Gagauzlar için önemini vurguladı. “Biz Ukrayna’nın bir parçasıyız, biz Ukrayna’nın önemli bir halkıyız. Ukrayna’daki Gagauzlar ve Ukrayna’daki tüm halklar bugün devleti desteklemekte ve devlete tüm borçlarını ödemektedir çünkü gerçek bağımsızlığı şu anda hissediyoruz.” şeklinde konuşan Dimçoğlu, Gagauzların ülkülerinin peşinden gittiğini dile getirerek “Hangi halktan olunduğu fark etmez: Bugün tek bayrak, Ukrayna bayrağı; biz de bu bayrağın altındayız.” vurgusu yaptı. DİMÇOĞLU, ODESA BÖLGESİNİN RUS SALDIRILARININ HEDEFİNDE OLDUĞUNU BELİRTTİ Öte yandan Gagauzların yoğun olarak yaşadığı Ukrayna’nın Odesa bölgesinin stratejik önemine dikkat çeken Dimçoğlu, bölgenin özellikle son aylarda devamlı Rus saldırılarının hedefinde olduğunu belirtti. Rusya’nın saldırılarıyla bölgenin altyapısını hedef aldığını dile getiren Dimçoğlu, “Maalesef sivil halk da bu saldırılarda zarar görüyor. Mesela benim geldiğim gece Odesa bombalandıktan sonra 8 kişi vefat etti, 20’den fazla kişi yaralandı.” dedi. Ayrıca Ukrayna halkının savaş koşullarında yaşamaya alışmak zorunda kaldığını ifade eden Dimçoğlu, son olarak Ukrayna’nın içinde bulunduğu zor zamanların en kısa sürede sona ermesi temennisinde bulundu.

Macaristan'da Orban dönemi bitti, Ukrayna'dan ilk hamle geldi: Yasaklar tek tek kalkıyor! Haber

Macaristan'da Orban dönemi bitti, Ukrayna'dan ilk hamle geldi: Yasaklar tek tek kalkıyor!

Macaristan genel seçimlerinde muhalefet lideri Peter Magyar’ın açık ara öne geçmesi ve Başbakan Viktor Orbán’ın yenilgiyi kabul ederek Magyar’ı tebrik etmesi üzerine değişimin ayak sesleri, bütün Avrupa’da yankı uyandırdı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ise resmî sosyal medya hesabı üzerinden 13 Nisan 2026 tarihinde Macaristan'daki seçim sonuçlarına ilişkin yayımladığı açıklamada, Ukrayna vatandaşlarına Macaristan’a seyahat etmemeleri yönünde yapılan uyarıların kaldırılmakta olduğunu duyurdu. “MACAR HALKI BARIŞ İÇİNDE YAŞAMA ARZUSUNU GÖZLER ÖNÜNE SERMİŞTİR” “Ukrayna’ya dair algı operasyonlarının yürütüldüğü seçim kampanyasını geride bırakmış bulunmaktayız. Dolayısıyla Macaristan'a gerçekleştirilecek seyahatlere yönelik uyarıların getirilmesinin kaynağı olan şiddet ve yüksek provokasyon riski etkisini yitirmiştir.” ifadelerinin yer aldığı açıklamada Bakan Sıbiha, Macaristan’da elde edilen seçim sonuçlarının Ukrayna-Macaristan ilişkilerinin yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda siyasi arenada da normalleşmesine katkı sağlamasının beklendiğini belirtti. Bununla birlikte Ukrayna’nın bu hedef doğrultusunda gerekeni yapmaya hazır olduğunu vurgulayan Bakan Sıbiha, “Macar halkının yaptığı seçim, komşularımızın barış, güvenlik ve refah içinde yaşama; birlik ve beraberlik içinde olan Avrupa’nın bir parçası olan, tam bağımsız bir Macaristan’da yaşamaya ve hukuksuzluk ile korkunun hâkim olduğu Moskova’nın etki alanından çıkma arzusunu gözler önüne sermiştir.” ifadelerine yer verdi. PETER MAGYAR’IN ZAFERİ, UKRAYNA-MACARİSTAN İLİŞKİLERİNE DAİR UMUT VERDİ Öte yandan, Ukrayna’ya karşı yürütülen propaganda ve şantaj faaliyetlerinin Macar halkının yaptığı seçimle yenilgiye uğratıldığının belirten Bakan Sıbiha, Macar halkının sandıkta kararlılığını ortaya koyduğunun altını çizdi. Ayrıca Macaristan muhalefet lideri Peter Magyar’ın seçimde elde ettiği zaferin Avrupa’daki diğer siyasi partilere ve hareketlere örnek teşkil edeceğini dile getiren Bakan Sıbiha, son olarak şu ifadelere yer verdi: “Bununla birlikte Ukraynalılar da gerçekçi beklentiler içerisinde bulunmalıdır. (Ukrayna ve Macaristan arasında) Ortak bir zeminin oluşturulması, karşılıklı saygının onarılması ve ortak menfaatlerin uygulanması için bundan sonraki çalışmaların özenli, fayda odaklı ve soğukkanlı bir tutumla ilerletilmesi gerekmektedir. Halklarımız, bu yolda yürümeyi hak etmektedir. İki ülkenin ve Avrupa’nın menfaatleri doğrultusunda komşuluk ilişkilerini iyileştirmek adına çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.