SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ünal Üstel

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ünal Üstel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ünal Üstel haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

KKTC Başbakanı Üstel'den GKRY'nin Türkiye'yi hedef alan söylemlerine tepki Haber

KKTC Başbakanı Üstel'den GKRY'nin Türkiye'yi hedef alan söylemlerine tepki

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos'un Türkiye Cumhuriyeti'ni hedef alan sözleri tepkilere neden oldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Konstandinos Kombos’un Türkiye’ye yönelik "işgalci" ithamlarına sert yanıt verdi. Türkiye’nin adadaki varlığının 1960 Garanti Antlaşmaları’ndan doğan meşru bir hak olduğunu vurgulayan Üstel; iki devletli çözümün tek gerçekçi model olduğunu belirterek, "Gerçeklerden kaçmak yerine, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini kabul eden, saygılı ve samimi bir dili benimseyin." dedi. Rum Dışişleri Bakanına gösterdiği tepkisini açıklamasında ifade etti. "BU VARLIK BİR İŞGAL DEĞİL, KKTC'NİN VARLIĞINI TAMİN EDEN GARANTÖRLÜK GÖREVİDİR" Üstel açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Rum Dışişleri Bakanı’nın Avrupa Komisyonu üyeleri önünde sarf ettiği, Türkiye Cumhuriyeti’ni 'işgalci' olarak nitelendiren ifadeler; tarihi gerçekleri çarpıtan, uluslararası hukuku yok sayan ve siyasi provokasyondan ibaret söylemlerdir. Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü bu tek yanlı ve mesnetsiz dil, Kıbrıs meselesinin çözümüne hiçbir katkı sağlamadığı gibi, Ada'daki fiili ve hukuki gerçekleri inkâr etmeye yönelik başarısız bir algı operasyonunun devamıdır. Açık ve nettir: Türkiye Cumhuriyeti, 1960 Garanti Antlaşmaları’ndan doğan hak ve yükümlülükleri çerçevesinde Kıbrıs Türk halkının güvenliği için adadadır. Bu varlık bir 'işgal' değil; Kıbrıs Türk halkının varlığını, can güvenliğini ve siyasi eşitliğini teminat altına alan meşru ve hukuki bir garantörlük görevidir. Değerli halkım müsterih olun! Devletimizin hak ve çıkarları, Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir uyum ve kararlılık içinde korunmakta; halkımızın güvenliği ve egemenliği hiçbir koşulda pazarlık konusu yapılmamaktadır. Rum Dışişleri Bakanı Konstandinos Kombos dile getirdiği iddialar; 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkına yönelik saldırıları, zorla dışlanmayı ve yaşanan insanlık dramlarını bilinçli biçimde yok saymaktadır. Tarihi çarpıtarak siyaset üretme çabası, ne uluslararası kamuoyunda karşılık bulur ne de Kıbrıs Türk halkının iradesini gölgeleyebilir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak bir kez daha vurguluyoruz: İki devletli çözüm, Ada'daki mevcut gerçeklere dayanan tek gerçekçi ve sürdürülebilir çözüm modelidir. Rum tarafının hala çökmüş federasyon tezlerine sarılarak Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef alan dili, çözüm değil çözümsüzlük üretmektedir. Bu noktada, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konan kararlı duruş, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve devlet iradesini savunan güçlü bir iradenin ifadesidir. Çağrımız nettir! Gerçeklerden kaçmak yerine, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini kabul eden, saygılı ve samimi bir dili benimseyin. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükûmeti, Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir uyum içinde, halkımızın haklarını ve devletimizin egemenliğini kararlılıkla savunmaya devam edecektir.”

KKTC'den Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu'nun "ulusal ötenazi" yorumuna tepki Haber

KKTC'den Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu'nun "ulusal ötenazi" yorumuna tepki

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Kıbrıs meselesinde farklı çözüm modellerini "ulusal ötenazi" olarak nitelendiren Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yeorgios'a tepki göstererek, "Dini bir makamdan beklenen, barış, hoşgörü ve uzlaşı çağrısı yapmasıyken; Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini yok sayan, tek yanlı ve düşmanca bir dili tercih etmesi kabul edilemez." dedi. Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) tarafından gündeme taşınan habere göre Başbakan Üstel, yaptığı açıklamada, Başpiskopos Yeorgios'un Noel dolayısıyla yayımladığı Kıbrıs meselesine ilişkin siyasi içerikli açıklamasına tepki gösterdi. ÜSTEL: RUM TARAFININ YILLARDIR SÜRDÜRDÜĞÜ UZLAŞMAZ VE MAKSİMALİST ZİHNİYETİN AÇIK BİR İTİRAFI Yeorgios'un açıklamalarının, ne adadaki tarihsel gerçeklerle ne de çözüm iradesiyle bağdaştığını kaydeden Üstel, "Dini bir makamdan beklenen, barış, hoşgörü ve uzlaşı çağrısı yapmasıyken; Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini yok sayan, tek yanlı ve düşmanca bir dili tercih etmesi kabul edilemez." dedi. Üstel, "Başpiskopos'un iki bölgeli, iki toplumlu federasyon dahil farklı çözüm modellerini 'ulusal ötenazi' gibi son derece provokatif ifadelerle mahkum etmesi, Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü uzlaşmaz ve maksimalist zihniyetin açık bir itirafı." ifadesini kullandı. Bu yaklaşımın Kıbrıs'ta "çözümsüzlüğün asıl kaynağının kimler olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu" vurgulayan Üstel, bu anlayışın, Kıbrıs Türk halkının eşit siyasi ortaklığını ve egemenliğini kabullenemediğini belirterek, bu durumu "Kıbrıs'ta yaşanan gerçek ulusal dram" olarak niteledi. "TÜRK HALKINI YOK SAYAN DAYATMALAR KABUL EDİLEMEZ" Üstel, Kıbrıs Türk halkının, 1963'ten beri ağır bedeller ödeyerek bugünlere geldiğini kaydederek, "Hiç kimsenin, Kıbrıs Türk halkını yok sayan, güvenliğini ve geleceğini riske atan dayatmaları kabul etmesini beklemesi mümkün değildir." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Cumhuriyeti'nin adadaki askeri varlığının "uluslararası anlaşmalara ve özellikle Garanti Antlaşması'ndan doğan meşru haklara" dayandığına işaret eden Üstel, 1974 yılından bu yana Kıbrıs'ta barış, huzur ve güven ortamı tesis edildiğini belirtti.​​​​​​​ Üstel, Rum tarafının son yıllarda ittifaklar kurarak, askeri anlaşmalar yaparak ve silahlanmayı artırarak bir sonuca ulaşabileceğini düşünmesinin gerçekçi olmadığını, silahlanma ve tehdit dilinin, Kıbrıs'ta çözüm üretmeyeceğini, aksine gerginliği derinleştireceğini ve halklar arasındaki güveni daha da zedeleyeceğini vurguladı. "KIBRIS TÜRK HALKI KENDİ LİDERLERİNİ KENDİSİ SEÇER VE KENDİ GELECEĞİNE KENDİSİ KARAR VERİR" Kıbrıs'ın ihtiyacının "yeni cepheler ve askerî hesaplar" değil, karşılıklı saygıya dayalı kalıcı bir uzlaşı olduğuna dikkati çeken Üstel, "Sayın Başpiskopos’un Kıbrıslı Türk liderlerin iradesini yok sayarak, onları dış güçlerin gölgesinde göstermeye çalışması da açık bir saygısızlıktır. Kıbrıs Türk halkı kendi liderlerini kendisi seçer ve kendi geleceğine kendisi karar verir. Bu iradeyi küçümseyen her yaklaşım, barışa değil, gerilime hizmet eder." ifadelerini kullandı. Üstel, Kıbrıs Türk tarafının yapıcı ve gerçekçi bir çözümden yana olmaya devam edeceğini vurgulayarak, "Ancak bu çözüm, iki halkın egemen eşitliğine ve eşit uluslararası statüsüne dayanmak zorundadır." dedi. Dini makamların, asli görevlerinin ulvi ve manevi değerlere odaklanmak olduğunu; buna karşın "siyaseti körükleyen ve halklar arasında düşmanlığı derinleştiren açıklamalar yapmasının" Kıbrıs'ta barışa katkı sağlamayacağını kaydeden Üstel, "Kıbrıs'ta çözüm, tehditkar söylemlerle, tek yanlı dayatmalarla değil; karşılıklı saygı, gerçekçilik ve iki halkın iradesini esas alan bir anlayışla mümkündür." değerlendirmesinde bulundu.

KKTC Başbakanı Üstel'den İsrail, Yunanistan, GKRY liderlerine sert tepki Haber

KKTC Başbakanı Üstel'den İsrail, Yunanistan, GKRY liderlerine sert tepki

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanlık Ofisi, Başbakan Üstel’in İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan’ın Tel Aviv’de düzenlediği zirveye ilişkin değerlendirmelerine dair açıklama yaptı. Açıklamaya göre KKTC Başbakanı Ünal Üstel, üç ülkenin Doğu Akdeniz’de barış, istikrar ve işbirliği zeminini güçlendirmek yerine gerilimi tırmandırmayı, askerî bloklaşmayı ve dışlayıcı politikaları tercih ettiğini kaydederek, "İsrail, Yunanistan ve GKRY üçlüsünün Tel Aviv’de gerçekleştirdiği zirveyi ve basına yansıyan 'ortak askeri güç' kurma planlarını dikkatle ve ibretle takip ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu. "RUM-YUNAN İKİLİSİNİN BU TEHLİKELİ OYUNDA FİGÜRAN OLMAYI KABUL ETMESİ, TARİHSEL BİR YANILGIDIR" İsrail, Yunanistan ve GKRY’nin toplam 2 bin 500 kişilik bir "Hızlı Müdahale Gücü" oluşturarak bunu Türkiye’ye ve Kıbrıs Türk halkına karşı bir "caydırıcılık ekseni" olarak sunmalarının, yalnızca açık bir düşmanlık göstergesi değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz barışına yönelmiş yeni ve tehlikeli bir tehdit olduğunu vurgulayan Üstel, şu ifadeleri kullandı: Orta Doğu’da sürdürdüğü saldırgan politikalarla insani değerleri ayaklar altına alan İsrail yönetimi, bu istikrarsızlığı şimdi de Doğu Akdeniz’e taşımaya çalışmaktadır. Bölgeyi bir 'barış alanı' olmaktan çıkarıp 'çatışma sahasına' dönüştürme çabaları, yalnızca Kıbrıs Adası’nı değil, tüm Akdeniz havzasını tehdit etmektedir. Rum-Yunan ikilisinin bu tehlikeli oyunda figüran olmayı kabul etmesi, tarihsel bir yanılgıdır. Üstel, GKRY liderliğinin bir yandan uluslararası topluma "çözüm" söylemleri sunarken, diğer yandan Türkiye’ye karşı askerî ittifaklar kurma arayışında olduğunun altını çizerek, "Bu ikiyüzlü yaklaşım, Ada'daki gerçeklerden ne denli kopuk olduklarının açık göstergesidir. Silahlanmayı ve askeri paktları çözüm zanneden bu zihniyet, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve iki devletli çözüm vizyonunun neden haklı ve zorunlu olduğunu bir kez daha teyit etmiştir." değerlendirmesini yaptı. KKTC Başbakanı, bu adımların müzakere zeminini ortadan kaldırdığı ve olası bir uzlaşıyı imkansız kıldığı mesajını verdi. Kıbrıs Türk halkına yönelik "soykırım girişiminin miladı olan Kanlı Noel'in" yıl dönümünde, Rum liderliğinin bu mezalimden ders çıkarmak yerine o günkü saldırgan zihniyeti öven ve bugün de askeri planlarla yeniden diriltmeye çalışan tutumunun kabul edilemez olduğuna dikkat çeken Üstel, "1963’te Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kana bulayan zihniyet neyse, bugün Doğu Akdeniz'de Türkiye karşıtı askeri güç kurmaya yeltenen zihniyet de aynıdır. Bu anlayışla sağlıklı bir müzakere sürecinin yürütülmesi mümkün değildir." ifadelerini kullandı. "KKTC İLE TÜRKİYE ET VE TIRNAK GİBİ" Üstel, KKTC ile Türkiye'nin "et ve tırnak gibi" olduğunu belirterek, "Doğu Akdeniz’de, 'mavi vatan'da ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenlik alanlarında; Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını yok sayan, bizi denklem dışına itmeye çalışan her türlü askeri plan, boru hattı projesi ya da siyasi ittifak baştan ölü doğmaya mahkumdur." ifadesine yer verdi. KKTC'nin Türkiye ile birlikte kendisine yönelen "her türlü tehdidi bertaraf edecek güce", hak ve menfaatlerini savunacak diplomatik ve askeri iradeye sahip olduğu mesajını veren Üstel, barışın yolunun askeri maceraperestlikten değil, Ada'daki gerçeklerin, "yani iki ayrı halkın ve iki ayrı devletin varlığının kabul edilmesinden" geçtiğini bildirdi.

KKTC Başbakanı Üstel’den GKRY liderine “Kanlı Noel” tepkisi Haber

KKTC Başbakanı Üstel’den GKRY liderine “Kanlı Noel” tepkisi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Hristodulidis'in "Kanlı Noel" katliamını "kahramanlık" olarak nitelendirmesine tepki gösterdi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis'in "Kanlı Noel" katliamını "kahramanlık" olarak nitelendirmesine tepki göstererek, "Bir yandan EOKA terörünü 'kahraman' olarak alkışlayıp, diğer yandan barıştan söz etmek açık bir ikiyüzlülüktür." ifadesini kullandı. Türk Ajansı Kıbrıs'ın (TAK) haberine göre KKTC Başbakanı Üstel, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Üstel, Hristodulidis'in Kıbrıs Türk halkına yönelik sistematik katliamların simgesi olan "Kanlı Noel"i "kahramanlık" olarak nitelendirdiğine işaret ederek, bunun yalnızca tarihsel çarpıtma değil, insanlığa karşı işlenmiş suçların açıkça yüceltilmesi olduğunu vurguladı. 21 Aralık 1963'te başlayan, kadın, çocuk ve yaşlı demeden Kıbrıs Türk halkını hedef alan EOKA terörünün "açık bir etnik temizlik" girişimi olduğuna dikkati çeken Üstel, "Bu karanlık dönemi 'Kıbrıs'ın modern tarihinde bir dönüm noktası' olarak tanımlamak, masumların kanı üzerinden siyaset yapmaktır." değerlendirmesinde bulundu. Üstel, Kıbrıs Türk halkının tarihini katliamlarla değil, direnişle, onurla ve devletleşme iradesiyle yazdığına işaret ederek, şunları kaydetti: "Bir yandan EOKA terörünü 'kahraman' olarak alkışlayıp, diğer yandan barıştan söz etmek açık bir ikiyüzlülüktür. Katliamları meşrulaştıran bir zihniyetle ne samimi diyalog kurulabilir ne de adil çözüm mümkündür. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, tarihine, şehitlerine ve halkının onuruna uzanan hiçbir dili kabul etmemiştir, etmeyecektir. Kıbrıs Türk halkı boyun eğmez, diz çökmez ve unutmaz. Bu topraklarda barış ancak gerçeklerle yüzleşildiğinde mümkündür, katliamları yücelterek değil. Nikos Hristodulidis, bu ifadeleriyle Kıbrıs Türk halkının neden ana vatan Türkiye'nin etkin ve fiili garantisine ve Türk askerinin Ada'daki varlığına hayati derecede ihtiyaç duyduğunu, tüm dünyaya kendi beyanlarıyla bir kez daha açıkça göstermiştir." GKRY lideri Hristodulidis, terör örgütü EOKA tarafından Kıbrıs Türklerine yönelik katliamların başlatıldığı 21 Aralık 1963'ün "Kıbrıs'ın modern tarihinde bir dönüm noktası" olduğunu savunmuştu. Hristodulidis, EOKA mensupları ile Rum polislerinin yürüttüğü silahlı faaliyetleri "mücadele", "fedakarlık" ve "kahramanlık" olarak nitelendirmişti. KANLI NOEL Kıbrıs'ta terör örgütü EOKA militanlarınca 21 Aralık 1963'te Kıbrıs Türklerine yönelik başlatılan ve tarihe "Kanlı Noel" olarak geçen katliamın 62. yılı. İki toplumun ortaklığında kurulan "Kıbrıs Cumhuriyeti"nden Türkleri şiddet yoluyla tasfiye etmeyi hedefleyen Akritas Planı'nı uygulamaya koyan EOKA'cı Rum çeteleri, 20 Aralık 1963'ü 21 Aralık'a bağlayan gece Lefkoşa'da saldırıya geçerek onlarca Kıbrıs Türkünü şehit etti.

TÜRKPA'dan KKTC'ye tam kapsamlı destek: Yeni iş birlikleri gündemde Haber

TÜRKPA'dan KKTC'ye tam kapsamlı destek: Yeni iş birlikleri gündemde

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) Genel Sekreteri Ramil Hasan başkanlığındaki heyeti kabul etti. Yeni iş birliği alanlarının ele alındığı görüşmeye, TÜRKPA Genel Sekreter Yardımcıları Talgat Aduov ve Muhammet Alper Hayali ile Malî İşler Yöneticisi Alesger Agayev de katıldı. GEBELE ZİRVESİ SONRASI DESTEK VURGUSU Azerbaycan devlet haber ajansı Azertac’ın haberine göre, TÜRKPA Genel Sekreteri Hasan, Başbakan Üstel'e teşkilatın güncel projeleri hakkında bilgi sundu. Hasan, özellikle Azerbaycan'ın Gebele kentinde düzenlenen 12. Türk Devletleri Teşkilâtı (TDT) Zirvesi'nde KKTC'ye sağlanan üst düzey desteğe dikkat çekti. Genel Sekreter, KKTC'nin TÜRKPA'daki gözlemci statüsü çerçevesinde verimli ve dinamik bir iş birliğinin yapıldığını vurgulayarak, gelecek faaliyetleri için KKTC’ye, TÜRKPA’nın imkânları dâhilinde her türlü desteği sağlamaya hazır olduklarının altını çizdi. TÜRKPA’nın, Kazakistan Delegasyonu ve Kazakistan Parlamentosu Meclis Başkanı Yelan Koşanov liderliğinde 2026 yılında geniş çaplı ve stratejik adımlar atmayı planladığını belirten Hasan, KKTC’nin bu inisiyatiflere aktif katılım göstermesi temennisinde bulundu. Başbakan Üstel ise TÜRKPA heyetinin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, KKTC’ye verilen desteğin istikrarlı bir şekilde artırılacağına ve bu ziyaretin çift taraflı iş birliğinin kapsamını daha da genişleteceğine olan inancını belirtti.

KKTC Başbakanı Üstel: Hedefimiz TDT’de asil üyelik Haber

KKTC Başbakanı Üstel: Hedefimiz TDT’de asil üyelik

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Türk Devletleri Teşkilatında (TDT) gözlemci üyelikten çıkıp, asil üyeliğe geçmeyi hedeflediklerini söyledi. Anadolu Ajansına (AA) konuşan Üstel, KKTC'nin TDT kapsamındaki hedeflerini ve beklentilerini değerlendirdi. Üstel, Kıbrıs Türklerinin 1950'lerden 1970'lere kadar varoluş mücadelesi verdiğini, bu mücadele anavatan Türkiye'nin hep yanlarında olduğunu belirti ve Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında Kıbrıs Türklerinin kendi devletini kurduğunu ve bu devletin kurumlarının dünyaya uyum sağlaması için büyük gayret içerisinde olduklarını ifade etti. Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üst üste üç Birleşmiş Milletler (BM) toplantısında tüm dünyaya "KKTC'yi tanıyın" çağrısı yaptığını hatırlattı. Ayrıca Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in de KKTC'nin tanınması gerektiğini açıkça ifade etmesinin, kendilerini memnun ettiğini dile getirdi. “HEDEFİMİZ ASİL ÜYELİĞE GEÇMEK” Erdoğan ve Aliyev'in destekleriyle KKTC'nin TDT'ye gözlemci üye olduğunu anımsatan Üstel, "Hedefimiz, TDT içerisinde gözlemci üyelikten çıkarak asil üyeliğe geçmek ve halklarımız arasındaki ilişkileri daha üst düzeye götürmek." dedi. “SÖZDE DEĞİL ÖZDE KAYNAŞIM” Üstel aynı zamanda TDT ülkeleri ile ticari ve turizm ilişkilerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi ve “İnsanlarımızın artık sözde değil özde kaynaşmasını istiyoruz. Yalnız Azerbaycan'la değil, TDT üyesi diğer ülkelerle de ilişkilerimizi pekiştirmeyi arzu ediyoruz. Tarihten gelen sıkı bağlarımızı daha güçlü sinerjiye dönüştürebiliriz." ifadelerini kullandı. İsrail'in Gazze'ye ve İran'a saldırıları ile Rusya-Ukrayna Savaşına da değinen Üstel, "Bunlar hoş olaylar değil. Dünyadan adalet, barış ve huzur istiyoruz. Milletlerin savaşlarla değil, görüşmelerle, bir araya gelmekle sorunlarını çözmesini arzu ediyoruz." cümlelerini sarf etti. “TÜRK DÜNYASININ SORUMLUĞUDUR” Türk devletlerine KKTC konusunda ciddi baskılar geldiğini belirten Üstel, kardeş devletlerin bu baskılara boyun eğmeyeceğinden emin olduklarını vurguladı. KKTC Başbakanı Üstel, Türk dünyasına KKTC'ye sahip çıkma çağrısı yaptı ve "Birlikte olursak kimse bize boyun eğdiremez. KKTC'ye sahip çıkmanızı ve tanımanızı istiyoruz. KKTC'nin tanınması yalnızca diplomatik mesele değildir. Bu, tarihî bir adaletin yerine gelmesi, Türk milletinin kendi kaderini tayin etme hakkına sahip çıkmasıdır. Bu, Türk dünyasının tarihî sorumluluğudur." ifadelerini kullandı.

KKTC'den Rum Yönetimi'nin turizm engelleme girişimine sert tepki! Haber

KKTC'den Rum Yönetimi'nin turizm engelleme girişimine sert tepki!

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) geçmek isteyen vatandaşlara yönelik engelleme girişimine sert tepkiler geldi. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve KKTC Başbakanı Ünal Üstel, GKRY'nin tur opertörlerine ve rehberlere yönelik tehdit içeren söylemlerine tepki gösterdi. "RUM LİDERLİĞİ, TURİZM SEKTÖRÜNÜ HEDEF ALAN DÜŞMANCA GİRŞİMDE BULUNUYOR" Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC'de tatil yapmak için rezervasyon yaptıran veya KKTC'de daha önce tatil yapmış kişilerin Rum kesiminde yasa dışı olarak engellendiğini anımsattığı açıklamasında, Avrupa Birliği (AB) vatandaşlarının da dahil edildiğini vurguladı. KKTC Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: Rum liderliği, turizm sektörümüzü hedef alan düşmanca girişimde bulunuyor. Rum liderliği, ekonomimizi çökertmeye yönelik 'abluka siyasetinin' odağına bu kez turizm sektörümüzü koymuştur. Buna göre, ülkemizde tatil yapmak isteyen, AB vatandaşları da dahil olmak üzere, önceden rezervasyon yapmış olan kişilerin geçişini tamamen yasa dışı şekilde engellemeye yönelik adımlar atmaktadır. Rum yönetimi, bu siyasetini ilgili tur operatörlerine şantaj yaparak yürütmektedir. Bu durum, başta Rum lideri ve dolayısıyla GKRY'nin, Kıbrıs Adası'nın geleceğine dair gerçek niyetini bir kez daha ortaya koymaktadır. Ayrıca Tatar, Rum Yönetimi'nin hem emlak hem de turizm alanında KKTC'yi engelleyici faaliyetlerini yakından takip ettiklerini bildirdi. Öte yandan Başbakan Üstel, öncesinde KKTC'de rezervasyon yaptıran ancak Larnaka'dan KKTC'ye geçiş yapılmasını engelleyen Rum Yönetimi'ne karşı açıklamalarda bulundu. Üstel, Rum Yönetimini'nin KKTC'nin turizm sektörüne göz diktiğini belirttiği açıklamasında, "Rum Yönetimi’nin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne geçen turistlere yönelik uyguladığı engellemeler, uluslararası hukukun seyahat özgürlüğü ve devletlerin egemenlik hakları açısından karmaşık bir durum yaratmaktadır. Bu tür uygulamalar, iki halk arasındaki gerilimi artırarak ayrımcılığa yol açmakta ve seyahat özgürlüğü gibi uluslararası hukukta korunması gereken hakları ihlal etmektedir. Rum Yönetimi, bu engellemelerle Kıbrıs sorununun çözümüne katkı sağlamak yerine, çözümden uzak bir tutum sergilemektedir." ifadelerini kullandı.  ÜSTEL SÖZ KONSU UYGULAMAYI KINADI Üstel, Kıbrıs Rum Yönetimi'nin 1963 yılından bu yana Türklere yönelik olarak uyguladığı sindirme siyasetini reddettiğini belirterek, söz konusu uygulamayı kınadı. Üstel konuşmasına, "Rum Yönetimi bilmelidir ki, ekonomik kuşatma ve sindirme politikalarına Kıbrıs Türk halkı asla izin vermeyecektir. Her fırsatta, Kıbrıs’ta çözüm istediğini söyleyen Rum Yönetimi’nin aklı ile bir uzlaşıya varmak mümkün olmayacaktır” ifadelerini ekledi. GKRY, KKTC'NİN TURİZM SEKTÖRÜNE GÖZ DİKTİ Rum basını geçen hafta, KKTC'deki otel ve turistlere kiralanan evlerin Güney Kıbrıs turizmini olumsuz etkilediğini kamuoyuna duyurdu. Buna bağlı olarak Rum yönetimi, daha önce KKTC'den rezervasyon yaptırmış turistlerin Güney Kıbrıs'tan kuzeye geçişlerini engelleme girişiminde bulunmuş, tur operatörleri ve rehberlere yönelik de yaptırım tehdidi savurmuştu. 

Türkiye ve KKTC arasındaki yeni mutabakat zaptı Haber

Türkiye ve KKTC arasındaki yeni mutabakat zaptı

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel ile görüştü. Yılmaz ve Üstel, 3 Mayıs 2024 tarihinde Cumhurbaşkanı Yardımcılığı Konutu'nda bir araya geldi. Toplantıda, "KKTC Narenciye Sektöründe İleri Meyve İşleme ve Donmuş-Soğuk Depolama Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi" çerçevesindeki mutabakat zaptı, Yılmaz ve Üstel tarafından imza altına alındı. PROJE KKTC'DEKİ TÜM ÜRETİCİ VE İHRACATÇILARA HİZMET EDECEK İmza töreni sonrasında konuşan Yılmaz, KKTC'de üretilen Narenciye ürünleri için ilk etapta 15 bin ton, orta vadede 40 bin ton kapasiteli bir soğuk hava deposu inşa edildiğini aktararak, son teknolojiyle donatılacak tesisin, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çevre ve iklim dostu şeklinde tasarlandığını belirti. Projenin güneş enerjisi kullanılarak yeşil dönüşüm için de örnek bir proje olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu: "Bu mutabakat zaptıyla hem KKTC ekonomisinin can damarlarından biri olan narenciye sektörüne verdiğimiz desteği sürdürecek hem de narenciye ticaretinde üreticinin mevsimsel sorunlardan en az etkilenmesini sağlayacağız. Proje özellikle Güzelyurt Bölgesi başta olmak üzere KKTC'deki tüm üretici ve ihracatçılara hizmet edecek. Ayrıca projenin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) işbirliğiyle gerçekleştirilmesinden büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu vesileyle projeye güçlü bir destek veren TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'na, sahaya gidip teknik çalışmalar yapan ekibe huzurunuzda teşekkür ediyorum. Bütün kurum ve kuruluşlara emeği geçen Türkiye'den Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden tüm taraflara teşekkür ediyorum." Görüşmede Başbakan Üstel ile Türkiye ve KKTC arasındaki güçlü kardeşlik bağlarını bir kez daha vurguladıklarını aktaran Yılmaz, Kıbrıs meselesinde halihazırda bulunulan aşamayı ele alarak gelecek döneme yönelik öngörüler ve öncelikler hakkında görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti. Yılmaz, görüşmede, uluslararası toplumun Kıbrıs Türk halkına reva gördüğü haksız, hukuksuz, insanlık dışı izolasyona rağmen KKTC'nin kalkınması amacıyla yürütülen ortak çalışmaları değerlendirdiklerini anlatarak, bu çerçevede geçen sene imzalanan 2023 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması kapsamındaki projelerin bir kez daha üzerinde durduklarını söyledi. "KIBRIS ADASINDA ÇÖZÜM, BÖLGESEL İSTİKRAR VE REFAHA DA KATKIDA BULUNACAKTIR" Yakında imzalanması öngörülen 2024 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği anlaşmasına yönelik çalışmaları da KKTC hükûmetiyle iş birliği halinde, hız kesmeden sürdürdüklerini dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti: "Kıbrıs meselesini, Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarını ve güvenliğini teminat altına alacak şekilde adil, kalıcı ve adanın gerçeklerini temel alan bir çözüme kavuşturma yolunda, ülkemiz tüm gayretiyle çalışmaya devam edecektir. Sayın Başbakan ile bu konudaki fikir ve gönül birliğimizi de bir kez daha teyit ettik. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin, Kıbrıs meselesi konusunda atadığı şahsi temsilcinin temaslarını ele aldık. İki taraf arasında yeni, resmi çözüm müzakerelerinin başlamasına yönelik ortak bir zemin bulunmadığı gerçeğinin şahsi temsilci tarafından kayıt altına alınmasının öneminin bir kez daha altını çizdik. Bu çerçevede Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının, bir diğer ifadeyle egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi çözüme giden yolu açacaktır. Bu konuda da fikir birliğimizi bir kez daha ortaya koyduk. Bunun tezahürü de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'yle doğrudan ticaret, doğrudan uçuşlar ve doğrudan temasların yolunun açılmasıyla sağlanabilecektir. Ancak artık tüketilmiş olan iki kesimli, iki toplumlu federal modelin masada olmadığını da bir kez daha vurgulamak isterim. Kıbrıs adasında çözüm, bölgesel istikrar ve refaha da katkıda bulunacaktır. Tarımıyla, turizmiyle, ekonomik kalkınma mücadelesinde de hak ve hakkaniyet mücadelesinde de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yanında olmaya devam edeceğiz." Törene, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.