KKTC Başbakanı Üstel'den GKRY'nin Türkiye'yi hedef alan söylemlerine tepki
KKTC Başbakanı Üstel'den GKRY'nin Türkiye'yi hedef alan söylemlerine tepki
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Türkiye'yi hedef alan GKRY Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos'ın "işgalci" söylemlerine tepki gösterdi.
Haber Giriş Tarihi: 19.01.2026 10:56
Haber Güncellenme Tarihi: 19.01.2026 11:34
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos'un Türkiye Cumhuriyeti'ni hedef alan sözleri tepkilere neden oldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Konstandinos Kombos’un Türkiye’ye yönelik "işgalci" ithamlarına sert yanıt verdi. Türkiye’nin adadaki varlığının 1960 Garanti Antlaşmaları’ndan doğan meşru bir hak olduğunu vurgulayan Üstel; iki devletli çözümün tek gerçekçi model olduğunu belirterek, "Gerçeklerden kaçmak yerine, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini kabul eden, saygılı ve samimi bir dili benimseyin." dedi.
Rum Dışişleri Bakanına gösterdiği tepkisini açıklamasında ifade etti.
"BU VARLIK BİR İŞGAL DEĞİL, KKTC'NİN VARLIĞINI TAMİN EDEN GARANTÖRLÜK GÖREVİDİR"
Üstel açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Rum Dışişleri Bakanı’nın Avrupa Komisyonu üyeleri önünde sarf ettiği, Türkiye Cumhuriyeti’ni 'işgalci' olarak nitelendiren ifadeler; tarihi gerçekleri çarpıtan, uluslararası hukuku yok sayan ve siyasi provokasyondan ibaret söylemlerdir.
Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü bu tek yanlı ve mesnetsiz dil, Kıbrıs meselesinin çözümüne hiçbir katkı sağlamadığı gibi, Ada'daki fiili ve hukuki gerçekleri inkâr etmeye yönelik başarısız bir algı operasyonunun devamıdır.
Açık ve nettir: Türkiye Cumhuriyeti, 1960 Garanti Antlaşmaları’ndan doğan hak ve yükümlülükleri çerçevesinde Kıbrıs Türk halkının güvenliği için adadadır. Bu varlık bir 'işgal' değil; Kıbrıs Türk halkının varlığını, can güvenliğini ve siyasi eşitliğini teminat altına alan meşru ve hukuki bir garantörlük görevidir.
Değerli halkım müsterih olun!
Devletimizin hak ve çıkarları, Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir uyum ve kararlılık içinde korunmakta; halkımızın güvenliği ve egemenliği hiçbir koşulda pazarlık konusu yapılmamaktadır.
Rum Dışişleri Bakanı Konstandinos Kombos dile getirdiği iddialar; 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkına yönelik saldırıları, zorla dışlanmayı ve yaşanan insanlık dramlarını bilinçli biçimde yok saymaktadır. Tarihi çarpıtarak siyaset üretme çabası, ne uluslararası kamuoyunda karşılık bulur ne de Kıbrıs Türk halkının iradesini gölgeleyebilir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak bir kez daha vurguluyoruz:
İki devletli çözüm, Ada'daki mevcut gerçeklere dayanan tek gerçekçi ve sürdürülebilir çözüm modelidir. Rum tarafının hala çökmüş federasyon tezlerine sarılarak Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef alan dili, çözüm değil çözümsüzlük üretmektedir.
Bu noktada, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konan kararlı duruş, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve devlet iradesini savunan güçlü bir iradenin ifadesidir.
Çağrımız nettir!
Gerçeklerden kaçmak yerine, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini kabul eden, saygılı ve samimi bir dili benimseyin.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükûmeti, Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir uyum içinde, halkımızın haklarını ve devletimizin egemenliğini kararlılıkla savunmaya devam edecektir.”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
KKTC Başbakanı Üstel'den GKRY'nin Türkiye'yi hedef alan söylemlerine tepki
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Türkiye'yi hedef alan GKRY Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos'ın "işgalci" söylemlerine tepki gösterdi.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos'un Türkiye Cumhuriyeti'ni hedef alan sözleri tepkilere neden oldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Konstandinos Kombos’un Türkiye’ye yönelik "işgalci" ithamlarına sert yanıt verdi. Türkiye’nin adadaki varlığının 1960 Garanti Antlaşmaları’ndan doğan meşru bir hak olduğunu vurgulayan Üstel; iki devletli çözümün tek gerçekçi model olduğunu belirterek, "Gerçeklerden kaçmak yerine, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini kabul eden, saygılı ve samimi bir dili benimseyin." dedi.
Rum Dışişleri Bakanına gösterdiği tepkisini açıklamasında ifade etti.
"BU VARLIK BİR İŞGAL DEĞİL, KKTC'NİN VARLIĞINI TAMİN EDEN GARANTÖRLÜK GÖREVİDİR"
Üstel açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Rum Dışişleri Bakanı’nın Avrupa Komisyonu üyeleri önünde sarf ettiği, Türkiye Cumhuriyeti’ni 'işgalci' olarak nitelendiren ifadeler; tarihi gerçekleri çarpıtan, uluslararası hukuku yok sayan ve siyasi provokasyondan ibaret söylemlerdir.
Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü bu tek yanlı ve mesnetsiz dil, Kıbrıs meselesinin çözümüne hiçbir katkı sağlamadığı gibi, Ada'daki fiili ve hukuki gerçekleri inkâr etmeye yönelik başarısız bir algı operasyonunun devamıdır.
Açık ve nettir: Türkiye Cumhuriyeti, 1960 Garanti Antlaşmaları’ndan doğan hak ve yükümlülükleri çerçevesinde Kıbrıs Türk halkının güvenliği için adadadır. Bu varlık bir 'işgal' değil; Kıbrıs Türk halkının varlığını, can güvenliğini ve siyasi eşitliğini teminat altına alan meşru ve hukuki bir garantörlük görevidir.
Değerli halkım müsterih olun!
Devletimizin hak ve çıkarları, Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir uyum ve kararlılık içinde korunmakta; halkımızın güvenliği ve egemenliği hiçbir koşulda pazarlık konusu yapılmamaktadır.
Rum Dışişleri Bakanı Konstandinos Kombos dile getirdiği iddialar; 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkına yönelik saldırıları, zorla dışlanmayı ve yaşanan insanlık dramlarını bilinçli biçimde yok saymaktadır. Tarihi çarpıtarak siyaset üretme çabası, ne uluslararası kamuoyunda karşılık bulur ne de Kıbrıs Türk halkının iradesini gölgeleyebilir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak bir kez daha vurguluyoruz:
İki devletli çözüm, Ada'daki mevcut gerçeklere dayanan tek gerçekçi ve sürdürülebilir çözüm modelidir. Rum tarafının hala çökmüş federasyon tezlerine sarılarak Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef alan dili, çözüm değil çözümsüzlük üretmektedir.
Bu noktada, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konan kararlı duruş, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve devlet iradesini savunan güçlü bir iradenin ifadesidir.
Çağrımız nettir!
Gerçeklerden kaçmak yerine, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini kabul eden, saygılı ve samimi bir dili benimseyin.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükûmeti, Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir uyum içinde, halkımızın haklarını ve devletimizin egemenliğini kararlılıkla savunmaya devam edecektir.”
Son Haberler