SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Vasıl Bodnar

QHA - Kırım Haber Ajansı - Vasıl Bodnar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vasıl Bodnar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Büyükelçi Bodnar: Baskı ve zulüm Kırım’daki gündelik yaşamının bir parçası Haber

Büyükelçi Bodnar: Baskı ve zulüm Kırım’daki gündelik yaşamının bir parçası

Mustafa KOÇYEGİT QHA Ankara Rusya'nın yayılmacı politikaları neticesinde 24 Şubat 2022 tarihinde başlayan Ukrayna-Rusya Savaşı 3. yılına girmesine karşın Ukrayna'nın Rus işgallerine karşı mücadelesi 10 yıldır devam ediyor. Kırım Tatarlarının anavatanı Kırım'daki Rus işgali 2014 yılından bu yana devam ediyor. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar, 10 yıldır işgal altında bulunan Yarımada'da 24 Şubat 2022'de başlayan topyekûn saldırılar ve işgal girişimiyle birlikte Kırım'da zirveye ulaşan baskı ve zulüm politikaları ile Ukrayna devletinin işgal sonrasında Kırım'da hayata geçirmeyi planladığı politikalarına ilişkin Kırım Haber Ajansına (QHA) açıklamalarda bulundu. "İŞGALCİ YÖNETİM KIRIM TATARLARINI SİNDİRMEYE ÇALIŞIYOR" Rus işgal güçlerinin uyguladığı baskıların ilk hedefinin Kırım Tatarları olduğunu belirten Büyükelçi Vasıl Bodnar, "Ukrayna vatandaşları olan Kırım Tatarlarının siyasi, sosyal ve gündelik hayatları büyük zarar gördü. Biliyorsunuz ki, işgalciler ilk başta Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun Yarımada'ya girişini yasakladı. Ardından Kırım Tatar Milli Meclisinin faaliyetleri yasaklandı. Yani aslında Kırım'daki Kırım Tatarlarının idari bütün hakları sınırlandırıldı. Baskı ve zulüm, Kırım’daki gündelik yaşamının bir parçası haline geldiği için binlerce Kırım Tatarı Yarımada'yı terk ederek Ukrayna ana karasına veya başka ülkelere yerleşmek zorunda kaldı." ifadelerini kullandı. Kırım Tatarlarına uygulanan baskıların sonucu olarak şu an 200‘den fazla siyasi tutsağın Rusya tarafından alıkonulduğunu, onlarca insanın kovuşturulduğunu belirten Büyükelçi Bodnar, "İşgalci yönetim bu baskılar aracılığıyla Kırım Tatarlarını sindirmeye ve susturmaya çalışıyor." dedi. KIRIM'A ON BİNLERCE RUS VATANDAŞI YERLEŞTİRİLİYOR Rus işgal yönetiminin asimilasyon faaliyetleri yürüttüğüne işaret eden Vasıl Bodnar, "Rusya, demografik ve etnik yapıyı değiştirmek için on binlerce Rus vatandaşını Kırım Yarımadası'na yerleştiriyor. Aynı zamanda bu faaliyetlerle beraber Kırım Tatarlarının kendi kültürünü ve dinini korumaya yönelik çabaları engelleniyor." şeklinde konuştu. Rusya'nın Kırım Tatarlarının ve Ukraynalıların taşınmazlarına el koyarak onları Yarımada'ya getirdikleri Rus vatandaşlarına devrettiğini kaydeden Bodnar, "Özellikle Kırım'ın güney kıyısında bulunan tesisler işgalcilerce gasp ediliyor." açıklamasında bulundu. Kırım'ın yoğun bir şekilde askerileştirildiğine vurgu yapan Büyükelçi, "Kırım'da birçok askeri üs kuruldu ve çeşitli askeri teçhizatlar konuşlandırıldı. İşgalciler aynı zamanda bütün uluslararası anlaşmaları ihlal ederek Kırımlıları Rus ordusuna hizmet etmeleri için zorluyor. Bu da baskıya maruz bırakılarak Rus ordusuna katılmak zorunda bırakılan vatandaşların hayatı için tehlike oluşturuyor. Bu aslında özellikle 19. yüzyılda deneyimlenen işgal pratiklerinden biri ancak çatışmaların artmasıyla beraber özellikle tehlikeli olmaya başladı." ifadelerini kullandı. "RUSYA BASKI UYGULAYARAK YARATTIĞI ŞARTLARLA GİZLİ BİR SÜRGÜN YÜRÜTÜYOR" İşgalcilerin Kırım'da insan hakları ve özgürlükleri ihlal ettiğini söyleyen Büyükelçi Vasıl Bodnar, "Özellikle dini özgürlük gibi hassas konulardaki sınırlamalar kötü etkiler yaratıyor. Tüm bunlar Rusya’nın Kırım Tatar halkının hayatının her alanını kontrol altında tutmaya çalıştığına işaret ediyor. Rusya baskı uygulayarak yarattığı şartlarla Kırım Tatarları için yaşam şartlarını zorlaştırarak, çekilmez hale getirerek onları Yarımada’yı terk etmeye zorluyor ve gizli bir sürgün yürütüyor." şeklinde konuştu. UKRAYNA, KIRIM İÇİN STRATEJİ GELİŞTİRİLİYOR Vasıl Bodnar, kendisine sorulan; Kırım'ın işgalden kurtarılması hedefinin gerçekleşmesi sonrasında, Rusya tarafından tatbik edilen politiklar sonucunda demokrafik yapısı değiştirilen Yarımada'ya yönelik Ukrayna'nın çalışma yürütüp yürütmediği sorusunu, "Bu çok önemli bir konu ve şu an ilgili strateji geliştiriliyor. Cumhurbaşkanı Zelenskıy’ın 'Her şey Kırım’da başladı ve Kırım’da bitecek' sözlerini hatırlatmak istiyorum. Tabii ki bu konuda KTMM temsilcileri, Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Tamila Taşeva ve ekibi çalışıyorlar." şeklinde yanıtladı. "RUS İŞGAL YÖNETİMİ TEMSİLCİLERİ YASALARA UYGUN BİR ŞEKİLDE CEZALANDIRILACAK" Büyükelçi Bodnar, konuya ilişkin olarak devamla şu ifadelere yer verdi: "Yarımada’ya 2014’ten sonra Rusya’dan gelerek yerleşen insanların Kırım’ı terk etmesini gerektiğine inanıyoruz. Tabii de işgal yönetimi ile iş birliği yapan sakinlerin vakaları ayrı ayrı incelenecek. Rus işgal yönetimi temsilcileri ve Kırım’da savaş suçları işleyenler yasalara uygun bir şekilde cezalandırılacak." Rusya Karadeniz Filosunun Kırım’da bulunmaması için çalışmalar yürütüldüğünü açıklayan Bodnar, "Çünkü Sivastopol’de bir Rus deniz üssüne yer yok." dedi. Büyükelçi ayrıca, "Gelecekte, Sivastopol Ukrayna deniz filosunun merkezi üslerinden biri haline gelecek. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti'yle iş birliğimiz var, biliyorsunuz. Türkiye bize filomuzu yenilemeye yardım ediyor. Türkiye'yle iş birliği kapsamında bir korvet suya indirildi. Birkaç tanesinin daha siparişi verildi." şeklinde konuştu. Kırım'ın coğrafi açısından Karadeniz'in merkezinde yer aldığını işaret eden Büyükelçi Vasıl Bodnar, "doğru politikalar yürütülürse, Kırım ekonomik ve turistik anlamda bir merkeze dönüşebilir." yorumunda bulundu. "KIRIM YARIMADASI, KIRIM TATARLARININ ANA VATANIDIR" "Karadeniz bölgesi ve Ukrayna’nın güneyinin güvenli bir gölge haline gelmesi, Türkiye’nin de kuzeyinin güvenli olması anlamına geliyor. Yani bölgede istikrarın sağlanmasının Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarlarına olduğuna inanıyorum." diyen Büyükelçi Bodnar, Rusların bölgede dayatmaya çalıştığı Kırım Köprüsü gibi yapılara da izin verilmeyeceğini belirtti. "Kırım Yarımadası, Kırım Tatarlarının ana vatanıdır ve Kırım Tatarlarının Ukrayna devleti çerçevesinde kendi kaderini tayin etme hakkının yerine getirilmesi için şartlar oluşturulmalı." şeklinde konuşan Vasıl Bodnar, "Tüm bunlar Ukrayna yasaları ile destekleniyor. Tabii ki, bunlar Kırım Tatar dilindeki eğitimi, Kırım Tatarların katılımıyla yerel idarelerin kurulmasını ve yarımadadaki iş faaliyetlerinin normale dönmesi için gereken şartların oluşturulmasını kapsıyor." ifadelerini kullandı. "YARIMADA'NIN YÖNETİMİNİ ELE ALABİLECEK YENİ KIRIM TATAR ELİTLER OLUŞUYOR" Günümüzde Kırım Tatarlarının Ukrayna yönetiminde ve ordusunda önemli roller üstlendiğini vurgulayan Bodnar, "Savunma Bakanımız Kırım Tatarı. Dolayısıyla benim düşünceme göre, daha sonra Yarımada'nın yönetimini ele alabilecek yeni Kırım Tatar elitler oluşuyor." dedi. Ayrıca Büyükelçi, "Türkiye’de yaşayan Kırım Tatarlarının Kırım’ın yeniden inşası konusunda bize destek olacağını umuyoruz. Türkiye’de bulunan milyonlarca insan Kırım yarımadasının refaha kavuşması konusunda destek olabilir." şeklinde konuştu.

Büyükelçi Bodnar:  Düşman, ülkenin dörtte birini işgal etmiş durumdayken nasıl müzakereden söz edilebilir? Haber

Büyükelçi Bodnar: Düşman, ülkenin dörtte birini işgal etmiş durumdayken nasıl müzakereden söz edilebilir?

Mustafa KOÇYEGİT QHA Ankara Rusya’nın 24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna’nın ana karasına yönelik başlattığı topyekûn işgal girişimi ve saldırılarının ardından 2 yıl geride kaldı. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar, Rusya'nın yayılmacı politikaları sonucunda Ukrayna'ya yönelik başlattığı topyekûn saldırı ve işgal girişiminin 2. yılına ilişkin Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularını yanıtladı. GÜNCEL VERİLERE GÖRE 20 BİNİN ÜZERİNDE ÇOCUK RUSYA’YA KAÇIRILDI Savaşın en büyük mağdurunun çocuklar olduğunu belirten Büyükelçi Vasıl Bodnar, "Tabii ki savaşın çocuklara bıraktığı en korkunç etkilerinden biri yetim kalmaları. Özellikle savaşın ilk aylarında bu trajediyi yoğun bir şekilde yaşıyorduk. Ayrıca çocukların bu savaşta hayatını kaybetmesi bizi derinden etkiliyor. Çocuklarla ilgili diğer bir boyut da çocukların, özellikle işgal edilmiş bölgelerden Rusya'ya zorla kaçırılması ve tehcir edilmesi. Güncel verilere göre 20 binin üzerinde çocuğun Rusya’ya kaçırılması söz konusu. Biz tabii ki de kaçırılan çocuklarımızı geri getirmek için çalışmalar yürütüyoruz. Uluslararası Ceza Mahkemesinin Ukraynalı çocukların kaçırılması nedeniyle Putin hakkında bir yakalama kararı çıkarttığını hatırlatmak isterim." şeklinde konuştu. Savaş nedeniyle çocukların çocukluklarından ve eğitiminden mahrum bırakıldığını vurgulayan Vasıl Bodnar, "Şu anda Ukraynalı öğrenci sayısı 4 milyon ancak bu sayının yaklaşık 400 bini yurt dışında bulunuyor. Bu şu anlama geliyor; Yurt dışında bulunan çocuklar ya çevrim içi eğitime devam ediyor ya da bulundukları ülkelerdeki okullarda eğitim alıyorlar. Yani Ukrayna eğitim sisteminden uzaklaşan bu çocukların ileride ülkemize dönmeleri ve entegre olmaları zor olacak." dedi. UKRAYNA'NIN YALNIZCA EĞİTİM SİSTEMİNDEKİ KAYBI 10 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE Sadece eğitim sistemindeki kayıpların 10 milyar doların üzerinde olduğunu kaydeden Büyükelçi Bodnar, "Halihazırda Ukrayna'da bulunan 13 bin eğitim kurumundan yaklaşık 3 bin 900’ü farklı seviyelerde tahribata uğradı. Yaklaşık 400’ü ise tamamen yıkıldı." ifadelerini kullandı. "Savaş elbette üniversite ve yükseköğretim öğrencilerini de vurdu. Eğitim kalitesi savaşla beraber nispeten düştü. Bu da aslında ileride Ukrayna'da insan kaynakları alanında kendini gösterecek." diyen Bodnar, "Diğer taraftan Rusya, işgal edilen bölgelerde verilen sözde eğitimle orada adeta Ukraynalıları, Ukraynasızlaştırmaya çalışıyor. Beyinlerini yıkama politikaları tatbik ediliyor." açıklamasında bulundu. UKRAYNALI YETİM ÇOCUKLARIN BİR KISMI TÜRK OKULLARINDA EĞİTİM GÖRÜYOR "Türkiye gibi partner ve dost ülkeler sayesinde çocuklarımız ya uzaktan eğitim ya da bulundukları ülkelerdeki okullarda eğitim alma şansını yakalıyor." şeklinde konuşan Büyükelçi Vasıl Bodnar, savaştan etkilenen Ukraynalı ve Kırım Tatarı çocuklara yönelik Türkiye'nin gerçekleştirdiği faaliyetlere ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Bu noktada aslında geride bıraktığımız savaş yıllarını özetlerken, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan ve saygıdeğer eşi sayın Emine Erdoğan’a bir kez daha şükranlarımı sunmak isterim. Çünkü birçok yetim çocuğumuz burada güvenli bir yuva bulabildi. Aynı zamanda Kırım’dan ve Ukrayna’dan getirilen Eskişehir’deki Kırım Tatarı çocuklarımız söz konusu. Bu konuda kapsamlı bir destek gördük. Türkiye’deki Ukraynalı ve Kırım Tatarı çocuklara yönelik şefkatli ve sevgi dolu yaklaşımdan büyük bir memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek isterim. Çünkü hem yeri geldiğinde bizim hem de uluslararası kuruluşların çocuklara yönelik proje tekliflerini büyük bir destekle karşılıyorlar. Çocukların eğitiminde ve diğer temel ihtiyaçlarının karşılanmasında sıkı destekçimiz oluyorlar. Ankara’da bulunan Ukraynalı yetim çocukların bir kısmı Türk okullarında eğitim görüyor. Örneğin geçtiğimiz günlerde o çocuklar yarıyıl tatilinde Büyükelçiliğimizi ziyaret ederek bize karnelerini gösterdi. Küçük bir kutlama yaptık. Böyle durumlar bize gelecek nesillere dair büyük umut veriyor. Gençler ve çocuklarımızla beraber Ukrayna’nın yeniden doğacağına inancımız büyüyor." "YAKLAŞIK 5 MİLYON UKRAYNALI ŞU AN YURT DIŞINDA BULUNUYOR" Savaşın sivil ve insani boyutunu değerlendiren Vasıl Bodnar, insani kayıpların önemli olduğunu ve bununla beraber güvenlik arayışıyla savaştan dolayı büyük bir sivil kitlenin ülkeyi terk etmek zorunda kaldığına dikkat çekti. "Rusya'nın Ukrayna'daki altyapıya ve sivillere yönelik gerçekleştirdiği saldırılar, özellikle geçici olarak işgal edilmiş olan bölgelerde işlenen savaş suçları, uluslararası toplum tarafından kınanmalı." çağrısında bulunan Büyükelçi Bodnar, "Maalesef on binlerce insan hayatını kaybetti, on binlercesi yaralandı, milyonlarca vatandaşımız yerinden edildi. Yaklaşık 5 milyon Ukraynalı şu an yurt dışında bulunuyor. Örneğin savaşın başlarında Türkiye’ye 85 binin üzerinde Ukrayna vatandaşı gelmişti. Ama topraklarımızın bir kısmı işgalden kurtarıldıktan sonra bunların çoğu evlerine döndü. Elbette Ukrayna'daki insanlar savaş şartlarına bir şekilde adapte oluyor. Örneğin Kıyiv çevresindeki işgal edilen bölgeler geri alındığında hızlı bir şekilde hayat geri döndü. Toplu ulaşım sağlandı. İş dünyası faaliyetlerini yeniledi. Rusya’nın altyapıyı yok etme, insanları korkutma ve zulmetme gibi tüm girişimlerine rağmen Ukraynalılar hayatta kalmaya devam ediyor." şeklinde konuştu. "ŞAVAŞTAN ÖNCE UKRAYNA ORDUSUNDAKİ ASKER SAYISI 250 BİN CİVARINDAYDI" İşgal altında olmayan kentlerde hayatın nispeten normale döndüğünü belirten Bodnar, "Tüm bunlar Ukraynalıların yeni şartlara çok hızlı bir şekilde alışabilen ve füze saldırıları tehdidi altında bile var olabilen bir halk olduğunu gösteriyor." dedi. Ukraynalıların bir başka dikkat çekici özelliğinin sivillerin hızlı bir şekilde seferber olarak düşmana karşı vatanını savunmaya hazır olması olduğunu söyleyen Büyükelçi Vasıl Bodnar, "Savaştan önce Ukrayna ordusundaki asker sayısı 250 bin civarındaydı. Şimdi ise 1 milyonun üzerinde askerden söz ediyoruz. Bu, yüz binlerce sivilin eline silah alarak vatan savunmasına geçtiğini gösteriyor." ifadelerini kullandı. Vasıl Bodnar konuşmasında devamla şu cümlelere yer verdi: "Ekonomik anlamda hayatın yeniden normalleşmesinin Ukrayna ordusuna şöyle bir katkısı oldu: Ukrayna'da birçok sivil, orduya bağış yapıyor veya tanıdıklarının savaştığı birliklere yardım ediyor, ekipman bağışı yapıyor. Bu da aslında sivil halkın Ukrayna'nın zaferlerine büyük bir maddi katkı sağladığını gösteriyor. Bunun aslında en dikkat çekici örneklerinden birisi, savaşın ilk yılında gerçekleşti. Bir adet Bayraktar TB2 için bir bağış kampanyası başlatılmıştı. Üç gün süren kampanyanın sonunda 3 tane Bayraktar alacak kadar para toplanmıştı. Ukrayna halkının sergilediği bu davranış o kadar etkileyiciydi ki, BAYKAR Makinenin sahipleri bu 3 Bayraktar'ı Ukrayna halkı adına orduya bağışlamaya karar verdiler. Toplanan para ise savunmanın diğer ihtiyaçları için kullanıldı." "YILDA YAKLAŞIK 40 MİLYAR DOLAR KADAR DIŞ KAYNAĞA İHTİYACIMIZ VAR" Ukrayna halkının büyük zorluklara ve tehlikeye rağmen yüksek irade sergilemeye devam ettiğinin altını çizen Büyükelçi Bodnar, "Yapılan araştırmalar da bunu teyit ediyor. Örneğin anketlere göre Ukrayna halkının yüzde 80’inden fazlası, Rusya'ya herhangi bir toprak tavizi karşılığı barışın kabul edilemeyeceğini ifade ediyor." şeklinde konuştu. Kendisine yöneltilen soru üzerine savaşın ekonomik alanda yarattığı tahribata ilişkin konuşan Bodnar, "Savaşın öncelikle insanları ardından ekonomiyi vurduğunun altını çizmek isterim. Tabii ki, savaş öncesi yıllarla kıyaslarsak 2022’de Ukrayna yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 28’sini kaybetti. En çok etkilenen alanlar inşaat, ulaşım, sanayi ve üretim oldu. Bazı sanayi alanları doğrudan varlığını durdurdu. Çünkü fabrikalar saldırılarda yok edildi. Aynı zamanda sürekli olarak devam eden sivil altyapıya yönelik bombardımanlar, limanların Rusya tarafından bloke edilmesi, bazı Batı ülkelerin sınırlarında oluşan gecikmeler Ukrayna'dan yapılan ihracata büyük bir darbe vurdu ve lojistik hatları da çok büyük ölçüde etkiledi. Ancak Ukrayna ordusunun 2022’deki başarıları sayesinde 2023 yılında ülke ekonomisi yüzde 5 gibi bir büyüme sergiledi. Savaştaki genel ekonomik kayıplar şu an yaklaşık 411 milyon dolar olarak tahmin ediliyor." dedi. Savaşın özellikle sanayi ve üretime olan yıkıcı etkileri nedeniyle Ukrayna bütçesinin planladığı kaynakları sağlayamadığını belirten Büyükelçi Bodnar, "Yılda yaklaşık 40 milyar dolar kadar dış kaynağa ihtiyacımız var. Bununla birlikte bazı alanların da yükselişe geçtiğini söyleyebiliriz. Örneğin tarım, Tahıl Koridoru Anlaşmasının imzalanması sonrasında ve Rusya’nın anlaşmadan çekilmesinin ardından Ukrayna'nın oluşturduğu koridorun faaliyete geçmesiyle canlandı. Örneğin Ukrayna-Türkiye arasındaki ticaret kalemlerini inceleyecek olursak özellikle tahıl ve ayçiçek yağı sevkiyatlarının birkaç kat arttığını görüyoruz. Tabii diğer taraftan savaşın getirdiği büyük bir inovasyon talebiyle beraber özellikle yüksek teknolojiler, bilişim teknolojileri savunma, sanayi gibi alanlarda da büyük bir atılım gerçekleşti. Özellikle insanlar orduya yardım edebileceği alanlara odaklanmaya başladı. Örneğin; dron, İHA’ların geliştirilmesi ve üretimi son 2 yılda yüzlerce kat artmış durumda." ifadelerine yer verdi. "Yakın geleceğe yönelik konuşacak olursak, öne çıkan alanların başında elbette inşaat sektörü gelecek ve bu sektörün de hızla hareketleneceğine inanıyoruz." diyen Vasıl Bodnar, cümlelerini şu şekilde sürdürdü: "Aynı zamanda Türkiye’nin organize sanayi modelindeki deneyimi bizim için çok kıymetli. Ukrayna'da benzer bir konseptin sağlanması için Türk tarafıyla temaslarımızı sürdüreceğiz. Ukrayna ekonomisine büyük katkılardan biri BAYKAR Teknoloji’nin Ukrayna'da fabrika kurma açıklaması oldu. Yatırımın 100 milyon dolar civarı olacağı söylendi. Savaşa rağmen Türk müteahhitler ve sanayiciler için Ukrayna pazarının çok çekici olmaya devam ettiğini düşünüyorum. Daha geçtiğimiz haftalarda İstanbul'da Ukrayna'nın yeniden inşasına yönelik Türkiye-Ukrayna İş Forumu’nu düzenledik ve bu iş forumunda Türk iş insanları ve şirketler tarafından Ukrayna'ya yönelik çok büyük bir ilgi olduğunu gözlemledik. İnşaat sektöründen enerji sektörüne yatırım yapmaya niyetli birçok şirket söz konusu. Ayrıca önümüzdeki aylarda iki tarafın da onaylamasını beklediğimiz Serbest Ticaret Anlaşması, Ukrayna Türkiye arasındaki ekonomik iş birliğine ve Ukrayna ekonomisinin yenilenmesine büyük katkı sağlayacak. Düşmanı topraklarımızdan püskürttükten sonra çok fazla fırsat ortaya çıkacak." "KIRIM'IN YENİDEN İNŞASINA VE YAPILANMASINA ÖZEL BİR İLGİ GÖSTERİLMELİ" Büyükelçi Vasıl Bodnar ayrıca, "Özel bir ilgi de Kırım'ın yeniden inşasına ve yapılanmasına gösterilmeli. 2014’teki işgalden önce Türk iş dünyası Kırım'da çok aktifti. Kırım'daki sosyal ve ekonomik yaşamın normal seyrine dönmesinde tabii ki de Türkiye hükûmetinin, Türk iş dünyasının, iş çevrelerinin ve sivil toplum kuruluşlarının katkı sağlayacağına inanıyoruz." ifadelerini kullandı. "RUSYA NÜKLEER SANTRALİ BİR TEHDİT ARACI OLARAK KULLANIYOR" Rusya'nın saldırganlığından ve çatışmalardan en çok etkilenen alanlardan birinin de doğa olduğunu kaydeden Vasıl Bodnar, "Dolayısıyla savaşın ekolojik boyutu da dikkate değer bir konu. Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy’ın sunduğu barış formülünün maddelerinden biri de savaşın ekolojik boyutu. Halihazırda ekolojik sorunların kaydedilmesi ve çözülmesine yönelik uluslararası çalışma grubu oluşturuldu. Ukrayna Cumhurbaşkanı Ofisi Başkanı Andriy Yermak'ın liderliğindeki bu çalışma grubu, İsveçli uzmanlarla birlikte Ukrayna’daki savaşla birlikte meydana gelen ekolojik sorunlara yönelik ayrıntılı bir araştırma gerçekleşti. Geçtiğimiz günlerde bir rapor yayımlandı. Bu raporda Ukrayna'nın çevresinin savaş nedeniyle aldığı tüm zararlar kayıt altına alındı. Çatışmalar veya Rusya’nın düzenlediği saldırılar sonucu hava, toprak su kaynakları ve ormanlar büyük zarar gördü ve görmeye devam ediyor. Yani durum oldukça vahim. Ekolojik boyutunun ne kadar kritik olduğunu anlatmak için sadece Herson bölgesindeki Kahovka Barajı’nın patlatılması ve bunun getirdiği sonuçları incelemek bile yeterli olacaktır." şeklinde konuştu. "Ekolojiden bahsetmişken elbette, nükleer güvenlikten de söz etmeliyiz." diyen Bodnar, "Ruslar savaşın başında Çernobil’i işgal etmişti. Orası aktif bir nükleer santral olmamasına rağmen büyük bir tehlike teşkil ediyor. Diğer taraftan Zaporijjya bölgesinde yer alan Avrupa'nın en büyük nükleer enerji santralini silahlandırma gibi girişimlere yeltendiler. Ukrayna'daki nükleer enerji santralleri elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 60’ını karşılıyordu. Rusya'nın buradaki amacı sadece Ukraynalıları elektriksiz bırakmak değil aynı zamanda insan yapımı bir felakete yol açmaktı. Rusya'nın Zaporijjya Nükleer Enerji Santrali’ni işgal edip, çevresini mayınlayıp zaman zaman göstermelik patlamalar gerçekleştirmesi aslında dünyaya karşı yürütülen şantaj politikasının bir parçası. Yani Rusya nükleer santrali bir tehdit aracı olarak kullanıyor." açıklamasında bulundu Bu alanda Uluslararası Atom Enerji Ajansının faaliyetleri önemli olduğunu ancak Ukrayna’daki nükleer güvenliğin yeniden sağlaması için yeterli olmadığını belirten Bodnar, bu konuda diğer uluslararası ortaklarından destek beklediklerini kaydetti. TÜRKİYE VE UKRAYNA MAYIN TEMİZLEME ALANINDA İŞ BİRLİĞİ YAPABİLİR Savaş nedeniyle Ukrayna'da ortaya çıkan mayın kirliliği hakkında da konuşan Bodnar, "Uluslararası uzmanların değerlendirmelerine göre Ukrayna'nın yaklaşık 174 bin kilometrekaresi mayın kirliliğinden ve olası tehditlerden dolayı güvensiz olarak kabul ediliyor. Bu alan, dört Estonya veya Almanya'nın yarısı büyüklüğüne tekabül eder. Bu bölgenin tamamen mayından temizlenmesi için uzmanlara göre 35 yıl gibi uzun bir süre gerekli ve milyarlarca dolar harcanması gerekecek. Özellikle cephe hatlarını inceleyecek olursak yani Ukrayna'nın diğer bölgeleriyle kıyaslayacak olursak buradaki mayın yoğunluğu o kadar fazla ki belki de tamamen temizliği onlarca yıl sürecek." dedi. Mayın kirliliği bağlamında da uluslararası toplumdan destek beklediklerini söyleyen Bodnar, "Türkiye ile ilişkilerimizi geliştirecek ve büyük katkı sağlayacak alanlardan biri de mayın temizleme alanında iş birliği olabilir." değerlendirmesinde bulundu. "UKRAYNA ORDUSU TARAFINDAN ELE GEÇEN HER FIRSAT KULLANILACAK" Savaşın son durumuna ilişkin olarak bilgileri de paylaşan Büyükelçi, "Elbette sözlerime başlarken sayıca üstün olan düşmana karşı mücadele vermenin çok zor olduğunun altını çizmek isterim. Ruslar bazı alanlarda Ukrayna ordusuna göre sayı bakımından birkaç kat, bazı alanlarda onlarca kat daha üstün. Savaşın ilk yılında Ukrayna halkı ve ordusu seferber olmuş ve büyük bir savunma gerçekleştirilmişti. Savunmanın da ötesine geçerek hem düşmanı durdurmuştuk hem de işgal edilen bölgelerin yaklaşık yüzde 50’sini geri almıştık. 2023 yılında bazı karşı saldırı konseptleri vardı. Bunlar kısmen başarılı oldu. Ancak şunu ifade etmek isterim ki, uluslararası partnerler ve ülkeler tarafından Ukrayna'ya yönelik sağlanan silah ve mühimmatlar Rusya'nın elinde olanlarla aynı değil. Rusya gibi sayıca üstün bir düşmanı püskürtmek için yeterli değil. O yüzden bugün geldiğimiz noktada artık Ukrayna savunma yaparken Rusya bazı saldırı girişimleri sergiliyor." ifadelerini kullandı. Büyükelçi Bodnar ayrıca, "General Sırksıy’ın ifade ettiği savunma aslında daha çok Rusların kaynaklarının tüketilmesi ve Rus ordusunun yıpratılmasına yönelik bir konsepti ifade ediyor. Aynı zamanda bir manevralı savunma olacak. Yani Ukrayna ordusu tarafından ele geçen her fırsat kullanılacak. Cumhurbaşkanımız Zelenskıy’ın ifade ettiği gibi aslında bu değişimin nedeni savaşı yönetmede yeni taktik, yaklaşım ve metotlara ihtiyaç duyulmasıydı. İnanıyoruz ki, bu manevralı yeni yaklaşımla gelen savunma Ukrayna'nın başarı elde etmesine, özellikle Rus ordusunun yıpratılmasına neden olacak. Çünkü bizim daha yapacak çok işimiz var." dedi. BARIŞIN EN TEMEL ŞARTI UKRAYNA'NIN 1991’DEKİ SINIRLARINA DÖNMESİ Ukrayna'nın yaklaşık olarak yüzde 25’inin hâlâ işgal altında olduğuna işaret eden Büyükelçi Vasıl Bodnar, "Bu sayıyı özellikle Ukrayna'nın savaşı bırakıp barış görüşmeleri yapması gerektiğine işaret eden tarafların dikkatine sunuyorum. Düşman, ülkenin dörtte birini işgal etmiş durumdayken nasıl müzakereden söz edilebilir? Bu savaşta barışın sağlanmasının en temel şartı Rusya'nın Ukrayna topraklarını terk etmesi, silahlı kuvvetlerini geri çekmesi ve Ukrayna'nın 1991’deki sınırlarına dönmesi olacak. O yüzden bu savaşın önümüzdeki aylarda belki de önümüzdeki yıllarda biteceğine yönelik ifadeler gerçekçi olmayacaktır. Bu bizim için bir bağımsızlık ve var olma mücadelesi. Düşmanın hukuk dışı taleplerine ve ifadelerine göz yummayacağız veya taviz vermeyeceğiz. Mücadelemize devam edeceğiz. Ancak elbette barışı biz sadece savaşla aramıyoruz. Aynı zamanda uluslararası arenalarda uluslararası partnerlerimizle beraber diplomatik barış arayışımızı da sürdürüyoruz. Özellikle Cumhurbaşkanımız Zelenskıy’ın sunduğu barış formülü kapsamında üst düzeyde yüksek katılımlı görüşmeler devam ediyor." şeklinde konuştu. "İSTİKRARIN SAĞLANMASI VE SAVUNMA KABİLİYETLERİNİN ARTIRILMASINA YÖNELİK ADIMLAR ATILMALI" Hamas'ın 7 Ekim 2023 tarihli saldırısı sonrasında İsrail'in Gazze’ye yönelik devam askerî operasyonlar neticesinde Batı'nın Ukrayna'ya yönelik desteğinin azalıp azalmadığı sorusu üzere Bodnar, şu ifadeleri kullandı: "Bu konunun pratik alandan daha çok medya alanında konuşulduğunu ifade etmek isterim. Çünkü Gazze'de yakın zamanda meydana gelen trajik olaylar ve Filistin-İsrail arasında on yıllardır devam eden savaş medyanın dikkatini daha çok çekse de Ukrayna'daki savaş bitmedi. Tartışılan bu konuların üstüne bir de ABD'deki iç durum gündeme geldi. Çünkü biliyorsunuz Ukrayna'yı da maddi ve askerî anlamda en çok destekleyen partnerlerden biri ABD. Yine bu konuların üstüne bir de Avrupa Birliği’nin Ukrayna'ya sağlayacağı finansman kararları ve Ukrayna'nın Avrupa Birliği’ne entegrasyonuna etki etmeye çalışan Macaristan’ın faaliyetleri de eklendi. Günümüzde özellikle yerel çatışmaların arttığını gözlemleyebiliriz. İran'da, Pakistan'da, Yemen'de özellikle Kızıldeniz'de meydana gelen çatışmalar da dünyanın çatışmaların arttığı bir döneme girdiğini gösteriyor. Bu sadece Ukrayna'yı ilgilendiren bir durum değil. Bütün dünyanın dikkate alması gereken bir konu. Hem bölgelerde ve dünyada istikrarın sağlanması hem de savunma kabiliyetlerinin artırılmasına yönelik adımlar atılmalı. "RUSYA ULUSLARARASI GÜVENLİK SİSTEMİNİ TAHRİP EDEREK NÜFUZ ALANINI GENİŞLETMEYE ÇALIŞIYOR" "Böyle bölgesel ve yerel çatışmaların arkasında Rusya gibi kötü niyetli ülkelerin olduğunu düşünüyorum. Çünkü onların çıkarları gözlemleniyor." değerlendirmesinde bulunan Büyükelçi, "Rusya uluslararası güvenlik sistemini tahrip ederek, kaos yaratarak, çatışmalara neden olarak kaostan beslenip kendi etki alanını, nüfuz alanını genişletmeye çalışıyor ve pastadaki payını büyütmeye çalışıyor. Bu noktada aslında Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Dünya beşten büyüktür' söylemine geliyoruz. Çünkü mevcut uluslararası güvenlik sistemi, çatışmaları önlemede ve durdurmada, istikrar sağlamada başarılı değil. Bu da bize şunu işaret ediyor: Uluslararası toplum olarak, ortak hareket ederek yeni bir sistem inşa etmek veya var olanı güçlendirmek zorundayız. Biz her yıl uluslararası kurumlara milyonlarca dolar katkı sağlıyoruz. Ancak bu kurumlar maalesef görevlerini yerine getirme konusunda pek başarılı değiller. Yakın tarihi inceleyecek olursak, uluslararası toplum ne Suriye'deki savaşa etki edebilmiş ne de Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşını önleyebilmiş durumda."

Ukrayna Büyükelçisi Bodnar: Türkiye arabuluculuk faaliyetleriyle dünyaya küresel bir oyuncu olduğunu gösterdi Haber

Ukrayna Büyükelçisi Bodnar: Türkiye arabuluculuk faaliyetleriyle dünyaya küresel bir oyuncu olduğunu gösterdi

Mustafa KOÇYEGİT QHA Ankara Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar, Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği özel röportajında; geçen günlerde Rus parlamentosunun alt kanadı olan Dumanın Uluslararası İlişkiler Komitesi Üyesi Dmitry Belik'in Ukrayna'da inşa edilen Baykar fabrikasının Rusya için meşru bir hedef olduğu söylemini, 2022 yılı şubat ayından günümüze Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkileri ve işbirliğini, şubat ayı başında iptal edilen Vladimir Putin'in Türkiye ziyaretini ve 5 Kasım 2024 tarihinde gerçekleşecek Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerinin olası sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "RUSYA’YA NE KADAR KARŞILIK VERİRSEN O KADAR KOLAY ANLAŞIRSIN" Büyükelçi Vasıl Bodnar, Türk hava savunma şirketi Baykar tarafından Ukrayna'da inşa edilen tesise yönelik Rus Duması üyesinin sözlerine yönelik olarak, "Öncelikle Rusya’nın hareketlerinin çoğunlukla irrasyonel olduğunu, her şeyin beklenebileceğini ve Ukrayna’nın da savaş durumunda olması nedeniyle her türlü duruma karşı hazırlıklı olmamız gerektiğini ifade etmek isterim." ifadelerini kullandı. "Bu noktada Baykar Makinanın kıymetli yöneticilerinin cesaretini ve yürekliliğini bir kez daha takdir etmek istiyorum. Çünkü savaşa rağmen fabrikayı inşa etme kararı aldılar." diyen Vasıl Bodnar, inşa edilen fabrikanın, Ukrayna ile Türkiye arasındaki stratejik iş birliğinin önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. Bodnar, Baykar tarafından gerçekleştirilen yatırımın Ukrayna’nın yeniden inşasına büyük katkı sağlayacağını ve Ukrayna’ya yönelik umut ve güveni de kanıtlayacağını kaydetti. Rusya'nın Baykar'a ait tesise yönelik saldırı gerçekleşmesi durumunu değerlendiren Büyükelçi, şu ifadelere yer verdi: "Rus füzesinin Baykar Makinanın Ukrayna’daki fabrikasını hedef alması durumunda, bu olayın Türk-Rus ilişkilerine nasıl etki yaratabileceğini düşünelim. Örneğin, İstanbul Boğazı Rus petrol tankerlerine kapatılabilir mi? Çok basit bir çözüm olur. O yüzden Rusya’nın bu tarz tehditlerine Türkiye’nin verebileceği cevaplar var. Rusya’ya ne kadar karşılık verirsen o kadar kolay anlaşırsın. Dolayısıyla bu durumda Türkiye, Rusya’nın tehditlerine karşılık verebileceği etkili nüfuz etme ve etkileme yöntemlerine sahiptir. Rusların metotlarına bakacak olursak, geleneksel olarak her zaman yalan, manipülasyon, propaganda ve dezenformasyondur. Bunlar en üst kademelerdeki yöneticiler tarafından da aktif olarak kullanılıyor. O yüzden Rusya'ya kulak vermek yerine Rusya'ya karşı koymalıyız. Sadece o zaman sonuca ulaşabiliriz. Saldırgana müsamaha gösterilmesi hiçbir zaman kimseye çıkar getirmez ve bölgemizde istikrar sağlamaz. Saldırgan her zaman cezalandırılmalıdır. Bu yüzden Ukrayna tüm suçluların tespit edilmesine ve onların uygun bir şekilde cezalandırılmasını sağlamaya yönelik çabalarını sürdürecek." "TÜRKİYE'NİN UKRAYNA’NIN ÇIKARLARINA UYGUN VE ÇOK DOĞRU BİR TUTUM SERGİLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ" Türkiye ile Ukrayna arasında stratejik ortaklık düzeyinde çok yönlü iş birliği kurulduğunu belirten Bodnar, "Türkiye'nin Ukrayna’nın çıkarlarına uygun ve çok doğru bir tutum sergilediğini düşünüyoruz. Bu tutum zor zamanlarda Ukrayna’yı desteklemekten ibarettir. Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi tutumunu inceleyecek olursak, ne 2014’teki Kırım’ın yasa dışı ilhakını tanıdı, ne de 24 Şubat 2022’den sonra Rusya’nın saldırganlığına destek verdi." şeklinde konuştu. Türkiye'nin Ukrayna’nın barışı sağlama konusundaki siyasi çabalarına destek verdiğini vurgulayan Vasıl Bodnar, "Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın Barış Formülü kapsamında gerçekleştirilen toplantılara, Kırım Platformu zirvelerine katılıyor, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası örgütlerin kabul ettiği Ukrayna konulu kararlara destek veriyor; dolayısıyla bu anlamda Türkiye tamamen Ukrayna'nın yanındadır." dedi. Ukrayna ile Türkiye arasındaki iş birliğinin önemli kalemlerinden birinin de Karadeniz’deki güvenliğin sağlanması olduğunu kaydeden Büyükelçi, "Bölgedeki seyrüsefer güvenliğine büyük katkılar sağlayacak olan Türkiye Cumhuriyeti'nin Karadeniz'i mayınlardan temizleme girişimini destekliyoruz." açıklamasında bulundu. "TÜRKİYE ARABULUCULUK FAALİYETLERİYLE DÜNYAYA KÜRESEL BİR OYUNCU OLDUĞUNU GÖSTERDİ" Türkiye'nin Ukrayna'ya yönelik gönderilen yardımlarda lider ülkelerden biri olduğuna ve savaşın başlaması sonrasında yüz binlerce Ukrayna vatandaşının Türkiye'ye sığındığını ve 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri sonrasında Ukrayna'nın arama kurtarma ekiplerini gönderen ilk ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Bodnar sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Tahıl girişimi anlaşmasının imzalanması ve yürütülmesi, saldırgan ülkeyle iletişim kurulması, savaş esiri ve siyasi mahkûm değişimi gibi pratik konuların çözülmesi gerektiğinde Türkiye çok ciddi liderlik özelliklerini sergiledi ve arabuluculuk faaliyetleriyle dünyaya küresel bir oyuncu olduğunu gösterdi. Bizzat Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Dışişleri Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti hükûmetinin diğer kurumları süregelen çatışmada ara buluculuk faaliyetleri için büyük bir çaba ve emek sergiledi. Şu ana kadar bu alanda gerçekleştirilen faaliyet ve çabalar arasında en başarılı örneği teşkil etti." Ukrayna ile Türkiye arasındaki savunma sanayi alanındaki iş birliğinin savaş sonrasında durmadığını, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu motorların Ukrayna tarafından sağlanmaya devam ettiğini ve Türkiye'den Ukrayna'ya zamanında sağlanan teçhizat ve ekipmanların savaşta kritik rol oynadığı vurgulayan Vasıl Bodnar, "Özellikle Bayraktar SİHA Ukrayna-Rusya Savaşı'nın gazisi oldu ve Ukrayna'da kahraman olarak anılıyor." ifadelerini kullandı. "TÜRK İŞ DÜNYASI, DÜNYANIN EN CESUR İŞ ÇEVRELERİNDEN BİRİ" Savaşın devam etmesine rağmen Ukrayna’nın yeniden inşası konusunda çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Büyükelçi Bodnar, "Bu sürece büyük katkı sağlayan Türk iş dünyasını takdir etmek ve minnettarlığımı belirtmek istiyorum. Dünyanın en cesur iş çevrelerinden biri olduklarını sergilediler. Aynı zamanda iki ülke arasındaki serbest ticaret anlaşmasının da onaylanıp yürürlüğe girme arifesindeyiz ve bu anlaşmanın hem ticari hem diğer alanlardaki iş birliğine büyük katkı sağlayacağına inanıyorum." dedi. Büyükelçi, Türkiye Ukrayna ilişkin olarak sözlerini şekilde sürdürdü: "Bununla birlikte savaş sona erdiğinde ülkeler arasındaki hava ulaşımının, tüm ulaşımının yeniden sağlanacağına inanıyoruz ve bu sadece ihtiyaç dahilinde değil turistik amaçlarla da seyahati yeniden başlatacaktır. Savaş öncesi yaklaşık her yıl iki milyon Ukrayna vatandaşının Türkiye'yi ziyaret ettiğini hatırlatmak isterim. Ukrayna halkı nezdinde bir turistik nokta olarak Türkiye çok seviliyor. Savaş bittiğinde bunun savaş öncesi seviyenin de üstüne çıkacağını düşünüyorum. Türk vatandaşlarının da Ukrayna'ya ilgi göstereceğini ve eskiden olduğu gibi sadece Osmanlı miraslarını değil aynı zaman kahraman kentlerimizi ziyaret edeceğini umuyorum. Örneğin, Moskova kruvazörünün battığı bölge gibi farklı noktaların da turistik olarak ilgi odağı olacağını düşünüyorum." "PUTİN KORKAK BİR KİŞİ OLARAK YURT DIŞINA ÇIKMAKTAN ÇEKİNİYOR" Vasıl Bodnar, Şubat ayı başında Putin'in iptal edilen ziyaretini ise, "Bunlar Rusya'nın irrasyonel hareket etme eğiliminden kaynaklanıyor. Sabah verdikleri kararı akşam değiştirebiliyorlar veya Ukrayna devletine saldırmak gibi akıl almaz kararlar verebiliyorlar. Aslında binbir tür neden olabilir ama bu soru kararından dönen saldırgan devlete sorulmalı." şeklinde yorumladı. Bodnar ayrıca, "Ukraynalı çocukları kaçırma suçundan dolayı uluslararası ceza mahkemesinin Putin hakkında arama kararı çıkartığını hatırlatmak isterim. Muhtemelen, korkak bir kişi olarak yurt dışına çıkmaktan çekiniyor. Ayrıca bunun can güvenliği tehdidi ile ilgili şahsi kararı da olabilme ihtimali var." ifadelerini kullandı. Türkiye ile Rusya arasındaki temaslara ilişkin olarak da değerlendirmede bulunan Büyükelçi şu şekilde konuştu: "Bildiğiniz gibi, daha geniş çaplı işgal saldırısı öncesinde biz iki paralel iş birliği yolu oluşturduk; Ukrayna ile Türkiye arasındaki stratejik iş birliği ve Türkiye'nin Rusya'yla olan pragmatik çıkarlara dayanan iş birliği. Elbette Rusya ile Türkiye arasındaki temaslar, Ukrayna’da duygusal tepkilere yol açabiliyor. Aslında Ukrayna halkının bu duygusal tepkileri anlayışla da karşılanabilir çünkü Rusya bize çok fazla acı verdi ve vermeye devam ediyor. Diğer taraftan Türk dostlarımızın da ifade ettiği gibi Türkiye Rusya arasındaki bu görüşmelerde Ukrayna’nın çıkarını da savunmaya hazırlar. Bu tip temasların başarısını, esir değişimi ve Tahıl Koridoru Anlaşması gibi örnekler üzerinden görüyoruz." "UKRAYNA’YA ASKERÎ TEKNİK VE MADDÎ YARDIM AKIŞININ DEVAM ETMESİ GEREKİYOR" Kendisine yöneltilen soru üzerine 2024 yılı sonunda ABD'de gerçekleşek başkanlık seçimleri sonuçlarının olası sonuçlarını da değerlendiren Bodnar, "Elbette Amerika’daki bu iç siyasi durum, Ukrayna’ya sağlanan askerî ve maddî desteğe yansıyor ve bunu şu anda hissediyoruz. Rus saldırganlığına karşı savunmasını devam ettirebilmesi için Ukrayna’ya askerî teknik ve maddî yardım akışının devam etmesi gerekiyor. Yoksa tüm NATO ülkeleri tehdit altında olacak çünkü Rusya’nın saldırgan çabalarının azalmadığını sadece büyüdüğünü görüyoruz." dedi. "Elbette ki, kimi başkan seçecekleri konusunda Amerikan halkı karar verecek. Ama şu an siyasi mücadele çerçevesinde seçimleri kazanmak amacıyla farklı söylemler kullanılıyor. Çünkü bu adayların ana hedefi. Dolayısıyla bu süreçte daha çok beklenmedik mesaj ve işaret gündeme gelebilir diye düşünüyorum. Kaldı ki, Sayın Trump’ın eski başkanlık döneminde ne kadar beklenmedik hareketler sergileyebileceğini hepimiz gördük." değerlendirmesinde bulunan Vasıl Bodnar, "Diğer taraftan Ukrayna için Amerika’da iki parti tarafından da desteklenmek çok önemli. Sadece tek parti tarafından desteklenmek bize çıkar sağlamaz." ifadelerini kullandı. Oluşan bu durumunda Ukrayna açısından ders alınması gereken bir örnek olduğunu söyleyen Bodnar, "Ukrayna veya herhangi bir devlet, yabancı desteğe bağımlı olmamalı. Bu bağlamda, özellikle ABD’deki bu iç durum bize şunu gösteriyor, savaşa devam edebilmek için iç üretime yönelmeli ve daha çok savunma sanayi kompleksimizi geliştirmeliyiz. Mühimmat ve ordunun ihtiyaç duyduğu diğer teçhizatları kendi kaynaklarımızla üretmeye odaklanmalıyız." şeklinde konuştu. "SAVAŞ YARIN BİTSE BİLE, RUSYA İLE UKRAYNA ARASINDAKİ GERGİNLİK ON YILLARCA SÜRECEK" "Devam eden Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşında çıkarılabilecek en iyi derslerden biri de -Türkiye de bunu çok güzel bir şekilde uyguluyor- kendi savunma sanayisinin geliştirilmesi ve bütçelerde savunmaya daha fazla pay bırakılmasıdır." değerlendirmesinde bulunan Bodnar, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Bizim durumumuzu örnek alırsak, Savaş yarın bitse bile, Rusya ile Ukrayna arasındaki gerginlik on yıllarca sürecek. Bununla birlikte savaşın belli avantajları da var. Mesela, inovasyon ihtiyacının oluşması gibi ama aynı zamanda ülkelerin ekonomisi ve savunmasındaki zayıf noktalarını ortaya çıkarıyor. Bu yüzden, tüm ortaklarımızı hem bize savunma desteği sağlamaya hem de bizim savunma deneyimimizi incelemeye ve olası saldırganlık durumunda düşmana karşı koyabilmek için kendi savunma kabiliyetlerini arttıracak tüm sistemleri iyileştirmeye davet ediyorum. Ve bu; seferberlik, savaş durumunda ekonominin desteklenmesi, yüksek teknolojileri, hava savunma sistemleri gibi devletin başarılı savunması için gereken birçok farklı alanı kapsıyor."

Türkiye'nin boğazları kapatması, Odesa ve Mıkolayiv'in işgalini önledi Haber

Türkiye'nin boğazları kapatması, Odesa ve Mıkolayiv'in işgalini önledi

Rusya'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'da işgal girişimi ve topyekun saldırı başlatmasının ardından 1000 günün üzerinde bir süre geçti. Türkiye Cumhuriyeti'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi uyarınca İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı'nı kapatması, Rusların Ukrayna'nın şehirlerini denizden vurmasını büyük oranda engelledi. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar, Ukrinform'a verdiği röportajda; bu konu hakkında değerlendirme yaptı. Bilindiği üzere, Rusya Federasyonu'nun Karadeniz Filosunun tüm büyük gemilerinin dörtte biri, Ukrayna ordusu tarafından imha edildi ve Rus filosu, büyük oranda hasar aldı. "UKRAYNA'NIN SAVUNMASININ EN ÖNEMLİ AŞAMALARINDAN BİRİ TÜRKİYE'NİN BOĞAZLARI KAPATMASI OLDU" Büyükelçi konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: "Ukrayna'nın savunmasının en önemli aşamalarından biri Türkiye'nin İstanbul ve Çanakkale boğazlarını kapatması oldu. Moskova kruvazörünü batırdık ve iki Rus kruvazörü daha Akdeniz'de bekliyordu. Ve sanırım Türkiye'nin boğazları kapatması, Rusya'nın denizdeki üstünlüğünü kullanarak Odesa, Mıkolayiv ve Moskova'nın planlarına göre denizden yapılacak operasyonlar sonucunda işgal edilecek diğer bölgeleri ele geçirmesine engel oldu." "RUS DENİZ FİLOSUNUN ŞEHİRLERİMİZİ VURAMAYACAĞINI BİLMEK İÇİMİZE SU SERPMİŞTİ" Kırım Haber Ajansı, yeni görev yeri Polonya'ya gitmeden önce Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar ile özel bir röportaj gerçekleştirdi. Topyekun savaşın 1000. günü münasebetiyle yapılan röportajda Büyükelçi, Türkiye'nin boğazları savaş gemilerine kapatması hakkında değerlendirme yaptı. Bu röportajda; Türkiye Cumhuriyeti'nin Ukrayna'ya sağladığı desteğe işaret eden Bodnar, "Savaşın ilk günlerinde Türkiye Cumhuriyeti hükûmetinin aldığı, boğazların savaş gemilerine kapatılması kararı içimizi rahatlatmıştı. Çünkü, Rus Deniz Filosunun şehirlerimizi vuramayacağını bilmek içimize su serpmişti. Bu, bizim için büyük bir başarıydı" değerlendirmesini yaptı.

Türkiye Ukrayna Dostluk Derneğinden Büyükelçi Bodnar'a veda ziyareti Haber

Türkiye Ukrayna Dostluk Derneğinden Büyükelçi Bodnar'a veda ziyareti

Türkiye Ukrayna Dostluk Derneği Başkanı Celil Sümer ve yönetim kurulu üyeleri, yeni dönemde Polonya'nın başkenti Varşova'da görevlendirilecek olan Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar'a 21 Kasım 2024 tarihinde veda ziyareti gerçekleştirdi.  Dernek, düzenlenen veda ziyaretinde Büyükelçi Bodnar'a dünya küresi hediye etti ve yeni görevinde başarılar diledi. Kabulde; Başkan Celil Sümer'in yanında yönetim kurulu üyeleri Mine İmrak, Zekai Şahin ve Sinan Gündemir yer aldı. Kırım Haber Ajansı, ziyarete ilişkin Türkiye Ukrayna Dostluk Derneği Başkanı Celil Sümer'den bilgi aldı. Başkan Sümer, Büyükelçi Bodnar ile Türkiye'deki görev süresi boyunca yakın ilişkide olduklarını ve ortak faaliyetler hakkında bir görüşme yaptıklarını belirtti. Ziyaret kapsamında Başkan Celil Sümer, Büyükelçi'ye bugüne kadar Türkiye-Ukrayna dostluğu adına gerçekleştirdiği büyük hizmetler için teşekkürlerini bildirdi. Büyükelçi Bodnar da buna karşılık, Türkiye Ukrayna  Dostluk Derneği üyelerini yeni görev yeri Varşova'ya beklediğini dile getirdi. SAVAŞIN ARDINDAN UKRAYNA VE TÜRKİYE'DE BÜYÜK BİR İŞ FORUMU YAPILACAK Türkiye Ukrayna Dostluk Derneği Başkanı Celil Sümer, ziyarete ilişkin şunları ifade etti: "Sayın Büyükelçimiz, hediye ettiğimiz dünya küresini çok beğendi. Ona, bu hediyeyi seçerken; tüm dünyada barışın hakim olmasını, Ukrayna'da savaşın bir an evvel bitmesini ve çocukların yeniden özgürce ve korkmadan yaşayabildiği bir Ukrayna düşündüğümüzü söyledik. Bodnar ile Ukrayna'da savaş sonrasında yapılabilecekler hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Büyükelçi, Türk iş insanlarıyla, Ukrayna'daki iş ortamının daha fazla bir araya getirilmesi gerektiğini söyledi." Başkan Celil Sümer, savaşın bitmesinin ardından dernek olarak; hem Ukrayna hem de Türkiye'de iş dünyasını bir araya getiren büyük bir forum düzenleyeceklerini duyurdu. Ayrıca, Türkiye'deki ve Ukrayna'daki iş adamlarının bir araya geleceği istişare toplantıları yapılacağını kaydetti. TÜRK İŞ İNSANLARININ UKRAYNA'DA YATIRIM YAPMASI İÇİN ATILMASI GEREKEN ADIMLAR Öte yandan, veda ziyaretinde Ukrayna'da Türk iş insanlarının önünü açmak için atılması gereken adımlar görüşüldü. Bu konuda Başkan Sümer, "Şu anda Türk Eximbank Ukrayna'ya kredi vermek istiyor ancak Ukrayna'daki muhabir (aracı) bankaların fazla komisyon alması nedeniyle istenen yatırımlar gerçekleşemiyor. Bununla alakalı devletin bir adım atması gerektiğini, bunun için herhangi bir devlet bankasının görevlendirilebileceğini ve bizim de bu konuda her türlü teknik desteği verebileceğimizi ifade ettik" açıklamasını yaptı. VASIL BODNAR KİMDİR? Ukraynalı diplomat Vasıl Bodnar, 2013-2015 yılları arasında Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliğinde danışman olarak görev yaptıktan 2 yıl sonra Ukrayna'nın İstanbul Başkonsolosu görevini yürüttü. Aynı zamanda 2016-2017 yılları arasında Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ukrayna temsilcisi olarak çalıştı. 2017-2021 yılları arasında ise Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Bodnar, 2021 yılından bu yana Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi olarak görev yapıyor. Lviv Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü ve Hukuk Fakültesi mezunu olan Bodnar, kariyerinin ilk yıllarında ataşe ve kâtip olarak görev yaptı.  Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar, 25 Ekim 2024 tarihinde Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'ın imzasıyla Ukrayna'nın Varşova Büyükelçiliğine atandı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu, Büyükelçi Bodnar'a yeni görevinde başarılar diledi Haber

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu, Büyükelçi Bodnar'a yeni görevinde başarılar diledi

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, yakın bir zamanda Varşova'daki yeni görevine başlaması beklenen Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar'ı makamında ağırladı. Bugün gerçekleşen görüşmede Başdanışman Topçu, Büyükelçi Bodnar'a Türkiye ve Ukrayna ilişkilerine verdiği hizmetler dolayısıyla teşekkürlerini bildirerek, yeni görevinde başarılar diledi. Yalçın Topçu şu ifadeleri kullandı: "VASIL BODNAR, İKİ ÜLKE İLİŞKİLERİ İÇİN GÜZEL DİYALOGLAR KURMUŞTUR" "Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın, Orta Doğu’da uzun yıllardır devam eden savaşların bir an önce sonlandırılması için tüm devletlerle görüştüğünü, herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini her fırsatta vurguladığını tüm dünya görüyor. Sayın Cumhurbaşkanımız, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün sağlanması için de diplomatik görüşmeleri üst düzeyde sürdürüyor. Rusya ile yapılan savaşın en azından cephede kalması gerektiğini vurguluyoruz. Sivillerin ve masum halkın bu savaştan zarar görmesini hiçbir zaman tasvip etmiyoruz. Uzun yıllardır ülkemizde görev yapan Sayın Vasıl Bodnar Beyefendi, iki ülke ilişkileri için güzel diyaloglar kurmuştur. Kendilerine yeni görevinde de başarılar diliyorum." BÜYÜKELÇİ'DEN TOPÇU'YA UKRAYNA'NIN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ SAVUNMASI NEDENİYLE TEŞEKKÜR Büyükelçi Bodnar da Türkiye’nin her zaman yanlarında olduğunu bilmenin Ukrayna'ya büyük bir güven verdiğini belirtti. Kabulde, Büyükelçi Bodnar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünya barışı için verdiği mücadelenin her zaman takdir gördüğünün altını çizdi.  Ukrayna Büyükelçisi, Başdanışman Topçu'ya, her ortamda Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü savunması nedeniyle teşekkürlerini bildirdi. Bodnar, bu nedenle Topçu'ya veda ve teşekkür ziyareti gerçekleştirdiğini ifade etti. VASIL BODNAR KİMDİR? Ukraynalı diplomat Vasıl Bodnar, 2013-2015 yılları arasında Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliğinde danışman olarak görev yaptıktan 2 yıl sonra Ukrayna'nın İstanbul Başkonsolosu görevini yürüttü. Aynı zamanda 2016-2017 yılları arasında Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ukrayna temsilcisi olarak çalıştı. 2017-2021 yılları arasında ise Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Bodnar, 2021 yılından bu yana Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliğinde görev yapıyor. Lviv Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü ve Hukuk Fakültesi mezunu olan Bodnar, kariyerinin ilk yıllarında ataşe ve kâtip olarak görev yaptı. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar, 25 Ekim 2024 tarihinde Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'ın imzasıyla Ukrayna'nın Varşova Büyükelçiliğine atandı.

Ukrayna Büyükelçisi Bodnar: Kalbimde hep Türkiye’yi taşıyacağım Haber

Ukrayna Büyükelçisi Bodnar: Kalbimde hep Türkiye’yi taşıyacağım

Kırım Haber Ajansı (QHA), Varşova Büyükelçiliğine atanan Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar'a, Türkiye'de göreve gelmesinden bu yana ortaya koyduğu çalışmaları ve yeni görevinde hedeflediği adımları sordu. "BU SAVAŞTA YANIMIZDA TÜRKİYE VAR" Büyükelçi Bodnar, Türkiye'deki görev süresi boyunca unutamadığı anıların başında, Türkiye'deki Ukraynalılarla birlikte Türklerin de her konuda Rus saldırıları altındaki Ukrayna'ya destek olmasının geldiğini dile getirdi. Ukrayna Büyükelçisi, "Savaşın ilk günlerinde Büyükelçiliğe gelen gazetecilerin yanı sıra mitinglerde ve protestolarda bizi destekleyen Türklerin varlığı, ‘Bu sadece bizim savaşımız değil. Bu savaşta yanımızda olan Türkiye gibi ülkeler var’ dedirtmişti" ifadelerini kullandı.  Türkiye Cumhuriyeti'nin Ukrayna'ya sağladığı desteğe işaret eden Bodnar, "Savaşın ilk günlerinde Türkiye Cumhuriyeti hükûmetinin aldığı, boğazların savaş gemilerine kapatılması kararı içimizi rahatlatmıştı. Çünkü, Rus Deniz Filosunun şehirlerimizi vuramayacağını bilmek içimize su serpmişti. Bu, bizim için büyük bir başarıydı" değerlendirmesini yaptı.   "POLONYA'DA KIRIM TATARLARINA ÖNEM VERMEYE DEVAM EDECEĞİM" Ayrıca Bodnar, Türkiye'deki Kırım Tatarlarının Ukrayna'ya yönelik güveni ve desteğinin çok kıymetli olduğunu da sözlerine ekledi. Türkiye'deki Kırım Tatar diasporası ile artan iş birliğine dikkat çeken Bodnar şu ifadelere yer verdi: Bizim yaptığımız şeyin bir süreç değil, sonuçlara yol açan bir ‘yol’ olduğunun en güzel kanıtlarından biri de Türkiye'deki Kırım Tatarlarının Ukrayna devlet nişan ve madalyalarıyla ödüllendirilmeleridir. Bunun dışında yakın zamanda Kırım Tatar Kültür Günleri düzenlenmesi üzerine planlamalarımız var, çalışmalarımız sürüyor. Aynı zamanda Ukrayna Dışişleri Bakanının Türkiye'ye yönelik ilk resmi ziyaretindeki görüşme yaptğı yerlerden birisi de Kırım Derneği Genel Merkeziydi. Aynı zamanda diaspora kimlikleri de hem Büyükelçiliğimizin hem devletimizin gündeminde olmaya devam etmekte. Bu süreci hızlandırmak ve iyileştirmek için çabalarımız sürüyor. Bu dönemde Kırım Tatarlarıyla iş birliğimiz sistematikleşti, arttı. İlerleyen süreçlerde bunun daha da güçlenmesi gerekiyor. Böyle olacağına da hiç şüphem yok. Geçen haftalarda yine Türkiye'den ve Romanya'dan büyük bir heyet, Ukrayna'ya dayanışma ziyareti gerçekleştirdi. Buna da çok kıymet veriyoruz. Bunun dışında Kırım Tatar dilinin desteklenmesi, öğrenilmesi ve yaygınlaştırılması için kurumsallaşma yoluna gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ortak acı tarihlerin anma günlerinin unutulmaması, özellikle 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın hatırlanması, ortak miting, protesto, anma ve sergi etkinliklerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kırım Tatar Bayrak Günü'nü de bütün Ukrayna'nın diplomatik temsilciliklerinde ortaklaşa kutluyoruz. Bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Özellikle bunların önemi sadece Türkiye gibi Kırım Tatarlarının zaten yaygın olduğu, bilindiği ülkelerde değil Kırım Tatarlarının bilinmediği yerlerde de gerçekleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Örneğin Polonya'ya gittiğim zaman da ciddi bir şekilde Kırım Tatarlarına önem vermeye devam edeceğim. Kırım Tatar konusunun sadece Ukrayna, Türkiye bazında değil dünya bazında da yaygın bir şekilde araştırılması için Kırım Tatar çalışmaları gibi bir alanın desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Büyükelçi, Polonya'da da Kırım Tatarlarının desteklenmesine önem vereceğinin ve bu tür faaliyetleri Varşova'da gerçekleştireceğinin altını çizdi. "KALBİMDE TÜRKİYE'Yİ TAŞIMAYI SÜRDÜRECEĞİM" Kırım Haber Ajansı kameralarına konuşan Bodnar, kariyeri boyunca çeşitli görevler için Türkiye'de toplamda 7 yıl bulunduğunu belirterek, "Benim bir tarafım hep Türkiye'de kalmaya devam edecek ve kalbimde hep Türkiye'yi taşımayı sürdüreceğim" dedi. Büyükelçi Bodnar, Türkiye'nin Ukrayna için güvenilir bir ortak olduğunu da vurgulayarak; Türkiye'yi ve sıcak kanlı Türk halkını özleyeceğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.