SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Zafer Karatay

QHA - Kırım Haber Ajansı - Zafer Karatay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zafer Karatay haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Emel Kırım Vakfı Başkanı Dr. Zafer Karatay, Divan Edebiyatı Vakfında işgal altındaki Kırım’ı anlattı Haber

Emel Kırım Vakfı Başkanı Dr. Zafer Karatay, Divan Edebiyatı Vakfında işgal altındaki Kırım’ı anlattı

Divan Edebiyatı Vakfının bünyesinde hayata geçirilen Keyfiyet Mahfili konferans serisinde, Rusya’nın işgali altındaki vatan Kırım’da cereyan eden son siyasi ve insani gelişmeler en güncel boyutlarıyla mercek altına alındı. Programda, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Dr. Zafer Karatay, “Savaş ve İşgalin Gölgesinde Kırım’da Son Durum” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. 24 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen programın yöneticiliğini Prof. Dr. Ali Satan üstlendi. KIRIM TATARLARININ MÜCADELESİ ANLATILDI Prof. Dr. Ali Satan’ın Zafer Karatay’ı tanıtması ve Kırım’a ilişkin değerlendirmelerini anlatmasını isteyen sorusuyla başlayan programda Karatay, Kırım tarihinden günümüze uzanan bir perspektifle Kırım Tatarlarının asırlardır vatanları uğruna verdikleri mücadeleyi anlattı. Karatay, Kırım Tatarlarının tarih boyunca karşı karşıya kaldıkları savaşları, sürgünleri ve baskıları ele alan Karatay, halkın bütün bu zorluklara rağmen millî kimliğini, kültürünü ve vatanına bağlılığını koruma mücadelesine dikkat çekti. Günümüzde Rusya’nın baskısı ve işgal koşulları altında sürdürülen yaşam mücadelesini de değerlendiren Karatay, Kırım’daki son gelişmeleri tarihsel süreçle birlikte ele aldı. Programın sonunda Prof. Dr. Ali Satan, Zafer Karatay’a “II. Dünya Savaşı’nda Türkler” adlı kitabını hediye etti. Kırım’ın geçmişinden bugüne uzanan mücadele tarihinin ve güncel durumun değerlendirildiği program, katılımcıların soruları ve karşılıklı yorumlarıyla sona erdi.

İstanbul’da Kırım davasına ithaf edilen anlamlı tanıtım etkinliği Haber

İstanbul’da Kırım davasına ithaf edilen anlamlı tanıtım etkinliği

İstanbul, Kırım Tatar halkının kimlik, kültür ve vatan mücadelesini edebiyat dünyasıyla buluşturan önemli bir tanıtım toplantısına ev sahipliği yapıyor. AYA Sanat ve Düşünce Vakfı tarafından organizasyonu üstlenilen programda, Dr. Ramazan Arıtürk’ün kaleme aldığı "Vatan Yahut Kırım" kitabı ile Karabatak dergisinin hazırladığı "Kırım Özel Sayısı" okurların beğenisine sunulacak. Bağlarbaşı’ndaki AYA Vakfı Merkezi’nde 3 Ekim saat 16.00’da gerçekleştirilecek olan programa, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay ile şair ve yazar Ali Ural konuşmacı olarak katılacak. 1990’LARIN KIRIM’INDA BİR GÖNÜLLÜNÜN MÜCADELESİ Dr. Ramazan Arıtürk’ün bizzat yaşadığı hatıralardan yola çıkarak kaleme aldığı "Vatan Yahut Kırım", Kırım Tatarlarının sürgün dönemi sonrasında, 1990’lı yılların başında kitleler halinde öz imkânlarıyla vatanlarına dönmeye ve yeniden kök salmaya başladığı tarihi dönemi konu alıyor. Kitap, 1993 sonbaharında henüz 24 yaşında gönüllü bir genç olarak Kırım’a giden Arıtürk’ün, uzun yıllar boyunca dini, millî ve kültürel değerleri yok edilmek istenen Kırım Tatar halkına ecdat mirasını ve kimliğini yeniden hatırlatma gayretini anlatıyor. Eser, silahsız ve bombasız; yalnızca tarih bilinci, inanç ve manevi değerlerle yürütülen destansı bir varoluş mücadelesini gözler önüne seriyor.

3. Gordion Uluslararası Arkeofilm Festivali'nin Direktörü Uluç: Kırım bizim kanayan yaramız! Haber

3. Gordion Uluslararası Arkeofilm Festivali'nin Direktörü Uluç: Kırım bizim kanayan yaramız!

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının destekleriyle hayata geçirilen, Gordion Vakfı, Polatlı Belediyesi ve Polatlı Tarihî Alanları Tanıtım Merkezi iş birliğinde düzenlenen 3. Gordion Uluslararası Arkeofilm Festivali’nin Polatlı’daki üçüncü günü, 26 Eylül’de Kırım Günü temasıyla gerçekleştirildi. Program kapsamında, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay’ın yönetmenliğini yaptığı “Cengiz Dağcı” adlı belgesel film izleyiciyle buluştu. Festival Direktörü Kadir Uluç, Kırım Haber Ajansına (QHA) yaptığı değerlendirmede, Kırım’ın Türkiye açısından ayrı bir yere sahip olduğunu belirtti. Uluç, festival kapsamında neden Kırım’a özel bir yer ayırdıklarını şu ifadelerle anlattı: Öncelikli olarak şunu söyleyeyim. Kırım bizim kanayan yaramız. Aynı zamanda bir sevdamız. O yüzden Kırım'ın adını nerede geçirebilirsek, Kırım kültürünü nereye yayabilirsek bizim için o kadar iyi. İşte bu fikir ile yola çıktık. Bu nedenle festivalde bir Kırım Günü yapalım dedik. Festivalde Kırım Tatarı farklı isimlerin de yer aldığını aktaran Uluç, “Festivalin jüri üyesi bir Kırım Tatarı. Festivale finalist olanlardan birisi Kırım Tatarı bir kardeşimiz, Ernes Sarıhalilov. Ama bunun yanında da çok değerli bir yönetmen olan Zafer Karatay'ın bir filmini burada göstermek istedik. Cengiz Dağcı belgeseli bizim için en uygun olandı. Bu yüzden bu festivalde bir Kırım Günü oluşturmak istedik.” ifadelerini kullandı. “CENGİZ DAĞCI TÜRKİYE İÇİN DE ÇOK ÖNEMLİ” Bunun yanı sıra, Cengiz Dağcı’nın Türkiye’deki Türk okuyucular açısından da ayrı bir önem taşıdığını aktaran Uluç, Dağcı’nın Türkiye’de yaşamamasına rağmen eserlerini Türkiye Türkçesiyle kaleme aldığını şu şekilde yorumladı: Cengiz Dağcı neden Türkiye'de o kadar önem taşıyor? Cengiz Dağcı öncelikli olarak Türkiye'yi göremese de, Türkiye'de hiç yaşamasa da tamamen eserlerini Türkiye Türkçesi ile yazdı. Ve bizim kültürümüze aslında çok çok yakın birisi. Zaten Kırım Tatar Türkleri bizim kültürümüzün en yakınında olan halktır. O yüzden Türkler için çok önemli birisi. Dağcı’nın özellikle vatanına bağlı ve millî hassasiyetleri bulunan insanlar arasında bilinirliğine dikkati çeken Uluç, "Ben şimdi vatanına bağlı, milletine sevdalı olan kime sorsam Cengiz Dağcı hakkında mutlaka birkaç şey söyleyebiliyor, bilgi verebiliyor. Bu da çok önemli bir şey. Aslında bunun da araştırılması gerek bence." ifadelerini kullandı.

Zafer Karatay: Hedefimiz festivali işgalden kurtarılmış özgür Kırım’da düzenlemek Haber

Zafer Karatay: Hedefimiz festivali işgalden kurtarılmış özgür Kırım’da düzenlemek

Kırım Tatar sinema tarihinin 100. yılı kapsamında düzenlenen 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, sinemaseverler ve kamuoyu nezdinde geniş yankı uyandırdı. Etkinliğin ardından Kırım Haber Ajansına (QHA) özel açıklamalarda bulunan Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, organizasyonun Kırım kültür ve medeniyetinin bilinmeyen yönlerini ortaya koyduğunu ifade etti. "100 YILLIK SİNEMA TARİHİMİZ BÜYÜK BİR ŞAŞKINLIK VE GURUR YARATTI" Etkinliğin planlanan hedeflerin çok ötesinde bir ilgi ve başarıyla tamamlandığını belirten Zafer Karatay, organizasyona dair izlenimlerini şu sözlerle aktardı: "Gelen seyircilerin, katılanların olumlu izlenimleri ve bizlere gelip defalarca teşekkür etmeleri bizleri son derece mutlu etti. İyi ki yönetmen Neşe Sarsoy Karatay böyle bir fikir ortaya attı ve Kırım Tatar sinemasının 100. yılını boş geçirmedi. Kırım tarihi açısından çok önemli bir etkinliğin temeli atılmış oldu. Hem kendi camiamız hem de Türkiye'deki Kırım sevdalıları ve sanatseverler, medeniyetimizin hiç bilinmeyen bir yönüyle karşılaştı. Birçok kişi '100 yıl önce Kırım Tatar sineması var mıydı?' diyerek hayretini gizleyemedi. Yarattığımız bu farkındalık bile amacımıza ulaştığımızı gösteriyor. "SİNEMANIN GÜCÜYLE İNSANLAR KIRIM’IN ACILARINI GÖZYAŞLARIYLA İZLEDİ" Yarışma ve gösterim seçkisinde yer alan filmlerin derin bir duygusal bağ kurduğuna dikkat çeken Karatay, Yeşilçam Sineması'nda yaşanan anları şöyle paylaştı: Belgesel yarışma kategorisindeki seçki ve gösterimdeki filmler son derece nitelikliydi. İnsanlar Kırım tarihini, yaşanan sürgünü ve muhacereti gözyaşlarıyla izledi. Birçok izleyici Kırım halkının bu kadar acı çektiğini ve böylesine köklü bir geçmişe sahip olduğunu bilmediğini itiraf etti. Ev sahipliğimizi yapan Yeşilçam Sineması Müdürü Burcu Hanım dahi organizasyon sonunda bizleri gözyaşlarıyla uğurlayarak 'Çok etkilendim, kapımız sizlere her zaman açık' dedi. Bundan dolayı bu festivalin böyle bir işe yaradığını, bu kadar geniş bir yankı bulduğunu görmek bizleri ziyadesiyle memnun etti. "SIRA GENÇLERDE: HEDEFİMİZ İŞGALDEN KURTARILMIŞ KIRIM’DA BULUŞMAK" Kırım Tatar sinemasının geleceği için gençlere çağrıda bulunan Karatay, festivalin nihai durağının Kırım olması gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti: Bizler yıllarca belgeseller ürettik, Kırım davasına hizmet etmeye çalıştık fakat artık sıra gençlerdedir. Bu organizasyonun yeni filmlere, belgesellere, kısa filmlere ve hatta yapay zekâ yapımlarına ilham olmasını; yeni oyuncular ve sanatçılar yetiştirmesini temenni ediyoruz. En büyük arzumuz ve duamız ise bu Kırım Tatar Film Günleri’ni Rus işgalinden kurtarılmış Kırım’da gerçekleştirmektir. Çünkü bu festivalin gerçek evi Akmescit’tir; ilk Kırım Tatar filmi olan Âlim’in çekildiği Bahçesaray, Hansaray ve Yalta’dır. O günleri sabırsızlıkla bekliyoruz. Karatay ayrıca, sürecin başından itibaren haberleriyle kamuoyu farkındalığı oluşturan ve organizasyona destek veren Kırım Haber Ajansına da teşekkürlerini iletti.

Kırım Tatar sinemasının yüz yıllık mirası İstanbul’da perdeye taşındı: 1. Uluslararası Kırım Film Festivali’nin ilk günü sona erdi Haber

Kırım Tatar sinemasının yüz yıllık mirası İstanbul’da perdeye taşındı: 1. Uluslararası Kırım Film Festivali’nin ilk günü sona erdi

Kırım Tatar sanatını, tarihini, kültürel varoluşunu ve güncel meselelerini sinema sanatı üzerinden dünyaya duyurmayı amaçlayan 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, İstanbul Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirilen açılış töreni ve yoğun katılımlı gösterimlerin ardından ilk gününü geride bıraktı. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle Emel Kırım Vakfı tarafından hayata geçirilen organizasyon, "Kırım Tatar Sinemasının 100 Yılı" ana temasıyla sinemaseverleri ilk gün programında bir araya getirdi. Festivalin tarihi açılışı, 1926 yılında SSCB döneminde çekilen, yönetmenliğini George Tasin’in üstlendiği, başrolünde Hayri Emirzade’nin oynadığı ve sanat yönetmenliğini Hüseyin Badaniski’nin yaptığı sessiz sinema döneminin öncü yapıtı "Alim" (Aydamak) filminin gösterimiyle yapıldı. Açılış programı kapsamında ayrıca, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay’ın yönettiği "Cengiz Dağcı" belgeseli ile Dilaver Dvaciyev'in "Kırım Tatar Doğum Merasimleri" ve Batır Baişev’in “Eza” filmi izleyiciyle buluştu. "KÜLTÜR VE MEDENİYET KURUMLARDA DEĞİL, BELLEKLERDE YAŞAR" Açılış konuşmasını gerçekleştiren Festival Yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay, Kırım Tatar sinemasının 100 yıllık geçmişini gün yüzüne çıkarmanın zahmetli ancak tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Kırım Tatar sinema tarihinin yalnızca filmlerden ibaret olmadığını, aynı zamanda sürgünlerin, kayıpların ve kültürel varoluş mücadelesinin bir özeti olduğunu belirten Karatay, şu ifadeleri kullandı: Bu yolculuk, 1926 yılında George Tasin’in yönettiği, Hayri Emirzade’nin başrolünde oynadığı ve Hüseyin Badaniski’nin sanat yönetmenliğini üstlendiği yoksulların ve mazlumların koruyucusu Kırım Tatar halk kahramanını anlatan “Alim” filmiyle başladı. Sessiz sinema döneminin bu öncü yapıtından bugüne uzanan yüz yıllık süreç, bir halkın tarihini, kültürünü, sürgününü ve mücadelesini beyaz perdeye taşıyan sayısız esere tanıklık etti. Kırım Tatar sineması, 1944 Kırım Tatar Sürgünü ile ağır bir kesintiye uğradı. Bir halk anayurdundan koparılmış, kültürel üretim alanları dağıtılmış, sanatının izleri silinmeye, tarihe gömülmeye çalışılmıştı. Ancak hafıza bütünüyle yok olmadı… Kimi zaman bir şarkıda, bir fotoğrafta, bir film karesinde ya da bir tanığın titrek sesinde yaşamaya devam etti. 1. Uluslararası Kırım Film Günleri'ni hazırlarken bizler de işte bu izlerin peşine düştük. Unutulmuş filmlerin izlerini sürdük, dağılmış parçaları bir araya getirmeye çalıştık. Bu festival, yalnızca filmleri bir araya getiren bir etkinlik değil; aynı zamanda kaybolmaya yüz tutmuş bir sinema mirasını yeniden görünür kılma çabasının ürünüdür. Bu arayışın bizim için ayrı bir anlamı da vardır. 32 yılı aşkın süredir Zafer Karatay ile birlikte ürettiğimiz belgeseller, kayıt altına aldığımız tanıklıklar ve ulaştığımız arşivlerle Kırım Tatar halkının kültürel tarihini ve görsel belleğini korumaya çalıştık. Bugün geriye baktığımızda, yalnızca bu tarihin araştırmacıları değil, aynı zamanda onun tanıkları ve paydaş üreticileri olduğumuzu görüyoruz. Kırım Tatar sinemasının var olduğunu biliyorduk. Bu çalışmalar sırasında onun yüz yıllık bir geçmişe sahip olduğunu tespit ettik, izlerini bir araya getirdik ve adını koyduk. Bir halk anayurdundan sürülebilir, toprağı işgal edilebilir, kurumları dağıtılabilir, okulları ve kültür bakanlıkları olmayabilir. Ancak kültür ve medeniyet kurumlarda değil, belleklerde yaşamaya devam eder. Kırım Tatarlarının da yalnızca edebiyatı, müziği ve folkloru değil; yüz yıllık bir sinema mirası da vardır. Bu festival, o mirasın görünür kılınması ve hak ettiği yerde değerlendirilmesi için atılmış bir adımdır.” "TEMELİNİ İSTANBUL’DA ATTIĞIMIZ BU FESTİVAL BİR GÜN ÖZGÜR KIRIM’DA YAPILACAK" Gösterimler öncesinde söz alan KTMM Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, organizasyonun hayata geçirilmesindeki katkılarından dolayı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, TİKA Başkanı Abdullah Eren, YTB Başkanı Abdulhadi Turus ve Sinema Genel Müdürlüğü yetkililerine teşekkür etti. Projeyi ilk sunduklarında kurumların büyük bir heyecanla "kültür diplomasisi" vurgusu yaparak destek verdiğini belirten Karatay, konuşmasını şöyle sürdürdü: Gönül isterdi ki Kırım Tatar sinemasının 100. yılında böyle bir etkinlik güzel Kırım’da, o filmlerin çekildiği tarihi mekanlarda yapılsın. Ancak Kırım’ın içinde bulunduğu işgal şartları buna izin vermedi. İnşallah bir gün Kırım’daki Rus işgali bitecek, bu durum ebediyen sürmeyecek. Biz bugün İstanbul'da bu festivalin temelini atıyoruz; yarın yollar açıldığında bu organizasyon uluslararası boyutta özgür Kırım’da gerçekleştirilecek. Bütün zor şartlara rağmen Kırım’da dilimizi, kültürümüzü, medeniyetimizi canlı tutmak için, oradaki çocuklarımızın geleceklerini ve ana dillerini unutmamaları, milli kimliklerini unutmamaları için çok yoğun çaba gösteriyorlar. Ve biz onların bu çabalarını takdirle karşılıyoruz. Karatay, festival davetine 2024-2026 yılları arasında üretilmiş yaklaşık 30 eserin başvurduğunu, yapılan titiz değerlendirmeler sonucunda Kırım Tatar tarihi, kimliği ve toplumsal hafızasıyla doğrudan ilişkili 16 belgesel filmin yarışma seçkisine kabul edildiğini aktardı. Yapay zekâ destekli projelerin ve diğer kategorilerdeki sınırlı sayıdaki yapımların ise özel gösterimlerle izleyiciye sunulacağını belirtti. ÜÇ GÜNLÜK ZENGİN PROGRAM Kırım Tatar halkının sürgün, kimlik, aidiyet ve direniş hafızasını beyaz perdeye taşıyan 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, 18 Eylül’de AKM Yeşilçam Sineması’nda ve 19 Eylül’de yeniden Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirilecek uluslararası yarışma gösterimleri, jüri değerlendirmeleri ve özel gösterim seçkileriyle devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.