Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay: Kırım’da tekrar hür ve mutlu bir şekilde yaşayacağız
Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümü vesilesiyle Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla bir anma mesajı paylaştı. Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesiyle birlikte yeni sürgünlerin ve acıların yaşandığını hatırlatan Karatay, Kırım Tatar siyasi tutsaklara yaşatılan zulümlere dikkat çekti.
Kırım Tatar Millî Meclisi Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 82. yılında QHA aracılığıyla anma mesajı paylaştı.
Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesiyle birlikte yeni sürgünlerin ve… pic.twitter.com/Q5iLaxke0R
— QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026
SÜRGÜNDE KIRIM TATAR NÜFUSUNUN YÜZDE 46,2’Sİ KAYBEDİLDİ!
“82 yıl önce Sinop, Türkiye’den sadece 300 kilometre uzaklıktaki bin 500 yıllık Türk yurdunda büyük bir katliamın hazırlıklar vardı. 17 Mayıs’ı 18 Mayıs’a bağlayan gece sabaha karşı Stalin’in katilleri, Kırım Tatarlarının kapılarını tekmelediler, açtılar ve onları zorla topyekûn hayvan vagonlarına doldurarak sürgün ettiler.” ifadelerini kullanan Karatay, sürgünde Kırım Tatarlarının nüfusunun yüzde 46,2’sinin kaybedildiğini belirtti.
KARATAY, KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLARI GÜNDEME TAŞIDI
Bununla birlikte “İnanılmaz bir mücadeleyle bu insanlarımız, diri diri gömüldükleri mezardan çıktılar; büyük bir mücadeleyle vatanımıza döndüler. Tam vatanımızda yok edilen, ağır tahrip edilen medeniyetimizi canlandırmaya ve haklarımızı elde etmeye çalışırken bu sefer de Stalin’in halifi Putin’in orduları, 2014 yılında vatanımız Kırım’ı işgal etti. İşgalle beraber yeni sürgünler, yeni acılar, yeni üzüntüler yaşanmaya başlandı.” şeklinde konuşan Karatay, bugün Kırım’da haksız yere tutuklanıp Rusya’nın ücra köşelerine gönderilen Kırım Tatar siyasi tutsaklara dikkat çekti.
KARATAY, IRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLARIN SESLERİNİN DUYURULMASI ÇAĞRISI YAPTI
Öte yandan Karatay, “Bu insanlarımızın sesini duyurmaya çalışıyoruz. 18 Mayıs 1944 Sürgünü ince ince, yavaş yavaş Kırım Türkleri üzerinde gerçekleştiriliyor. Buna hayır demeliyiz.” ifadelerine yer vererek Emel Kırım Vakfı ve Emel Dergisi’nin 2014’ten beri söz konusu haksızlıkları dile getirdiğini ve özellikle son 3 yıldır Kırım Tatar siyasi tutsaklara mektuplar yazıp kampanyaların düzenlendiğini belirtti.
“YENİ SOYKIRIMLAR YAŞAMAYALIM”
Son olarak Emel Kırım Vakfının resmî sosyal medya hesabının ve “Vatan Kırım’da İnsan Hakları” isimli “Facebook” sayfasının takip edilerek Kırım Tatar siyasi tutsakların seslerinin duyurulması çağrısında bulunan Karatay, şu ifadelere yer verdi:
Orada (Kırım’da) analar ağlıyor, orada çocuklar babasız büyüyor. Yeni soykırımlar yaşamayalım. İnşallah bu savaşı Ukrayna kazanacak, biz kazanacağız ve tekrar Kırım’da mutlu bir şekilde yaşayacağız ama ona kadar hep beraber mücadele edelim, kardeşlerimizin sesini duyuralım.
18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI
82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı
İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL
— QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026
Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.
Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü.
Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.
2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.