SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Zafer Karatay

QHA - Kırım Haber Ajansı - Zafer Karatay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zafer Karatay haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar Sürgünü şehitleri çevrim içi konferansla anıldı Haber

Kırım Tatar Sürgünü şehitleri çevrim içi konferansla anıldı

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nda şehit olan Kırım Tatarları, sürgünün 82. yıl dönümünde Emel Kırım Vakfı tarafından tertip edilen çevrim içi konferansla anıldı. Emel Kırım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Özge Kandemir Temizel’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen programın başında sürgün şehitleri adına dua okundu. “BİZİM FACİAMIZ ÇARLIK RUSYASININ KIRIM’I İŞGAL ETMESİYLE BAŞLADI” Programın açılış konuşmasını Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay yaptı. Karatay, “Aslında bizim faciamız, 1783 yılında Çarlık Rusyası'nın Kırım’ı işgal etmesiyle başladı. O yıllardan itibaren baskılar, göçler, zulümlerle binlerce insanımız göç etti; göç yollarında hayatını kaybetti.” ifadelerini kullandı. Karatay, bununla birlikte 1917 yılında Kırım Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğunu fakat Numan Çelebicihan’ın şehit edildiğini, daha sonra Kırım Halk Cumhuriyeti’ni yaşatan Kırım Tatar Millî Kurultayı üyeleri ve Kırım Tatar aydınlarının önce üçer beşer, daha sonra topluca katledildiğini belirterek en nihayetinde 18 Mayıs 1944’te Kırım’ı Türksüzleştirmek ve bir Slav toprağı hâline getirmek adına Kırım Tatar halkının topyekûn sürgün edildiğini kaydetti. Öte yandan Emel Kırım Vakfı, Kırım derneklerinde mücadele edenler ve Türk aydınları sayesinde Kırım Tatarlarının yaşadığı faciaların duyurulduğunu belirten Karatay, 1983 yılı civarında Emel Dergisi çalışanlarının bir mektup kampanyası organize ederek seçilmiş gazetelerle köşe yazarlarını gözlerine kestirdiğini ve 18 Mayıs’ın ve Kırım Tatarlarının durumunun bu vesileyle duyurulduğunu kaydetti. “BUGÜN MAALESEF SÜRGÜNLER HÂLÂ DEVAM EDİYOR” Emel Kırım Vakfı Başkan Yardımcısı Nurten Bay, Reşat Ametov’un Kırım’ın 2014’teki işgalinden sonra kaçırılan ilk Kırım Tatarı olduğunu hatırlatarak “Reşat Ametov kardeşimiz, işkence edilmiş bir şekilde naaşı 15 gün sonra bulundu.” dedi. Bay, bugün Rus işgali altındaki Kırım’daki insan hakları ihlallerini duyuran gazetecilerin, din adamlarının ve aktivistlerin evlerine baskınlar yapıldığını ve haksız şekilde tutuklamalarla karşı karşıya kaldığını bildirdi. Kırım Tatarlarının aileleri ve avukatlarıyla görüşmelerinin engellenmesi, Kırım Tatar toplumunu yıldırmak ve Kırım’ı Türksüzleştirmek için Rusya’nın ücra köşelerindeki hapishanelerde tutulduğunu dile getiren Bay, “Bugün maalesef sürgün yine devam ediyor.” dedi. “RUSLARIN KAFA YAPILARI HİÇ DEĞİŞMEDİ” Ailesinin sürgünü yaşadığını belirten Emel Kırım Vakfı Üyesi Lilya Tanatar, “Rusların kafa yapıları hiç değişmedi. O zaman yaşadıklarımızı sanki ‘kopyala yapıştır’ formatında bugün de yaşıyoruz.” şeklinde konuştu. Tanatar, Kırım Tatarlarının yaşadığı zulümlerin her fırsatta dillendirilmesi gerektiğinin ve Kırım Tatar siyasi tutsakların ailelerinin her türlü desteğe ihtiyaç duyduğunun altını çizdi. Emel Dergisi Editörü Bülent Tanatar ise sürgünün çok büyük bir trajedi ve travma olduğunu vurgulayarak “Bir yere sürülürsünüz, bir yerden bir yere atılırsınız, üzerinizden geçilir, bir daha doğrulup kalkamayacağınız yerlere atılırsınız; çöp tenekesine, çölün ortasına… Kırım Tatarlarına yapılan böyle büyük bir vahşetti.” dedi. “BU DEVLETİN VAATLERİNE NASIL İNANABİLİRİZ?” Öte yandan Kırım Tatar tarihi bilim uzmanı ve Emel Kırım Vakfı Üyesi Muhammet Taha Bayraktar, sürgünü Çarlık Rusyası'nın başlattığı bir durumun devamı şeklinde gördüğünü ifade ederek Kırım Tatar aydın Mustafa Edige Kırımal’ın kitabında denk geldiği bir anektodu paylaştı. Bayraktar, söz konusu anektotta şu ifadelerin bulunduğunu belirtti: “Bunu (Grigoriy) Potyomkin’e (Kırım’ın Rusya tarafından 1783 yılında işgal edilmesinden sonra Kırım’a sözde vali olarak atanan Rus generali) karşı söylüyor: Tüm dünyanın gözü önünde ve Allah’ın huzurunda verdiği, Küçük Kaynarca Antlaşması’nda yer alan resmî sözleri tutmayan, daha sonra vatanımızı işgal eden ve ortalığı kana bulayan bu devletin vaatlerine nasıl inanabiliriz? Biz vaatlerde bulunulmasını istemiyoruz; biz, bağımsızlığımızı istiyoruz.” KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLARIN SESLERİNİN DUYURULMASI ÇAĞRISI Program kapsamında Emel Kırım Vakfı ve Emel Dergisinde 18 Mayıs adına yayımlanan bildiri ile Kırım Tatar siyasi tutsakların içinde bulunduğu ağır koşullara dikkat çekildi. Söz konusu mahkûmları savunan avukatların ise ofislerine baskınların yapıldığı, evraklarına el konulduğu ve ruhsatlarının iptal edildiği dile getirildi. Özellikle Kurban Bayramı yaklaşırken Kırım Tatar siyasi tutsaklara mektup ve kartpostalların gönderilmesinin ise kendileri ve ailelerine umut olacağının altı çizildi. Program, Yalova Kırım Derneği Gençlik Kolları Başkanı ve şair Adil Gökşin’in Kurtamet için yazdığı “Appaz” şiirinin okunmasının ardından sona erdi. KIRIM'DAKİ KIRIM TATARLARININ DURUMUNDA YENİ PROBLEMLER Toplantıya, Ukrayna Parlamentosunda düzenlenen 18 Mayıs Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı kurbanlarını anma etkinliğinden sonra katılan KTMM Başkanı Refat Çubarov, sürgünün 82. yılında ve Rusya işgalinin 12. yılında Kırım'daki durum ve Kırım Tatar topluluğunun karşılaştığı mevcut ve yeni zorluklar hakkındaki görüşlerini paylaştı. Çubarov Kırım Tatarlarının 1944'te sürgün edilmeleri ve Kırım Tatar bayrağı ve dili üzerindeki kısıtlamalar gibi Rus işgal güçlerinin ve Rusya'nın Kırım Tatarlarına karşı tutumlarını ve buhdan kaynaklı ilgili güncel sorunlar da dâhil olmak üzere tarihsel bağlamını açıkladı. Kırım Tatar dilini ve kültürünü korumaya yönelik eğitim çabalarını da ele alan KTMM Başkanı, Ukrayna döneminde Kırım Tatar dilinde eğitim veren 14 okulun açıldığını ancak Rusya işgali döneminde bu okullarda ana dilinde, Kırım Tatar Türkçesinde sadece haftada 45 dakika ders verildiğini ve Ruslaştırmanın hızla devam ettiğini kaydetti. Görüşmede Rusya'nın Ukrayna'yı topyekûn işgal girişimiyle ve saldırılarıyla başlayan savaş ve getirdiği problemler üzerinde duran Çubarov, Ukrayna’nın mutlaka bu savaşı kazanacağına inandığını ve Kırım Tatarları ile Kırım'ın özgürlüğüne kavuşacağını vurguladı. Son olarak Çubarov, dünyanın neresinde yaşadıkları fark etmeksizin Kırım Tatarlarını aktif mücadeleye çağırdı. SEVİLE HALİLOVA VE DİĞER İKİ KIRIM TATARININ GÖZALTINA ALINMASI BÜYÜK ŞAŞKINLIK VE ÜZÜNTÜ YARATTI Ayrıca, kültürel bir geziye katılan Akmescit (Simferopol) merkezli "Nefes" Kırım Tatar çocuk dans topluluğunun koreografı Sevile Halilova (Beşhadem) ve diğer iki Kırım Tatarının St. Petersburg kentinde 17 Mayıs’ta Rus polisi tarafından hukuksuz bir şekilde gözaltına alınması da bütün Kırım Tatar halkını şaşkınlığa ve derin üzüntüye sevk eden bir olay olarak program kapsamında gündeme taşındı. Tarihî Peter ve Paul Kalesi'ne düzenlenen bir gezi sırasında meydana gelen olay esnasında Kırım Tatar millî kıyafetleri giyen çocuklar ve onlara eşlik eden yetişkinler, kaleyi ziyaretleri sırasında Kırım Tatar millî bayrağını açarak hatıra fotoğrafı çektirmek istemişti. Gökbayrak’ın açılması üzerine müdahale eden Rus güvenlik güçleri, altın tarak tamgalı mavi bayrağın "aşırıcılık" sembolü olduğunu iddia ederek bayrağa el koymuştu. Aralarında grubun koreografı Sevile Halilova’nın da bulunduğu üç yetişkin, "izinsiz miting organize etmek" suçlamasıyla gözaltına alınmıştı.

Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay: Kırım’da tekrar hür ve mutlu bir şekilde yaşayacağız Haber

Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay: Kırım’da tekrar hür ve mutlu bir şekilde yaşayacağız

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümü vesilesiyle Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla bir anma mesajı paylaştı. Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesiyle birlikte yeni sürgünlerin ve acıların yaşandığını hatırlatan Karatay, Kırım Tatar siyasi tutsaklara yaşatılan zulümlere dikkat çekti. Kırım Tatar Millî Meclisi Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 82. yılında QHA aracılığıyla anma mesajı paylaştı. Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesiyle birlikte yeni sürgünlerin ve… pic.twitter.com/Q5iLaxke0R — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026 SÜRGÜNDE KIRIM TATAR NÜFUSUNUN YÜZDE 46,2’Sİ KAYBEDİLDİ! “82 yıl önce Sinop, Türkiye’den sadece 300 kilometre uzaklıktaki bin 500 yıllık Türk yurdunda büyük bir katliamın hazırlıklar vardı. 17 Mayıs’ı 18 Mayıs’a bağlayan gece sabaha karşı Stalin’in katilleri, Kırım Tatarlarının kapılarını tekmelediler, açtılar ve onları zorla topyekûn hayvan vagonlarına doldurarak sürgün ettiler.” ifadelerini kullanan Karatay, sürgünde Kırım Tatarlarının nüfusunun yüzde 46,2’sinin kaybedildiğini belirtti. KARATAY, KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLARI GÜNDEME TAŞIDI Bununla birlikte “İnanılmaz bir mücadeleyle bu insanlarımız, diri diri gömüldükleri mezardan çıktılar; büyük bir mücadeleyle vatanımıza döndüler. Tam vatanımızda yok edilen, ağır tahrip edilen medeniyetimizi canlandırmaya ve haklarımızı elde etmeye çalışırken bu sefer de Stalin’in halifi Putin’in orduları, 2014 yılında vatanımız Kırım’ı işgal etti. İşgalle beraber yeni sürgünler, yeni acılar, yeni üzüntüler yaşanmaya başlandı.” şeklinde konuşan Karatay, bugün Kırım’da haksız yere tutuklanıp Rusya’nın ücra köşelerine gönderilen Kırım Tatar siyasi tutsaklara dikkat çekti. KARATAY, IRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLARIN SESLERİNİN DUYURULMASI ÇAĞRISI YAPTI Öte yandan Karatay, “Bu insanlarımızın sesini duyurmaya çalışıyoruz. 18 Mayıs 1944 Sürgünü ince ince, yavaş yavaş Kırım Türkleri üzerinde gerçekleştiriliyor. Buna hayır demeliyiz.” ifadelerine yer vererek Emel Kırım Vakfı ve Emel Dergisi’nin 2014’ten beri söz konusu haksızlıkları dile getirdiğini ve özellikle son 3 yıldır Kırım Tatar siyasi tutsaklara mektuplar yazıp kampanyaların düzenlendiğini belirtti. “YENİ SOYKIRIMLAR YAŞAMAYALIM” Son olarak Emel Kırım Vakfının resmî sosyal medya hesabının ve “Vatan Kırım’da İnsan Hakları” isimli “Facebook” sayfasının takip edilerek Kırım Tatar siyasi tutsakların seslerinin duyurulması çağrısında bulunan Karatay, şu ifadelere yer verdi: Orada (Kırım’da) analar ağlıyor, orada çocuklar babasız büyüyor. Yeni soykırımlar yaşamayalım. İnşallah bu savaşı Ukrayna kazanacak, biz kazanacağız ve tekrar Kırım’da mutlu bir şekilde yaşayacağız ama ona kadar hep beraber mücadele edelim, kardeşlerimizin sesini duyuralım. 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI 82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026 Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

3. Sivas Uluslararası Film Festivali muhteşem kapanış töreni ile sona erdi! Haber

3. Sivas Uluslararası Film Festivali muhteşem kapanış töreni ile sona erdi!

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sivas Valiliği, Sivas Belediyesi, Cumhuriyet Üniversitesi, Sinema Genel Müdürlüğü, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Sivas Ticaret ve Sanayi Odası ile Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin katkılarıyla düzenlenen ve 14 Mayıs 2026 tarihindeki resmî açılış töreniyle başlayan 3. Sivas Uluslararası Film Festivali sona erdi. 3. Sivas Uluslararası Film Festivali, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen muhteşem bir kapanışla final yaptı. Sanat dünyasından ünlü isimlerin akın ettiği gecede ödüller sahiplerini buldu. Gecede Yeşilçam nostaljisi yaşandı. Programda konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, festivalin artık yalnızca bir etkinlik olmanın ötesine geçtiğini belirterek, Sivas’ın kültür ve sanat alanındaki iddiasını ortaya koyan önemli bir organizasyona dönüştüğünü söyledi. Özellikle gençler ve çocukların festivale yoğun ilgi göstermesinin umut verici olduğunu ifade eden Şimşek, gelecek yıllarda uzun metraj yapımlarla daha da büyüyen bir festival hedeflediklerini kaydetti. Törene katılan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ise Sivas Devlet Tiyatrosu’nun yaklaşık 30 yıldır kentte önemli hizmet verdiğini hatırlatarak, genel müdür olarak ilk kez geldiği Sivas’ı bundan sonra daha sık ziyaret edeceğini dile getirdi. Türk sinemasının usta oyuncularından Hülya Koçyiğit de Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı şehirlerden biri olan Sivas’ta bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Festival kapsamında verilen ödüllerde Hülya Koçyiğit “Onur Ödülü”ne layık görülürken, Tamer Karadağlı ve Murat Ercanlı “Türk Sineması Hizmet Ödülü” aldı. Dastan Zhappar Ryskeldi ise TÜRKSOY Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Oyunculuk kategorilerinde Deniz Uğur “En İyi Kadın Oyuncu”, Ali Nuri Türkoğlu “En İyi Erkek Oyuncu”, Burak Haktanır ise “En İyi Yardımcı Oyuncu” ödülünü kazandı. “En İyi Dizi” ödülü ise Gönül Dağı yapım ekibine verildi. Festival kapsamında kurmaca ve belgesel film kategorilerinde jüri özel ödülleri ile en iyi film ödülleri sahiplerini buldu. Ayrıca yarışmaya katılan finalist filmler de izleyicilerin beğenisine sunuldu. "MAT" JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ'NE LAYIK GÖRÜLDÜ Festival jürisi, İranlı kadın yönetmen Nasim Soheili imzasını taşıyan "Mat" adlı kısa filmi, yalnızca sinematografik başarısı nedeniyle değil; temsil ettiği güçlü insani değerler ve çekim koşullarının taşıdığı derin anlam sebebiyle “Jüri Özel Ödülü”ne layık gördü. "BALETLER KÖYÜ" BELGESELİNE BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ Ayrıca Festival jürisi, 3. Sivas Uluslararası Film Festivali Belgesel kategorisinde filmin anlatı bütünlüğü ve sinematografik estetiği ile yönetmenin özgün bakışı ve güçlü görsel dili nedeniyle, Birincilik Ödülü’ne Fatih Diren'in "Baletler Köyü" belgesel filminin layık olduğuna oybirliği ile karar verdi. Ödül takdimi festivalin belgesel dalında jüri başkanlığı görevini üstlenen Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay tarafından yapıldı. ZAFER KARATAY, 3. SİVAS ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ’NDE 18 MAYIS’A DİKKAT ÇEKTİ Karatay festivalin kapanış töreninde yaptığı açıklamada, “Burada bir jüri üyesi başkanı olarak bulunuyorum, aynı zamanda vicdanî borçtan bir şeyler söylemek istiyorum. Ben aynı zamanda KTMM Türkiye Temsilcisiyim. Bundan tam 82 yıl önce, 18 Mayıs 1944’te, Sinop’a tam 300 kilometre uzaklıktaki kadim Türk yurdunun bütün insanları, kardeşlerimiz, hayvan vagonlarına doldurularak sürgün edildi.” ifadelerini kullanarak bu sürgün ve soykırım boyunca Kırım Tatarlarının nüfuslarının yüzde 46’sının yok edildiğinin altını çizdi. KARATAY, KIRIM’IN 2014 YILINDA RUSYA TARAFINDAN İŞGAL EDİLDİĞİNİ HATIRLATTI Öte yandan “Bu insanlar, inanılmaz bir mücadele ile Kırım’a döndüler ve bunların belgesellerini TRT için yaptım.” şeklinde konuşan Karatay, KırımTatarlarının Türk-İslam medeniyetini Türkiye’nin de desteğiyle yeniden canlandırdığını ve 2014 yılında Kırım’ın Rusya tarafından işgal edildiğini hatırlatarak “Doğu Türkistan’a ve Gazze’ye olduğu gibi Kırım’a da özgürlük diliyorum.” dedi. “BELGESEL, TARİHE GÖRSEL BELGE BIRAKMAK DEMEKTİR” Bundan tam 36 yıl önce genç bir yönetmen olarak Sivas’a geldiğini ve Sivas’ın birçok köyünde çekimler yaptığını belirten Karatay, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu: Bu belgeseller, ölümsüz belgeseller. Belgesel, zaten tarihe görsel belge bırakmak demektir. Bu belgeselde (Karatay tarafından 1990 yılında çekilen 'Kınalı Koçum Sürmeli Koyunum' belgeseli) çektiğimiz insanlar rahmetli olmuş, tam 26 yıl sonra TRT tekrar yayımlanırken oğlu Amerika’ya göç etmiş, iş adamı olmuş; ‘Kaç para olursa olsun babamın görüntülerini satin almak istiyorum.’ diye bir akrabasını yollamış. Elbette biz ona hediye ettik. Bizim belgeselimizi güzelleştiren o güzel insanlara selam olsun. Törenin ardından sanatçı Nilgün Kızılcı, Şef Kürşat Taydaş yönetimindeki orkestrayla birlikte “Yeşilçam Nostalji Konseri” verdi. Konserde seslendirilen Yeşilçam eserleri davetlilere nostalji dolu anlar yaşattı. ZAFER KARATAY BELGESEL DALINDA JÜRİ BAŞKANLIĞINI ÜSTLENDİ Festivalin belgesel dalında jüri başkanlığı görevini Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Karatay üstlendi. Ayrıca Kırım Haber Ajansı (QHA) Türkiye İrtibat Bürosu Müdürü Esma Kasar, Prof. Dr. Fevzi Kasap, Dr. Şebnem Ceylan Apaydın, Doç. Dr. Gönül Cengiz belgesel kategorisinin jürisinde yer aldı. Kurmaca kategorisinin jürisinde ise; Kurgucu Amir Etminan, Görüntü Yönetmeni Andreas Sinanos, Yapımcı Craig Burnie Burns, Yönetmen Nur Onur, Yürütücü Yapımcı Hande Ertaş, Dr. Muhammed Demiralp, Yrd. Doç. Dr. Oshan Uluşan yer aldı.

Zafer Karatay, 3. Sivas Uluslararası Film Festivali’nde 18 Mayıs’a dikkat çekti Haber

Zafer Karatay, 3. Sivas Uluslararası Film Festivali’nde 18 Mayıs’a dikkat çekti

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sivas Valiliği, Sivas Belediyesi, Cumhuriyet Üniversitesi, Sinema Genel Müdürlüğü, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Sivas Ticaret ve Sanayi Odası ile Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin katkılarıyla düzenlenen ve 14 Mayıs 2026 tarihindeki resmî açılış töreniyle başlayan 3. Sivas Uluslararası Film Festivali kapsamında birçok temsilci ile sanat dünyasından önemli isimler bir araya geldi. KARATAY, KIRIM TATAR SÜRGÜN VE SOYKIRIMINA DİKKAT ÇEKTİ Türkiye ve farklı ülkelerden gelen sinemaseverleri ve sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturan ve Sivas’ın kültürel yaşamına renk katan organizasyonda yalnızca sinema dünyasına ait unsurlar değil, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgün ve Soykırımı da gündeme taşındı. Festivalin belgesel dalında jüri başkanlığı görevini üstlenen Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, “Burada bir jüri üyesi başkanı olarak bulunuyorum, aynı zamanda vicdanî borçtan bir şeyler söylemek istiyorum. Ben aynı zamanda KTMM Türkiye Temsilcisiyim. Bundan tam 82 yıl önce, 18 Mayıs 1944’te, Sinop’a tam 300 kilometre uzaklıktaki kadim Türk yurdunun bütün insanları, kardeşlerimiz, hayvan vagonlarına doldurularak sürgün edildi.” ifadelerini kullanarak bu sürgün ve soykırım boyunca Kırım Tatarlarının nüfuslarının yüzde 46’sının yok edildiğinin altını çizdi. KARATAY, KIRIM’IN 2014 YILINDA RUSYA TARAFINDAN İŞGAL EDİLDİĞİNİ HATIRLATTI Öte yandan “Bu insanlar, inanılmaz bir mücadele ile Kırım’a döndüler ve bunların belgesellerini TRT için yaptım.” şeklinde konuşan Karatay, Kırım Tatarlarının Türk-İslam medeniyetini Türkiye’nin de desteğiyle yeniden canlandırdığını ve 2014 yılında Kırım’ın Rusya tarafından işgal edildiğini hatırlatarak “Doğu Türkistan’a ve Gazze’ye olduğu gibi Kırım’a da özgürlük diliyorum.” dedi. “BELGESEL, TARİHE GÖRSEL BELGE BIRAKMAK DEMEKTİR” Bundan tam 36 yıl önce genç bir yönetmen olarak Sivas’a geldiğini ve Sivas’ın birçok köyünde çekimler yaptığını belirten Karatay, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu: Bu belgeseller, ölümsüz belgeseller. Belgesel, zaten tarihe görsel belge bırakmak demektir. Bu belgeselde (Karatay tarafından 1990 yılında çekilen 'Kınalı Koçum Sürmeli Koyunum' belgeseli) çektiğimiz insanlar rahmetli olmuş, tam 26 yıl sonra TRT tekrar yayımlanırken oğlu Amerika’ya göç etmiş, iş adamı olmuş; ‘Kaç para olursa olsun babamın görüntülerini satin almak istiyorum.’ diye bir akrabasını yollamış. Elbette biz ona hediye ettik. Bizim belgeselimizi güzelleştiren o güzel insanlara selam olsun. Ayrıca Festival jürisi, 3. Sivas Uluslararası Film Festivali Belgesel kategorisinde filmin anlatı bütünlüğü ve sinematografik estetiği ile yönetmenin özgün bakışı ve güçlü görsel dili nedeniyle, Birincilik Ödülü’ne Fatih Diren'in "Baletler Köyü" belgesel filminin layık olduğuna oybirliği ile karar verdi.

3. Sivas Uluslararası Film Festivali başladı Haber

3. Sivas Uluslararası Film Festivali başladı

Sivas Valiliği, Sivas Belediyesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatının (TÜRKSOY) katkılarıyla 12-16 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 3. Sivas Uluslararası Film Festivali başladı. Uluslararası ve yerli seçkilerden film gösterimleri, söyleşiler, atölyeler ve özel etkinliklerden oluşan festivale, yalnızca Türkiye’den değil Türk dünyasının farklı bölgelerinden sanatçı, yönetmen, akademisyen ve sinema profesyonelleri de katılacak. Festivalde bugün, çocuk filmleri ile belgesel ve kurmaca kategorisindeki finalistlerin film gösterimleri gerçekleştirilecek. Ayrıca Belgeselci Görüntü Yönetmeni Mehmet Rıza Marufoğlu ile “Belgesel, Sinema ve Haberde Görüntü Yönetmenliği” başlıklı bir söyleşi yapılacak. Festivalin belgesel jürisinde; Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi, Emel Kırım Vakfı Başkanı ve Yönetmen Zafer Karatay ile Kırım Haber Ajansı (QHA) Türkiye İrtibat Bürosu Müdürü Yönetmen Esma Kasar, Prof. Dr. Fevzi Kasap, Dr. Şebnem Ceylan Apaydın, Doç. Dr. Gönül Cengiz yer alıyor. Kurmaca kategorisinin jürisinde ise; Kurgucu Amir Etminan, Görüntü Yönetmeni Andreas Sinanos, Yapımcı Craig Burnie Burns, Yönetmen Nur Onur, Yürütücü Yapımcı Hande Ertaş, Dr. Muhammed Demiralp, Yrd. Doç. Dr. Oshan Uluşan yer alıyor. ESMA KASAR VE NEŞE SARISOY KARATAY SÖYLEŞİDE KONUŞACAK Ayrıca festival kapsamında 15 Mayıs Cuma günü Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesinde gerçekleştirilecek olan “Belgesel Sinema” söyleşisinde konuşmacılar arasında Esma Kasar, Neşe Sarısoy Karatay, Eylem Kaftan, Banu Bozdemir Apaydın konuşacak.

Üsküdar’da belgesel zirvesi: Hafızayı kayıt altına alanlar buluştu Haber

Üsküdar’da belgesel zirvesi: Hafızayı kayıt altına alanlar buluştu

Türk belgesel sinemasının usta isimlerini bir araya getiren “İki Usta İki Belgesel” etkinliği, 16 Şubat 2026 Pazartesi akşamı AYA Sanat ve Düşünce Vakfında tertip edildi. Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer karatay’ın moderatörlüğünde gerçekleşen programda Uluslararası Kırım Film Festivali Genel Sanat Yönetmeni Neşe Sarısoy ve birlikte bir çok belgeselde çalışan görüntü yönetmeni Gökhan Eren konuşmacı olarak yer aldı. Türk belgesel sinemasının usta isimlerini ve meraklılarını bir araya getiren; aynı zamanda çevrim içi olarak da takip edilebilen program, sahadan gelen deneyimlerin ve uzun yıllara dayanan birikimin paylaşıldığı kapsamlı bir konferans niteliği taşıdı. Yönetmen Neşe Sarısoy Karatay, yönetmenliğini üstlendiği "Kuran Coğrafyası", "Halil İnalcık Yüz Yıllık Çınar" ve "Yüzyılımdaki Cumhuriyet" adlı belgesellerinden seçili bölümler izletti. Gösterimlerin ardından söz konusu yapımların ortaya çıkış amacı, çekim süreçleri, kurgu aşamaları, teknik tercihler ve yaratıcı yaklaşım biçimleri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Görüntü yönetmeni Gökhan Eren, sahadaki teknik uygulamalar ve görsel anlatım dili üzerine deneyimlerini aktarırken; moderatör Zafer Karatay da belgesel sinemanın tarihsel gelişimi ve anlatı sorumluluğu bağlamında katkı sundu. Programın sonunda izleyicilerin soruları cevaplandırıldı. Etkinliğe ev sahipliği yapan AYA Sanat ve Düşünce Vakfı Başkanı, yazar Ali Ural ile Başkan Yardımcısı Avukat Ramazan Arıtürk yaptıkları konuşmalarda hem programın içeriğine dair değerlendirmelerde bulundu hem de konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür etti. Yaklaşık iki saat süren etkinlikte yapılan sunum ve paylaşımlar, belgesel sinemanın yalnızca teknik bir üretim alanı olmadığını; aynı zamanda toplumsal hafızayı kayıt altına alan bir sorumluluk ve tanıklık pratiği olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.