SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Zeki Levent Gümrükçü

QHA - Kırım Haber Ajansı - Zeki Levent Gümrükçü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zeki Levent Gümrükçü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

NATO Genel Sekreter Yardımcısı ADF2026’da konuştu: Ukrayna-Rusya Savaşı bir uyanma çağrısıydı Haber

NATO Genel Sekreter Yardımcısı ADF2026’da konuştu: Ukrayna-Rusya Savaşı bir uyanma çağrısıydı

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde ve "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" ana temasıyla küresel sistemdeki derinleşen krizlere çözüm aramak amacıyla düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) “Avrupa’nın Güvenliğini Sağlamak: NATO Ankara Zirvesi’ne Doğru Stratejik Birlik ve Yenilenme” paneli, 18 Nisan 2026 tarihinde düzenlendi. Ukrayna-Rusya Savaşı’nın gündeme geldiği panelde; NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Şekerinska (Shekerinska), Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Zeki Levent Gümrükçü, Letonya Dışişleri Bakanı Baiba Braze ve Litvanya Dışişleri Bakanı Kestutis Budrys yer aldı. UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI PANELİN ODAĞINDA OLDU Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan NATO Liderler Zirvesi, Ukrayna-Rusya Savaşı ve Avrupa’nın güvenlik gündemi panelin odağında olurken konuşmacılar, aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) uzun vadeli angajmanını çevreleyen belirsizlikler ve Avrupa Birliği’nin (AB) stratejik özerklik hedefleri, caydırıcılık, yük paylaşımı ve kolektif savunma konuları başta olmak üzere dünya gündemi ele alındı. “UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI BİR UYANMA ÇAĞRISIYDI” NATO Genel Sekreter Yardımcısı Şekerinska; Avrupa, ABD ve Kanada’nın NATO içerisindeki etkileşimlerine ve bu noktada ana güvenlik sorunlarının ele alındığına dikkat çekerek Ankara’daki NATO Zirvesi’nde söz konusu etkileşimin daha da güçleneceğini dile getirdi. “Ukrayna-Rusya Savaşı, bir uyanma çağrısıydı.” şeklinde konuşan Şekerinska, bu sürecin 2022 yılından çok daha önce, 2014 yılında başladığının altını çizdi. “Dünyanın eski hâline dönmesini bekleyemeyiz. Dünyaya da bakmak istediğimiz şekilde bakamayız. Çok daha güçlü bir jeopolitik rekabet dönemine hazırlanmaktayız. Bu dönemin ve daha dengesiz bir güvenlik ortamının ilk işareti Ukrayna-Rusya Savaşı’ydı. Orta Doğu’daki gelişmeler de ayrı bir işaretti. Savunma sanayinin ve NATO’nun daha etkin rol alması hususu tam da zamanında gündeme geldi.” şeklinde konuşan Şekerinska, NATO’nun sözleriyle aksiyonlarının yatırım, üretim ve Ukrayna-Rusya Savaşı konularında birbiriyle uyumlu ileriemesinin önemini dile getirdi. Bununla birlikte NATO’nun tarih boyunca adaptasyon özelliğinin öne çıktığını vurgulayan Şekerinska, Avrupa’nın savunma alanında güçlenmesi için NATO içerisindeki bağların da aynı şekilde güçlenmesi gerektiğini ifade etti. “Yalnızca ABD’ye sırtımızı dayayacağımız zamanlar geride kaldı. Çoğu müttefiklerimiz de yük paylaşma konusunda sorumluluk alabilecek maddi düzeyi olan ülkeler.” değerlendirmesini yapan Şekerinska, bunun yanı sıra Rusya’nın hava sahası ihlallerinde bulunduğunu da hatırlatarak savunma hususunda yapılacak yatırımların ve Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan ders çıkarılması ve sahada deneyim elde eden Ukrayna’nın güvenlik konusundaki tartışmalara dâhil edilmesinin önemine vurgu yaptı. “CAYDIRICILIK VE SAVUNMA İÇİN İHTİYACIMIZ OLABİLECEK HER YAPI MEVCUTTUR” Dışişleri Bakan Yardımcısı Gümrükçü, NATO’nun güçlendirilmesi sürecinin “trajik bir gerçekliğe” kollektif bir yanıt olarak ele alınması gerektiğini belirtti. “Güvenilir bir caydırıcılık ve savunma için NATO içerisinde ihtiyacımız olabilecek her yapı mevcuttur. Eğer NATO’yu veya ittifakı tekrar inşa etmekten bahsedersek bu işe yaramayacaktır. AB’nin bu noktada herhangi bir rolü olup olmayacağını soracak olursanız ben, bunu kesinlikle onaylıyorum; özellikle finansman ve regülasyon konusunda fakat burada karşıt bir durum vardır: AB, güvenlik ve savunma alanlarında ne yaparsa yapsın bu çalışmalar, büyük resmin bir parçası olmalıdır ve NATO içerisindeki çalışmalar adına tamamlayıcı bir rol oynamalıdır.” ifadelerini kullanan Bakan Yardımcısı Gümrükçü, finansman hususunda AB’nin üyelerinin kalkınma ve üretim süreçlerininin finansmanı, regülasyon hususunda ise AB’nin savunma ve savunma sanayi alanlarındaki regülasyon çerçevesinde kolaylaştırıcı bir rol alması noktalarına dikkat çekti. Bakan Yardımcısı Gümrükçü, AB açısından bu konulardan ayrı olarak NATO’nun sorumluluğunda olan askerî alanlarda herhangi bir girişimde bulunmasının kollektif savunma çalışmaları açısından olumsuz sonuçlanacağını belirtti. Bakan Yardımcısı Gümrükçü, “Eğer AB’nin savunma alanındaki çalışmalarının arkasındaki hedef, Avrupa güvenliği ve Ukrayna için üretim yapmak olacaksa AB inisiyatiflerini yalnızca AB üyesi ülkeler ve AB menşeli şirketlere devretmek ve Birleşik Krallık ile Türkiye gibi savunma sanayi devlerini devre dışı bırakmak da pek mantıklı olmayacaktır.” şeklinde konuşarak bu tür bir yaklaşımın üretim süreçlerini daha uzun ve masraflı hâle getireceğini dile getirdi. BAKAN BUDRYS, HAVA VE SINIR SAVUNMASININ ÖNEMİNİN ALTINI ÇİZDİ Bakan Budrys, NATO Zirvesi’nin başarılı geçmesini beklediğini dile getirerek NATO içerisinde istikrarın sağlanması için müttefiklerin birbirine karşı dürüst olması gerektiğini vurguladı. Bakan Budrys, savunma sanayi alanının güçlendirilmesi ile ilerleme ve inovasyonun gerçekleştirilmesi ve zirvede insansız hava araçları (İHA) konusunun ele alınması gerektiğini ifade etti. Bununla birlikte hava ve sınır savunmasının öneminin altını çizen Bakan Budrys, gerçekçi bir yaklaşım edinilmesinin kritik olduğunu belirtti. “UKRAYNALILARLA BİRLİKTEYİZ” Öte yandan “Ukraynalılarla birlikteyiz.” Ifadelerini kullanan Bakan Baiba, Ukrayna-Rusya Savaşı konusunda sahada elde edilen deneyimden yararlanılması gerektiğini belirtti. Avrupalı müttefikler açısından yatırımın önemine dikkat çeken Bakan Baiba, Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini bildirdi.

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Ossowski: Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı saldırganlık savaşı sona ermeli Haber

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Ossowski: Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı saldırganlık savaşı sona ermeli

2025 Avrupa Günü, "Avrupa 75 Yaşında: Geleceği Birlikte Şekillendiriyoruz" sloganıyla Ankara'da kutlandı. Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Thomas Hans Ossowski ve eşi Anjellica Ossowski'nin ev sahipliğinde tertip edilen basın buluşması, dijital fotoğraf sergisi ve resepsiyon CerModern'de düzenlendi. Basın buluşması ile başlayan gecede Büyükelçi Ossowski, AB-Türkiye ilişkilerini değerlendirdi. Daha sonra "Ortak Kültürel Mirasımız" temasıyla açılan sergi sonrasında başlayan resepsiyonda, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Zeki Levent Gümrükçü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Adnan Ertem, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Oleksiy Çernışev başta olmak üzere çok sayıda yabancı misyon temsilcisi ile ulusal ve uluslararası kuruluşların temsilcileri de yer aldı.  Avrupa Günü, "Geleceği Birlikte Şekillendiriyoruz" sloganıyla Ankara'da kutlandı pic.twitter.com/wHu98nJMA5 — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 8, 2025 "RUSYA'YA YAPTIRIMLARINDA ETKİSİZ KILINMASI İLE İLGİLİ POZİTİF BİR GÜNDEMİ ORTAYA KOYDUK" Basın buluşmasında yaptığı değerlendirmede Büyükelçi Thomas Hans Ossowski, Türkiye’nin çok uzun süre aday olarak beklemesi nedeniyle “hayal kırıklığını anladığını” kaydetti. Müzakerelerin siyasi nedenlerle askıya alındığını, son dönemdeki temaslar sonrası müzakerelerin başlamamakla birlikte, uzun süredir hiçbir hareket görülmeyen bu alanda bazı adımların atılmasının planlandığını belirten Ossowski, "Son dönemdeki temaslar sonrası müzakereler başlamasa da uzun süredir hiçbir hareket görülmeyen kimi alanda bazı adımlar atılıyor. Ekonomi alanında, ticaret alanında göç ve güvenlik alanında da görüşmelerimiz, toplantılarımız devam ediyor. Avrupa Birliği'nin Rusya'ya yaptırımlarında etkisiz kılınması ile ilgili pozitif bir gündemi ortaya koyduk." şeklinde konuştu. Ossowski, "AB Konseyinin geçen hafta toplantısında net biçimde şu söylendi: Aday ülke olarak Türkiye’nin yeniden masaya gelmesi, yoğun ilişki başlatmasını istiyorlar ama koşullar var. Bunlardan biri ülke içi reformlarının hayata geçirilmesi ve demokratik reformlardan geri adım atılmaması. Parlamento raporunda görmüşsünüzdür. AB gelişmeleri takip ediyor. Çok yukarıdan bir konumda, yargılayıcı yerden bakmak istemiyor. Türkiye’nin iyi bir ortağı olmak istiyoruz.” dedi. Türkiye ve AB’nin üyelik-adaylık bağlamında “ortak değerler paylaştığını” söyleyen Thomas Hans Ossowski, “Türkiye aday olarak ortak değerleri karşılamayı taahhüt etmiş oldu. Kimse Türkiye’yi aday ülke olmaya zorlamadı. Ortak değerlerimiz elbette demokrasi. Taahhütlerinizi yerine getirin diyoruz sadece, bu konuda da dışlayıcı olmuyoruz.” ifadelerini kullandı. "ORTAK KÜLTÜREL MİRASIMIZ" SERGİSİ Basın buluşması sonrasında Büyükelçi Thomas Hans Ossowski ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü "Ortak Kültürel Mirasımız" temalı dijital sergiyi açtı. Açılış sonrasında Ossowski ile Gümrükçü birlikte sergiyi gezdi. Sergi açılışı sonrasında ise Thomas Ossowski ve eşi Anjellica Ossowski konukları karşıladı. İstiklal Marşı ve Avrupa Birliği Marşı'nın okunması ile başlayan resepsiyonda sırasıyla Ossowski, Yavaş ve Gümrükçü açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. "AB VE TÜRKİYE BİRLİKTE BÜYÜYOR" Büyükelçi Ossowski, resepsiyonun açılışında yaptığı konuşmada Avrupa entegrasyonunun 75 yıl önce bir fikirle başladığını ve bunun rahatlıktan değil, savaşın yıkımlarından yeni bir şey inşa etme cesaretinden doğan bir fikir olduğunu vurguladı. Bugün, bu fikri umutla, kararlılıkla ve eylemle ileriye taşıdıklarını belirten Ossowski, "Kolay zamanlardan geçmiyoruz. Ancak 1950'de Avrupa masasının etrafında toplananlar da öyle değildi. İdeal koşulları beklemediler, onları yarattılar. En zor yolun bile birlikte yürünürse, yürünebileceğini gösterdiler. 75 yıl önce, Robert Schuman ve meslektaşları vizyon üzerine kurulu bir gelecek yarattılar ve bunu bize teslim ettiler. Şimdi sıra bizde." diye konuştu. Thomas Hans Ossowski konuşmasını şöyle sürdürdü: Geçtiğimiz yıl, Avrupa ve Türkiye'yi birbirine bağlayan kültürel kökleri kutladık. Restore edilmiş mirastan, yeniden canlandırılan hikayelere; paylaşılan hafızadan karşılıklı gurura... Paylaşılan kimliğin bölünmeden daha uzun ömürlü olabileceği fikrini onurlandırdık. Kimliğin bir duvar değil, bir köprü olduğunu hatırladık. Değişen ittifaklar ve artan belirsizlik dünyasında, AB ve Türkiye ortaklığını seçtik. AB ve Türkiye yan yana duruyor. AB'ye aday bir ülke olarak, bir NATO müttefiki olarak ve kenardan seyretmeyen, barışı şekillendiren komşular olarak... Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı suç niteliğindeki saldırganlık savaşı sona ermeli. Gazze'deki korkunç acı sona ermeli. Bu bizim ortak sorumluluğumuz. Ekonomik olarak AB ve Türkiye birlikte büyüyor. Üye devletleri sayesinde AB, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı, en büyük doğrudan yabancı yatırımcısı, finansal iş birliğinde en büyük bağışçısı. Türk vatandaşları, Çin'den hemen sonra en fazla Schengen vizesi alıyor. Ve vizesiz seyahat, Türkiye, mutabık kalınan kıstasları yerine getirdiğinde, tüm aday ülkelerde olduğu gibi gerçekleşebilir. Çünkü daha fazla insan bağı, üniversitelerimizde okuyan daha fazla Türk öğrencisi, enstitülerimizde ve yüksek teknoloji şirketlerinde çalışan daha fazla Türk araştırmacısı istiyoruz. Her gün, değişimlerimizi, ortak projelerimizi ve karşılıklı ilhamımızı güçlendiriyoruz. Türkiye'nin genç beyinleri ve dinamik işletmeleri sadece yarının Avrupa'sı değil, bugünün dokusunun bir parçasıdır. Yollarımız giderek daha fazla iç içe geçiyor. Ancak ilişkilerimizi daha güçlü ve daha iyi hale getirmek için her iki tarafta da daha fazlasını yapmalıyız. "TÜRKİYE, AB İÇİN KİLİT BİR ORTAK VE ADAY ÜLKEDİR" Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise, konuşmasında  Avrupa’da yüzyıllarca süren çatışma ve savaşların ardından birleşik Avrupa idealine ulaşmak için kurulan AB’ye üyelikğin Türkiye’nin stratejik amaçlarından biri olduğunu vurguladı. "Avrupa Komisyonu 2024 yılı Türkiye raporunda ifade edildiği üzere Türkiye, AB için kilit bir ortak ve aday ülkedir." diyen Mansur Yavaş, Avrasya’da, Orta Doğu’da, Doğu Akdeniz’de istikrarlı ve güvenli bir ortam sağlanmasında vazgeçilmez bir rolü olan Türkiye ile iş birliğinde ve karşılıklı yarara dayalı bir ilişki geliştirilmesinde AB’nin stratejik çıkarı bulunmakta olduğunu kaydetti. Yavaş konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: Bu bağlamda ülkemiz 1959 yılından beri tam üye olma yolunda ilerlemektedir. Zaman zaman ortaya çıkan ve her iki tarafın da eksikliklerinden kaynaklanan sınamalara karşı hem Türkiye hem de AB için bu üyeliğin büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu muasır medeniyetler seviyesine ulaşma ideali ile uyumlu olan bu üyeliğin bir an önce gerçekleşmesi gerektiğine yürekten inanıyorum. Avrupa ruhunun da temeli olan evrensel değerler demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü ülkemizde de tam manasıyla yerleşmesi açısından bu üyelik önem arz etmektedir. Türkiye 4 milyona yakın sığınmacıya ev sahipliği yapıyor. Onların temel ihtiyaçlarını eğitim, sağlık, korunma, barınma ihtiyaçlarını karşılıyor ve sosyoekonomik destek sağlıyor. Türkiye’nin AB üyesi olmasının avantajlarından faydalanmadan AB adına bu yükü kaldırması sürdürülebilir değildir. AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı olmasına ve adaylık statüsü çerçevesinde sosyal, kültürel, bilimsel ve sportif bağları bulunmasına rağmen halkımızın AB ülkelerine gitmede vize engeline takılması aramızdaki anlaşmalara ve iş birliğimizin ruhuna ters düşmektedir ve bir an önce düzeltilmelidir BAKAN YARDIMCISI GÜMRÜKÇÜ: TÜRKİYE HAZIR Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Gümrükçü, bugünün özel bir gün olduğunu çünkü sadece bir siyasi projenin kuruluşunu değil, aynı zamanda bir zamanlar çatışmalarla bölünmüş bir kıtanın umut, direnç ve birliğini de simgelediğini belirtti. 75 yıl önce, 9 Mayıs 1950 tarihinde Schuman Bildirisi’nin, daha sonra AB’ye dönüşecek olan yapının temelini attığını belirten Gümrükçü konuşmasına şu cümlelerle devam etti: Kalıcı barışın zorla değil, iş birliğiyle sağlanabileceği yönünde cesur bir vizyondu bu. İşte bu vizyon, sadece antlaşmalar ve kurumlar değil, aynı zamanda güven, diyalog ve demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi ortak değerlere olan bağlılık üzerine inşa edilmiş bir Birlik doğurdu. Bu değerler o zaman olduğu kadar bugün de geçerli ve hayati önemde. "Avrupa güvenlik mimarisinin büyük bir dönüşümün eşiğinde olduğu, hatta belki de yeniden inşa edildiği, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan liberal uluslararası ekonomik düzenin ciddi şekilde sınandığı bir dönemdeyiz." diyen konuşan Gümrükçü, Böyle bir zamanda, geleceğe dair aynı kaygıları ve hedefleri paylaşan AB ile Türkiye'nin, ilişkilerinin her bir sütununu yeniden gözden geçirmesi ve bu ilişkinin barındırdığı muazzam potansiyeli tam anlamıyla gerçekleştirmek için ellerinden gelen her şeyi yapması gerektiğini dile getirdi. ERDOĞAN, UKRAYNA’DAKİ SAVAŞIN SONA ERDİRİLMESİNE YÖNELİK ÇABALAR BAĞLAMINDA AVRUPA LİDERLERİ TOPLANTISINA KATILACAK Artık ne Türkiye ne de AB'nin iş birliklerinden doğan sinerjiden ya da bu yönde kaçırılacak fırsatlardan mahrum kalmayı göze alabileceğini kaydeden Gümrükçü, "Türkiye’nin bu uzun yolculuğun bir sonraki ve belki de en umut verici aşamasına başlamak için hazır ve istekli olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim." şeklinde konuştu. Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü konuşmasını şu sözlerle tamamladı: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da defalarca vurguladığı gibi, AB üyeliği Türkiye için stratejik bir hedef olmaya devam etmektedir ve biz, bu uzun süredir devam eden hedefi iki taraf için de karşılıklı fayda sağlayacak şekilde gerçekleştirmek adına gereken her şeyi yapmaya kararlıyız. Elbette tango iki kişiyle yapılır. Bu nedenle AB’nin de ilişkilerimizi yeni bir seviyeye taşımak ve nihai hedefe ulaştırmak için aynı heyecan ve kararlılığı göstermesini umuyoruz. Bu yönde bazı umut verici ilk işaretlerin olduğunu memnuniyetle belirtmek isterim. Örneğin, Bakan Fidan’ın bugün aramızda olamamasının nedeni, uzun bir aranın ardından Varşova’da düzenlenen AB-Gymnich Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılıyor olmasıdır. Son altı yıl içinde ilk defa Brüksel’de Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı yapıldı ve bu, ticaret ve yatırımlar açısından daha geniş ve derin bir iş birliği için büyük umutlar doğurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki gün sonra Ukrayna’daki savaşın adil ve kalıcı bir şekilde sona erdirilmesine yönelik çabalar bağlamında Avrupa güvenliğinin geleceğinin ele alınacağı bir başka Avrupa liderleri toplantısına katılacak. Umudumuz Türkiye ile AB arasındaki bu çok boyutlu diyaloğun daha yapılandırılmış ve sürdürülebilir bir zemine oturtulması ve ardından somut ortak adımlara ve eylemlere dönüşerek, giderek daha parçalı ve öngörülemez hale gelen bir dünyada Türkiye ve AB’nin istikrar ve iş birliği güçleri olarak birlikte hareket etmelerini sağlamasıdır. Açılış konuşmaları akabinde resepsiyonda caz müzisyeni Dilek Sert Erdoğan ve grubu sahne aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.