Polonyalı sanatçı Karolina Cicha "Tatar Music Map" projesi için kolları sıvadı
Polonyalı sanatçı Karolina Cicha "Tatar Music Map" projesi için kolları sıvadı
Polonyalı sanatçı Karolina Cicha, dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Tatar diasporalarının müziklerini araştırdığı "Tatar Music Map" projesini duyurdu. Cicha, Kazakistan, Kırgızistan, Başkurdistan, Nogay ve Kırım Tatarı müzisyenlerle ortak çalışmalar yapmak istediğini belirterek, farklı bölgelerdeki Tatar topluluklarını projeye katkı sunmaya davet etti.
Haber Giriş Tarihi: 17.08.2026 14:48
Haber Güncellenme Tarihi: 17.08.2026 17:29
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Polonya'nın kuzeydoğusundaki Podlasie bölgesinin çok kültürlü müzik mirasını eserlerine taşıyan Polonyalı besteci, şarkıcı ve müzisyen Dr. Karolina Cicha, Türk dünyası müzikolojisi için büyük önem taşıyan yeni çalışmasını açıkladı. Daha önce "Tatar Album" ve "Karaim Music Map" gibi projeleriyle dikkat çeken sanatçı, Polonya Tatarları Derneği ile birlikte farklı coğrafyalarındaki Tatar diasporalarının şarkılarını bir araya getirecek "Tatar Music Map" adlı yeni bir albüm hazırlığında olduğunu duyurdu.
PODLASİE’NİN ÇOK KÜLTÜRLÜ MİRASINDAN TÜRK DÜNYASINA UZANAN YOL
Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Cicha, geleneksel kültüre uzanan müzik yolculuğunun Bialystok’taki “Jubilat” ismini taşıyan kültür merkezi bünyesindeki Małe Kurpie Topluluğu'nda şarkı söylemesiyle başladığını anlattı. Polonya edebiyatı alanında doktora eğitimi tamamladıktan sonra geleneksel müzik repertuvarına yeniden dönen Cicha, bu kez Podlasie bölgesindeki azınlık toplulukları ve farklı kültürler üzerine edindiği bilgilerden de yararlandı.
Polonya’nın kuzeydoğusundaki Podlasie bölgesinin Ukraynalılar, Belaruslular, Litvanlar, Tatarlar, Yahudiler ve Ova Romanları başta olmak üzere farklı etnik topluluklara ev sahipliği yaptığını belirten Cicha, daha sonra Karaimlerin de bölgede yaşamış olduğunu öğrendiğini söyledi. Bu kültürel çeşitliliğin müzikal açıdan kendisi için verimli ve ilham verici bir yolculuğa dönüştüğünü ifade etti.
Sanatçı, ilk albümü olan “9 Languages" ile farklı azınlık topluluklarının müziklerini tek bir albümde buluşturarak kültürel mozaik ortaya koymayı amaçladığını belirtti.
Bu çeşitliliğin aynı zamanda insanların uyum içinde bir arada yaşayabilmesini, birlikte üretebilmesini ve birlikte güzellik meydana getirebilmesini temsil ettiğini söyleyen Cicha, “Yiddishland”, “Tatar Album” ve “Karaim Music Map” çalışmalarını da bu düşüncenin devamı olarak nitelendirdi.
Fotoğraf: Michał Heller
LİPKA TATARLARI VE KARAİM MÜZİĞİNİN İZİNDE
“Tatar Album” ve “Karaim Music Map” çalışmalarında Lipka Tatarları ve Karaimlerin müzik mirasını araştıran Cicha, Lipka Tatarlarının müziği hakkında aslında çok az bilgi bulunmasının kendisini en fazla etkileyen unsurlardan biri olduğunu söyledi.
Cicha, bu nedenle Lipka Tatarlarının müziğindeki birçok unsurun İdil ve Kırım Tatarlarının müzik mirasından ilham alınarak sanatsal hayal gücüyle yeniden kurgulanmak zorunda kaldığını aktardı.
Karaim müziğinde ise güçlü tarihsel hafızanın dikkatini çektiğini belirten Cicha, Karaimlerin müziklerinin yaşadıkları coğrafyaların ezgilerini ve melodik kalıplarını bünyesinde barındırdığını söyledi. Sanatçı bu durumun, kültürlerin birbirini nasıl etkileyebildiğinin örneklerinden birini oluşturduğunu kaydetti.
Kırım Tatarları ile Polonya’daki Lipka Tatarlarının müzik gelenekleri arasındaki benzerlikleri kesin olarak belirlemenin güç olduğunu ifade eden Cicha, bunun temel nedenlerinden birinin Lipka Tatarlarına ait din dışı halk şarkılarının günümüze ulaşmamış olması olduğunu belirtti.
Bugün bulunan önemli kayıtların Varşova Üniversitesinden Prof. Andrzej Drozd tarafından yapılan Kur’an tilaveti kayıtları olduğunu aktaran sanatçı, "İginç olan ise, Lipka Tatarlarının bu kıraati icra ediş biçiminin, camilerde duyduğumuz geleneksel melizmatik Kur'an okuyuşundan ziyade Katolik kilise ilahilerine daha yakın bir karakter taşımasıdır." dedi.
Fotoğraf: Dorota Borodaj
"ŞARKILAR, ÇOĞU ZAMAN İNSANLARIN BİR DİLE DAİR HATIRLADIĞI SON ŞEYDİR"
Sanatçı, bir halkın dili ile müziği arasında nasıl bir bağ olduğu ve müziğin yok olma tehlikesi altındaki dillerin korunmasındaki rolününe ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:
Bu gerçekten çok ilginç bir soru. Açıkçası dil ile müzik arasındaki ilişki üzerine bugüne kadar derinlemesine düşünmedim. Bu konu; dilbilim, müzikoloji ve kültürel antropolojinin ortak çalışma alanına giriyor.
Ben daha çok doğa ile müzik, yaşam tarzı ile müzik arasındaki ilişki üzerine düşünüyorum. Örneğin Tatar müziğinde bunu açıkça hissedebilirsiniz. Müziğin içinde atların sesini duyabilirsiniz. Kullanılan deri ve telli çalgıların malzemelerini adeta hissedersiniz.
Dil ile müzik arasındaki ilişki ise belki de nörodilbilimcilerin cevaplaması gereken bir konu.
Ancak ikinci sorunuza gelirsek; müziğin, yok olma tehlikesi altındaki dilleri yaşatmada son derece önemli bir rol oynadığına inanıyorum. Çünkü şarkılar, çoğu zaman insanların bir dile dair hatırladığı son şeydir.
Bunun en güzel örneklerinden biri Karaimlerdir. Günümüzde Karaimlerin büyük bölümü artık günlük yaşamlarında Karaimce konuşmuyor. Ancak şarkılarını söylemeye devam ediyorlar ve söyledikleri sözlerin anlamını biliyorlar. O şarkılar onların kalbine dokunuyor; kim olduklarını ve Karaim kimliğinin özünü onlara hatırlatıyor.
Yeni projesinin odağında farklı coğrafyalardaki Tatar mirasının yer aldığını belirten Cicha, araştırmacı ve sanatçılara çağrıda bulundu. Tatarların tarih boyunca sürgünler, savaşlar ve idari kararlar nedeniyle yurtlarını terk etmek zorunda kaldıklarını vurgulayan sanatçı, şu ifadeleri kullandı:
Polonya Tatarları Derneği ile birlikte, Avrasya'nın farklı bölgelerinde yaşayan Tatar diasporalarının müziklerini konu alan "TATAR MUSIC MAP" adlı yeni bir albüm üzerinde çalışıyorum.
Bu proje benim için son derece heyecan verici. Aynı zamanda müzikoloji alanında çalışan araştırmacıları da benimle iletişime geçmeye davet ediyorum.
Özellikle dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Tatar topluluklarının ortaya çıkardığı şarkılarla ilgileniyorum. Bildiğimiz gibi Tatarların tarihi oldukça zengindir. Göçebe yaşam tarzları, savaşlar, tarihî gelişmeler ve imparatorların, çarların ya da diktatörlerin kararları nedeniyle birçok Tatar yurtlarını terk etmek zorunda kalmış ve Kırım'a özlem duymuştur.
İşte ben, dünyanın farklı bölgelerinde ortaya çıkan bu Tatar ezgilerini araştırıyorum.
Elbette Kazakistan, Kırgızistan, Başkurdistan, Nogay ve Kırım Tatarı müzisyenlerle çalışmayı da çok isterim.
Muhtemelen gelecek yıl ya da bir sonraki yıl bu albüm kapsamında bu ülkelerden sanatçılarla ortak projeler gerçekleştirmek için girişimlerde bulunacağım. Belki onları albümüme davet edeceğim.
Bu davet hâlâ geçerlidir. Eğer bu tür şarkıları biliyor ya da bu konuda katkı sunabilecek kişiler tanıyorsanız, lütfen benimle iletişime geçin.
Fotoğraf: Michał Heller
“BEN YALNIZCA TUTKUMU TAKİP EDİYORUM”
Geleneksel müziğin popüler kültür karşısındaki konumunu da değerlendiren Cicha, müzisyenler olarak genç kuşaklara kültürel mirası aktarma konusunda sorumlulukları olduğuna inandığını ancak bunu bir yük ya da zorunluluk olarak görmediğini söyledi.
“Ben yalnızca tutkumu takip ediyorum.” diyen Cicha, insanlara ulaşmanın en doğal yolunun bu olduğunu ifade etti. Bir taraftan köklere ve kaynaklara dönerken diğer taraftan çağdaş müziğin diliyle konuşmaya çalıştığını belirtti.
Cicha, halk müziği ile popüler müziğin buluşmasının kötü bir şey olmadığını, bunun daha fazla insanın kendisinden bir parça bulmasına ve kültürel kimliğiyle yeniden bağ kurmasına imkân sağlayabileceğini söyledi.
Sanatçı, "Bununla birlikte ben kişisel olarak pop müziğin en basit biçimini dinlemiyorum. Hatta böyle müzik yapmayı da pek becerebileceğimi sanmıyorum. Bir pop şarkısını yorumlamaya çalıştığımda, sonunda mutlaka bambaşka bir şeye dönüşüyor; belki daha deneysel, daha iddialı bir hâl alıyor." dedi.
Fotoğraf: Dawid Zieliński
CİCHA'DAN TÜRK DÜNYASINA MESAJ: “BİRLİKTE KEŞFEDELİM”
Karolina Cicha, son olarak QHA okuyucularına ve genel olarak Türk dünyasına şu mesajı verdi:
Öncelikle Kırım Haber Ajansının çalışmalarımla ilgilenmesinden büyük mutluluk duyuyorum. Bu röportaja davet ettiğiniz için sizlere içtenlikle teşekkür ederim.
Albümlerimin Türk dünyasında ilgi görmesi ve karşılık bulması beni gerçekten çok mutlu ediyor.
Vermek istediğim temel mesaj ise şu:
Dünyanın dört bir yanındaki Tatar diasporalarında "Tatarlık" kimliğini tanımlayan ortak unsurları birlikte araştıralım. Sizce sizi en çok tanımlayan değer nedir? Gelin bunu birlikte keşfedelim ve birlikte Tatar Music Map üzerinde yeni ve anlamlı duraklar oluşturalım.
Ben bir Polonyalı Slav olmama rağmen Tatar kültürünü dışarıdan öğrenmeye çalışan biri olarak bu yolculuğun bana kattıklarına sonsuz minnet duyuyorum. Bu benim için yalnızca kültürel değil, aynı zamanda kendi iç dünyama yaptığım çok özel bir keşif oldu.
Belki de bunun küçük bir nedeni vardır; çünkü büyük büyükannem Tatary adlı bir köyde doğmuştu. Kim bilir, belki de ben sekizde bir Tatarım!
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Polonyalı sanatçı Karolina Cicha "Tatar Music Map" projesi için kolları sıvadı
Polonyalı sanatçı Karolina Cicha, dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Tatar diasporalarının müziklerini araştırdığı "Tatar Music Map" projesini duyurdu. Cicha, Kazakistan, Kırgızistan, Başkurdistan, Nogay ve Kırım Tatarı müzisyenlerle ortak çalışmalar yapmak istediğini belirterek, farklı bölgelerdeki Tatar topluluklarını projeye katkı sunmaya davet etti.
Polonya'nın kuzeydoğusundaki Podlasie bölgesinin çok kültürlü müzik mirasını eserlerine taşıyan Polonyalı besteci, şarkıcı ve müzisyen Dr. Karolina Cicha, Türk dünyası müzikolojisi için büyük önem taşıyan yeni çalışmasını açıkladı. Daha önce "Tatar Album" ve "Karaim Music Map" gibi projeleriyle dikkat çeken sanatçı, Polonya Tatarları Derneği ile birlikte farklı coğrafyalarındaki Tatar diasporalarının şarkılarını bir araya getirecek "Tatar Music Map" adlı yeni bir albüm hazırlığında olduğunu duyurdu.
PODLASİE’NİN ÇOK KÜLTÜRLÜ MİRASINDAN TÜRK DÜNYASINA UZANAN YOL
Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Cicha, geleneksel kültüre uzanan müzik yolculuğunun Bialystok’taki “Jubilat” ismini taşıyan kültür merkezi bünyesindeki Małe Kurpie Topluluğu'nda şarkı söylemesiyle başladığını anlattı. Polonya edebiyatı alanında doktora eğitimi tamamladıktan sonra geleneksel müzik repertuvarına yeniden dönen Cicha, bu kez Podlasie bölgesindeki azınlık toplulukları ve farklı kültürler üzerine edindiği bilgilerden de yararlandı.
Polonya’nın kuzeydoğusundaki Podlasie bölgesinin Ukraynalılar, Belaruslular, Litvanlar, Tatarlar, Yahudiler ve Ova Romanları başta olmak üzere farklı etnik topluluklara ev sahipliği yaptığını belirten Cicha, daha sonra Karaimlerin de bölgede yaşamış olduğunu öğrendiğini söyledi. Bu kültürel çeşitliliğin müzikal açıdan kendisi için verimli ve ilham verici bir yolculuğa dönüştüğünü ifade etti.
Sanatçı, ilk albümü olan “9 Languages" ile farklı azınlık topluluklarının müziklerini tek bir albümde buluşturarak kültürel mozaik ortaya koymayı amaçladığını belirtti.
Bu çeşitliliğin aynı zamanda insanların uyum içinde bir arada yaşayabilmesini, birlikte üretebilmesini ve birlikte güzellik meydana getirebilmesini temsil ettiğini söyleyen Cicha, “Yiddishland”, “Tatar Album” ve “Karaim Music Map” çalışmalarını da bu düşüncenin devamı olarak nitelendirdi.
Fotoğraf: Michał Heller
LİPKA TATARLARI VE KARAİM MÜZİĞİNİN İZİNDE
“Tatar Album” ve “Karaim Music Map” çalışmalarında Lipka Tatarları ve Karaimlerin müzik mirasını araştıran Cicha, Lipka Tatarlarının müziği hakkında aslında çok az bilgi bulunmasının kendisini en fazla etkileyen unsurlardan biri olduğunu söyledi.
Cicha, bu nedenle Lipka Tatarlarının müziğindeki birçok unsurun İdil ve Kırım Tatarlarının müzik mirasından ilham alınarak sanatsal hayal gücüyle yeniden kurgulanmak zorunda kaldığını aktardı.
Karaim müziğinde ise güçlü tarihsel hafızanın dikkatini çektiğini belirten Cicha, Karaimlerin müziklerinin yaşadıkları coğrafyaların ezgilerini ve melodik kalıplarını bünyesinde barındırdığını söyledi. Sanatçı bu durumun, kültürlerin birbirini nasıl etkileyebildiğinin örneklerinden birini oluşturduğunu kaydetti.
Kırım Tatarları ile Polonya’daki Lipka Tatarlarının müzik gelenekleri arasındaki benzerlikleri kesin olarak belirlemenin güç olduğunu ifade eden Cicha, bunun temel nedenlerinden birinin Lipka Tatarlarına ait din dışı halk şarkılarının günümüze ulaşmamış olması olduğunu belirtti.
Bugün bulunan önemli kayıtların Varşova Üniversitesinden Prof. Andrzej Drozd tarafından yapılan Kur’an tilaveti kayıtları olduğunu aktaran sanatçı, "İginç olan ise, Lipka Tatarlarının bu kıraati icra ediş biçiminin, camilerde duyduğumuz geleneksel melizmatik Kur'an okuyuşundan ziyade Katolik kilise ilahilerine daha yakın bir karakter taşımasıdır." dedi.
Fotoğraf: Dorota Borodaj
"ŞARKILAR, ÇOĞU ZAMAN İNSANLARIN BİR DİLE DAİR HATIRLADIĞI SON ŞEYDİR"
Sanatçı, bir halkın dili ile müziği arasında nasıl bir bağ olduğu ve müziğin yok olma tehlikesi altındaki dillerin korunmasındaki rolününe ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:
Fotoğraf: Tomasz Kaczor
“TATAR MUSİC MAP” İLE DİASPORALARIN EZGİLERİ ARAŞTIRILACAK
Yeni projesinin odağında farklı coğrafyalardaki Tatar mirasının yer aldığını belirten Cicha, araştırmacı ve sanatçılara çağrıda bulundu. Tatarların tarih boyunca sürgünler, savaşlar ve idari kararlar nedeniyle yurtlarını terk etmek zorunda kaldıklarını vurgulayan sanatçı, şu ifadeleri kullandı:
Fotoğraf: Michał Heller
“BEN YALNIZCA TUTKUMU TAKİP EDİYORUM”
Geleneksel müziğin popüler kültür karşısındaki konumunu da değerlendiren Cicha, müzisyenler olarak genç kuşaklara kültürel mirası aktarma konusunda sorumlulukları olduğuna inandığını ancak bunu bir yük ya da zorunluluk olarak görmediğini söyledi.
“Ben yalnızca tutkumu takip ediyorum.” diyen Cicha, insanlara ulaşmanın en doğal yolunun bu olduğunu ifade etti. Bir taraftan köklere ve kaynaklara dönerken diğer taraftan çağdaş müziğin diliyle konuşmaya çalıştığını belirtti.
Cicha, halk müziği ile popüler müziğin buluşmasının kötü bir şey olmadığını, bunun daha fazla insanın kendisinden bir parça bulmasına ve kültürel kimliğiyle yeniden bağ kurmasına imkân sağlayabileceğini söyledi.
Sanatçı, "Bununla birlikte ben kişisel olarak pop müziğin en basit biçimini dinlemiyorum. Hatta böyle müzik yapmayı da pek becerebileceğimi sanmıyorum. Bir pop şarkısını yorumlamaya çalıştığımda, sonunda mutlaka bambaşka bir şeye dönüşüyor; belki daha deneysel, daha iddialı bir hâl alıyor." dedi.
Fotoğraf: Dawid Zieliński
CİCHA'DAN TÜRK DÜNYASINA MESAJ: “BİRLİKTE KEŞFEDELİM”
Karolina Cicha, son olarak QHA okuyucularına ve genel olarak Türk dünyasına şu mesajı verdi:
Son Haberler