Dört buçuk yıllık savaş boyunca birçok kişi kimin nereyi aldığı, nerede ne yaptığı gibi detayları ele alarak savaşa yüzeysel bir galip tayin etmeye çalıştı. Oysa savaş bundan çok daha karmaşık bir olgudur ve içinde nihai stratejik hedefler barındırır. Önemli olan nereyi ele geçirdiğiniz değil, bunun size ne kazandırdığı ve maliyetidir. Dışarıdan bakan gözler, ben de dahil sadece kendi baktıkları boyutta galip veya mağlup belirler ancak savaşan tarafların belirlediği nihai hedefler vardır. Savaşta ulaştığınız son nokta orada kalacağınız nokta değildir. Eğer öyle olsaydı, Almanlar Moskova önlerinde, Sovyetler Doğu Berlin'de kalmaya devam ederdi. Yani savaş öncesi, esnası veya sonrası hiçbir şey statik değil dinamiktir.
Bir savaşta önemli ve belirleyici olan çarpışan kuvvetlerin nerede ne şekilde savaşacağını hangi tarafın tayin ettiğidir. Bu inisiyatif, doğal olarak büyük oranda savaşı başlatan, yani kuvvetleriyle taarruza başlayacak olan taraftadır. İlk fazda nerede savaşılacağını o tayin eder ve savunan tarafın önceliği ise karşı kuvveti burada sönümlemeye uğratarak elinden avantajı almak ve savaşı kendi istediği alanlara taşımaktır. Rusya, başlangıç olarak "doğru yerden" başlasa da Ukrayna'nın neye ne kadar hazırlandığını gözardı etti. İşte Ukrayna-Rusya Savaşı'nda Rusya'nın kaybettiği şey tam olarak budur. Rusya Ukrayna'da tercih ettiği değil, mecbur kaldığı alanlarda savaşa sürüklendi.
Ukrayna'nın Harkiv karşı taarruzu bundan dolayı çok kritikti. Moskova keyfi olarak Prigojin'e yetki verip hapishanelerden adam toplatmadı. Wagner'i koçbaşı gibi kullanmayı sadece canı öyle istediği için tercih etmedi. Donetsk bölgesinde doğrudan ilerlemenin sancılı ve yıpratıcı olacağını çok iyi biliyorlardı. Buna en büyük delil, Wagner'in daha Bahmut'u almaya çalışırken yok oluşun eşiğine gelmesi ve Prigojin'in Moskova'ya başkaldırmasıdır. Sonrası herkesin malumu... Rus ordusunun Bahmut'tan sadece 10 km uzaklıktaki Çasiv Yar'a ulaşması tam 26 ay sürdü. O günlerde Rus ordusu Bahmut'a girdiğinde şunu belirtmiştim; "Çasiv Yar'a ulaşmaları uzun ve çok kayıplı bir süreç olur."
Rus Ordusu için Bermuda Şeytan üçgenine dönen birçok cephe hattı var. Avdiivka, Kupyansk, Pokrovsk, Kurakhove, Vuhledar ve daha nicesi... Buralar Rus ordusunun çok az ilerleyebilmek uğruna arkasında binlerce ölü, yaralı ve zırhlı araç bıraktığı hatlardır. Bir de Kursk var ki, bu bambaşka bir yazının konusudur...
"HATT-I MÜDAFAA YOKTUR, SATH-I MÜDAFAA VARDIR"
Hepimiz biliyoruz ki, eğer sizden sıklet olarak daha ağır bir güçle karşı karşıya geldiyseniz, o devasa kütlenin önünde durmaktansa onu yönlendirip, kendi belirlediğiniz ölüm alanlarında yıpratmak en doğru stratejidir çünkü Rus ordusu gibi niceliği yüksek ordular taarruzlarına yüksek bir tempo ve ivmeyle başlar ancak bu ivme doğru şekilde mücadele edilirse kalıcı olamaz, tükenir. Size düşen geniş bir cephe hattında üstünüze gelen bu büyük gücü derinde veya dar noktalara hapsederek o alanlarda öğütmektir.
RUSYA'NIN DEĞİŞEN TAARRUZ BİÇİMİ
İşte bu stratejinin sonucu olarak Rus ordusu karşımıza 2025 ve 2026 yılında kaotik, küçük ve sızma odaklı gruplar halinde sürekli tekrarlanan taarruzlarla çıktı. Bu onlar için hem bir tercih hem de bir mecburiyetti çünkü Rus ordusu mekanize kabiliyetini büyük oranda kaybetmiş, mevcut imkanlar dahilinde sonsuz insan kaynağı olmadığının farkına varmıştı.
Bu değişen taarruz anlayışı Rus ordusunun ölüm alanlarından kaçmasını sağlayacak, Ukrayna savunmasını birçok noktada delerek lokal cepler oluşturmalarına imkan sağlayacak ve cepte kalan Ukrayna kuvvetlerini geri çekilmeye mecbur bırakacaktı. Kabul etmemiz gerekir ki, Ruslar bunu başarıyla gerçekleştirdiler. Tam da bu yüzden Ukrayna'nın artık büyük kuvvetleri bir noktaya hapsederek, derin bölgelerde yıpratması imkansızdı çünkü ortada bu tür kuvvetler yoktu. Evet, Rus ordusu yine ilerlediği yerlerde ağır kayıplar veriyordu ancak artık temposu yükselmeye başlamıştı.
UKRAYNA'NIN DEĞİŞEN SAVUNMA BİÇİMİ
Ukrayna için artık derinlikli savunma anlayışında değişim vaktiydi. Bu öyle bir doktrinle gerçekleşmeliydi ki; hem Ukrayna önceki avantajını yeniden elde etmeli hem de Rus ordusunu bir önceki durumundan daha büyük bir çıkmaza sokmalıydı. Çözüm, dar bir ölüm alanı değil, tüm cephe hattını kapsayan uçsuz bucaksız ölüm bölgeleriyle birlikte niteliği artırılmış, nicelikle desteklenen SİHA'ların sadece askerî araçları değil, sahada tespit edilen her piyadeyi bir mermi gibi hedef alması buna ek olarak Rus ordusu gibi küçük piyade gruplarıyla hatları derinlemesine kontrol etmekti. Ayrıca, İnsansız Kara Araçlarının katkısını burada atlamamak gerekir.
İşte Ukrayna'nın 2026 yılı ve içinde bulunduğumuz haziran aylarında başardığı tam olarak budur. Rus ordusu ilerliyor mu? Elbette ama bu sefer daha yavaş ve başka bir çıkmazın içinde.
RUS ORDUSUNUN CEPHEDEKİ MEVCUT ÇIKMAZI
Klasik taarruzlarda eğer taarruz eden tarafsanız beklentiniz genelde bellidir. Belirlenen nihai pozisyona kadar düşman ateşi altında kalırsınız ancak o noktaya varıp mevzilendiğinizde artık her şey biter. Arkanızda yeni bir lojistik hat oluşturulur ve kaldığınız yerden devam edersiniz. Klasik taarruzun doğası budur.
Peki şu anda Rus ordusunun yaşadığı durum nedir?
Taarruz ediyorlar, ilerliyorlar ama hem küçük gruplarla hareket etmelerinden hem de yoğun SİHA saldırılarından ötürü tempoları düşüyor ve kesintisiz şekilde ölüm bölgesinde kalıyorlar. Savunmanın derinliği bitmiyor. Hedefledikleri nihai hatlara ulaştıklarında güvende olduklarını sanıyorlar ama aslında yine ölüm bölgesinde kalıyorlar. Bu yüzden güvenli lojistik hattı oluşturamıyor, lojistik daha derinde çakılı kalıyor ve tempo düşüyor. Tempo düştükçe daha çok vuruluyor ve kayıp veriyorlar. İşte mayıs ayında Rus ordusunun işgal temposunun deyim yerindeyse dibe vurmasını sağlayan en önemli etkenlerden biri buydu.
AKSAYAN LOJİSTİK
Eğer bir cephe hattında sadece yakın cephe lojistiğini vuruyorsanız, o hattaki karşı kuvveti yalnızca bir süreliğine durdurursunuz ve bu geçici bir çözümdür. Eğer karşı kuvvetin yakın cephe lojistiği oluşturmasına bile izin vermiyorsanız işte bu durum size daha geniş bir cephe hattını felç etmeniz için büyük bir fırsat verir. O zaman yapmanız gereken derin cephe lojistiğini, ana beslenme hatlarını vurmak ve lojistiğin akmasını daimi olarak kesintiye uğratmaktır.
İşte Ukrayna'nın son haftalarda konsantre bir şekilde gerçekleştirdiği şey tam olarak budur. Kırım'da ve Krasnodar'da vurduğu petrol depoları, stratejik askerî hedefler hep bu mantığın ürünüdür. Kırım-Melitopol, Kırım-Krasnodar lojistik hatlarını ve araçlarını sürekli vurması bu akışı kökten kesmek içindir
Rusya'da benzin satışlarına getirilen kısıtlamalar, Ukrayna'nın uzun süreli olarak Rusya'nın lojistik altyapısına yaptığı saldırıların doğrudan bir sonucudur. Rus ordusunun kronik ikmal sorunları yaşamaya başlaması, Kırım dahil tüm işgal bölgelerinde temel ihtiyaçlarda bile sıkıntılar yaşaması Ukrayna'nın derin cephe lojistiğini yoğun şekilde vurmasından ve Rusya'nın derinliği olmayan kısıtlı lojistik hatlarını burada kullanmasından kaynaklanmaktadır.
SAVAŞANLAR BİRBİRİNİ EĞİTİR
Buraya kadar yazdıklarımızda unutulmaması gereken önemli bir konu var. Savaşan taraflar birbirlerinin öğretmenidir. Yani Rusya, karşılaştığı bu teknolojik ve operasyonel baskıya gelecekte benzer bir baskıyla karşılık verebilir ancak Moskova'nın nihai stratejik hedeflerine ulaşabilmesi için daha büyük kararlar alması gerekiyor. Mevcut sahada kullandığı imkanlarla bunu başarması neredeyse imkansız. Burada belirtmek gerekir ki, Ukrayna da benzer sorunları yaşıyor ancak savunma ile taarruzun maliyeti aynı değildir. Eğer öyle olsaydı savaş çoktan bitmiş olurdu. Ukrayna kendi gerçeğinin farkında olarak çözümler üretiyor. Bu noktada daha fazlasını yazamam.
YAY GERMEK
Eğer karşı kuvvetin işgal temposunu otonom sistemlerle ve az sayıdaki piyadeyle kontrol altında tutarak, yavaşça geri çekilerek karşılığında zamanı satın alıyorsanız "yay germe" imkânını elinizde tutmaya çalışıyor veya o "yayı" geriyorsunuzdur. Peki ya Rusya? Sizce Rusya da yay geriyor olabilir mi?
Eğer T noktasını kaçırırsanız, artık olayların aktörü değil sadece yaşayanı olursunuz.
NOT: Yukarıda yazılanlar savaşın birçok dinamiğinin sadece özetlenmiş hâli olmakla birlikte temel odağı savaşın geneli değildir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Burak Kosova
Yay germek! Rus ordusunun lojistik sorunu...
Dört buçuk yıllık savaş boyunca birçok kişi kimin nereyi aldığı, nerede ne yaptığı gibi detayları ele alarak savaşa yüzeysel bir galip tayin etmeye çalıştı. Oysa savaş bundan çok daha karmaşık bir olgudur ve içinde nihai stratejik hedefler barındırır. Önemli olan nereyi ele geçirdiğiniz değil, bunun size ne kazandırdığı ve maliyetidir. Dışarıdan bakan gözler, ben de dahil sadece kendi baktıkları boyutta galip veya mağlup belirler ancak savaşan tarafların belirlediği nihai hedefler vardır. Savaşta ulaştığınız son nokta orada kalacağınız nokta değildir. Eğer öyle olsaydı, Almanlar Moskova önlerinde, Sovyetler Doğu Berlin'de kalmaya devam ederdi. Yani savaş öncesi, esnası veya sonrası hiçbir şey statik değil dinamiktir.
Bir savaşta önemli ve belirleyici olan çarpışan kuvvetlerin nerede ne şekilde savaşacağını hangi tarafın tayin ettiğidir. Bu inisiyatif, doğal olarak büyük oranda savaşı başlatan, yani kuvvetleriyle taarruza başlayacak olan taraftadır. İlk fazda nerede savaşılacağını o tayin eder ve savunan tarafın önceliği ise karşı kuvveti burada sönümlemeye uğratarak elinden avantajı almak ve savaşı kendi istediği alanlara taşımaktır. Rusya, başlangıç olarak "doğru yerden" başlasa da Ukrayna'nın neye ne kadar hazırlandığını gözardı etti. İşte Ukrayna-Rusya Savaşı'nda Rusya'nın kaybettiği şey tam olarak budur. Rusya Ukrayna'da tercih ettiği değil, mecbur kaldığı alanlarda savaşa sürüklendi.
Ukrayna'nın Harkiv karşı taarruzu bundan dolayı çok kritikti. Moskova keyfi olarak Prigojin'e yetki verip hapishanelerden adam toplatmadı. Wagner'i koçbaşı gibi kullanmayı sadece canı öyle istediği için tercih etmedi. Donetsk bölgesinde doğrudan ilerlemenin sancılı ve yıpratıcı olacağını çok iyi biliyorlardı. Buna en büyük delil, Wagner'in daha Bahmut'u almaya çalışırken yok oluşun eşiğine gelmesi ve Prigojin'in Moskova'ya başkaldırmasıdır. Sonrası herkesin malumu... Rus ordusunun Bahmut'tan sadece 10 km uzaklıktaki Çasiv Yar'a ulaşması tam 26 ay sürdü. O günlerde Rus ordusu Bahmut'a girdiğinde şunu belirtmiştim; "Çasiv Yar'a ulaşmaları uzun ve çok kayıplı bir süreç olur."
Rus Ordusu için Bermuda Şeytan üçgenine dönen birçok cephe hattı var. Avdiivka, Kupyansk, Pokrovsk, Kurakhove, Vuhledar ve daha nicesi... Buralar Rus ordusunun çok az ilerleyebilmek uğruna arkasında binlerce ölü, yaralı ve zırhlı araç bıraktığı hatlardır. Bir de Kursk var ki, bu bambaşka bir yazının konusudur...
"HATT-I MÜDAFAA YOKTUR, SATH-I MÜDAFAA VARDIR"
Hepimiz biliyoruz ki, eğer sizden sıklet olarak daha ağır bir güçle karşı karşıya geldiyseniz, o devasa kütlenin önünde durmaktansa onu yönlendirip, kendi belirlediğiniz ölüm alanlarında yıpratmak en doğru stratejidir çünkü Rus ordusu gibi niceliği yüksek ordular taarruzlarına yüksek bir tempo ve ivmeyle başlar ancak bu ivme doğru şekilde mücadele edilirse kalıcı olamaz, tükenir. Size düşen geniş bir cephe hattında üstünüze gelen bu büyük gücü derinde veya dar noktalara hapsederek o alanlarda öğütmektir.
RUSYA'NIN DEĞİŞEN TAARRUZ BİÇİMİ
İşte bu stratejinin sonucu olarak Rus ordusu karşımıza 2025 ve 2026 yılında kaotik, küçük ve sızma odaklı gruplar halinde sürekli tekrarlanan taarruzlarla çıktı. Bu onlar için hem bir tercih hem de bir mecburiyetti çünkü Rus ordusu mekanize kabiliyetini büyük oranda kaybetmiş, mevcut imkanlar dahilinde sonsuz insan kaynağı olmadığının farkına varmıştı.
Bu değişen taarruz anlayışı Rus ordusunun ölüm alanlarından kaçmasını sağlayacak, Ukrayna savunmasını birçok noktada delerek lokal cepler oluşturmalarına imkan sağlayacak ve cepte kalan Ukrayna kuvvetlerini geri çekilmeye mecbur bırakacaktı. Kabul etmemiz gerekir ki, Ruslar bunu başarıyla gerçekleştirdiler. Tam da bu yüzden Ukrayna'nın artık büyük kuvvetleri bir noktaya hapsederek, derin bölgelerde yıpratması imkansızdı çünkü ortada bu tür kuvvetler yoktu. Evet, Rus ordusu yine ilerlediği yerlerde ağır kayıplar veriyordu ancak artık temposu yükselmeye başlamıştı.
UKRAYNA'NIN DEĞİŞEN SAVUNMA BİÇİMİ
Ukrayna için artık derinlikli savunma anlayışında değişim vaktiydi. Bu öyle bir doktrinle gerçekleşmeliydi ki; hem Ukrayna önceki avantajını yeniden elde etmeli hem de Rus ordusunu bir önceki durumundan daha büyük bir çıkmaza sokmalıydı. Çözüm, dar bir ölüm alanı değil, tüm cephe hattını kapsayan uçsuz bucaksız ölüm bölgeleriyle birlikte niteliği artırılmış, nicelikle desteklenen SİHA'ların sadece askerî araçları değil, sahada tespit edilen her piyadeyi bir mermi gibi hedef alması buna ek olarak Rus ordusu gibi küçük piyade gruplarıyla hatları derinlemesine kontrol etmekti. Ayrıca, İnsansız Kara Araçlarının katkısını burada atlamamak gerekir.
İşte Ukrayna'nın 2026 yılı ve içinde bulunduğumuz haziran aylarında başardığı tam olarak budur. Rus ordusu ilerliyor mu? Elbette ama bu sefer daha yavaş ve başka bir çıkmazın içinde.
RUS ORDUSUNUN CEPHEDEKİ MEVCUT ÇIKMAZI
Klasik taarruzlarda eğer taarruz eden tarafsanız beklentiniz genelde bellidir. Belirlenen nihai pozisyona kadar düşman ateşi altında kalırsınız ancak o noktaya varıp mevzilendiğinizde artık her şey biter. Arkanızda yeni bir lojistik hat oluşturulur ve kaldığınız yerden devam edersiniz. Klasik taarruzun doğası budur.
Peki şu anda Rus ordusunun yaşadığı durum nedir?
Taarruz ediyorlar, ilerliyorlar ama hem küçük gruplarla hareket etmelerinden hem de yoğun SİHA saldırılarından ötürü tempoları düşüyor ve kesintisiz şekilde ölüm bölgesinde kalıyorlar. Savunmanın derinliği bitmiyor. Hedefledikleri nihai hatlara ulaştıklarında güvende olduklarını sanıyorlar ama aslında yine ölüm bölgesinde kalıyorlar. Bu yüzden güvenli lojistik hattı oluşturamıyor, lojistik daha derinde çakılı kalıyor ve tempo düşüyor. Tempo düştükçe daha çok vuruluyor ve kayıp veriyorlar. İşte mayıs ayında Rus ordusunun işgal temposunun deyim yerindeyse dibe vurmasını sağlayan en önemli etkenlerden biri buydu.
AKSAYAN LOJİSTİK
Eğer bir cephe hattında sadece yakın cephe lojistiğini vuruyorsanız, o hattaki karşı kuvveti yalnızca bir süreliğine durdurursunuz ve bu geçici bir çözümdür. Eğer karşı kuvvetin yakın cephe lojistiği oluşturmasına bile izin vermiyorsanız işte bu durum size daha geniş bir cephe hattını felç etmeniz için büyük bir fırsat verir. O zaman yapmanız gereken derin cephe lojistiğini, ana beslenme hatlarını vurmak ve lojistiğin akmasını daimi olarak kesintiye uğratmaktır.
İşte Ukrayna'nın son haftalarda konsantre bir şekilde gerçekleştirdiği şey tam olarak budur. Kırım'da ve Krasnodar'da vurduğu petrol depoları, stratejik askerî hedefler hep bu mantığın ürünüdür. Kırım-Melitopol, Kırım-Krasnodar lojistik hatlarını ve araçlarını sürekli vurması bu akışı kökten kesmek içindir
Rusya'da benzin satışlarına getirilen kısıtlamalar, Ukrayna'nın uzun süreli olarak Rusya'nın lojistik altyapısına yaptığı saldırıların doğrudan bir sonucudur. Rus ordusunun kronik ikmal sorunları yaşamaya başlaması, Kırım dahil tüm işgal bölgelerinde temel ihtiyaçlarda bile sıkıntılar yaşaması Ukrayna'nın derin cephe lojistiğini yoğun şekilde vurmasından ve Rusya'nın derinliği olmayan kısıtlı lojistik hatlarını burada kullanmasından kaynaklanmaktadır.
SAVAŞANLAR BİRBİRİNİ EĞİTİR
Buraya kadar yazdıklarımızda unutulmaması gereken önemli bir konu var. Savaşan taraflar birbirlerinin öğretmenidir. Yani Rusya, karşılaştığı bu teknolojik ve operasyonel baskıya gelecekte benzer bir baskıyla karşılık verebilir ancak Moskova'nın nihai stratejik hedeflerine ulaşabilmesi için daha büyük kararlar alması gerekiyor. Mevcut sahada kullandığı imkanlarla bunu başarması neredeyse imkansız. Burada belirtmek gerekir ki, Ukrayna da benzer sorunları yaşıyor ancak savunma ile taarruzun maliyeti aynı değildir. Eğer öyle olsaydı savaş çoktan bitmiş olurdu. Ukrayna kendi gerçeğinin farkında olarak çözümler üretiyor. Bu noktada daha fazlasını yazamam.
YAY GERMEK
Eğer karşı kuvvetin işgal temposunu otonom sistemlerle ve az sayıdaki piyadeyle kontrol altında tutarak, yavaşça geri çekilerek karşılığında zamanı satın alıyorsanız "yay germe" imkânını elinizde tutmaya çalışıyor veya o "yayı" geriyorsunuzdur. Peki ya Rusya? Sizce Rusya da yay geriyor olabilir mi?
Eğer T noktasını kaçırırsanız, artık olayların aktörü değil sadece yaşayanı olursunuz.
NOT: Yukarıda yazılanlar savaşın birçok dinamiğinin sadece özetlenmiş hâli olmakla birlikte temel odağı savaşın geneli değildir.