SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Polonya

QHA - Kırım Haber Ajansı - Polonya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Polonya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Macaristan, Ukrayna'nın AB üyelik müzakerelerinde bir başlığa onay verdi! Haber

Macaristan, Ukrayna'nın AB üyelik müzakerelerinde bir başlığa onay verdi!

Macaristan, Ukrayna'nın Avrupa Birliği (AB) üyelik müzakerelerinde uzun süredir engellediği başlıklardan biri için sürecin başlatılmasına onay verdi. Budapeşte yönetimi, Ukrayna ve Moldova'ya müzakere sürecindeki altıncı faslın açılmasına yönelik prosedürü başlatan resmî mektubun gönderilmesini kabul etti. Polonya merkezli RMF24'ün haberine göre; söz konusu fasıl, AB'nin ortak dış ve güvenlik politikası, ticaret politikası ile üçüncü ülkelerle ilişkiler başlıklarını kapsıyor. RESMİ MÜZAKERELER HENÜZ BAŞLAMIYOR Öte yandan resmî mektubun gönderilmesinin müzakerelerin başlaması anlamına gelmediği, bunun yalnızca uzun sürecin ilk aşamasını oluşturduğu belirtildi. Buna göre Ukrayna ve Moldova öncelikle resmî müzakere pozisyonlarını sunacak. Ardından Avrupa Komisyonu ortak müzakere taslaklarını hazırlayacak ve bu taslakların AB üyesi tüm ülkeler tarafından oy birliğiyle onaylanması gerekecek. Sürecin planlandığı şekilde ilerlemesi hâlinde altıncı faslın resmî olarak 14 Temmuz'da AB Avrupa İşleri Bakanları toplantısında açılması öngörülüyor. DİĞER BAŞLIKLARDA BLOKAJ SÜRÜYOR Macaristan'ın, haziran sonunda engellediği diğer dört müzakere başlığı için ise süreci başlatmayı henüz kabul etmediği bildirildi. Bu nedenle haberde, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'nın temmuz ayı içinde tüm müzakere başlıklarının açılması yönündeki beklentisinin gerçekleşmesinin zor olduğu ifade edildi. Ayrıca, AB içerisinde de Ukrayna'nın üyelik müzakerelerinin hızlandırılması konusunda tam bir görüş birliği bulunmadığı, Polonya'nın da aralarında olduğu birçok üye ülkenin sürecin kademeli şekilde ilerlemesini desteklediği kaydedildi.

Ukrayna: Rusya, Ukrayna ile Polonya arasında gerilim yaratacak dezenformasyon hazırlığında! Haber

Ukrayna: Rusya, Ukrayna ile Polonya arasında gerilim yaratacak dezenformasyon hazırlığında!

Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyine bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Başkanı Andriy Kovalenko, Rusya'nın Ukrayna ile Polonya arasındaki ilişkileri hedef alan yeni bir dezenformasyon kampanyası hazırlığında olduğunu vurguladı. Kovalenko, Telegram hesabından yaptığı açıklamada, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) Direktörü Aleksandr Bortnikov'un, Ukrayna ile Polonya arasında ayrılık oluşturmayı amaçlayan bilgi operasyonlarını koordine ettiğini bildirdi. "SAHTE BELGELER YAYIMLANMASI PLANLANIYOR" Kovalenko, Rus istihbaratının 5 Temmuz'da, İkinci Dünya Savaşı dönemindeki Volın Katliamı ile bağlantılı olduğu öne sürülen sahte belgeleri yayımlamayı planladığını belirtti. Söz konusu belgelerin, Ukraynalılar ile Polonyalılar arasında yeni tartışmaların fitilini ateşlemek amacıyla hazırlanacağını bildiren Kovalenko, bu içeriklerin Rus devlet medyası aracılığıyla yayılmasının planlandığını ifade etti. "BOT AĞLARI ETKİNLEŞTİRİLDİ" Ayrıca Kovalenko, Rusya bağlantılı bot ağlarının da Polonya'da faaliyetlerini artırdığını vurgulayarak, bu hesapların iki ülkenin ortak tarihine ilişkin hassas konular üzerinden manipülatif ve kutuplaştırıcı içerikler paylaştığını kaydetti. Polonya Özel Servislerden Sorumlu Bakan Koordinatörü Tomasz Siemoniak'ın daha önce yaptığı açıklamayı hatırlatan Kovalenko, Rusya'nın trol çiftlikleri, bot ağları ve diğer bilgi savaşı araçlarını kullanarak Polonya ile Ukrayna arasındaki tarihsel anlaşmazlıkları istismar etmeye çalıştığını ifade etti. Bunun yanında Kovalenko, Rusya'nın uzun yıllardır tarihsel meseleleri kullanarak Polonya ile Ukrayna arasında güvensizlik oluşturmayı hedefleyen bilgi operasyonları yürüttüğünü açıkladı.

Avrupalılar kendilerini savunmasız hissediyor: "ABD güvenilmez, Avrupa tek başına yetersiz!" Haber

Avrupalılar kendilerini savunmasız hissediyor: "ABD güvenilmez, Avrupa tek başına yetersiz!"

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yapılan bir kamuoyu araştırması, Avrupalıların güvenlik konusunda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yerine Avrupa'nın kendi savunma kapasitesine daha fazla güvenmek istediğini ancak kıtanın bunu tek başına sağlayabileceğine ilişkin ciddi tereddütler taşıdığını ortaya koydu. Politico'nun, araştırma şirketi Public First tarafından 24 AB ülkesinde gerçekleştirilen ankete dayandırdığı haberine göre, katılımcıların yüzde 40'ı ülkelerinin askeri güvenlik konusunda Avrupa'nın desteğine güvenmesini kabul edilebilir bulurken, yalnızca yüzde 14'ü ABD gibi Avrupa dışındaki ülkelerden askeri destek alınmasını tercih etti. Bunun yanında Public First Direktörü Anand Menon, Avrupalıların kendilerini eskisine kıyasla daha az güvende hissettiğini ve ABD'yi daha az güvenilir bir ortak olarak değerlendirdiğini belirtti. Menon, Avrupa'nın savunma alanında daha bağımsız hale gelmesinin daha fazla yatırım yapılmasını ve bu yatırımların her zaman ulusal savunma sanayilerine yönelmeyebileceğini belirterek, kamuoyunun bu tür fedakarlıklara ne ölçüde hazır olduğunun belirsizliğini koruduğunu ifade etti. AVRUPA'NIN SAVUNMA KAPASİTESİ KONUSUNDA GÖRÜŞLER BÖLÜNDÜ Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 41'i Avrupa'nın kendilerini koruyabilecek kapasiteye sahip olduğunu düşünürken, yüzde 43'ü bunun mümkün olmadığı görüşünü dile getirdi. Millî savunma kapasitesine ilişkin soruda ise katılımcıların yüzde 58'i kendi ülkelerinin kendisini savunmaya hazır olmadığını belirtirken, yüzde 27'si ülkelerinin yeterli hazırlığa sahip olduğunu ifade etti. Öte yandan, ankete katılanların yüzde 46'sı maliyetlerin artmasına yol açsa bile Avrupa ülkelerinin savunma teçhizatını kendi topraklarında üretmesi gerektiğini savundu. Rusya'ya coğrafi olarak daha yakın olan Baltık ülkeleri, Romanya ve Bulgaristan'da yaşayanların, dış destek olmadan kendilerini savunabileceklerine ilişkin en yüksek düzeyde kuşku taşıyan gruplar arasında yer aldığı belirtildi. Finlandiya ise bu konuda istisna oluşturdu. Katılımcıların yüzde 76'sı ülkenin kendi savunmasını sağlayabilecek hazırlığa sahip olduğunu ifade etti. ANKET 24 AB ÜLKESİNDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ Araştırma, 6-22 Haziran 2026 tarihleri arasında 24 AB ülkesinde yaklaşık 24 bin yetişkinin katılımıyla gerçekleştirildi. Sonuçlara göre 18 ülkede katılımcıların çoğunluğu, ülkelerine olası bir saldırıda Avrupa'nın askeri gücüne güvenebileceğini düşündü. Finlandiya, Fransa, Polonya, Bulgaristan, Romanya ve Yunanistan ise çoğunluğun ülkelerinin gerektiğinde tek başına savaşabilecek kapasiteye sahip olması gerektiğini savunduğu ülkeler olarak öne çıktı.

The Telegraph: ABD, Polonya'yı Rusya'nın olası provokasyonlarına karşı uyardı! Haber

The Telegraph: ABD, Polonya'yı Rusya'nın olası provokasyonlarına karşı uyardı!

İngiliz The Telegraph gazetesi, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Polonya'yı Rusya'nın ülke topraklarında gerçekleştirebileceği olası provokasyonlara karşı uyardığını bildirdi. Gazetenin, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'ye yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, söz konusu provokasyonların önümüzdeki birkaç ay içinde gerçekleşebileceği değerlendiriliyor. FARKLI PROVOKASYON SENARYOLARI GÜNDEMDE Haberde, olası senaryolar arasında enerji santralleri gibi kritik altyapı tesislerine SİHA saldırılar düzenlenmesi, hava saldırısı izlenimi oluşturacak girişimlerde bulunulması ve böylece Polonya'nın hava savunma sistemlerini devreye sokmasının hedeflenmesi yer aldı. Kaynaklara göre, Rusya veya Belarus askerlerinden oluşan küçük birliklerin Polonya sınırındaki bölgelere sınırlı çapta kara ihlali gerçekleştirmesi ihtimali de değerlendiriliyor. BALTIK ÜLKELERİ DE HAZIRLIKLARINI ARTIRIYOR Bunun yanında haberde, Estonya, Letonya ve Litvanya'nın olası bir Rus saldırısına karşı yaklaşık 400 bin kişinin tahliyesine yönelik planlar hazırladığı belirtildi. Baltık ülkelerinin, son yıllarda yaşanan siber saldırılar, dezenformasyon kampanyaları ile Rus savaş uçakları ve SİHA hava sahası ihlalleri nedeniyle NATO müttefiklerini uzun süredir olası Rus tehdidine karşı uyardığı ifade edildi. POLONYA: TEHDİT KISA VADEDE ORTAYA ÇIKABİLİR Rusya, NATO ülkelerine saldırı planladığı yönündeki söylemlerini reddederken, Polonya Başbakanı Donald Tusk, Rusya kaynaklı tehdidin birkaç yıl sonra değil, gelecek aylarda gerçek bir risk hâline gelebileceğini vurguladı. Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyine bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Başkanı Andriy Kovalenko ise Rusya'nın bugün Avrupa'ya karşı geniş çaplı bir savaş yürütecek kapasiteye sahip olmadığını, ancak yeni bir seferberlik ilan edilmesi halinde 2028 yılına kadar bu kapasiteyi oluşturabileceğini açıkladı. HİBRİT SALDIRILAR VURGUSU Öte yanda analistler, Rusya'nın son yıllarda NATO ülkelerine yönelik sabotaj girişimleri, elektronik harp faaliyetleri, GPS sinyallerinin karıştırılması, siber saldırılar ve kundaklama olayları gibi hibrit yöntemlere başvurduğunu, bu nedenle Avrupa ülkelerinin güvenlik tedbirlerini artırdığını belirtiyor. Rusya'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'ya karşı başlattığı topyekûn savaş, tüm dünyayı küresel güvenlik açısından endişelendirmeye başladı. Rus ordusunun Buça ve İrpin gibi Ukrayna kentlerinde sivillere yönelik düzenlediği katliamlar, Moskova'nın ne uluslararası hukuka ne de insan haklarına saygı duyduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bunun yanında, Ukrayna'ya karşı savaşı başlatan Rusya, Avrupa ülkelerine de silahlı insansız hava araçları (SİHA) göndererek ve savaş uçaklarıyla hava sınırı ihlalleri gerçekleştirerek gerilimi artırıyordu. Bu nedenle Rusya'nın ilerleyen yıllarda 3. Dünya Savaşı'nı ilan ederek Avrupa topraklarına yürüyebileceği gündeme geliyor.

Polonya istihbaratı: Rusya, ülkedeki Ukraynalılara yönelik saldırılar yapabilir! Haber

Polonya istihbaratı: Rusya, ülkedeki Ukraynalılara yönelik saldırılar yapabilir!

Polonya istihbarat servisleri, Rus istihbaratının ülkedeki Ukraynalılara karşı terör eylemleri düzenleyebileceğini ve bunun hedefinin Ukrayna-Polonya ilişkilerini bozmak olabileceğini açıkladı. Polonya İstihbarat Teşkilatları Koordinasyon Bakanı Tomasz Siemoniak, RMF24’e yaptığı açıklamada Rusya kaynaklı hibrit tehditlerin yalnızca Polonya’yı değil Baltık ülkelerini de kapsadığını belirtti. Siemoniak, Batılı istihbarat servislerinin bu riskleri ciddi şekilde değerlendirdiğini söyleyerek, Rusya’nın uzun süredir bu tür operasyonlar yürüttüğünü ifade etti. Bakan, sabotaj, siber saldırılar, sahte hava tehditleri ve kritik altyapıya yönelik eylemlerin olası senaryolar arasında bulunduğunu vurguladı. DAHA ÖNCEKİ SABOTAJ VAKALARINA DİKKAT ÇEKİLDİ Polonya tarafı, son dönemde ülkede yaşanan bazı olayların Rusya bağlantılı olabileceği şüphesiyle soruşturulduğunu hatırlattı. Bu olaylar arasında Varşova’daki “Marywilska 44” alışveriş merkezi yangını ve demir yolu sabotajı gibi vakalar yer alıyor. Bunun yanında Bakan Siemoniak, Rus istihbaratının sadece askerî veya kritik altyapıyı değil, aynı zamanda Ukrayna ile bağlantılı sivil yapıları ve yardım ağlarını da hedef alabileceğini vurgulayarak, “Mevcut gerilimleri kullanmaya çalışacaklar.” dedi. UKRAYNALILAR ÜZERİNDE OPERASYONLAR Polonya’da yaklaşık bir milyon 800 bin Ukraynalı bulunuyor ve Rusya'nın Ukraynalı mülteciler arasında çeşitli yöntemlerle propaganda ve bilgi operasyonları yürütmeye çalıştığı ifade ediliyor. Polonya makamları, Rusya’nın amacının Polonya ile Ukrayna arasında gerilim oluşturmak ve Avrupa’daki dayanışmayı zayıflatmak olduğunu vurguluyor. Öte yandan, güvenlik servisleri, olası sabotaj ve provokasyonlara karşı hazırlıkların artırıldığını bildirdi.

Polonya Dışişleri Bakanı: Savaşta inisiyatifin Rusya'da olduğu dönem sona erdi! Haber

Polonya Dışişleri Bakanı: Savaşta inisiyatifin Rusya'da olduğu dönem sona erdi!

Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, Ukrayna'nın son dönemde elde ettiği askeri başarıların ardından savaşta inisiyatifin Rusya'nın elinde olduğu dönemin sona erdiğini belirterek, Moskova'nın artık NATO'nun doğu kanadındaki ülkelere yönelik olası bir saldırıyı gerçekleştirecek kaynaklardan yoksun olduğunu söyledi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli CBS News'e konuşan Sikorski, Ukrayna'nın özellikle Karadeniz'de önemli başarılar elde ettiğini ve Rusya'nın hava üstünlüğü sağlayamadığını ifade etti. "RUSYA KARADENİZ VE HAVA SAHASINDA ÜSTÜNLÜK KURAMADI" Ukrayna'nın Karadeniz'de üstünlük sağladığını belirten Sikorski, Rusya'nın füze ve silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) saldırılar düzenleyebilmesine rağmen Ukrayna hava sahasında serbest şekilde faaliyet gösteremediğini belirtti. Cephede kara savaşlarının çıkmaza girdiğini belirten Sikorski, Ukrayna'nın Donbas ile Kırım arasındaki stratejik kara ulaşım hattını ateş altına alma konusunda kontrol sağladığını bildirdi. Savaşların farklı aşamalardan geçtiğini vurgulayan Sikorski, "Görünüşe göre savaşta inisiyatifin Rusya'nın elinde olduğu dönem sona erdi." değerlendirmesinde bulundu. "RUSYA NATO'YA KARŞI PROVOKASYON HAZIRLAYABİLİR" Sikorski, Rusya'nın gelecek iki yıl içinde NATO ülkelerinden birine yönelik saldırıyı meşrulaştırmak amacıyla "sahte bayrak" niteliğinde bir provokasyon düzenleyebileceği yönündeki önceki uyarısını yineledi. NATO müttefiklerinin Moskova'ya net bir mesaj vermesi gerektiğini belirten Sikorski, "Putin'e ne hazırladığını bildiğimizi, bununla kandırılamayacağımızı ve NATO topraklarının her karışını savunacağımızı göstermeliyiz." dedi. "POLONYA İLE UKRAYNA ANLAŞMAZLIKLARINI PUTİN'İN KULLANMASINA İZİN VERMEMELİYİZ" Polonya ile Ukrayna arasındaki görüş ayrılıklarına da değinen Sikorski, iki ülkenin geçmişteki anlaşmazlıkları geride bırakarak ortak tehdit olan Rusya'ya odaklanması gerektiğini vurguladı. Tarafların geçmiş hataları tekrarlamaması gerektiğini belirten Sikorski, "Putin'in aramızdaki farklılıklardan yararlanmasına izin vermemeliyiz." ifadelerini kullandı. "BARIŞ GÖRÜŞMELERİ ZELENSKIY İLE PUTİN ARASINDA DOĞRUDAN YAPILMALI" Ukrayna-Rusya Savaşı'nın sona erdirilmesine yönelik olası müzakerelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Sikorski, barış görüşmelerinin Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında doğrudan gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi. Avrupa'nın bu süreçte tarafsız olmadığını vurgulayan Sikorski, "Biz saldırgan ile mağdur arasında tarafsız değiliz. Avrupa, saldırıya uğrayan Ukrayna'nın yanındadır. Saldırgan ise Rusya'dır." şeklinde konuştu.

Sıbiha: Ukrayna, Polonya ile dürüst ve karşılıklı faydaya dayalı ortaklığa hazır Haber

Sıbiha: Ukrayna, Polonya ile dürüst ve karşılıklı faydaya dayalı ortaklığa hazır

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Ukrayna'nın Polonya ile ilişkilerini eşitlik, dürüstlük ve karşılıklı fayda ilkeleri temelinde geliştirmeye hazır olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki ilişkilerin siyasallaştırılmaması çağrısında bulundu. Gazetecilere açıklamalarda bulunan Sıbiha, mevcut süreçte Polonya ile ilişkilerde duyguların bir kenara bırakılması gerektiğini söyledi. Ukrayna'nın sorumlu bir ortak ve Avrupa siyasi alanının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Sıbiha, Avrupa kıtasındaki tüm ülkelerin tarihinde zor dönemler ve ikili ilişkilerde sıkıntılı süreçler yaşandığını hatırlattı. İki ülke arasındaki gerginlikten en fazla Rusya'nın fayda sağladığını dile getiren Sıbiha, "Bu durum tam da Polonya ile ilişkilerimiz için geçerlidir." dedi. Ukrayna'nın Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecinde ve güvenlik alanında Polonya ile güçlü iş birliğine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Sıbiha, "Ukrayna, eşit, dürüst ve karşılıklı faydaya dayalı bir ortaklığa hazırdır. Birbirimize ihtiyacımız var. Ukrayna'nın güvenliği aynı zamanda Polonya'nın da güvenliğidir." değerlendirmesinde bulundu. "DİPLOMATİK KANALLARIMIZ AÇIKTIR" Ukrayna Başbakanı Yuliya Svırıdenko (Svyrydenko) başkanlığındaki Ukrayna heyetinin Gdansk'ta düzenlenen Ukrayna'nın Yeniden İnşası Konferansı'na (URC2026) katılmasının da diyaloğu sürdürme iradesinin göstergesi olduğunu belirten Sıbiha, iki ülke arasındaki diplomatik kanalların açık tutulduğunu kaydetti. Taraflar arasında çeşitli belgeler ve gelecekte atılacak adımlara ilişkin görüşmelerin sürdüğünü aktaran Sıbiha, "İlişkileri istikrara kavuşturmak ve gerçekten var olan gerginliği azaltmak için elimizdeki tüm diplomatik araçları kullanmalıyız. İkili ilişkilerimiz şu anda belirli ölçüde kriz döneminden geçiyor olabilir ancak ilerlemeye devam etmeliyiz." ifadelerini kullandı. Polonya'nın Rusya'nın geniş çaplı işgal girişiminin ilk günlerinden itibaren Ukrayna'ya en güçlü desteği veren ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Sıbiha, Varşova'nın Ukrayna'nın yeniden inşa sürecinde de önemli bir rol üstlenmesini beklediklerini söyledi. İki ülke arasında tarihî konuların siyaset malzemesi yapılmaması gerektiğini yineleyen Sıbiha, bu meselelerin tarihçiler tarafından ele alınmasının daha doğru olacağını belirtti. "ÇALIŞMALARIMIZ KARARLILIKLA SÜRDÜRÜLECEK" Ukrayna'nın Polonya'daki iç siyasi tartışmaların parçası hâline getirilmesine kesinlikle karşı olduklarını vurgulayan Sıbiha, "(Eski) Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın Ukrayna karşıtı söylemlerinin nasıl sonuçlandığını gördük. Bu çıkmaz bir yoldur." dedi. Polonya'da yaklaşık bir milyon Ukraynalının yaşadığına dikkat çeken Sıbiha, iki halk arasındaki güçlü insani bağların korunmasının büyük önem taşıdığını ifade ederek, iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi yönündeki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini sözlerine ekledi.

Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu: Tek umut Kırım’ı işgalden kurtarmak Haber

Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu: Tek umut Kırım’ı işgalden kurtarmak

Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım’da Ukrayna tarafından yapılan operasyonlar sonucu yaşanan yakıt krizi, Kırım Tatar siyasi tutsaklar ve Polonya Cumhurbaşkanı Karol Navrotski'nin Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'dan (Volodimir Zelenski) Beyaz Kartal Nişanı'nı geri alma kararı üzerine Kırım Haber Ajansına (QHA) dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. KIRIM’DA PATLAK VEREN AKARYAKIT KRİZİ SAVAŞIN KADERİNİ BELİRLİYOR Ukrayna ordusu, son dönemde başta Kırım olmak üzere Rus işgali altındaki bölgelerde ve hatta Rusya’nın içerisindeki Rus ordusuna yakıt desteği sağlanan bütün petrol depolama tesislerini vuruyor. Bunun sonucu olarak Kırım’da akaryakıt satışını tamamen durduran söz konusu operasyonlara dair son zamanlarda yaşanan gelişmeleri memnuniyetle karşılayan Kırımoğlu, Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin imkânlarının arttığını kaydederek Ukrayna’nın Moskova’ya ve Rusya ile olan sınırına bin kilometre uzaklıktaki Tyumen kentine bile bombardıman yapmaya başladığını dile getirdi. Kırım’daki mevcut durumun Ukrayna adına önemini vurgulayan Kırımoğlu, yarımadadaki Kırım Tatarlarıyla iletişim hâlinde olduklarını ve operasyonların etkilerini takip ettiklerini kaydetti. Öte yandan millî lider, “Aldığımız habere göre bir havalimanı yakınlarındaki bir Kırım Tatar ailesi de silahlı insansız hava aracı (SİHA) parçalarının düşmesi sebebiyle zarar gördü. Yaralılar oldu, biz o aile ile de iletişime geçip elimizden geldiğince yardım sağladık. Esas bizi ilgilendiren, bizim insanlarımızın oradaki olaylara olan bakış açısı. Yalnız Kırım Tatarlarının değil, başka insanların da bakış açısı önemli.” dedi. “İŞGAL ALTINDAKİ KIRIM YARIMADASI’NDA BİZİM HALKIMIZIN HİÇBİR GELECEĞİ YOK” “Kırım’da bir panik ortamının olduğunu söylemek mümkün çünkü Kırım etrafındaki köprülerin birçoğu patlatıldı.” şeklinde konuşan millî lider, yarımadada Ukrayna tarafından gerçekleştirilen operasyonlar dolayısıyla ulaştırma imkânlarının epeyce kısıtlandığını belirtti. Bununla birlikte Kırım’da yaşayan Rus iş birlikçilerine de dikkat çeken Kırımoğlu, bazı subayların kendi ailelerini Kırım’dan çıkardığını kaydederek “Doğru yapıyorlar çünkü neticede Kırım, mutlaka işgalden kurtarılacak.” dedi. Kırım Tatarları içerisinde iletişimde olduğu kişilerin ise söz konusu operasyonlara yönelik sevinçlerini ifade ettiklerini dile getiren Kırımoğlu, “Bir bombardıman olduktan sonra insanlar toplanıyor, bir ‘gözün aydın’ kahvesi içiyor. Dört gün önce bir kızla konuştum. Önceden Kıyiv’de yaşıyordu, sonra ailesiyle Kırım’a döndü. Bana, ‘Mustafa Aga, çok korkuyoruz ama aynı zamanda seviniyoruz. Böyle şeyleri telefonla söylemenin tehlikeli olduğunun farkındayız ama seviniyoruz.’ dedi. Dün de arkadaşlarla konuştum. Bu tür olaylar, oradaki soydaşlarımızı çok sevindiriyor çünkü herkes şunu anlıyor: İşgal altındaki Kırım Yarımadası’nda bizim halkımızın hiçbir geleceği yok; tek umut, Kırım’ı işgalden kurtarmak.” şeklinde konuştu. “UKRAYNA’NIN ESAS MAKSADI, ÖNCELİKLE BU ASKERÎ NOKTALARI İMHA ETMEK” Bununla beraber Kırım’ı işgalden tamamen kurtarmak için Ukrayna askerlerinin yarımadaya girmesi gerektiğini fakat bunun büyük çatışmalar ve kayıplarla sonuçlanacağını dile getiren Kırımoğlu, “İnsanlarımızı ölüme atmak istemiyoruz. Bununla birlikte Kırım Yarımadası’nda aşağı yukarı 200-240 askerî nokta var. Ukrayna’nın esas maksadı, öncelikle bu askerî noktaları imha etmek.” dedi. Öte yandan Kırımoğlu, Kerç Köprüsü’nden Ukrayna’ya karşı kullanılmak üzere silahların geçirildiği takdirde Kerç Köprüsü’nün mutlaka imha edilmesi gerektiğini beyan ederek şu değerlendirmelerde bulundu: Fakat biliyorsunuz ki, işgalden sonra Kırım Yarımadası’na en az bir milyon Rus vatandaşı getirdiler. Bizim niyetimiz, bu insanların Yarımadayı terk etmeleri yönündedir ama yol, köprü olmasa nasıl terk edecekler? Bu insanlar, Ukrayna’nın başına büyük problem olacak. Oradaki Rus askerlerinin de kaçış yollarının olması lazım. Eğer kaçış yolları olmazsa onlar çok direnecek, netice belli çünkü onları hiç kimse affetmeyecek. Komutanlıkta ve Cumhurbaşkanlığı çevresindeki insanlardan bu yönde değerlendirmeler de yapılıyor. KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLARA UYGULANAN BASKILAR ARTIYOR Bununla birlikte Kırım Tatar halkının millî lideri, Rusya’nın Kırım’ı işgal ettiği 2014 yılından beri yarımadada Kırım Tatarlarına ve özellikle de Kırım Tatar kadınlara uyguladığı baskılar hususunda ise Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgalinin başladığı Şubat 2022’den itibaren Kırım Tatar siyasi tutsaklara uygulanan baskıların arttığını kaydetti. Kırım Tatarlarına karşı sözde “terör” ve “aşırıcılık“ suçlamalarına ek olarak “Rus ordusuna hakaret ettikleri” bahanesiyle de düzmece davaların açıldığını hatırlatan Kırımoğlu, Kırım’da 55 kadının haksız yere hapiste olduğunu belirtti. UKRAYNA İLE POLONYA ARASINDAKİ DİPLOMATİK KRİZ TIRMANIYOR Öte yandan Kırımoğlu, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Navrotski'nin, Ukrayna'nın bir askerî birime “UPA” adını vermesi sonrası Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'dan Beyaz Kartal Nişanı'nı geri alma kararı üzerine de birtakım açıklamalarda bulundu. “Öncelikle Polonya, Ukrayna için çok kıymetli bir komşudur.” şeklinde konuşan millî lider, Rusya’nın Kırım’ı işgali ve özellikle de Ukrayna-Rusya Savaşı başladıktan sonra Polonya tarafından 2 milyondan fazla Ukrayna vatandaşına konut ve iş yardımı yapıldığını da hatırlattı. Buna karşın Polonya’daki aşırı milliyetçiler başta olmak üzere birtakım siyasi grupların özellikle seçim zamanı spekülasyonlarda bulunduğunu dile getiren Kırımoğlu, 2. Dünya Savaşı sırasında Ukrayna ve Polonya arasındaki Volın (Volyn) bölgesinde Ukraynalılar ve Polonyalılar arasında yaşanan olayların, oy kazanmak için söz konusu siyasi gruplar tarafından propaganda malzemesi olarak gündeme taşındığını, Polonya’nın mevcut Cumhurbaşkanının da bu şekilde iktidara geldiğini belirtti. “Ukrayna özür dilesin.” ve “Ukrayna, Polonyalılara soykırım yaptığını kabul etsin.” şeklindeki iddiaların da bu çerçevede dile getirildiğini kaydeden Kırımoğlu, Ukraynalılar ve Polonyalılar arasında geçmişte karşılıklı olarak sorunlar yaşansa da hâlihazırda bu mevzuların tartışılmasını doğru bulmadığını ifade ederek “Tarihçiler, araştırarak analiz yapsınlar fakat maalesef burada spekülasyonlar var. Ödülü geri alma meselesi ise benim fikrimce bu akıl dışı, duygusal bir yaklaşımdır. Siyasette böyle bir şeyin olmaması lazım.” şeklinde konuştu. KIRIMOĞLU, ÖDÜLLERİN GERİ VERİLMESİYLE İLİŞKİLERİN DÜZELMEYECEĞİNİ VURGULADI Bununla birlikte Ukraynalı devlet yetkililerinin ve diplomatların da kendilerine Polonya tarafından verilen devlet nişanlarını geri verdiklerini beyan eden Kırımoğlu, Ukrayna çapında Polonya’dan en çok ödül alanın kendisi olduğunu ve Zelenskıy’a verilen Beyaz Kartal Nişanı’nın da daha önce kendisine takdim edildiğini dile getirerek “Onların bu davranışlarına karşılık ben de ‘Ödüllerimi size geri vereyim,’ diyecek olsam bunun ülkelerimiz arasındaki meselelerin yumuşamasına hiçbir katkısı olmayacaktır.” ifadelerini kullandı. Kırımoğlu, öte yandan Kyiv’deki bir diplomatik temsilciyle söz konusu mesele üzerine konuştuğunu beyan ederek kendisinin ödüllerin geri verilmesine kesinlikle karşı olduğunu bildirdiğini kaydetti. Ayrıca söz konusu diplomatik temsilcinin, başlıca Başbakan Donald Tusk ve Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski olmak üzere, Polonya’da Cumhurbaşkanının tutumuna karşı çıkan diplomatik temsilcilerle görüşmesi ve ilişkileri yumuşatması yönünde kendisine öneride bulunduğunu dile getiren Kırımoğlu, son olarak görüşme niyetini olumlu karşıladığını ve ilgili makamlarla irtibat kurduğunu bildirdi.

Ukrayna siyasetinde benzeri görülmemiş kenetlenme: Polonya'nın kararının ardından üç eski cumhurbaşkanı da devlet nişanlarını reddetti Haber

Ukrayna siyasetinde benzeri görülmemiş kenetlenme: Polonya'nın kararının ardından üç eski cumhurbaşkanı da devlet nişanlarını reddetti

Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'nin, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'ı ülkenin en yüksek devlet nişanı olan "Beyaz Kartal Nişanı"ndan mahrum bırakma kararı, Ukrayna siyasetinde benzeri görülmemiş bir restleşmeye yol açtı. Farklı dönemlerde bu nişana layık görülmüş olan Ukrayna'nın üç eski cumhurbaşkanı Leonid Kuçma, Viktor Yuşçenko ve Petro Poroşenko, Polonya'nın kararına tepki olarak nişanlarını iade etme kararı aldı. Konu ile ilgili açıklama yapan Ukrayna Parlamentosu Başkanı Ruslan Stefançuk, Varşova'nın söz konusu hamlesinin Ukrayna liderlerini "eşi benzeri görülmemiş şekilde kenetlediğini" vurgulayarak şu ifadelerini kullandı: "Başkan Nawrocki’nin Ukrayna halkına yönelik adaletsiz ve basiretsiz kararı, farklı dönemlerde 'Beyaz Kartal Nişanı' ile onurlandırılmış olan Ukrayna Cumhurbaşkanlarını benzeri görülmemiş bir şekilde bir araya getirdi. Bugün bu liderlerin her biri, Polonya halkına bugüne kadar aldığımız tüm destekler için teşekkür ederek, aldıkları nişanları iade etmek yönünde ortak bir karar verdiler. Leonid Kuçma, Viktor Yuşçenko, Petro Poroşenko ve Volodımır Zelenskıy, ulusal onuru siyasi ayrılıkların üstünde tutarak ortak bir duruş sergilediler. Farklı siyasi görüşlere, inançlara ya da hedeflere sahip olabiliriz. Fakat biz Ukraynalıyız! Büyük bir ulusuz. Savaşçılar, onur ve haysiyet ulusuyuz." LEONİD KUÇMA: “KİMSE BİZE KENDİ TARİHÎ GÖRÜŞÜNÜ DAYATAMAZ” Ukrayna'nın ikinci Cumhurbaşkanı Leonid Kuçma, 1997 yılında dönemin Polonya Cumhurbaşkanı Aleksander Kwasniewski’den aldığı nişanı iade etmekten başka seçeneği kalmadığını belirtti. Ukrayna’nın Rus saldırganlığına karşı verdiği mücadelenin altını çizen Kuçma, "Ukrayna, işgalini tarihî iddialarla gerekçelendirmeye çalışan Rusya’ya karşı savaşı; bugün başka ülkeler bize kendi tarihimizi dikte etsin ya da kimlere saygı duyacağımızı belirlesin diye kabul etmedi." dedi. Kuçma ayrıca, 2003 yılında Papa II. Ioannes Paulus'un manevi hamiliğinde Polonya ile imzalanan ve "Affediyoruz ve af diliyoruz" ilkesine dayanan ortak deklarasyonu hatırlatarak, mevcut krizin iki ülke arasındaki stratejik ortaklığa kalıcı zarar vermemesini umduğunu ekledi. YUŞÇENKO: “BU NİŞAN UKRAYNA HALKINA SAYGI SEMBOLÜYDÜ” Üçüncü Cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko’nun nişanı iade etme kararı ise sözcüsü İrina Vannikova tarafından duyuruldu. 2005 yılında yine Kwasniewski tarafından bu nişana layık görülen Yuşçenko, Beyaz Kartal Nişanı’nın sadece şahıslara verilen bir ödül değil, yıllardır özgürlük mücadelesi veren Ukrayna halkına duyulan saygının bir sembolü olduğunu ifade etti. Eski Cumhurbaşkanı, Polonya tarafının Zelenskıy’a yönelik haksız tasarrufuna karşı net bir duruş sergilemek adına bu unvandan feragat ettiğini bildirdi. POROŞENKO: “BU KARAK MÜTTEFİK BİRLİĞİNİ ZAYIFLATIR” Beşinci Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko da kararını sosyal medya üzerinden ilan etti. Karol Nawrocki’nin hamlesini "Ukrayna halkına karşı yapılmış büyük bir hata ve adaletsizlik" olarak nitelendiren Poroşenko, bu tür adımların Ukrayna ve Polonya arasındaki birliği zayıflatacağını savundu. 2014 yılında dönemin Polonya lideri Bronislaw Komorowski’den nişanı alan Poroşenko, tepkisinin Polonya halkına değil, yalnızca mevcut cumhurbaşkanının eylemlerine yönelik olduğunu belirterek, tarihî anlaşmazlıkların iki ülkenin ortak geleceğini rehin almaması gerektiğinin altını çizdi. UKRAYNA'DAN SERT TEPKİLER GELDİ Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’a verilmiş olan Polonya'nın en yüksek devlet nişanı "Beyaz Kartal Nişanı"nı geri alma kararı almıştı. Bunun üzerine Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha da Polonya’nın geçmişte kendisine takdim ettiği yüksek devlet ödülünü iade edeceğini açıklamıştı. Aynı zamanda Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Kırılo Budanov da geçen yıl aldığı Polonya nişanını kabul etmeyeceğini duyurdu. Bununla birlikte Ukrayna'nın Varşova Büyükelçisi Vasıl Bodnar, Polonya Cumhurbaşkanı Navrotski'nin Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'dan Beyaz Kartal Nişanı'nı geri alma kararına tepki olarak, kendisine verilen Polonya devlet nişanını iade edeceğini açıkladı. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkan Yardımcısı Igor Jovka (Zhovkva) da Polonya tarafından 2022 yılında kendisine verilen Polonya Cumhuriyeti'ne Liyakat Nişanı Şövalye Haçını iade etme kararı aldığını açıkladı. Polonya halkına duyduğu saygı ve Ukrayna'ya destek veren Polonyalılara teşekkürlerini ifade eden Jovka, mevcut koşullar altında söz konusu nişanı elinde tutmasının mümkün olmadığını kaydetti. ZELENSKIY, NİŞANINI POLONYA'YA GERİ GÖNDERDİ Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, 2023 yılında kendisine takdim edilen Beyaz Kartal Nişanı'nı Polonya cumhurbaşkanına kargo yoluyla geri gönderdiğini belirterek kargo fişini kamuoyuyla paylaştı. Nişanın kendisine verildiği dönemde Ukrayna halkı ve ordusu adına takdim edildiğinin söylendiğini hatırlatan Zelenskıy, Polonya cumhurbaşkanının suçlayıcı hamlesine karşı şu sert ve manidar ifadeleri kullandı: "Bu nişanın geçmişte Rus Çariçesi II. Katerina, İtalyan diktatör Benito Mussolini ve eski Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder gibi isimlerde kalmasının uygun görüldüğü bir durumda, Ukrayna bu konuda bir tartışmaya girmeyecektir.” Polonya halkının bugüne kadar sağladığı tarihî dayanışmayı ve desteği Ukrayna'nın asla unutmayacağını belirten Zelenskıy; ortak tarihteki acı ve tartışmalı dönemlerin çözümü için Polonya ile yapıcı diyaloğa her zaman açık olduklarını belirtti. UKRAYNA-POLONYA İLİŞKİLERİ İki ülke arasındaki gerginlik II. Dünya Savaşı yıllarında bağımsız bir Ukrayna devleti kurmak olan ve bu idealden hareketle Sovyetler Birliği’ne ve Nazi Almanya’sına karşı çok cepheli bir gerilla savaşı yürüten Ukrayna İsyan Ordusu’nun (UPA) faaliyetlerine dayanıyor. Polonya, UPA’yı hâlihazırda Ukrayna ve Polonya sınır hattında bulunan Volyn (Volinya) ve Doğu Galiçya bölgelerinde Polonya Yeraltı Ordusu (Armia Krajowa) ile girdiği kanlı çatışmalar nedeniyle suçluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.