SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arabat Faciası

QHA - Kırım Haber Ajansı - Arabat Faciası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arabat Faciası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Muhakeme youtube kanalında Moskova’yı fetihten sürgüne Kırım Tatarları konuşuldu Haber

Muhakeme youtube kanalında Moskova’yı fetihten sürgüne Kırım Tatarları konuşuldu

YouTube’da yayın yapan Muhakeme kanalında Türk dünyası meselelerinin konuşulduğu “Türk Yurtlarından Notlar” programında “Moskova’yı Fetihten Sürgüne Kırım Türklüğü” başlıklı bir içerik yayınlandı. Emre Kartal tarafından hazırlanan programda 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nda Kırım Tatarlarının yaşadığı acılar, 2014’te Rusya’nın gerçekleştirdiği işgal ve hukuksuzluklarla birlikte Kırım Tatarlarının zaferlerle dolu tarihine de değinildi. Yaklaşık 6 ay önce yayın hayatına başlayan Muhakeme YouTube kanalı pek çok konseptte çalışmalarını gerçekleştiriyor. Bu konseptlerden biri olan “Türk Yurtlarından Notlar” programını hazırlayan Emre Kartal her programda farklı Türk coğrafyasının gündemini ve meselelerini ele alıyor. 18 Mayıs 1944 tarihinde gerçekleşen Kırım Sürgünü ve Soykırımı’nın yıl dönümü olması sebebiyle de bu haftaki programlarında Kırım konuşuldu. MOSKOVA’YI FETHEDEN KIRIM HANLIĞI Programda Kırım Tatarlarının ve Kırım coğrafyasının tarihine değinilerek özellikle Kırım Hanlığının zaferlerle dolu tarihinden örnekler anlatıldı. Kırım Hanı Devlet Giray komutasındaki orduların Moskova’yı fethi ve büyük Moskova yangını çevresinde gelişen olayları anlatan Kartal, Kırım Hanlığı ile Osmanlı Devleti arasındaki değerli ve güçlü ilişkiye de yoğun atıf yaptı. İKİ YUMRUK ARASINDA KIRIM TATARLARI İkinci Dünya Savaşı ikliminde Nazi ve Sovyetler Birliği işgallerini gören Kırım’ın yaşadığı dramatik gelişmelere değinen Kartal, iki güç arasında Kırım Tatarlarının aradıkları bağımsızlık ve özgürlüğü ve bu bağlamda yaşadıkları acı hadiseleri örneklerle incelendi. Hitler ve Stalin’in ayrı ayrı sürgün hareketlerine değinilerek II. Dünya Savaşı’nda Kızıl Ordusu yanında savaşan Kırım Tatarlarının dahi Stalin tarafından nasıl sürgün edildiğini örnekleriyle anlatıldı. ARABAT FACİASI HATIRLANDI Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı sırasında unutulan ve gemilere doldurularak batırılan Kırım Tatarlarının acı kaderlerini hatırlatan Kartal, Araba faciasının asla unutulmaması gerektiğini vurguladı. Bununla birlikte sürgüne dair bilgiler paylaşılan programda sürgünün soykırım olduğu vurgulandı. SOVYET SÜRGÜNÜNDEN RUS İŞGALİNE KIRIM Sürgünden sonra 2014 yılından Rus işgal kuvvetlerince gerçekleşen saldırıları gündemine alan Kartal, hukuksuz referandum ve işgalin tanınmaması gerektiğini işaret etti. Rusya’nın Kırım’dan sonra Ukrayna’nın başka bölgelerinde de işgal ve katliam yürüttüğünün işaret edildiği programda Türk dünyasının tamamının büyük siyasi bağlamların dışına çıkarak sade ve sadece Kırım Tatarlarından yana olması gerektiği vurgulandı. Programda “Aluştadan Esen Yeller” ve Kırım Tatar Millî Marşı olan “Ant Etkenmen” de okunarak Kırım Tatarlarının bağımsızlık ruhuna ve edebi gücüne atıf yapıldı. Programda ayrıca Antlı Şehit Numan Çelebicihan, Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abülcemil Kırımoğlu gibi abide şahsiyetin mücadelelerine de atıf yapıldı. EMRE KARTAL KİMDİR? Muhakeme YouTube kanalında “Türk Yurtlarından Notlar” programını hazırlayan Emre Kartal, Gazi Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler alanında lisans ve yüksek lisans derecesine sahip. Halihazırda da Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler alanında doktora eğitimine devam ediyor. Uzun yıllardır çeşitli sivil toplum kuruluşlarında özellikle Türklük ve Türk dünyası üzerine çalışmalar yürüten, pek çok yayın organında uluslararası ilişkiler alanında çalışmaları yayınlanan Kartal, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde danışman olarak görev yapmaktadır. Kartal özellikle Çin Halk Cumhuriyeti dış politikasına ve Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerine yönelik akademik çalışmalarda bulunuyor.

Sürgünde unutulan Kırım Tatarları 80 yıl önce Azak Denizi'nde batırıldı! Haber

Sürgünde unutulan Kırım Tatarları 80 yıl önce Azak Denizi'nde batırıldı!

Sovyetler Birliği'nin eli kanlı lideri Josef Stalin'in emriyle 18 Mayıs 1944 yılında vatan topraklarından sürülen Kırım Tatarlarının acısı hafızlaradaki yerini koruyor. Bugün vatanlarından zorla koparılan Kırım Tatarlarının yaşamlarını sürdürdüğü yarımadadaki Arabat Dili bölgesinde unutulan Kırım Tatarlarının acı faciaya kurban gidişinin 80. yıl dönümü. Stalin'e haber verilmeksizin 17 Haziran olduğu tahmin edilen o kara günde Arabat'ta unutulan Kırım Tatarları Azak Denizi'nde batırılmıştı.  ???? 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı esnasında Arabat Dili bölgesinde unutulan Kırım Tatarları 80 yıl önce eski bir Sovyet gemisine bindirilerek Azak Denizi'nde batırıldı pic.twitter.com/B7mg2jSR9O — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) June 17, 2024 ARABAT FACİASI Kırım Tatar halkının milletler hapishanesi Sovyetler Birliği lideri Stalin'in emriyle vatan topraklarından sürgün edildiği 1944 yılı, bir faciaya daha kapı aralamıştı. Vatanlarından zorla koparılan Kırım Tatarları 18 Mayıs sabahı, hayvan vagonlarına bindirilmiş Türkistan, Sibirya ve Urallara sürülen 420 bin kişilik nüfusun neredeyse yarısı sürgün yolunda hayatını kaybetmişti. Gelecek yıllarda soykırım olarak anılacak bu felaketi kutlayan Sovyetler Birliği'nin Gizli Polis Komiserliği (NKVD) yetkililerinden biri, düzenledikleri kutlama esnasında SSCB Devlet Güvenlik Halk Komiser Yardımcısı Bogdan Kobulov'a verdiği haberle bir felakete sebebiyet verecekti. Öz vatanı Kırım'daki Arabat Dili bölgesinde yaşamlarını sürdüren Kırım Tatarları unutulmuştu. Stalin'e dahi haber verilmeden bir hışımla eski bir Sovyet gemisine bildirilerek Arabat bölgesinden koparılan Kırım Tatarları, Azak Denizi'nde batırıldı. Katliam, facia, felaket hatta soykırım, yıllar sonra bir Sovyet yetkilisinin Sibirya'daki gazetede yayımladığı anılarında ortaya çıktı. Hala söz konusu katliamın ne zaman gerçekleştirildiği ise soru işareti. Ancak bilinen o ki katliam dolu tarihiyle övünen SSCB rejiminin kan kokulu zevkleri ile Kırım Tatarlarının bugün yarımadada Putin rejimi altındaki baskısı neredeyse aynı. Bundandır ki Kırım Tatarlarının acısı unutulmamalıdır. Arabat Katliamı'nda hayatını kaybeden bütün Kırım Tatarlarına Allah'tan rahmet diliyor, geride kalan Kırım Tatarlarının öz vatanına dönmelerini temenni ediyoruz. Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi, Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay: Sürgünde Arabat’ta unutulan Kırım Tatarları, Azak Denizi’nde batırılarak katledildi! @KARATAYZafer https://t.co/oECxIp6NOO pic.twitter.com/vG8veytYBb — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) June 17, 2023 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI Sovyet hükûmeti, Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944’te Kırım’daki tüm Kırım Tatarlarını sürgün etti. Sürgün sırasında Kırım Tatar erkeklerin büyük bir çoğunluğu Kızılordu’da Alman Nazi ordusuna karşı savaşıyordu. Çoğunlukla kadınlar, çocuklar, yaşlılar olmak üzere hayvan vagonlarına doldurulan Kırım Tatarları; Orta Asya, Urallar ve Sibirya’ya sürgün edildi. Kırım’dan sürgün edilen 420 bini aşkın Kırım Tatarının yüzde 46’sı sürgün yolunda veya gittikleri yerlerde açlık, susuzluk ve hastalık gibi çeşitli sebeplerden dolayı hayatını kaybetti. Sovyet yönetimi, sürgünden sonra Kırım’da, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Adeta bir kültürel soykırım dalgası başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi.  Sovyet yönetimi, Vatan Kırım’ın demografik yapısını değiştirmeyi amaçladı. Ancak Kırım Tatarları, bağrından koparıldıkları o aziz Vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. Nihayet, yıl 1989’u gösterdiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. O tarihten itibaren Kırım Tatarları yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Kırım Tatarları, 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuluyordu. Anavatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırılıyordu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Kırım Tatarları vatana dönmeye başladı. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Orta Asya’da kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya, 2022’de ise Kanada 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

Arabat Faciası: Sürgün sırasında unutulan Kırım Tatarlarının trajik hikayesi Haber

Arabat Faciası: Sürgün sırasında unutulan Kırım Tatarlarının trajik hikayesi

Kırım Tatar halkı, 18 Mayıs 1944 günü bir şafak vaktinde, milletler hapishanesi Sovyetler Birliği’nin eli kanlı lideri Stalin’in emriyle öz vatanlarından koparıldı.  Sovyetler Birliği’nin gizli polis komiserliği (NKVD) görevlileri, sabah saat 5 sularında Kırım Tatarlarının evlerine tek tek baskın düzenledi.  Kırım Tatarları, şafak vaktinde evlerinden kovulurken yanlarına ancak Kur'an-ı Kerim, bir bohça ve bir parça kuru ekmek alabildi. Çoğunlukla kadınlar, çocuklar ve yaşlılar olmak üzere hayvan vagonlarına doldurulan Kırım Tatarları; Orta Asya, Urallar ve Sibirya’ya sürgün edildi. ARABAT'TA UNUTULAN KIRIM TATARLARI 18 Mayıs’tan sonra Kırım adeta ıssızlaştı ve sadece yerleşim yerlerinin adları, yarımadanın yerli halkı Kırım Tatarlarını hatırlatıyordu. Ancak, Arabat Dili bölgesinde hayat eskisi gibi devam ediyordu. Arabat’ın zaten 2. Dünya Savaşı sonucu ıssızlaştığını düşündükleri için NKVD görevlileri orada yaşayan Kırım Tatarlarını unutmuştu. Sovyet yetkilileri, 19 Temmuz 1944'te "sürgün başarısının" şerefine düzenledikleri büyük bir "kutlama töreni" düzenlemişlerdi. Bu tören esnasında, operasyonda görev alanlara çeşitli madalya ve nişanlar verilmişti. Tören devam ederken Kırım Tatarlarını, Kırım’dan sürgün etme operasyonundan görevli olan SSCB Devlet Güvenlik Halk Komiseri Yardımcısı Bogdan Kobulov'a henüz tüm Kırım Tatarlarının sürgün edilmediği bildirildi. Böyle bir olayın yaşanmasından ve bunun sürgün operasyonunun tamamlanması şerefine tertip edilen bir kutlamada duyulmasından oldukça rahatsız olan Kobulov, iki saat içinde Arabat’ta tek bir Kırım Tatarının kalmaması yönünde emir verdi. Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi, Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay: Sürgünde Arabat’ta unutulan Kırım Tatarları, Azak Denizi’nde batırılarak katledildi! @KARATAYZafer https://t.co/oECxIp6NOO pic.twitter.com/vG8veytYBb — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) June 17, 2023 KIRIM TATARLARI GEMİYE BİNDİRİLİP DENİZDE BATIRILDI Kırım Tatarlarını taşıyan yük vagonlarının çoktan yola çıkmış olması, bu köy halkının onlara yetiştirilmesini imkansız kılmıştı. Bunun üzerine, Arabat'taki bütün Kırım Tatarları eski bir gemiye bindirilerek mahzene kapatıldı. Daha sonra Sovyet görevlileri denizin en derin yerine getirdikleri geminin tüm ambar kapaklarını açarak, içindeki insanlarla birlikte gemiyi batırdı. Hala, bu korkunç faciada tam olarak kaç kişinin hayatını kaybettiği bilinmiyor. Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi, Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü sırasında Arabat Dili’nde unutulan Kırım Tatarlarının hikayesini Kırım Haber Ajansına anlattı.  Kırım Tatarlarının Azak Denizi’nde batırılarak katledildiğini ve bu olayın kapsamlı şekilde araştırılması gerektiğini belirten Karatay, “İnşallah, tüm bunlar daha kapsamlı bir şekilde ortaya çıkarılır. Tam olarak bu faciada neler yaşandı, kaç insanımız öldürüldü tespit edilir… İnşallah, Kırım özgürlüğüne kavuştuktan, Rusya’daki Putin rejimi ortadan kaldırıldıktan ve oraya demokratik bir rejim geldikten sonra eski Sovyet arşivleri tamamen açılarak sürgün faciasının gerçek boyutunu anlamamıza vesile olur" dedi. 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI Sovyet hükûmeti, Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944’te Kırım’daki tüm Kırım Tatarlarını sürgün etti. Sürgün sırasında Kırım Tatar erkeklerin büyük bir çoğunluğu Kızılordu’da Alman Nazi ordusuna karşı savaşıyordu. Çoğunlukla kadınlar, çocuklar, yaşlılar olmak üzere hayvan vagonlarına doldurulan Kırım Tatarları; Orta Asya, Urallar ve Sibirya’ya sürgün edildi. Kırım’dan sürgün edilen 420 bini aşkın Kırım Tatarının yüzde 46’sı sürgün yolunda veya gittikleri yerlerde açlık, susuzluk ve hastalık gibi çeşitli sebeplerden dolayı hayatını kaybetti. Sovyet yönetimi, sürgünden sonra Kırım’da, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Adeta bir kültürel soykırım dalgası başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi.  Sovyet yönetimi, Vatan Kırım’ın demografik yapısını değiştirmeyi amaçladı. Ancak Kırım Tatarları, bağrından koparıldıkları o aziz Vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. Nihayet, yıl 1989’u gösterdiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. O tarihten itibaren Kırım Tatarları yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Kırım Tatarları, 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuluyordu. Anavatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırılıyordu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Kırım Tatarları vatana dönmeye başladı. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Orta Asya’da kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya, 2022’de ise Kanada 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.