SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Basın

QHA - Kırım Haber Ajansı - Basın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Basın haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Menderes Demir: Türk dünyası için ortak haber portalı oluşturmalıyız Haber

Menderes Demir: Türk dünyası için ortak haber portalı oluşturmalıyız

Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu (TDGF) Genel Başkanı Menderes Demir, Türk Dünyası'nın dijital ortamdaki birliği, medyanın Türk dünyasına etkisi, Türk dünyasının sinemadaki yeri, dezenformasyon ve dezenformasyona karşı alınması gereken önlemler üzerine Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmelerde bulundu. “TÜRKİYE, SON YILLARDA ÖZELLİKLE DİZİ VE BUNA BENZER KONULARDA CİDDİ BİR MESAFE ALDI” Federasyon çatısı altında 2016 yılından beri sürdürdükleri “Türk Dünyası Belgesel Film Festivali” projesi başta olmak üzere birçok kültürel ve akademik faaliyet yürüten ve sinema ile basın alanında derin tecrübeye sahip olan Demir, “Birlikte olmanın, benzerlikleri ortaya çıkartmanın en kolay yollarından bir tanesi de sinema, iletişim, gazetecilik.” dedi. Kırım’ın 2014 yılından beri Rus işgali altında olması, Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yönelik gerçekleştirdiği soykırım başta olmak üzere, Türk dünyasının dört bir yanında yaşanan problemlerin baskılara rağmen kamuoyuna anlatılması hakkında Demir, “Belgesel, sinema, dizi, kültür ve sanat bir milletin yumuşak ve en etkili gücü. Eğer biz bunu iyi kullanabilirsek öbür sert güç dediğimiz güçlerin tamamını bertaraf edebiliriz. Türkiye, son yıllarda özellikle dizi ve buna benzer konularda ciddi bir mesafe aldı; dünyada belirli bir yere geldi.” şeklinde konuşarak Türkçenin bu vesileyle geniş coğrafyalara yayılmasına dikkat çekti. Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonunun bütçesi olmayan, personeli olmayan ama gönüllüsü çok olan bir organizasyon olduğunu kaydeden Demir, “Biz özellikle mağdur bölgelerden, mağdur olan yerlerden az olsa da üretilen belgesellere biraz pozitif davranmaya gayret ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Daha önce Kırım’dan birkaç yapımın çıktığını fakat film festivallerinde yalnızca bir tanesinin ödül aldığına dikkat çeken Demir, “Biz, Kırım’dan gelen o filmleri götürdüğümüz tüm bölgelerde mümkün olduğunca, kaç kişiye ulaşabilirse göstermeye gayret ettik.” dedi. “KORKUT ATA FİLM FESTİVALİ, TÜRK DÜNYASININ OSCAR’I DİYEBİLECEĞİMİZ BİR FESTİVAL” Kasım'ın ilk haftasında İstanbul'da Korkut Ata Film Festivali’nin tertip edileceğini kaydeden Demir, uzun metrajlı, profesyonel gişe ve sanat filmlerinin yarıştığı festivale yönelik “Türk Dünyası'nın Oscar’ı diyebileceğimiz bir festival, yavaş yavaş büyüyor. Orada da Türk dünyasından gelen sinema sanatçılarıyla, önemli duayenlerle gençlerimizi bir araya getireceğiz.” şeklinde konuştu. Bu yıl Korkut Ata Film Festivali etkinlikleri içerisinde Korkut Ata Türk Dünyası Uluslararası Sinema Sempozyumu’nun tertip edilmesinin planlandığını beyan eden Demir, bu ilk sempozyumun 21 üniversite merkezde olmak üzere, Türk dünyasının değişik yöresindeki üniversitelerde özellikle sinemayı ve Türk sinemasını çalışan akademisyenler için çağrı usulüyle düzenleneceğini ifade etti. TÜRK DÜNYASI İÇİN MÜŞTEREK BİR HABER PORTALI PROJESİ: TÜRK DÜNYASI HABER PORTALI Türk dünyası ülkelerinin birbirlerinin gündemini takip edecek bir formatının olmadığına işaret eden Demir, bu sorunun çözümü için “Türk Dünyası Haber Portalı” isminde bir platformun oluşturulması fikrini gündeme taşıyarak “En azından yanlış anlaşılabilecek haberleri, müşterek bir haber portalında duyurulabilecek şekilde bir çalışma yapmamız lazım. Biz o konuyla ilgili inşallah yakın gelecekte bir portal açacağız; gerek dijital ortamda, gerek internet sitesinde, gerek başka platformlarda.” ifadelerine yer verdi. Federasyonun bu proje adına Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan Sinemacılar Birliği, Azerbaycan Matbaa Şurası ve Kırgızistan ile Özbekistan Devlet Ajanslarıyla çeşitli protokoller imzaladıklarını ve Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR), Türkiye Gazeteciler Federasyonu, Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu, Uluslararası Gazeteciler Konfederasyonu (UGK) gibi Türkiye'den de üst çatı meslek kuruluşları olduğunu beyan eden Demir, bu kuruluşlarla bir farkındalık ortaya koyma planları olduğunu dile getirdi. Kırım'daki bir haberi bu portala aktarıp bu portal vasıtasıyla da Türk dünyasındaki herkesin bu haberi kendi ülkelerindeki dijital mecralarda, sitelerde, gazetelerde veya başka mecralarda kullanmasının hedeflendiğini dile getiren ve bu bağlamda büyük Kırım Tatar aydını İsmail Bey Gaspıralı’nın Tercüman gazetesini örnek gösteren Demir, şu değerlendirmelerde bulundu: Bundan 100 küsür yıl önce Kırım'da çıkan bir gazeteyi Özbekler okuyabiliyor, Anadolu Türkü okuyabiliyor. Yani dilde daha bozulma, deformasyon yok. Bir de o dönemin ulaşım şartları, o dönemin iletişim şartları, o dönemin şartlarına bir bakıyorum. Türk dünyası'nın tüm bölgesinde İsmail Bey Gaspıralı’yı ve Tercüman’ı görüyoruz. Geçmişte bunu yapanlar var, biz niye yapmıyoruz? Biz utanmalıyız. “DEZENFORMASYONLA İLGİLİ SIKINTILARIN DAHA BÜYÜĞÜ TÜRK DÜNYASI İLE YAŞANABİLİR” Bununla birlikte medyanın değiştiği ve dönüştüğü bir dönemde sosyal medya üzerinden yapılan gazeteciliğin Türk dünyası için sağladığı fayda ve zararlar üzerine ise dezenformasyon, itibar suikastine dikkat çeken Demir, yanlış bilgilerin doğru bilgilere göre çok daha hızlı ilerlemesine ve bu durumun bütün dünya adına bir tehdit unsuru olmasına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: Bizim federasyonumuz destek veriyor ama Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK), Türkiye Gazeteciler Federasyonu, Türk İnternet Medya Birliği gibi üst çatı birlikleri, özellikle sosyal medya, ‘TikTok’ gibi çeşitli mecraların dezenformasyon olayı ve ‘Gazeteci mi, değil mi?’ olayları tartışılıyor. Bunların bir yasal zemine kavuşturulması yönünde de çeşitli meslek birlikleri oluşturulsun diye tartışmalar var. Türk dünyasının yeni yeni bir toparlanma dönemi içerisine girdiğini kaydeden Demir, doğruluğu tespit edilebilen bir haber portal olmamasının risklerine ve Türk dünyasının çeşitli bölgelerindeki anlam farklarına da dikkat çekerek “Ülke içerisindeki dezenformasyon, ters yüz etme, yalan haber ve yanlış haberle ilgili sıkıntıların daha büyüğü Türk dünyası ile yaşanabilir.” dedi. Öte yandan okuyucunun internet sitelerinde haber içerisine girip içeriğe dikkat etmediğini ve yalnızca birkaç satır sosyal medya içeriğiyle yetindiğini belirten Demir, “Bu da herkesin muzdarip olduğu bir konu çünkü orada yayımlanan olayların çoğunluğunun ya eksik, ya yalan veya tamamen ters yüz edilmiş olduğu ortaya çıkıyor.” dedi. “SOSYAL MECRALARIN TÜRKİYE’DE DENETLENEBİLİR HÂLE GELMESİ LAZIM” Ayrıca “Sosyal mecraların Türkiye'de denetlenebilir hâle gelmesi lazım. Avrupa'nın birçok yerinde bu konuyla ilgili müktesebat ve yasalar oluştu.” şeklinde konuşan ve sosyal mecraların kullanıcısının sağlıklı olarak kim olduğunun tarif edilmesi ve kayıt altına alınmasının gerektiğini belirten Demir, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu: Yani sosyal medyada bir arkadaşımız, rahatlıkla bir günde 3 tane, 4 tane mecra açamamalı. Bir tane açmalı, 2 tane açmalı ve onun da bot hesap olmadığı belirlenmeli. Şu anda orada bir yasada sıkıntı var. Bunu çözmediğimiz müddetçe gerek sağlıklı haber almaya gerekse Türk dünyasıyla ilgili çok sağlıklı çalışmalar yürütmekte sıkıntılar meydana gelir diye düşünüyorum. Bu hem mesleki olarak bizim dezenformasyon ve itibarımızı yerle bir etmekte hem de toplumumuza ve mesleğimize çok büyük zarar vermekte.

Cesur kalem, vefalı dost, Türk dünyasının sesi: Kemal Çapraz rahmetle anılıyor Haber

Cesur kalem, vefalı dost, Türk dünyasının sesi: Kemal Çapraz rahmetle anılıyor

16 Eylül 2008 tarihinde elim bir trafik kazasında hayatını kaybeden usta gazeteci Kemal Çapraz, diğer Türk halklarında olduğu gibi Kırım Tatarları arasında da sevilen bir gazeteciydi. 44 yaşında vefat eden, gazeteci-yazar Kemal Çapraz'ın "Sürgünde Yeşeren Vatan: Kırım" isimli bir de kitabı bulunuyordu. Aslen Kastamonu'nun Araç ilçesinden olan Çapraz, İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulundan mezundu. Aynı üniversitede Sosyal Bilimler Enstitüsü Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nde "Kırım Türkleri Basın Tarihi ve İsmail Gaspıralı" konusunda yüksek lisans tezi hazırladı. 1985 yılında Türkiye gazetesinde profesyonel gazetecilik hayatına başladı. Türkiye gazetesinin Türk Dünyası haberlerinden sorumlu müdürlüğünü yürüttü. Hazar, Türkistan, Yeniden Diriliş gibi gazetelerle Türk Yurtları, Türk Yurdu, Yesevi, Tarih ve Medeniyet, Geniş Açı, Hanımeli, Türk Diplomatik, Emel ve Kardaşlık gibi pek çok dergide yazıları ve makaleleri yayımlandı. TÜRK DÜNYASINA İZİ SİLİNEMEYECEK KATKILAR YAPTI Gazetecilik mesleğinin yanı sıra Türk milliyetçisi bir aktivist olan Kemal Çapraz, Kültür Ocağı Vakfı ve Turan Kültür Vakfı, İstanbul Güvenlik ve Adliye Muhabirleri, Dünya Türkleri ve Akraba Toplulukları Hizmet Derneği, Kastamonulular Dayanışma Derneği, Basın Birliği Derneği gibi birçok sivil toplum örgütünün kurucuları arasında ve yönetimlerinde yer aldı. 2002’de aylık olarak yayınlamaya başladığı Ufuk Ötesi Gazetesi'ni vefatına değin 78 sayı çıkarttı. RAHMETLİ KEMAL KARDEŞİM BİR BAŞKAYDI Kemal Çapraz'ın vefatı üzerine büyük üzüntü yaşayan Kırım Türklerinin yolbaşçısı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu “Rahmetli Kemal kardeşim bir başkaydı. O büyük Türk milletinin sadık evlâdı idi. Bazen canı pahasına, bazen ekmek parasını kaybetmek pahasına Türk'ün yaşadığı her bölgeye kalemi ile uzanmış, ideallerinden asla taviz vermemiştir. Cesur yürek Kemal Çapraz, Türk'ün yaşadığı her yerde, kalemi ile onların yanında oldu! Türklerin yaşadığı haksızlıklara korkmadan, çekinmeden kalemi ile destek verdi. Onlarla ağladı, onlarla güldü. Bu kısa sayılacak şerefli ömründe o kadar çok işler yaptı ki, herhâlde, Türk dünyasında mürekkebi dökülmemiş bölge kalmamıştır. Kemal Çapraz kardeşim bir başka idi, Kırım Türkleri için. Bir başka idi Kırım, Kemal Çapraz için.” diyerek duygularını paylaşmıştı.

Çin'in basın ve medya üzerindeki baskısı artıyor! Haber

Çin'in basın ve medya üzerindeki baskısı artıyor!

Selahaddin Kaşgarlı / QHA Ankara Çin'in basın ve medya üzerindeki baskıları, yıllar içinde artmaya devam ediyor. Medya üzerindeki baskı genellikle hükûmetin kontrolünü artırma, sansür ve propaganda stratejileri çerçevesinde uygulanıyor. Kırım Haber Ajansı (QHA) ekibi, Çin'deki basın ve medya üzerindeki baskılarla ilgili istatistiksel verilere ulaştı. 1990 VE 2000: İNTERNET VE MEDYA BAŞLANGICI 1990'lı yıllarda internetin Çin'de yaygınlaşmaya başlamasıyla birlikte, Çin hükûmeti medya ve internet üzerindeki kontrolünü artırmaya başladı. Medya kuruluşlarına yönelik baskılar, bağımsız haberciliği zorlaştırdı ve haberlerin devlet onayından geçtiği bir ortam oluştu. 2000'lerde ise internetin yaygınlaşmasıyla birlikte, Çin internet üzerindeki sansürü sistematik hale getirdi. "Büyük Güvenlik Duvarı" (Great Firewall) olarak bilinen internet sansür mekanizmaları geliştirildi ve medya kuruluşları sıkı denetim altına alındı. 2010: SANSÜR VE KONTROLLÜ BİLGİ AKIŞI 2010'larda Çin yönetimi, sosyal medya platformları ve haber sitelerine yönelik daha katı denetim, daha radikat sansür uygulamaları başlattı. 2010'larda, Çin'deki birçok sosyal medya platformu, hükûmetin belirlediği kurallar çerçevesinde faaliyet göstermekteydi. 2013-2015 YILLARINDA BASKI VE DENETİM 2013'e gelindiğinde ise, Çin'in "Ulusal Güvenlik Yasası" ve "Siber Güvenlik Yasası" gibi yasaları, medya ve internet üzerindeki kontrolü daha da sıkılaştırdı. Bu yasalar, sosyal medya ve çevrimiçi haber içeriklerinin daha sıkı bir şekilde denetlenmesini sağladı. 2015'te ise medya kuruluşlarına yönelik baskılar arttı. Çin, gazetecilere yönelik tutuklamaları artırdı ve bağımsız haber kaynaklarını hedef aldı. Çeşitli gazetecilik ödüllerinin ve bağımsız medya projelerinin kapanması öngörüldü. 2020 ile 2022: DİJİTAL DENETİM VE PROPAGANDA Komünist Çin yönetimi 2020 yılı COVID-19 pandemisi sürecinde, hükûmetin bilgi kontrolü ve medya üzerindeki baskıları daha da arttı. Pandemi ile ilgili haberler ve sosyal medya paylaşımları üzerinde sıkı bir denetim uygulandı. 2021'de ise çevrim içi içerik üzerinde daha fazla kontrol sağlanarak, hükûmet karşıtı yorumlar ve bağımsız habercilik daha da kısıtlandı. Sosyal medya platformlarında "dijital dezenformasyon" ile mücadele bahanesiyle denetim ve sansür arttı. 2022 yılında ise medya ve internet üzerindeki baskılar, özellikle uluslararası haber kaynakları ve sosyal medya platformları üzerinde yoğunlaştı. Çin hükûmeti, uluslararası haber ajanslarının Çin'deki faaliyetlerini kısıtladı ve yabancı medya mensuplarına karşı daha sert önlemler aldı. 2023'TE SANSÜR VE BASKININ ZİRVEYE ÇIKIŞI Son olarak 2023 yılında Çin'in basın ve medya üzerindeki baskı, sansür ve sıkı kontrolleri, çeşitli kaynaklardan elde edilen verilere ve raporlara dayalı olarak şöyle özetlenebilir: 2023 yılında Çin, basın ve medya üzerindeki denetimini daha da sıkılaştırdı. İnternet ve sosyal medya üzerindeki sansür devam etti, dijital içerikler hükûmetin belirlediği kurallara göre denetlendi. Bağımsız medya kuruluşları ve gazeteciler üzerindeki baskılar arttı; gazeteciler tutuklandı ve bağımsız habercilik zorlaştırıldı. Yeni yasal düzenlemeler ve sıkı denetim politikaları, devlet destekli propaganda ve bilgi kontrolünü güçlendirdi. Uluslararası toplum, bu baskı ve sansür uygulamalarını eleştirdi.

Ukrayna’da bugün Savaş Muhabiri Günü kaydediliyor Haber

Ukrayna’da bugün Savaş Muhabiri Günü kaydediliyor

Ukrayna’da bugün Savaş Muhabiri Günü kaydediliyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Savaş Muhabiri Günü vesilesiyle yayımladığı açıklamada, Rus saldırılarında hayatını kaybeden basın mensuplarını anarak; Ukrayna’daki savaş ile ilgili dünyaya gerçekleri ulaştıran savaş muhabirlerine teşekkür etti. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy paylaştığı açıklamada, “Savaş muhabirleri ve askeri basın sözcülerinin çalışmaları sayesinde ‘savaş sisi’ dağılıyor. Rus işgal güçlerinin suçları kaydediliyor ve tüm dünya Ukraynalı savaşçıların kahramanlıklarına tanıklık ediyor" ifadelerini kullandı. Rus saldırılarında hayatını kaybeden basın mensuplarını anan Zelenskıy, Rus saldırılarının ilk gününden bu yana en sıcak noktalarda bulunan ve dünyaya gerçekleri aktaran tüm medya çalışanlarımıza teşekkür etti. “MÜCADELEMİZİN TARİHİNİ KAYDEDİYORSUNUZ!” Öte yandan Ukrayna Genelkurmay Başkanı Valerıy Zalujnıy yaptığı açıklamada, 24 Şubat 2022’den bu yana 8 gazetecinin mesleki faaliyetlerini yerine getirirken ve 24 basın görevlisinin Rus saldırılarında hayatını kaybettiğini hatırlatarak, “Hizmetiniz ve gerçekler için teşekkürler sevgili savaş muhabirleri ve askeri basın sözcüleri! Sayenizde Ukrayna ve tüm özgür dünya, savunucularımızın isimlerini ve yüzlerini tanıyor. Mücadelemizin tarihini ve yaklaşan zaferimizi kaydediyorsunuz” ifadelerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.