İşgal altındaki Kırım’da hapsedilen 20 gazeteciden 13’ü Kırım Tatarı
İşgal altındaki Kırım’da hapsedilen 20 gazeteciden 13’ü Kırım Tatarı
Kırım Tatar Kaynak Merkezinin yayımladığı rapora göre işgal altındaki Kırım'da Ekim 2026 itibarıyla 13'ü Kırım Tatarı olmak üzere toplam 20 gazeteci hâlen demir parmaklıklar arkasında tutuluyor.
Haber Giriş Tarihi: 20.10.2026 16:43
Haber Güncellenme Tarihi: 20.10.2026 17:25
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Rusya Federasyonu, işgal altında tuttuğu Kırım Yarımadası’nda sansür, ev baskınları, hapis cezaları ve uydurma iddialarla bağımsız gazeteciliği sistematik olarak yok etmeye devam ediyor. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından bugün tanıtılan "Gerçeğin Bedeli: Rusya İşgal Altındaki Kırım’da Gazetecilere Nasıl Zulüm Uyguluyor?" başlıklı rapora göre, Ekim 2026 itibarıyla yarımadada toplam 29 gazeteci ve yurttaş gazeteci işgalci mahkemelerce hapis cezalarına çarptırıldı. Bu gazetecilerden 20’si hâlen cezaevlerinde tutulurken, 13'ünün Kırım Tatarları olduğu bildirildi.
Raporda, Freedom House ile Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) verilerine atıfta bulunularak Kırım'ın, işgalin başlangıcından bu yana dünyada basın özgürlüğünün en kötü olduğu bölgeler arasında yer aldığı vurgulandı. İşgalci yönetiminin; ceza ve idari mevzuatı haber takibi yapan profesyonel ve yurttaş gazetecilerine ve medya aktivistlerine karşı bir baskı aracı olarak kullandığı, siyasi baskıları ve insan hakları ihlallerini duyuran isimlerin hedef alındığı ifade edildi.
BAĞIMSIZ YAYIN ORGANLARI VE GAZETECİLER SÜRGÜNE ZORLANDI
Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, işgalin ardından Kırım Tatar televizyon kanalı ATR, Çornomorska TRK, Krımska Svitlıtsya, Avdet Gazetesi, Gazetecilik Araştırmaları Merkezi ve Kırım Haber Ajansı (QHA) gibi birçok bağımsız Ukrayna ve Kırım Tatar medya organının faaliyetlerini durdurmak ya da yarımadadan ayrılmak zorunda kaldığını aktardı. Bariyev; Valentına Samar, Anna Andriyevska, Oleksandr Yankovskıy, Volodımır Prıtula ve Yelızaveta Bohutska gibi onlarca gazetecinin baskılar ve ev baskınları nedeniyle Kırım’ı terk etmek zorunda kaldığını belirterek, ATR televizyonunun kapatılmasının ardından 2015 yılında 60’tan fazla medya çalışanının Kıyiv’e taşınarak yayınlarına oradan devam ettiğini hatırlattı.
Raporda yer alan verilere göre, işgalciler tarafından düzmece suçlamalarıyla mahkûm edilen 29 gazeteciden 20’si cezaevinde bulunuyor, 5’i yasa dışı cezasını tamamlayarak tahliye oldu, 3’ü gıyabında mahkûm edildi ve 1 gazeteci ise esir takası kapsamında serbest bırakıldı. Gazetecilere yönelik suçlamalar arasında "vatana ihanet", "casusluk", "aşırıcılık", “Noman Çelebicihan Taburu” ile “Hizb-ut Tahrir” davalarına katılım ve "Rus ordusunu itibarını zedeleme" gibi düzmece gerekçeler yer alıyor.
KIRIM DAYANIŞMASI BASKILAR NEDENİYLE FAALİYETLERİNİ DURDURMAK ZORUNDA KALDI
Hak savunucuları, 10 yıl boyunca yarımadadaki hak ihlallerini ve baskıları kamuoyuna duyuran Kırım Dayanışması sivil hareketine yönelik takibata da dikkat çekti. İşgalci yönetimin yoğunlaşan baskıları ve hareketi "yabancı ajan" ilan etmesi üzerine platform, Temmuz 2026'da faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını açıklamak durumunda kalmıştı.
Öte yandan Rusya, Ukrayna'nın diğer işgal altındaki bölgelerindeki gazetecileri de Kırım'a getirerek sözde mahkemelerde yargılıyor. Melitopol'den 15 yıl hapse mahkûm edilen gazeteci İrına Levçenko, Nova Kahovka'dan Kırım'daki işgal mahkemesince 13 yıl hapis cezasına çarptırılan Serhiy Tsıhipa ve Heniçesk'ten 3 yıl 2 ay hapis cezası verilen Hennadiy Osmak bu isimler arasında bulunuyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İşgal altındaki Kırım’da hapsedilen 20 gazeteciden 13’ü Kırım Tatarı
Kırım Tatar Kaynak Merkezinin yayımladığı rapora göre işgal altındaki Kırım'da Ekim 2026 itibarıyla 13'ü Kırım Tatarı olmak üzere toplam 20 gazeteci hâlen demir parmaklıklar arkasında tutuluyor.
Rusya Federasyonu, işgal altında tuttuğu Kırım Yarımadası’nda sansür, ev baskınları, hapis cezaları ve uydurma iddialarla bağımsız gazeteciliği sistematik olarak yok etmeye devam ediyor. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından bugün tanıtılan "Gerçeğin Bedeli: Rusya İşgal Altındaki Kırım’da Gazetecilere Nasıl Zulüm Uyguluyor?" başlıklı rapora göre, Ekim 2026 itibarıyla yarımadada toplam 29 gazeteci ve yurttaş gazeteci işgalci mahkemelerce hapis cezalarına çarptırıldı. Bu gazetecilerden 20’si hâlen cezaevlerinde tutulurken, 13'ünün Kırım Tatarları olduğu bildirildi.
Raporda, Freedom House ile Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) verilerine atıfta bulunularak Kırım'ın, işgalin başlangıcından bu yana dünyada basın özgürlüğünün en kötü olduğu bölgeler arasında yer aldığı vurgulandı. İşgalci yönetiminin; ceza ve idari mevzuatı haber takibi yapan profesyonel ve yurttaş gazetecilerine ve medya aktivistlerine karşı bir baskı aracı olarak kullandığı, siyasi baskıları ve insan hakları ihlallerini duyuran isimlerin hedef alındığı ifade edildi.
BAĞIMSIZ YAYIN ORGANLARI VE GAZETECİLER SÜRGÜNE ZORLANDI
Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, işgalin ardından Kırım Tatar televizyon kanalı ATR, Çornomorska TRK, Krımska Svitlıtsya, Avdet Gazetesi, Gazetecilik Araştırmaları Merkezi ve Kırım Haber Ajansı (QHA) gibi birçok bağımsız Ukrayna ve Kırım Tatar medya organının faaliyetlerini durdurmak ya da yarımadadan ayrılmak zorunda kaldığını aktardı. Bariyev; Valentına Samar, Anna Andriyevska, Oleksandr Yankovskıy, Volodımır Prıtula ve Yelızaveta Bohutska gibi onlarca gazetecinin baskılar ve ev baskınları nedeniyle Kırım’ı terk etmek zorunda kaldığını belirterek, ATR televizyonunun kapatılmasının ardından 2015 yılında 60’tan fazla medya çalışanının Kıyiv’e taşınarak yayınlarına oradan devam ettiğini hatırlattı.
Raporda yer alan verilere göre, işgalciler tarafından düzmece suçlamalarıyla mahkûm edilen 29 gazeteciden 20’si cezaevinde bulunuyor, 5’i yasa dışı cezasını tamamlayarak tahliye oldu, 3’ü gıyabında mahkûm edildi ve 1 gazeteci ise esir takası kapsamında serbest bırakıldı. Gazetecilere yönelik suçlamalar arasında "vatana ihanet", "casusluk", "aşırıcılık", “Noman Çelebicihan Taburu” ile “Hizb-ut Tahrir” davalarına katılım ve "Rus ordusunu itibarını zedeleme" gibi düzmece gerekçeler yer alıyor.
KIRIM DAYANIŞMASI BASKILAR NEDENİYLE FAALİYETLERİNİ DURDURMAK ZORUNDA KALDI
Hak savunucuları, 10 yıl boyunca yarımadadaki hak ihlallerini ve baskıları kamuoyuna duyuran Kırım Dayanışması sivil hareketine yönelik takibata da dikkat çekti. İşgalci yönetimin yoğunlaşan baskıları ve hareketi "yabancı ajan" ilan etmesi üzerine platform, Temmuz 2026'da faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını açıklamak durumunda kalmıştı.
Öte yandan Rusya, Ukrayna'nın diğer işgal altındaki bölgelerindeki gazetecileri de Kırım'a getirerek sözde mahkemelerde yargılıyor. Melitopol'den 15 yıl hapse mahkûm edilen gazeteci İrına Levçenko, Nova Kahovka'dan Kırım'daki işgal mahkemesince 13 yıl hapis cezasına çarptırılan Serhiy Tsıhipa ve Heniçesk'ten 3 yıl 2 ay hapis cezası verilen Hennadiy Osmak bu isimler arasında bulunuyor.
Son Haberler