SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Menderes Demir: Türk dünyası için ortak haber portalı oluşturmalıyız

Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Menderes Demir, Türk dünyasının medya, sinema ve birbiriyle olan bağı, dezenformasyonun Türk dünyasında oluşturduğu tehditler ve alınması gereken önlemler üzerine QHA’ya açıklamalarda bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 17.09.2026 15:21
Haber Güncellenme Tarihi: 17.09.2026 16:38
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Menderes Demir: Türk dünyası için ortak haber portalı oluşturmalıyız

Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu (TDGF) Genel Başkanı Menderes Demir, Türk Dünyası'nın dijital ortamdaki birliği, medyanın Türk dünyasına etkisi, Türk dünyasının sinemadaki yeri, dezenformasyon ve dezenformasyona karşı alınması gereken önlemler üzerine Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmelerde bulundu.

“TÜRKİYE, SON YILLARDA ÖZELLİKLE DİZİ VE BUNA BENZER KONULARDA CİDDİ BİR MESAFE ALDI”

Federasyon çatısı altında 2016 yılından beri sürdürdükleri “Türk Dünyası Belgesel Film Festivali” projesi başta olmak üzere birçok kültürel ve akademik faaliyet yürüten ve sinema ile basın alanında derin tecrübeye sahip olan Demir, “Birlikte olmanın, benzerlikleri ortaya çıkartmanın en kolay yollarından bir tanesi de sinema, iletişim, gazetecilik.” dedi.

Kırım’ın 2014 yılından beri Rus işgali altında olması, Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yönelik gerçekleştirdiği soykırım başta olmak üzere, Türk dünyasının dört bir yanında yaşanan problemlerin baskılara rağmen kamuoyuna anlatılması hakkında Demir, “Belgesel, sinema, dizi, kültür ve sanat bir milletin yumuşak ve en etkili gücü. Eğer biz bunu iyi kullanabilirsek öbür sert güç dediğimiz güçlerin tamamını bertaraf edebiliriz. Türkiye, son yıllarda özellikle dizi ve buna benzer konularda ciddi bir mesafe aldı; dünyada belirli bir yere geldi.” şeklinde konuşarak Türkçenin bu vesileyle geniş coğrafyalara yayılmasına dikkat çekti.

Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonunun bütçesi olmayan, personeli olmayan ama gönüllüsü çok olan bir organizasyon olduğunu kaydeden Demir, “Biz özellikle mağdur bölgelerden, mağdur olan yerlerden az olsa da üretilen belgesellere biraz pozitif davranmaya gayret ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Daha önce Kırım’dan birkaç yapımın çıktığını fakat film festivallerinde yalnızca bir tanesinin ödül aldığına dikkat çeken Demir, “Biz, Kırım’dan gelen o filmleri götürdüğümüz tüm bölgelerde mümkün olduğunca, kaç kişiye ulaşabilirse göstermeye gayret ettik.” dedi.

“KORKUT ATA FİLM FESTİVALİ, TÜRK DÜNYASININ OSCAR’I DİYEBİLECEĞİMİZ BİR FESTİVAL”

Kasım'ın ilk haftasında İstanbul'da Korkut Ata Film Festivali’nin tertip edileceğini kaydeden Demir, uzun metrajlı, profesyonel gişe ve sanat filmlerinin yarıştığı festivale yönelik “Türk Dünyası'nın Oscar’ı diyebileceğimiz bir festival, yavaş yavaş büyüyor. Orada da Türk dünyasından gelen sinema sanatçılarıyla, önemli duayenlerle gençlerimizi bir araya getireceğiz.” şeklinde konuştu.

Bu yıl Korkut Ata Film Festivali etkinlikleri içerisinde Korkut Ata Türk Dünyası Uluslararası Sinema Sempozyumu’nun tertip edilmesinin planlandığını beyan eden Demir, bu ilk sempozyumun 21 üniversite merkezde olmak üzere, Türk dünyasının değişik yöresindeki üniversitelerde özellikle sinemayı ve Türk sinemasını çalışan akademisyenler için çağrı usulüyle düzenleneceğini ifade etti.

TÜRK DÜNYASI İÇİN MÜŞTEREK BİR HABER PORTALI PROJESİ: TÜRK DÜNYASI HABER PORTALI

Türk dünyası ülkelerinin birbirlerinin gündemini takip edecek bir formatının olmadığına işaret eden Demir, bu sorunun çözümü için “Türk Dünyası Haber Portalı” isminde bir platformun oluşturulması fikrini gündeme taşıyarak “En azından yanlış anlaşılabilecek haberleri, müşterek bir haber portalında duyurulabilecek şekilde bir çalışma yapmamız lazım. Biz o konuyla ilgili inşallah yakın gelecekte bir portal açacağız; gerek dijital ortamda, gerek internet sitesinde, gerek başka platformlarda.” ifadelerine yer verdi.

Federasyonun bu proje adına Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan Sinemacılar Birliği, Azerbaycan Matbaa Şurası ve Kırgızistan ile Özbekistan Devlet Ajanslarıyla çeşitli protokoller imzaladıklarını ve Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR), Türkiye Gazeteciler Federasyonu, Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu, Uluslararası Gazeteciler Konfederasyonu (UGK) gibi Türkiye'den de üst çatı meslek kuruluşları olduğunu beyan eden Demir, bu kuruluşlarla bir farkındalık ortaya koyma planları olduğunu dile getirdi.

Kırım'daki bir haberi bu portala aktarıp bu portal vasıtasıyla da Türk dünyasındaki herkesin bu haberi kendi ülkelerindeki dijital mecralarda, sitelerde, gazetelerde veya başka mecralarda kullanmasının hedeflendiğini dile getiren ve bu bağlamda büyük Kırım Tatar aydını İsmail Bey Gaspıralı’nın Tercüman gazetesini örnek gösteren Demir, şu değerlendirmelerde bulundu:

Bundan 100 küsür yıl önce Kırım'da çıkan bir gazeteyi Özbekler okuyabiliyor, Anadolu Türkü okuyabiliyor. Yani dilde daha bozulma, deformasyon yok. Bir de o dönemin ulaşım şartları, o dönemin iletişim şartları, o dönemin şartlarına bir bakıyorum. Türk dünyası'nın tüm bölgesinde İsmail Bey Gaspıralı’yı ve Tercüman’ı görüyoruz. Geçmişte bunu yapanlar var, biz niye yapmıyoruz? Biz utanmalıyız.

“DEZENFORMASYONLA İLGİLİ SIKINTILARIN DAHA BÜYÜĞÜ TÜRK DÜNYASI İLE YAŞANABİLİR”

Bununla birlikte medyanın değiştiği ve dönüştüğü bir dönemde sosyal medya üzerinden yapılan gazeteciliğin Türk dünyası için sağladığı fayda ve zararlar üzerine ise dezenformasyon, itibar suikastine dikkat çeken Demir, yanlış bilgilerin doğru bilgilere göre çok daha hızlı ilerlemesine ve bu durumun bütün dünya adına bir tehdit unsuru olmasına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi:

Bizim federasyonumuz destek veriyor ama Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK), Türkiye Gazeteciler Federasyonu, Türk İnternet Medya Birliği gibi üst çatı birlikleri, özellikle sosyal medya, ‘TikTok’ gibi çeşitli mecraların dezenformasyon olayı ve ‘Gazeteci mi, değil mi?’ olayları tartışılıyor. Bunların bir yasal zemine kavuşturulması yönünde de çeşitli meslek birlikleri oluşturulsun diye tartışmalar var.

Türk dünyasının yeni yeni bir toparlanma dönemi içerisine girdiğini kaydeden Demir, doğruluğu tespit edilebilen bir haber portal olmamasının risklerine ve Türk dünyasının çeşitli bölgelerindeki anlam farklarına da dikkat çekerek “Ülke içerisindeki dezenformasyon, ters yüz etme, yalan haber ve yanlış haberle ilgili sıkıntıların daha büyüğü Türk dünyası ile yaşanabilir.” dedi.

Öte yandan okuyucunun internet sitelerinde haber içerisine girip içeriğe dikkat etmediğini ve yalnızca birkaç satır sosyal medya içeriğiyle yetindiğini belirten Demir, “Bu da herkesin muzdarip olduğu bir konu çünkü orada yayımlanan olayların çoğunluğunun ya eksik, ya yalan veya tamamen ters yüz edilmiş olduğu ortaya çıkıyor.” dedi.

“SOSYAL MECRALARIN TÜRKİYE’DE DENETLENEBİLİR HÂLE GELMESİ LAZIM”

Ayrıca “Sosyal mecraların Türkiye'de denetlenebilir hâle gelmesi lazım. Avrupa'nın birçok yerinde bu konuyla ilgili müktesebat ve yasalar oluştu.” şeklinde konuşan ve sosyal mecraların kullanıcısının sağlıklı olarak kim olduğunun tarif edilmesi ve kayıt altına alınmasının gerektiğini belirten Demir, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu:

Yani sosyal medyada bir arkadaşımız, rahatlıkla bir günde 3 tane, 4 tane mecra açamamalı. Bir tane açmalı, 2 tane açmalı ve onun da bot hesap olmadığı belirlenmeli. Şu anda orada bir yasada sıkıntı var. Bunu çözmediğimiz müddetçe gerek sağlıklı haber almaya gerekse Türk dünyasıyla ilgili çok sağlıklı çalışmalar yürütmekte sıkıntılar meydana gelir diye düşünüyorum. Bu hem mesleki olarak bizim dezenformasyon ve itibarımızı yerle bir etmekte hem de toplumumuza ve mesleğimize çok büyük zarar vermekte.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.