SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çarlık Rusyası

QHA - Kırım Haber Ajansı - Çarlık Rusyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çarlık Rusyası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rus işgaline karşı mücadele eden Türkistan'ın sembol ismi: Dağların Kraliçesi Kurmancan Datka Haber

Rus işgaline karşı mücadele eden Türkistan'ın sembol ismi: Dağların Kraliçesi Kurmancan Datka

Türkistan coğrafyasına mal olmuş bir etkisi olan Kurmancan Datka, 1811 yılında Kırgızistan’ın ikinci büyük şehri Oş’ta dünyaya geldi. Türk tarihinde “Datka” yani “General” ünvanı alan ilk kadın oldu. Hokand Hanlığı’nın üst düzey görevlilerinden Alimbek Datka ile evlenmesinin ardından Hokand Hanlığı’nda ve Kırgız halkının siyasetinde etkin bir konuma yükseldi. Alimbek Datka’nın öldürülmesinden sonra ise Güney Kırgızistan’daki Kırgızların liderliğini yaptı. Timur Devleti'nin dağılması ile birlikte Türkistan'ın siyasi birlikten yoksun hanlıkları Rusya’nın dikkatini çekti ve 1853 Kırım Harbi sonrası Rusya yönünü bölgeye çevirdi. Rusya’nın hanlıkları sömürmek maksatlı işgaline karşı hanlıkların bir araya gelerek hareket etmemesi Rus işgaline boyun eğmeleri sonucunu doğurdu. Ruslar önce Hokand Hanlığı sınırları içinde bulunan Akmescid’i ele geçirdi. Bu işgal sırasında Hokand Hanlığı’na yardım gelmedi. Akmescid’in işgali hanlıkların kaderini belirleyen önemli bir dönüm noktası oldu ve Ruslar diğer şehirleri de ele geçirdiler. Böylece Hokand Hanlığı içerde daha sıkıntılı bir duruma girdi. 1865 yılında General Çernyayev komutasındaki ordu Taşkent’i işgal etti. Başka bölgelerinde işgali ile 1867’de Türkistan Genel Valiliği kuruldu. Rus Çarı 19 Şubat 1876’da yayınladığı bir manifesto ile hanlığın sınırları içinde bulunan Güney Kırgızistan’daki Pamir ve Alay dağlık bölgelerini “Fergana Eyaleti” adı ile Rus İmparatorluğuna ilhak etti. Güney Kırgızistan’ın dağlık bölgeleri ile Pamir-Alay dağlarında bazı yerlerde halk Rus hakimiyetini kabul etmemişlerdi. Alay dağlarında yaşayanların Rus hakimiyetini kabul etmeleri kolay olmadı, Kırgızlar Ruslara karşı sert bir mücadele verdi ve dağların iç kısımlarına geçmelerine engel oldular. ALİMBEK DATKA’NIN, “DİLİ BAŞKA, DİNİ BAŞKA” MİLLETLERE BAĞLANMAK BİZİM İÇİN DOĞRU DEĞİLDİR SİYASETİNİ OĞULLARI İLE DEVAM ETTİRDİ Güney Kırgızistan’ın Çarlık Rusyası’na bağlanmasından sonra, Alay ve Pamir bölgesinde yaşayanlar Rusların etkisi dışında kaldı ve bu bölgede Kırgızlar, Kurmancan Datka ve oğulları ile Rus İmparatorluğuna karşı direndi. Datka’nın oğlu Abdıldabek’in başında olduğu Kırgızlar bir yıla yakın bir zaman Ruslarla çarpıştılar. Alimbek Datka’nın "dili başka, dini başka’’ milletlere bağlanmak bizim için doğru değildir şeklindeki siyasetini eşi Kurmancan Datka ve oğulları Abdıldabek, Baatırbek, Mamıtbek ve Asanbek devam ettirmişlerdir ancak dönemin ağır şartları neticesinde Datka, Ruslarla bir anlaşma yaptı. Kurmancan Datka 19. yüzyılda hem Türkistan coğrafyasında hem de Avrupa toplumları tarafından tanınmasında eşi Alimbek Datka önemli rol oynadı. 1827-1862 yılları arasında Hokand Hanlığı’nda yöneticilik yapan ve baş vezirliğe yükselen Alimbek Datka, görevinden dolayı sarayda kaldığında, Kurmancan onun yerine Alay bölgesindeki Kırgızları yöneterek tecrübe kazandı. Eşinin ölümünden sonra, ünü Türkistab, Afganistan, İran ve Çin sınırına yayıldı. Bunda Hokand Hanlığı’ndaki haksız uygulamalara karşı verdiği mücadele ve Rus işgaline karşı başlattığı istiklal mücadelesi etkili oldu. Ünü yayılan Kurmancan Datka’ya “Alay Hanışası” denilmeye başlandı. Kurmancan Datka’nın hayatı ve yaptıkları Kırgızlar arasında efsaneye dönüştü. Datka, 1862-1876 yılları arası Kırgızistan’ın güneyinin büyük bir bölümünü yönetti. Yetkin bir lider olduğundan bölge halkının saygısını kazanan Datka 1907 yılının 1 Şubat'ında hayatını kaybetti.

Çarlık Rusyası’ndan kalma borçlar: Rusya’nın çeşitli kuruluşlarına dava açıldı Haber

Çarlık Rusyası’ndan kalma borçlar: Rusya’nın çeşitli kuruluşlarına dava açıldı

"Nord Capital" Yatırım Fonu, Rusya’nın Çarlık Rusyası’ndan kalma borçlarını ödemesini talep etti. Rusya Federasyonu, 225 milyar dolar değerinde tazminat ödemek zorunda kalacak. RUSYA’NIN ÇEŞİTLİ KURULUŞLARINA DAVA AÇILDI Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Kolombiya eyaletindeki bir federal mahkemede; Rusya Federasyonu, Rusya Federasyonu Maliye Bakanlığı, Rusya Federasyonu Merkez Bankası ve Rusya Federasyonu Milli Varlık Fonuna karşı dava açıldı. Dava dosyasında, “Rusya Federasyonu, devlet borcuna dair, Çarlık Rusyası’ndan miras kalan birtakım yükümlülükleri yerine getirmeyi reddederek ve bu tutumunu değiştirmeyerek yetki vekaleti doktrinini ihlâl etmiştir.” ifadelerine yer verildi. SÖZ KONUSU BORÇ, RUSYA’YA ÇARLIK RUSYASI’NDAN MİRAS KALDI Ukrayna medyası Ukrainska Pravda'nın 16 Ocak 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre Yatırım Fonu, yüzde 5,5 faiz oranıyla birlikte 1916 yılında Çarlık Rusyası’ndan kalan borçlara kefil olduğunu ve söz konusu borçların Çarlık Rusyası’ndan sonra kurulan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne (SSCB) miras kaldığını bildirdi. Tazminatın son miktarına ise dava sürecinde karar verilecek. Yatırım Fonu, Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgalinden ve 2022 yılında Ukrayna’yı topyekûn olarak işgal girişiminden sonra dondurulan varlıkları ile borcu kapatabileceğini açıkladı. TALEP EDİLEN TAZMİNAT MİKTARI, RUS FİRMALARININ TOPLAM DEĞERİNİ AŞIYOR! "Nord Capital" tarafından talep edilen miktar, hâlihazırdaki döviz kuruyla 17, 5 trilyon rubleye (yaklaşık 225 milyar dolar) karşılık; Rusya Federasyonu’nun yıllık bütçesi olan 40,2 trilyon rublenin (yaklaşık 517 milyar dolar) yüzde 43’üne karşılık geliyor. Ayrıca, talep edilen tazminat miktarı, Rusya’ya ait Sberbank, Gazprom ve Rosneft firmalarının toplam değerini aşıyor. Firmaların değerlerinin ise sırasıyla 6,5 trilyon (yaklaşık 83 milyar dolar), 2,9 trilyon (yaklaşık 37 milyar dolar) ve 4,2 trilyon ruble (yaklaşık 54 milyar dolar) olduğu aktarıldı.

Çarlık Rusyası'nın binlerce Türkmeni şehit ettiği Göktepe Katliamı Haber

Çarlık Rusyası'nın binlerce Türkmeni şehit ettiği Göktepe Katliamı

Çarlık Rusyası’nın Türkistan coğrafyasını istilası sırasında gerçekleştirdiği en büyük kitlesel kıyımlardan biri olan Göktepe Katliamı, 145. yılında Türk dünyasında hüzünle anılıyor. 12 Ocak 1881 tarihinde, General Skobelev komutasındaki Rus birliklerinin Göktepe Kalesi’ne düzenlediği saldırı sonucu, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu binlerce Türkmen şehit edilmişti. Türkmenistan tarihinin en acı sayfalarından biri olarak kabul edilen bu trajedi, sadece bir askerî mağlubiyet değil, aynı zamanda sivil halka yönelik gerçekleştirilen sistemli bir kıyım olarak hafızalardaki yerini koruyor. 12 OCAK 1881: SAVUNMADAN KATLİAMA Ocak 1881'de, General Mihail Skobelev komutasındaki Çarlık Rusyası ordusu, stratejik öneme sahip Göktepe Kalesi’ni ele geçirmek için büyük bir kuşatma başlattı. Modern silahlarla donatılmış Rus birliklerine karşı, Teke Türkmenleri kısıtlı imkânlarla ancak büyük bir inançla kaleyi savundu. Haftalar süren kuşatmanın ardından Rus ordusu, kalenin altına tüneller kazarak yerleştirdiği tonlarca barutu patlatarak savunma hattını yardı. 12 Ocak 1881 sabahı gerçekleşen bu patlama, binlerce Türkmen'in şehit olduğu ve Türkistan'nın bağımsızlık mücadelesinin ağır bir darbe aldığı katliamın fitilini ateşledi. Kalenin düşmesinin ardından General Skobelev’in emriyle Rus askerleri, ayrım gözetmeksizin büyük bir katliama girişti. Kalede bulunan yaklaşık 50 bin kadar sivil insan çöllere doğru savrulmaya başladı. Kuşatma ve sonrasında toplamda katledilen Türkmenlerin sayısına ilişkin olarak bazı tarihçiler 15 bin, bazıları ise 30 binden fazla olduğunu kaydediyor. Skobelev'in o dönem sarf ettiği "Barış ne kadar sürecekse, düşmana vurulan darbe de o kadar sert olmalıdır" sözü, gerçekleştirilen zulmün sistemli bir yıldırma politikası olduğunun en acı kanıtı olarak kabul ediliyor. Katliamın ardından bölge geniş çaplı bir yağmaya maruz kaldı ve Türkmenlerin direniş ruhu kırılmaya çalışıldı. Tarihçiler, Göktepe Katliamı’nı yalnızca bir askerî yenilgi olarak değil, Türkmen halkının siyasi, demografik ve kültürel yapısını derinden etkileyen bir kırılma noktası olarak değerlendiriyor. Bu olayla birlikte Türkmen toprakları fiilen Çarlık Rusyası’nın hâkimiyetine girdi ve bölgedeki direniş büyük ölçüde bastırıldı. 145 yıl önce yaşanan bu olay, emperyal yayılmacılığın yol açtığı insanlık dramlarını hatırlatması bakımından bugün de tarihsel ve ahlaki önemini sürdürüyor.

Çarlık Rusyası'nın 40 bin Türkmeni şehit ettiği Göktepe Katliamı Haber

Çarlık Rusyası'nın 40 bin Türkmeni şehit ettiği Göktepe Katliamı

Bugün Türkmenistan tarihinde önemli bir dönüm noktası olan Çarlık rejiminin sebep olduğu büyük bir insani yıkım olan Göktepe Katliamı'nın 143. yılı. O gün Göktepe Kalesi'ni havaya uçuran Çarlık askerlerinin, çocuk, kadın ve yaşlı demeden binlerce masum sivili kılıçtan geçirmişti. Bazı tarihi kaynaklara göre; katliamda en az 40 bin Türkmen şehit oldu. Rusların Türkmen yurdu Ahal Teke'de uyguladığı bu katliam tarihe, "soykırım" olarak geçmesi gerekirken; gerek Türkmenistan'da gerekse de dünyanın diğer ülkelerinde bu kanlı kıyım, unutulmaya yüz tutmuştur. GÖKTEPE KATLİAMI Rus yayılmacılığının 19. yüzyıldaki örneklerinden Göktepe Katliamı’nın üzerinden 143 yıl geçti. Çarlık Rusya yönetimi, 12 Ocak 1881 tarihinde Türkmenistan'ın Göktepe Kalesi'nde, içerisinde kadın ve çocukların da bulunduğu yaklaşık 40 bin Türkmeni katletti. "TEKE TÜRKMENLERİ YERYÜZÜNDE BİR KARA LEKE VE O KARA LEKE YOK EDİLMELİ" Çarlık askerlerinin başındaki katil Rus General Mihail Dmitriyeviç Skobelev'in Teke Türkmenleri için, "Teke Türkmenleri yeryüzünde bir kara leke ve o kara leke yok edilmeli" dediği rivayet edilmektedir. Rus güçleri, 1870'lerin başından itibaren Hazar kıyısındaki üslerinden Türkmenistan topraklarına doğru işgal için harekete geçti. 1881 yılında Göktepe’ye yürüyen Rus kuvvetleri, yıllardır geçilemeyen bu kalenin yine geçilemeyeceğini anladı ve başka metotlara başvurdu. Türkmen direnişinin gerçekleştiği kalenin içlerine doğru açılan lağımlara çok güçlü patlayıcılar yerleştirilerek kale; asker, çocuk, kadın ve yaşlı ayırımı yapılmaksızın havaya uçuruldu. Patlamadan sağ kurtulan Türkmenler ise kılıçtan geçirildi. Çarlık askerleri tarihi belgelere göre Göktepe’de binlerce masum sivil Rusların katliamına kurban gitti. Bu katliam sırasında yüzlerce Türkmen bilgin ve din âlimi de hayatını kaybetmiş ve bu katliam Türkmen toplumunun kültür ve edebiyatında yeri doldurulamayan büyük bir boşluğa neden olmuştur. Ayrıca Göktepe Kalesi'nde korunmakta olan çok sayıda eser kaybolmuş; Ruslar kütüphaneleri yağmalamıştır. "ORADAKİ HİÇ KİMSE KURTULAMADI" Dönemin "London Daily News" muhabiri olan gazetecilerinden Edmund O'Donovan, kalede yaşananlara tanık oldu. Gazeteci, Rus işgalini ve katliamı şu sözlerle anlattı: "Hiç kimse kurtulamadı, küçük çocuklar ve yaşlılar bile. Hepsi Rus kılıçları tarafından acımasızca katledildi” O yıllarda vatan topraklarını Rus işgaline karşı korumak için mücadele veren ve katliamda şehit düşen Türkmen askerleri ve Türkmen ataları rahmetle anıyoruz. Ruhları şâd olsun.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.