SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cevdet Yılmaz

QHA - Kırım Haber Ajansı - Cevdet Yılmaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cevdet Yılmaz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye ve Kazakistan ekonomik iş birliğini güçlendiriyor! Haber

Türkiye ve Kazakistan ekonomik iş birliğini güçlendiriyor!

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Kazakistan Başbakanı Oljas Bektenov’un başkanlığında, Kazakistan-Türkiye Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) Heyetler Arası 14. Dönem Toplantısı düzenlendi. Toplantının ardından, Yılmaz ve Bektenov, 14. Dönem KEK Protokolü ve bu kapsamdaki 67 maddelik eylem planını imzaladı. “MEVCUT İŞ BİRLİĞİMİZİ GÜÇLENDİREREK TÜM TÜRK DÜNYASININ REFAHINA KATKI SUNMAYI HEDEFLİYORUZ” Toplantı öncesi konuşan ve Türkiye ve Kazakistan’ın ortak; tarih, kültür, hafıza ve gelecek tasavvuru paylaşan iki kardeş ülke ve stratejik ortak olduğunun altını çizen Yılmaz, “Bu stratejik ortaklığı daha da perçinlemek amacıyla mayıs ayı içerisinde Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi 6. Toplantısı'nı gerçekleştireceğiz. Türkiye ve Kazakistan arasındaki ilişkiler, duygudaşlığın ötesine geçmiş ticaret, yatırım, ulaştırma, enerji, müteahhitlik, sanayi, tarım, lojistik, finans gibi çok boyutlu bir iş birliği mimarisine dönüşmüştür. Mevcut iş birliğimizi, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) başta olmak üzere üyesi olduğumuz tüm bölgesel ve uluslararası örgütlerde de güçlendirerek tüm Türk dünyasının refahına katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu anlayışla, Karma Ekonomik Komisyon toplantımız, somut projeler üretmemiz ve ortak ekonomik hedeflerimize ilerlememiz için bizlere yol haritası sunmakta, iş birliğimizin somut çıktılarının güçlenmesini sağlamaktadır.” ifadelerini kullandı. “HEDEFİMİZ 15 MİLYAR DOLARLIK TİCARET HACMİNE BİR AN ÖNCE ULAŞMAK” Türkiye ve Kazakistan arasındaki ticaretin 10 milyar dolar seviyesine ulaşarak rekor tazelediğine dikkat çeken Yılmaz, şöyle konuştu: Kazakistan ile ikili ticaretimiz de 2025 yılında 2023 yılına benzer şekilde 10 milyar dolar seviyesine ulaşarak rekor tazelemiştir. Hedefimiz Sayın Cumhurbaşkanlarımızın belirlediği üzere 15 milyar dolarlık ticaret hacmine bir an önce ulaşmaktır. Bu doğrultuda, ikili ticaretimizi artıracak tüm çalışmalara devlet yöneticileri olarak hız vermemiz ve iş dünyasının önündeki engelleri kaldırmamız gerekmektedir. Bu noktada, gümrük ve lojistik süreçlerini hızlandırmak en öncelikli vazifemiz olmalıdır. Bunun yanında, bir diğer önemli husus karşılıklı yatırımlarımızın artırılmasıdır. 2026 yılı itibarıyla Kazakistan’da 5 bin 500’e yakın Türk firmasının yaklaşık 5 milyar dolarlık yatırımı bulunmaktadır. Söz konusu rakamın artırılmasında kritik rol oynayacak Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmamızı günün şartlarına göre bir an önce güncellememiz gerekmektedir. Sayın Başbakanın bu konuda da destek olacağından şüphem yoktur. “ORTA KORİDOR BİR TERCİH DEĞİL ZORUNLULUKTUR” Küresel tedarik zincirinin derin bir kırılma yaşadığını ifade eden Yılmaz, Kuzey Koridoru’nun jeopolitik gerilimler nedeniyle öngörülemez bir hâlde olduğunu, Güney güzergâhının ise kapasitesinin sınırlarını zorladığını belirterek, “Bu tablo Orta Koridoru bir alternatif değil, zorunlu bir tercih hâline getirmiştir ve bu güzergâhın merkezinde Türkiye ve Kazakistan yer almaktadır. Bu anlamda Orta Koridor sadece iki ülkenin değil, tüm Avrasya'nın yükünü taşıyacak bir hattır ve bu hat ne kadar sağlam olursa o hattın üzerinde inşa edeceğimiz ortak refah da o kadar kalıcı olacaktır.” ifadelerini kullandı. “ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE YENİ BAŞARI HİKÂYELERİ YAZMALIYIZ” 2024 yılındaki 13. dönem KEK'te 90 maddelik bir eylem planının bulduğunu, bunun yarıya yakınının hayata geçirildiğini ve mevcut potansiyelin gerisinde kalındığını aktaran Yılmaz, “Ortak tarihimiz bize ne kadar güçlü bir miras bıraktıysa, bugün atayacağımız adımlar da yarınki nesillere o ölçüde güçlü bir gelecek bırakacaktır. Bu bilinçle önümüzdeki süreçte karşılıklı irademizin güçlü sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum. 2024 yılındaki 13'üncü Dönem KEK Toplantısında imzaladığımız 90 maddelik Eylem Planımızın yüzde 47’sini tamamlayarak hayata geçirdik. Açıkçası bu oran ilişkilerimizin mevcut potansiyelinin gerisinde kalmıştır. Hedeflerimize ulaşabilmek için iki ülke kurumları olarak daha fazla çalışmalı ve gayret göstermeliyiz. İzleme mekanizmalarını güçlendirerek, bürokrasilerimizi daha hızlı çalışmaya zorlamalıyız. Bu kapsamda, bugün imzalayacağımız yeni 67 maddelik Eylem Planımız ile ticaretten yatırımlara, müteahhitlikten sanayiye, ulaştırmadan enerjiye ve eğitimden tarıma kadar her alanda yeni başarı hikayeleri yazmalıyız. Kurumlarımızın hedeflerimize sahip çıkarak müteakip KEK toplantısına kadar sorumlu oldukları maddeleri gerçekleştirmelerinin önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum.” diye konuştu. BEKTENOV: TÜRKİYE, KAZAKİSTAN’IN EN BÜYÜK TİCARET ORTAKLARINDAN BİRİSİ Kazakistan’da sermayesini Türklerin oluşturduğu 5 binden fazla işletmenin olduğunu ve Türkiye, Kazakistan’ın en büyük ticaret ortaklarından birisi olduğunu ve ikili ticaret hacminin giderek arttığını ifade eden Bektenov, şunları kaydetti: Kazakistan hükûmeti olarak, gerekli tüm desteği sağlamaya ve gerekli koşulları oluşturmaya hazırız. Yatırımcılara temel kaynaklara erişim imkânı sunmaya, danışmanlık ve altyapı hizmetleri sunmaya ve olası tüm engelleri ortadan kaldırmaya devam edeceğiz.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Astana’da: Türkiye-Kazakistan ilişkileri gündemde Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Astana’da: Türkiye-Kazakistan ilişkileri gündemde

Türkiye-Kazakistan Hükûmetlerarası Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 14. Dönem Toplantısı, Kazakistan’ın başkenti Astana’da başladı. MEVCUT PROJELER VE YENİ İŞ BİRLİĞİ İMKÂNLARI ELE ALINDI Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, toplantı vesilesiyle bulunduğu Astana’da Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile bir araya geldi. Görüşme kapsamında bölgesel ve küresel konularla birlikte ticaret, enerji, savunma sanayi, eğitim, ulaşım ve kültürel iş birliğini içeren geniş bir yelpazede iki ülke arasındaki mevcut projeler ve yeni iş birliği imkânları ele alındı. TÜRK DÜNYASININ BİRLİK VE DAYANIŞMASI GÜÇLENİYOR Türkiye’nin Kazakistan ile olan ikili ticaret hacmini daha yukarıya taşıma, karşılıklı yatırımları artırma ve bölgesel istikrar ve refaha katkı sunma konusundaki iş birliğini kararlılıkla sürdüreceğini dile getiren Yılmaz, resmî sosyal medya hesabı üzerinden görüşmeye ilişkin yayımladığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi: Köklü tarihimizden ve ortak medeniyet mirasımızdan güç alan Türkiye–Kazakistan ilişkileri, Sayın Cumhurbaşkanlarımızın vizyonları ve yakın dostlukları sayesinde bugün her alanda daha da derinleşen stratejik ortaklık niteliği taşımaktadır. Türk dünyasının birlik ve dayanışmasını güçlendiren bu güçlü bağların, önümüzdeki dönemde yeni projelerle daha da pekişeceğine inanıyorum. Nazik kabulleri ve samimi ev sahiplikleri için Sayın Tokayev’e teşekkür ediyor, dost ve kardeş Kazakistan halkına muhabbetlerimi iletiyorum.

Aliyev’den TDT vurgusu: “Birlik olursak küresel güç oluruz” Haber

Aliyev’den TDT vurgusu: “Birlik olursak küresel güç oluruz”

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Hükûmet Başkanları/Başkan Yardımcıları Toplantısı, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlendi. Heyetleri kabul eden Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, TDT’nin uluslararası konumunun daha da güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, teşkilatın dünyanın önde gelen uluslararası kuruluşları arasında yer alması gerektiğini söyledi. Aliyev, Azerbaycan’ın teşkilâtın gelişimine önemli katkılar sunduğunu ve bu desteğin süreceğini ifade etti. “TÜRK DÜNYASI BİZİM AİLEMİZDİR, BAŞKA AİLEMİZ YOKTUR” Aliyev, TDT çerçevesindeki iş birliğinin Azerbaycan dış politikasının öncelikli alanlarından biri olduğunu vurgulayarak, “Türk dünyası bizim ailemizdir, başka bir ailemiz yoktur. Bu aileyi geleceğe taşımak için ortak çabalar büyük önem taşıyor.” dedi. TDT’nin uluslararası alanda itibar kazandığını belirten Aliyev, teşkilatın daha güçlü bir konuma ulaşmasının üye ülkelerin birlik içinde hareket etmesine bağlı olduğunu kaydetti. Aliyev, “Ortak çabalarımızla TDT'nin konumunu daha da güçlendirmeliyiz. TDT, dünyanın önde gelen uluslararası kuruluşları arasında yer almalıdır. Bu, bize bağlıdır. Ne kadar çaba gösterir, birlik olursak, önemli projeleri hayata geçirir ve aynı zamanda ortaklarımız için de önemli fırsatlar yaratırsak, uluslararası itibarımız, konumlarımız ve imkanlarımız o ölçüde artacaktır.” ifadelerini kullandı. Etnik köken temelinde kurulan uluslararası yapıların sınırlı olduğuna dikkat çeken Aliyev, "Bizi birleştiren etnik aidiyetimizdir. Bu, birinci etkendir. Onun ardından coğrafyamız, ülkeler arasındaki çok iyi ve samimi ilişkiler, ortak hedefler gelir. Bu nedenle, tüm bu unsurları göz önünde bulundurarak teşkilatımızı daha yüksek bir seviyeye taşımalıyız." cümlelerini sarf etti. EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ ELE ALINDI Toplantıda ayrıca ekonomik iş birliği, yatırım ve özellikle ulaşım ile lojistik alanındaki projeler de gündeme geldi. Aliyev, Orta Koridor başta olmak üzere Trans-Hazar ve Zengezur koridorlarının mevcut jeopolitik ortamda büyük önem taşıdığını vurguladı. Aliyev, TDT üyesi ülkelerin Karabağ ve Doğu Zengezur’un yeniden inşasına verdiği desteklere teşekkür ederek, Türkiye’de meydana gelen depremlerin ardından Azerbaycan’ın Kahramanmaraş’ta 100 milyon dolarlık “Azerbaycan Mahallesi” inşa ettiğini hatırlattı. Bu tür yardımların kardeşlik bağlarını güçlendirdiğini belirtti. Toplantıda, Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Özbekistan Başbakanı Abdulla Aripov, Kazakistan Başbakanı Oljas Bektenov, Kırgızistan Başbakanı Adılbek Kasımaliyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Türkmenistan Başbakan Yardımcısı Nökerguli Ataguliyev ve TDT Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanıçbek Ömüraliyev yer aldı.

STRATCOM Zirvesi 2026 İstanbul’da başladı: Küresel krizler ve yeni düzen arayışı gündemde Haber

STRATCOM Zirvesi 2026 İstanbul’da başladı: Küresel krizler ve yeni düzen arayışı gündemde

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen STRATCOM Zirvesi 2026, İstanbul’da Conrad İstanbul Bosphorus’ta başladı. “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temasıyla gerçekleştirilen zirvenin açılış töreni, zirvenin tematik çerçevesini ortaya koyan video gösterimiyle başladı. Açılış konuşmalarını gerçekleştiren Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, zirvenin uluslararası ölçekte artan etkisine dikkat çekerek, organizasyonun her geçen yıl daha geniş bir katılımla küresel bir marka hâline geldiğini vurguladı. Duran, zirvenin bu yıl “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temasıyla düzenlendiğini belirterek, hem stratejik iletişimin teknik boyutlarının hem de uluslararası sistemde derinleşen çok boyutlu krizlerin kapsamlı biçimde ele alınacağını ifade etti. Küresel düzeyde yaşanan dönüşümlerin artık teorik bir tartışma olmaktan çıktığını ve somut bir gerçekliğe dönüştüğünü dile getiren Duran, mevcut uluslararası düzenin aşınma sürecinin geride kaldığını, yeni ancak henüz şekillenmemiş bir döneme girildiğini söyledi. “ULUSLARARASI SİSTEMDE BELİRSİZLİK DAHA GÖRÜNÜR HÂLE GELDİ” Uluslararası sistemde belirsizlik, güvensizlik ve çifte standartların giderek daha görünür hâle geldiğini kaydeden Duran, bu sürecin geçici dalgalanmalardan ziyade yapısal bir dönüşüme işaret ettiğini belirtti. Güç kullanımının diplomasi ve uzlaşının önüne geçtiğini, askerî ve ekonomik araçların daha agresif biçimde devreye sokulduğunu ifade eden Duran, bu durumun normlar ve değerler alanında ciddi bir aşınmaya yol açtığını vurguladı. Konuşmasında küresel gelişmelere de değinen Duran, özellikle Gazze’de yaşananların uluslararası sistemin işleyişine dair çarpıcı bir örnek oluşturduğunu belirterek, uluslararası hukukun etkin şekilde işletilemediğini ve küresel sistemin bu süreçte yetersiz kaldığını ifade etti. Medyanın da bazı durumlarda hakikati yansıtmaktan uzaklaştığını ve tek taraflı anlatıların öne çıktığını dile getiren Duran, bunun yalnızca siyasi değil aynı zamanda ahlaki bir sorun olduğunu söyledi. Teknolojik dönüşümün iletişim alanındaki etkilerine de dikkat çeken Duran, yapay zekâ, algoritmalar ve dijital platformların bilgi akışını dönüştürdüğünü, ancak aynı zamanda dezenformasyon riskini de artırdığını belirtti. Günümüzde yalnızca bilginin değil, hakikatin de aşındırıldığı bir “dezenformasyon çağı” ile karşı karşıya olunduğunu ifade eden Duran, bu durumun küresel ölçekte ciddi bir tehdit oluşturduğunu kaydetti. DURAN’DAN UKRAYNA’YA VURGU Türkiye’nin bu süreçte proaktif bir yaklaşım benimsediğini belirten Duran, uluslararası krizlere karşı erken uyarılar yapıldığını ve diplomasi odaklı çözümlerin önceliklendirildiğini söyledi. Türkiye’nin, çatışmalarda taraf olmak yerine barış, istikrar ve diyalogdan yana tutum sergileyen bir aktör olarak öne çıktığını vurgulayan Duran şu ifadeleri kullandı: Türkiye, uluslararası düzenin irtifa kaybını ve bu alandaki normatif çöküşü çok önceden görmüştür ve bu yönde defalarca da güçlü uyarılarda bulunmuştur. Bir örnek vermek gerekirse, Suriye ve Irak'ta yaklaşmakta olan sistemik krizleri önceden Türkiye öngördü ve gerekli uyarıları yaptı. Ukrayna'daki savaşta da bu meselenin askerî yollarla çözülemeyeceğini ifade ettik ve bu nedenle diplomatik angajmanlara yöneldik. Belki de en önemlisi, adaletin dünya düzeni için ne kadar hayati olduğunu tarihsel köklerimizden aldığımız ilhamla çok erken bir dönemde kavramıştık.Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın daha adil bir dünya mümkündür çağrısı uyarılarımızın ve küresel adalet talebinin en güçlü ifadesiydi ve dünyaya yapılan çok önemli bir çağrıydı. Türkiye olarak küresel krizin kronikleştiği her noktada kendimize özgü yaklaşımlar ve modeller sergiledik. Yaklaşmakta olan krizlere ve çatışmalara önce bölgemizde ardından küresel ölçekte çözüm üretmeye gayret gösterdik ve hala da göstermeye devam ediyoruz. Bu çabamız yalnızca diplomatik bir refleks değil, aynı zamanda tarihsel bir sorumluluk bilincinin ve çok boyutlu dış politika anlayışımızın bir yansımasıdır.” Stratejik iletişimin hâlihazırda bir güç unsuru hâline geldiğine dikkat çeken Duran, artık tehditlerin yalnızca askerî araçlarla değil, bilgi ve algı yönetimi üzerinden de şekillendiğini ifade etti. Duran bu nedenle hakikatin korunmasının, fiziksel sınırların korunması kadar kritik hâle geldiğini belirtti. Duran, dezenformasyonla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalara da değinerek, 2022 yılında kurulan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi aracılığıyla binlerce yanıltıcı içeriğin tespit edildiğini ve kamuoyunun bilgilendirildiğini söyledi. Uluslararası topluma da çağrıda bulunan Duran, tüm paydaşları hakikat temelli bir iletişim anlayışı benimsemeye davet ederek, doğrulanmamış bilgiye karşı daha bilinçli ve dirençli bir duruş sergilenmesi gerektiğini ifade etti. İletişim alanında tesis edilecek adaletin, küresel barış ve istikrarın yeniden inşasında temel rol oynayacağını belirten Duran, zirvenin bu doğrultuda önemli çıktılar üretmesini temenni etti. ERDOĞAN’DAN KATILIMCILARA VİDEO MESAJ İLE HİTAP ETTİ Zirve kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katılımcılara video mesaj ile hitap etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına zirveye farklı ülkelerden katılan misafirlere hitap ederek başladı. İstanbul’un kıtaların, kültürlerin ve gönüllerin buluşma noktası olduğuna dikkat çeken Erdoğan, katılımcılara “hoş geldiniz” mesajını iletti. Zirvenin bu yıl “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temasıyla düzenlendiğini hatırlatan Erdoğan, organizasyonun uluslararası sistemde yaşanan dönüşümlerin çok boyutlu şekilde ele alınması açısından önemli bir platform sunduğunu belirtti. Erdoğan iki gün boyunca liderlik diplomasisinden dijital dönüşüme, çatışma çözümünden küresel iklim yönetimine kadar geniş bir yelpazede gerçekleştirilecek panel ve oturumların insanlık adına faydalı sonuçlar doğurmasını temenni etti. “TÜRKİYE BARIŞ ODAKLI DURUŞUNU KARARLILIKLA SÜRDÜRECEK” Konuşmasında küresel sisteme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan uluslararası düzenin ciddi bir meşruiyet kriziyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Sistemin temelini oluşturan kurumlar, kurallar ve değerlerin giderek işlevsiz hâle geldiğini belirten Erdoğan şu ifadeleri kullandı: Güç rekabetinin enerji, teknoloji ve ticaret gibi farklı alanlara yayıldığı, sorunların diyalog yerine silahla çözülmeye çalışıldığı, soykırımların, savaşların ve krizlerin giderek daha da tırmandığı zorlu bir dönemden geçiyoruz. Gazze’de olduğu gibi hepimizin yüreğini sızlatan trajedilerin sona ermesi, bölgemiz başta olmak üzere tüm dünyada barış, huzur ve istikrarın yeniden temin edilmesi geçmişe hiç olmadığı kadar önemlidir. Hakikat aslında gün gibi ortadayken, gerçekleri tahrif etmek üzere kurgulanan yeni ve sahte anlatıların önüne geçebilmek için iletişim ve iş birliği mekanizmalarını bugün daha da güçlendirmek zorundayız. Bu noktada devlet ve hükûmetlerin yanı sıra akademisyenlerden, sivil toplum ve düşünce kuruluşlarına, uluslararası aktörlerin daha fazla inisiyatif alması ve daha aktif olması kaçınılmazdır. Türkiye olarak insani değerleri ve adaleti merkeze alan ilkeli, kararlı ve barış odaklı duruşumuzu sürdürmeye yalnızca bölgemizde değil, tüm dünyada huzur ve güvenin yeniden inşa edilmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Erdoğan, zirvenin hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ederek konuşmasını sonlandırdı. YILMAZ: TÜRKİYE BARIŞ VE DİYALOGTAN YANA AKTİF BİR TUTUM SERGİLİYOR Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise, küresel sistemde yaşanan dönüşüm, krizler ve stratejik iletişimin artan rolüne ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına zirveye katılan uluslararası misafirleri selamlayarak başlayan Yılmaz, organizasyonun her geçen yıl artan etkisine dikkat çekti. Zirvenin bu yıl “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temasıyla düzenlenmesini, mevcut küresel konjonktür açısından son derece yerinde ve zamanlı bir tercih olarak nitelendirdi. Yılmaz farklı coğrafyalardan katılımcıların bir araya gelmesinin, artan küresel belirsizlikler karşısında önemli bir diyalog ve iş birliği zemini sunduğunu ifade etti. Konuşmasında güncel çatışmalara da değinen Yılmaz, özellikle bölgesel savaşların yalnızca insani değil, aynı zamanda ekonomik ve çevresel maliyetler doğurduğunu belirtti. Türkiye’nin bu süreçte öncelikli hedefinin çatışmaların sona erdirilmesi ve diplomatik yollarla kalıcı çözümler üretilmesi olduğunu vurguladı. Yılmaz, Türkiye’nin uluslararası platformlarda barış ve diyalogdan yana aktif bir tutum sergilediğini ifade etti. Stratejik iletişimin günümüzde savaş ve krizlerin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğine dikkat çeken Yılmaz, iletişim alanındaki dönüşümün dijitalleşme ile birlikte hız kazandığını söyledi. Algoritmalar ve dijital platformların küresel algıyı şekillendiren temel unsurlar hâline geldiğini belirten Yılmaz, hakikat ile algı arasındaki sınırın giderek bulanıklaştığını ve dezenformasyonun güçlü bir araç olarak kullanıldığını ifade etti. Yapay zekâ teknolojilerinin bu süreci daha da karmaşık hâle getirdiğini kaydeden Yılmaz, sahte içerik üretiminin artmasının iletişim alanını stratejik bir rekabet sahasına dönüştürdüğünü söyledi. Yılmaz veri egemenliği ve dijital bağımsızlık kavramlarının devletlerin güvenlik perspektifinde merkezi bir konuma yerleştiğini vurguladı. Bilgiye erişimin zorlaştığına da dikkat çeken Yılmaz, özellikle çatışma bölgelerinde gazetecilerin sahaya erişiminin kısıtlanmasının ve iletişim altyapılarına yönelik müdahalelerin, doğru ve doğrulanabilir bilgiye ulaşımı engellediğini ifade etti. Yılmaz bu durumun, manipülatif içeriklerin yayılmasına zemin hazırladığını belirtti. “TÜRKİYE KRİZ BÖLGELERİNDE ARABULUCULUK ROLÜ ÜSTLENİYOR” Türkiye’nin dış politikadaki yaklaşımına da değinen Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde barış, diyalog ve diplomasi odaklı bir çizgi benimsendiğini belirtti. Türkiye’nin farklı kriz bölgelerinde arabuluculuk ve kolaylaştırıcılık rolü üstlendiğini hatırlatan Yılmaz şu cümleleri sarf etti: Krizlerin derinleştiği anlarda taraflar arasında kurulan temasın devamlılığı süreçlerin kontrol altında tutulabilmesinin yegâne güvencesidir. Bu temas kurumsal mekanizmalardan önce liderlerin şahsi güvenine ve karşılıklı sorumluluk duygusuna dayanır. Bu noktada şunun altını da çizmek isterim. Liderler her zaman önemlidir. Her koşulda önemlidir. Ancak fırtınalı zamanlarda, kaotik zamanlarda liderliğin önemi bir kat daha artmaktadır. Bu anlamda dirayetli liderliğiyle sadece ülkemiz için değil, bölgemiz için ve küresel düzen içinde son derece önemli bir değer olan Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinin çok daha kıymetli hâle geldiğini vurgulamak istedim. Rusya Ukrayna Savaşı yaşanırken ki beşinci yılına girdi artık. Her iki tarafla da görüşebilen tahıl anlaşması gibi tüm insanlığı küresel ekonomiyi ilgilendiren konularda mesafe alınmasını sağlayan lider Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Güney Kafkasya'da Azeri, Ermeni diyaloğunda ve barış çabalarında ne kadar önemli bir rol oynadığını hepimiz biliyoruz. Yine Afrika'da Etiyopya Somali geriliminde ortaya koyduğu tavrı ve başarıyı tüm dünya izledi. Balkanlar'da Pakistan Afganistan çatışmasında kısacası tüm kriz alanlarında Türkiye'nin ilkesel bir tavır ortaya koyduğunun altını çizmek istiyorum. Bu yaklaşım bir krize dönük bir olaya dönük tavrın ötesinde sistematik bir tutumu sergilemektedir. Bu da tüm taraflarla iletişim içinde olan barışı arayan müzakereyi arayan bir tavırdır. Diplomasinin alternatifi bellidir. Bunu yaşayarak görüyoruz. Çatışma, kan, gözyaşı, ekonomik kayıplar, çevresel yıkım diplomasinin alternatifi bu. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti bir taraftan bu savaşların dışında kalarak istikrarını en temel öncelik olarak görüp vatandaşının menfaatlerini en üst düzeyde ele alırken diğer taraftan da barış için ilkesel bir tavırla her türlü çabayı sarf etmektedir. Konuşmasının sonunda stratejik iletişimin günümüzde yönetişimin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini ifade eden Yılmaz, iletişimin güven inşa etme, belirsizlikleri yönetme ve toplumsal dayanıklılığı artırma açısından kritik bir rol üstlendiğini dile getirdi. Yılmaz, zirvenin uluslararası iş birliğini güçlendirecek önemli çıktılar üretmesini temenni ederek, organizasyonda emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti. Zirvenin ilk günü, açılış konuşmalarının ardından farklı başlıklarda düzenlenen oturumlarla devam edecek.

Dünyanın gözü İstanbul'da: Küresel sistemin masaya yatırılacağı dev zirve başladı Haber

Dünyanın gözü İstanbul'da: Küresel sistemin masaya yatırılacağı dev zirve başladı

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından bu yıl beşincisi tertip edilen Stratejik İletişim Zirvesi STRATCOM Zirvesi, Conrad İstanbul Bosphorus'ta başladı. İki gün boyunca devam edecek olan zirveye, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın’ın yanı sıra 10 ülkeden 11 bakan ve 60’tan fazla üst düzey yetkili katılıyor. "Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" temasıyla düzenlenen zirvede, uluslararası sistemde yaşanan kopuş ve sonucunda ortaya çıkan krizler ile küresel düzen arayışlarına yönelik farklı bölgelerden yaklaşımlar ele alınacak. KÜRESEL BELİRSİZLİKLER VE ANLATI MÜCADELESİ GÜNDEMDE Artan jeopolitik gerilimler, ekonomik dalgalanmalar ve çok katmanlı krizlerin gölgesinde düzenlenecek Zirvede, yalnızca uluslararası sistemdeki yapısal değişimler değil, aynı zamanda giderek yoğunlaşan küresel anlatı rekabeti de tartışılacak. Münih Güvenlik Konferansı sonrasında uluslararası sistemin geleceğini stratejik iletişim perspektifiyle ele alan ilk üst düzey platform olma özelliği taşıyan STRATCOM Zirvesi, özellikle Orta Doğu'daki savaşın uluslararası düzeyde kapsamlı biçimde ele alınacağı önemli bir zemin de sunuyor. Zirvenin açılışı, üst düzey isimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın video mesajla katılacağı zirvede, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran açılış konuşmalarıyla yer alacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın ise ana konuşmacı olarak zirveye katılacak. Zirve, toplam 38 ülkeden ve 6 uluslararası kuruluştan liderleri, diplomatları, akademisyenleri, medya profesyonellerini ve iletişim uzmanlarını da bir araya getirecek. ZİRVEDE İKİ GÜNLÜK YOĞUN GÜNDEM STRATCOM'un iki günlük yoğun programında, küresel sistemdeki dönüşüm çok boyutlu başlıklarla ele alınacak. İlk gün, uluslararası sistemde değişen güç dengeleri ve stratejik iletişimin uluslararası düzeni şekillendirmedeki rolüne odaklanılacak, lider diplomasisi, dijital iletişim, iklim diplomasisi ve savunma sanayisi gibi konular kapsamlı şekilde tartışılacak. Ayrıca, küresel ölçekte artan güven ve meşruiyet krizi ile kadın liderler perspektifinden kriz yönetimi de gündemde yer alacak. Zirvenin ikinci gününde ise bölgesel ve küresel güvenlik başlıkları öne çıkacak. Özellikle Orta Doğu'daki savaşa ilişkin gelişmelerin derinlemesine ele alınacağı oturumların yanı sıra, küresel yönetişimde yeni normal, stratejik iletişimde yapay zekanın etkisi, yumuşak gücün sınırları ve çatışma bölgelerinde hakikat mücadelesi gibi kritik konular masaya yatırılacak.

Gönüllüler Koalisyonu liderlerinden Ukrayna’ya destek ve Rusya’ya ateşkes çağrısı Haber

Gönüllüler Koalisyonu liderlerinden Ukrayna’ya destek ve Rusya’ya ateşkes çağrısı

Rusya'nın Ukrayna'ya karşı 24 Şubat 2022 tarihinden bu yana sürdürdüğü topyekûn işgal girişimi ve saldırılarının dördüncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen Gönüllüler Koalisyonu Çevrim İçi Liderler Zirvesi’nde, Ukrayna’ya destek ve dayanışma mesajları öne çıktı. Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un eş başkanlığında gerçekleştirilen zirveye çok sayıda Avrupalı lider katıldı. Türkiye’yi ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz temsil etti. “ENERJİ SİSTEMİMİZİ YENİDEN KURMAK İÇİN YARDIMA İHTİYACIMIZ VAR” Zirvenin açılışında konuşan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), Ukrayna’ya destek veren ülkelere teşekkür ederek, Rusya’nın özellikle sivil yerleşim yerleri ve enerji altyapısını hedef aldığını vurguladı. Ukrayna’nın zorlu bir kış dönemi geçirdiğini belirten Zelenskıy, “Dostlarımızın yardımı ve halkımızın direnci sayesinde ayakta kalabildik. Enerji sistemimizi yeniden kurabilmemiz için desteğe ihtiyacımız var.” dedi. Ukrayna’nın hava savunma kapasitesinin güçlendirilmesi için ABD sistemlerine ihtiyaç duyduklarını ifade eden Zelenskıy, Avrupa Birliği’nden (AB) Rusya’nın “gölge filosuna” yönelik yeni yaptırımlar beklediklerini söyledi. AB’nin Ukrayna için planladığı 90 milyar avroluk kredi paketine de değinen Zelenskıy, söz konusu fonun Ukrayna’nın savunma ve yeniden inşa süreci açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Barış müzakerelerine de değinen Zelenskıy, Avrupa’nın sürece daha aktif katılımının önemine işaret ederek, “Bu hafta ya da önümüzdeki on gün içinde üçlü formatta görüşmeler gerçekleşebilir. Avrupalıları müzakere sürecine dahil etmeye çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı. “KISA VADEDE BARIŞ İHTİMALİ SON DERECE DÜŞÜK” Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, konuşmasında Ukrayna’ya desteklerinin süreceğini vurgulayarak Rusya’nın barışa yönelik somut bir irade ortaya koymadığını söyledi. Macron, “Kısa vadede bir barış sağlanacağı konusunda açıkçası son derece şüpheliyim. Rus tarafında şu anda ne barışa ne de sağlam ve kalıcı bir barışa yönelik bir irade mevcut.” dedi. Ukrayna’ya yönelik mali ve askerî desteğin devam edeceğini belirten Macron, AB’nin 90 milyar avroluk destek paketinin hayata geçirileceğini ifade etti. Rusya’ya yönelik yaptırımların artırılması gerektiğini kaydeden Macron, özellikle Rus petrolünü taşıyan “gölge filonun” hedef alınmasının etkili bir adım olacağını söyledi. “PUTİN KAZANAMAYACAĞINI ANLADIĞINDA SAVAŞ SONA ERECEK” Zirveye görüntülü mesajla katılan Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Almanya’nın Ukrayna’ya verdiği desteğin süreceğini belirterek askerî yardımın 11,5 milyar avroya çıkarıldığını açıkladı. Merz, “Bu savaş, Putin kazanamayacağını anladığında sona erecek.” diyerek Rusya üzerindeki baskının artırılması gerektiğini vurguladı. Kalıcı barışın ancak güçlü güvenlik garantileriyle mümkün olacağını ifade eden Merz, Ukrayna’nın güvenliğinin Avrupa’nın güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. ORTAK BİLDİRİDE UKRAYNA’NIN EGEMENLİĞİNE DESTEK VURGUSU Otuzdan fazla liderin katıldığı zirvenin ardından yayımlanan ortak bildiride, Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne verilen desteğin süreceği ifade edildi. Bildiride, Rusya’ya tam ve koşulsuz ateşkesi kabul etmesi ve müzakerelere anlamlı şekilde katılması çağrısında bulunuldu. Koalisyon liderleri, Ukrayna’nın güvenliğini sağlamak amacıyla çok katmanlı güvenlik garantileri ve çok uluslu kuvvet seçenekleri üzerinde çalışmayı sürdüreceklerini de teyit etti. Ayrıca Ukrayna’nın enerji altyapısının yeniden inşası ve askerî kapasitesinin güçlendirilmesi için mali ve teknik desteğin artırılacağı belirtildi. TÜRKİYE’DEN DİPLOMATİK ÇÖZÜM VURGUSU Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen katıldığı zirvenin ardından yaptığı açıklamada Türkiye’nin adil ve kalıcı barış için diplomatik çabalara desteğini yineledi. Yılmaz, Türkiye’nin uluslararası hukuka dayalı çözüm çabalarını desteklemeyi sürdüreceğini belirterek, İstanbul’da başlatılan müzakere sürecinin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin bölgesel istikrar ve güvenliğin sağlanması için sorumluluk almaya devam edeceğini vurgulayan Yılmaz, kalıcı barışa yönelik siyasi ve diplomatik girişimlere katkı sunmayı sürdüreceklerini ifade etti.

Büyükelçi Celâl, 29 Ekim dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı tebrik etti Haber

Büyükelçi Celâl, 29 Ekim dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı tebrik etti

Türkiye, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusunu yaşıyor. Bayram dolayısıyla Anıtkabir'de tertip edilen tören sonrasında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde tebrikleri kabul etti. Törene katılan isimler arasında yer alan Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Erdoğan ve Türk milletinin Cumhuriyet Bayramı'nı kutladı. Tören sonrasında açıklamada bulunan Büyükelçi Celâl şu ifadeleri kullandı: Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı ve onun şahsında tüm Türk milletini en içten dileklerimle tebrik ettim. Cumhuriyet Bayramı, devletin yeniden doğuşunun, ulusun gücünün ve sarsılmaz ruhunun sembolüdür. Ukrayna ve Türk halklarını özgürlük ve bağımsızlığın bedelini derinden bilen ortak bir tarih bilinci birleştiriyor. Hem Türkiye hem de Ukrayna, kendi toprakları, onurları ve özgür yaşama hakları uğruna zorlu bir mücadele vermiştir.Türk halkına barış, birlik, refah ve Cumhuriyet’in gelişiminde yeni başarılar diliyorum. Ukrayna ile Türkiye arasındaki dostluğun her geçen yıl daha da güçlenmesini temenni ediyorum. Törende, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, TBMM üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, kamu kurumlarının yöneticileri, Ankara'da görevli büyükelçiler, yabancı misyon şefleri, uluslararası kuruluşların temsilcileri, Erdoğan'a bayram tebriklerini sundu. Törende, başkentte görevli çeşitli rütbelerden askeri personel de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tebriklerini iletti.

Kırgızistan ve Türkiye’den kapsamlı iş birliği hamlesi: Yeni Eylem Planı imzalandı Haber

Kırgızistan ve Türkiye’den kapsamlı iş birliği hamlesi: Yeni Eylem Planı imzalandı

Türkiye ile Kırgızistan, Bişkek’te imzalanan yeni Eylem Planı ile stratejik ortaklığı derinleştirerek ticaret, yatırım ve kültürel iş birliğini genişletme kararı aldı. Türkiye ve Kırgızistan arasında 12. Dönem Türkiye-Kırgızistan Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) Protokolü imzalandı. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Kırgızistan Bakanlar Kurulu Başkanı Adılbek Kasımaliyev, Bişkek'te baş başa ve heyetler arası görüşmeler yaptı. Görüşmelerin ardından, Yılmaz ve Kasımaliyev'in başkanlığında, Türkiye-Kırgızistan KEK 12. Dönem Toplantısı düzenlendi. Toplantı sonrasında iki ülke arasındaki anlaşmaların imza törenine geçildi. Yılmaz ve Kasımaliyev, KEK Protokolü'nü ve bu kapsamda 77 maddelik yeni eylem planını imzaladı. Törende, ayrıca, Kırgız Cumhuriyeti Bakanlar Kuruluna bağlı Devlet Arazi Kaynakları, Kadastro, Jeodezi ve Haritacılık Ajansı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü arasında mutabakat zaptı ile Kırgız Cumhuriyeti Ticaret ve Sanayi Odası ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) arasında mutabakat zaptı imza altına alındı. HEDEF KISA VADEDE 2 MİLYAR DOLAR, ORTA VADEDE İSE 5 MİLYAR DOLAR TİCARET HACMİ Cevdet Yılmaz, imza töreninin ardından sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, “Kırgızistan Bakanlar Kurulu Başkanı Sayın Adılbek Kasımaliyev ile baş başa görüşmemizin ardından, Hükümetlerarası Karma Ekonomik Komisyonu'nun 12'nci Dönem Toplantısı'nı başarıyla tamamladık. 77 maddelik Eylem Planı ve imzaladığımız mutabakatlarla; ticaret, enerji, ulaştırma, tarım, eğitim, sağlık, kültür ve bilişim gibi pek çok alanda ilişkilerimizi daha da güçlendirecek somut adımlar atıyoruz. Ortak yol haritamız; iki kardeş ülkenin 'Kapsamlı Stratejik Ortaklık' vizyonunu ekonomik, ticari ve yatırım alanlarına taşımak için güçlü bir iradeyi ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, kısa vadede 2 milyar dolar, orta vadede ise 5 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize ulaşacağımıza inancımız tamdır. Nazik ev sahipliği için başta Sayın Kasımaliyev olmak üzere Kırgız dostlarımıza teşekkür ediyor, alınan kararların ve bugün imzaladığımız KEK 12'nci Toplantısı Protokolümüzün hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.