SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Festival

QHA - Kırım Haber Ajansı - Festival haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Festival haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

1. Uluslararası Kırım Film Festivali İstanbul’da başladı: Yüzyıllık sinema hafızası perdeye taşıyor Haber

1. Uluslararası Kırım Film Festivali İstanbul’da başladı: Yüzyıllık sinema hafızası perdeye taşıyor

Kırım Tatar sanatını, tarihini ve güncel meselelerini sinema üzerinden ele alan 1. Uluslararası Kırım Film Festivali bugün başladı. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle Emel Kırım Vakfı tarafından düzenlenen organizasyon İstanbul’da sinemaseverlerle buluşuyor. "Kırım Tatar Sinemasının 100 Yılı" temasıyla gerçekleştirilen festival, SSCB döneminde 1926 yılında çekilen tarihî Alim (Aydamak) filminin gösterimiyle kapılarını araladı. TARİHÎ ALİM FİLMİ SEYİRCİYLE BULUŞTU Emel Kırım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Büşra Kayar, Alim (Aydamak) filminin gösteri öncesinde film hakkında bilgi verdi. Kayar, konuşmasında Çarlık döneminde eşkıya olarak tanınan, Kırım Muhtar Cumhuriyeti döneminde ise Kırım halkının kahramanlarından biri olarak kabul edilen Alim Azametoğlu’nun, halk arasında “Alim Aydamak” adıyla bilindiğini belirtti. Alim Aydamak etrafında şekillenen sinema ve halk anlatısına değinen Kayar, 2026 yılının film açısından özel bir anlam taşıdığını ifade ederek, yapımın ilk kez beyaz perdede gösterilmesinin üzerinden 100 yıl geçtiğini söyledi. “Alim” filminin Kırım Tatar sinema tarihindeki ilk önemli yapımlardan biri olduğunu belirten Kayar, eserin yalnızca bir sinema filmi olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Kayar, filmin aynı zamanda Kırım Tatar halkının tarihî hafızasının, sözlü kültürünün ve kahramanlık anlatılarının yanı sıra 1920’li yıllardaki kültürel hayatın sinemaya aktarılması bakımından da önem taşıdığını kaydetti. George Tasin tarafından yönetilen filmin ilk olarak 16 Ağustos 1926’da Moskova’da, ardından 30 Kasım 1926’da Kıyiv’de gösterildiğini aktaran Kayar, filmin çekimlerinin Yalta Sinema Stüdyosu tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. Kayar, 1925 yılının sonbaharında başlayan çekimlerin Kırım’ın farklı bölgelerinde gerçekleştirildiğini belirterek, Ay Petri ve Çatır Dağ, Sudak’ın Vörön köyü ve Bahçesaray pazarı gibi mekânların filmde kullanıldığını ifade etti. Filmin konusunun Alim’in adaletsizliğe karşı çıkması ve haksızlığa uğrayan halkı savunması üzerinden şekillendiğini belirten Kayar, bu anlatının Alim’i zamanla bir halk kahramanına dönüştürdüğünü söyledi. Kayar, “Alim” filminin Kırım Tatar sinema tarihinin başlangıç noktalarından biri olmasının yanı sıra, Kırım Tatar halk kültürünün sözlü kahramanlarından birinin sinema aracılığıyla geniş kitlelere aktarılması açısından da önemli bir kültürel miras niteliği taşıdığını vurguladı. “TÜRKİYE’DE İLK KEZ İSTANBUL’DA GÖSTERİLECEK” Festival Yönetmeni ve yazar Neşe Sarısoy Karatay, “Alim” filminin Sovyetler Birliği döneminde yasaklandığını ve uzun yıllar beyaz perdede gösterilemediğini belirterek, filmin Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından 1990’lı yıllarda yeniden ortaya çıkarıldığını ifade etti. Filmin arşivlerden çıkarıldıktan sonra günümüz teknolojisiyle restore edilerek daha kaliteli hale getirildiğini aktaran Karatay, yapımın yeniden seyirciyle buluşturulduğunu söyledi. Karatay, “Alim” filminin Türkiye’de ise ilk kez İstanbul’da gösterileceğini belirtti. Karatay, filmin Sovyetler Birliği döneminde, Kırım Muhtar Cumhuriyeti Başkanı Veli İbrahim’in desteğiyle çekildiğine dikkat çekerek, “1926 yılında çekilen sessiz filmin başrol oyuncusu Hayri Emirzade’ydi. Sanat danışmanlığını ise Hüseyin Badaninski yaptı.” dedi. Filmin Yalta ve çevresindeki köylerde Kırım Tatar oyuncuların katılımıyla çekildiğini belirten Karatay, yapımın Kırım Tatar kültürüne ilişkin önemli görsel unsurlar barındırdığını ifade etti. Karatay, “Filmin her karesinde 19. yüzyıl Kırım Tatar millî giysilerini, geleneklerini ve adetlerini görmek mümkün. Bu yönüyle ‘Alim’, yalnızca bir sinema filmi değil, aynı zamanda dönemin Kırım Tatar kültürünü ve yaşam biçimini yansıtan önemli bir görsel kaynak niteliğinde.” ifadelerini kullandı. Karatay, filmin 100 yıl sonra Türkiye’de seyirciyle buluşmasının Kırım Tatar sinema tarihi ve kültürel mirasının tanıtılması açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı. Festival Yönetmeni ve yazar Sarısoy Karatay’ın konuşmasından sonra, Alim (Aydamak) filmi seyirciyle buluştu. ZAFER KARATAY CENGİZ DAĞCI’YI ANLATTI Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, yönetmenliğini yaptığı “Cengiz Dağcı” belgeseli gösterimi öncesinde bir konuşma gerçekleştirdi. Cengiz Dağcı'yı çocukluk yıllarında tanıdığını belirten Karatay, 11-12 yaşlarında köyde “Korkunç Yıllar” romanını okuduğunu ve bu eserin hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Karatay, o yaşlarda bir köy çocuğu olarak ilerleyen yıllarda Cengiz Dağcı ile tanışacağını ve onun belgeselini çekeceğini hayal bile edemediğini ifade etti. Karatay, Emel dergisini 1983 yılında yayımlamaya başladıkları dönemde, derginin abone adresleri arasında Cengiz Dağcı'nın adresine ulaştıklarını aktardı. Dağcı'ya dergiyi göndermeye ve mektuplaşmaya başladıklarını belirten Karatay, o yıllara ait mektupların hâlâ ellerinde bulunduğunu söyledi. Daha sonra Cengiz Dağcı ile telefon aracılığıyla iletişim kurduklarını anlatan Karatay, Ankara'dan Dağcı'nın sesini ilk kez telefonda duyduğunu ve Dağcı'nın kendisini mektuplarından tanıdığını belirtti. Bu iletişimin 1983 yılından sonra da devam ettiğini kaydetti. TRT'de çalışmaya başladıktan sonra Türk dünyası ve Kırım üzerine belgeseller hazırlamanın en büyük hayallerinden biri olduğunu ifade eden Karatay, bir süre sonra Cengiz Dağcı'nın belgeselini çekme fırsatı bulduğunu söyledi. Dağcı'nın yalnızca büyük bir yazar değil, aynı zamanda son derece mütevazı bir insan olduğunu vurgulayan Karatay, “Cengiz Dağcı inanılmaz bir vatansever ve aynı zamanda inanılmaz mütevazı bir insandı.” dedi. Belgesel projesinden Dağcı'ya söz ettiğinde onun ilk olarak kendisini değil, Kırım'daki insanları düşündüğünü aktaran Karatay, Dağcı'nın kendisine, “Git bizim insanlarımızı çek. Sürgünde olanları çek. Onlar vatanlarını unutmuyorlar, gençliklerini unutmuyorlar. Onları çek.” şeklinde karşılık verdiğini anlattı. Karatay, Dağcı'nın kendi hayatından ve eserlerinden ziyade Kırım'daki soydaşlarının durumuyla ilgilendiğini belirterek, “Kendisi için hiçbir şey yapmadı. O dönemde insanlarının ve onların yaşadığı durumun peşindeydi.” ifadelerini kullandı. Belgesel çekimleri için Dağcı'nın yanına gittiklerinde kameraların açılmasıyla birlikte Dağcı'nın ilk olarak Kırım'daki soydaşlarını sorduğunu anlatan Karatay, “Kırım'daki kardeşlerimiz ne yapıyor? Nasıllar? Kırım'da neler oluyor, bana anlatın.” dediğini aktardı. Dağcı'nın Kırım'a ve Kırım Tatarlarına duyduğu ilgiyi anlatan Karatay, çekimler sırasında onunla uzun saatler ve günler geçirdiklerini söyledi. Karatay, Dağcı'nın kendileriyle yeniden görüşmek için sabırsızlandığını belirterek, “Cengiz Dağcı'dan ayrılırken hava kararıyordu. Otele dönüyorduk. ‘Yarın ne zaman geleceksiniz? Erken gelin. Hayır, daha erken gelin.’ diyordu. Kırım'daki kardeşlerimiz hakkında bizimle konuşmak isteyen bir insandı.” ifadelerini kullandı. “CENGİZ DAĞCI BİR OKYANUSTU” Karatay, “Cengiz Dağcı aslında bir okyanustur. Bütün eserleri bir okyanustur. Onu farklı yaşlarda ve farklı yıllarda okuduğunuzda üzerinizde farklı etkiler bırakır.” dedi. Dağcı’nın özellikle Kırım Tatarları tarafından okunmasının önemine dikkat çeken Karatay, “Korkunç Yıllar” ile başlanmasını, ardından “Yurdunu Kaybeden Adam”, “Biz Beraber Geçtik Bu Yolu” ve diğer eserlerinin okunmasını tavsiye etti. Belgesel hazırlığı sırasında Dağcı hakkında her defasında yeni şeyler keşfettiğini belirten Karatay, “Her seferinde, keşke Cengiz Dağcı ile konuşurken şu soruyu da sorsaydım, diyorum. Sorulacak çok soru, anlatılacak çok şey var.” ifadelerini kullandı. Karatay, Dağcı’nın Kırım’a olan bağlılığını anlatırken 1993 yılında hazırladıkları ilk Kırım belgeselinde Kızıltaş’ı görüntülediklerini ve bu görüntüleri Londra’da yaşayan Dağcı’ya gönderdiklerini aktardı. Dağcı’nın görüntüleri izledikten sonra, “Stalin rejimi bize ne yaptı? Kızıltaş’ı küçülttü.” dediğini ifade etti. Dağcı’nın cenazesinin Londra’dan İstanbul üzerinden Kırım’a götürülmesi sürecini de anlatan Karatay, hazırladıkları belgeselin son bölümünde bu görüntülere yer verdiklerini söyledi. Karatay, Neşe Sarısoy Karatay’ın önerisiyle Dağcı’nın “Bekle Beni Kırım’a, Kızıltaş Geliyorum” şiirinin de belgeselde kullanıldığını belirterek, bu anların kendileri için son derece duygusal olduğunu ifade etti. Karatay, Cengiz Dağcı’nın hayatı boyunca vatanına bağlılığı ve Kırım Tatar halkına duyduğu sevgiyle örnek bir isim olduğunu vurguladı. Karatay'ın konuşması sonrasında “Cengiz Dağcı” belgeselinin gösterimi gerçekleşti. Üç gün sürecek etkinlik boyunca film gösterimleri 17 ve 19 Eylül tarihlerinde Atlas 1948 Sineması'nda, 18 Eylül'de ise AKM Yeşilçam Sineması'nda gerçekleştirilecek. SÜRGÜN, KİMLİK VE İNSAN HAKLARI MÜCADELESİ PERDEYE YANSIYOR Kırım Tatar halkının sürgün, kimlik, kültürel hafıza ve insan hakları mücadelesine ışık tutan festival; geçmişe dönük bir anma niteliği taşımanın ötesinde araştırma, arşivleme ve geleceğe miras bırakma projesi olarak öne çıkıyor. Organizasyon hazırlıkları kapsamında yürütülen kapsamlı araştırmalar sonucunda, Kırım Tatar sinemasının sınırları aşan geniş külliyatı yeniden gün yüzüne çıkarıldı. YARIŞMA HEYECANI VE ÖZEL SEÇKİLER Festival programı kapsamında uluslararası yarışma heyecanının yanı sıra özel gösterimler de yer alıyor. 2024-2026 yılları arasında üretilen yaklaşık 30 eser arasından seçilen, Kırım Tatar tarihi, kimliği ve direnişiyle doğrudan ilişkili 16 belgesel film uluslararası yarışma kategorisinde jüri karşısına çıkacak. Ayrıca Kırım Tatar sinema tarihinin yüzyıl boyunca dönüm noktası kabul edilen tarihi yapımlarının yanı sıra yapay zekâ destekli yenilikçi projeler ve farklı kategorilerdeki yapımlar özel gösterim seçkisiyle izleyicinin beğenisine sunulacak.

Alma Fest-2025 on binleri ağırladı: Almatı, Şehir Günü'nü coşkuyla kutladı Haber

Alma Fest-2025 on binleri ağırladı: Almatı, Şehir Günü'nü coşkuyla kutladı

Almatı’da her yıl Şehir Günü’nde düzenlenen geleneksel Alma Fest bu yıl da coşkulu bir atmosferde kutlandı. 21 Eylül’de Birinci Cumhurbaşkanı Parkı’nda gerçekleşen festival, gün boyu şehre renk kattı ve yaklaşık 100 bin kişiyi bir araya getirdi. Festival alanı sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun ilgi gördü. Çiftçiler pazara yaklaşık 100 ton elma getirdi; kırmızı, yeşil ve sarı tonlarıyla çeşit çeşit elmalar stantlarda yerini aldı. Ziyaretçiler sadece elma değil, bal, reçel, şekerleme ve elma temalı birçok ürünü de tatma imkânı buldu. Etno alanında sergilenen el sanatları ve gastronomi duraklarındaki yöresel lezzetler festivalin kültürel zenginliğini artırdı. Çocuklar için eğlenceli oyun alanları kuruldu, spor etkinlikleri düzenlendi. Park, bir günlüğüne hem kültürün hem de eğlencenin buluşma noktası haline geldi. Akşam saatlerinde ise festival, müzik ve eğlenceye dönüştü. Gün boyu DJ performanslarıyla hareketli kalan sahne, geceye doğru büyük bir konsere ev sahipliği yaptı. TURAR, Astra, efsanevi topluluk Dos-Mukasan, Karina Abdullina ve Royals Band sahne alarak Almatı halkına unutulmaz anlar yaşattı. Festival boyunca hem şehrin simgesi olan elma ön plana çıktı, hem de Almatı’nın kültürel çeşitliliği ve sanatsal enerjisi bir kez daha vurgulandı. Alma Fest-2025, bir yandan nostalji, bir yandan da modern eğlence unsurlarıyla şehre damgasını vurdu ve Şehir Günü kutlamalarını coşkuyla taçlandırdı.

Kıyiv’de Kırım esintisi: Yerli Halklar Günü, kültür ve dayanışma şölenine dönüştü Haber

Kıyiv’de Kırım esintisi: Yerli Halklar Günü, kültür ve dayanışma şölenine dönüştü

9 Ağustos Dünya Yerli Halklar Günü dolayısıyla, Ukrayna’nın başkenti Kıyiv'de bulunan Hrışko Millî Botanik Bahçesi’nde Ukrayna’nın yerli halklarının kültürünü, hafızasını ve gelenek gücünü bir araya getiren anlamlı bir festivale ev sahipliği yaptı. Kırım Tatar Millî Meclisinin öncülüğünde düzenlenen etkinlik, Kırım Tatarları, Karaylar ve Kırımçakların zengin kültürel mirasını kutlamak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla gerçekleştirildi. Ziyaretçiler, Karay Türklerin tarihi ve kültürü üzerine bilgi yarışmasına katıldı, Kırım Tatar dili öğretmeni, çevirmen Mamure Çabanova’nın düzenlediği atölyede Kırım Tatar dilini öğrendi. Çocuklar için ise hazırlanan özel oyun alanında geleneksel Kırım Tatar oyunları deneyimledi. Rustem Skıbin, Leonora Yanko, Elvisa Tatar ve diğer sanatçılar el emeği ürünlerini sergilerken, kumda pişen kahve, geleneksel yemekler ve tatlılarla Kırım mutfağının lezzetleri tanıtıldı. Misafirler, kendi çantalarını boyadı, kına süslemesi yaptırdı ve Kırım seramik sanatını ustaların elinden izledi. Bununla birlikte, etkinlikte yer alan özel “Özgür Kırım’a Mektuplar” köşesinde, katılımcılar Rusya tarafından hukuksuz şekilde alıkonulan ve çoğu Kırım Tatarı olan siyasi tutsaklara destek mektupları yazdı. Festivalin en önemli etkinliklerden biri ise; Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, Ukrayna Etnopolitik ve Vicdan Özgürlüğü Servisi Başkanı Viktor Yelenskıy, Ukrayna Milli Hafıza Enstitüsü Başkanı Oleksandr Alferov, Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Maryana Betsa’nın katılımıyla düzenlenen “Hafızanın Korunması: Ukrayna’nın Yerli Halklarının Mirası” başlıklı panel oldu. Hayır amaçlı açık artırmada Ukrayna Savunma Güçleri için bağış toplandı. Festival, Kırım Tatar müziği ve dans gösterileriyle sona erdi. Etkinliğe katılanlara teşekkür eden Kırım Tatar Millî Meclisi yaptığı açıklamada, “Kültürümüzü yaşatıyor, hafızamızı koruyor ve özgür Kırım için mücadelemizi sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Norveç'te Uygur Kültür Festivali düzenlendi Haber

Norveç'te Uygur Kültür Festivali düzenlendi

Dünya'nın çeşitli ülkelerinde yaşayan Uygur Türkleri bulundukları devletlerde Uygur kültürünü yaşatmaya devam ediyor Bu kapasmda, Norveç’in Bergen şehrinde 9 Kasım 2024 tarihinde Uyguryar Derneği, Bergen Belediyesi ve Bergen Kütüphanesi iş birliğiyle "Uygur Kültür Festivali" düzenlendi. Festival, Norveç'te yaşayan bazı Uygur Türkü aydınlar ve Uyguryar Derneği kurucusu Abduveli Ayup’un katılımıyla gerçekleştirildi. Törende, Uygur kültürü ve Uygur Türkçesi hakkında sunumlar yapılırken; Çin hükumetinin Doğu Türkistan’daki etnik soykırım suçları da konuşuldu. NORVEÇLİLER VE UYGUR TÜRKLERİ BİR ARADA Festivale, Bergen'de yaşayan Uygur Türklerinin yanı sıra yerel Norveçliler ve Bergen Üniversitesi öğrencileri büyük bir katılım sağladı. Ayup etkinlikte yaptığı konuşmada, "Yurt dışında Uygurlar olarak sadece kendi acılarımızı dile getirmek değil yerel halkları da Doğu Türkistan hakkında duyarlılığa sevk etmek çok daha önemli" diyerek, etkinliğin amacına dikkat çekti. SANAT VE BELGESEL İLE DOĞU TÜRKİSTAN'DAKİ SOYKIRIM ANLATILDI Etkinlik kapsamında, Uygur Türkü şairlerinin şiirleri Norveççe’ye çevrilerek katılımcılara sunuldu. Ayrıca, Ayup'un Çin polisleriyle yüzleştiği anların yer aldığı “Maskenin Arkasında” adlı belgesel de gösterildi. Bu film, katılımcılara Uygur Türklerinin yaşadığı dramı bir kez daha hatırlatarak duygusal anlar yaşattı. Norveçli katılımcılar filmin ardından gözyaşlarını tutamadı. UYGUR MÜZİĞİYLE DUYGUSAL BİR HAVA Festivalin sürpriz isimlerinden biri de İsveç’ten gelen Uygur Türkü genç şarkıcı Yusuf Can oldu. Etkinlikte, Norveçli ve Uygur katılımcılara Uygur makamında bir şarkı seslendiren Yusuf Can, özellikle "Maskenin Arkasında" filmi gösterildikten sonra bazı katılımcıların gözyaşlarını tutamadığını belirtti. Uygur sanatçı, müziğin gücünün, Uygur Türklerinin acılarını daha geniş bir kitleye iletmek için önemli bir araç olduğunu vurguladı.  

Romanya'da Türk-Tatar kültürü festivali! Haber

Romanya'da Türk-Tatar kültürü festivali!

Romanya Tatarları, Türk-Tatar kültürünü muhtelif oyunlar, müzikler ve danslarla tanıtacağı renkli bir festivale hazırlanıyor.  TÜRK VE TATAR KÜLTÜRÜ TANITILACAK Tatar Demokratik Birliği (UDT) tarafından bu sene 9'uncusu düzenlenecek olan Uluslararası Türk-Tatar Festivali, "Kurultay" başlığıyla tertip edilecek. 27-29 Eylül 2024 tarihleri arasında Romanya'nın Köstence kentinde gerçekleşecek olan festivalde birbirinden renkli gösteriler Türk dünyasının kültürünü tanıtacak.  Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Romanya Millî Komisyonu himayesinde ve Romanya Kültür Bakanlığının desteğiyle ikinci kez düzenlenen festivalde Türk-Tatar kültürünü tanıtmayı ve korumayı amaçlayan projeler ve kültürel etkinlikler gerçekleştirilecek.  KÜLTÜREL OYUNLAR SERGİLENECEK UDT Başkanı Naim Belgin, Kırım Haber Ajansına (QHA) yaptığı açıklamada, festivalin 27 Eylül'de kortej ile başlayacağını, ardından Türk dünyası başta olmak üzere Malezya, Endonezya, Brezilya gibi ülkelerden gelen gruplarla toplantı yapılacağını duyurdu. Başkan Belgin, festivalin ikinci günü olan 28 Eylül'de Türk dünyasından kültürel oyunların (güreş, okçuluk, at üstünde oyunlar, akıl oyunları...) sergileneceğini, konserin ardından resmî açılışın gerçekleşeceğini belirtti. Açılışta, festivale katılan farklı ülkelerin yetkilileri, Romanya'daki büyükelçiliklerin temsilcileri, kültür, sanat ve insan hakları alanında tanınmış isimler yer alacak.  KIRIM TATARLARI FESTİVALDE YER ALACAK Belgin ayrıca ikinci gün havai fişek ve şaman gösteriminin olacağını da sözlerine ekledi. Türk dünyasından yemeklerin ikram edileceği festivale katılanlar 29 Eylül'de Köstence'deki müzeleri, türbeleri ve tarihi alanları gezdikten sonra Kültür Gecesi'ne katılacak. Festival aynı akşam tanışma yemeği ile sona erecek. Festivale katılanlar arasında Türkiye'deki Kırım Tatar diasporası da olacak. Ayrıca Kırım Tatar müzisyen Rüstem Memed ve Gülizar Bekir festival kapsamında sahne alacak. "TÜRK DÜNYASINI BİR TUTACAK ÇALIŞMALAR YAPILACAK" Bu kapsamda Belgin QHA'ya verdiği bilgilerin ardından sözlerine, "Bu festivalimizin amacı Türk dünyasını bir tutacak çalışmalar yapmaktır." ifadesiyle son verdi.

Kıyiv'deki festivalde Kırım rüzgarı esti Haber

Kıyiv'deki festivalde Kırım rüzgarı esti

Ukrayna'nın başkenti Kıyiv'de geleneksel olarak düzenlenen Hayaller Dünyası (Krayina Mriy) Festivali'nin yirmincisi, bu yıl 21-23 Haziran tarihleri arasında düzenlendi. Ukrayna Bilimler Akademisine bağlı Grışko (Hryshko) Milli Botanik Bahçesi'nde gerçekleşen festival kapsamında Kırım’ı temsil eden Bahçesaray Sahnesi açıldı. Festival boyunca Bahçesaray Sahnesi'nde Ukrayna ordusuna hizmet eden Kırımlı askerlerin hikayelerini anlatan serginin yanında Kırım Tatar siyasi tutsaklarının hikayelerini anlatan “Kırım’dan Hikayeler” başlıklı sergi ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. "KIRIM'I GERİ ALACAĞIZ" Kırım Sahnesi'nin açılışına katılan festival kurucusu, Ukraynalı şarkıcı Oleg Skripka, 18 yıldır Hayaller Ülkesi festivalinde Kırım Sahnesi'nin kurulduğuna dikkat çekerek, “Bilirsiniz, bir şeyi kaybettiğimizde işte o zaman gerçek değerini anlarsınız. Kırım'ın bağlarını, plajlarını, dağlarını hatırlıyorum. Tüm bunları geri alacağız. Kırım kalbimizde kalmaya devam ediyor.” dedi ve konuşmasını Kırım Tatarca, “Qırım serbest olacak! (Kırım özgür olacak).” ifadesiyle bitirdi. Sanatçı, katılımcılara festivalde tanıtılan Kırım Tatar edebiyatını, halk oyunlarını ve müziğini keşfetme çağrısında bulundu. Üç gün boyunca devam eden festivalde aralarında; Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Onurlu Akademik Şarkı ve Dans Topluluğu Sanatçısı, Kırım Tatarı İsmail Kurt-Umer, Kırım Tatar şarkıcı Aliye Hacabadinova (Hajabadinova), Ruslan Bolat, Kırım Tatar besteci ve müzisyen Usein Bekirov (Usain Bekirov Quintet), Tanya Şa (Sha) ve "Shopping Hour" müzik grubu, Çayir (Chayir) grubunun da bulunduğu bir dizi sanatçı sahne alarak ziyaretçilere Kırım’ı tanıttı. Ayrıca Kırım Tatar dili ve edebiyatının yayılmasını ve gelişmesini teşvik etmek amacıyla başlatılan Kırım İnciri Edebiyat Yarışması çerçevesinde yazılan eserlerin okuması yapıldı. Bunun dışında ziyaretçiler için Kırım Tatar halk oyunları, Kırım Tatar kuşak güreşi atölyesi yapıldı. Kırım Tatar seramik ustası Rüstem Skibin’in çalışmaları tanıtılırken festival kapsamında seramik atölyesi düzenlendi. DAVETLİLER "ÖZGÜR KIRIM'A MEKTUPLAR" KAMPANYASINA KATILDI Kırım Sahnesi'ni ziyaret edenler “Özgür Kırım’a Mektuplar” kampanyasına katılarak Rus işgali altındaki Kırım'da işgalci yönetim tarafından açılan düzmece davalar çerçevesinde yasa dışı olarak alıkonulan Kırımlı siyasi tutsaklara mektup yazdı. Yanı sıra festivalde,"Yok Olma Tehlikesi Altında: Kırım Tatarlarının Dili" ve "Kırım Yolunda: Bir Bağ ve Kök Olarak Edebiyat" başlıklı panel icra edildi. Ayrıca festivalin son gününde Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Anrdiy Sıbiga (Andrij Sybiha), Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Tamila Taşeva, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov’un katılımıyla “Kırım ve Barış. Kırım Neden Mutlaka İşgalden Kurtarılmalı?” başlıklı tartışma paneli düzenlendi. Panelde konuşan KTMM Başkanı Çubarov, Kırım’ın Rusya’ya bırakılması durumunda Kırım Tatar halkının yok olacağını vurguladı.

Ukrayna'nın başkenti Kıyiv'de Kırım rüzgârı esecek! Haber

Ukrayna'nın başkenti Kıyiv'de Kırım rüzgârı esecek!

Ukrayna'nın başkenti Kıyiv'de geleneksel olarak düzenlenen Hayaller Dünyası (Krayina Mriy) Festivali'nin yirmincisi, bu yıl 21-23 Haziran 2024 tarihlerinde tertip edilecek. Ukrayna Bilimler Akademisine bağlı Grışko (Hryshko) Milli Botanik Bahçesi'nde düzenlencek olan festivalin Bahçesaray bölümünde Kırım Sahnesi de yer alacak. "KIRIM TATARLARI KİEVLİLERİN KALBİNİ YENİDEN FETHEDECEK" Kırım Tatar kültür ve geleneklerinin kapsamlı bir şekilde tanıtılacağı festival çerçevesinde, çeşitli müzik türlerinde Kırımlı sanatçı ve grupların performansları yer alacak. İlk defa 2004 yılında gerçekleştirilen Hayaller Dünyası uluslararası etnik müzik festivali kapsamında, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Onurlu Akademik Şarkı ve Dans Topluluğu Sanatçısı, Kırım Tatarı İsmail Kurt-Umer, Kırım Tatar şarkıcı Aliye Hacabadinova (Hajabadinova), Kırım Tatar besteci ve müzisyen Usein Bekirov (Usain Bekirov Quintet), Tanya Şa (Sha), "Shopping Hour" müzik grubu, Çayir (Chayir) ve Ruslan Bolatov sahne alacak. Festival kapsamında, Kırım Tatar kültür ve geleneklerini merak edenler için Kırım Tatar dansları ve kuşak güreşi dersleri verilecek. Organizasyonda geleneksel ve el sanatları fuarı, Kırım İnciri yazarlarının şiir ve nesir okumaları, Kırım Tatar yemekleri ve çok daha fazlası yer alacak. Yine, Kırım Sahnesi'nin bir parçası olarak, festivalin minik konukları için çocuk oyun alanı oluşturulacak. Toplamda 3 gün sürecek olan etkinlikte ayrıca çeşitli tematik paneller, Ukrayna ordusundaki Kırım Tatar askerlerin anılarının yer aldığı bir sergi ile "İşgal Altındaki Kırım'dan Hikayeler" sergisi de yer alacak. Bununla birlikte, konuklar Kırım'dan gelen askerler için toplanan bağışlara katılabilecek ve geliri Ukrayna Savunma Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına bağışlanacak olan müzayedede yer alabilecek. "SEMBOLİK BİR ANLAM TAŞIYOR" Festival organizastörleri, yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Kırım Sahnesi, Kırım'ın işgalinden çok önce geleneksel Krayina Mriy Festivali'nin bir parçası olmuştur. Bu nedenle, festivalinin 20. yılında konuklarının bir kez daha Kırım Yarımadası'nın renkli kültürel atmosferine girme fırsatı bulacak olması sembolik bir anlam taşıyor."  Kırım Sahnesi programı, Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilciliği, Kırım Platformu Ofisi, ZMINA İnsan Hakları Merkezi, "KrımSOS" sivil toplum kuruluşu, Ukrayna-Kırım Tatar edebiyat projesi olan Kırım İnciri, Kırım Evi, TRO Medya, "Kitap Qalesi" sivil toplum kuruluşu ve Kırım Tatar Dilini Geliştirme Enstitüsünün desteğiyle gerçekleştirilecek. Kırım Haber Ajansı (QHA), festivalin medya ortakları arasında yer alacak.

Ukrayna Geleneksel Borşç Festivali ile yetim ve öksüz çocuklara destek Haber

Ukrayna Geleneksel Borşç Festivali ile yetim ve öksüz çocuklara destek

İzmir Ukraynalılar Derneği, işgalci Rus saldırıları yüzünden savaşta ailesini kaybeden ve Türkiye'ye sığınan Ukraynalı çocukların ihtiyaçlarını karşılıyor. Ukrayna Geleneksel Borşç Festivali ile katılımcıların yapacağı yardım, Türkiye'de yaşayan 300'den fazla Ukraynalı çocuğa destek olacak.  KERMESTE SATILAN ÜRÜNLERİN GELİRİ İLE UKRAYNALI ÇOCUKLARIN İHTİYAÇLARI KARŞILANACAK Derneğin Türk Kıızlay desteği ile düzenlediği, Savaşsız Çocuklar Yardım Projesi kapsamında 18 Mayıs 2024 tarihinde İzmir Devlet Opera ve Balesi Elhamra Sahnesi'ndeki festival konser ile başlayacak. Saat 13.30 ile 15.00 arasında gerçekleşecek olan konser, katılımcılara keyifli anlar yaşatacak. Ardından festivale katılanlara Ukrayna'nın geleneksel yemeklerinden biri olan Borşç çorbası ikram edilecek. Kermeste satışı yapılan ürünlerin geliri ise Ukraynalı çocuklara bağışlanacak.  Festivalden önce yardım göndermek isteyenler aşağıda yer alan hesap numaralarından yardım gönderebilir. KIZILAY: TRY: TR77 0001 0001 3700 0018 6855 85 Açıklamaya lütfen “Geleceğin Nesli Projesi için” diye belirtiniz. USD: TR73 0001 0001 3700 0018 6868 21 USD SWIFT KODU: TCZBTR2AXXX EURO: TR53 0001 0001 3700 0018 6868 90 EURO SWIFT KODU: TCZB2AXXX CHIPS KODU: 409993 SAVAŞSIZ ÇOCUKLUK: TRY: GELECEĞİN NESLİ DERNEGİ ZİRAAT BANKASI TR 70 0001 0020 4897 6874 1350 01 Açıklama: Geleceğin Nesli Projesi için

Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'in kuruluşu: Bişkek Şehir Günü kutlandı Haber

Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'in kuruluşu: Bişkek Şehir Günü kutlandı

Kırgız Cumhuriyeti'nin başkenti Bişkek'te 29 Nisan'da şehrin kuruluşunun 146. yıl dönümü kutlandı. Şehir Günü onuruna başkentin belediye başkanlığı bir şenlik programı hazırladı. Kutlamalar, şehrin ismini taşıyan Bişkek Kahramanı Anıtı önünde düzenlenen tiyatro oyunu ve mini konserle başladı. Okullarda, "En sevdiğim Bişkek şehri" ve "Bişkek şehrinin tarihi" konulu dersler verildi. Şehrin kuruluşunun 146. yıl dönümü kutlamaları, hükûmet binası önündeki Turdakun Usubayev Meydanı'nda kalabalık vals gösterisi ve konserle devam etti. Meydanda düzenlenen kutlamalarda İçişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığına bağlı okulların öğrencileri, genç dans grupları, kişisel gelişim kurslarına katılan kadınlar ile gösteriyi izlemeye gelenler vals yaptı. Belediye Başkanı Aybek Cunuşaliyev, etkinlikte gerçekleştirdiği konuşmada, "Başkentimiz gelişmelidir. Her şehir sakini başkentte yaşadığını hissetmelidir. Şehri inşa etmeye, geliştirmeye ve gurur duymaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu. "Bişkek zorlu bir tarihi yoldan geçti. Kırgızistan'daki tüm değişim ve gelişmelere tanık oldu. Şehrimiz her geçen gün dönüşüyor." diyen Cunuşaliyev, şehrin coğrafi olarak da genişlediğini ve şehrin bütçesinin artırıldığını belirtti. Bişkek şehri Tanrı Dağları'nın eteğinde, parkları, heykelleri, geniş meydanları ve caddeleriyle Orta Asya'nın yeşil kenti olarak dikkati çeken Bişkek, 1878'de kurulmaya başlandı. Pişpek adı verilen şehrin ilk resmi yerleşimcileri, toplam 182 nüfustan oluşan 9 Rus ailesi, 48 Özbek ailesi ve 1 Tatar ailesiydi. Resmi verilere göre, şehrin nüfusu 1 milyon 200 binden fazla. Sovyet yönetimi, 1 Ocak 1918'de Pişpek'i bir şehri olarak ilan etti ve 1926'da şehre, komutan ve tıp doktoru Mihail Frunze'nin adını verdi. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra 1991'de Frunze şehrinin adı Bişkek oldu. Bişkek adı, Kırgızların öz topraklarına kavuşması için mücadele verirken küçük beylikler halinde yaşayan Kalmukları dağıtan Kırgız kahramanına ait. Türkiye, 1991'de Kırgızistan Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olurken, 1992'de Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te Büyükelçiliğini açtı. Başkentte, Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk parkı ve anıtı, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Türkiye Türkçesi Eğitim Merkezi, Türkiye Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokul, lise, İmam Hatip Lisesi, Türk Anadolu Kız Meslek Lisesi, Maarif Okulu, Kırgız-Türk Dostluk Devlet Hastanesi, Türk kafe ve restoranlar ile iş yerleri bulunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.