SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fransa

QHA - Kırım Haber Ajansı - Fransa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fransa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Zelenskıy ve Macron Ukrayna’nın savunma ihtiyaçlarını ve Orta Doğu’daki durumu görüştü Haber

Zelenskıy ve Macron Ukrayna’nın savunma ihtiyaçlarını ve Orta Doğu’daki durumu görüştü

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve görüşmede iki ülke ile Avrupa’nın güvenliği açısından önemli konuların ele alındığını açıkladı. Görüşmede Ukrayna’daki durum ve ülkenin savunma alanındaki temel ihtiyaçlarının değerlendirildiğini aktaran Zelenskıy, Rusya’nın gece düzenlediği yoğun saldırının sonuçları ve cephedeki gelişmeler hakkında Macron’a bilgi verdiğini kaydetti. Zelenskıy ayrıca Ukrayna ordusunun kış aylarında önemli sonuçlar elde ettiğini ve savunmanın kilit yönlerini korumayı başardığını ifade etti. AVRUPA'DAN MALİ DESTEK VE YENİ YAPTIRIMLAR Cumhurbaşkanı Zelenskıy, Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya gelecek iki yıl için öngördüğü 90 milyar avroluk destek paketinin uygulanmasının önemli olduğunu vurgulayarak, Rusya’ya karşı yeni bir yaptırım paketinin kabul edilmesi gerektiğini belirtti. ORTA DOĞU VE İRAN GÜNDEMDEYDİ Tarafların görüşmesinde Orta Doğu ve Körfez bölgesindeki gelişmeler de ele alındı. Bu kapsamda özellikle İran etrafındaki durum ve olası gelişmeler değerlendirildi. Zelenskıy, Ukrayna’nın “Şâhid” tipi silahlı insansız hava araçlarına (SİHA) karşı savunma konusunda önemli deneyime sahip olduğunu ve bu tecrübenin ortak güvenlik mekanizmalarının geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti. Ayrıca Ukrayna ile Fransa’nın önümüzdeki haftalarda ortak diplomatik girişimler için hazırlıklarını sürdürdüğü bildirildi.

Belçika, Rus gölge filosuna ait petrol tankerini Kuzey Denizi’nde durdurdu Haber

Belçika, Rus gölge filosuna ait petrol tankerini Kuzey Denizi’nde durdurdu

Belçika ordusu, 28 Şubat'ı 1 Mart’a bağlayan gece, Rus “gölge filosu”na (yaptırımları yabancı kimliğiyle aşan gemiler) ait Ethera adlı petrol tankerini Ostende açıklarında durdurdu. Tankerin, 180 metre uzunluğunda ve 2008 yapımı olup Gine bayrağı altında Manş Denizi’nden geldiği bildirildi. Belçika Savunma Bakanı Theo Franken yaptığı açıklamada, “Son saatlerde, Fransız ortaklarımızın desteğiyle Rus ‘gölge filosu’na ait petrol tankerini durdurduk. Tanker şu anda Zeebrugge limanına götürülüyor ve burada el konulacak.” dedi. Bakan, operasyonun “Mavi İstilâ” adıyla yürütüldüğünü ve ülkede benzeri olmayan ilk uygulama olduğunu vurguladı. Operasyona Belçika Deniz Kuvvetleri, özel timler ve sivil denizcilik birimleri katıldı. TEBRİKLER VE TEŞEKKÜR MESAJI Belçika Başbakanı Bart De Wever ise askerleri “profesyonel ve kararlı” olarak nitelendirerek tebrik etti ve Fransa’ya destekleri için teşekkür etti. De Wever, Belçika’nın karasularında uluslararası deniz hukukunu uygulamaya devam edeceğini belirtti. İLK KEZ İSTİHBARAT VERİLERİYLE TESPİT EDİLDİ Belçika Adalet Bakanı Annelies Verlinden, tankerin istihbarat verileri sayesinde sahte bayrak altında seyrettiğinin tespit edildiğini ve bunun denizde bir ilk olduğunu kaydetti. İRANLI İŞ ADAMI TARAFINDAN KONTROL EDİLEN BİR DENİZ AĞINA BAĞLI Ethera, Ekim 2025’ten beri Avrupa Birliğinin (AB) yaptırım listesinde bulunuyor. Tanker, “gölge filo”ya ait olduğu ve Rusya’nın enerji gelirlerini artırmaya hizmet ettiği için Avrupa limanlarına giriş yapamıyor. Öte yandan Amerika Birleşik Devlerleri (ABD) Hazine Bakanlığı, tankerin İranlı iş insanı Mohammad Hossein Shamkhani tarafından kontrol edilen bir deniz ağına bağlı olduğunu belirtiyor. Shamkhani’nin babasının siyasi etkisi kullanılarak kurulan bu filo, dünya genelinde petrol ve diğer ürünlerin taşınmasını sağlıyor.

Fransa’dan Rusya’nın “nükleer transfer” iddialarına sert yanıt: “Asılsız ve dezenformasyon” Haber

Fransa’dan Rusya’nın “nükleer transfer” iddialarına sert yanıt: “Asılsız ve dezenformasyon”

Fransa, Rusya’nın Ukrayna’nın Londra ve Paris’in desteğiyle nükleer silah ya da “kirli bomba” edinmeye çalıştığı yönündeki iddialarını “asılsız” ve “dezenformasyonun son örneği” olarak nitelendirerek sert biçimde reddetti. Rusya’nın dış istihbarat servisi SVR, Rusya’nın Ukrayna’ya savaşın dördüncü yıl dönümünde yayımladığı açıklamada, Birleşik Krallık ve Fransa’nın Ukrayna’nın “nükleer bomba ya da en azından kirli bomba” sahibi olması hâlinde daha avantajlı şartlar elde edebileceğine inandığını öne sürdü. Ancak açıklamada bu iddiayı destekleyen herhangi bir belge sunulmadı. “GÜVENSİZLİK İÇİN DEZENFORMASYON” Fransa Savunma Bakanlığı İletişim Direktörü Olivia Penichou, söz konusu açıklamanın Rus propaganda hesapları ve bazı yabancı basın organları tarafından yayıldığını belirterek, “Rusya Federasyonu, Fransa ve ortaklarının Ukrayna’ya desteğine yönelik güvensizlik ortamı oluşturmak için sık sık dezenformasyona başvuruyor. Bu son girişim bunun açık bir örneğidir.” dedi. Penichou ayrıca Fransa’nın özellikle Treaty on the Non-Proliferation of Nuclear Weapons (NPT) kapsamındaki yükümlülükleri başta olmak üzere uluslararası taahhütlerine her zaman bağlı kaldığını vurguladı. Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Pascal Confavreux ise Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova’nın, İngiliz askerlerinin Ukrayna’ya konuşlandırılmasının savaşı uzatacağı yönündeki açıklamalarına yanıt verdi. Confavreux, “Savaşı uzatan Rusya’dır. Şubat 2024’ten bu yana süren saldırgan tutumu ve hava sahası ihlalleriyle tırmanışı sürdüren Moskova’dır.” ifadelerini kullandı. Paris yönetimi, olası bir ateşkes durumunda Ukrayna’ya asker gönderme seçeneğini değerlendirebileceğini daha önce açıklamıştı.

İstanbul’da diplomasi ve sanat Ukrayna için buluştu: "Savaşın Yolu: Irpin" belgeseliyle topyekûn işgalinin 4. yılı anıldı Haber

İstanbul’da diplomasi ve sanat Ukrayna için buluştu: "Savaşın Yolu: Irpin" belgeseliyle topyekûn işgalinin 4. yılı anıldı

Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişiminin dördüncü yıl dönümünde; Moldova, Ukrayna ve Fransa’nın İstanbul başkonsoloslukları anlamlı bir dayanışma etkinliğine imza attı. Fransız Enstitüsü’nde 25 Şubat’ta düzenlenen programda, savaşın dehşetini ve Ukrayna halkının direnişini konu alan Moldova yapımı "Savaşın Yolu: Irpin" (The Path of War: Irpin) belgeseli izleyicilerle buluştu. Etkinliğe diplomatik misyon temsilcileri, gazeteciler ve çok sayıda davetli katıldı. Etkinliğin açılışında konuşan Fransa’nın İstanbul Başkonsolos Yardımcısı Marie Guile, Rusya’nın "yasa dışı ve acımasız saldırganlığını" en sert şekilde kınadıklarını belirtti. 1945’ten bu yana Avrupa topraklarındaki en ağır çatışmanın yaşandığını vurgulayan Guile, Fransa ve Avrupa Birliği’nin (AB) Ukrayna’ya siyasi, ekonomik ve askeri desteğinin artarak süreceğini ifade etti. Guile, konuşmasında ayrıca savaş bölgelerinde hayatını kaybeden, aralarında Fransızların da bulunduğu gazetecileri anarak; "Gerçekleri dünyaya anlatan basın mensuplarının cesareti önünde saygıyla eğiliyoruz" dedi. ROMAN NEDİLSKIY: MÜCADELEMİZ HAKİKAT VE İNSAN ONURU İÇİN Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy, 24 Şubat 2022’nin Avrupa tarihini kökten değiştirdiğini ve bu saldırının özgürlük değerlerine bir suikast olduğunu söyledi. Nedilskıy, gösterimi yapılan "Savaşın Yolu: Irpin" belgeselinin, işgal sırasında işlenen savaş suçlarını belgelediğini ancak aynı zamanda Ukrayna halkının küllerinden doğma iradesini de gösterdiğini belirtti. Moldova ile AB yolunda ortak bir kadere sahip olduklarını ifade eden Başkonsolos, “Bu dört yıl boyunca Ukrayna dimdik ayakta kaldı. Savunucularının cesareti, halkının birliği, uluslararası ortaklarının desteği ve adalete olan sarsılmaz inancı sayesinde direndi. Ancak mücadelemiz yalnızca cephede değil; aynı zamanda hafıza, hakikat ve insan onuru için verilen bir mücadeledir.” dedi. SERGİU GURDUZA: BARBARCA MUAMELEYİ ASLA UNUTMAYACAĞIZ Moldova Başkonsolosu Sergiu Gurduza ise Rusya’nın saldırısını "yasa dışı ve haksız bir savaş" olarak nitelendirerek Ukrayna halkının tüm dünyaya ilham verdiğini dile getirdi. Rus saldırganlığını sert bir dille eleştiren Gurduza, “Esaret altında kötü muameleye maruz kalan, aşağılanan savaş esirlerinin barbarca gördüğü muameleyi de unutmayacağız. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı işlediği dehşet verici suçları tarif etmek için kelimeler yetersiz kalıyor. Saldırgan Rusya, özellikle Ukraynalı çocuklar için sivil yaşamın temel koşullarını sistematik biçimde yok etmiş, en genç nesil üzerinde derin ve kalıcı etkiler bırakmıştır. Bu suçların cezasız kalmasına izin verilmemelidir. Ukrayna adil bir barışı hak ediyor.” ifadelerini kullandı. İRPİN’İN YIKIMI VE DİRENİŞİ BEYAZ PERDEDE Konuşmaların ardından belgeseli hazırlayan Moldovalı gazeteciler Andrei Captarenco ve Viorica Tataru, sahneye çıkarak "Savaşın Yolu: Irpin" filminin zorlu çekim süreci ve tanıklık ettikleri olaylar hakkında izleyicilere bilgi verdi. Ardından gösterimi yapılan belgeselde; İrpin şehrindeki ağır sivil kayıpları, altyapıda meydana gelen yıkım ve tüm bu felaketlere rağmen Ukrayna halkının sergilediği sarsılmaz toplumsal dayanıklılık gözler önüne serildi.

BMGK’de Ukrayna gündemi: “Barış ve güvenliğinin korunması” başlığıyla toplandı Haber

BMGK’de Ukrayna gündemi: “Barış ve güvenliğinin korunması” başlığıyla toplandı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), “Ukrayna’nın barış ve güvenliğinin korunması” başlığı altında toplandı. 48 aydır süren Rus işgalinin gölgesinde gerçekleşen oturumda, üye ülkeler savaşın sürmesinin sorumluluğu konusunda karşılıklı suçlamalarda bulundu. Toplantıda konuşan ABD'nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Tammy Bruce, ABD’nin savaşın kalıcı ve müzakere edilmiş bir çözümle sona erdirilmesi için çabalarını sürdürdüğünü belirterek, “Askerî güç bu çatışmayı asla çözemez. Bunu ancak her iki tarafın da kabul edeceği diplomatik bir çözüm sağlayabilir.” dedi. Bruce, savaşın bu aşamasında anlaşmaya her zamankinden daha yakın olunduğunu ancak çatışmaların devam ettiğini ifade etti. Savaşın devam etmesinin nedenlerinden birinin Rusya'nın üçüncü ülkelerden almaya devam ettiği destek olduğuna dikkati çeken Bruce, bu kapsamda Çin, Kuzey Kore, İran ve Küba'yı Rusya'ya askeri ve ticari ilişkiler üzerinden ekonomik destek vermekle suçladı. "ABD'Yİ DÜNYA ÇAPINDA ÇATIŞMA VE SAVAŞLAR YARATMAYA SON VERMEYE ÇAĞIRIYORUZ" Çin'in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong ise ABD Temsilcisinin suçlamalarını reddederek, "ABD, Çin'i bir kez daha karaladı ve kötüledi ki bu tamamen kabul edilemez. Çin, Ukrayna krizinin yaratıcısı değil, çatışmanın tarafı da değil." ifadelerini kullandı. Cong, Çin'in, Rusya, Ukrayna, ABD ve Avrupa ülkeleriyle normal ekonomik ve ticari ilişkilerini sürdürdüğünü belirterek, bütün bunların piyasa ve ticari ilkelere uygun olduğunu savundu. ABD'yi "Çin'e karşı yalan uydurmak ve karalama" yapmakla suçlayan Cong, "ABD'yi bir kez daha dikkatleri başka yöne çekerek, suçu başkalarına atarak ve dünya çapında çatışma ve savaşlar yaratmaya son vermeye çağırıyoruz." dedi. RUSYA, LONDRA VE PARİS'İN KIYİV'E NÜKLEER SİLAH VERME PLANLARI OLDUĞUNU İDDİA ETTİ Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia ise Avrupa ülkelerini hedef aldı. Ukrayna krizine kalıcı ve uzun vadeli bir çözüm bulmayı amaçlayan mevcut müzakereleri desteklemeye odaklanmadığını öne süren Nebenzia, "Ukrayna halkının geleceğiyle de ilgilenmiyorlar." diye konuştu. Nebenzia, Rusya'nın istihbarat servislerinin, Londra ve Paris'in Kıyiv'e nükleer silah veya "Kirli Bomba" verme planları hakkında olağanüstü bir rapor yayınladığını belirterek, Ukrayna'ya gizli şekilde ekipman ve teknoloji teslim edildiğini savundu. "Bu tür bir gelişme, Ukrayna sorununun çözümü sürecinde kenara itilen İngiliz ve Fransız liderlerinin gerçeklikle bağlarını tamamen kopardıklarını açıkça göstermektedir." diyen Nebenzia, Rusya'nın Avrupa ülkeleriyle savaşma niyetinde olmadığını ancak Avrupa bir savaş başlatırsa Rusya'nın da buna hazır olduğunu iddia etti. Birleşik Krallık ve Fransa’dan net yalanlama Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığında Kuzey Amerika ve Deniz Aşırı Topraklardan Sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yapan Stephen Doughty ise Nebenzia'ya, "Rusya temsilcisinin iddiası düpedüz bir yalandır. Gerçeklikten koptuğumuzu söylüyor. Gerçeklikten kopan kendisidir." diye karşılık verdi. Doughty, Rusya'yı dezenformasyon yaparak, Ukrayna'ya yönelik devam eden yasa dışı işgalinde dikkatleri başka yöne çekmeye çalışmakla suçlarken, Birleşik Krallık'nin Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması kapsamındaki yükümlülüklerine tam olarak bağlı bulunduğunu belirtti ve "Ukrayna'ya nükleer silah veya ilgili yetenekler sağlamıyoruz ve sağlamayacağız." ifadelerini kullandı. Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi Jerome Bonnafont da Rusya'nın iddiaları için "Tamamen yalan, hiçbir gerçek temeli yoktur." diyerek, Fransa'nın da, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'nın sınırlarını ve yükümlülüklerini asla ihlal etmeyeceğini ifade etti. "RUSYA, MÜZAKERE SÜRECİNİ BU SALDIRGANLIK SAVAŞINI SÜRDÜRMEK İÇİN BİR KILIF OLARAK KULLANIYOR" Konseyde konuşan Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Mariana Betsa da "Nebenza'nın tüm açıklaması, manipülasyonun, dezenformasyonun ve Rus propagandasının canlı bir örneğidir." diyerek Rusya'yı uluslararası temelli düzene ve BM ilkelerine karşı bir savaş açmakla suçladı. Betsa, Rusya'nın sadece 2025 yılında Ukrayna'nın sivil hedeflerine yönelik 6 binden fazla insansız hava aracı, yaklaşık 5 bin 500 güdümlü hava bombası ve çeşitli türlerde 158 füze fırlattığı bilgisini paylaştı. ABD'nin öncülüğünde devam eden barış çabalarına rağmen Rusya'nın saldırganlığını durdurmaya hazır olmadığını gösterdiğini savunan Betsa, "Rusya, müzakere sürecini bu saldırganlık savaşını sürdürmek için bir kılıf olarak kullanıyor, zamana bel bağlıyor." şeklinde konuştu. Betsa, savaşın bitmesi için tüm kaynaklar seferber edilerek Rusya'ya karşı yaptırım uygulanması, Ukrayna'ya savunma desteği sağlanması ve güvenlik garantileri verilmesi, son olarak da Rusya'nın Ukrayna'ya verdiği zarar için tam tazminat ödemesi gerektiğini kaydetti.

“Savaş Karşısında Ukraynalı Sanatçılar”: Sanat ve direniş Ankara’da buluştu! Haber

“Savaş Karşısında Ukraynalı Sanatçılar”: Sanat ve direniş Ankara’da buluştu!

Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği ile Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği iş birliğinde, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn saldırısının dördüncü yıl dönümü vesilesiyle 24 Şubat 2026 tarihinde Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği binasında “Savaş Karşısında Ukraynalı Sanatçılar” başlıklı etkinlik düzenlendi. Aynı zamanda asker olan Ukraynalı sanatçılar, sanat aracılığıyla savaşın insani boyutunu, hafızasını ve Ukrayna’nın özgürlük mücadelesini sahneye taşıdı. Etkinliğin açılış konuşmaları Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont tarafından yapıldı. Dumont, Ukrayna halkının Rusya’nın saldırılarına karşı direnişini anmak amacıyla Fransa ve Ukrayna tarafından ortaklaşa düzenlenen etkinliğin önemine dikkat çekerek, “Bugün burada, Ukrayna ve Fransa’nın birlikte düzenlediği bu etkinlik vesilesiyle, Ukrayna halkının komşusu tarafından gerçekleştirilen haksız saldırı karşısındaki direnişini anmak için bir araya geliyoruz.” dedi. Ukrayna halkının dört yıldır savaşın ağır sonuçlarıyla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Dumont, “Ukraynalılar dört yıldır zorunlu göçlere, savaşın neden olduğu yoksunluklara ve çok sık şekilde sevdiklerini kaybetmenin acısına maruz kalıyor. Bu kayıplar, topraklarını savunmak için cepheye giden askerlerin yanı sıra bombardımanların hedefi olan sivilleri de kapsıyor.” ifadelerini kullandı. “CEPHEDE SAVAŞANLAR BİR ZAMANLAR SİVİLDİ” Dumont, bugün Ukrayna cephelerinde savaşan askerlerin çoğunun birkaç yıl öncesine kadar öğretmen, işçi ve sivil vatandaşlar olduğunu vurgulayarak, bunun unutmaması gerektiğini söyledi. Rus güçlerinin işgal altındaki topraklarda halkı kimliğinden ve kültüründen mahrum bırakmaya çalıştığını belirten Dumont, sivillerin ortadan kaldırıldığını, çocukların ailelerinden koparılarak Rus ailelere verildiğini ve genç erkeklerin zorla kendi ülkelerine karşı savaşmaya gönderildiğini ifade etti. Bu gerçeklerin uluslararası kuruluşlar ve bağımsız gözlemciler tarafından ayrıntılı biçimde belgelendiğini hatırlatan Dumont, Rusya’nın güçlü iletişim araçlarıyla bu suçları unutturmaya çalıştığını kaydetti. Dumont ayrıca, Rus ordusunun Ukrayna’nın enerji altyapısını hedef alarak sivilleri kış ortasında zor koşullara mahkûm ettiğini ve daha önce Buça ve çevresinde sivillere yönelik saldırılar gerçekleştiren güçlerin de aynı ordu olduğunu vurguladı. “UKRAYNA’NIN KİMLİĞİ VE VARLIĞI HEDEF ALINIYOR” Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal girişiminin yalnızca toprakları değil, aynı zamanda Ukrayna’nın kimliğini ve kültürünü hedef aldığını belirterek, Ukraynalı sanatçıların bu süreçte direnişin sesi hâline geldiğini vurguladı. Rusya’nın dört yıl önce başlattığı topyekûn işgalin, Rus rejiminin gerçek yüzünü ortaya koyduğunu belirten Celâl, bu savaşın yalnızca askerî bir saldırı değil, aynı zamanda Ukrayna’nın kimliğini ve varlığını hedef alan bir girişim olduğunu söyledi. İşgal altındaki Kırım’da Ukrayna kültürüne yönelik baskılara dikkat çeken Celâl, Eylül 2022’de bir Kırım Tatar düğününde Ukrayna direnişinin sembollerinden biri hâline gelen “Oy U Luzi Çervona Kalına” adlı şarkının söylenmesi nedeniyle altı kişinin Rus mahkemeleri tarafından cezalandırıldığını hatırlattı. Celâl, damadın annesinin yalnızca Ukrayna şarkısı söylediği için günlerce gözaltında tutulduğunu, restoran sahibinin ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e saygı duyduğunu ifade etmeye zorlandığını aktardı. Rusya’nın Ukrayna devletini ortadan kaldırmayı ve Ukrayna halkının kimliğini silmeyi amaçladığını vurgulayan Celâl, “İmparatorluklar her zaman ordulardan çok kültürden korkar. Ordu toprakları korur, ancak kültür anlamı ve kimliği korur.” ifadelerini kullandı. Savaşın başlamasından bu yana Ukraynalı sanatçıların direnişin sesi hâline geldiğini belirten Celâl, tiyatro binaları yıkılırken oyuncuların bombalanmış sığınaklarda sahne almaya devam ettiğini, yazarların Ukrayna’nın tarihini yeniden ve gerçekçi şekilde kaleme aldığını, müziğin ise en karanlık zamanlarda Ukrayna halkına umut verdiğini dile getirdi. “HAFIZA ZORLA SİLİNEMEZ” Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi, Ukraynalı sanatçıların yalnızca kültürel üretimin temsilcileri değil, aynı zamanda ülkenin direncinin ve uluslararası güvenliğin önemli bir parçası olduğunu belirterek, kültürün hedef alınmasının devletlerin varlığını tehdit eden daha geniş bir sürecin parçası olduğunu vurguladı. Kültürün yok edilmesine göz yumulmasının, zamanla devletlerin yok edilmesinin de kabul edilmesine yol açabileceğini ifade eden Celâl, Ukrayna’nın yalnızca özgürlüğü için değil, evrensel bir ilke için mücadele ettiğini söyledi. Celâl, “Kültür hedef olmamalıdır. Dil suç değildir ve hafıza zorla silinemez.” dedi. Ukrayna’nın bu mücadelesinde uluslararası ortakların rolünün hayati önem taşıdığını vurgulayan Celâl, Fransa’nın kültürel diplomasiyi devlet politikası hâline getiren ülkelerden biri olduğunu, Türkiye’nin ise farklı kıtaları ve gelenekleri birleştiren yapısıyla kültürel mirasın bir çatışma alanı değil, bir köprü olduğunu çok iyi bildiğini ifade etti. Ukraynalı sanatçıların sempati değil, adalet ve seslerini duyurabilecekleri bir alan talep ettiğini belirten Celâl, dünyanın savaşa alışmasının en büyük tehlike olduğunu kaydetti. Celâl, cephede silahla savaşan, sahnede sanatını icra eden ve ülkesini farklı alanlarda temsil eden tüm Ukraynalı sanatçıların mücadelesinin Avrupa’nın geleceği için verilen bir mücadele olduğunu dile getirdi. Savaşın dört yıldır sürdüğünü ve bu süreçte bir neslin savaşın gölgesinde büyüdüğünü ifade eden Celâl, buna rağmen Ukrayna’nın yok edilemeyeceğini vurgulayarak, Ukrayna’nın özgürlük kültürüne sahip olduğunu söyledi. Ukrayna’nın gerçeklerini dünyaya anlatan her sergi, konser ve yayımlanan her eserin büyük önem taşıdığını belirten Celâl, “Gerçek de bir silahtır ve susturulamaz.” ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından Ukraynalı Müzisyen ve asker Taras Kompaniçenko, Ukrayna’nın millî çalgısı bandura ile geleneksel Ukrayna ezgilerini icra etti. Sonrasında Kompaniçenko ve Büyükelçi Dumont, bandura ve çello düeti ile sahne aldı. “ŞİİR YAŞANANLARA TANIKLIK ETMEK İÇİN VARDIR” Ardından Ukraynalı Müzisyen Kompaniçenko ve Ukraynalı Şair ve Asker Yarına Çornohuz “Savaş Karşısında Ukraynalı Sanatçılar” panelinde hem asker hem sanatçı olarak deneyimlerini paylaştılar. Çornohuz, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgali sırasında cephede edindiği deneyimlerin şiirlerinin temelini oluşturduğunu belirterek, şiirin savaşın tanıklığını yapmak ve kaybedilenlerin hafızasını yaşatmak için önemli bir araç olduğunu söyledi. Deniz piyadesi olarak görev yaptığını ve işgalin başladığı dönemde keşif birliğiyle birlikte cephede bulunduğunu ifade eden Çornohuz, savaşın zaman içinde değiştiğini belirterek, başlangıçta siper savaşı ve konvansiyonel çatışmalar yaşandığını, bugün ise savaşın büyük ölçüde insansız hava araçlarıyla sürdürüldüğünü ve kendisinin de insansız hava aracı (İHA) operatörü olarak görev yaptığını dile getirdi. İşgalin ilk günlerinde Rus birliklerinin saldırısına tanıklık ettiğini anlatan Çornohuz, cephede birlikte görev yaptığı askerlerle güçlü bir bağ kurduklarını belirterek, savaşın askerler için yalnızca bir toprak mücadelesi değil, aynı zamanda varoluş mücadelesi anlamına geldiğini vurguladı. Şiirin savaş koşullarında bir tanıklık ve hafıza aracı hâline geldiğini belirten Çornohuz, “Şiir, yaşananlara tanıklık etmek, gerçeği kayda geçirmek ve kaybettiklerimizi unutmamak için vardır.” dedi. Cephede kaleme aldığı şiirlerin, savaşta hayatını kaybeden silah arkadaşlarına adandığını vurgulayan Çornohuz, 2022 yılında cephede yazdığı kitabını, aralarında komutanlarının da bulunduğu ve Ukrayna için hayatını kaybeden askerlerin anısına ithaf ettiğini söyledi. Savaşta hayatını kaybedenlerin özgürlük için en ağır bedeli ödediğini ifade eden Çornohuz, şiirlerinin temel amacının, hayatını kaybeden askerlerin isimlerini ve hatıralarını yaşatmak olduğunu belirterek, savaşın gerçek yüzünün bu kayıplarda saklı olduğunu dile getirdi. “BU, RUSYA’NIN UKRAYNA SAVAŞI” Çornohuz, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının doğru şekilde adlandırılmasının hem askerler hem de özgürlük değerlerini savunan toplumlar için hayati önem taşıdığını vurguladı. Çornohuz, söz konusu savaşın “Rusya-Ukrayna Savaşı” olarak değil, “Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı” olarak tanımlanması gerektiğini belirterek, bunun iki eşit taraf arasında yaşanan bir çatışma değil, bir işgal ve savunma süreci olduğunu ifade etti. Kendisini bir savaşın tarafı değil, ülkesini savunan bir asker olarak tanımlayan Çornohuz, Ukraynalıların kendi topraklarını ve özgürlüklerini koruduğunu dile getirdi. Rusya’nın askerî ve demografik açıdan çok daha büyük bir güç olduğunu hatırlatan Çornohuz, buna rağmen Ukraynalıların işgale karşı direndiğini ve bu mücadelenin bir savunma savaşı olduğunu kaydetti. Çornohuz ayrıca, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Ukrayna’da işlenen suçların zamanla unutulacağı varsayımına dayanan bir strateji izlediğini ifade etti. Münih Güvenlik Konferansı’nda da bu konuya dikkat çektiğini belirten Çornohuz, büyük ölçekli suçların uluslararası toplum tarafından zamanla görmezden gelinmesi riskine karşı uyarıda bulundu. Rusya’nın sivil yerleşim alanlarına yönelik saldırılarının ve sivillerin hayatını kaybetmesinin uluslararası toplum tarafından unutulmaması gerektiğini vurgulayan Çornohuz, Ukrayna halkının özgürlüklerini korumak için ağır bedeller ödediğini belirtti. Uluslararası topluma çağrıda bulunan Çornohuz, Ukrayna’da yaşananların doğru şekilde tanımlanmasının ve Ukraynalı siviller ile askerlerin verdiği mücadelenin unutulmamasının büyük önem taşıdığını ifade etti. “SENİN SİLAHIN BANDURADIR” Ukraynalı müzisyen ve asker Taras Kompaniçenko, sanatçı kimliğinden önce kendisini bir vatandaş olarak gördüğünü ve Ukrayna’nın bağımsızlık sürecinden bu yana ulusal kimliği güçlendirmek için sanatını bir araç olarak kullandığını ifade etti. Henüz 19 yaşındayken, Sovyetler Birliği’nin son dönemlerinde ulusal bilinç hareketlerine katıldığını belirten Kompaniçenko, Ukrayna bağımsızlığını kazandıktan sonra da sanat yoluyla özgürlük ve kimlik değerlerini yaymaya devam ettiğini kaydetti. Savaşın başlamasıyla birlikte cepheye gitme kararı aldığını ifade eden Kompaniçenko, asker olarak kabul edildiği dönemde öğrencilerinin ve meslektaşlarının kendisine silah yerine bandurasını işaret ederek, “Senin silahın banduradır” dediğini aktardı. Bu sözlerin kendisini derinden etkilediğini belirten Kompaniçenko, buna rağmen savaşın sorumluluğunu doğrudan hissettiğini ve cephede bulunmanın önemine inandığını vurguladı. Savaşın hem cephede hem de toplumda sanatın rolünü değiştirdiğini ifade eden Kompaniçenko, önceki yıllarda cephe hattına daha yakın bölgelerde performans sergileyerek askerlere moral verebildiklerini, ancak hâlihazırda insansız hava araçlarının (İHA) oluşturduğu tehdit nedeniyle bunun artık mümkün olmadığını söyledi. Cenaze törenlerinde de performans sergilediğini belirten Kompaniçenko, hayatını kaybeden askerlerin aileleriyle karşılaşmanın en zor anlardan biri olduğunu ifade etti. Özellikle evladını kaybeden annelerle karşı karşıya kalmanın büyük bir sorumluluk ve hassasiyet gerektirdiğini dile getiren Kompaniçenko, bu süreçte en önemli şeyin doğru zamanda ve doğru yerde bulunmak olduğunu vurguladı. Kompaniçenko, savaş koşullarında kahramanlık arayışından ziyade sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini belirterek, atılan her adımın başkalarının hayatını etkileyebileceğini ve bu nedenle sanatın ve mücadelenin dikkatle ve bilinçle sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Etkinlik, üyeleri 2022'de başlayan topyekûn işgal girişimi sonrasında asker olan Ukraynalı müzik grubu Antytila’yı konu alan “Culture vs War” isimli belgeselin gösterimi ile sona erdi.

Zelenskıy: Birleşik Krallık ve Fransa Ukrayna’ya asker göndermeye hazır Haber

Zelenskıy: Birleşik Krallık ve Fransa Ukrayna’ya asker göndermeye hazır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), Birleşik Krallık ve Fransa’nın Ukrayna’ya askeri birlik gönderme konusunda kararlı olduklarını ancak bu birliklerin nereye konuşlandırılacağı konusunun henüz netleşmediğini açıkladı. AFP’ye verdiği röportajda Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy, 6 Ocak’ta Paris'te imzalanan "Gönüllüler Koalisyonu" deklarasyonu çerçevesinde önemli açıklamalarda bulundu. Zelenskıy, müttefik ülkelerle yapılan görüşmeler sonucunda Birleşik Krallık ve Fransa'nın birer tugaylık askeri birliği Ukrayna topraklarına konuşlandırmaya hazır olduklarını teyit ettiklerini söyledi. Ukrayna standartlarına göre bir tugayın yaklaşık 5 bin askerden oluştuğunu hatırlatan Zelenskıy, sadece bu iki ülkenin değil, diğer bazı devletlerin de benzer sinyaller gönderdiğini ancak asıl kritik meselenin bu güçlerin sahadaki konumu olduğunu vurguladı. Ukrayna lideri, yabancı müttefik birliklerinin konuşlandırılması konusundaki hassasiyete dikkat çekerek, müttefik ülkelerin doğrudan cephe hattında yer alma konusunda çekinceleri olduğunu dile getirdi. Ukrayna halkının ve ordusunun müttefiklerini yanlarında, en ön safta görmeyi arzuladığını belirten Zelenskıy, "Kuşkusuz kimse cephe hattında durmak istemiyor. Ancak Ukraynalıların, ortaklarımızın yanımızda, birinci hatta durmasını istemesi çok mantıklı." ifadelerini kullandı. 6 Ocak 2026 tarihinde Paris'te gerçekleşen zirvede Zelenskıy, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer arasında "Çok Uluslu Güçlerin Konuşlandırılmasına İlişkin Niyet Deklarasyonu" imzalanmıştı. Bu anlaşma, Ukrayna'nın savunma kapasitesini artırmak ve Rus işgaline karşı uluslararası caydırıcılığı güçlendirmek adına tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.