SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Köstence

QHA - Kırım Haber Ajansı - Köstence haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Köstence haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Romanya’da 30. Türk-Tatar festivali coşkusu büyük galayla tamamlandı Haber

Romanya’da 30. Türk-Tatar festivali coşkusu büyük galayla tamamlandı

Cihan Özkan QHA/ANKARA Romanya Türk-Müslüman Tatar Demokratik Birliği (UDTTMR) tarafından bu yıl 30’uncusu düzenlenen Uluslararası Türk-Tatar Halk Dansları, Şarkıları ve Geleneksel Kıyafetleri Festivali, 3 Eylül’de Mankalya (Mangalia) ve Mecidiye’de başlayan, 4 Eylül’de Köstence’ye taşınan etkinliklerin ardından bugün düzenlenen büyük gala konseriyle sona erdi. TÜRK-TATAR KÜLTÜRÜ SOKAKLARA TAŞINDI 5 ülkeden 17 grubun katıldığı festival kapsamında geleneksel millî kıyafetlerini giyen katılımcı gruplar, ülkelerinin bayrakları ve Kırım Tatar halkının Tarak Tamgalı Gökbayrağı eşliğinde kortej yürüyüşleri gerçekleştirdi. Şarkılar ve geleneksel ezgiler eşliğinde düzenlenen yürüyüşlerde gruplar, Köstence, Mankalya ve Mecidiye şehir merkezlerinde festival coşkusunu sokaklara taşıdı. Festivale; Türkiye Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Cıyın Ansambli, Yalova’dan Yafem Ansambli, Litvanya Efsane Ansambli, Lipovan azınlığın Krasıvaı Venok Ansambli, Bulgaristan Suygı Ansambli, Bulgaristan Rodop Esintileri Ansambli, Romanya Makedon azınlığın Canadske Zvezdıce, Yunanistan Gümülcine Türk Gençbirliği, Yunan azınlığın Kallıthea Ansambli, Rumen Halk Müziği Ansambli, Romanya Slovak azınlığın Cerovına Ansambli, Romanya Makedon azınlığın Sonte Ansambli UDTTMR’nin topluluklarından ise Kıskene Karasu Ansambli, Karasu Ansambli, Karadeniz Ansambli, Canlar Ansambli ve Can Renkler Ansambli katıldı. BÜYÜK GALA KONSERİYLE SONA ERDİ Festivalin üç günlük programı, 5 Eylül’de Köstence’de düzenlenen büyük gala konseriyle tamamlandı. Festival boyunca kortej yürüyüşleri ve sahne gösterileriyle izleyicilerle buluşan gruplar, gala gecesinde de geleneksel kıyafetleri, halk dansları ve müzikleriyle sahne aldı. Renkli geleneksel kıyafetlerin, şarkıların ve halk danslarının öne çıktığı gecede, grupların sahne performansları izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Konser, katılımcı grupların gösterileri ve alkışlarla sona ererken, etkinlik boyunca yaşatılan Türk-Tatar kültürünün gelecek nesillere aktarılması mesajı öne çıktı. ESERGEP: TATAR TOPLUMUNUN YANINDAYIZ Konserin açış konuşmasını yapan UDTTMR Başkanı Celil Esergep, bu yıl 30. kez düzenlenen festivalin kendileri için taşıdığı öneme dikkat çekti. Festival kapsamında sahne alan ekiplerin uzun süredir hazırlık yaptığını belirten Esergep, izleyicilerden grupların performanslarını takdirle karşılamalarını istedi. Sahne alan toplulukların arasında profesyonel olmayan ekiplerin de bulunduğunu vurgulayan Esergep, “Burada sahneye çıkacak olanlar her şeyden önce sizin çocuklarınız, torunlarınız ve arkadaşlarınız.” ifadelerini kullandı. Esergep, UDTTMR’nin Tatar toplumunun kültürel kimliğinin korunması ve toplumun birlik ve beraberliğinin güçlendirilmesindeki rolüne dikkat çekerek, birliğin Köstence, Dobruca ve Romanya’daki Tatar toplumunun her zaman yanında olmaya devam edeceğini ifade etti. AMET: KIRIM’DAKİ KARDEŞLERİMİZ KATILAMADIĞI İÇİN CANIMIZ YANIYOR Kırım Tatarı, Romanya Milletvekili Varol Amet, konserin ardından Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmelerde bulundu. Festivalin her yıl eylül ayının başında düzenlendiğini belirten Amet, etkinliğe Türk dünyasının farklı bölgelerinden katılımcıların yanı sıra Romanya parlamentosunda temsil edilen ulusal azınlıkların folklor ekiplerinin de katıldığını söyledi. Amet, UDTTMR bünyesinde faaliyet gösteren grupların tamamının bu yılki festivalde yer aldığını belirtti. “GELENEKLERİMİZİN KAYBOLMAMASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ” Festivalin her yıl yeni bir içerik ve farklılıkla düzenlendiğini ifade eden Amet, özellikle genç nesillere Kırım Tatar geleneklerini ve geleneksel kıyafetlerini aktarmaya önem verdiklerini vurguladı. Amet, festivalin yıllar içinde kapsamını genişlettiğini belirterek, “Geçmiş yıllarda, 2014’e kadar Kırım’dan da her yıl katılım olurdu. Şimdi Kırım’daki kardeşlerimiz katılamadığı için canımız yanıyor. Bu nedenle Romanya’da yaşayan Kırım Tatarlarının geleneklerini en üst seviyede yaşatmaya ve gelecek nesillere aktarmaya çalışıyoruz.” dedi. “KARDEŞLERİMİZİN YANINDAYIZ” Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan soydaşlarına QHA aracılığıyla mesaj gönderen Amet, savaş sürecinde Kırım’daki soydaşlarının yanında olduklarını ve onları hiçbir zaman unutmayacaklarını ifade etti. Amet, “Onlar bizim kardeşlerimiz. Bu savaş sürecinde kalbimiz onlarla. Onları her zaman kardeşimiz olarak görüyoruz ve hiçbir zaman unutmayacağız. Gönülden, yürekten yanlarındayız. Buradan kendilerine çok selam gönderiyoruz.” ifadelerini kullandı. CAFER: KIRIM TATARLARININ YENİDEN ÖZ VATANLARINA KAVUŞMASINI İSTİYORUZ Romanya Etnik İlişkilerden Sorumlu Devlet Müsteşar Yardımcısı Dinçer Cafer de QHA’ya konuşarak, etkinliğin yıllar içinde kazandığı uluslararası niteliği ve Kırım Tatar kültürünün yaşatılmasına yönelik çalışmaları değerlendirdi. Festivalin ilk yıllarında yalnızca Romanya’daki Tatar gruplarının yer aldığını belirten Cafer, zamanla Türkiye’den ve Romanya’da yaşayan diğer azınlık topluluklarından da katılım sağlandığını söyledi. Festivalin bugün Dobruca’daki farklı etnik ve dinî toplulukları bir araya getiren bir etkinliğe dönüştüğünü ifade eden Cafer, “Amacımız, Dobruca’da tüm azınlıkların ve dinlerin bir arada barış içinde yaşadığı bu birliktelik modelini dünyaya tanıtmak.” dedi. “KIRIM TATARLARININ YENİDEN ÖZ VATANLARINA KAVUŞMASINI İSTİYORUZ” Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan soydaşlarına da mesaj gönderen Cafer, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırısının başlamasının ardından Romanya sınırından çok sayıda Kırım Tatarının geçtiğine işaret etti. Romanya olarak savaş mağdurlarına imkânlar ölçüsünde destek olduklarını belirten Cafer, “Sonuna kadar yanındayız.” ifadelerini kullandı. Savaşın bir an önce sona ermesini ve Kırım Tatarlarının yeniden vatanlarına dönmesini istediklerini vurgulayan Cafer, “Savaşın bir an önce bitmesini ve Kırım Tatarlarının yeniden kendi öz vatanlarına kavuşmasını istiyoruz. Bu bizim için çok önemli.” dedi. “HAKLARIMIZ KÜLTÜRÜMÜZÜ YAŞATMAMIZA İMKÂN SAĞLIYOR” Romanya’daki Tatar diasporasının canlılığını koruduğunu belirten Cafer, ülkede yaklaşık 36 yıldır uygulanan azınlıklar sisteminin Tatar toplumunun kültürel kimliğinin korunmasına önemli katkı sağladığını söyledi. Romanya Parlamentosunda Tatar azınlığı temsil eden bir milletvekilinin bulunduğunu belirten Cafer, Tatar toplumuna çeşitli yasal haklar tanındığını ve 5 Mayıs’ın “Tatar Günü”, 13 Aralık’ın ise “Romanya’da Yaşayan Tatarlar Günü” olarak kanunla kabul edildiğini aktardı. Romanya devletinin dil eğitimi ve kültürel faaliyetler konusunda sağladığı desteğin gençlerin Tatar kültürüne olan ilgisini canlı tuttuğunu ifade eden Cafer, “Gençlerimiz bu sayede okullardaki faaliyetlere ve folklor gruplarına yoğun bir katılım gösteriyorlar.” dedi. Dobruca’nın köy ve kasabalarında yaz aylarında düzenlenen geleneksel güreş turnuvalarının da toplumun kültürel canlılığı koruduğunu belirten Cafer, bu yapının devam ettirilmesinin önemine işaret etti.

Romanya’da Türk-Tatar kültür şöleni: 30. festival coşkuyla sürüyor Haber

Romanya’da Türk-Tatar kültür şöleni: 30. festival coşkuyla sürüyor

Cihan Özkan QHA/ANKARA Romanya Türk-Müslüman Tatar Demokratik Birliği (UDTTMR) tarafından 30’uncusu düzenlenen Uluslararası Türk-Tatar Halk Dansları, Şarkıları ve Geleneksel Kıyafetleri Festivali, kortej yürüyüşü ve sahne performanslarıyla 3 Eylül’de başladı. Festivale; Türkiye Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Cıyın Ansambli, Yalova’dan Yafem Ansambli, Litvanya Efsane Ansambli, Lipovan azınlığın Krasıvaı Venok Ansambli, Bulgaristan Suygı Ansambli, Bulgaristan Rodop Esintileri Ansambli, Romanya Makedon azınlığın Canadske Zvezdıce, Yunanistan Gümülcine Türk Gençbirliği, Yunan azınlığın Kallıthea Ansambli, Rumen Halk Müziği Ansambli, Romanya Slovak azınlığın Cerovına Ansambli, Romanya Makedon azınlığın Sonte Ansambli UDTTMR’nin topluluklarından ise Kıskene Karasu Ansambli, Karasu Ansambli, Karadeniz Ansambli, Canlar Ansambli ve Can Renkler Ansambli katıldı. Festival kapsamında 3 Eylül’de geleneksel millî kıyafetlerini giyen katılımcı gruplar, ülkelerinin bayrakları ve Kırım Tatar halkının Tarak Tamgalı Gökbayrağı eşliğinde, döviz ve pankartlarla Mankalya (Mangalia) ve Mecidiye şehir merkezlerinde kortej yürüyüşü gerçekleştirmişti. Şarkılar ve geleneksel ezgiler eşliğinde düzenlenen yürüyüşlerin ardından festival coşkusu, 4 Eylül’de Köstence’ye taşındı. Köstence şehir merkezinde saat 17.00’de başlayan etkinlikte, katılımcı gruplar şarkılar ve geleneksel ezgiler eşliğinde yaklaşık 2 kilometrelik kortej yürüyüşü gerçekleştirdi. Renkli görüntülere sahne olan yürüyüş, Köstence Limanı’nda sona erdi. 5 farklı ülkeden 17 grubun katıldığı ve 3 gün sürecek festival 5 Eylül’de büyük gala gösterisiyle son bulacak. UDTTMR BAŞKANI ESERGEP: RUSLARIN BİZE YAPTIKLARINI HİÇ UNUTMADIK UDTTMR Başkanı Celil Esergep, Köstence’de düzenlenen yürüyüşün ardından Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmelerde bulundu. Esergep, bu yıl 30’uncusu düzenlenen festivalin yıllar içinde büyüyerek farklı ülkelerden grupları ve yaklaşık bin kişiyi bir araya getirdiğini söyledi. Festivalin ilk yıllarında maddi imkânlarının kısıtlı olduğunu anlatan Esergep, “Bu bizim 30. festivalimiz. Allah nasip ederse devam edeceğiz. İlk dört festivalimizi düzenlediğimiz zaman hiç paramız yoktu. Zaman geçtikçe bizim için daha kolay oldu.” dedi. Festivalin büyük ölçüde kendi imkânlarıyla gerçekleştirildiğini belirten Esergep, Romanya devletinin ülkedeki azınlıklara sağladığı finansal desteğin kendileri için önemli olduğunu ifade etti. Esergep, “Biz de bize verilen bu bütçeyle geleneklerimizi ve dinimizi korumaya çalışıyoruz.” diye konuştu. “KIRIM BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ” Festivalin Kırım Tatarları açısından taşıdığı öneme de değinen Esergep, Romanya’daki Kırım Tatarlarının tarihî geçmişine dikkat çekti. Rusya’nın Kırım Tatarlarına yönelik tarihî baskılarına değinen Esergep, “Rusların tarih boyunca bize yaptıklarını hiç unutmadık. Bugün de Rusya, bize büyük bir mirastan kalan bir parça olan Kırım’ı da tamamen elimizden almaya çalışıyor.” ifadelerini kullandı. “KIRIM TATARLARININ EN BÜYÜK PROBLEMİ NÜFUS” Kırım Tatarlarının tarihî yerleşim alanlarının geniş bir coğrafyaya yayıldığını belirten Esergep, “Kuban’dan Dobruca’ya kadar geniş bir bölgede Tatarlar yaşıyordu. Dobruca, Bucak, Edisan, Ediçkül, Kırım ve Or Kapı’da Tatarlar bulunuyordu.” dedi. Kırım Tatarlarının geleceğine ilişkin umutlarını dile getiren Esergep, “Rus devleti yıkıldıktan sonra, Allah nasip ederse bizim de yeniden kendi yerimiz olacaktır. Biz bunu istiyoruz. Fakat bunun için nüfus da gerekiyor. En büyük problemimiz budur.” ifadelerini kullandı. Esergep, Rusya’nın Kırım’daki demografik yapıyı değiştirmeye çalıştığını belirterek, “Bugün Rusya Kırım’daki nüfus oranını değiştirmek amacıyla Rusya’nın farklı bölgelerinden binlerce Rus’u Kırım’a getiriyor. Onlar Kırım’ı bizim elimizden tamamen almak istiyorlar.” diye konuştu.

Romanya’da Türk-Tatar kültür şöleni: 30. festival coşkuyla başladı Haber

Romanya’da Türk-Tatar kültür şöleni: 30. festival coşkuyla başladı

Cihan Özkan QHA/ANKARA Romanya Türk-Müslüman Tatar Demokratik Birliği (UDTTMR) tarafından 30’uncusu düzenlenen Uluslararası Türk-Tatar Halk Dansları, Şarkıları ve Geleneksel Kıyafetleri Festivali, kortej yürüyüşü ve sahne performanslarıyla 3 Eylül’de başladı. 5 farklı ülkeden 10 grubun katıldığı ve 3 gün sürecek festival 6 Eylül’de büyük gala gösterisiyle son bulacak. Festivale; Türkiye Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Cıyın Ansambli, Yalova’dan Yafem Ansambli, Litvanya Efsane Ansambli, Lipovan azınlığın Krasıvaı Venok Ansambli, Bulgaristan Suygı Ansambli, Bulgaristan Rodop Esintileri Ansambli, Romanya Makedon azınlığın Canadske Zvezdıce, Yunanistan Gümülcine Türk Gençbirliği, Romanya Slovak azınlığın Cerovına Ansambli, Romanya Makedon azınlığın Sonte Ansambli katıldı. TÜRK-TATAR KÜLTÜRÜ KORTEJLE SOKAKLARA TAŞINDI Festival programı kapsamında geleneksel millî kıyafetlerini giyen katılımcı gruplar temsil ettikleri ülkelerin bayrakları, Kırım Tatar halkının Tarak Tamgalı Gökbayrağı ile döviz ve pankartlarla Mankalya (Mangalia) ve Mecidiye şehir merkezlerinde şarkılar eşliğinde kortej yürüyüşü gerçekleştirdi. Bölge halkı tarafından yoğun ilgiyle karşılanan geleneksel kıyafetler geçidi, sahne performansları ve halk danslarıyla son buldu. Cıyın Ansambli, daha sonra Osmanlı Devleti döneminde inşa edilen ve Romanya’nın ilk camisi olarak bilinen Esmehan Sultan Camisi’ni de ziyaret etti. FESTİVAL COŞKUSU KÖSTENCE’YE TAŞINACAK Uluslararası Türk-Tatar Halk Dansları, Şarkıları ve Geleneksel Kıyafetleri Festivali, 2’inci gününde bu kez Köstence’de (Constanta) kortej yürüyüşü ve dans gösterileriyle devam edecek. Festival, son gününde ise çok sayıda diplomatik misyon ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi, akademisyen, gazeteci ve davetlinin katılacağı büyük gala programıyla sona erecek.

Ukrayna, tahıl ihracatı için Moldova üzerinden demir yolu güzergâhını değerlendiriyor Haber

Ukrayna, tahıl ihracatı için Moldova üzerinden demir yolu güzergâhını değerlendiriyor

Ukrayna ve Moldova’nın, Ukrayna tahılının Moldova üzerinden demir yoluyla Romanya’nın Köstence Limanı’na taşınmasına yönelik görüşmeler yürüttüğü gündeme geldi. Reuters’ın 10 Ağustos 2026 tarihli haberine göre, Ukrayna makamları söz konusu güzergâhı Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen deniz taşımacılığına kıyasla daha güvenli bir ihracat seçeneği olarak değerlendirirken Moldova’dan taşımacılık ücretlerinde indirim talep etti. Ukrayna limanlarından Karadeniz üzerinden Romanya’ya gerçekleştirilen tahıl ihracatı, son aylarda işgalci Rusya’nın Ukrayna gemileri ve liman altyapısına yönelik artan saldırıları nedeniyle aksıyor. YÜZDE 50 İNDİRİM TALEBİ İDDİASI Reuters’ın kaynaklarına göre Kıyiv, tahılın Moldova üzerinden Köstence Limanı’na taşınması için mevcut demir yolu tarifesinin yüzde 50’si oranında indirim talep etti. Ukrayna’dan üst düzey bir sektör yetkilisi Reuters’a yaptığı açıklamada, potansiyel taşıma hacimlerini belirlemek amacıyla nakliyecilerden bilgi toplandığını belirterek, “Şu anda ilgilenen nakliyecilerden potansiyel hacimlere ilişkin bilgi topluyoruz. Bilgi toplama süreci henüz tamamlanmadı.” dedi. Moldovalı bir kaynak ise Kıyiv’in görüşmeler sırasında yüzde 50 indirim talep ettiğini öne sürdü. Moldova tarafının buna karşılık Ukrayna’dan taşınacak tahıl miktarına ilişkin garanti istediği belirtildi. Kaynak, tarafların Ukrayna tahılının Moldova üzerinden Köstence Limanı’na transit geçişinin zamanlaması ve taşınacak hacimler üzerinde görüşmelerini sürdürdüğünü aktardı. YILLIK 4,5 MİLYON TON TAŞIMA KAPASİTESİ Moldova Demiryollarının eski başkanı Oleg Tofilat, Moldova üzerinden oluşturulacak demir yolu transit koridorunun yıllık 4,5 milyon metrik ton taşıma kapasitesine sahip olabileceğini söyledi. Ukrayna’nın tahminlerine göre, söz konusu güzergâhın faaliyete geçirilmesi ülkenin toplam tahıl ihracatının yaklaşık yüzde 10’unu karşılayabilir. Moldova, 2022-2023 yıllarında Ukrayna tahıllarının taşınması için demir yolu hizmeti sağlamıştı. DEMİR YOLU GÜZERGÂHI GÜNDEMDE Moldova Altyapı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Vladimir Bolea, 10 Ağustos'ta Ukrayna’nın Odesa bölgesini ziyaret ederek Ukrayna Yeniden Yapılanma, Altyapı ve Ulaştırma Bakanı Mıkola Kalaşnık ile demir yolu bağlantılarının geliştirilmesi ve transit taşımacılığın genişletilmesini görüştü. Demir yolu güzergâhının yeniden gündeme gelmesinde işgalci Rusya’nın Odesa limanlarına yönelik artan saldırıları etkili oldu. Ukrayna Tarım Politikaları ve Gıda Bakanı Taras Vysotskıy de Reuters’a yaptığı açıklamada, limanlara yönelik Rus saldırıları nedeniyle ülkenin 2026-2027 sezonuna ilişkin tahıl ihracatı beklentisinin daha önce öngörülen 43 milyon metrik tondan 38-40 milyon metrik tona düşürüldüğünü bildirdi. Ukrayna’nın tahıl ihracatının yüzde 90’dan fazlasını deniz limanları üzerinden gerçekleştirmesi, limanlara yönelik işgalci Rus saldırılarının ülkenin tarım ihracatı üzerindeki etkisini artırıyor. Tarım ürünleri, Ukrayna’nın toplam ihracatında en büyük paya sahip ürün grupları arasında bulunuyor. MOLDOVA TRANSİT GELİR ELDE ETMEK İSTİYOR Moldova Başbakanı Vasile Tofan, ülkesinin Ukrayna tahılının transit taşınmasından milyonlarca avroluk gelir elde etme fırsatını kaçırmaması gerektiğini söyledi. Tofan, Moldova’daki bazı çiftçi birliklerinin Ukrayna tahılının ülke içindeki ürün fiyatlarını düşüreceği yönündeki iddialarını ise reddetti. Moldova televizyonuna konuşan Tofan, “Olmayan yerlerde düşman aramayalım.” ifadelerini kullandı.

Romanya'daki ecdat yadigarı Harşova Kalesi artık Türkçe anlatılacak Haber

Romanya'daki ecdat yadigarı Harşova Kalesi artık Türkçe anlatılacak

Romanya'da Osmanlı döneminden kalan önemli tarihî yapılardan Harşova Kalesi'nde ziyaretçiler için Türkçe yazılı materyal ve sesli rehber hizmeti kullanıma sunuldu. Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ile Romanya Kültür Bakanlığı iş birliğinde yürütülen Tercihim Türkçe projesi kapsamında, Köstence'ye bağlı Harşova'da, Tuna Nehri kıyısında bulunan tarihî kaledeki tüm yazılı bilgilendirme materyalleri ve sesli rehber sistemi Türkçeye çevrildi. Projenin tamamlanması dolayısıyla Harşova Kalesi'nde düzenlenen törene Türkiye'nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan, Köstence Vali Yardımcısı Şenol Ali, Harşova Belediye Başkanı Viorel Ionescu, Romanya Müslümanları Müftüsü Murat Yusuf, Köstence Tarih Müzesi Müdürü Constantin Aurel Mototolea, Harşova Kalesi-Carsium Müzesi Müdürü Constantin Nicolae ile çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan Büyükelçi Altan, Türkiye ile Romanya arasındaki kültürel ilişkilerin her geçen gün güçlendiğini belirterek, bu tür kalıcı projelerin iki ülke arasındaki dostluğu daha da pekiştirdiğini ifade etti. Köstence Vali Yardımcısı Şenol Ali ise kültürel iş birliklerinin ortak tarihî mirasın korunmasına önemli katkı sunduğunu vurguladı. Harşova Belediye Başkanı Viorel Ionescu da projenin kaleyi uluslararası ziyaretçiler için daha erişilebilir hâle getirdiğini ve kentin tanıtımına önemli katkı sağlayacağını söyledi. YEE Romanya Koordinatörü Mustafa Yıldız ise Tercihim Türkçe projesinin yalnızca bir çeviri çalışması olmadığını belirterek, uygulamanın ortak tarihe duyulan saygının ve Türkiye ile Romanya arasındaki dostluğun somut bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Yüzyıllar boyunca Osmanlı idaresinde kalan Dobruca bölgesinde yer alan Hârşova Kalesi, Tuna Nehri üzerindeki stratejik konumu nedeniyle Osmanlı döneminde önemli bir askerî üs olarak kullanıldı. Osmanlı kültürel mirasının önemli simgelerinden biri olan kale, Türkçe rehber uygulamasıyla Türk ziyaretçiler tarafından artık kendi dillerinde gezilebilecek.

Hıdırellez 2026: UNESCO Mirası gelenek ve oyunlara deniz kıyısında büyük ilgi Haber

Hıdırellez 2026: UNESCO Mirası gelenek ve oyunlara deniz kıyısında büyük ilgi

Romanya Türk-Tatar toplumu üyelerini ve çok sayıda ziyaretçiyi bir araya getiren Hıdırellez Festivali, Romanya Müslüman Tatar Türkleri Demokrat Birliği (UDTTMR) Başkanı Naim Belgin’in organizatörlüğünde, Venus tatil beldesinin Turkuaz (Turquoise) Plajı’nda düzenlendi. Romanya Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) Millî Komisyonunun (CNR-UNESCO) himayesinde düzenlenen ve Romanya Kültür Bakanlığı tarafından finanse edilen etkinlik, ayrıca Köstence Radyosu (Radio Constanța) ile Alpha Media medya ortaklığıyla desteklendi. SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS KORUNUYOR Gastronomi, el sanatları ve Türk halklarının somut olmayan kültürel mirasının bir araya geldiği canlı bir gelenek aktarımı gerçekleştiği festival, 29–31 Mayıs tarihleri arasında tertip edildi. Festivalin ana etkinliği, halka yönelik en önemli kültürel ve sanatsal programların yer aldığı 30 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirildi. Doğanın yeniden canlanışını ve yaz mevsiminin gelişini kutlandığı günde, topluluk üyeleri ve ülkenin dört bir yanından binlerce ziyaretçi bir araya geldi. Festivalin açılış konuşmasını Belgin yaparken bayramın derin anlamı ise CNR-UNESCO temsilcisi Codrin Tăut tarafından vurgulandı. Hıdırellez’in dünya çapındaki benzersizliği ve somut olmayan kültürel mirasın korunmasının önemi de dile getirildi. UNESCO MİRASI OYUNLARI VE İNTERAKTİF ATÖLYELER ÇOCUKLAR VE GENÇLERİN GÖZDESİ OLDU Festivalin en önemli cazibe noktalarından biri, UNESCO kültürel mirası kapsamında yer alan tarihî oyunların yarışmaları ve gösterileri oldu. Çocuklar ve gençler; toguz kumalak, bestemşe (bestemshe), göçürme (mangala), aşık atma, kol güreşi, tarihî okçuluk, güreş (geleneksel güreş gösterisi), arkan tartıu (halat çekme) ve tayak tartış (sopa çekme) gibi geleneksel sporları tanıma ve uygulama fırsatı buldu. Projenin eğitsel ve gastronomik boyutu, el sanatları atölyeleri ve geleneksel mutfak gösterileriyle tamamlandı. Ziyaretçiler, özgün Türk-Tatar lezzetlerini keşfetme ve tatma fırsatı elde etti. Türkistan coğrafyasının simgesel yemeklerinden biri olan; pirinç, et, havuç, kuru üzüm, sarımsak ve biberle hazırlanan; Özbekistan ile Tacikistan’ın mutfak gelenekleri kapsamında, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan pilav ise Menabit Özghiun tarafından sunularak büyük beğeni topladı. Musafir Efendi Bistro da UDTTMR Bükreş Şube Başkanı Dr. Metin Ömer’in katkılarıyla çibörek, cantık, sarburma ve köbete gibi geleneksel Tatar ve Türk yemeklerini katılımcılara sundu. KÜLTÜREL ORTAKLIKLAR VE GELENEKLER ARACILIĞIYLA BİRLİKTELİK RUHU HİSSEDİLDİ Ziyaretçilerin hat sanatı ve deri işçiliğini yakından tanıma fırsatı bularak Tatar toplumunun kültürel mirasına daha da yaklaştığı festivalin Türk dünyasına özgü misafirperverlik atmosferi, festival boyunca katılımcılara ikram edilen çay ve Türk kahvesiyle tamamlandı. Türk kahvesi kültürü ve geleneği ise 2013 yılından bu yana UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’nde yer almakta olup sohbetin, diyaloğun ve misafirperverliğin sembolü olarak kabul ediliyor. Festivalin bölgeler arası ve sınır ötesi boyutu; Romanya’nın Prahova iline bağlı Măneciu Belediye Başkanı Florin Auras Dragomir ve Belediye Başkan Yardımcısı Daniela Devesel, Moldova Cumhuriyeti’nin Copceac (Tatar Kıpçak) Belediye Başkanı Oleg Garizan ile Comrat Belediye Başkanı Serghei Anastasov’un katılımıyla onurlandırıldı. Konuklar, kültürel ortaklıkların ve gelenekler aracılığıyla birlikteliğin önemine dair güçlü mesajlar verdi. GENÇLER KÜLTÜRLERARASI EĞİTİMİN MERKEZİNDE Yeni nesillerin eğitimi ve UNESCO mirasının tanıtılmasına önemli katkılar sağlayan eğitim ortakları arasında Bükreş 162 No’lu Ortaokulu ile Prahova ilindeki “Ferdinand I” Koleji yer aldı. Böylece proje, kültürel çeşitliliği diyalog ve karşılıklı saygı alanına dönüştürme hedefini başarıyla gerçekleştirdi. İnteraktif atölyeler ve gösteriler ise Nokors Tarihî Canlandırma Grubu, Ignis Vultus Tarihî Canlandırma Grubu, Tomis Constanța Kültür Derneği ve SENTO Derneğinin desteğiyle düzenlendi. ÇOKKÜLTÜRLÜ GÖSTERİ VE ATALARIN ATEŞİ RİTÜELİ Akşam programı, büyük beğeni toplayan geleneksel müzik ve halk dansları şöleniyle taçlandırıldı. Dombra eşliğinde ünlü sanatçı Dr. Mesut Baubek, sevilen Türk-Tatar ezgileriyle Elfin Receb, ardından Moldova Cumhuriyeti’nin Kıpçak bölgesinden gelen sanatçılar ve Köstence iline bağlı Albești’den “Plai de Dor” halk dansları topluluğu plaj terasında sahne aldı. Festival, plajda geleneksel “ataların ateşi”nin yakılmasıyla sembolik olarak sona erdi. Tören kapsamında gerçekleştirilen ateş üzerinden üç kez atlama ritüeli; arınmayı, doğanın yeniden doğuşunu ve atalarla olan bağın sürekliliğini simgeleyen kadim bir gelenek olarak yaşatıldı. Program kapsamında, festivalin organizasyonunda ve yürütülmesinde görev alan katılımcılara yönelik Cuma ve Pazar günleri de özel etkinlikler ve buluşmalar düzenlenerek tamamlandı. HIDIRELLEZ’İN (QIDIRLEZ) ÖYKÜSÜ Geleneksel olarak 6 Mayıs’ta kutlanan Hıdırellez, kökenlerini eski bir ikilik kültünden alıyor. Efsaneye göre ise insan hayatının ve suların koruyucuları olan Hızır ile İlyas’ın, yılda yalnızca bir kez buluşması yazın başlangıcını ve yenilenmeyi müjdeliyor. Bayram; güçlü sanatsal ve toplumsal dayanışma unsurları nedeniyle UNESCO tarafından uluslararası düzeyde Somut Olmayan Kültürel Miras olarak tanınıyor.

Bandırma’daki Kırım Tatar köyünde Hıdırellez Şenliği düzenlendi Haber

Bandırma’daki Kırım Tatar köyünde Hıdırellez Şenliği düzenlendi

Balıkesir’in Bandırma ilçesine bağlı Orhaniye köyünde (Poyralı), Kırım Tatar kültürünü yaşatmak amacıyla Hıdırellez Şenliği gerçekleştirildi. Yoğun katılımla düzenlenen etkinlikte Kırım Tatar halk oyunları sergilendi, geleneksel yemekler ikram edildi ve Kırım Tatar yırları seslendirildi. Kırım Tatarları tarafından kurulan Orhaniye köyünde düzenlenen şenliğe, Kırım Derneği Bandırma Şubesinin davetiyle Kırım Derneği Genel Merkezi temsilcileri de katıldı. Etkinlikte Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Özel ve Dernek Aekreteri Emre Ata yer aldı. Ayrıca Kırım Derneği Genel Merkezi müzik ve dans topluluğu Cıyın Ansambli solistleri Neva Civelek, Zeynep Naz Uludağ, Samet Cengiz ve İldar Şahin de etkinlikte sahne aldı. Şenliğin organizasyonu; Caner Can, Osman Çora, Burak Okbay, Serhat Erdoğan, Gökhan Okbay, Fatih Balcı, Furkan Canbay ve Göksel Sezgenden oluşan komite tarafından gerçekleştirildi. Etkinliğe yoğun ilgi gösterildiği belirtilirken yaklaşık 2 bin 500 kişilik yemek hazırlandı. Senliğe ise yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı ifade edildi. Meydanda kurulan sofralarda katılımcılara toplu yemek ikramında bulunuldu. Program kapsamında sahne alan Cıyın Ansambli dansçıları, Kırım Tatar halk oyunlarının seçkin örneklerini sergileyerek izleyicilerden büyük alkış aldı. İstanbul’dan etkinliğe katılan sanatçı Adile Çerkezova ise seslendirdiği Kırım Tatar yırlarıyla beğeni topladı. Şenliğin final bölümünde ise Kırım Derneği İstanbul Şubesi Korosu, şef Ertan Çetemen yönetiminde sahne aldı. Balıkesir’in Bandırma ilçesine bağlı Orhaniye köyü, 1878 yılında Kırım’dan göç eden Kırım Tatarları tarafından kuruldu. 1783 yılında Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesinin ardından bir grup Kırım Tatarı önce Romanya'nın Köstence bölgesine göç etti. Daha sonra ise deniz yoluyla Bandırma’ya ulaşarak Orhaniye köyünü kurdu. Günümüzde köy nüfusunun tamamı Kırım Tatarlarından oluşuyor.

Gaspıralı’nın mirası, doğumunun 175. yıl dönümünde Romanya'da hatırlandı Haber

Gaspıralı’nın mirası, doğumunun 175. yıl dönümünde Romanya'da hatırlandı

"Doğumunun 175. Yıl Dönümünde İsmail Bey Gaspıralı ve Mirası" adlı panel, Romanya’daki Köstence Ovidius Üniversitesinde düzenlendi. İsmail Bey Gaspıralı'nın doğumunun 175. yıl dönümü anısına 28 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen panel; Romanya Türk-Müslüman Tatarları Demokrat Birliği (RTMTDB), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve Köstence Ovidius Üniversitesi Tarih ve Siyaset Bilimleri Fakültesinin yanı sıra Bükreş Üniversitesi Tarih Fakültesi ile Türk Çalışmaları Merkezi ile iş birliği içerisinde tertip edildi. İSMAİL BEY GASPIRALI, DOĞUMUNUN 175. YIL DÖNÜMÜNDE HATIRLANDI Panelde; Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Kırım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Enver Aydoğan, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zaynabidin Abdiraşidov, Bükreş Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Silvana Rachieru ve RTMTDB Bükreş Şubesi Başkanı Dr. Metin Ömer konuşmacı olarak yer aldı. Türkiye Cumhuriyeti Köstence Başkonsolusu Derya Dingiltepe, Köstence Ovidius Universitesi Tarih ve Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Daniel Citiriga, Romanya Müslümanları Müftüsü Murat Yusuf ve TİKA Romanya Koordinatörü Salih Yurç ise programda katılımcı olarak yer aldı. Panel kapsamında Gaspıralı'nın Romanya ve Türkiye üzerindeki etkisi ele alınırken Gaspıralı’nın eğitim alanında başlattığı reformlar ile basın aracılığıyla oluşturduğu iletişim ağının modern toplumun gelişimi üzerindeki etkileri kaydedildi. UDTTMR BAŞKANI GELİL ESERGHEP’TEN PANEL ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER Panelde UDTTMR Başkanı Gelil Eserghep şöyle konuştu: İsmail Bey Gaspıralı gibi bir şahsiyetin anısını yaşatmak, dünyanın dört bir yanındaki Tatarlar için bir görevdir. UDTTMR, milletimizin önemli şahsiyetlerinin ve kahramanlarının hatırasını canlı tutma misyonunu üstlenmekte ve Gaspıralı’nın doğumunun 175. yılını anan bu tür etkinlikleri desteklemektedir. Desteklerinden dolayı TİKA’ya ve davetimizi kabul ederek bu önemli etkinliğin bir parçası olan Köstence Ovidius Üniversitesi ile Bükreş Üniversitesine teşekkür ederiz; ayrıca bu etkinliğe bilimsel bir geçerlilik kazandırdıkları için de minnettarız. KALKAY, “KIRIM DERNEĞİ 70. YIL” KİTABINI DEKAN CİTİRİGA’YA ARMAĞAN ETTİ Öte yandan Kırım Vakfı Başkanı Kalkay, Dekan Citiriga’ya Türkiye’deki Kırım Tatar teşkilatlarını anlatan “Kuruluşunun 70. Yıl Dönümünde Kırım Derneği” adlı kitabını hediye etti. Aydoğan ise Dekan Citiriga’ya 2001 yılında düzenlenen Kırım Derneği Sempozyumu’nun bildirilerini içeren “İsmail Bey Gaspıralı” kitabını armağan etti.

Romanya'da İsmail Bey Gaspıralı’nın doğumunun 175. yılına özel uluslararası konferans! Haber

Romanya'da İsmail Bey Gaspıralı’nın doğumunun 175. yılına özel uluslararası konferans!

Türk dünyasının ve Kırım Tatarlarının en önemli isimlerinden büyük siyasetçi, düşünür, yazar, eğitimci ve yayıncı İsmail Bey Gaspıral’nın düşünsel, kültürel ve siyasi mirası, doğumunun 175. yılı dolayısıyla Romanya’da düzenlenecek uluslararası bir konferansta kapsamlı şekilde ele alınacak. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Romanya Türk-Müslüman Tatarları Demokrat Birliği, Köstence Ovidius Üniversitesi Tarih ve Siyaset Bilimi Fakültesi ve Bükreş Üniversitesi Tarih Bölümü Türk Araştırmaları Merkezi iş birliğiyle düzenlenen “İsmail Gaspıralı ve Mirası: Reform, Eğitim ve Türk Dünyasında Birlik” başlıklı konferans, 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde Köstence ve Bükreş’te gerçekleştirilecek. Konferansta; Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enver Aydoğan ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zaynabidin Abdirashidov, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, Bükreş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Silvana Rachieru ve DQTK Yönetim Kurulu Üyesi, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Yönetim Kurulu Üyesi, Köstence Ovidius Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Metin Ömer konuşmacı olarak yer alacak. GASPIRALI'NIN EĞİTİM REFORMLARI, YAYINCILIK FAALİYETLERİ VE TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM VİZYONU ELE ALINACAK Konferansın ilk oturumu 28 Nisan’da Köstence’de Ovidius Üniversitesi Senato Salonu’nda yapılacak. İkinci gün programı ise 29 Nisan’da Bükreş Üniversitesi Matematik ve Bilgisayar Fakültesi’nde devam edecek. Etkinlikte farklı ülkelerden akademisyenler, Gaspıralı’nın fikir dünyasını ve etkilerini çok boyutlu şekilde değerlendirecek. 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya koyduğu “dilde, fikirde, işte birlik” anlayışıyla Türk dünyasında modernleşme sürecine yön veren Gaspıralı’nın eğitim reformları, yayıncılık faaliyetleri ve toplumsal dönüşüm vizyonu konferansın ana başlıklarını oluşturacak. Özellikle yayımladığı “Tercüman” gazetesi aracılığıyla geniş bir coğrafyada fikirlerini yayarak Türk ve Müslüman toplumlar arasında ortak bir bilinç oluşturmayı hedefleyen Gaspıralı’nın mirası, günümüz açısından da ele alınacak. Program kapsamında ayrıca Kırım Tatar toplumunun tarihsel gelişimi, kimlik mücadelesi ve 1917-1918 yıllarında kurulan Kırım Halk Cumhuriyeti’ne uzanan süreçte Gaspıralı’nın fikirlerinin rolü tartışılacak. Bunun yanı sıra, onun eğitim, diyalog ve karşılıklı saygı temelinde geliştirdiği modelin, Müslüman toplulukların farklı siyasi ve kültürel ortamlarda varlığını sürdürmesindeki önemi değerlendirilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.