Romanya’da 30. Türk-Tatar festivali coşkusu büyük galayla tamamlandı
Romanya’da 30. Türk-Tatar festivali coşkusu büyük galayla tamamlandı
Romanya Türk-Müslüman Tatar Demokratik Birliği (UDTTMR) tarafından 30’uncusu düzenlenen Uluslararası Türk-Tatar Halk Dansları, Şarkıları ve Geleneksel Kıyafetleri Festivali, Köstence’de gerçekleştirilen büyük gala konseriyle tamamlandı. 5 ülkeden 17 grubun katıldığı festivalde Kırım Tatar kültürünün yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması vurgulandı.
Haber Giriş Tarihi: 06.09.2026 00:34
Haber Güncellenme Tarihi: 06.09.2026 00:50
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Cihan Özkan
QHA/ANKARA
Romanya Türk-Müslüman Tatar Demokratik Birliği (UDTTMR) tarafından bu yıl 30’uncusu düzenlenen Uluslararası Türk-Tatar Halk Dansları, Şarkıları ve Geleneksel Kıyafetleri Festivali, 3 Eylül’de Mankalya (Mangalia) ve Mecidiye’de başlayan, 4 Eylül’de Köstence’ye taşınan etkinliklerin ardından bugün düzenlenen büyük gala konseriyle sona erdi.
TÜRK-TATAR KÜLTÜRÜ SOKAKLARA TAŞINDI
5 ülkeden 17 grubun katıldığı festival kapsamında geleneksel millî kıyafetlerini giyen katılımcı gruplar, ülkelerinin bayrakları ve Kırım Tatar halkının Tarak Tamgalı Gökbayrağı eşliğinde kortej yürüyüşleri gerçekleştirdi.
Şarkılar ve geleneksel ezgiler eşliğinde düzenlenen yürüyüşlerde gruplar, Köstence, Mankalya ve Mecidiye şehir merkezlerinde festival coşkusunu sokaklara taşıdı.
Festivale; Türkiye Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Cıyın Ansambli, Yalova’dan Yafem Ansambli, Litvanya Efsane Ansambli, Lipovan azınlığın Krasıvaı Venok Ansambli, Bulgaristan Suygı Ansambli, Bulgaristan Rodop Esintileri Ansambli, Romanya Makedon azınlığın Canadske Zvezdıce, Yunanistan Gümülcine Türk Gençbirliği, Yunan azınlığın Kallıthea Ansambli, Rumen Halk Müziği Ansambli, Romanya Slovak azınlığın Cerovına Ansambli, Romanya Makedon azınlığın Sonte Ansambli UDTTMR’nin topluluklarından ise Kıskene Karasu Ansambli, Karasu Ansambli, Karadeniz Ansambli, Canlar Ansambli ve Can Renkler Ansambli katıldı.
BÜYÜK GALA KONSERİYLE SONA ERDİ
Festivalin üç günlük programı, 5 Eylül’de Köstence’de düzenlenen büyük gala konseriyle tamamlandı. Festival boyunca kortej yürüyüşleri ve sahne gösterileriyle izleyicilerle buluşan gruplar, gala gecesinde de geleneksel kıyafetleri, halk dansları ve müzikleriyle sahne aldı.
Renkli geleneksel kıyafetlerin, şarkıların ve halk danslarının öne çıktığı gecede, grupların sahne performansları izleyicilerden yoğun ilgi gördü.
Konser, katılımcı grupların gösterileri ve alkışlarla sona ererken, etkinlik boyunca yaşatılan Türk-Tatar kültürünün gelecek nesillere aktarılması mesajı öne çıktı.
ESERGEP: TATAR TOPLUMUNUN YANINDAYIZ
Konserin açış konuşmasını yapan UDTTMR Başkanı Celil Esergep, bu yıl 30. kez düzenlenen festivalin kendileri için taşıdığı öneme dikkat çekti.
Festival kapsamında sahne alan ekiplerin uzun süredir hazırlık yaptığını belirten Esergep, izleyicilerden grupların performanslarını takdirle karşılamalarını istedi. Sahne alan toplulukların arasında profesyonel olmayan ekiplerin de bulunduğunu vurgulayan Esergep, “Burada sahneye çıkacak olanlar her şeyden önce sizin çocuklarınız, torunlarınız ve arkadaşlarınız.” ifadelerini kullandı.
Esergep, UDTTMR’nin Tatar toplumunun kültürel kimliğinin korunması ve toplumun birlik ve beraberliğinin güçlendirilmesindeki rolüne dikkat çekerek, birliğin Köstence, Dobruca ve Romanya’daki Tatar toplumunun her zaman yanında olmaya devam edeceğini ifade etti.
Kırım Tatarı, Romanya Milletvekili Varol Amet, konserin ardından Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmelerde bulundu.
Festivalin her yıl eylül ayının başında düzenlendiğini belirten Amet, etkinliğe Türk dünyasının farklı bölgelerinden katılımcıların yanı sıra Romanya parlamentosunda temsil edilen ulusal azınlıkların folklor ekiplerinin de katıldığını söyledi. Amet, UDTTMR bünyesinde faaliyet gösteren grupların tamamının bu yılki festivalde yer aldığını belirtti.
“GELENEKLERİMİZİN KAYBOLMAMASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
Festivalin her yıl yeni bir içerik ve farklılıkla düzenlendiğini ifade eden Amet, özellikle genç nesillere Kırım Tatar geleneklerini ve geleneksel kıyafetlerini aktarmaya önem verdiklerini vurguladı.
Amet, festivalin yıllar içinde kapsamını genişlettiğini belirterek, “Geçmiş yıllarda, 2014’e kadar Kırım’dan da her yıl katılım olurdu. Şimdi Kırım’daki kardeşlerimiz katılamadığı için canımız yanıyor. Bu nedenle Romanya’da yaşayan Kırım Tatarlarının geleneklerini en üst seviyede yaşatmaya ve gelecek nesillere aktarmaya çalışıyoruz.” dedi.
“KARDEŞLERİMİZİN YANINDAYIZ”
Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan soydaşlarına QHA aracılığıyla mesaj gönderen Amet, savaş sürecinde Kırım’daki soydaşlarının yanında olduklarını ve onları hiçbir zaman unutmayacaklarını ifade etti.
Amet, “Onlar bizim kardeşlerimiz. Bu savaş sürecinde kalbimiz onlarla. Onları her zaman kardeşimiz olarak görüyoruz ve hiçbir zaman unutmayacağız. Gönülden, yürekten yanlarındayız. Buradan kendilerine çok selam gönderiyoruz.” ifadelerini kullandı.
CAFER: KIRIM TATARLARININ YENİDEN ÖZ VATANLARINA KAVUŞMASINI İSTİYORUZ
Romanya Etnik İlişkilerden Sorumlu Devlet Müsteşar Yardımcısı Dinçer Cafer de QHA’ya konuşarak, etkinliğin yıllar içinde kazandığı uluslararası niteliği ve Kırım Tatar kültürünün yaşatılmasına yönelik çalışmaları değerlendirdi.
Festivalin ilk yıllarında yalnızca Romanya’daki Tatar gruplarının yer aldığını belirten Cafer, zamanla Türkiye’den ve Romanya’da yaşayan diğer azınlık topluluklarından da katılım sağlandığını söyledi. Festivalin bugün Dobruca’daki farklı etnik ve dinî toplulukları bir araya getiren bir etkinliğe dönüştüğünü ifade eden Cafer, “Amacımız, Dobruca’da tüm azınlıkların ve dinlerin bir arada barış içinde yaşadığı bu birliktelik modelini dünyaya tanıtmak.” dedi.
“KIRIM TATARLARININ YENİDEN ÖZ VATANLARINA KAVUŞMASINI İSTİYORUZ”
Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan soydaşlarına da mesaj gönderen Cafer, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırısının başlamasının ardından Romanya sınırından çok sayıda Kırım Tatarının geçtiğine işaret etti. Romanya olarak savaş mağdurlarına imkânlar ölçüsünde destek olduklarını belirten Cafer, “Sonuna kadar yanındayız.” ifadelerini kullandı.
Savaşın bir an önce sona ermesini ve Kırım Tatarlarının yeniden vatanlarına dönmesini istediklerini vurgulayan Cafer, “Savaşın bir an önce bitmesini ve Kırım Tatarlarının yeniden kendi öz vatanlarına kavuşmasını istiyoruz. Bu bizim için çok önemli.” dedi.
Romanya’daki Tatar diasporasının canlılığını koruduğunu belirten Cafer, ülkede yaklaşık 36 yıldır uygulanan azınlıklar sisteminin Tatar toplumunun kültürel kimliğinin korunmasına önemli katkı sağladığını söyledi.
Romanya Parlamentosunda Tatar azınlığı temsil eden bir milletvekilinin bulunduğunu belirten Cafer, Tatar toplumuna çeşitli yasal haklar tanındığını ve 5 Mayıs’ın “Tatar Günü”, 13 Aralık’ın ise “Romanya’da Yaşayan Tatarlar Günü” olarak kanunla kabul edildiğini aktardı.
Romanya devletinin dil eğitimi ve kültürel faaliyetler konusunda sağladığı desteğin gençlerin Tatar kültürüne olan ilgisini canlı tuttuğunu ifade eden Cafer, “Gençlerimiz bu sayede okullardaki faaliyetlere ve folklor gruplarına yoğun bir katılım gösteriyorlar.” dedi.
Dobruca’nın köy ve kasabalarında yaz aylarında düzenlenen geleneksel güreş turnuvalarının da toplumun kültürel canlılığı koruduğunu belirten Cafer, bu yapının devam ettirilmesinin önemine işaret etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Romanya’da 30. Türk-Tatar festivali coşkusu büyük galayla tamamlandı
Romanya Türk-Müslüman Tatar Demokratik Birliği (UDTTMR) tarafından 30’uncusu düzenlenen Uluslararası Türk-Tatar Halk Dansları, Şarkıları ve Geleneksel Kıyafetleri Festivali, Köstence’de gerçekleştirilen büyük gala konseriyle tamamlandı. 5 ülkeden 17 grubun katıldığı festivalde Kırım Tatar kültürünün yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması vurgulandı.
Cihan Özkan
QHA/ANKARA
Romanya Türk-Müslüman Tatar Demokratik Birliği (UDTTMR) tarafından bu yıl 30’uncusu düzenlenen Uluslararası Türk-Tatar Halk Dansları, Şarkıları ve Geleneksel Kıyafetleri Festivali, 3 Eylül’de Mankalya (Mangalia) ve Mecidiye’de başlayan, 4 Eylül’de Köstence’ye taşınan etkinliklerin ardından bugün düzenlenen büyük gala konseriyle sona erdi.
TÜRK-TATAR KÜLTÜRÜ SOKAKLARA TAŞINDI
5 ülkeden 17 grubun katıldığı festival kapsamında geleneksel millî kıyafetlerini giyen katılımcı gruplar, ülkelerinin bayrakları ve Kırım Tatar halkının Tarak Tamgalı Gökbayrağı eşliğinde kortej yürüyüşleri gerçekleştirdi.
Şarkılar ve geleneksel ezgiler eşliğinde düzenlenen yürüyüşlerde gruplar, Köstence, Mankalya ve Mecidiye şehir merkezlerinde festival coşkusunu sokaklara taşıdı.
Festivale; Türkiye Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Cıyın Ansambli, Yalova’dan Yafem Ansambli, Litvanya Efsane Ansambli, Lipovan azınlığın Krasıvaı Venok Ansambli, Bulgaristan Suygı Ansambli, Bulgaristan Rodop Esintileri Ansambli, Romanya Makedon azınlığın Canadske Zvezdıce, Yunanistan Gümülcine Türk Gençbirliği, Yunan azınlığın Kallıthea Ansambli, Rumen Halk Müziği Ansambli, Romanya Slovak azınlığın Cerovına Ansambli, Romanya Makedon azınlığın Sonte Ansambli UDTTMR’nin topluluklarından ise Kıskene Karasu Ansambli, Karasu Ansambli, Karadeniz Ansambli, Canlar Ansambli ve Can Renkler Ansambli katıldı.
BÜYÜK GALA KONSERİYLE SONA ERDİ
Festivalin üç günlük programı, 5 Eylül’de Köstence’de düzenlenen büyük gala konseriyle tamamlandı. Festival boyunca kortej yürüyüşleri ve sahne gösterileriyle izleyicilerle buluşan gruplar, gala gecesinde de geleneksel kıyafetleri, halk dansları ve müzikleriyle sahne aldı.
Renkli geleneksel kıyafetlerin, şarkıların ve halk danslarının öne çıktığı gecede, grupların sahne performansları izleyicilerden yoğun ilgi gördü.
Konser, katılımcı grupların gösterileri ve alkışlarla sona ererken, etkinlik boyunca yaşatılan Türk-Tatar kültürünün gelecek nesillere aktarılması mesajı öne çıktı.
ESERGEP: TATAR TOPLUMUNUN YANINDAYIZ
Konserin açış konuşmasını yapan UDTTMR Başkanı Celil Esergep, bu yıl 30. kez düzenlenen festivalin kendileri için taşıdığı öneme dikkat çekti.
Festival kapsamında sahne alan ekiplerin uzun süredir hazırlık yaptığını belirten Esergep, izleyicilerden grupların performanslarını takdirle karşılamalarını istedi. Sahne alan toplulukların arasında profesyonel olmayan ekiplerin de bulunduğunu vurgulayan Esergep, “Burada sahneye çıkacak olanlar her şeyden önce sizin çocuklarınız, torunlarınız ve arkadaşlarınız.” ifadelerini kullandı.
Esergep, UDTTMR’nin Tatar toplumunun kültürel kimliğinin korunması ve toplumun birlik ve beraberliğinin güçlendirilmesindeki rolüne dikkat çekerek, birliğin Köstence, Dobruca ve Romanya’daki Tatar toplumunun her zaman yanında olmaya devam edeceğini ifade etti.
AMET: KIRIM’DAKİ KARDEŞLERİMİZ KATILAMADIĞI İÇİN CANIMIZ YANIYOR
Kırım Tatarı, Romanya Milletvekili Varol Amet, konserin ardından Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmelerde bulundu.
Festivalin her yıl eylül ayının başında düzenlendiğini belirten Amet, etkinliğe Türk dünyasının farklı bölgelerinden katılımcıların yanı sıra Romanya parlamentosunda temsil edilen ulusal azınlıkların folklor ekiplerinin de katıldığını söyledi. Amet, UDTTMR bünyesinde faaliyet gösteren grupların tamamının bu yılki festivalde yer aldığını belirtti.
“GELENEKLERİMİZİN KAYBOLMAMASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
Festivalin her yıl yeni bir içerik ve farklılıkla düzenlendiğini ifade eden Amet, özellikle genç nesillere Kırım Tatar geleneklerini ve geleneksel kıyafetlerini aktarmaya önem verdiklerini vurguladı.
Amet, festivalin yıllar içinde kapsamını genişlettiğini belirterek, “Geçmiş yıllarda, 2014’e kadar Kırım’dan da her yıl katılım olurdu. Şimdi Kırım’daki kardeşlerimiz katılamadığı için canımız yanıyor. Bu nedenle Romanya’da yaşayan Kırım Tatarlarının geleneklerini en üst seviyede yaşatmaya ve gelecek nesillere aktarmaya çalışıyoruz.” dedi.
“KARDEŞLERİMİZİN YANINDAYIZ”
Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan soydaşlarına QHA aracılığıyla mesaj gönderen Amet, savaş sürecinde Kırım’daki soydaşlarının yanında olduklarını ve onları hiçbir zaman unutmayacaklarını ifade etti.
Amet, “Onlar bizim kardeşlerimiz. Bu savaş sürecinde kalbimiz onlarla. Onları her zaman kardeşimiz olarak görüyoruz ve hiçbir zaman unutmayacağız. Gönülden, yürekten yanlarındayız. Buradan kendilerine çok selam gönderiyoruz.” ifadelerini kullandı.
CAFER: KIRIM TATARLARININ YENİDEN ÖZ VATANLARINA KAVUŞMASINI İSTİYORUZ
Romanya Etnik İlişkilerden Sorumlu Devlet Müsteşar Yardımcısı Dinçer Cafer de QHA’ya konuşarak, etkinliğin yıllar içinde kazandığı uluslararası niteliği ve Kırım Tatar kültürünün yaşatılmasına yönelik çalışmaları değerlendirdi.
Festivalin ilk yıllarında yalnızca Romanya’daki Tatar gruplarının yer aldığını belirten Cafer, zamanla Türkiye’den ve Romanya’da yaşayan diğer azınlık topluluklarından da katılım sağlandığını söyledi. Festivalin bugün Dobruca’daki farklı etnik ve dinî toplulukları bir araya getiren bir etkinliğe dönüştüğünü ifade eden Cafer, “Amacımız, Dobruca’da tüm azınlıkların ve dinlerin bir arada barış içinde yaşadığı bu birliktelik modelini dünyaya tanıtmak.” dedi.
“KIRIM TATARLARININ YENİDEN ÖZ VATANLARINA KAVUŞMASINI İSTİYORUZ”
Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan soydaşlarına da mesaj gönderen Cafer, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırısının başlamasının ardından Romanya sınırından çok sayıda Kırım Tatarının geçtiğine işaret etti. Romanya olarak savaş mağdurlarına imkânlar ölçüsünde destek olduklarını belirten Cafer, “Sonuna kadar yanındayız.” ifadelerini kullandı.
Savaşın bir an önce sona ermesini ve Kırım Tatarlarının yeniden vatanlarına dönmesini istediklerini vurgulayan Cafer, “Savaşın bir an önce bitmesini ve Kırım Tatarlarının yeniden kendi öz vatanlarına kavuşmasını istiyoruz. Bu bizim için çok önemli.” dedi.
“HAKLARIMIZ KÜLTÜRÜMÜZÜ YAŞATMAMIZA İMKÂN SAĞLIYOR”
Romanya’daki Tatar diasporasının canlılığını koruduğunu belirten Cafer, ülkede yaklaşık 36 yıldır uygulanan azınlıklar sisteminin Tatar toplumunun kültürel kimliğinin korunmasına önemli katkı sağladığını söyledi.
Romanya Parlamentosunda Tatar azınlığı temsil eden bir milletvekilinin bulunduğunu belirten Cafer, Tatar toplumuna çeşitli yasal haklar tanındığını ve 5 Mayıs’ın “Tatar Günü”, 13 Aralık’ın ise “Romanya’da Yaşayan Tatarlar Günü” olarak kanunla kabul edildiğini aktardı.
Romanya devletinin dil eğitimi ve kültürel faaliyetler konusunda sağladığı desteğin gençlerin Tatar kültürüne olan ilgisini canlı tuttuğunu ifade eden Cafer, “Gençlerimiz bu sayede okullardaki faaliyetlere ve folklor gruplarına yoğun bir katılım gösteriyorlar.” dedi.
Dobruca’nın köy ve kasabalarında yaz aylarında düzenlenen geleneksel güreş turnuvalarının da toplumun kültürel canlılığı koruduğunu belirten Cafer, bu yapının devam ettirilmesinin önemine işaret etti.
Son Haberler