SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Leviza Celal

QHA - Kırım Haber Ajansı - Leviza Celal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Leviza Celal haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İzmir iş dünyası Ukrayna için tek yürek oldu: “Bridge of Hope” gecesi büyük ilgi gördü! Haber

İzmir iş dünyası Ukrayna için tek yürek oldu: “Bridge of Hope” gecesi büyük ilgi gördü!

Alaçatı Turizm Derneği tarafından düzenlenen “Bridge of Hope” gala gecesi, 4 Nisan 2026 tarihinde İzmir’in Çeşme ilçesindeki Ilıca Hotel Spa & Wellness Thermal Resort’ta gerçekleştirildi. Gala gecesinde iş dünyası, diplomatlar ve yerel yöneticiler Ukrayna için bir araya geldi. UKRAYNA YEMEKLERİ UMUT TEMASIYLA HAZIRLANDI Gala gecesi kapsamında on gönüllü Ukraynalı ödüllü şef tarafından hazırlanan yemekler ile Ukrayna mutfağının zenginliklerini katılımcılara tanıtıldı. Ukrayna Aşçılar Derneği Başkanı Andriy Mahaletskıy (Andriy Magaletskiy), meslektaşlarıyla birlikte Ukrayna’dan gelen şeflerle bu özel gecede Ukrayna mutfağını tanıtmak istediklerini belirtti. Mahaletskıy, etkinlik kapsamında misafirlere Ukrayna’nın tarımsal ürünleri ve geleneksel lezzetlerini sunmayı amaçladıklarını ifade ederek, menünün “umut” teması etrafında hazırlandığını söyledi. İlk olarak sunulan mum şeklindeki yemeğin yanında yer alan ekmeğin, Ukrayna’dan getirilen karabuğday unuyla hazırlandığını dile getirdi. Sunulan mumun yalnızca bir yiyecek olmadığını vurgulayan Magaletskiy, bunun Ukrayna halkının kalbinde yaşayan umudun bir simgesi olduğunu belirtti. Katılımcılara teşekkür eden Magaletskiy, bu deneyimin beğenilmesini temenni etti. “BRIDGE OF HOPE, DOSTLUK VE DAYANIŞMANIN GÜÇLÜ BİR SİMGESİ” Alaçatı Turizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kerem Ünsal Kerem Ünsal, “Bridge of Hope” gala gecesinde yaptığı konuşmada, etkinliğin ülkeler arasında kurulan dostluğu ve kültürün birleştirici gücünü yansıttığını belirtti. Ünsal, bu yıl ikincisi düzenlenen organizasyonun yalnızca bir etkinlik olmadığını, aynı zamanda farklı toplumları bir araya getiren anlamlı bir buluşma olduğunu ifade etti. Kültürün insanlar arasında güçlü bir köprü kurduğunu vurgulayan Ünsal, ortak sofralar ve paylaşılan duyguların kalıcı ilişkilerin temelini oluşturduğunu söyledi. “Bridge of Hope” projesinin, Ukrayna’dan gelen savaş mağduru çocuklara yeni deneyimler kazandırmayı ve onlara umut dolu anılar bırakmayı amaçladığını belirten Ünsal, zamanla bu girişimin toplumlar arasında da güçlü bir bağ oluşturduğunu dile getirdi. Gecenin önemli başlıklarından birinin de Çeşme ile Ukrayna’nın Hotin şehri arasında imzalanacak kardeş şehir protokolü olduğunu ifade eden Ünsal, bu adımın turizm, kültür ve ekonomi alanlarında yeni iş birliklerine zemin hazırlayacağına inandıklarını kaydetti. Barış temennisini dile getiren Ünsal, Ukrayna ile gelecekte ortak projelerin ve turizm iş birliklerinin artmasını umut ettiklerini belirtti. Organizasyona katılımın bu anlamlı süreci güçlendirdiğini vurgulayan Ünsal, gecenin dostluk ve kalıcı ilişkiler için önemli bir adım olduğunu ifade etti. “KÜLTÜR TERCÜMEYE İHTİYAÇ DUYMAYAN BİR DİLDİR” Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl'ın eşi Leviza Celâl, Türkiye’de düzenlenen Ukrayna kültür gecesinde yaptığı konuşmada, etkinliğin Ukrayna’nın çok yönlü kültürel zenginliğini katılımcılara hissettirmeyi amaçladığını belirtti. Celâl, konuşmasında sanat, müzik, moda ve gastronomi aracılığıyla modern Ukrayna’nın farklı yönlerini bir araya getirdiklerini ifade ederek, bu organizasyonun kültürel diplomasinin çeşitli alanlarını buluşturduğunu vurguladı. Ukrayna mutfağının seçkin örneklerinin Ukraynalı şefler tarafından yeniden yorumlandığını dile getiren Celâl, müzikte “ZAPAL” grubunun geleneksel ile moderni birleştiren performansına, sanatçı Natali’nin sahne performansına ve Ukraynalı Moda Tasarımcısı Hrıstın Raçıtska’nın (Khrystyna Rachytska) koleksiyonuna dikkat çekti. “Kültür, tercümeye ihtiyaç duymayan bir dildir.” diyen Celâl, bu tür etkinliklerin insanlar arasında güçlü bağlar kurduğunu ifade etti. Programın yalnızca bir etkinlik değil, Ukrayna kültürüne derinlemesine bir yolculuk olduğunu belirtti. Celâl ayrıca, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın (Volodimir Zelenski) Türkiye ziyareti kapsamında yürütülen diplomatik temaslar nedeniyle programa katılamayan eşi Nariman Celâl’ın selamlarını iletti. Konuşmasının sonunda organizasyona katkı sunanlara teşekkür eden Celâl, özellikle eş-organizatör Kerem Ünsal’a ve ev sahibi otel yönetimine şükranlarını sundu. Türkiye’nin zor zamanlarda Ukrayna’nın yanında olmasından duydukları memnuniyeti dile getiren Celâl, bu tür etkinliklerin iki ülke arasındaki bağları daha da güçlendireceğini ifade etti. “TÜRKİYE İLE UKRAYNA ARASINDAKİ BAĞLAR DERİN VE GÜÇLÜ” Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl video mesajında, Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkilerin yalnızca coğrafi yakınlığa değil, aynı zamanda derin tarihî ve insani bağlara dayandığını vurguladı. Celâl, bu tür etkinliklerin iki ülke arasındaki yakınlığı pekiştirmek, Ukrayna kültürünün farklı yönlerini tanıtmak ve halklar arasındaki karşılıklı anlayışı güçlendirmek açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Ukrayna müziğinin zarafet ve gücü yansıttığını, modanın gelenek ile modernliği buluşturduğunu, mutfağın ise Ukrayna halkının sıcaklığını ve cömertliğini ortaya koyduğunu ifade etti. Zorlu bir dönemden geçen Ukrayna için dost ülkelerin desteğinin büyük anlam taşıdığını dile getiren Celâl, Türkiye’nin bu süreçte gösterdiği dayanışmadan dolayı teşekkür etti. Etkinliğin yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda dostluk ve ortak gelecek vizyonunun paylaşılması açısından da önemli olduğunu kaydetti. Celâl, organizasyona katkı sağlayanlara teşekkür ederek, özellikle etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen Kerem Ünsal ve ekibine şükranlarını sundu. Mesajının sonunda katılımcılara keyifli bir akşam ve unutulmaz deneyimler diledi. “ÇOCUKLARIN YÜZÜNDEKİ BİR TEBESSÜM BÜYÜK ANLAM TAŞIYOR” Gala gecesi Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı’nın konuşmalarıyla devam edildi. Maraşlı, “Bridge of Hope” gala gecesinde yaptığı konuşmada, son yıllarda dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşların toplumları derinden etkilediğini belirterek, özellikle çocukların bu süreçten en fazla zarar gören kesim olduğunu vurguladı. Maraşlı, Filistin, Gazze, Suriye, Ukrayna ve son dönemde İran’da yaşanan gelişmelerin tüm dünyada derin üzüntü yarattığını ifade etti. Türkiye’nin güçlü devlet geleneği ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği sayesinde huzur ve güven içinde olduğunu dile getiren Maraşlı, aynı huzurun bölge ülkelerinde de sağlanmasını temenni etti. Savaşlardan en çok etkilenenlerin çocuklar olduğuna dikkat çeken Maraşlı, Ukraynalı çocukların bu organizasyonun merkezinde yer aldığını belirtti. Bu tür etkinliklerin çocuklara umut olmayı ve onlara unutulmaz anılar kazandırmayı amaçladığını ifade etti. Alaçatı Turizm Derneği öncülüğünde hayata geçirilen “Bridge of Hope” projesinin ikinci yılında olduklarını hatırlatan Maraşlı, bu girişimin çocukların yüzünde bir tebessüm oluşturabilmesinin büyük bir anlam taşıdığını söyledi. Etkinlik kapsamında sanatçı Natalie Deniz’in performansı izleyicilerle buluştu. ÇEŞME İLE HOTİN ARASINDA KERDEŞ ŞEHİR PROTOKOLÜ İMZALANDI Gecede, Çeşme ile Ukrayna’nın Hotin şehri arasında “Kardeş Şehir” protokolü imzalanarak iki ülke arasındaki kültürel ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde önemli bir adım atıldı. Hotin Belediye Başkanı Andriy Drançuk (Andrii Dranchuk), imzalanan kardeş şehir protokolünün büyük önem taşıdığını vurguladı. Drançuk, Çeşme Belediyesi ile birlikte yürütülen ortak çalışmaların iki şehir arasındaki bağları güçlendirdiğini belirterek, bu iş birliğinin somut bir ortaklığa dönüşmesini istediklerini ifade etti. İki yıllık sürecin zorlu ancak bir o kadar da anlamlı olduğunu dile getiren Drançuk, projenin kapsamlı çalışmaların sonucu olarak ortaya çıktığını söyledi. Desteklerinden dolayı Çeşme Belediyesi yönetimine teşekkür eden Drançuk, bu tür girişimlerin iki ülke arasındaki ilişkileri daha da ileriye taşıyacağına inandığını belirtti. Konuşmasının sonunda Türkiye ile Ukrayna arasındaki dostluğa vurgu yapan Drançuk, “Yaşasın Ukrayna, yaşasın Türkiye!” ifadelerini kullandı. Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, “Bridge of Hope” Gala Gecesi’nde yaptığı konuşmada, savaşların en çok çocukları, kadınları ve gençleri etkilediğini belirterek, bu durumun tüm dünyada derin bir üzüntü yarattığını ifade etti. Denizli, Türkiye’de ve dünyada barışın her zaman desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, bu tür etkinliklerin özellikle çocukları merkeze alması nedeniyle büyük önem taşıdığını dile getirdi. Organizasyonun bir parçası olmaktan mutluluk duyduklarını belirten Denizli, başta Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti. Etkinliğin çocukların yüzünde bir tebessüm oluşturmayı hedeflediğini ifade eden Denizli, bu amaca katkı sunmanın kendileri için değerli olduğunu söyledi. Çeşme ile Ukrayna’nın Hotin şehri arasında kurulan kardeş şehir ilişkisine değinen Denizli, “’Sister City’ ifadesini daha çok seviyorum. Çünkü bu kavram, dayanışmanın, barışın ve adaletin sembolü olan kadını temsil ediyor. Bu anlayışla kentlerimizi bir araya getirerek, özellikle çocuklardan başlayarak çok güzel iş birlikleri gerçekleştireceğimize inanıyorum.” dedi. Ünsal tarafından Drançuk ve Denizli'ye plaket takdimi yapıldı. Gece Ukraynalı müzik grubu ZAPAL sahnesi ile devam etti. UKRAYNALI ÜNLÜ MODACI'DAN "YAŞAMAK" KOLEKSİYONU Programın son bölümünde gerçekleştirilen Ukraynalı Moda Tasarımcısı Hrıstın Raçıtska’nın (Khrystyna Rachytska) “Yaşamak” koleksiyonu ile Ukrayna modasının modern ve geleneksel unsurları bir arada sunuldu. ŞAHTAR DONETSK'İN TEKNİK DİREKTÖRÜ ARDA TURAN AÇIK ARTIRMAYA KATILDI Program dâhilinde açık artırma etkinliği gerçekleştirildi. Şahtar Donetsk'in Teknik Direktörü Arda Turan telefon ile açık artırmaya katılarak, kendi takımının topunu aldı. PLAKET TAKDİM TÖRENİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ Leviza Celâl, Büyükelçilik adına Ilıca Hotel Spa & Wellness Thermal Resort Müdürü Ebru Tuğgan ve Alaçatı Turizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ünsal’a Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği adına plaket takdim etti. Etkinlik, aşçılara yönelik plaket takdimi ve genel plaket töreninin ardından sona erdi.

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliğinde iftar: Bayram öncesi Ramazan ruhu hissedildi Haber

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliğinde iftar: Bayram öncesi Ramazan ruhu hissedildi

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl ve eşi Leviza Celâl, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliğindeki konutlarında misafirleri için iftar düzenledi. BİRÇOK DİPLOMAT VE TEMSİLCİ RAMAZAN RUHUNU YAŞADI Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayşe Berris Ekinci, Bakanlık temsilcileri, yabancı diplomatlar ile Türk iş dünyasından ve sivil toplum kuruluşlarından birçok temsilci, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliğinde düzenlenen iftarda bayram öncesinde Ramazan ruhunu yaşadı. UKRAYNA’DA MÜSLÜMANLARA GÖSTERİLEN SAYGI VURGULANDI İftarda konuşma yapan Büyükelçi Celâl, Ukrayna’da farklı inançlar arasındaki diyaloğun öneminin ve Müslüman toplumuna gösterilen saygının altını çizdi. Büyükelçi Celâl, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: Ukrayna’da iftar geleneği, devletin en yüksek kademesinde yaşatılmaya başlanmıştır. Bu durum, Müslüman toplumuna duyulan saygının bir göstergesi hâline gelmiştir. Ukrayna Cumhurbaşkanı ile Ukrayna Dışişleri Bakanı’nın katılımıyla düzenlenen iftarlar, çoktan bir gelenek hâline gelmiştir. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri bünyesinde diğer vatandaşlarla omuz omuza savaşan binlerce Müslüman; devletimizi ve devletimizin özgürlüğüyle bağımsızlığını korumaktadır. UKRAYNA VE TÜRKİYE'NİN DOSTLUĞU EN GÜÇLÜ HÂLİYLE HİSSEDİLDİ İşgalci Rusya’nın dört yıldan uzun bir süredir toprak bütünlüğüne yönelik işgal girişiminde bulunduğu Ukrayna adına dua edilen ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenski'nin (Volodymyr Zelensky) Ukrayna ordusundaki Müslüman askerleri devlet nişanlarıyla mükâfatlandırdığının dile getirildiği iftarda misafirler, dayanışma ruhunu iliklerine kadar hissetti. Ayrıca söz konusu iftar, Ukrayna ile Türk halkı arasındaki ortak saygının ve güçlü dostluğun gözler önüne serildiği, samimi bir ortam oldu.

Kırım’ın işgalinin 12. yılında Ankara’dan net mesaj: Kırım, Ukrayna’dır! Haber

Kırım’ın işgalinin 12. yılında Ankara’dan net mesaj: Kırım, Ukrayna’dır!

Kırım Derneği Genel Merkezi tarafından düzenlenen “Kırım’ın ve Ukrayna’nın İşgaline Karşı Direniş Günü” paneli 26 Şubat'ta Millî Kütüphane Yunus Emre Konferans Salonu’nda yapıldı. Prof. Dr. Gayana Yüksel, Prof. Dr. Sezai Özçelik, Doç. Dr. Levent Ersin Orallı ve Dr. Yuliya Biletska’nın panelistlerinden olduğu etkinliğin açış konuşmaları Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal’in eşi Leviza Celal, Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Ukrayna Derneği Genel Başkanı İrına Ambarkütükoğlu tarafından yapıldı. "KIRIM UKRAYNA’DIR. KIRIM, KIRIM TATAR HALKININ ANA YURDUDUR" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl’in eşi Leviza Celâl açılış konuşmasında, Kırım’ın kendisi için bir toprak parçası olmadığını söyleyerek konuşmasına başladı. Kırım için “Fırtınadan sonra denizin kokusudur, Bahçesaray’da yükselen ezan sesidir. Sürgünden dönen ve bir daha asla topraklarını kaybetmeyeceklerine inanan atalarımızın mezarlarıdır.” diyen Celal, 1944 yılında yaşanan sürgüne de atıf yaparak korkunun on iki yıl önce yeniden ve yine Moskova’dan geldiğini ifade etti. Celal, “Bizi yine susturmaya çalışıyorlar ama biz susmuyoruz… Kırım Ukrayna’dır. Kırım, Kırım Tatar halkının ana yurdudur. Kırım, özgürlüğünü bekleyen bir evdir. İşgal binaları alabilir. Toprağımıza yabancı bayraklar asabilir. Ama onurumuzu alamaz. Hafızamızı alamaz. İnancımızı alamaz.” diye vurguladıktan sonra 26 Şubat’ı ve direnen kimseyi unutmadıklarını belirterek, Kırım’ın özgür olacağına olan inancı ile sözlerini sonlandırdı. Açılışta Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Türkiye’de ve dünyada Kırım Tatarlarının teşkilatlanmasından söz açarak Türkiye’de Kırım Derneği’nin 25 şubesi olduğunu, ayrıca çok sayıda temsilcilik ve başka dernekler bulunduğunu belirtti. Dünyada ise 20 ülkede Kırım Tatar diasporasının olduğunu ifade eden Şahin, Kırım halkını temsil eden teşkilatın ise Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) olduğunu söyledi. Ancak KTMM’nin sürgünde olduğunu vurgulayan Şahin, Kırım Tatarları olarak diasporada hem Ukrayna’nın hem de Türkiye’nin geleceği ve bu iki ülkenin stratejik iş birliğini desteklemek istediklerini de ifade etti. Ukrayna Derneği Başkanı Ambarkütükoğlu ise, “Bugün burada yalnızca bir tarihi anmak için değil, bir halkın onurunu ve dirilişini hatırlamak için toplandık. Kırım Tatar halkının özgürlük iradesini dünyaya ilan ettiği gündür. Aynı zamanda bu tarih Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne sahip çıkma kararlılığının sembolüdür. Kırım’ın işgali yalnızca bir toprak meselesi değildir. Bu uluslararası hukuk, insan haklarının ve adaletin ihlalidir." diye konuştu. 7 MİLYONDAN FAZLA UKRAYNA VATANDAŞI ÜLKE DIŞINA ÇIKTI Açış konuşmalarının ardından panele geçildi. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Levent Ersin Orallı moderatörlüğünde gerçekleşen panelde ilk sözü Prof. Dr. Gayana Yüksel aldı. Yüksel, savaşın, askeri, ekonomik, sosyal boyutları olduğundan bahisle sözüne başladı. Ancak en önemli olanın insanın yaşadığı tecrübesi olduğunu ifade etti. “Bizim hayatımız üçe bölündü. 2024’ten önce, 2022’ye kadar ve şimdiki devam eden süreç” diyen Yüksel, savaş başladıktan bir süre sonra Kırım Tatar Milli Meclisinin toplandığını ve Ukrayna’dan insanların tahliyesini organize ettiğini, 50 bin kişinin Türkiye’ye geldiğini belirtti. Şu anda Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 21’inin işgal altında olduğunu söyleyen Yüksel, 55 bin Ukraynalı askerin hayatını kaybettiğini, ayrıca çok sayıda askerin kayıp olduğunu, sivil kayıpların en az 15 bin olduğunun tahmin edilmekte olup, 42 bin sivilin yaralandığını, 7 milyondan fazla Ukrayna vatandaşının ülke dışına çıktığını 3,5 milyon kişinin Ukrayna içinde yerinden edildiğini söyledi. "KIRIM DÜĞÜMÜ ÇÖZÜLMEDEN, SAVAŞ SADECE DONMUŞ BİR ÇATIŞMAYA DÖNÜŞÜR" Yüksel’in ardından Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yuliya Biletska, kendisine savaşın ne zaman biteceği sorulduğunda, bu sorudan kastedilen Ukrayna’nın mücadeleyi bırakması ise bu savaşın uzun süre bitmeyeceğini söylediğini ifade etti. “Ukrayna savunmayı bırakırsa savaş Avrupa’ya sıçrar” diyen Biletska “2026 için Avrupa güvenliğinin dayanağı sadece NATO değil aynı zamanda Ukraynadır." dedi. Sürecin Kırım’la başladığını belirten Biletska o dönemde bu saldırganlık çok ciddiye alınmayıp, bu kadarla sınırlı kalacağı anlayışında olunduğunu, revizyonist bir gücün durdurulamadığında geri çekilmeyeceğini tam tersine cesaretleneceğini belirtirken, Kırım’dan sonra sürecin böyle geliştiğini ifade etti. Biletska şöyle devam etti: Gerçek bir barış stratejisi, tavizler üzerine kurulamaz. Gerçek barış, Kremlin’in cezasız kalacağına dair inancını zayıflatmakla mümkündür. Barış, saldırganın özgüveni kırıldığında başlar. Ve en önemlisi Kırım çözülmeden bu savaş gerçekten çözülmez. Kırım’ın statüsü netleşmeden, “istikrarlı barış”tan söz etmek mümkün değil. Kırım düğümü çözülmeden, savaş sadece donmuş bir çatışmaya dönüşür. Şunu da iyi biliyoruz. Kırım sadece işgal edilmedi. Askerîleştirildi. ÖZÇELİK: RUSYA’NIN TÜRKİYE’YE SALDIRABİLECEĞİ UNUTULMAMALIDIR Biletska’nın ardından söz alan Çankırı Karatekin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezai Özçelik, Amerika’da bir düşünce kuruluşunun yaptığı araştırmada, Türkiye’de halkın yüzde 80’inin Amerika’ya güvenmediğini, bu nedenle Ukrayna’nın Rusya ile haklı mücadelesinde, Batı’nın emperyalist bir adımı olarak Rusya’nın burada mağdur olduğuna dair bir anlayış olduğunun Türk kamuoyunda görüldüğünü belirtti. Başka bir araştırmada ise Türk halkının dış politika anlamında en güvendiği liderin Zelenskıy olduğunu bu bakış açısıyla bakıldığında ise Türkiye’de kamuoyunun Ukrayna-Rusya Savaşı’nda Ukrayna’nın yanında yer aldığını ifade etti. “Buradaki temel konu özellikle Türk halkının bunu bir jeopolitik ve jeostratejik bir oyun olarak görmesi” diyen Özçelik, buna karşı olduğunu “bu jeopolitik ve jeostratejik fetişizmden uzaklaşılması gerektiğini düşündüğünü” ifade etti. Putin’in durdurulması gerektiğini, Türkiye’nin stratejik körlük yaşamaması gerektiğini belirten Özçelik, Rusya’nın Türkiye’ye de saldıracağını unutmadan hareket etmenin gerekli olduğunu vurguladı.

Leviza Celâl: Kırım’dan vazgeçmek bizim için ihanet olur Haber

Leviza Celâl: Kırım’dan vazgeçmek bizim için ihanet olur

Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl’ın eşi Leviza Celâl, Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği özel röportajda Kırım’ın işgali sonrası Kırım Tatar halkının maruz kaldığı baskıları, siyasi tutuklamaları ve ailelerin yaşadığı zorlukları anlatarak, mücadelenin kimlik ve onur mücadelesi olduğunu vurguladı. Bundan tam 12 yıl önce, 26 Şubat 2014’te binlerce Kırım Tatarı ve Ukraynalı, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunmak ve Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasına karşı çıkmak için Kırım Parlamentosu binası önünde miting yaptı. Leviza Celâl, o günü çok iyi hatırladığını ve eşinin de mitinge katıldığını, kendisinin ise küçük çocuklarla evde ATR televizyon kanalının canlı yayını üzerinden gelişmeleri izlediğini aktararak, “İzlemek dayanılmaz derecede zordu. İki büyük insan grubu birbirini itiyor, büyük bir gerilim yaşanıyordu. Kırım Tatarları ve Ukraynalılar ilk kez Akmescit'tin (Simferopol) merkezinde Rusya yanlısı güçlerle karşı karşıya gelmişti.” dedi. Ertesi sabah işgalcilerin Kırım hükûmeti ve Kırım Parlamentosu binalarını ele geçirdiğini anlatan Celâl, binalara Rus bayraklarının asıldığını ve 27 Şubat’ta işgali yasallaştıracak bir referandum yapılmasına karar verildiğini söyleyerek, “Oysa işgal zaten başlamıştı. Bu adaletsizliği sakin sakin izlemek imkânsızdı. Bunun gerçekten burada ve şimdi bizim başımıza geldiğine inanmakta zorlanıyorduk.” ifadelerini kullandı. 8 MART KADIN PROTESTOLARI VE DİRENİŞ Celâl, 8 Mart’ta kadınların protesto için Kırım’ın ana yollarına Ukrayna bayraklarıyla çıktığını aktararak, “Kalabalığın içinden yola doğru yürüyordum. Omuzlarımda Ukrayna bayrağı vardı; sakin, kendinden emin ve gururluydum. Biz orada dururken Rus askerî araçları yanımızdan geçiyordu. Kadınlar onlara doğru koşuyor, lanet ediyor ve geri dönmelerini söylüyordu.” şeklinde konuştu. Ancak kısa süre sonra Ukrayna askerî birliklerinin ele geçirildiği haberlerinin geldiğini ve Kırım’ın tamamen işgalcilerin kontrolüne geçtiğini belirtti. Celâl, yaşananları “Hiçbir şey yapamayacağımızı anlamak bizi adeta felç etti. Bu tam anlamıyla bir çaresizlikti.” sözleriyle özetledi. BASKILAR VE MEDYA KISITLAMALARI Leviza Celâl, işgalin ardından baskıların hızla arttığını ve Kırım Tatar televizyon kanalı ATR’nin kapatıldığını vurgulayarak, “Bu sadece bir medya kuruluşuna değil; gerçeği duyma hakkımıza, ana dilimizi konuşma özgürlüğümüze ve kimliğimizi koruma irademize vurulan bir darbeydi.” dedi. İşgalin ilk kurbanı Reşat Ametov’u anımsatan Celâl, “Akmescit’in ana meydanında tek başına protesto yaptı. Silahsızdı, saldırgan değildi. Bir hafta sonra işkence izleriyle ölü bulundu. Karşı çıkmak bile öldürülmek için yeterliydi.” ifadelerini kullandı. Celâl, genç aktivistlerin kaybolmaya başladığını, bunlar arasında DQTK Yönetim Kurulu ve Bahçesaray Kırım Tatar Bölge Meclisi Üyesi Ervin İbragimov’un da bulunduğunu ve bazılarının hâlâ bulunamadığını aktardı. Kırım Tatarlarına yönelik kitlesel baskıların sistemli şekilde yürütüldüğünü vurgulayan Celâl, bu uygulamanın amacının toplumu korkutmak ve karşı çıkanlara cezalandırılacakları mesajını vermek olduğunu söyledi. ÇOCUKLAR VE MİLLİ EĞİTİM Çocuklar üzerindeki baskılara dikkat çeken Celâl, “Daha önce Kırım Tatar sınıflarının bulunduğu okullarda dil dersleri büyük ölçüde kaldırıldı. Haftada yalnızca yarım saat dil ve yarım saat edebiyat dersi veriliyor. Bu dersler sadece birer ders değildi; dilimizin ve kimliğimizin aktarımıydı.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Celâl, bazı öğretmenlerin Tatarca konuşan çocuklara karşı nefret dolu sözler sarf ettiğini, okullarda Rusça dışında dil konuşulmaması gerektiğinin söylendiğini ve hatta İngilizce yazılı kıyafetlerin yasaklandığını aktardı. Bu durumun çocukların psikolojisini olumsuz etkilediğini ve Kırım Tatarca bilgisinin ciddi şekilde azaldığını belirtti. NARİMAN CELAL'İN TUTUKLANMASI Celâl, kendisi ve eşi Nariman Celâl'in işgale karşı mücadeleden vazgeçmediğini söyledi. Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) faaliyetlerinin yasaklandığını, Nariman Celâl’in Kırım’da kalan tek başkan yardımcısı olduğunu ve gazetecilik tecrübesiyle halkın yaşadıklarını anlattığını aktardı. Nariman Celâl’ın tutuklanmasıyla birlikte üç yıl süren mahkeme ve cezaevi sürecinin başladığını belirten Celâl, bu zorlu dönemde yardım ve destek sağlayan herkese dayanışmaları için teşekkür etti. GÖÇ VE DEMOGRAFİK DEĞİŞİM Celâl, işgalin başladığı günden bu yana 12 yıl geçtiğini ve Kırım Tatarlarının çoğunun tek tarihî vatanları olduğu için Kırım’da kaldığını söyleyen Celâl, şöyle devam etti: Kırım Tatarlarının çoğu işgali kabul ettiği için değil, tek tarihî vatanımız orası olduğu için Kırım’da kalıyor. Ondan vazgeçmek bizim için ihanet olur. Rus propagandası bunu rıza gibi göstermeye çalışıyor ama gerçek bu değil. "İşgalin en ciddi sonuçlarından biri demografik değişim oldu." diyen Celâl, "Baskılar, tutuklamalar ve özellikle savaş sonrası zorunlu askerlik nedeniyle birçok insan Kırım’dan ayrılmak zorunda kaldı. On binlerce Kırım Tatarı ayrıldı, yüz binlerce Rus getirildi. Bu bilinçli bir nüfus değişimidir. Benzer bir politika 1944 Sürgünü'nden sonra da uygulanmıştı." ifadelerini kullandı. KADINLAR VE AİLELERİN DAYANIŞMASI Zor dönemde yükün büyük ölçüde kadınların omuzlarına düştüğünü belirten Celâl, mahkemelerde birbirlerine destek olduklarını, ev ziyaretleri yaptıklarını ve bu dayanışma ruhunun herkese güç verdiğini söyledi. Celal, çocukların babalarıyla doğrudan görüşme imkânlarının kısıtlı olduğunu ve mektuplarla iletişim kurduklarını anlatarak,. “Evde her zaman babalarının neden hapiste olduğunu anlattım. Onların Kırım ve Kırım Tatar halkının geleceği için mücadele ettiği için cezalandırıldığını söyledim. Çocukların babalarından utanmalarını değil, onunla gurur duymalarını istedim.” dedi. Nariman Celâl'in tutuklandığında en küçük kızları Nihal’in 11 aylık olduğunu belirten Celâl, üç yıl boyunca babasını yalnızca fotoğraflardan ve videolardan tanıdığını, yüz yüze ilk karşılaşmalarının çok duygusal geçtiğini aktardı. KORKU ORTAMI Celâl, işgalin başlamasından sonra insanların kendi evlerinde bile temkinli davrandığını, komşular arasında kime güvenileceğinin bilinmediğini, bazı tanıdık kişilerin dahi ihbar edebildiğini belirtti. Ukrayna’yı destekleyen, Ukraynaca konuşan veya işgale karşı fikir beyan eden kişilerin hedef hâline geldiğini söyleyerek, bu nedenle birçok insanın sessiz kalmayı tercih ettiğini ve açıkça eleştirel konuşmanın neredeyse imkânsız hâle geldiğini vurguladı.

Ukrayna'nın 34. bağımsızlık yıl dönümü Ankara'da kutlandı Haber

Ukrayna'nın 34. bağımsızlık yıl dönümü Ankara'da kutlandı

Esma KASAR QHA Ankara Ukrayna'nın 34. bağımsızlık yıl dönümü vesilesiyle 22 Ekim 2025 tarihinde Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliğinde resepsiyon tertip edildi. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl ve eşi Leviza Celâl'in ev sahipliğindeki programa Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Utku Çakırözer, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, Türkiye'de görev yapan yabancı diplomatik misyon temsilcileri ile Kırım Tatar diasporasından ve basından temsilciler ile çok sayıda davetli katılım gösterdi. Program, Ukrayna ve Türkiye Cumhuriyeti millî marşlarının okunması ile Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü topyekûn işgal girişiminde hayatını kaybedenler masum sivil ve askerlerin aziz hatırası için saygı duruşunda bulunulması ve ardından yla başladı. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA Ankara CELÂL: DÖRT YILDIR ÜLKEMİZ İŞGALE DİRENİYOR Açılışta konuşan Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, "Ukrayna, bir kez daha bağımsızlık yıl dönümüne; özgürlük, onur, adalet ve uluslararası hukuka saygı gibi evrensel değerler temelinde, var olma hakkını ve her egemen ulus gibi kendi bugününü ve geleceğini özgürce belirleme iradesini kararlılıkla savunarak girmiştir." ifadelerini kullandı. Rusya’nın saldırganlığının on bir yılı aşkın bir süredir devam ettiğine vurgu yapan Büyükelçi Celâl, "Son dört yıldır ise ülkemiz, bu saldırının tam kapsamlı işgaline direniyor. Düşmanımız savaş kurallarına uymuyor. Hedefi yalnızca cephedeki ordu değil, aynı zamanda siviller. Rusya, her gün barışçıl şehirleri vuruyor; kadınları ve çocukları öldürüyor, hastaneleri, okulları, altyapıyı, işletmeleri ve evleri yıkıyor. Bu, tam anlamıyla bir terör savaşıdır. Ama Ukrayna pes etmiyor." diye konuştu. Ukrayna'nın savaş istemediğini belirten Nariman Celâl, "Saldırgana taviz verilmeden, uluslararası hukukun gücü ve özgür dünyanın dayanışmasıyla sağlanacak adil bir barış istiyoruz." dedi. CELÂL'DEN ERDOĞAN VE TÜRK HALKINA TEŞEKKÜR Konuşmasında Ukrayna’yı destekleyen herkese şükranlarınızı sunan Celâl, Türkiye'ye ayrı bir parantez açarak, şöyle devam etti: Özellikle de Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü konusundaki kararlı ve değişmez tutumundan dolayı Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türk halkına en içten teşekkürlerimizi iletiyoruz. Türkiye’ye, tahıl koridorunun oluşturulmasındaki aktif rolü, Ukrayna vatandaşlarının serbest bırakılması yönündeki çabaları ve barışçıl diplomatik girişimlere verdiği destek ve en önemlisi de Ukraynalı çocukların rehabilitasyonuna sağladığı yardım için içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Savaşın dehşetini yaşamış 400’den fazla Ukraynalı çocuk, Türkiye’de psikolojik iyileşme ve rehabilitasyon sürecinden geçti. Ukrayna ile Türkiye’nin First Lady’lerinin ortak girişimi sayesinde ise, Odesa’dan bir grup çocuk Ankara’da bulunuyor. Burada sevgiyle karşılanıyor, ilgi görüyor ve kendilerini güvende hissediyorlar. Bu sadece bir destek değil; büyük bir merhamet ifadesidir. Büyükelçi, konuşmasında "Türk yüreklerinin Ukraynalı çocukları nasıl ısıttığını gösteren kısa bir video hazırladık." diyerek, savaş mağduru Ukraynalı çocuklara yönelik Türkiye'de yürütülen rehabilite faaliyetlerine ilişkin hazırlanan videoyu izletti. "TÜRKİYE’NİN AKTİF ROLÜNÜ TAKDİRLE KARŞILIYORUZ" Türkiye'nin Ukrayna-Rusya Savaşı sürecine ilişkin çalışmalarına da dikkat çeken Ukrayna Büyükelçisi, "Türkiye de 'Gönüllüler Koalisyonu'na katılmış ve çalışmalarına aktif biçimde katkı sunmaktadır. Ankara’nın NATO Zirvesi sürecinde sergilediği tutarlı duruşu ve Uluslararası Kırım Platformu’na verdiği desteği özellikle kıymetli ve anlamlı buluyoruz. Dünyada gıda güvenliğinin sağlanmasında Türkiye’nin aktif rolünü takdirle karşılıyoruz. Ukrayna tahılı, özellikle 'Ukrayna'dan Tahıl' girişimi sayesinde en çok ihtiyaç duyanlara ulaştırılmaktadır. Özellikle, insani yardımların Filistin ve Suriye’ye ulaştırılmasında gösterilen destek için içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bu, gerçek anlamda insanlık diplomasisine örnek teşkil etmektedir." şeklinde konuştu. CELÂL'DEN 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMASI Ukrayna'nın yalnızca dünyaya tahıl sunan bir ülke olmadığını kaydeden Celâl, "Eşsiz bir dayanıklılık deneyimine, yenilikçi teknolojilere, güçlü bir orduya ve aktif bir savunma iş birliğine sahibiz. Türkiye ile birlikte, hava ve denizlerde güç dengesini değiştiren çözümler geliştiriyoruz. Bu sadece bir silah iş birliği değil; derin bir güvenin ve savaşsız bir gelecek vizyonunun sembolüdür. Savaşa rağmen, 10 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşma yönündeki iddialı hedefimizden vazgeçmiyoruz. Karasu–Odesa feribot hattının açılması, ekonomik entegrasyonumuzu daha da güçlendiriyor ve ticaret, lojistik ile insanî etkileşimler için yeni fırsatlar sunuyor. Ukrayna’ya yatırım yapmaya devam eden, istihdam sağlayan ve ülkemizin yeniden inşasına katkıda bulunan Türk şirketlerine minnettarız." dedi. Yaklaşan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla barış ve refah dilekleri ile tebriklerini dile getiren Nariman Celâl, konuşmasını "Yaşasın Türkiye! Yaşasın Ukrayna!" sözleri noktaladı., Bakan Vedat Işıkhan ise, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en içten selamlarını, en iyi dileklerini ve Türk halkının en samimi muhabbetlerini ileterek başladığı konuşmasında, "Kısa süre önce Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi olarak görevine başlayan Sayın Nariman Celâl ve ailesine bu vesileyle hoş geldin dileklerimizi yineler, bu önemli vazifede tekrar başarılar dilerim." ifadelerini kullandı. "TÜRKİYE, UKRAYNA'NIN SARSILMAZ DESTEKÇİSİDİR" Türkiye'nin Ukrayna ile yalnızca ortak bir coğrafyayı değil, aynı zamanda köklü bir tarihi de paylaştığını dile getiren Prof. Dr. Vedat Işıkhan, "Türkiye, Ukrayna'nın egemenliğinin, bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün sarsılmaz bir destekçisidir." diye konuştu. "Ukrayna ile olan stratejik ortaklığımız devam eden savaşın getirdiği zorluklara karşı güçlü bir direnç göstermiş ve yeni boyutlara genişleyerek güçlü bir ivme kazanmıştır." diyen Bakan Işıkhan, Karadeniz’de jeopolitik öneme sahip kıyıdaşlar olan Türkiye ve Ukrayna'nın ortak deniz havzası bölgesinde ve ötesinde kalıcı istikrar ve refahın teminatı haline gelmesi için birlikte çaba sarf ettiğinin altını çizdi. "KIRIM VE KIRIM TATARLARI, ÜLKEMİZ İÇİN BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR" Konuşmasında Kırım ve Kırım Tatarlarına ayrıca vurgu yapan Işıkhan, şöyle konuştu: Aramızdaki tarihi dostluğun ve kültürel bağların kesiştiği noktada yer alan Kırım ve Kırım Tatarları, ülkemiz için büyük önem taşımaktadır. Kırım Tatarlarının barışçıl ve meşru davasını desteklemeyi kararlılıkla sürdürüyoruz. Türkiye, Ukrayna'da adil ve kalıcı bir barışın tesisi ve savaşın müzakere yoluyla sona erdirilmesi için yoğun şekilde çalışmaya devam edecektir. Bugün, Ukrayna'nın Bağımsızlık Günü'nü kutlarken, Ukrayna halkının büyük zorluklarla elde ettiği bağımsızlık ve egemenliğini muhafaza için sergilediği destansı cesareti, metaneti ve kararlılığı da bir kere daha takdir ediyoruz. Vatan mücadelesi verilirken hayatlarını kaybeden Kırım Tatarları dahil tüm Ukraynalılar için taziyelerimizi yineliyor, acılı ailelerine metanet diliyoruz. "TÜRKİYE VE UKRAYNA ARASINDAKİ DAYANIŞMANIN DAHA DA GÜÇLENECEĞİNE İNANIYORUZ" 1991 yılında diplomatik ilişkilerin kurulmasından bu yana, Türkiye-Ukrayna iş birliğinin çok çeşitli alanlarda çok boyutlu gelişme sergilediğini söyleyen Işıkhan, "İkili ticaretimiz geçen yıl 6,2 milyar dolara ulaştı. Serbest Ticaret Anlaşması’nın bir an önce yürürlüğe girmesinin, ticari ilişkilerimizi daha da ileriye taşıyacağına inanıyoruz. Türkiye, Ukrayna'nın yeniden inşasında da aktif rol oynamaktadır. Türk şirketleri bugüne kadar Ukrayna'da 10 milyar doları aşan 300'den fazla proje üstlenmiştir. Bölgedeki uzun yıllara dayanan deneyim ve güçlü varlığıyla şirketlerimiz, Ukrayna'nın altyapısının yeniden inşasına katkıda bulunmaya hazırdır. Türkiye ve Ukrayna'nın savunma sanayisindeki iş birliği, ortaklığımızın bir diğer temel taşıdır. Kurumlarımız, savunma alanındaki iş birliğimizi daha da geliştirmek amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Türkiye ve Ukrayna arasındaki dostluk ve dayanışmanın önümüzdeki yıllarda daha da güçleneceğine inanıyoruz. Ülkelerimiz arasında daha da yakın, daha güçlü ve daha dinamik bir ortaklık kurmayı umuyoruz." ifadelerini kullandı. KIRIMLI BOKSÖR USIK'IN ELDİVENİ AÇIK ARTIRMA İLE SATILDI Efsane futbolcu Andriy Şevçenko (Andriy Shevchenko) imzalı forma, Ukrayna'nın Şahtar Donetsk (Shakhtar Donetsk) takımının teknik direktörü Arda Turan'ın imzasının bulunduğu futbol topu ile Kırım doğumlu Ukraynalı ağır sıklet boks şampiyonu Oleksandr Usık'ın (Oleksandr Usyk) boks eldiveni açık artırma ile satışa sunuldu. Ukrayna Halk Sanatçısı Taras Yanıtskyi'nin Ukrayna ruhunun sesi olan bandura eşliğinde eserlerini icra ederek renk kattığı resepsiyonda ayrıca, Raçıtska Hrıstına imzasıyla hazırlanan kıyafetlerin defilesi yapıldı. Öte yandan, programda Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl ve eşi Leviza Celâl'in giydiği kıyafetler de Raçıtska Hrıstına tarafından tasarlandı.

Büyükelçi Celâl, Konya’da Ukrayna diasporasıyla bir araya geldi Haber

Büyükelçi Celâl, Konya’da Ukrayna diasporasıyla bir araya geldi

Konya Gıda ve Tarım Üniversitesinin daveti üzerine kente gelen Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, iki günlük programının son gününde Konya’da yaşayan Ukrayna diasporasıyla bir araya gelerek, kültürel ve eğitim alanındaki iş birliği fırsatlarını görüştü. Büyükelçi Nariman Celâl ve eşi Leviza Celâl, ziyarette Ukrayna kültüründe misafirperverliğin simgesi olarak kabul edilen geleneksel “hlib-sol” (ekmek ve tuz) ile karşılandı. Konya Ukrayna Derneğini ziyaret eden ve dernek başkanı Yuliya Çapar ve üyelerle görüşen Nariman Celâl, buradaki konuşmasında Ukrayna’nın farklı kültür ve milletlerden insanlarıyla zengin bir mozaik oluşturduğunu belirterek, “Yurt dışındaki vatandaşlarımızla olan bağlarımızı güçlendirmek, kültür ve eğitim projelerimizi yaygınlaştırmak için çalışıyoruz” dedi. Celâl, ayrıca Türk ve Ukrayna toplumları arasındaki ilişkilerin önemine dikkat çekerek, “Türkiye, bizim için sadece bir turizm veya ticaret merkezi değil; aynı zamanda stratejik bir ortak ve güvenilir bir dost ülkedir. Buradaki vatandaşlarımız ve diasporamız, iki ülke arasındaki bağların güçlenmesinde kritik bir rol oynuyor” ifadelerini kullandı. DİASPORA VE KÜLTÜRÜN GÖRÜNÜRLÜĞÜ VURGULANDI Toplantıda, Ukrayna dilinde müze sesli rehberlerinin hazırlanması, kütüphanelerde Ukrayna kitap köşeleri oluşturulması ve yerel etkinliklerde kültürel projelerin desteklenmesi gibi somut iş birlikleri ele alındı. Celâl, bu projelerin hem diasporanın bir araya gelmesini sağlayacağını hem de Türkiye’de Ukrayna kültürünün daha görünür olmasına katkı sunacağını vurguladı. Konya Ukrayna Derneği Başkanı Yuliya Çapar ise, Türk vatandaşlarının aktif desteği ve iş birliği sayesinde Türkiye’de yaşayan birçok kişinin artık Rus ve Ukraynalıları ayırt etmeyi öğrendiğini vurguladı. Çapar ayrıca, Türk iş insanları ve yetkililerine, Ukrayna toplumu için verdikleri destek ve uzattıkları yardım elinden dolayı teşekkürlerini iletti. Etkinlikte ayrıca, Büyükelçi Nariman Celâl'in eşi Leviza Celâl, Ukraynalı çocuklar ile bir araya geldi. Leviza Celâl ve çocuklar birlikte küçük melekler yaptı.

Leviza Celâl, Ukraynalı diplomatların eşlerine Kırım Tatar kahve geleneğini anlattı Haber

Leviza Celâl, Ukraynalı diplomatların eşlerine Kırım Tatar kahve geleneğini anlattı

Ukraynalı diplomatların eşleri, Kıyiv'deki Ukrayna Yerel Mimarisi ve Yaşamı Müzesi’nde (Pirogovo Açık Hava Müzesi) düzenlenen "Saman Yolu / Qırım Yolu" adlı özel interaktif programa katıldı. Ukrayna ve Kırım Tatar geleneklerini bir araya getiren etkinlik, Ukrayna'nın Yabancı Diplomatik Misyon Başkanlarının Yıllık Konferansı kapsamında, Ukraynalı Diplomatların Eşleri Derneğinin girişimiyle gerçekleştirildi. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha’nın eşi ve Ukraynalı Diplomatların Eşleri Derneği Başkanı Tetyana Sıbiha, gazetecilere yaptığı açıklamada, 2021’den bu yana Ukrayna'nın Yabancı Diplomatik Misyon Başkanlarının Yıllık Konferanslarına diplomatların eşlerinin de davet edildiğini belirterek, "Diplomat eşleri için geleneklerimizi, kültürümüzü tanıtan ve kültürümüzü Kırım Tatar mirasıyla birleştiren bir etkinlik düzenlemeyi kendimize görev bildik." dedi. Sıbiha, bu yıl dünyanın dört bir yanından 40’tan fazla katılımcının yer aldığı program kapsamında atölye çalışmaları, sanatçılarla buluşmalar ve kültürel etkinlikler düzenlediklerini söyledi. Diplomat eşlerinin kamu diplomasisine katkı sağladığını vurgulayan Sıbiha, onların Ukrayna’nın çıkarlarını savunmada aktif rol üstlendiklerini kaydederek, "Bizim ilham kaynağımız First Lady Olena Zelenska’dır. Resmî bir sorumluluğu olmamasına rağmen yürüttüğü projelerle örnek oluyor." dedi. Sıbiha, diplomat eşlerinin Zelenska’nın öncülük ettiği projeleri görev yaptıkları ülkelerde hayata geçirdiğini belirtti. Bunlar arasında “Kitap Rafı” kültür diplomasisi projesi, Ukrayna dilinin yaygınlaştırılması ve Kırım Tatar Araştırmaları, yardım kampanyaları ve kişisel girişimler yer alıyor. KIRIM TATAR KAHVE GELENEĞİ TANITILDI Etkinliğe katılan diplomat eşleri Ukrayna'nın bazı geleneklerini hakkında bilgi aldıktan ve zanaatkarlar fuarını gezdi. Daha sonra Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal’in eşi Leviza Celal, katılımcılara Kırım Tatar kahve geleneğini anlattı. Hiçbir Kırım Tatar buluşmasının kahvesiz geçmediğini vurgulayan Leviza Celal, “Misafir kahvesi, sabah kahvesi, düğünden sonraki gelin kahvesi… Bir de özel bir kahve vardır: Göz aydın kahvesi, yani sevindirici bir haber alındığında pişirilen kahve." dedi. Celal, bu kahvenin bugünlerde Kırım’da patlama sesleri duyulduğunda içildiğini çünkü Kırım sakinleri için bunun “Kırım unutulmadı” anlamına geldiğini belirtti. Katılımcılarla kişisel hikâyesini de paylaşan Leviza Celal, “Kırım benim için çok kişisel bir konu. Kimliğinin silinmeye çalışılmasının ne demek olduğunu biliyorum. Kırım Tatarıyım ve 11 yıl işgal altında yaşadım. Son üç yıldır, Ukrayna'nın bütünlüğü ve Kırım Tatarları ile Kırım'daki Ukraynalıların hakları için mücadele eden eşim Nariman Celal’ın Rus hapishanesinden serbest bırakılması için mücadele ettik. Geçen yıl esir değişimiyle serbest kaldı ama evimiz, Kırım hâlâ işgal altında. Şimdi ortak zaferimiz için, Kırım'ımızı geri almak ve şu anda esaret altında olanları özgürlüğe kavuşturmak için diplomatik cephede mücadeleye devam ediyoruz." ifadelerini kullandı. Kırım Tatar kahve geleneği tanıtıldıktan sonra Kırım Tatar yönetmen ve oyuncu Ahtem Seitablayev, Ukrayna Yerel Mimarisi ve Yaşamı Müzesi’nde inşa edilecek Kırım Tatar Konağı projesini tanıttı. Seitablayev’in aktardığına göre, proje kapsamında müzede dokuz Kırım Tatar evi ile minareli bir medrese kurulacak. Projenin hayata geçirileceği alanlara yerleşim planları yapıldı, sembolik olarak ardıç ağaçları dikildi. UKRAYNA'NIN SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASI Bilindiği üzere Şubat 2024'te Kırım Tatar halk oyunu “Ağır Ava ve Kaytarma” ve Kırım Tatar kahve geleneği, Ukrayna Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Listesi'ne dahil edilmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.