SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mustafa Trampa

QHA - Kırım Haber Ajansı - Mustafa Trampa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Trampa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İskeçe Müftüsü ve Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Mustafa Trampa’dan QHA’ya açıklamalar Haber

İskeçe Müftüsü ve Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Mustafa Trampa’dan QHA’ya açıklamalar

İskeçe Müftüsü ve Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Mustafa Trampa, son dönemde Türkiye ve Yunanistan Dışişleri Bakanlarının Batı Trakya temasıyla karşılıklı açıklamalarda bulunmasıyla birlikte bölgedeki son gelişmeler ve Batı Trakya Türklerinin durumu hususunda Kırım Haber Ajansı (QHA) mikrofonlarına konuştu. “BU SORUNLARIN TEMELİNDE (YUNANİSTAN’IN) İNKÂR POLİTİKASI VAR” Kimlik ve dinî özgürlükler üzerine yapılan açıklamalar konusunda “Batı Trakya Türk azınlığının temel bazı sorunları var; bunlar, yıllarca devam edegelen sorunlar. Bu sorunların temelinde de (Yunanistan’ın) inkâr politikası var.” şeklinde konuştu. Trampa, Batı Trakya Türk azınlığına haklarını veren Lozan Antlaşması ve Atina Antlaşması gibi uluslararası antlaşmalarda yer alan hükümlerin Batı Trakya Türkleri tarafından talep edildiğini fakat Yunanistan hükûmetinin söz konusu talepleri kabul etmediğini dile getirdi. “Lozan Antlaşmasını sadece Türkiye ve Yunanistan imzalamadı. Burada Birleşik Krallık ve Fransa gibi diğer ülkeler de var. Dolayısıyla Lozan’ın hükümleri, belirli azınlıkları ilgilendiren 37. ve 44. maddeler arasındaki o maddelerin uygulanmasını istiyoruz.” ifadelerini kullanan Trampa; Lozan’a göre dinî özgürlükler anlamında bir azınlığın kendi iradesiyle, bulunduğu ülkedeki dinî yapıyı belirleme, dinî liderinin seçme ve sivil toplum kuruluşlarını kurma, yönetme ve denetleme hakkı olduğunu hatırlattı. Yunanistan’ın ise Batı Trakya Türklerine ait söz konusu hakları kabul etmediğini ve Batı Trakya Türklerinin yıllarca mücadele içerisinde olduğunu kaydeden Trampa, 1985 yılında başlayıp 1990 yılında daha ön plana çıkan bir müftülük tayininin gündeme geldiğini belirtti. Trampa, “Vefat eden İskeçe Müftüsü Mustafa Hilmi’den sonra Mehmet Emin Aga’nın halk tarafından müftülüğe seçilmesiyle birlikte bir tayin söz konusu oldu. Yunan devleti dedi ki ‘Ben kendi insanımı tayin ederim.’. Azınlık diyor ki ‘Hayır, bizim uluslararası antlaşmalardan doğan bir hakkımız var, biz kendi müftümüzü kendimiz seçeriz.’. Böyle bir problem başladı, hâlâ bugün de devam ediyor.” değerlendirmesini yaptı. YUNANİSTAN, BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN TEMEL HAKLARINI İHLAL EDİYOR Yunanistan’ın en son 2022 yılında çıkarılan bir yasayla kendi insanlarını tayin etme girişiminde bulunduğunu ve Dimetoka’da bir tayin gerçekleştirdiğini kaydeden Trampa, şimdi yapılan hazırlıkların ise İskeçe ve Gümülcine’ye de aynı şekilde tayinler gerçekleştirmek için bir “formül” niteliğinde olduğunu ve Batı Trakya Türklerinin de buna itiraz ettiğini belirtti. “Sağ olsun, ana vatanımız her zaman bizi destekliyor, her zaman bizim varlığımıza güç ve moral katıyor. (Türkiye Cumhuriyeti) Dışişleri Bakanlığının açıklaması da bu yönde, azınlığın temel hak ve hukukunun özellikle Lozan merkezli uluslararası antlaşmalarda belirlendiği dile getiriliyor. Yunan devleti de kendilerine göre ‘Bu bizim iç meselemizdir,’ şeklinde bunun antitezini üretiyor halbuki iç meselesi değil, biz resmî bir azınlığız.” değerlendirmesini yapan Trampa, uluslararası antlaşmalarla İstanbul’daki Hıristiyan Ortodoks azınlığına mütekabil Batı Trakya Türklerinin de Batı Trakya’da Türk azınlık olarak bırakıldığını ve antlaşmalarda da haklarının belirlendiğini beyan etti. YUNANİSTAN, “TÜRK” KELİMESİ OLAN TABELAYI İNDİRDİ! “Bizim söylediğimiz şey gayet açık ve net ama maalesef bugün kabul edilmediği zaman böyle sorunlarla karşılaşıyoruz.” şeklinde konuşan Trampa öte yandan, Dışişleri Bakanlıkları tarafından karşılıklı yapılan diğer açıklamalara göre Batı Trakya tarihinin ilk sivil toplum kuruluşu olan İskeçe Türk Birliğinin tabelasında “Türk” kelimesi olduğu için Yunanistan’ın tabelayı indirdiğini ve konuyla ilgili mahkeme sürecinin başlatıldığını dile getirdi. Mahkeme süreci neticesinde iç hukuk yollarının tükenmesinin ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurulduğunu bildiren Trampa, Mahkemenin Batı Trakya Türklerini haklı bulmasına rağmen Yunanistan’ın hâlâ ilgili kararı uygulamadığını kaydetti. Öte yandan Trampa, şu ifadelere yer verdi: Böyle yıl dönümlerinde yapılan paylaşımlarla ve açıklamalarla ana vatanımız Türkiye, ‘Artık bu hak verilsin,’ diyor ama Yunan devleti de ‘Hayır, Batı Trakya’da Türk yoktur,’ mânâsında ‘(Batı Trakya Türkleri) Lozan’da ‘Müslüman azınlık’ olarak tanımlanıyor,’ gibi farklı bir literatürle bu işi sürekli problematize ediyor. Biz tabii ki her platformda şunu söylüyoruz, Batı Trakya Türk azınlığı, kendini Türk olarak ifade ediyor. Biz Türk’üz, Müslümanız, elhamdülillah. Değerlerimizi ve her şeyimizi bir orada yaşamaya devam ediyoruz ve bundan sonra da inşallah böyle olmaya devam edecek. Ayrıca ADF2026’nın açılış konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Batı Trakya Türk azınlığının ihlal edilen haklarının iadesi noktasında değerlendirmelerde bulunduğunu hatırlatan Trampa, Batı Trakya Türklerinin haklarının Forumda gündeme getirilmesinin önemine dikkat çekti.

Batı Trakya’da müftülük krizi yeniden gündemde: Mahkeme süreci başladı Haber

Batı Trakya’da müftülük krizi yeniden gündemde: Mahkeme süreci başladı

Batı Trakya müftülük sorunu, İskeçe’de 11 Ekim 2024’te yaşanan olayın ardından açılan davanın mahkeme tarihinin gelmesiyle yeniden gündeme taşındı. Çınar Camisi’nde yaşanan gelişmeler, uzun süredir devam eden tartışmaları bir kez daha görünür hale getirdi. Dava kapsamında 4 azınlık mensubu yargılanırken, sürecin yalnızca bir olayla sınırlı olmadığı, geçmişten bugüne uzanan yapısal bir sorunun yansıması olduğu vurgulanıyor. "MAHKEMEDE BÜTÜN BİR AZINLIĞIN VARLIĞI YARGILANIYOR" Dava kapsamında yargılananlardan eski İskeçe Türk Birliği Başkanı ve gazeteci Ozan Ahmetoğlu, Batı Trakya'da 1985'ten bu yana süregelen müftülük sorununun çözümsüz bırakıldığını belirterek, azınlığın kendi iradesiyle seçtiği müftülerin tanınmadığını, devletin ise atama yoluyla müftü belirlediğini ifade etti. Ahmetoğlu, Ekim 2024'te atanmış müftülerin İskeçe'de Çınar Camisi'nde cuma namazına katılmak istemesi üzerine cemaatin tepki gösterdiğini, müftülerin camiye alınmadığını ve olayların büyümeden sonlandırıldığını söyledi. Yaşananların münferit bir olay olmadığını kaydeden Ahmetoğlu, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın dini temsil hakkına yönelik uzun yıllardır devam eden sorunun bir yansıması olduğunu dile getirdi. Eski Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı Hüseyin Baltacı da müftülük meselesinin, 1980'li yıllardan sonra değişen uygulamalarla ortaya çıktığına işaret ederek, geçmişte azınlığın kendi müftüsünü seçtiğini ancak daha sonra atama sistemine geçildiğini anlattı. Baltacı, yaşanan olayda azınlığın Lozan Antlaşması ve uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan haklarını savunduğunu vurgulayarak, müftülük sorununun kronikleştiğini ve toplumun iradesinin yok sayıldığını belirtti. Ayrıca Batı Trakya Türk Azınlığı'nın yalnızca müftülük değil, dernek isimlerinin tanınmaması, eğitim altyapısındaki eksiklikler ve vakıf yönetimi gibi alanlarda da sorunlar yaşadığının altını çizen Baltacı, azınlığın kimliğine ve haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini kaydetti. İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa da davanın yalnızca hukuki bir süreç olmadığını belirterek "Bizler mahkeme önünde tek yürek olarak varlığımızı gösterdik. Bu tablo, haklılığımızın ve gücümüzün en büyük kanıtıdır. Mahkemede sadece dört arkadaşımız değil, bütün bir azınlığın varlığı ve uluslararası hukukla güvence altına alınmış temel haklar yargılanıyor." ifadelerini kullandı. Azınlığın dini özgürlükler, vakıflar ve eğitim alanındaki haklarının uluslararası anlaşmalarla koruma altında olduğunu anımsatan Trampa, son dönemde yürürlüğe giren bazı düzenlemelerin vakıfların işleyişini ve mülkiyet haklarını olumsuz etkilediğini, bu tür müdahalelerin toplumsal huzuru zedelediğini sözlerine ekledi.

İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, QHA'ya anlattı: Batı Trakya Türklerinin attığı adımlar yeni vakalara fırsat vermeyecektir Haber

İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, QHA'ya anlattı: Batı Trakya Türklerinin attığı adımlar yeni vakalara fırsat vermeyecektir

Yağmur Filiz Şahin-OHA Ankara Batı Trakya'nın kalbi İskeçe'deki Keçilli köyünün camisinde bulunan bahçe duvarına yazılan utanç verici ifadeler tepki çekti. Batı Trakyalılar 29 Eylül 2023 tarihinde bahçe duvarında tehdit içeren yazıya denk geldi. Batı Trakya Türk Azınlığı İskeçe Müftülüğü, kimliği belirsiz kişiler tarafından caminin giriş kapısı duvarına yazılan ifadeleri kınadı. İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa mesajında, "Barış ve huzurun hakim olduğu bölgemizde bu tür davranışlar kabul edilemez. Bu nedenle İskeçe Müftülüğü olarak gerçekleşen bu çirkin eylemi şiddetle kınıyoruz" ifadelerini kullandı.  İSKEÇE MÜFTÜSÜ MUSTAFA TRAMPA, ÇİRKİN EYLEMİ QHA'YA DEĞERLENDİRDİ İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, konuyla ilgili olarak Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmede bulundu. Bu tür olayların daha önce de yaşandığının altını çizen Müftü Trampa, bu olayların bölgedeki insanların huzurunu bozduğunu belirtti. Ne tür ifadelerin kullanıldığından söz etmeyen Trampa, çirkin eylemin genel bir sebepten kaynaklandığını dile getirdi. Trampa, "Burada yapılan bu eylemler bizim huzurumuzu, psikolojimizi rahatsız ediyor. Bunlar hoş şeyler değil. Her ne kadar bahçe duvarının üzerine yazılmış olsa da neticede orası bir cami. O kutsal mekanın bahçe duvarında yazılan sloganvari ifadeler bizi mutsuz etmiştir. Bu tür şeylerin tekrarlanmaması en büyük arzumuzdur" dedi. "BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN ATTIĞI ADIMLAR YENİ VAKALARA FIRSAT VERMEYECEKTİR" Yunanistan hükumetinin Batı Trakya öğrencilerine dayattığı vardiyalı eğitimden kaynaklı düzenlenen protestolara değinen Trampa, "Buradaki insanlarımızın sağduyusu, değerlerine sahip çıkması, hukuka saygınlığı, ahlaki noktada her daim basiretli davranışı ve attığı adımlar bunlara (yeni vakalara) fırsat vermeyecektir" dedi. "Bu sorunları yıllarca yaşayan Batı Trakya'da; haklarımız yönündeki talebimiz, her daim hukukun üstünlüğü, demokratik değerlerinin ön plana çıkması gerektiği vurgusu önceliklerimizdir" diyen Trampa, Batı Trakya'nın Lozan Anlaşması başta olmak üzere çeşitli uluslararası anlaşmalarla garanti altına alındığını bir kez daha hatırlattı. Müftü, "Dolayısıyla Yunan yetkililerden her zaman ortamın gerilmemesi, hukukun üstünlüğünü ön plana çıkarmak suretiyle keyfi uygulamalardan uzak durmaları için çağrıda bulunuyoruz. Bu yapıldığı takdirde toplumun huzuru ve mutluluğu her daim ön plana çıkacaktır. Batı Trakya Türk toplumu buradaki Hristiyan Yunanlarla çok rahat bir şekilde yaşadığımızı, karşılıklı alışverişin yapıldığı, kültürel ve dini noktada hiçbir sıkıntının yaşanmadığı iyi bir ortamın yaşanmasına katkı vereceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.