SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

İskeçe Müftüsü ve Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Mustafa Trampa’dan QHA’ya açıklamalar

İskeçe Müftüsü ve Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Mustafa Trampa, ADF2026 kapsamında Batı Trakya temasıyla karşılıklı açıklamalarda bulunmasıyla birlikte bölgedeki son gelişmeler ve Batı Trakya Türklerinin durumu üzerine QHA’ya konuştu.

Haber Giriş Tarihi: 18.04.2026 23:22
Haber Güncellenme Tarihi: 18.04.2026 23:30
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
İskeçe Müftüsü ve Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Mustafa Trampa’dan QHA’ya açıklamalar

İskeçe Müftüsü ve Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Mustafa Trampa, son dönemde Türkiye ve Yunanistan Dışişleri Bakanlarının Batı Trakya temasıyla karşılıklı açıklamalarda bulunmasıyla birlikte bölgedeki son gelişmeler ve Batı Trakya Türklerinin durumu hususunda Kırım Haber Ajansı (QHA) mikrofonlarına konuştu.

“BU SORUNLARIN TEMELİNDE (YUNANİSTAN’IN) İNKÂR POLİTİKASI VAR”

Kimlik ve dinî özgürlükler üzerine yapılan açıklamalar konusunda “Batı Trakya Türk azınlığının temel bazı sorunları var; bunlar, yıllarca devam edegelen sorunlar. Bu sorunların temelinde de (Yunanistan’ın) inkâr politikası var.” şeklinde konuştu. Trampa, Batı Trakya Türk azınlığına haklarını veren Lozan Antlaşması ve Atina Antlaşması gibi uluslararası antlaşmalarda yer alan hükümlerin Batı Trakya Türkleri tarafından talep edildiğini fakat Yunanistan hükûmetinin söz konusu talepleri kabul etmediğini dile getirdi.

“Lozan Antlaşmasını sadece Türkiye ve Yunanistan imzalamadı. Burada Birleşik Krallık ve Fransa gibi diğer ülkeler de var. Dolayısıyla Lozan’ın hükümleri, belirli azınlıkları ilgilendiren 37. ve 44. maddeler arasındaki o maddelerin uygulanmasını istiyoruz.” ifadelerini kullanan Trampa; Lozan’a göre dinî özgürlükler anlamında bir azınlığın kendi iradesiyle, bulunduğu ülkedeki dinî yapıyı belirleme, dinî liderinin seçme ve sivil toplum kuruluşlarını kurma, yönetme ve denetleme hakkı olduğunu hatırlattı.

Yunanistan’ın ise Batı Trakya Türklerine ait söz konusu hakları kabul etmediğini ve Batı Trakya Türklerinin yıllarca mücadele içerisinde olduğunu kaydeden Trampa, 1985 yılında başlayıp 1990 yılında daha ön plana çıkan bir müftülük tayininin gündeme geldiğini belirtti. Trampa, “Vefat eden İskeçe Müftüsü Mustafa Hilmi’den sonra Mehmet Emin Aga’nın halk tarafından müftülüğe seçilmesiyle birlikte bir tayin söz konusu oldu. Yunan devleti dedi ki ‘Ben kendi insanımı tayin ederim.’. Azınlık diyor ki ‘Hayır, bizim uluslararası antlaşmalardan doğan bir hakkımız var, biz kendi müftümüzü kendimiz seçeriz.’. Böyle bir problem başladı, hâlâ bugün de devam ediyor.” değerlendirmesini yaptı.

YUNANİSTAN, BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN TEMEL HAKLARINI İHLAL EDİYOR

Yunanistan’ın en son 2022 yılında çıkarılan bir yasayla kendi insanlarını tayin etme girişiminde bulunduğunu ve Dimetoka’da bir tayin gerçekleştirdiğini kaydeden Trampa, şimdi yapılan hazırlıkların ise İskeçe ve Gümülcine’ye de aynı şekilde tayinler gerçekleştirmek için bir “formül” niteliğinde olduğunu ve Batı Trakya Türklerinin de buna itiraz ettiğini belirtti.

“Sağ olsun, ana vatanımız her zaman bizi destekliyor, her zaman bizim varlığımıza güç ve moral katıyor. (Türkiye Cumhuriyeti) Dışişleri Bakanlığının açıklaması da bu yönde, azınlığın temel hak ve hukukunun özellikle Lozan merkezli uluslararası antlaşmalarda belirlendiği dile getiriliyor. Yunan devleti de kendilerine göre ‘Bu bizim iç meselemizdir,’ şeklinde bunun antitezini üretiyor halbuki iç meselesi değil, biz resmî bir azınlığız.” değerlendirmesini yapan Trampa, uluslararası antlaşmalarla İstanbul’daki Hıristiyan Ortodoks azınlığına mütekabil Batı Trakya Türklerinin de Batı Trakya’da Türk azınlık olarak bırakıldığını ve antlaşmalarda da haklarının belirlendiğini beyan etti.

YUNANİSTAN, “TÜRK” KELİMESİ OLAN TABELAYI İNDİRDİ!

“Bizim söylediğimiz şey gayet açık ve net ama maalesef bugün kabul edilmediği zaman böyle sorunlarla karşılaşıyoruz.” şeklinde konuşan Trampa öte yandan, Dışişleri Bakanlıkları tarafından karşılıklı yapılan diğer açıklamalara göre Batı Trakya tarihinin ilk sivil toplum kuruluşu olan İskeçe Türk Birliğinin tabelasında “Türk” kelimesi olduğu için Yunanistan’ın tabelayı indirdiğini ve konuyla ilgili mahkeme sürecinin başlatıldığını dile getirdi. Mahkeme süreci neticesinde iç hukuk yollarının tükenmesinin ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurulduğunu bildiren Trampa, Mahkemenin Batı Trakya Türklerini haklı bulmasına rağmen Yunanistan’ın hâlâ ilgili kararı uygulamadığını kaydetti.

Öte yandan Trampa, şu ifadelere yer verdi:

Böyle yıl dönümlerinde yapılan paylaşımlarla ve açıklamalarla ana vatanımız Türkiye, ‘Artık bu hak verilsin,’ diyor ama Yunan devleti de ‘Hayır, Batı Trakya’da Türk yoktur,’ mânâsında ‘(Batı Trakya Türkleri) Lozan’da ‘Müslüman azınlık’ olarak tanımlanıyor,’ gibi farklı bir literatürle bu işi sürekli problematize ediyor. Biz tabii ki her platformda şunu söylüyoruz, Batı Trakya Türk azınlığı, kendini Türk olarak ifade ediyor. Biz Türk’üz, Müslümanız, elhamdülillah. Değerlerimizi ve her şeyimizi bir orada yaşamaya devam ediyoruz ve bundan sonra da inşallah böyle olmaya devam edecek.

Ayrıca ADF2026’nın açılış konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Batı Trakya Türk azınlığının ihlal edilen haklarının iadesi noktasında değerlendirmelerde bulunduğunu hatırlatan Trampa, Batı Trakya Türklerinin haklarının Forumda gündeme getirilmesinin önemine dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.