SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Namık Kemal Bayar

QHA - Kırım Haber Ajansı - Namık Kemal Bayar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Namık Kemal Bayar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar diasporasından Ukrayna’ya tam destek: "Yekvücut hareket ediyoruz" Haber

Kırım Tatar diasporasından Ukrayna’ya tam destek: "Yekvücut hareket ediyoruz"

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, Kırım Derneği Genel Merkezinde 27 Ocak 2025 tarihinde düzenlenen özel toplantıda Kırım Tatar diasporasının önde gelen isimleriyle buluştu. Türkiye’deki Kırım Tatarlarının Rus işgaline karşı sergilediği kararlı duruşun vurgulandığı görüşmede Kurışko; Ukrayna'nın toprak bütünlüğünden ve Kırım’dan asla vazgeçmeyeceğinin altını çizdi. Ziyarette Olha Kurışko'ya Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Denis Zolotarov eşlik ederken, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Namık Kemal Bayar, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Gayana Yüksel ve Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay başta olmak üzere Kırım Derneği Yönetim Kurulu üyelerinin yer aldığı heyet hazır bulundu. BAYAR: DÜNYADAKİ BÜTÜN KIRIM TATARLARININ YEKVÜCUT HAREKET ETMELERİNİ SAĞLADIK Namık Kemal Bayar, konuşmasında Kırım Derneğinin 70 yıllık köklü bir tarihi olduğundan bahsederek, Türkiye’de 110 bin dernek bulunduğunu ve bunların yalnızca 134’ünün "Kamu Yararına Çalışır Dernek" statüsünde olduğunu Kırım Derneğinin de bu dernekler arasında olduğunu ifade etti. Bayar, özellikle 2014’te Kırım'da yaşanan işgal sonrası “Hem Türkiye’de hem dünyadaki bütün Kırım Tatarlarının Rusya’nın Kırım’ı işgaline karşı yekvücut hareket etmelerini sağladık.” diye konuştu. Bayar ayrıca, Donald Trump döne ile bilrlikte ortaya çıkan politik durumun endişeye sebep olduğuna dikkat çekti. "UKRAYNA’NIN KIRIM’DAN VAZGEÇMEMESİNDEN ALDIĞIMIZ GÜÇ İLE MÜCADELEYE DEVAM EDİYORUZ!" Ukrayna’nın Kırım’dan vazgeçmemesinin kendilerini mutlu ettiğini ifade eden Tuncer Kalkay ise, “Ukrayna halkının verdiği mücadelelerin değerini çok iyi biliyoruz. Başarılar diliyor ve geleceğimizi onlarla belirlemeye çalışıyoruz, Ukrayna’dan yana tavır koyduk, Kırım Ukrayna için önemli, Ukrayna’nın vazgeçmemesi bizi mutlu ediyor, biz oradan aldığımız güç ile mücadeleye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. "DÜNYAYA KIRIM TATARCA SESLENİLDİ" Namık Kemal Bayar’ın ABD’deki başkanlık değişimi sonrası ortaya çıkan politik durumun endişeye sebep olduğuna değinmesine cevaben Olha Kurışko, Türkiye’de yaptığı görüşmelerde ortak endişenin müzakere süreci ile ilgili olduğunu ve endişe gerektirecek bir durum olmadığını “Ukrayna, Kırım konusunu en üst düzeyde faaliyetlerde ve platformlarda dile getiriyor.” sözleriyle dile getirdi. Kurışko ayrıca, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ile Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun Kırım Platformu'nda bir araya geldiklerini ve Kırımoğlu’nun dünyaya Kırım Tatarca seslendiğini de vurguladı. Aynı zirvede Kırım Tatar seramik sanatçısı Rüstem Skibin tarafından tasarlanan "Dünya" isimli kalkanın sembol olarak seçilmesini ise, “Rusya tarafından dünyaya yayılan kötülüğe karşı Kırım direnişinin sembolüydü.” olarak ifade etti. Kırım Temsilcisi, “Geçici işgale Kırım’ın verdiği direnişin altını çizmiş olduk.” diye ekledi. "SİYASİ TUTSAKLAR MESELESİ GÜNDEMİMİZDE" Stokholm’de gerçekleşen Kırım Tatar Parlamenterler Zirvesi'nde, Kırım Tatar siyasi mahkumlarının isimlerini dile getirdiğini söyleyen Kurışko, çeşitli mecralarda konunun takipçisi olduklarını belirtti. Öte yandan zirvenin düzenlenmesi için Londra’dan onay geldiğini sözlerine ekledi ve Karadeniz Güvenlik Konferansı’nı da takip edeceklerini kaydetti. Kurışko, “İşgal edilen topraklar hakkında konuşurken bu konu Karadeniz’in güvenliğinden ayrı tutulmamalıdır.” diye ifade etti. "ULUSLARARASI ARENADA KIRIM KONUSUNDAKİ ÇABALARIMIZI SEFERBER EDİYORUZ" Ukrayna’nın işgal altındaki topraklarımız açıklamalarından anlaşılması gerekenin bütün toprakları olduğunu vurgulayan Kurışko, “Biz kendi toprağımız için mücadele veriyoruz, uluslararası arenada Kırım konusundaki çabalarımızı seferber ediyoruz" diye ekledi. Kurışko son olarak, Kırım Tatar diasporasının Ukrayna ve vatandaşlarına olan destekleri için teşekkür etti. Olha Kurışko görüşmenin akabinde dernek binasını gezerek, sergilenen fotoğrafları inceledi.

AİHM'in Kırım Tatarları için verdiği kritik kararı Av. Bayar QHA'ya değerlendirdi Haber

AİHM'in Kırım Tatarları için verdiği kritik kararı Av. Bayar QHA'ya değerlendirdi

Mustafa KOÇYEGİT QHA Ankara Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2014-2017 yılları arasında Kırım'da Ukrayna yanlısı veya Kırım Tatar toplumuna yönelik baskıları protesto eden 43 ayrı başvuruyu karara bağladı. Mahkeme; Rusya'nın Kırım'da uyguladığı yasaların hukuka uygun olmadığını, kurulan sözde mahkemelerin ise yasayla kurulmuş yargı organı vasfı taşımadığını belirterek; ifade, toplantı ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine hükmetti. AİHM'nin 20 Ocak 2026 tarihli kararını, Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği özel röportajda değerlendiren Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar; işgal altındaki Kırım'da Rus kanunlarına dayanılarak verilen tüm hükümlerin "yok" hükmünde (mutlak butlan) olduğunun tescillendiğini belirtti. Bayar, kararın 1948 Cenevre Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesiyle olan bağını vurgulayarak, bu sonucun gelecekteki davalar için bir "emsal" teşkil ettiğini kaydetti. "AİHM KARARI, HALKIMIZ İÇİN ÖNEMLİ BİR HUKUK ZAFERİDİR" AİHM'nin "Bekirov ve diğerleri Rusya'ya karşı" davası ile ilgili olarak olduğu kararın Kırım'ın işgalinden bu yana Kırım'daki mahkemelerin Rus kanunlarına dayanarak verdiği kararların "mutlak butlanla batıl" olduğuna dair ortaya koydukları tezin doğruluğunu teyit eden bir karar olduğunu dile getiren Av. Namık Kemal Bayar, "AİHM, bu kararda özellikle ve altını vurgulayarak işgal altındaki Kırım’da mevcut mahkemelerin Rus kanunlarını uygulamasının kanunsuz olduğu gerekçesine dayanarak 43 müracaatı Rusya aleyhine sonuçlandırmıştır." ifadelerini kullandı. Kırım’ın işgalinden bu yana Rusya’nın Kırım’da gerçekleştirdiği insan hakları ihlallerine ve insanlık suçlarına karşı bu ihlal ve suçlar nedeniyle mağdur olan şahısların AİHM'e müracaat etmeleri gerektiğini her ortamda dile getirdiklerini anımsayan Av. Bayar, "Esasen, AİHM’ye müracaat için biri olağan diğeri ise olağanüstü olmak üzere iki yol bulunmaktadır. Olağan yol, iç hukuk yollarının tüketilmesi, yani Rusya’nın uygulamalarına karşı Rus mahkemelerinde tüm dava yollarının bitirilmesi sonrasında müracaat edilmesidir. Mağduriyet yaşayan arkadaşlarımızın çoğu bu yolu tercih etmiştir. Burada esas, Sovyet dönemi milli harekete karşı açılan davalarda olduğu gibi bir yol izlenerek milletimizin haklarının Rus mahkemeleri önünde savunularak kayıtlara ve tarihe geçmesini sağlamak idi. Elbette o dönemde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine müracaat da söz konusu değildi." dedi. "Ancak, işgalden sonra biz AİHM’ye olağanüstü müracaat yolunun yani Rus mahkemelerinde dava açmaksızın doğrudan AİHM’ye müracaat yolunun kullanılması gerektiğini de tavsiye ettik." diyen Bayar, bir kısım davaların bu yol kullanılarak açıldığını kaydetti. Hangi müracaat yolu tercih edilirse edilsin tüm davalarda Rusya’nın Kırım’da yargılama yetkisi olmadığı savının mutlaka dile getirilmesi gerektiğini de defaatle hem yazılı hem sözlü olarak dava açacak ya da açan kişilere ilettiklerini belirten Bayar, "Gerçekten de 1948 tarihli Cenevre Sözleşmesi’ne göre işgal altındaki bir toprakta işgalcinin hukukunun uygulanamayacağı hüküm altına alınmıştı ve bu hükme göre Rusya’nın Kırım’da kendi hukukunu uygulaması asla yasal olamazdı." değerlendirmesinde bulundu. “Bekirov ve diğerleri Rusya’ya karşı” davasının gerekçesinde AİHM'nin işgal altındaki Kırım’da Rusya’nın kendi kanunlarını uygulamasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6.maddesinde düzenlenen “Adil Yargılanma Hakkı”nın ihlal edildiği de hüküm altına alınarak Rusya’nın ve Kırım’daki Rus mahkemelerinin yasa dışı ve hukuksuz olduğu bir kez daha kesinleştirildiğinin altını çizen Bayar şöyle devam etti: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil Yargılanma Hakkı” başlıklı 6. Maddesinin 1.cümlesine göre “Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir.” AİHM, davada verdiği kararla Kırım’daki mahkemelerin bu cümleye uygun olmadığını yani yasa ile kurulmuş, bağımsız ve tarafsız mahkemeler olmadığını açıkça tespit ve ilan etmiştir. O halde, işgalin başından beri savunduğumuz tez artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da kabul görmüş ve Kırım’da Rusya kanunlarına göre işleyen mahkemelerin ve bunların verdiği tüm kararların “mutlak butlan ile batıl” yani “yok” hükmünde olduğu artık tescillenmiştir. AİHM kararı, halkımız için önemli bir hukuk zaferidir ve gelecekte Rusya’ya karşı açılacak davalara da emsal teşkil edecektir.

DQTK Genel Sekreteri Bayar: Tarihimizden aldığımız tecrübe ve kuvvet ile mücadelemize devam edeceğiz! Haber

DQTK Genel Sekreteri Bayar: Tarihimizden aldığımız tecrübe ve kuvvet ile mücadelemize devam edeceğiz!

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), Ukrayna-Rusya Savaşı’nın sona erdirilmesine yönelik 20 maddelik taslağı 23 Aralık 2025 tarihinde kamuoyu ile paylaştı. Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar, yayımlanan barış taslağı ile ilgili resmî sosyal medya hesabından bir değerlendirmede bulundu.. "19 Şubat 2025'te ne düşünüp yazdıysak bugün de aynısı. Yıllardır aynı olduğu gibi yıllarca da aynı olacak" diyen Bayar şu ifadeleri kullandı: "Kırım Tatarlarının son iki buçuk asırda yaşadığı hadiseler bugünün vakıalarına bakış açımıza dayanak ve esas teşkil eden ibret aldığımız tarihî gerçekliklerdir. Kırım'ın 1783'te Rusya tarafından işgalinin ardından geçen 240 yıl boyunca Kırım Tatar halkının yaşadığı zulüm, katliam ve soykırımları nazar-ı dikkate almadan vatan Kırım'ın bugünü ve geleceği hakkında konuşabilmek ya da bir yargıya varabilmek akıl sahipleri için imkânsızdır. Gerçekten de Kırım'ın 1783'te Rusya tarafından işgalinin ardından başlayan ‘Kırım'ı Tatarsızlaştırma’ siyaseti dâhilinde tarihçilerin tespitlerine göre bir milyon üç yüz binden ziyade Kırım Tatarının Kırım'dan göç etmeye zorlanması, ki bu göç temelinde ‘sürgün’ olarak ifade edilmelidir, Kırım Tatar halkına karşı 19. yüzyıl boyunca devam eden ve 20. yüzyılda da devam eden bir baskı ve zulüm siyasetinin ilk emsalidir. Bu siyaset, Kırım'da Kırım Tatar nüfusunun büyük oranda düşmesine sebebiyet verdiği gibi göç yollarında ve göç akabinde yerleşilen yerlerin uygunsuz koşulları nedeniyle on binlerce Kırım Tatarının hayatını da kaybettiği, Rusya'nın Kırım Tatarlarına karşı uyguladığı ilk terörist eylem dönemi olarak adlandırılabilir. Rusya'nın Çarlık rejimi döneminde uyguladığı bu terör, baskı ve zulüm siyaseti döneminde Kırım'da Kırım Tatar nüfusu yüzde 50'lerin altına düştüğü gibi tahminen 200 bin civarında da Kırım Tatarının hayatına mal olmuştur. Çarlık rejiminin çökmesinin ardından Rusya'da idareyi devralan Sovyet rejimi ise Kırım Tatarlarına karşı baskı, zulüm ve terör yöntemlerini daha da sertleştirmiştir. Sovyet rejiminin işbaşına geldiği daha ilk yıllarda 1920-1921 suni açlığında Kırım'da yaklaşık yüz bin Kırım Tatarı açlıktan hayatını kaybetmiştir. 1931-1933 suni açlığında ise açlıktan hayatını kaybeden Kırım Tatarı sayısı yirmi bin civarında tahmin edilmektedir. Tüm Sovyetlerde aydınların kırıldığı 1937 Aydın Katliamı'nda Kırım'da Rusya tarafından katledilen Kırım Tatar aydınlarının sayısının ise on iki bin civarında olduğu ve buna ilaveten yaklaşık kırk bin Kırım Tatarının da aynı yıl Urallara ve Sibirya'ya sürgüne gönderildiği tahmin edilmektedir. Ki bu esasen 2.Sürgün'dür. Nihayetinde 18 Mayıs 1944 Büyük Sürgün ve Soykırımı'nda dört yüz yirmi üç bin Kırım Tatarı vatanlarından topyekûn sürgüne gönderildi ve yüz doksan iki bin insan bu sürgünde hayatını kaybetti. Son iki buçuk asırlık tarihimizden özet olarak geçtiğimiz bu soykırım hadiselerinin müsebbibi ve faili ise hep Rusya olarak karşımıza çıkmaktadır. Bugün halkımız adına karar verenler, konuşanlar, fikir üretenler, yorum yapanlar ya da bunları yaptığını zannedenlerin Kırım'ın yarını hakkında teklifte bulunmadan önce dikkate alıp, becerebiliyorsa düşünüp bu 250 yıllık tarihî vakıaları aklında tutması zaruridir. Bu acı dolu tarih ve bugün yaşadıklarımız esasen Kırım'ın ve Kırım Tatarlarının geleceği ve kaderi hakkında da pek çok ibret ve delil barındırmaktadır. Esasen Kırım Tatar halkının Kırım'da Rusya işgalini kabul etmemesinin sağlam gerekçesi ve dayanağı da yukarıda kısaca özetlediğimiz tarihimizdir ve halkımız bu tarihten ibret aldığını ispat etmektedir. Ukrayna'daki savaşın geldiği aşamada kendilerini bütün dünyanın sahibi gören ABD ve Rusya adlı devletlerin yahut bunlara iştirak edebilecek başkalarının Kırım'ı Rusya adlı terör örgütüne terk edeceği herhangi bir anlaşma bizim açımızdan halkımızın idam fermanından öte bir anlam ifade etmeyecektir. Çünkü tarih gösteriyor ki katil ve soykırımcı Rusya anlaşma adını verecekleri kullanılmış tuvalet kağıdını imzaladığının ertesi günü Kırım'da tek bir Kırım Tatarının yaşamasına müsaade etmeyeceğini ispatlayacağı eylemlere başlayacaktır. Bugün Kırım Tatar halkı, terörist ve soykırımcı Rusya'ya karşı tercihini, insan hakları ve evrensel hukuk kurallarına bağlı, millî hak ve taleplerine karşılık veren Ukrayna devleti lehine yapmıştır ve halkımızın amacı Kırım'da tesis edilmesini arzuladığı Ukrayna'ya bağlı bölgesel ve millî özerk ‘Kırım Tatar Özerk Cumhuriyeti’nde yaşamaktır. Hâl böyle iken ABD, terörist Rusya ile iş birliği yaparak Kırım'ın asli sahibi olan bizlerin iradesine aykırı bir şekilde vatanımızı Rusya'ya terk ederse ve hatta buna dünyadaki bütün devletler rıza gösterse dahi Rusya'ya bağlı bir Kırım'a biz rıza göstermeyeceğiz. Çarlık ve Sovyet rejimleri döneminde Rusya işgaline karşı nasıl mücadele etti isek tarihimizden aldığımız tecrübe ve kuvvet ile mücadelemize devam edeceğiz."

DQTK Genel Sekreteri Bayar, Romanya’daki Kırım Tatar diasporasının mevcut durumunu QHA'ya değerlendirdi Haber

DQTK Genel Sekreteri Bayar, Romanya’daki Kırım Tatar diasporasının mevcut durumunu QHA'ya değerlendirdi

Romanya Tatarları Millî Günü vesilesiyle Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov liderliğinde Romanya’daki etkinliklere katılım sağlayan Kırım Tatar heyet, 12-13 Aralık 2025 tarihlerinde önemli temaslarda bulundu. Heyet içerisindeyer alan Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri Av. Namık Kemal Bayar, Romanya Tatarları Millî Günü için düzenlenen etkinlikleri, resmî görüşmeleri ve Romanya Tatarlarının mevcut durumu hakkında Kırım Haber Ajansına (QHA) bilgi verdi. Romanya devletinin orada bulunan Tatarlar için etkinlik tertip etmesinin önemli bir kazanım olduğunu belirten Bayar hem devlet kademesinin hem de kamuoyunun bulunduğu etkinliklerin zengin, kalabalık ve etkileyici olduğunu dile getirdi. Bayar, “Bu özellikle bizim kültürümüzün, tarihimizin, halkımızın varlığının yaşatılabilmesi için çok önemli. Etkinliklerin I. Kurultay Toplantısı ile aynı tarihte olması (9-13 Aralık) da tarihimize vurgu yapıyor.” dedi. RESMÎ TEMASLARDA NELER KONUŞULDU? Bayar, QHA’nın sorusu üzerine Romanya Dışişleri Bakanı da dahil olmak üzere pek çok yetkili ile görüşmeler yaptıklarını kaydetti. Resmî görüşmelere Müftü Murat Yusuf’un organize ettiği Romanya Başbakanlığına bağlı Dini İlişkiler İdaresi ile başladıklarını belirten Bayar, Romanya devletinin dini azınlıklara yönelik katkıları hakkında bilgi aldıklarını söyledi. Bu bağlamda Avrupa Birliği (AB) üyesi Romanya’nın dini ilişkilere verdiği önemi, dinler arasındaki barışın temini noktasındaki çalışmaları hakkında da ilgili yetkililerden bilgi aldıklarını ifade etti. Bayar, ardından Etnik Azınlıklar İdaresine yaptıkları ziyarette Kırım Tatar Bakan Yardımcısı Dinçer Cafer ile Romanya’daki etnik azınlıkların durumunu, Romanya Tatarlarının nüfusu ve yapılan çalışmalar hakkında görüştüklerini aktardı. Üçüncü görüşmenin parlamentoda İkili İlişkiler Komisyonu Üyesi iki milletvekili ile son görüşmeyi ise Romanya Dışişleri Bakanı ile yaptıklarını dile getiren Bayar, “Bu görüşmelerde heyet olarak Ukrayna-Rusya barış görüşmeleri/planı kapsamında Romanya’nın yaklaşımını öğrenmek, bu gelişmelere hangi tepkiyle baktığını görmek, Ukrayna’nın talep ettiği güvenceler üzerinde konuşmak ve herhangi bir barış planı durumunda veya en kötü senaryoda Kırım Tatar halkımızın güvencelerinin ne olacağını masaya yatırmaktı. Ayrıca ilgili taleplerimizi ilettik.” ifadelerini kullandı. Bayar bununla birlikte Romanya’nın Rus işgali altındaki Kırım, Kırım Tatarları, Ukrayna’nın güvence talepleri ve barış görüşmeleri hususundaki yaklaşımını da sözlerine ekledi. Romanya’nın 2014’ten bu yana Kırım’ın işgalini tanımadığını ve Rusya’nın saldırganlığını kınadığını anımsatan Bayar, “Hem Rumen halkında hem de Romanya devletinde Ukrayna’nın bu savaşta yenilmesi ve düşmesi halinde tehlikenin kapılarının kendilerine açılacağının farkında olduğunu gördük. Bu nedenle hem Avrupa Birliği hem Birleşmiş Milletler hem de diğer uluslararası platformlar Romanya’nın Ukrayna’yı kayıtsız şartsız desteklediğini teyit etti. Ki eylemlerinde de bunu gördük” yorumunda bulundu. Bayar, ayrıca Romanya devlet makamlarının Ukrayna’nın kabul etmediği hiçbir şeyin kendileri tarafından kabul edilemeyeceğini, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini her türlü destekleyeceklerini de belirttiğini aktardı. Bayar bunun yanı sıra devlet yetkililerinin Kırım Tatarlarına yönelik taleplerin uluslararası platformlarda dile getirileceğini ve bu yönde çaba sarf edeceklerini beyan ettiklerini söyledi. "RUMEN DEVLETİNİN TIPKI TÜRKİYE GİBİ KIRIM TATARLARININ HAKLARI KONUSUNDA ÇABA SARF EDECEĞİNE İNANIYORUZ" Romanya’nın tutumu hakkında değerlendirmelerde bulunan DQTK Genel Sekreteri sözlerine şunları ekledi: “Romanya’daki halk, akademisyen, siyasetçi ve bilim insanları bize Rusya tarafından tam 11 kere işgal edildiklerini söyledi. Onlar, ‘Rus işgalinin verdiği zararı biz de hâlâ hafızamızda yaşatıyoruz. Bu nedenle Rusya’nın herhangi bir şekilde Avrupa’nın batısına doğru ilerlemesinin karşısında duruyoruz.’ dediler. Onların karşı çıkışlarındaki saikleri işte bu tarihi tecrübelerinden. Bu acıların daha fazla yaşanmaması için savaşın adil ve kalıcı bir barışla sona ermesi gerektiğinin altını çizdiler. Bu açıdan baktığımız zaman Rumen devletinin tıpkı Türkiye gibi Kırım Tatarlarının hakları konusunda yoğun çabalar sarf edeceklerine inanıyoruz.” Öte yandan Bayar, Romanya’daki Kırım Tatar diasporasının dil, eğitim ve kültür alanındaki mevcut durumundan söz etti. Kırım Tatarlarının AB ve Rumen kanunları dolayısıyla azınlık hakları elde ettiğini gördüklerini belirten Bayar, azınlık kontenjanından bir milletvekili ve çeşitli bakanlıklarda temsilcileri olduğunu da sözlerine ekledi. Bayar, önemli siyasi ve sosyal haklara sahip olabildiklerinin de altını çizdi. KIRIM TATARCANIN KORUNMASI VE YAYGINLAŞTIRILMASI Diğer yandan Kırım Tatar diasporasının kültürünü yaşatma noktasında ciddi bir çaba sarf ettiğini ifadelerinde yer veren DQTK Genel Sekreteri, dilin ve kültürün korunmasını amaçlayan kutlamalardaki son konserde 100-150 çocuğun Kırım Tatarca şarkı söylediğini ve Kırım Tatar danslarını sergileyebildiklerini anlattı. Bayar, evlerde Kırım Tatarcanın konuşulduğunu ancak gençlerin Romanya’nın ekonomik imkânları nedeniyle Avrupa’ya eğitim almaya gittiğine ve bunun nüfus dengesini etkileyen bir sorun olduğuna dikkat çekti. Bayar, “Resmî istatistiklerde 18 bin Kırım Tatarı olduğu söyleniyor ancak orada yaşayan arkadaşlarımızın söylediğine göre bu sayı 35-40 bin civarında.” bilgisini verdi. Ayrıca Romanya’da 100 bin Müslümanın yaşadığını da sözlerine ekleyen Bayar, müftülüğün ve sosyal çalışmaların çok iyi gittiğini dile getirdi. Bayar böylelikle hem Türkçe hem de Tatarca dilinde yayın yapan bir radyoları olduğunu da aktardı. Bayar, Romanya Tatarlarının karşı karşıya kaldığı sorunlara da işaret ettiği değerlendirmesinde bunun en çok dil üzerinden olduğunu vurguladı. Kırım Tatarcanın çok az konuşulduğunu belirten Bayar, eğitimin de yeterli düzeyde verilemediğini ifade etti. Bayar bu nedenle Türkiye’den çeşitli projelerle Romanya’daki Kırım Tatarca ders veren eğitimcileri desteklemeyi hedeflediklerini kaydetti. Bayar, sosyal ve ekonomik seviyede zorluk yaşayan gençlerin yüksek düzeyde bir eğitim aldığını da aktararak, “Genç kuşağın her yerde karşılaştığı bu sorunları Romanya’da da görebiliyoruz.” şeklinde konuştu. Bayar, gençlerin derneklerde de pasif kaldığını sözlerine ekledi. ROMANYA TATARLARININ SİYASİ TEMSİL GÜCÜ NE DURUMDA? Romanya Tatarlarının siyasi temsil gücünü de ele alan Bayar, il ve ilçe meclislerinde nüfuslarına ve Romanya kanunlarına göre yeterli seviyede siyasi temsilleri olduğunu bildirdi. 1990’lı yılların başında komünizmin çökmesiyle kurulan Romanya Müslüman Türk Tatarları Birliğinin 22-23 şubesi olduğunu ve Tatarların yaşadığı her yerde faaliyet yürüttüklerini aktaran Bayar, “Ekonomik ve yapısal anlamda güçlü bir dernek. Aynı zamanda Romanya’daki halkın itibar ettiği bir denek olduğunu gördük.” dedi. Derneğin iyi çalıştığını ve çeşitli alanlarda çaba sarf ettiğini vurgulayan Bayar zaman zaman sorunlarla karşılaşılabildiğini de dile getirdi. Romanya’da üçlü ve hatta dörtlü bir yapılanma olduğunu ifade eden DQTK Genel Sekreteri, bu yapıların içinde birliğin yönetimi ve genel kurulu hususunda belirli davalar olduğunu aktardı. Bayar, bu çekişmelerin yıllardır devam eden ve birliklerin arasındaki ilişkilere zarar veren bir sorun olduğunu söyleyerek, henüz kesinleşmeyen davaların olduğunu aktardı. Bayar KTMM ve DQTK olarak olaya bakış açısını QHA aracılığıyla dile getirdi. "KTMM VE DQTK YEREL ÇEKİŞMELERİN İÇİNDE OLMAK İSTEMİYOR" Bayar şu değerlendirmede bulundu: “Rumen devletinin tanıdığı ve birlikte çalıştığı, Rumen devletinin hem milletvekili seçimlerinde hem diğer il-ilçe meclis seçimlerde muhatap aldığı dernek şu anda Romanya Müslüman Türk Tatarları Birliğidir. DQTK’nin yönetiminde de bu birlikten temsilci olan arkadaşlarımızla çalışıyoruz. Dolayısıyla bu birlikle çalışmak durumundayız. Ayrıca halkın itibar ettiği, daha fazla etkinliklerine katıldığı tüzel kişilik de bu birlik. Halkın yanında olduğu derneğin, çalışmalarımızı da bu bağlamda etkilediği aşikâr. KTMM ve DQTK bu yerel çekişmelerin içinde olmak istemiyor. Zaten böyle bir vazifeleri de yok. Ne zaman ki bu birlikler ortak bir müşterekte buluşur biz de onları bir araya getirmeye hazır oluruz.” Bayar, ortak amaçları Kırım olan insanlarla çalışacaklarını vurgulayarak, “Temel amaç Kırım’a, Kırım Tatar halkına kim daha iyi hizmet verebiliyorsa, kim daha iyi imkânlar verebiliyor ve oluşturabiliyorsa bunu orada görmek istiyoruz.” ifadelerine yer verdi. Bu tür problemlerin gündemde kalmaması gerektiğini ve asıl amacın unutulmaması gerektiğini kaydeden Bayar, “Bizim Rus işgalinde bir vatanımız var. 176’sı Kırım Tatarı olmak üzere 375 kişi hapishanede. Bu insanların haklarını ve hukuklarını bulunduğumuz ülkelerdeki devlet organlarına ve kamuoyuna anlatmamız gerekirken, kamunun önünde bu tartışmalarla çıkmamız bizim ayıbımız olur.” şeklinde konuştu. Çalışmaların Rusya’nın istediği bir plana “evet” denmemesi, Kırım’ın Ukrayna toprakları içinde yer alması noktasında olduğunu bir kez daha teyit eden Bayar, diğer ülkelerde bu tür görüşmeleri yapmaya devam edeceklerini belirtti.

Kırım Tatarlarından Bükreş çıkarması: Rumen yetkililere Kırım'daki durum aktarıldı Haber

Kırım Tatarlarından Bükreş çıkarması: Rumen yetkililere Kırım'daki durum aktarıldı

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ile birlikte Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkan Yardımcısı Namık Kemal Bayar, Romanya Müslüman Türk Tatar Birliği Başkanı Celil Esercep, Romanya Tatar Azınlık Milletvekili Varol Ahmet, Romanya Müftüsü Murat Yusuf, Kırım Müftüsü Ayder Rüstemov, Kırım Müslümanları Dini İdaresi İmamı Edem Basnaev ve Romanya Müslüman Tatar Türkleri Demokrat Birliği (UDTTMR) Bükreş Şube Başkanı Metin Ömer'den oluşan Kırım Tatar heyeti Romanya'nın başkenti Bükreş'te önemli ziyaretlerde bulundu. RUMEN MAKAMLARLA ÖNEMLİ GÖRÜŞMELER Romanya Tatarları Millî Günü etkinlikleri için ülkede bulunan heyet, başkent Bükreş'te sırasıyla Romanya Din İşleri Devlet Sekreteri Ciprian-Vasile Olinici, Etnik İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakan Yardımcısı Dinçer Cafer, Romanya Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu üyesi milletvekilleri, Romanya Dışişleri Bakanı Toiu Oana ve Türkiye'nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan'ı ziyaret etti. Ziyaretlerde Rusya’nın işgali altındaki Kırım'ın ve esaret altındaki Kırım Tatar halkının vaziyeti hakkında Rumen makamlarına bilgi verilerek Kırım'ın geleceğine dair tüm gelişmelerde Kırım Tatar halkının iradesine ve haklarına saygı ve güvence verilmesi gerektiğinin altı çizilerek vurgulandı. Atrıca görüşmelerde Romanya ve diasporada yaşayan Kırım Tatar halkının durumu ele alındı. GÜNDEM: BARIŞ SÜRECİ SONRASI KIRIM'IN DURUMU Heyetin Bükreş temaslarına ilişkin Kırım Haber Ajansına (QHA) açıklamalarda bulunan Namık Kemal Bayar, "Genel olarak görüşmelerin hemen hemen tamamında özellikle barış görüşmeleri çerçevesinde Kırım'ın geleceği konusunda alınacak kararlara dikkat çekildi." ifadelerini kullandı. "Kırım Tatarlarının Kırım'daki haklarının korunması, hayatlarının güvenliklerinin tesis edilmesi konusunda Rumen devlet makamlarından yardım istendi." diyen Bayar, Kırım'ın geleceğiyle ilgili bir görüşme yapılırken bir barış ya da ateşkes durumunda yarımadanın Rusya'da kaldığı bir denklemde Kırım Tatarlarının ve meselelerinin mutlaka gündemde olması gerektiğinin altını çizdiklerini kaydetti. Görüşmelerde ayrıca Kırım'da halihazırda Kırım Tatarlarına karşı uygulanan baskılar üzerinde de durulduğunu belirten Bayar, "Siyasi mahkumlarla ilgili bilgilendirmeler yapıldı ve onların kurtarılması için Rumen makamlardan destek talebinde bulunuldu" dedi. Öte yandan ziyaretlerinde Kırım Tatar diasporalarının da bir başlık olarak ele alındığını belirten Bayar, Romanya makamlarının dünyadaki Kırım Tatar diasporları hakkında bilgilendirildiğini, Kırım Tatar halkının günümüzde 21 ülkede yaşadığını vurguladıklarını aktardı. Özellikle Türkiye'de yaşayan Kırım Tatarlarının çoğunun Romanya'da da akrabaları olduğundan bahsettiklerini söyleyen Bayar, "Türkiye'de yaşayan Kırım Tatarlarının Romanya ile Türkiye arasında dostluk köprüsü olabileceğinin altını çizdik" diye konuştu.

Litvanya’nın yeni Ankara Büyükelçisi Janukonis, Kırım Derneğini ziyaret etti Haber

Litvanya’nın yeni Ankara Büyükelçisi Janukonis, Kırım Derneğini ziyaret etti

Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi Marius Janukonis, 26 Kasım 2025 tarihinde Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezini ziyaret etti. Görevine yeni atanan Janukonis’i Kırım Derneği Genel Merkezi binasında Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar ile Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay karşıladı. Kurultay Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda Kırım Derneği Genel Muhasibi Tuncay Kalkay, Yönetim Kurulu üyeleri Ali Olgun Boydak ile Ali Onur Kara, önceki dönem Genel Başkan Yardımcısı Ömer Özel, Cıyın Ansambli Dans Hocası Evelina Kemileva ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Muhasibi Saadet Aslan Bayar da yer aldı. Görüşmedeki konuşmasında Büyükelçi Marius Janukonis, Kırım Platformu’nun önümüzdeki dönem yapılacak toplantısının Litvanya’da yapılmasına istekli olduklarını, Kırım Tatarlarının durumunu yakından takip ettiklerini, Kırım Tatarları ile iş birliğine açık olduklarını ve birlikte projeler üretmek istediklerini ifade etti. Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar, Büyükelçinin göreve başlaması vesilesi ile tebriklerini sunarken, Kırım Derneğinin 70. yıl dönümü kapsamında yapılan çalışmalardan bahsetti. Bayar, 9 Aralık 2025 tarihinde MEB Şura Salonu’nda yapılacak 70. Yıl Konseri’ne Büyükelçiyi davet ederek, katılımlarından büyük memnuniyet duyacaklarını kaydetti. Janukonis, ziyaretin anısına Av. Namık Kemal Bayar'a hediye takdim etti. Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay da, Büyükelçi Janukonis’e hayırlı olsun dileklerini ileterek Kırım Derneğinin 70 yıl dönümüne armağan olarak hazırladığı “Kırım Derneği 70. Yıl” kitabını hediye etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.