Bir avuç halk değil bir yumruk millet: 18 Mayıs şehitleri Ankara'da anıldı
Bir avuç halk değil bir yumruk millet: 18 Mayıs şehitleri Ankara'da anıldı
1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yılı dolayısıyla Ankara Ulus Meydanı’ndaki Atatürk heykeli önünde miting düzenlenerek sürgün şehitleri rahmetle yâd edildi.
Haber Giriş Tarihi: 16.05.2026 18:06
Haber Güncellenme Tarihi: 16.05.2026 18:29
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
82 yıl önce 18 Mayıs 1944 tarihinde, insanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri Kırım topraklarında yazıldı. Halkın eli silah tutan erkekleri Kızıl Ordu saflarında cephede hayatlarını hiçe sayarak savaşırken; geride kalan yaşlılar, kadınlar ve çocuklar, eli kanlı diktatör Josef Stalin idaresindeki Sovyet yönetimi tarafından topyekûn bir sürgün ve soykırıma maruz bırakılarak vatanlarından koparıldı.
Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi tarafından Ankara’nın Ulus Meydanı’ndaki Atatürk heykeli önünde saat 14.00’te açık hava toplantısı düzenlenerek basın açıklaması gerçekleştirildi.
Mitinge, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Gayana Yüksel, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkan Yardımcısı Av. Namık Kemal Bayar, Ankara Ukrayna Derneği Başkanı İrına Ambarkütükoğlu ve Tuvgan Til İnternet Sayfası Koordinatörü Oya Deniz Çongar Şahin başta olmak üzere Kırım Tatar diasporasından çok sayıda isim ile çeşitli STK’ların temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Mitinge katılan Kırım Tatar diasporası temsilcileri, Kırım’daki siyasi tutsakların fotoğraflarının yer aldığı dövizleri taşıdı.
Anma mitingi, Türkiye, Ukrayna ve Kırım Tatar millî marşlarının okunmasıyla başladı.
“82 YIL GEÇTİ AMA ACILAR DÜN GİBİ TAZE”
Mitingin açış konuşması Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl tarafından yapıldı.
“Bu, yalnızca zorla yerinden edilme eylemi değildi. Bu, Kırım’ın yerli halkını vatanından, tarihî hafızasından, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakmaya yönelik bilinçli bir girişimdi.” diyen Büyükelçi Celâl, aradan 82 yıl geçmesine rağmen yaşanan acıların hâlâ taze olduğunu vurguladı.
“KIRIM TATARLARI VE UKRAYNA HALKI İŞGALCİ RUSYA’YA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE EDİYOR”
Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgal etmesiyle yarımadaya yeni bir baskı dalgasının geldiğini belirten Celâl, Kırım’da yaşananları şöyle özetledi:
Siyasi sebeplerle gerçekleştirilen tutuklamalar, insanların kaçırılması, ifade özgürlüğünün yok edilmesi, Kırım Tatar halkının millî kimliğinin bastırılması ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler. İşte bugün Kırım’da olanlar bunlar.
Celâl, 1944 Sürgünü'nün ve 2014 işgalinin Kırım Tatar halkının iradesini zayıflatamadığını aksine topraklarına, onurlarına ve özgürlüklerine sıkıca bağlandıklarını kaydetti.
“Kırım Tatarları tüm Ukrayna halkıyla birlikte kendi ana vatanlarında özgürce yaşama hakkı için mücadelelerini sürdürüyor.” diyen Celâl, Kırım Tatarlarının Ukrayna ordusunda vatanlarını korumak için cesur bir şekilde mücadele ettiklerini anımsattı.
“TÜRKİYE’NİN TUTUMUNU TAKDİRLE KARŞILIYORUZ”
Celâl, Türkiye’nin Ukrayna’ya ve Kırım Tatarlarına olan desteğini takdirle karşıladıklarını ifade ederek şöyle devam etti:
Uluslararası ortaklarımızın ilkesel duruşunu, özellikle de Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü, Kırım Tatarlarının haklarını ve Karadeniz bölgesinde adaleti kararlılıkla destekleyen dost Türkiye Cumhuriyeti’nin tutumunu yüksek takdirle karşılıyoruz.
“STALİN YOK OLDU AMA KIRIM TATARLARI YAŞADI”
Kırım Derneği Genel Başkanı Şahin ise konuşmasının başında Kırım Tatarlarının nüfusunun yarısının o meşum sürgünde hayatını kaybettiğini belirtti. “Sürgün, Kırım Tatar halkı için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü.” diyen Şahin, sürgün vagonlarında başlayan Kırım Tatar millî hareketinin 1950 ile 1960 yılları arasında dünyada sesini duyurmaya başladığını, “bir avuç halk” denilen Kırım Tatarlarının ayağa kalktığını aktardı.
Kırım Tatar millî hareketinin, aynı zamanda insan hakları ve hukuk hareketi olduğunu belirten Şahin, “Sovyetler yıkıldı, Stalin yok oldu ama Kırım Tatarları yaşadı.” ifadelerini kullandı.
“KIRIM TATARLARI VATANLARINA OLAN BAĞINI KOPARMADI”
Rusya’nın Kırım’ı işgal ettikten sonra Kırım Tatar millî hareketinin yok edilmeye, KTMM’nin terörle ilişkilendirilmeye çalışıldığını bildiren Şahin, konuşmasını şu ifadelerle sonlandırdı:
Bugün Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Ancak hiçbir Kırım Tatarı vatanlarına olan bağını koparmadı. Biz her 18 Mayıs’ta yaşama olan inancımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman Kırım’dan vazgeçmeyeceğiz. Bir gün tekrar vatanımıza döneceğiz, medeniyetimizi ve kültürümüzü yaşatacağız. Geleceğimizi, Türkiye Ukrayna dostluğuyla beraber görüyoruz.
“HER BİR RAKAM BİR İNSAN DEMEKTİR”
KTMM Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Yüksel, Kırım Tatarlarının sürgünü asla unutmayacaklarını söyleyerek başladığı konuşmasında, sürgüne ilişkin hâla bilinmezlerin olduğunu bu nedenle Sovyet arşivlerinin açılması ve incelenmesi gerektiğini aktardı.
“İstatistiklerdeki her bir rakam bir insanın hayat hikâyesidir.” diyen Yüksel, 8 ülkenin 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak tanıdığını ancak bununla yetinilemeyeceğini, uluslararası mahkemelerde de davaların açılarak soykırımın tüm dünya tarafından kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.
“MÜCADELEMİZ DURMADAN SÜRECEK”
KTMM’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve Kırım’ın özgürlüğü için mücadele ettiğini belirten Yüksel, KTMM’nin yakın zamanda Ukrayna’da Kırım Tatarlarının yetkili temsilcisi olma hakkına kavuştuğunu hatırlattı.
Yapmaları gereken çok iş olduğunu belirten Yüksel şu ifadelere yer verdi:
Kırım Tatarları, Ukrayna halkıyla birlikte ön cephede işgalcilere karşı mücadele ediyor. Rus işgaline karşı sergilediği üstün cesaret nedeniyle üç Kırım Tatarı ‘Ukrayna Kahramanı’ ünvanına ve ‘Altın Yıldız’ nişanına layık görüldü. Mücadelemiz durmadan sürecek.
KIRIM DERNEĞİNDEN 82. YIL DÖNÜMÜNE ÖZEL BASIN BİLDİRİSİ
DQTK Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Yardımcısı Bayar, Kırım Derneği Genel Merkezinin 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nün 82. yıl dönümü vesilesiyle 16 Mayıs 2026 tarihinde 3 dilde yayımladığı basın bildirisini katılımcılarla paylaştı.
Sürgünde Kırım Tatar nüfusunun yüzde 46’sının vefat ettiğini aktaran Bayar, “Bu trajik bilanço, modern hukukun ve insanlık vicdanının asla kabullenemeyeceği bir demografik yıkımın belgesidir.” dedi.
“PUTİN, KIRIM’I AÇIK HAVA HAPİSHANESİNE DÖNÜŞTÜRDÜ”
Sovyet zihniyetinin bugün Putin Rusya’sında devam ettiğine dikkat çeken Bayar, “Putin, 27 Şubat 2014 tarihinden itibaren Kırım’ı işgal ederek bu sistematik kötülüğü kaldığı yerden devam ettirmiştir. KTMM’nin faaliyetlerini hukuksuz bir kararla yasaklayan, millî liderleri vatanına sokmayan ve kendisine tehdit olarak gördüklerini hapislerde tutan Rusya; Kırım Tatarlarının 25 yıllık demokratik ve kültürel birikimini gasp ederken Kırım’ı bir ‘açık hava hapishanesine’ dönüştürmüştür.” ifadelerini kullandı.
“KIRIM’DA 351 SİYASİ TUTSAK BULUNUYOR”
Bayar, Kırım’daki siyasi tutsakları hatırlatarak, “Bugün itibariyle Kırım'da Rusya'nın işgaline karşı direnmeleri nedeniyle haksız ve mesnetsiz suçlamalarla 351 kişi siyasi mahkûm olarak bulunmaktadır. Bunlardan 60'ı kadın olmak üzere 181'i Kırım Tatarıdır. Kırım'ın toplam nüfusunun yüzde 10'u Kırım Tatarlarından oluşurken siyasi mahkûmların yüzde 55'i Kırım Tatarlarıdır.” dedi.
Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’ya yönelik başlattığı topyekûn işgal saldırılarına atıfta bulunan Bayar, “Rusya’nın Ukrayna genelinde yürüttüğü saldırganlık ve pervasızca işlediği savaş suçları uluslararası toplumun vicdanını yaralamaya devam etmektedir. 18 Mayıs 1944 Soykırımı’nın sorumlularının bugünkü mirasçısı olan mevcut yönetim, geçmişin yaralarını sarmak bir yana, sürgün ve soykırım politikalarını modern dünyanın gözü önünde tırmandırmaktadır.” ifadelerine yer vererek konuşmasını tamamladı.
“UKRAYNA’DA İNSAN ONURU KAZANACAK”
Ankara Ukrayna Derneği Başkanı Ambarkütükoğlu da Kırım Tatarlarının topraklarından kopararak kimliklerinin yok edilmeye çalışıldığını ama başaramadıklarını aktardı.
“Kırım Tatar halkı hafızasını, dilini, kültürünü, inancını ve vatan sevgisini korudu.” diyen Ambarkütükoğlu Rusya’nın dün olduğu gibi bugün de insanları susturmaya, özgürlükleri yok etmeye ve korku yaratmaya çalıştığını ifade etti.
Kırım Tatarlarının ve Ukrayna halkının yalnız olmadığının altını çizen Ambarkütükoğlu, “Ben inanıyorum ki bir gün hep birlikte özgür Kırım’da, özgür Ukrayna’da barışın, adaletin ve insan onurunun kazandığını göreceğiz.” dedi.
Miting gerçekleştirilen konuşmaların ve katılımcılar tarafından atılan “Kırım Tatar halkı teslim olmayacak”, “Millet, vatan, Kırım” sloganlarıyla sona erdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bir avuç halk değil bir yumruk millet: 18 Mayıs şehitleri Ankara'da anıldı
1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yılı dolayısıyla Ankara Ulus Meydanı’ndaki Atatürk heykeli önünde miting düzenlenerek sürgün şehitleri rahmetle yâd edildi.
82 yıl önce 18 Mayıs 1944 tarihinde, insanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri Kırım topraklarında yazıldı. Halkın eli silah tutan erkekleri Kızıl Ordu saflarında cephede hayatlarını hiçe sayarak savaşırken; geride kalan yaşlılar, kadınlar ve çocuklar, eli kanlı diktatör Josef Stalin idaresindeki Sovyet yönetimi tarafından topyekûn bir sürgün ve soykırıma maruz bırakılarak vatanlarından koparıldı.
Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi tarafından Ankara’nın Ulus Meydanı’ndaki Atatürk heykeli önünde saat 14.00’te açık hava toplantısı düzenlenerek basın açıklaması gerçekleştirildi.
Mitinge, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Gayana Yüksel, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkan Yardımcısı Av. Namık Kemal Bayar, Ankara Ukrayna Derneği Başkanı İrına Ambarkütükoğlu ve Tuvgan Til İnternet Sayfası Koordinatörü Oya Deniz Çongar Şahin başta olmak üzere Kırım Tatar diasporasından çok sayıda isim ile çeşitli STK’ların temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Mitinge katılan Kırım Tatar diasporası temsilcileri, Kırım’daki siyasi tutsakların fotoğraflarının yer aldığı dövizleri taşıdı.
Anma mitingi, Türkiye, Ukrayna ve Kırım Tatar millî marşlarının okunmasıyla başladı.
“82 YIL GEÇTİ AMA ACILAR DÜN GİBİ TAZE”
Mitingin açış konuşması Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl tarafından yapıldı.
“Bu, yalnızca zorla yerinden edilme eylemi değildi. Bu, Kırım’ın yerli halkını vatanından, tarihî hafızasından, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakmaya yönelik bilinçli bir girişimdi.” diyen Büyükelçi Celâl, aradan 82 yıl geçmesine rağmen yaşanan acıların hâlâ taze olduğunu vurguladı.
“KIRIM TATARLARI VE UKRAYNA HALKI İŞGALCİ RUSYA’YA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE EDİYOR”
Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgal etmesiyle yarımadaya yeni bir baskı dalgasının geldiğini belirten Celâl, Kırım’da yaşananları şöyle özetledi:
Celâl, 1944 Sürgünü'nün ve 2014 işgalinin Kırım Tatar halkının iradesini zayıflatamadığını aksine topraklarına, onurlarına ve özgürlüklerine sıkıca bağlandıklarını kaydetti.
“Kırım Tatarları tüm Ukrayna halkıyla birlikte kendi ana vatanlarında özgürce yaşama hakkı için mücadelelerini sürdürüyor.” diyen Celâl, Kırım Tatarlarının Ukrayna ordusunda vatanlarını korumak için cesur bir şekilde mücadele ettiklerini anımsattı.
“TÜRKİYE’NİN TUTUMUNU TAKDİRLE KARŞILIYORUZ”
Celâl, Türkiye’nin Ukrayna’ya ve Kırım Tatarlarına olan desteğini takdirle karşıladıklarını ifade ederek şöyle devam etti:
“STALİN YOK OLDU AMA KIRIM TATARLARI YAŞADI”
Kırım Derneği Genel Başkanı Şahin ise konuşmasının başında Kırım Tatarlarının nüfusunun yarısının o meşum sürgünde hayatını kaybettiğini belirtti. “Sürgün, Kırım Tatar halkı için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü.” diyen Şahin, sürgün vagonlarında başlayan Kırım Tatar millî hareketinin 1950 ile 1960 yılları arasında dünyada sesini duyurmaya başladığını, “bir avuç halk” denilen Kırım Tatarlarının ayağa kalktığını aktardı.
Kırım Tatar millî hareketinin, aynı zamanda insan hakları ve hukuk hareketi olduğunu belirten Şahin, “Sovyetler yıkıldı, Stalin yok oldu ama Kırım Tatarları yaşadı.” ifadelerini kullandı.
“KIRIM TATARLARI VATANLARINA OLAN BAĞINI KOPARMADI”
Rusya’nın Kırım’ı işgal ettikten sonra Kırım Tatar millî hareketinin yok edilmeye, KTMM’nin terörle ilişkilendirilmeye çalışıldığını bildiren Şahin, konuşmasını şu ifadelerle sonlandırdı:
“HER BİR RAKAM BİR İNSAN DEMEKTİR”
KTMM Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Yüksel, Kırım Tatarlarının sürgünü asla unutmayacaklarını söyleyerek başladığı konuşmasında, sürgüne ilişkin hâla bilinmezlerin olduğunu bu nedenle Sovyet arşivlerinin açılması ve incelenmesi gerektiğini aktardı.
“İstatistiklerdeki her bir rakam bir insanın hayat hikâyesidir.” diyen Yüksel, 8 ülkenin 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak tanıdığını ancak bununla yetinilemeyeceğini, uluslararası mahkemelerde de davaların açılarak soykırımın tüm dünya tarafından kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.
“MÜCADELEMİZ DURMADAN SÜRECEK”
KTMM’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve Kırım’ın özgürlüğü için mücadele ettiğini belirten Yüksel, KTMM’nin yakın zamanda Ukrayna’da Kırım Tatarlarının yetkili temsilcisi olma hakkına kavuştuğunu hatırlattı.
Yapmaları gereken çok iş olduğunu belirten Yüksel şu ifadelere yer verdi:
KIRIM DERNEĞİNDEN 82. YIL DÖNÜMÜNE ÖZEL BASIN BİLDİRİSİ
DQTK Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Yardımcısı Bayar, Kırım Derneği Genel Merkezinin 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nün 82. yıl dönümü vesilesiyle 16 Mayıs 2026 tarihinde 3 dilde yayımladığı basın bildirisini katılımcılarla paylaştı.
Sürgünde Kırım Tatar nüfusunun yüzde 46’sının vefat ettiğini aktaran Bayar, “Bu trajik bilanço, modern hukukun ve insanlık vicdanının asla kabullenemeyeceği bir demografik yıkımın belgesidir.” dedi.
“PUTİN, KIRIM’I AÇIK HAVA HAPİSHANESİNE DÖNÜŞTÜRDÜ”
Sovyet zihniyetinin bugün Putin Rusya’sında devam ettiğine dikkat çeken Bayar, “Putin, 27 Şubat 2014 tarihinden itibaren Kırım’ı işgal ederek bu sistematik kötülüğü kaldığı yerden devam ettirmiştir. KTMM’nin faaliyetlerini hukuksuz bir kararla yasaklayan, millî liderleri vatanına sokmayan ve kendisine tehdit olarak gördüklerini hapislerde tutan Rusya; Kırım Tatarlarının 25 yıllık demokratik ve kültürel birikimini gasp ederken Kırım’ı bir ‘açık hava hapishanesine’ dönüştürmüştür.” ifadelerini kullandı.
“KIRIM’DA 351 SİYASİ TUTSAK BULUNUYOR”
Bayar, Kırım’daki siyasi tutsakları hatırlatarak, “Bugün itibariyle Kırım'da Rusya'nın işgaline karşı direnmeleri nedeniyle haksız ve mesnetsiz suçlamalarla 351 kişi siyasi mahkûm olarak bulunmaktadır. Bunlardan 60'ı kadın olmak üzere 181'i Kırım Tatarıdır. Kırım'ın toplam nüfusunun yüzde 10'u Kırım Tatarlarından oluşurken siyasi mahkûmların yüzde 55'i Kırım Tatarlarıdır.” dedi.
Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’ya yönelik başlattığı topyekûn işgal saldırılarına atıfta bulunan Bayar, “Rusya’nın Ukrayna genelinde yürüttüğü saldırganlık ve pervasızca işlediği savaş suçları uluslararası toplumun vicdanını yaralamaya devam etmektedir. 18 Mayıs 1944 Soykırımı’nın sorumlularının bugünkü mirasçısı olan mevcut yönetim, geçmişin yaralarını sarmak bir yana, sürgün ve soykırım politikalarını modern dünyanın gözü önünde tırmandırmaktadır.” ifadelerine yer vererek konuşmasını tamamladı.
“UKRAYNA’DA İNSAN ONURU KAZANACAK”
Ankara Ukrayna Derneği Başkanı Ambarkütükoğlu da Kırım Tatarlarının topraklarından kopararak kimliklerinin yok edilmeye çalışıldığını ama başaramadıklarını aktardı.
“Kırım Tatar halkı hafızasını, dilini, kültürünü, inancını ve vatan sevgisini korudu.” diyen Ambarkütükoğlu Rusya’nın dün olduğu gibi bugün de insanları susturmaya, özgürlükleri yok etmeye ve korku yaratmaya çalıştığını ifade etti.
Kırım Tatarlarının ve Ukrayna halkının yalnız olmadığının altını çizen Ambarkütükoğlu, “Ben inanıyorum ki bir gün hep birlikte özgür Kırım’da, özgür Ukrayna’da barışın, adaletin ve insan onurunun kazandığını göreceğiz.” dedi.
Miting gerçekleştirilen konuşmaların ve katılımcılar tarafından atılan “Kırım Tatar halkı teslim olmayacak”, “Millet, vatan, Kırım” sloganlarıyla sona erdi.
Son Haberler