SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı şehitleri Kırım Derneğinde dualarla anıldı

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı sırasında hayatını kaybeden Kırım Tatarları, sürgünün 82. yıl dönümünde Kırım Derneği Genel Merkezinde düzenlenen programda dualarla anıldı. Kırım Tatarlarının hafızasında derin izler bırakan sürgün ve soykırımın unutulmaması gerektiğinin vurgulandığı anma programında, şehitler için Kur’an-ı Kerim okunup dua edildi.

Haber Giriş Tarihi: 17.05.2026 23:24
Haber Güncellenme Tarihi: 18.05.2026 00:13
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı şehitleri Kırım Derneğinde dualarla anıldı

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı sırasında hayatını kaybeden Kırım Tatarları, sürgünün 82. yıl dönümünde Kırım Derneği Genel Merkezinde düzenlenen programda dualarla anıldı.

Kırım Tatarlarının hafızasında derin izler bırakan sürgün ve soykırımın unutulmaması gerektiğinin vurgulandığı anma programında, Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı Uzmanı Fuat Gökçebay ile Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi doktora öğrencisi Ali Muradasıl’ın tarafından şehitler için Kur’an-ı Kerim okunup dua edildi. Programa, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Denıs (Denys) Zolotarov da katılım sağladı.

"BUNDAN TAM 82 SENE ÖNCE SOYDAŞLARIMIZ UYKULARINA GİTTİLER”

Programın açılış konuşmasını yapan Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkanvekili Namık Kemal Bayar, “Bundan tam 82 sene evvel 17 Mayıs’ta yatsı namazından sonra, Kırım’da yaşayan bütün soydaşlarımız, vatandaşlarımız, Kırım Tatarları uykularına gittiler. Gece saat tam 03.00’te hepsinin kapıları kırılırcasına çalındı. Bazı sayılara göre 191 bin, bazı kayıtlara göre 239 bin ama bizim Kırım Tatar millî hareketinin de yaklaşık sayısına göre 423 bin Kırım Tatarı, 17 Mayıs’ı 18 Mayıs’a bağlayan gece evlerinden, yataklarından, uykularından kaldırılarak sürgüne gönderildiler. Bu insanlarımıza, bütün hayatlarını bir araya getirip toparlayıp sürgün yollarında yanlarına almak için verdikleri süre 15 dakikaydı.” ifadelerini kullandı.

KIRIM TATAR NÜFUSUNUN YÜZDE 46’SI SÜRGÜNDE ŞEHİT OLDU

18-20 Mayıs 1944 tarihleri arasında Kırım’daki yüzbinlerce Kırım Tatarının hayvan vagonlarına bindirilerek Ural, Sibirya ve Türkistan’ın çöllerine giden bir ölüm yolculuğuna çıkarıldığını belirten Bayar, Kırım Tatarlarının hayvan vagonlarında havasız, aç ve susuz haftalarca yol aldığını ve binlercesinin bu yolculuk sırasında hayattan koparıldığını, hayatta kalanların ise ölen soydaşlarının naaşlarıyla yolculuk yapmak zorunda kaldığını vurguladı.

Kırım Tatarlarının sürgün topraklarında açlık, bakımsızlık, hastalık ve başka birçok sebepten dolayı hayatını kaybettiğini ve sürgün boyunca Kırım Tatar nüfusunun yüzde 46’sının şehit olduğunu kaydeden Bayar, bugün dünyada 8 ülkenin sürgünü soykırım olarak tanıdığını ve Türkiye’nin de soykırım olarak tanıması için çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiğini vurguladı.

“KIRIM TATARLARININ SÜRGÜNÜ BUGÜN DAHİ DEVAM EDİYOR”

Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edildiğini hatırlatan Bayar, “Bir Rus işgali daha yaşadık ve şunu gördük: Kırım Tatarlarının Sürgünü, 2026 yılının 17 Mayıs’ına geldiğimiz bugün dahi devam ediyor.” şeklinde konuştu. 2014-2026 yılları arasında 35 ile 40 bine yakın Kırım Tatarının yine Kırım’ı terk etmek zorunda kaldığını belirten Bayar, binlerce Kırım Tatarının Türkiye, Ukrayna ve Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde vatanından, ailelerinden ve evlerinden uzakta yaşamak zorunda olduğunu kaydederek bu durumun da bir sürgün olduğunu dile getirdi.

“BUGÜN KIRIM MAALESEF BİR AÇIK HAVA HAPİSHANESİ”

Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgalinde galip çıkması hâlinde Kırım Tatar Sürgün ve Soykırımı’nın bir benzerinin farklı metotlarla da olsa yaşanmayacağına garanti verilemeyeceğini vurgulayan Bayar, “Bu nedenle biz, 2014’ten beri Ukrayna devleti ile beraber uluslararası hukukun Ukrayna devletinin resmî sınırlarına tekrar dönmesi için birlikte bir mücadele veriyoruz.” şeklinde konuşarak bu mücadelenin başarıyla sonuçlanması ve Kırım’ın özgürleşmesi temennisinde bulundu.

“Bugün Kırım maalesef bir açık hava hapishanesi. Kırım Tatarlarının evlerine yapılan baskınların ve bu baskınlardan sonra gözaltına alınan Kırım Tatarlarının sayısını saymayı bırakalı 5 yıl oldu.” değerlendirmesinde bulunan Bayar, “Gözaltılar, tutuklamalar, Kırım Tatarlarına karşı yapılan baskı, zulüm, ‘repressiya’ uygulamaları her gün, bugün dahi devam ediyor. Daha dün Kırım’daki avukat arkadaşlarımızın bürolarına ve evlerine baskın yapıldı. Rus gizli servisi tarafından kendilerine 18 Mayıs’ta herhangi bir etkinlik yapmamaları yönünde talimat verildi.” dedi.

KIRIM TATARLARI, KIRIM NÜFUSUNUN YÜZDE 10’UNU, SİYASİ MAHKÛMLARIN YÜZDE 55’İNİ OLUŞTURUYOR!

Kırım’da hâlihazırda sözde Rus mahkemelerinde yargılanıp ceza alan 355 siyasi mahkûmun olduğunu kaydeden Bayar, bu mahkûmların 181’inin Kırım Tatarı ve 60’ının ise kadın olduğuna dikkat çekti.

Son olarak Bayar, Kırım Tatarlarının Kırım’ın nüfusunun yüzde 10’unu, siyasi mahkûmların ise yüzde 55’ini oluşturduğunun altını çizerek “Kırım’ı unutmayalım, orası bizim vatanımız. Allah inşallah hepimize bir gün özgür, hür, müreffeh Kırım’a dönüp, yerleşip yaşamayı nasip eder.” dedi.

PROF. DR. GAYANA YÜKSEL, AİLESİNİN SÜRGÜN HİKÂYESİNİ ANLATTI

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Gayana Yüksel, ailesinin sürgün hatıralarını katılımcılar ile paylaştı. Yüksel, “Ailem, bütün Kırım Tatarları gibi sürgün gören bir aile. İki dedem, anneannem ve babaannem sürgünü gördüler. Her birinin kaderine sanki Kırım Tatar halkının tarihi yansımış gibi.” ifadelerini kullanarak ailesinin hikâyesiyle sürgünün acılarını gözler önüne getirdi.

“SOYKIRIMLAR UNUTULDUKÇA TEKRARLANIR”

Öte yandan Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, Bosna Hersek eski Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in “Soykırımlar unutuldukça tekrarlanır.” sözüne atıf yaparak “Bizim unutma lüksümüz yok. Belki de bizi güçlü tutan, vatanımıza güçlü bir şekilde bağlayan 18 Mayıs 1944 faciasıydı çünkü ondan önce de benzer sürgünler ve facialar oldu ama bu kadar büyük bir travma değildi. O bakımdan biz 18 Mayıs 1944 Sürgünü’nü unutmayacağız, 1984 yılından beri her yıl biz bunu anıyoruz. Şunu görüyoruz ki artık her Kırım Tatarı, 18 Mayıs 1944’ün ne olduğunu öğrenmiş durumda.” şeklinde konuştu.

Programda Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesinden önce sürgüne dair gerçekleştirdiği mülakatların bir kısmının bulunduğu “surgun.org” internet sayfasına dikkat çekildi

"KALBİNDE ATEŞ YAK"

Anma programı, sürgün şehitlerinin aziz hatıralarının yâd edildiği “Kalbinde Ateş Yak” etkinliği ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.