SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanat

QHA - Kırım Haber Ajansı - Sanat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tuvali yarım kalan bir deha: Abdurefi Abiyev Haber

Tuvali yarım kalan bir deha: Abdurefi Abiyev

30 Mayıs 1879’da Akmescit’in Çokurça köyünde bir çobanın oğlu olarak dünyaya gözlerini açan Abdurefi Abiyev, köklerinden kopmadan dünyaya açılmayı başaran, Kırım Tatar halkının Avrupa görmüş ilk ve en vizyoner sanatçılardan biriydi. İçindeki sönmez sanat ateşi ve yeteneği, onu önce Moskova’daki saygın Stroganov Güzel Sanatlar Akademisi’ne, ardından da resmin kalbi sayılan Paris’teki prestijli Julien Akademisi’ne kadar taşımıştı. “ÜNER SANAYİ” İLE BİR MİLLETİN GELECEĞİNİ DOKUDU 1917 yılında, edindiği tüm birikimle vefakar vatanına geri dönen Abiyev, en yakın yol arkadaşı ünlü etnograf Üsein Bodaninskiy ile omuz omuza vererek Kırım Tatar kültürünün ve zanaatinin kalbi sayılan Bahçesaray "Üner Sanayi" Güzel Sanatlar ve Sanayi Okulu’nu kurdu. Okulun ilk müdürü olarak, genç beyinlere sadece teknik resmi ve çizgileri değil; milli kimliği, estetiği ve vatan sevgisini aşıladı. BİTMEYEN SÜRGÜNLER VE DİNMEYEN SANAT AŞKI Kırım Tatar kimliğini ve kültürünü tavizsiz bir şekilde savunması, Sovyet rejiminin gözünde onu kısa sürede bir "tehdit" haline getirdi. 1928 yılında, dönemin meşum "milliyetçilikle mücadele" kampanyaları kapsamında görevinden alınarak Türkmenistan’a sürgün edildi. AKMESCİT’TE SUSTURULAN FIRÇA VE ÇALINAN MİRAS Stalin rejiminin acımasız cellatları, 1938 yılında bu büyük dehayı tutukladı. Aynı yıl, Akmescit’teki o karanlık zindanlarda, onlarca Kırım Tatar münevveriyle birlikte suçsuz yere kurşuna dizilerek katledildi. Katil rejim onun canını aldı, bedenini meçhul bir çukura gömdü ancak ruhundaki özgürlük anlayışını silemedi. Büyük sanatçının trajedisi ne yazık ki ölümüyle de sınırlı kalmadı. El emeği, göz nuru muazzam tabloları ve sanatsal mirasının çok büyük bir kısmı, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı esnasında Sovyetler tarafından barbarca yağmalandı ve yok edildi. Bugün fiziki bir mezarı veya günümüze ulaşan geniş bir sergisi olmasa da Abdurefi Abiyev, kalemiyle ve fırçasıyla halkının hafızasında silinmez bir iz, sönmeyen bir meşale olarak yaşamaya devam ediyor. Kırım Tatar halkı, doğumunun 147. yılında büyük ustasını rahmet ve minnetle anıyor.

Ukraynalı çocuklar 48. TRT Uluslararası Çocuk Şenliği'nde ülkelerini temsil etti Haber

Ukraynalı çocuklar 48. TRT Uluslararası Çocuk Şenliği'nde ülkelerini temsil etti

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 48. TRT Uluslararası Çocuk Şenliği gala programı düzenlendi. Şenlikte Ukrayna’yı, Vitaminçık Dans Topluluğu başarıyla temsil etti. Ukraynalı genç sanatçılar, sergiledikleri performanslarla izleyicilerden büyük beğeni topladı. Şenlik kapsamında Vitaminçık Dans Topluluğu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş ve TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı ile bir araya geldi. Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, çocukların yetenekleri, enerjileri ve sahne performanslarıyla ülkelerini uluslararası platformda başarıyla temsil ettikleri vurgulandı. Genç sanatçılara ve eğitmenlerine teşekkür edilirken, bu imkânı sağlayan TRT’ye ve misafirperverliği dolayısıyla Türkiye’ye de ayrıca teşekkür edildi. BÜYÜKELÇİ CELÂL VİTAMİNÇIK DANS TOPLULUĞU İLE BİR ARAYA GELDİ Öte yandan Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, 48. Uluslararası TRT Çocuk Festivali’ne katılan Ukraynalı genç sanatçılarla Büyükelçilik binasında ağırladı. Büyükelçi Celâl, çocukların yalnızca kültür elçileri değil, aynı zamanda Ukrayna’nın direncinin, yeteneğinin ve geleceğe olan inancının sembolü olduğunu vurguladı. Büyükelçilik tarafından yapılan açıklamada, Ukrayna’yı başarıyla temsil eden Vitaminçık Dans Topluluğu'nun, festival kapsamında sergiledikleri performanslarla büyük beğeni topladığı vurgulandı. Ukraynalı çocukların sahne performanslarıyla ülkelerini sanat aracılığıyla dünyaya tanıttığı belirtilirken, sanatçılara ve eğitmenlerine Ukrayna’yı başarıyla temsil ettikleri için teşekkür edildi.

Ukrayna'dan Venedik Bienali'ne çağrı: "Rusya'nın savaş suçlarını sanatla aklatmayın” Haber

Ukrayna'dan Venedik Bienali'ne çağrı: "Rusya'nın savaş suçlarını sanatla aklatmayın”

Dünyanın en saygın sanat platformlarından biri olan Venedik Bienali’nin, Rusya’nın katılımına yönelik kısıtlamaları esnetme sinyali vermesi Kıyiv’de sert tepkiyle karşılandı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ve Kültür Bakanı Tetyana Berejna tarafından yayımlanan ortak açıklamada, Rusya'nın kültürel varlığı "saldırganlığı meşrulaştırma politikasının bir parçası" olarak nitelendirilirken, dünyanın en saygın sanat platformlarından biri olan Venedik Bienali'nin, Rusya'nın Ukrayna halkına karşı işlediği savaş suçlarını aklama platformu haline gelmemesi gerektiği vurgulandı. Açıklamada, 2014 yılından bu yana Rusya'nın Ukrayna'nın kültürel mirasını bilinçli ve sistematik bir şekilde yok ettiğini, bu durumun Lahey Sözleşmesi dahil olmak üzere uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğu belirtildi. Savaşın kültürel alandaki yıkıcı bilançosuna dikkat çeken Ukrayna tarafı, 2022'den bu yana Rus saldırıları sonucunda 346 sanatçının ve 132 medya çalışanının hayatını kaybettiğini duyurdu. Ülke genelinde bin 707 kültürel miras alanının zarar gördüğü, bunlardan 558'inin ise tamamen yeryüzünden silindiği kaydedildi. Ayrıca 35 binden fazla müze eserinin Rusya'ya kaçırıldığı ve işgal altındaki bölgelerde 2 milyondan fazla tarihi parçanın halen büyük bir tehdit altında olduğu vurgulandı. Kültür sektöründeki doğrudan maddi hasarın 4,2 milyar doları bulduğu, toplam kaybın ise 31 milyar doların üzerine çıktığı açıklandı. Açıklamada, “Yüzyıllar boyunca Rus İmparatorluğu ve daha sonra SSCB, Ukrayna kimliğini yok etmeye yönelik kasıtlı bir politika izledi: Ukrayna dilini yasakladılar, Ukraynalı sanatçıları ve kültürel mirası gasp ettiler ve Rus kültürünün büyüklüğü ve üstünlüğü miti dayatıldı. Bugün Rusya, geçici olarak işgal altında bulunan Ukrayna topraklarında sistematik bir kültürel yayılma ve zorla Ruslaştırma politikası izliyor. Ukrayna dilini eğitimden, medyadan ve kamusal alandan uzaklaştırıyor, Ukrayna kitaplarını yok ediyor, kütüphane koleksiyonlarını kopyalıyor ve öğretmenleri, gazetecileri ve kültür insanlarını zulme uğratıyor." denildi. Rusya'nın kültürü bir savaş aracı olarak kullandığına dikkat çekilen açıklamada, Devlet Hermitage Müzesi Direktörü Mihail Piotrovskiy’in Rus kültürel projelerini "yurt dışındaki özel operasyonlar" olarak tanımladığı hatırlatılarak, “Bu durum, Rus kültürünün varlığının çoğu zaman saldırganlığı meşrulaştırmaya yönelik daha geniş bir devlet politikasının parçası olduğunu doğruluyor. Bu bağlamda, Rus temsilcilerinin uluslararası sanat etkinliklerine katılması kabul edilemez." ifadelerine yer verildi. Venedik Bienali yönetiminin savaşın başında sergilediği ilkeli duruşu hatırlatan Ukrayna tarafı, Rusya'nın terör saldırılarına devam ettiği bir dönemde organizatörlerin neden tutum değiştirdiğini anlayamadıklarını dile getirdi. Bakanlar, Rusya’nın uluslararası sanat etkinliklerinden men edilmesinin, bu tür platformların tarafsızlığını korumak ve devlet propagandasına alet olmasını engellemek için hayati bir önem taşıdığını vurguladı. Ukrayna tarafı, küresel sanat camiasını özgürlük, insan onuru ve uluslararası hukuk değerlerine sadık kalmaya ve Ukrayna halkıyla dayanışma göstermeye çağırdı. RUSYA VE VENEDİK BİENALİ Rusya’nın Ukrayna'ya karşı geniş çaplı işgali başlattıktan hemen ardından, İtalya’nın en önemli kültür kurumlarından biri olan Bienal, ülkeyi resmen yasaklamasa da Rus hükûmetiyle bağlantılı kişi ve kurumların o yılki edisyona katılımını engellemişti. Buna rağmen sonraki yıllarda Rusya’nın yokluğu dikkat çekti; 2024’te ülke, Venedik’teki ulusal pavyonunu Bolivya’ya kiralayacak kadar ileri gitmişti. Ancak 9 Mayıs-22 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 2026 edisyonu için açıklanan katılımcı ülkeler listesinde Rusya’nın yeniden yer aldığı görülüyor. Ukrayna’nın güçlü destekçilerinden biri olan Roma yönetimi, Rusya’nın yeniden etkinliğe dahil edilmesi kararına tepki gösterdi. İtalya Kültür Bakanlığı yayımladığı açıklamada, kararın “İtalyan hükûmetinin itirazlarına rağmen Bienal Vakfı tarafından tamamen bağımsız bir şekilde alındığını” vurguladı.

Litvanya’da Kırım Tatar müziği yankılandı: “MAQAM: Özgür Kırım’ın Müziği” projesi büyük ilgi gördü Haber

Litvanya’da Kırım Tatar müziği yankılandı: “MAQAM: Özgür Kırım’ın Müziği” projesi büyük ilgi gördü

Litvanya’nın Vilnius ve Kaunas kentlerinde, Kırım Tatar müziğini konu alan “MAQAM: Özgür Kırım’ın Müziği” adlı Ukrayna-Litvanya kültürel projesi kapsamında iki konser düzenlendi. Etkinliklerde RADANA Project grubu, ve Litvanya Tatarları ile Kırım Tatarlarından oluşan Efsane topluluğu, Kırım Tatar halk şarkılarıyla dansları sahne aldı. Konserlerin baş sanatçısı ise dünyaca ünlü, dört kez Grammy ödülüne aday gösterilen Kırım Tatar piyanist ve bestecisi Usein Bekirov oldu. Organizatörlerin aktardığına göre konserleri 500’den fazla kişi izledi; aynı sayıda kişi etkinliğe çevrim içi katılım gösterdi. Projenin, Litvanya kamuoyuna Kırım Tatarlarının zengin müzik mirasını tanıtmasının yanı sıra, Kırım ve Litvanya Tatarlarını da bir araya getirdiği vurgulandı. Bekirov’un caz ile Kırım Tatar folklorunu harmanlayan performansı büyük ilgi görürken, Efsane topluluğu halk şarkıları ve danslarıyla izleyicileri coşturdu, ayrıca geleneksel Kırım Tatar dansı üzerine atölye gerçekleştirdi. RADANA project ise Ukrayna ve Letonya şarkılarını seslendirdi. Bununla birlikte etkinlik çerçevesinde Kırım Tatar müzisyen, folklor uzmanı ve besteci Cemil Karikov’un hazırladığı “Kırım Renkleri: Kırım Tatar Halk Müziği Düzenlemeleri” adlı nota kitabı tanıtıldı. Eserin ücretsiz olarak Ukrayna ve Litvanya’daki müzik okulları ile kütüphanelere dağıtılacağı bildirildi. Ayrıca Vilnius’ta düzenlenen bir yuvarlak masa toplantısında ise Kırım ve Litvanya Tatarlarının ortak ve farklı kültürel özellikleri, korunmuş ve kaybolmuş gelenekler ile diasporalar arasında köprüler kuran çağdaş projeler ele alındı. “MAQAM: Özgür Kırım’ın Müziği” adlı proje kapsamında Kırım ve Litvanya Tatarlarını birleştiren kültürel bağları ve müziğin kimlik aktarımındaki rolünü anlatan bir belgesel de çekiliyor. Proje direktörü ve “Svitarta” Derneği Başkanı Svitlana Lyahovets, “MAQAM gibi kültürel projeleri Kırım Tatar kültürünü tanıtmak ve dünyaya Ukrayna’nın çok uluslu, çeşitliliğiyle güçlü bir ülke olduğunu göstermek için yapıyoruz.” dedi. Ukrayna-Litvanya ortaklığında gerçekleştirilen ve Avrupa Birliği’nin “Avrupa Evi” programı tarafından desteklenen MAQAM, Kırım Tatar müziğinin korunması ve dünyaya tanıtılması amacıyla hayata geçirildi.

Kıyiv'de "Kültür Soykırımı" sergisi: Ukrayna ve Kırım Tatar halklarının ortak acısı Haber

Kıyiv'de "Kültür Soykırımı" sergisi: Ukrayna ve Kırım Tatar halklarının ortak acısı

Ukayna’nın başkenti Kıyiv’de "Portal-11" Sanat Galerisi, Ukraynalı sanatçı Mariya Levıtska'nın "Ukrayna. Kültür Soykırımı" adlı sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergi, Ukrayna ve Kırım Tatar halklarının tarihi hafızasını ve kültürel mirasının yok edilme tehdidini ele alıyor. Serginin Küratörü İhor Hloba, savaş zamanında sanatın hem bir terapi aracı hem de millî kimliği koruma yöntemi haline geldiğini belirterek, sanatçı Levıtska'nın çalışmalarının, kaybolmaya yüz tutmuş tarihî semboller aracılığıyla Ukrayna topraklarının köklü geçmişini anlattığını ifade etti. Bunlar arasında eski Kazak haçları, Balbal heykelleri ve eski Kırım Tatar mezarlıkları yer alıyor. Sanatçı için taş, hem ebediyetin hem de tarihin sessiz tanığının simgesi. Levitska, çocukken Kırım’da yaşadığı köyün yakınlarında terk edilmiş bir Kırım Tatar mezarlığı keşfettiğini ve bunun sayesinde Kırım Tatar halkını tanıdığını anlatarak, “Terk edilmiş bir mezarlık vesilesiyle kadim Kırım Tatar kültürünü tanıdım. Bu tema üzerinde çalışmaya başladım. Daha sonra soykırım ve sürgünün trajedisini keşfettim. Hayatımdaki en değerli yer, Kırım’da büyüdüğüm Kamenka köyü, Azak Denizi kıysı. Kırım benim aşkım. Çocukluk anılarım…” şeklinde konuştu. Sergiyi ziyaret eden Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, sanatçıyı tebrik ederek, serginin 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nı hatırlattığını ve bu sürgünün sonuçlarını dünyaya anlattığını kaydederek, “Bu eserler sadece bir hatırlatma değil; köklerimizi, atalarımızı, geçmişimizi yansıtan, acıyı ve umudu birlikte barındıran bir sanat dili.” dedi. Ayrıca Çubarov, bu tür sanat çalışmaların Kırım ve Ukrayna kültürünün hafızasının korunması açısından son derece önemli olduğunu ve Kırım konusunun kültürel ve tarihsel gündemden kaybolmasına izin vermediklerini belirtti. Öte yandan sanatçı Levıtska, sergi serisine farklı bir bakış açısıyla devam etmeyi planladığını belirtti. “Ukrayna. Kültür Soykırımı" Sergisi, 14 Eylül'e kadar ziyaretçilere açık olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.