SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanat

QHA - Kırım Haber Ajansı - Sanat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tuvali yarım kalan bir deha: Abdurefi Abiyev Haber

Tuvali yarım kalan bir deha: Abdurefi Abiyev

30 Mayıs 1879’da Akmescit’in Çokurça köyünde bir çobanın oğlu olarak dünyaya gözlerini açan Abdurefi Abiyev, köklerinden kopmadan dünyaya açılmayı başaran, Kırım Tatar halkının Avrupa görmüş ilk ve en vizyoner sanatçılardan biriydi. İçindeki sönmez sanat ateşi ve yeteneği, onu önce Moskova’daki saygın Stroganov Güzel Sanatlar Akademisi’ne, ardından da resmin kalbi sayılan Paris’teki prestijli Julien Akademisi’ne kadar taşımıştı. “ÜNER SANAYİ” İLE BİR MİLLETİN GELECEĞİNİ DOKUDU 1917 yılında, edindiği tüm birikimle vefakar vatanına geri dönen Abiyev, en yakın yol arkadaşı ünlü etnograf Üsein Bodaninskiy ile omuz omuza vererek Kırım Tatar kültürünün ve zanaatinin kalbi sayılan Bahçesaray "Üner Sanayi" Güzel Sanatlar ve Sanayi Okulu’nu kurdu. Okulun ilk müdürü olarak, genç beyinlere sadece teknik resmi ve çizgileri değil; milli kimliği, estetiği ve vatan sevgisini aşıladı. BİTMEYEN SÜRGÜNLER VE DİNMEYEN SANAT AŞKI Kırım Tatar kimliğini ve kültürünü tavizsiz bir şekilde savunması, Sovyet rejiminin gözünde onu kısa sürede bir "tehdit" haline getirdi. 1928 yılında, dönemin meşum "milliyetçilikle mücadele" kampanyaları kapsamında görevinden alınarak Türkmenistan’a sürgün edildi. AKMESCİT’TE SUSTURULAN FIRÇA VE ÇALINAN MİRAS Stalin rejiminin acımasız cellatları, 1938 yılında bu büyük dehayı tutukladı. Aynı yıl, Akmescit’teki o karanlık zindanlarda, onlarca Kırım Tatar münevveriyle birlikte suçsuz yere kurşuna dizilerek katledildi. Katil rejim onun canını aldı, bedenini meçhul bir çukura gömdü ancak ruhundaki özgürlük anlayışını silemedi. Büyük sanatçının trajedisi ne yazık ki ölümüyle de sınırlı kalmadı. El emeği, göz nuru muazzam tabloları ve sanatsal mirasının çok büyük bir kısmı, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı esnasında Sovyetler tarafından barbarca yağmalandı ve yok edildi. Bugün fiziki bir mezarı veya günümüze ulaşan geniş bir sergisi olmasa da Abdurefi Abiyev, kalemiyle ve fırçasıyla halkının hafızasında silinmez bir iz, sönmeyen bir meşale olarak yaşamaya devam ediyor. Kırım Tatar halkı, doğumunun 147. yılında büyük ustasını rahmet ve minnetle anıyor.

Ukraynalı çocuklar 48. TRT Uluslararası Çocuk Şenliği'nde ülkelerini temsil etti Haber

Ukraynalı çocuklar 48. TRT Uluslararası Çocuk Şenliği'nde ülkelerini temsil etti

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 48. TRT Uluslararası Çocuk Şenliği gala programı düzenlendi. Şenlikte Ukrayna’yı, Vitaminçık Dans Topluluğu başarıyla temsil etti. Ukraynalı genç sanatçılar, sergiledikleri performanslarla izleyicilerden büyük beğeni topladı. Şenlik kapsamında Vitaminçık Dans Topluluğu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş ve TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı ile bir araya geldi. Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, çocukların yetenekleri, enerjileri ve sahne performanslarıyla ülkelerini uluslararası platformda başarıyla temsil ettikleri vurgulandı. Genç sanatçılara ve eğitmenlerine teşekkür edilirken, bu imkânı sağlayan TRT’ye ve misafirperverliği dolayısıyla Türkiye’ye de ayrıca teşekkür edildi. BÜYÜKELÇİ CELÂL VİTAMİNÇIK DANS TOPLULUĞU İLE BİR ARAYA GELDİ Öte yandan Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, 48. Uluslararası TRT Çocuk Festivali’ne katılan Ukraynalı genç sanatçılarla Büyükelçilik binasında ağırladı. Büyükelçi Celâl, çocukların yalnızca kültür elçileri değil, aynı zamanda Ukrayna’nın direncinin, yeteneğinin ve geleceğe olan inancının sembolü olduğunu vurguladı. Büyükelçilik tarafından yapılan açıklamada, Ukrayna’yı başarıyla temsil eden Vitaminçık Dans Topluluğu'nun, festival kapsamında sergiledikleri performanslarla büyük beğeni topladığı vurgulandı. Ukraynalı çocukların sahne performanslarıyla ülkelerini sanat aracılığıyla dünyaya tanıttığı belirtilirken, sanatçılara ve eğitmenlerine Ukrayna’yı başarıyla temsil ettikleri için teşekkür edildi.

Ukrayna'dan Venedik Bienali'ne çağrı: "Rusya'nın savaş suçlarını sanatla aklatmayın” Haber

Ukrayna'dan Venedik Bienali'ne çağrı: "Rusya'nın savaş suçlarını sanatla aklatmayın”

Dünyanın en saygın sanat platformlarından biri olan Venedik Bienali’nin, Rusya’nın katılımına yönelik kısıtlamaları esnetme sinyali vermesi Kıyiv’de sert tepkiyle karşılandı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ve Kültür Bakanı Tetyana Berejna tarafından yayımlanan ortak açıklamada, Rusya'nın kültürel varlığı "saldırganlığı meşrulaştırma politikasının bir parçası" olarak nitelendirilirken, dünyanın en saygın sanat platformlarından biri olan Venedik Bienali'nin, Rusya'nın Ukrayna halkına karşı işlediği savaş suçlarını aklama platformu haline gelmemesi gerektiği vurgulandı. Açıklamada, 2014 yılından bu yana Rusya'nın Ukrayna'nın kültürel mirasını bilinçli ve sistematik bir şekilde yok ettiğini, bu durumun Lahey Sözleşmesi dahil olmak üzere uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğu belirtildi. Savaşın kültürel alandaki yıkıcı bilançosuna dikkat çeken Ukrayna tarafı, 2022'den bu yana Rus saldırıları sonucunda 346 sanatçının ve 132 medya çalışanının hayatını kaybettiğini duyurdu. Ülke genelinde bin 707 kültürel miras alanının zarar gördüğü, bunlardan 558'inin ise tamamen yeryüzünden silindiği kaydedildi. Ayrıca 35 binden fazla müze eserinin Rusya'ya kaçırıldığı ve işgal altındaki bölgelerde 2 milyondan fazla tarihi parçanın halen büyük bir tehdit altında olduğu vurgulandı. Kültür sektöründeki doğrudan maddi hasarın 4,2 milyar doları bulduğu, toplam kaybın ise 31 milyar doların üzerine çıktığı açıklandı. Açıklamada, “Yüzyıllar boyunca Rus İmparatorluğu ve daha sonra SSCB, Ukrayna kimliğini yok etmeye yönelik kasıtlı bir politika izledi: Ukrayna dilini yasakladılar, Ukraynalı sanatçıları ve kültürel mirası gasp ettiler ve Rus kültürünün büyüklüğü ve üstünlüğü miti dayatıldı. Bugün Rusya, geçici olarak işgal altında bulunan Ukrayna topraklarında sistematik bir kültürel yayılma ve zorla Ruslaştırma politikası izliyor. Ukrayna dilini eğitimden, medyadan ve kamusal alandan uzaklaştırıyor, Ukrayna kitaplarını yok ediyor, kütüphane koleksiyonlarını kopyalıyor ve öğretmenleri, gazetecileri ve kültür insanlarını zulme uğratıyor." denildi. Rusya'nın kültürü bir savaş aracı olarak kullandığına dikkat çekilen açıklamada, Devlet Hermitage Müzesi Direktörü Mihail Piotrovskiy’in Rus kültürel projelerini "yurt dışındaki özel operasyonlar" olarak tanımladığı hatırlatılarak, “Bu durum, Rus kültürünün varlığının çoğu zaman saldırganlığı meşrulaştırmaya yönelik daha geniş bir devlet politikasının parçası olduğunu doğruluyor. Bu bağlamda, Rus temsilcilerinin uluslararası sanat etkinliklerine katılması kabul edilemez." ifadelerine yer verildi. Venedik Bienali yönetiminin savaşın başında sergilediği ilkeli duruşu hatırlatan Ukrayna tarafı, Rusya'nın terör saldırılarına devam ettiği bir dönemde organizatörlerin neden tutum değiştirdiğini anlayamadıklarını dile getirdi. Bakanlar, Rusya’nın uluslararası sanat etkinliklerinden men edilmesinin, bu tür platformların tarafsızlığını korumak ve devlet propagandasına alet olmasını engellemek için hayati bir önem taşıdığını vurguladı. Ukrayna tarafı, küresel sanat camiasını özgürlük, insan onuru ve uluslararası hukuk değerlerine sadık kalmaya ve Ukrayna halkıyla dayanışma göstermeye çağırdı. RUSYA VE VENEDİK BİENALİ Rusya’nın Ukrayna'ya karşı geniş çaplı işgali başlattıktan hemen ardından, İtalya’nın en önemli kültür kurumlarından biri olan Bienal, ülkeyi resmen yasaklamasa da Rus hükûmetiyle bağlantılı kişi ve kurumların o yılki edisyona katılımını engellemişti. Buna rağmen sonraki yıllarda Rusya’nın yokluğu dikkat çekti; 2024’te ülke, Venedik’teki ulusal pavyonunu Bolivya’ya kiralayacak kadar ileri gitmişti. Ancak 9 Mayıs-22 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 2026 edisyonu için açıklanan katılımcı ülkeler listesinde Rusya’nın yeniden yer aldığı görülüyor. Ukrayna’nın güçlü destekçilerinden biri olan Roma yönetimi, Rusya’nın yeniden etkinliğe dahil edilmesi kararına tepki gösterdi. İtalya Kültür Bakanlığı yayımladığı açıklamada, kararın “İtalyan hükûmetinin itirazlarına rağmen Bienal Vakfı tarafından tamamen bağımsız bir şekilde alındığını” vurguladı.

Litvanya’da Kırım Tatar müziği yankılandı: “MAQAM: Özgür Kırım’ın Müziği” projesi büyük ilgi gördü Haber

Litvanya’da Kırım Tatar müziği yankılandı: “MAQAM: Özgür Kırım’ın Müziği” projesi büyük ilgi gördü

Litvanya’nın Vilnius ve Kaunas kentlerinde, Kırım Tatar müziğini konu alan “MAQAM: Özgür Kırım’ın Müziği” adlı Ukrayna-Litvanya kültürel projesi kapsamında iki konser düzenlendi. Etkinliklerde RADANA Project grubu, ve Litvanya Tatarları ile Kırım Tatarlarından oluşan Efsane topluluğu, Kırım Tatar halk şarkılarıyla dansları sahne aldı. Konserlerin baş sanatçısı ise dünyaca ünlü, dört kez Grammy ödülüne aday gösterilen Kırım Tatar piyanist ve bestecisi Usein Bekirov oldu. Organizatörlerin aktardığına göre konserleri 500’den fazla kişi izledi; aynı sayıda kişi etkinliğe çevrim içi katılım gösterdi. Projenin, Litvanya kamuoyuna Kırım Tatarlarının zengin müzik mirasını tanıtmasının yanı sıra, Kırım ve Litvanya Tatarlarını da bir araya getirdiği vurgulandı. Bekirov’un caz ile Kırım Tatar folklorunu harmanlayan performansı büyük ilgi görürken, Efsane topluluğu halk şarkıları ve danslarıyla izleyicileri coşturdu, ayrıca geleneksel Kırım Tatar dansı üzerine atölye gerçekleştirdi. RADANA project ise Ukrayna ve Letonya şarkılarını seslendirdi. Bununla birlikte etkinlik çerçevesinde Kırım Tatar müzisyen, folklor uzmanı ve besteci Cemil Karikov’un hazırladığı “Kırım Renkleri: Kırım Tatar Halk Müziği Düzenlemeleri” adlı nota kitabı tanıtıldı. Eserin ücretsiz olarak Ukrayna ve Litvanya’daki müzik okulları ile kütüphanelere dağıtılacağı bildirildi. Ayrıca Vilnius’ta düzenlenen bir yuvarlak masa toplantısında ise Kırım ve Litvanya Tatarlarının ortak ve farklı kültürel özellikleri, korunmuş ve kaybolmuş gelenekler ile diasporalar arasında köprüler kuran çağdaş projeler ele alındı. “MAQAM: Özgür Kırım’ın Müziği” adlı proje kapsamında Kırım ve Litvanya Tatarlarını birleştiren kültürel bağları ve müziğin kimlik aktarımındaki rolünü anlatan bir belgesel de çekiliyor. Proje direktörü ve “Svitarta” Derneği Başkanı Svitlana Lyahovets, “MAQAM gibi kültürel projeleri Kırım Tatar kültürünü tanıtmak ve dünyaya Ukrayna’nın çok uluslu, çeşitliliğiyle güçlü bir ülke olduğunu göstermek için yapıyoruz.” dedi. Ukrayna-Litvanya ortaklığında gerçekleştirilen ve Avrupa Birliği’nin “Avrupa Evi” programı tarafından desteklenen MAQAM, Kırım Tatar müziğinin korunması ve dünyaya tanıtılması amacıyla hayata geçirildi.

Kıyiv'de "Kültür Soykırımı" sergisi: Ukrayna ve Kırım Tatar halklarının ortak acısı Haber

Kıyiv'de "Kültür Soykırımı" sergisi: Ukrayna ve Kırım Tatar halklarının ortak acısı

Ukayna’nın başkenti Kıyiv’de "Portal-11" Sanat Galerisi, Ukraynalı sanatçı Mariya Levıtska'nın "Ukrayna. Kültür Soykırımı" adlı sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergi, Ukrayna ve Kırım Tatar halklarının tarihi hafızasını ve kültürel mirasının yok edilme tehdidini ele alıyor. Serginin Küratörü İhor Hloba, savaş zamanında sanatın hem bir terapi aracı hem de millî kimliği koruma yöntemi haline geldiğini belirterek, sanatçı Levıtska'nın çalışmalarının, kaybolmaya yüz tutmuş tarihî semboller aracılığıyla Ukrayna topraklarının köklü geçmişini anlattığını ifade etti. Bunlar arasında eski Kazak haçları, Balbal heykelleri ve eski Kırım Tatar mezarlıkları yer alıyor. Sanatçı için taş, hem ebediyetin hem de tarihin sessiz tanığının simgesi. Levitska, çocukken Kırım’da yaşadığı köyün yakınlarında terk edilmiş bir Kırım Tatar mezarlığı keşfettiğini ve bunun sayesinde Kırım Tatar halkını tanıdığını anlatarak, “Terk edilmiş bir mezarlık vesilesiyle kadim Kırım Tatar kültürünü tanıdım. Bu tema üzerinde çalışmaya başladım. Daha sonra soykırım ve sürgünün trajedisini keşfettim. Hayatımdaki en değerli yer, Kırım’da büyüdüğüm Kamenka köyü, Azak Denizi kıysı. Kırım benim aşkım. Çocukluk anılarım…” şeklinde konuştu. Sergiyi ziyaret eden Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, sanatçıyı tebrik ederek, serginin 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nı hatırlattığını ve bu sürgünün sonuçlarını dünyaya anlattığını kaydederek, “Bu eserler sadece bir hatırlatma değil; köklerimizi, atalarımızı, geçmişimizi yansıtan, acıyı ve umudu birlikte barındıran bir sanat dili.” dedi. Ayrıca Çubarov, bu tür sanat çalışmaların Kırım ve Ukrayna kültürünün hafızasının korunması açısından son derece önemli olduğunu ve Kırım konusunun kültürel ve tarihsel gündemden kaybolmasına izin vermediklerini belirtti. Öte yandan sanatçı Levıtska, sergi serisine farklı bir bakış açısıyla devam etmeyi planladığını belirtti. “Ukrayna. Kültür Soykırımı" Sergisi, 14 Eylül'e kadar ziyaretçilere açık olacak.

Ukraynalı ressamların büyüleyici sergisi Ankara'da açıldı Haber

Ukraynalı ressamların büyüleyici sergisi Ankara'da açıldı

“Ukrainian Artists in Ankara” adlı sergi, 7 Aralık 2024 tarihinde Ankara’da bulunan Kült Kavaklıdere kültür merkezinde açıldı. Ankara’de yaşamını sürdüren Ukraynalı ressamlar tarafından tarafından üretilen; yağlı boya manzaraları, gerçekçi ve soyut çiçekler, çağdaş sanat eserleri ve dekoratif duvar halılarından oluşan sergi, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği, sanat koçu Olha Dovhan-Levıtska (Dovhan-Levytska) ve Kültür Kavaklıdere iş birliğinde hayata geçirildi. Sergide; Anastasiya Özdemir (Anastasiia Ozdemir), Anna Polat, Valeriya Gök, Elvina Kakura-Arslan, Katerına Lazurenko (Kateryna Lazurenko), Katerına Pozigun (Kateryna Pozigun), Lyudmıla Bikliç (Lyudmyla Bikliç), Mariçka Bilai, Natalka Uvarova-Kovalska, Olha Dovhan-Levıtska, Yuliya Kırılyuk (Julia Kyryliuk), Irına Rıjenko (Iryna Ryzhenko), Darına Küt (Daryna Küt), Ersin Köse, Lada Dovhan-Levıtska (Lada Dovhan-Levytska) ve Sofya Uvarova isimli ressamların çeşitli resim teknikleriyle yapmış oldukları eserleri yer alıyor. Serginin açılış konuşması, aynı zamanda serginin küratörü olan ressam ve sanat koçu Olha Dovhan-Levıtska tarafından gerçekleştirildi. Sergide yer alan eserleri tanıtırken Ukraynalı olmaktan duydukları gururu, Ukrayna kültürünü ve kimliğini tanıtmaktan şeref duyduklarını vurgulayarak sözlerine başlayan Dovhan-Levıtska, “Biz insanlar olarak aynı ortak vicdani değerleri paylaşıyoruz. Burada ise barışa ve uyuma ilişkin birçok sembol gözlemleyebilirsiniz. Bu da aslında Ukraynalıların gerçek millî karakterini yansıtıyor.” ifadelerini kullandı. BÜYÜKELÇİLİK MASLAHATGÜZARI ÇERNIŞEV AÇILIŞTA KONUŞMA YAPTI Açılışa katılan Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Oleksiy Çernışev, konuşmasına sergiyi düzenleyen ve katılım sağlayan bütün sanatçılara teşekkür ederek başladı. Çernişev katılımcılara ithafen, “Sizler kültürümüzün elçilerisiniz. Dünyada ve burada Türkiye'de, olumlu bir imaj yaratmak için çaba sarf ediyorsunuz. Ukrayna'yı beraber tanıtmak için Büyükelçilik olarak her türlü girişimi desteklemeye hazırız. Ukrayna’ya, Ukrayna kültürüne ve sanatına ilgili olan herkese şükranlarımızı sunuyoruz.” dedi. "TABLOLARIMDAKİ GEYİK MOTİFİ UKRAYNA HALKINI KORUMAK İÇİN" Serginin düzenleyicilerinden Olha Dovhan-Levıtska, sanatını ve eserlerini Kırım Haber Ajansı (QHA) için anlattı. Resimlerinde Ukrayna ve Türk sembollerinin yer aldığını belirten Dovhan-Levıtska, Anadolu’dan Ukrayna’ya gelen Cucuteni-Tripoli kültüründen ilham aldığını söyledi. “Şu an zor bir zaman geçiriyoruz ve beraber olmak istiyoruz. O yüzden aklıma bir sergi düzenleme fikri geldi. Bu süreçte hem herkes çok mutlu oldu hem de yeni arkadaşlar edindi. Bu yüzden çok memnun oldum ve yeni insanlarla tanıştım. Bu yüzden bu sergi beni için çok başarılı bir sergi olacak.” ifadelerini kullanan Dovhan-Levytska, resimlerinde yer alan geyik motifini ise şu sözlerle açıkladı: Biz geyikleri Paskalya yumurtalarının (Pysanka) da üzerine çiziyoruz. Çünkü geyik bizim için çok özel bir hayvan. Bizim anlatılarımızda şöyle bir şey var; geyik iki dünyada da yaşıyor çünkü onun boynuzları dünyanın kökleri gibi. Bu yüzden geyik çok mistik bir hayvan ve aynı zamanda haber taşıdığına da inanıyoruz. Mesela şimdi Ukrayna’da bir savaş yaşıyoruz. Savaşta çok fazla arkadaşım hayatını kaybetti. Bu acı beni etkiliyor ve aynı zamanda bir erkek sembolü olan geyik ile onları korumak istiyorum. Tablolarım onlar için koruyucu görevi görüyor. Bununla birlikte Anadolu kültüründen de etkilendiği belirten Dovhan-Levytska, “Türk motifleri bizim motifler ile benziyor. Aynı zamanda geleneksel kıyafetlerimiz de birbirine benziyor. Geyik mesela… Türkiye’de de çok fazla görüyorum geyik motifini. O yüzden evet, Türkiye’den çok ilham aldım.” ifadelerini kullandı. UKRAYNALI RESSAMLAR İLHAM NOKTALARINI QHA’YA ANLATTI On yedi yıldır Ankara’da yaşayan Ukraynalı ressam Yuliya Kırıliuk, kendi vatandaşlarıyla birlikte bu sergiye katılmaktan çok mutlu olduğunu belirterek, “Ben renkleri inanılmaz severim. Aynı zamanda her zaman aynı teknikle çalışmıyorum. En sevdiğim teknik sulu boyadır. Bu sergiye ise, yağlı boya ve alkilik boya ile katıldım. Resmimi yaparken kafamda bir yıl canlandırdım ve geçen kış başladığım resmimi bu kış bitirdim. Bu resimde kış ayında açmış çiçekleri resmettim.” diye konuştu. Ressam Anna Polat, bu serginin Ukraynalı sanatçılar için çok önemli olduğunu belirterek sözlerine başladı. Resimlerinde geleneksel Ukrayna halısı motiflerine ve Noel Günü için özel dairesel motiflere yer verdiğini belirten Polat, “İlham kaynağım doğa. Doğayı seviyorum. Özellikle de yürürken ayı, doğal bir gün batımını ya da çok güneşli bir günü görebiliriz. Bu hayatımızda bir an olarak yer edinecek. Ben de bu anı yakalıyorum ve herkese göstermek istiyorum.” dedi. Resimlerinde çizgi filmden çıkmış gibi karakterlere yer vermeyi sevdiğini belirten ressam Irına Rızhenko ise, ilhamını içinde yaşayan küçük çocuktan aldığı söyledi. Ressam Valeriya Gök ise, “Bu sergide yer almaktan, bunun bir parçası olmaktan dolayı çok mutluyum. Ben çoğunlukla günlük şeylerden; etrafımdakilerden ilham alırım. Bu yüzden doğanın bana verdiği duyguları toplamayı seviyorum: Bir çiçek ya da yağmur sonrası gökyüzü gibi küçük şeylerden bile. Yani güzel küçük şeyleri fark etmek; onları kağıdıma sabitlemek ve vernikle kaplamak ve sonra sonsuza kadar onları anmak. Böylelikle resmim var olduğu sürece, bu an sonsuza kadar devam edecek.” şeklinde konuştu. BU BİR SON DEĞİL BAŞLANGIÇ Sergiyi gezen ve sanatçılarla bir araya gelen Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Çernışev ise QHA’ya yaptığı açıklamada, düzenlenen serginin Ukrayna sanatının tanıtıldığı ilk etkinlik olamamakla birlikte Ukraynalı sanatçılara has ilk büyük çaplı sergi olduğunu belirtti.  Ukrayna’yı, Ukrayna kültürünü ve sanatını temsil etmekten büyük şeref duyduklarının altını çizen Çernışev şöyle konuştu: Ukrayna Büyükelçiliği olarak tabii ki de en büyük önceliklerimizden biri de Türk halkına kendi ülkemizi tanıtmak. Ayrıca böyle sanat etkinlikleri aracılığıyla da kalplere dokunabiliyoruz diye umuyoruz. Bununla birlikte bunun bir son değil başlangıç olduğunu ifade edebilirim. Açılışına yoğun ilginin gösterildiği “Ukrainian Artists in Ankara” adlı sergi, 19 Aralık 2024 tarihine kadar ziyarete açık olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.