SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uluslararası Kırım Film Festivali

QHA - Kırım Haber Ajansı - Uluslararası Kırım Film Festivali haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası Kırım Film Festivali haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

1. Uluslararası Kırım Film Festivali Jüri Özel Ödülü’nün sahibi Elmaz Asan: Bu festival benim için adeta Kırım’ı görme fırsatı oldu Haber

1. Uluslararası Kırım Film Festivali Jüri Özel Ödülü’nün sahibi Elmaz Asan: Bu festival benim için adeta Kırım’ı görme fırsatı oldu

Kırım Tatar sinemasının 100. yılı dolayısıyla düzenlenen 1. Uluslararası Kırım Film Festivali kapsamında verilen anlamlı ödüller sahiplerini buldu. Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun eşi, Kırım Tatar millî hareketi emektarlarından Safinar Cemileva’nın ilham veren adanmışlığını ve Kırım Tatar millî hareketini konu alan "Yangan Yürek" belgeseli ile "Ervin İbragimov İnsan Hakları Ödülü"nü kazanan yönetmen Elmaz Asan, tören sonrasında Kırım Haber Ajansına (QHA) özel açıklamalarda bulundu. "KIRIM’A OLAN ÖZLEMİMİ BU FESTİVALLE GİDERDİM" Festivalde yer almaktan ve ödülle taçlandırılmaktan büyük gurur duyduğunu belirten Elmaz Asan, organizasyonun kendisi için manevi anlamına dikkat çekti: Bu festivalde yer almaktan dolayı son derece mutluyum. Uzun yıllardır Kırım’dan uzaktayım ve vatanımı çok özledim. Benim için bu festival adeta Kırım’ı yeniden görme fırsatı oldu. İnanıyorum ki, zamanla yaşadığımız bu zorluklar geçecek ve vatanımıza kavuşacağız. Bu organizasyon bize millî hareketimizin ne kadar güçlü olduğunu, ne kadar yetenekli yönetmenlere sahip olduğumuzu ve Kırım Tatar sinematografisinin nasıl geliştiğini kanıtladı. En önemlisi bu festivalde; adetlerimizden milli mücadelemize kadar tüm değerlerimizi ve halkımızı tanıttık. ZORLU ŞARTLARDA KURULAN ULUSLARARASI KADRO: "MESAFELERİ AŞTIK" Profesyonel yönetmenlik kariyerinde birçok belgesele imza attığını belirten Asan, "Yangan Yürek" belgeselinin mutfağındaki Kırım Tatar uzmanların dayanışmasını şu sözlerle vurguladı: Filmin arkasında çok kıymetli bir ekip var. Mevcut zorlu şartlara rağmen Kırım’da, Kıyiv’de ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşayan Kırım Tatar profesyonelleri bir araya getirdik. İçinde bulunduğumuz hassas süreç nedeniyle isimlerini tek tek sayamasam da her biri halkımız için canla başla çalışan son derece değerli insanlardır. Mesafelere aldırış etmeden bu işi birlikte başarmış olmaktan dolayı hepsine minnettarım. Çekimlerine mayıs ayında başladığımız belgeselimizi çok kısa bir süre içinde festivale yetiştirmeyi başardık. "SAFİNAR CEMİLEVA’NIN HAYATI İNSANI HAYRAN BIRAKAN BİR ADANMIŞLIK" Belgeselin odak noktasında yer alan Safinar Cemileva’nın Kırım Tatar millî davasındaki duruşuna değinen Elmaz Asan, sözlerini şöyle tamamladı: Filmin kahramanı Safinar Cemileva, hayatını ve varlığını tamamen millî davaya adamış bir isim. Onun yaşam öyküsü, cesareti ve bu davaya olan adanmışlığı insanı kendine hayran bırakıyor. Hazırladığımız belgesel, sadece bir bireyin yaşamını değil; kendini halkının özgürlük mücadelesine adayan bir insanın şahsında tüm millî hareketimizi anlatıyor.

Festival Yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay: Kırım’ı sinemanın gücüyle anlattık Haber

Festival Yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay: Kırım’ı sinemanın gücüyle anlattık

Kırım Tatar Sineması’nın 100. yılı vesilesiyle düzenlenen ve yoğun ilgi gören 1. Uluslararası Kırım Film Festivali sona erdi. Organizasyonun ardından Kırım Haber Ajansına (QHA) özel açıklamalarda bulunan Festival Yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay; etkinliğin mutfağını, 100 yıllık tarihi filmlerin yankılarını ve Kırım Tatar sinemasının geleceğine dair hedeflerini paylaştı. "10 KİŞİ BİLE OLSAYDI İZLEYECEKTİK, SALONLAR DOLDU" Festivali planlarken samimi bir heyecanla yola çıktıklarını belirten Karatay, gördükleri ilgi karşısındaki mutluluğunu şu sözlerle dile getirdi: Festivalimiz çok beklediğimizin ötesinde bir ilgiyle karşılandı. Film günlerini hayal ederken 'Ekipçe 10 kişiyiz, kimse gelmezse oturur kendimiz izleriz' diyorduk. Ancak onlar değil yüzler geldi, salonumuz doldu ve çok güzel geri dönüşler aldık. Birçok uluslararası festivalde jüri veya danışman olarak bulunuyorum ve koltukların boş kaldığına çok sık şahit oluyorum. Burada ise koltuklar boş kalmadı ve çok ilgiyle izleyen insanlar vardı. Kırım Tatar kültürüne uzak olan insanlar bile gelip bu kültürü, tarihi ve sanatı yerinde öğrendi. 100 YILLIK YASAKLI FİLM "ALİM" İLK KEZ TÜRKİYE'DE SEYİRCİYLE BULUŞTU Karatay, festival kapsamındaki en önemli ilklerden birinin Stalin döneminde yasaklanan 1926 yapımı "Âlim" filminin Türkiye gösterimi olduğunu vurgulayarak şu ifadelere yer verdi: Biz birçok ilke imza attık. 'Kırım Tatar Sineması'nın 100. Yılı' kavramını ilk kez ortaya çıkardık ve en iyi belgesel, en iyi sinema filmi, en iyi kültür mirası gibi ödüller takdim ettik. En çok ilgi gören eserlerden biri de 1926'da Kırım Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Başkanı Veli İbraimov'un desteğiyle çekilen ve Kırım Tatar halk kahramanı Âlim Aydamak'ı anlatan Âlim filmi oldu. Stalin döneminde yasaklanan bu tarihi eseri 100 yıl sonra Türkiye'de ilk kez seyirciyle buluşturduk. İnsanlar 100 sene önceki bir eseri ilgiyle izleyebildi ve Kırım bir halk kahramanı hakkında ve dönem hakkında, kıyafetleri, mekanları hakkında bilgi aldı. Bir sanat eseri ürettiğinizde 100 yıl sonra da yaşayabildiğini bir kez daha gördük. 7 ÜLKEDEN BAŞVURU: "KIRIM SADECE DANS VE MÜZİKTEN İBARET DEĞİL" Kırım kültürünün genellikle halk dansları ve müzikle anılmasına karşın sinema alanında da çok güçlü bir potansiyele sahip olduğunu hatırlatan Karatay, uluslararası katılımı şöyle özetledi: Genellikle Kırım etkinlikleri dans ve müzik odaklı olur. Ben mesleğim gereği görselliğe odaklandığım için Kırım'la ilgili ciddi bir film üretimi olduğunu biliyordum ve bunları bir diyalog zemininde buluşturmak istedim. Festivalimize 16'sı belgesel olmak üzere toplam 30 film başvurdu. Jüri değerlendirmesi sonucu 8 belgesel finale kaldı. Yapay zekâ ve kısa filmleri de gösterim seçkisine dahil ettik. ABD, İngiltere, İrlanda, Belçika, Kazakistan, Kırım ve Türkiye gibi çeşitli ülkelerden katılım sağlandı. Ne yazık ki bunların bir kısmı Kırım Tatarlarının sürgünler ve işgaller nedeniyle dünyaya dağılmasından kaynaklanıyor. Hem de Kırım Tatar olmayan yönetmenlerin katılımı da oldu. Ayrıca şimdiden duyuru yapayım. Yeni eserlerin üretilmesi, birikmesi amacıyla Film Günleri'ni Allah nasip ederse 3 yıl sonra tekrarlamayı planlıyoruz. "İNŞALLAH VATANA DÖNDÜĞÜMÜZDE AŞK FİLMLERİ DE ÇEKECEĞİZ" Etkinlikte gösterilen filmlerin genelinde var olma mücadelesi ve vatan özleminin hakim olduğunu belirten Neşe Sarısoy Karatay, gelecek döneme dair planlarını ve temennilerini şu ifadelerle aktardı: Gösterilen filmlerin konularına bakarsanız hep bir kaygı içeriyor: Sürgün, göç, kimlik, aidiyet, yok olma korkusu ve vatan özlemi... Hep bir hayatta kalma mücadelesi izledik. Ancak inanıyorum ki Kırım Tatar sinemasının geleceği yalnızca sürgünü, işgali ve mücadeleyi anlatan filmlerden ibaret olmayacaktır. Bir gün Kırım Tatarları kendi vatanlarında özgürce yaşadıklarında, sinemaları da hayatın bütün renklerini anlatacaktır. Aşkları, sevinçleri, çocuklukları, hayalleri, komedileri ve gündelik yaşamları da beyaz perdeye yansıyacaktır.

Zafer Karatay: Hedefimiz festivali işgalden kurtarılmış özgür Kırım’da düzenlemek Haber

Zafer Karatay: Hedefimiz festivali işgalden kurtarılmış özgür Kırım’da düzenlemek

Kırım Tatar sinema tarihinin 100. yılı kapsamında düzenlenen 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, sinemaseverler ve kamuoyu nezdinde geniş yankı uyandırdı. Etkinliğin ardından Kırım Haber Ajansına (QHA) özel açıklamalarda bulunan Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, organizasyonun Kırım kültür ve medeniyetinin bilinmeyen yönlerini ortaya koyduğunu ifade etti. "100 YILLIK SİNEMA TARİHİMİZ BÜYÜK BİR ŞAŞKINLIK VE GURUR YARATTI" Etkinliğin planlanan hedeflerin çok ötesinde bir ilgi ve başarıyla tamamlandığını belirten Zafer Karatay, organizasyona dair izlenimlerini şu sözlerle aktardı: "Gelen seyircilerin, katılanların olumlu izlenimleri ve bizlere gelip defalarca teşekkür etmeleri bizleri son derece mutlu etti. İyi ki yönetmen Neşe Sarsoy Karatay böyle bir fikir ortaya attı ve Kırım Tatar sinemasının 100. yılını boş geçirmedi. Kırım tarihi açısından çok önemli bir etkinliğin temeli atılmış oldu. Hem kendi camiamız hem de Türkiye'deki Kırım sevdalıları ve sanatseverler, medeniyetimizin hiç bilinmeyen bir yönüyle karşılaştı. Birçok kişi '100 yıl önce Kırım Tatar sineması var mıydı?' diyerek hayretini gizleyemedi. Yarattığımız bu farkındalık bile amacımıza ulaştığımızı gösteriyor. "SİNEMANIN GÜCÜYLE İNSANLAR KIRIM’IN ACILARINI GÖZYAŞLARIYLA İZLEDİ" Yarışma ve gösterim seçkisinde yer alan filmlerin derin bir duygusal bağ kurduğuna dikkat çeken Karatay, Yeşilçam Sineması'nda yaşanan anları şöyle paylaştı: Belgesel yarışma kategorisindeki seçki ve gösterimdeki filmler son derece nitelikliydi. İnsanlar Kırım tarihini, yaşanan sürgünü ve muhacereti gözyaşlarıyla izledi. Birçok izleyici Kırım halkının bu kadar acı çektiğini ve böylesine köklü bir geçmişe sahip olduğunu bilmediğini itiraf etti. Ev sahipliğimizi yapan Yeşilçam Sineması Müdürü Burcu Hanım dahi organizasyon sonunda bizleri gözyaşlarıyla uğurlayarak 'Çok etkilendim, kapımız sizlere her zaman açık' dedi. Bundan dolayı bu festivalin böyle bir işe yaradığını, bu kadar geniş bir yankı bulduğunu görmek bizleri ziyadesiyle memnun etti. "SIRA GENÇLERDE: HEDEFİMİZ İŞGALDEN KURTARILMIŞ KIRIM’DA BULUŞMAK" Kırım Tatar sinemasının geleceği için gençlere çağrıda bulunan Karatay, festivalin nihai durağının Kırım olması gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti: Bizler yıllarca belgeseller ürettik, Kırım davasına hizmet etmeye çalıştık fakat artık sıra gençlerdedir. Bu organizasyonun yeni filmlere, belgesellere, kısa filmlere ve hatta yapay zekâ yapımlarına ilham olmasını; yeni oyuncular ve sanatçılar yetiştirmesini temenni ediyoruz. En büyük arzumuz ve duamız ise bu Kırım Tatar Film Günleri’ni Rus işgalinden kurtarılmış Kırım’da gerçekleştirmektir. Çünkü bu festivalin gerçek evi Akmescit’tir; ilk Kırım Tatar filmi olan Âlim’in çekildiği Bahçesaray, Hansaray ve Yalta’dır. O günleri sabırsızlıkla bekliyoruz. Karatay ayrıca, sürecin başından itibaren haberleriyle kamuoyu farkındalığı oluşturan ve organizasyona destek veren Kırım Haber Ajansına da teşekkürlerini iletti.

100 yıllık sinema mirası ödüllerle taçlandı: 1. Uluslararası Kırım Film Festivali sona erdi! Haber

100 yıllık sinema mirası ödüllerle taçlandı: 1. Uluslararası Kırım Film Festivali sona erdi!

Emel Kırım Vakfı tarafından Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ve Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle düzenlenen 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, İstanbul Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirilen özel gösterimler, kapanış konuşmaları ve görkemli ödül töreniyle tamamlandı. Üç gün boyunca Kırım Tatar halkının sürgün, vatan özlemi, kimlik ve insan hakları mücadelesini beyaz perdeye taşıyan organizasyon, 100 yıllık Kırım Tatar sinema mirasını geleceğe aktarma vizyonuyla büyük bir başarıya imza attı. Kapanış ve ödül törenine Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve eşi Safinar Cemileva da katılarak sinemaseverlerin ve organizasyon ekibinin heyecanına ortak oldu. Ödül töreninde konuşan Festival Yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay, gösterilen filmlerin toplumsal bellek oluşturmadaki kritik rolüne dikkat çekerek şunları kaydetti: Üç gün boyunca izlediğimiz filmler bize bir kez daha gösterdi ki Kırım Tatar sineması yalnızca bir sanat alanı değil, aynı zamanda bir hafıza alanıdır. Bu festival boyunca sürgünü, vatan özlemini, kimliği, dili, inancı, kültürel mirası, dönüş idealini ve bir halkın var olma mücadelesini anlatan eserlerle buluştuk. Yönetmenlerimizin ve sinemacılarımızın ortak kaygısı; kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalan gelenekleri, hatıraları, tanıklıkları ve kültürel değerleri kayıt altına almak, gelecek kuşaklara ulaştırmaktır. Çünkü bir halkın hafızası korunduğu sürece kültürü de yaşamaya devam eder. Bu filmler, yalnızca geçmişin acılarını anlatan eserler değil; aynı zamanda geleceğe bırakılmış güçlü birer kültürel emanettir. Ancak inanıyorum ki Kırım Tatar sinemasının geleceği yalnızca sürgünü, işgali ve mücadeleyi anlatan filmlerden ibaret olmayacaktır. Bir gün Kırım Tatarları kendi vatanlarında özgürce yaşadıklarında, sinemaları da hayatın bütün renklerini anlatacaktır. Aşkları, sevinçleri, çocuklukları, hayalleri, komedileri ve gündelik yaşamları da beyaz perdeye yansıyacaktır. Bu festival boyunca gördüğümüz yoğun ilgi, dolup taşan salonlar ve her yaştan izleyicinin duygusal ve düşünsel katılımı bize büyük bir umut verdi. En önemlisi de farklı ülkelerden, farklı kuşaklardan Kırım Tatarlarını ortak bir kültürel ve sanatsal zeminde buluşturmayı başardık. Eğer bu üç günün sonunda yeni dostluklar kurulmuş, yeni projelerin tohumları atılmış, yeni filmlerin yapılmasını teşvik ettiysek ve Kırım Tatar sinemasının geleceğine dair ortak bir heyecan oluşmuşsa, 1. Uluslararası Kırım Film Günleri amacına ulaşmış demektir. Hepinize teşekkür ediyor, gelecek yıllarda yeniden buluşmayı diliyorum. Sarısoy Karatay ayrıca, organizasyonun mutfağında aylar boyunca büyük bir özveriyle çalışan genç ve gönüllü ekibe özel olarak teşekkür edilerek Elif Bağış Çolpan, Vahide Fidan Doğan, Büşra Kayar, Özge Kandemir Temizel, Melike Kandemir, İrem Duran, Burak Bilgin, Erman Çeliker ve Ömer Tuğrul sahneye davet ederek onlara teşekkür belgeleri takdim etti. "SİNEMA MİRASIMIZ AĞIR BEDELLERLE BUGÜNE ULAŞTI" Festivalin kapanış törenine katılan Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Kırımoğlu, organizasyonun önemine dikkat çekerek işgal ve savaş şartlarına rağmen üretilen eserlerin millî varoluş mücadelesindeki değerini vurguladı. Kırımoğlu, 1926 yapımı Alim filmiyle başlayan Kırım Tatar sinema serüveninin büyük trajedilerle kesintiye uğratıldığını hatırlattı. Hüseyin Badaniski’nin kurşuna dizildiğini, Ömer İpçi’nin hapishanelere atıldığını ve başrol oyuncusu Hayri Emirzade’nin 1958 yılında sefalet içinde hayatını kaybettiğini belirten millî lider, Kırım Tatarlarının sürgün sonrası dağıldığı topraklarda yeniden toparlanarak uzun süren bir aradan sonra sinema üretimine geçtiğini ifade etti. Son yıllarda Haytarma ve Hıdır Dede gibi son derece değerli, anlamlı ve ses getiren filmlerin çekildiğini söyleyen Kırımoğlu, bu festivalin gelecek organizasyonlar için güçlü bir başlangıç teşkil ettiğini dile getirdi. Mevcut işgal ve savaş koşullarında film üretmenin zorluklarına değinen Kırımoğlu, Kırım’ın işgalden kurtarılmasının bölgesel ve küresel dengeler açısından taşıdığı kritik rolü şu sözlerle altını çizdi: Şimdi işgal altındaki Kırım’da ve bombardıman altındaki Kıyiv’de film çekmek elbette kolay değil. Ancak umut ediyoruz ki çok yakın zamanda bu savaş bitecek ve Kırım Tatar halkı kendi öz toprağında yeniden hür iradesiyle yaşayacak. ONUR ÖDÜLLERİ VE EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ SAHİPLERİNİ BULDU Festivalin ödül töreninde ise Kırım millî davasına ve kültürüne katkı sunan isimler ile öne çıkan eserler ödüllendirildi. Kırım Tatar millî mücadelesine sundukları tarihî katkılardan dolayı Kırım Tatar halkının millî lideri Kırımoğlu’nun eşi ve Kırım Tatar millî hareketinin emektarı Safinar Cemileva'ya ve Uluslararası Kırım Komitesi (ICC) Başkanı İnci Bowman’a "Kırım Millî Davası Onur Ödülü" takdim edildi. Jüri Özel Ödülü kategorisindeki "Ervin İbragimov İnsan Hakları Ödülü" yönetmen Elmaz Asan’ın "Yangan Yürek" belgeseline verildi. Jüri değerlendirmesi sonucunda festivalin en prestijli ödülü olan "En İyi Belgesel Film Ödülü" ise Ukrainler ve Kırım Tatarları arasındaki tarihsel bağları ile toplumsal hafızayı ele alan yönetmen Kristina Paşın (Christina Paschyn) imzalı "Belleğe Kazınmış" (Etched in Memory) yapımına gitti. "KIRIM TATARLARININ DİRENİŞİNİ VE İNSANİ MÜCADELESİNİ ANLATIYORUZ" Yönetmen Pasçın, törenin ardından yaptığı açıklamada kazandığı ödülden ve Kırım Tatarlarının mücadelesini beyaz perdeye taşımaktan büyük gurur duyduğunu ifade ederek şu ifadelere yer verdi: Belgeselimiz, Kırım Tatarlarının bu savaşta yalnızca Ukrayna’yı desteklemekle kalmayıp mültecilere nasıl yardım ettiklerini, Kırım’daki Rus hapishanelerinde tutulan siyasi tutsakların serbest bırakılması için verdikleri mücadeleyi ve savaş şartlarında hayatta kalma çabalarını anlatıyor. Bu hikâyeyi dünyaya duyurabildiğim için gerçekten büyük bir onur duyuyorum Festival seçkisinde birbirinden nitelikli ve etkileyici yapımların yer aldığına dikkat çeken ABD'li yönetmen, ödül heyecanını şu sözlerle paylaştı: Bugün Kırım Film Festivali’nde En İyi Belgesel Ödülü’nü kazanmak benim için büyük bir onur oldu. Festivalde o kadar muhteşem filmler vardı ki hepsine hayran kaldım. Bu ödülle takdir edilmek benim için büyük bir sürpriz ve tarifsiz bir gurur kaynağı. Organizasyonda emeği geçen herkese yürekten teşekkür ederim.

Kırım Tatar sinemasının yüz yıllık mirası İstanbul’da perdeye taşındı: 1. Uluslararası Kırım Film Festivali’nin ilk günü sona erdi Haber

Kırım Tatar sinemasının yüz yıllık mirası İstanbul’da perdeye taşındı: 1. Uluslararası Kırım Film Festivali’nin ilk günü sona erdi

Kırım Tatar sanatını, tarihini, kültürel varoluşunu ve güncel meselelerini sinema sanatı üzerinden dünyaya duyurmayı amaçlayan 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, İstanbul Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirilen açılış töreni ve yoğun katılımlı gösterimlerin ardından ilk gününü geride bıraktı. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle Emel Kırım Vakfı tarafından hayata geçirilen organizasyon, "Kırım Tatar Sinemasının 100 Yılı" ana temasıyla sinemaseverleri ilk gün programında bir araya getirdi. Festivalin tarihi açılışı, 1926 yılında SSCB döneminde çekilen, yönetmenliğini George Tasin’in üstlendiği, başrolünde Hayri Emirzade’nin oynadığı ve sanat yönetmenliğini Hüseyin Badaniski’nin yaptığı sessiz sinema döneminin öncü yapıtı "Alim" (Aydamak) filminin gösterimiyle yapıldı. Açılış programı kapsamında ayrıca, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay’ın yönettiği "Cengiz Dağcı" belgeseli ile Dilaver Dvaciyev'in "Kırım Tatar Doğum Merasimleri" ve Batır Baişev’in “Eza” filmi izleyiciyle buluştu. "KÜLTÜR VE MEDENİYET KURUMLARDA DEĞİL, BELLEKLERDE YAŞAR" Açılış konuşmasını gerçekleştiren Festival Yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay, Kırım Tatar sinemasının 100 yıllık geçmişini gün yüzüne çıkarmanın zahmetli ancak tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Kırım Tatar sinema tarihinin yalnızca filmlerden ibaret olmadığını, aynı zamanda sürgünlerin, kayıpların ve kültürel varoluş mücadelesinin bir özeti olduğunu belirten Karatay, şu ifadeleri kullandı: Bu yolculuk, 1926 yılında George Tasin’in yönettiği, Hayri Emirzade’nin başrolünde oynadığı ve Hüseyin Badaniski’nin sanat yönetmenliğini üstlendiği yoksulların ve mazlumların koruyucusu Kırım Tatar halk kahramanını anlatan “Alim” filmiyle başladı. Sessiz sinema döneminin bu öncü yapıtından bugüne uzanan yüz yıllık süreç, bir halkın tarihini, kültürünü, sürgününü ve mücadelesini beyaz perdeye taşıyan sayısız esere tanıklık etti. Kırım Tatar sineması, 1944 Kırım Tatar Sürgünü ile ağır bir kesintiye uğradı. Bir halk anayurdundan koparılmış, kültürel üretim alanları dağıtılmış, sanatının izleri silinmeye, tarihe gömülmeye çalışılmıştı. Ancak hafıza bütünüyle yok olmadı… Kimi zaman bir şarkıda, bir fotoğrafta, bir film karesinde ya da bir tanığın titrek sesinde yaşamaya devam etti. 1. Uluslararası Kırım Film Günleri'ni hazırlarken bizler de işte bu izlerin peşine düştük. Unutulmuş filmlerin izlerini sürdük, dağılmış parçaları bir araya getirmeye çalıştık. Bu festival, yalnızca filmleri bir araya getiren bir etkinlik değil; aynı zamanda kaybolmaya yüz tutmuş bir sinema mirasını yeniden görünür kılma çabasının ürünüdür. Bu arayışın bizim için ayrı bir anlamı da vardır. 32 yılı aşkın süredir Zafer Karatay ile birlikte ürettiğimiz belgeseller, kayıt altına aldığımız tanıklıklar ve ulaştığımız arşivlerle Kırım Tatar halkının kültürel tarihini ve görsel belleğini korumaya çalıştık. Bugün geriye baktığımızda, yalnızca bu tarihin araştırmacıları değil, aynı zamanda onun tanıkları ve paydaş üreticileri olduğumuzu görüyoruz. Kırım Tatar sinemasının var olduğunu biliyorduk. Bu çalışmalar sırasında onun yüz yıllık bir geçmişe sahip olduğunu tespit ettik, izlerini bir araya getirdik ve adını koyduk. Bir halk anayurdundan sürülebilir, toprağı işgal edilebilir, kurumları dağıtılabilir, okulları ve kültür bakanlıkları olmayabilir. Ancak kültür ve medeniyet kurumlarda değil, belleklerde yaşamaya devam eder. Kırım Tatarlarının da yalnızca edebiyatı, müziği ve folkloru değil; yüz yıllık bir sinema mirası da vardır. Bu festival, o mirasın görünür kılınması ve hak ettiği yerde değerlendirilmesi için atılmış bir adımdır.” "TEMELİNİ İSTANBUL’DA ATTIĞIMIZ BU FESTİVAL BİR GÜN ÖZGÜR KIRIM’DA YAPILACAK" Gösterimler öncesinde söz alan KTMM Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, organizasyonun hayata geçirilmesindeki katkılarından dolayı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, TİKA Başkanı Abdullah Eren, YTB Başkanı Abdulhadi Turus ve Sinema Genel Müdürlüğü yetkililerine teşekkür etti. Projeyi ilk sunduklarında kurumların büyük bir heyecanla "kültür diplomasisi" vurgusu yaparak destek verdiğini belirten Karatay, konuşmasını şöyle sürdürdü: Gönül isterdi ki Kırım Tatar sinemasının 100. yılında böyle bir etkinlik güzel Kırım’da, o filmlerin çekildiği tarihi mekanlarda yapılsın. Ancak Kırım’ın içinde bulunduğu işgal şartları buna izin vermedi. İnşallah bir gün Kırım’daki Rus işgali bitecek, bu durum ebediyen sürmeyecek. Biz bugün İstanbul'da bu festivalin temelini atıyoruz; yarın yollar açıldığında bu organizasyon uluslararası boyutta özgür Kırım’da gerçekleştirilecek. Bütün zor şartlara rağmen Kırım’da dilimizi, kültürümüzü, medeniyetimizi canlı tutmak için, oradaki çocuklarımızın geleceklerini ve ana dillerini unutmamaları, milli kimliklerini unutmamaları için çok yoğun çaba gösteriyorlar. Ve biz onların bu çabalarını takdirle karşılıyoruz. Karatay, festival davetine 2024-2026 yılları arasında üretilmiş yaklaşık 30 eserin başvurduğunu, yapılan titiz değerlendirmeler sonucunda Kırım Tatar tarihi, kimliği ve toplumsal hafızasıyla doğrudan ilişkili 16 belgesel filmin yarışma seçkisine kabul edildiğini aktardı. Yapay zekâ destekli projelerin ve diğer kategorilerdeki sınırlı sayıdaki yapımların ise özel gösterimlerle izleyiciye sunulacağını belirtti. ÜÇ GÜNLÜK ZENGİN PROGRAM Kırım Tatar halkının sürgün, kimlik, aidiyet ve direniş hafızasını beyaz perdeye taşıyan 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, 18 Eylül’de AKM Yeşilçam Sineması’nda ve 19 Eylül’de yeniden Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirilecek uluslararası yarışma gösterimleri, jüri değerlendirmeleri ve özel gösterim seçkileriyle devam edecek.

1. Uluslararası Kırım Film Festivali için başvurular başladı Haber

1. Uluslararası Kırım Film Festivali için başvurular başladı

Emel Kırım Vakfı tarafından düzenlenen Kırım Tatar kültürünü ve sinemanın evrensel dilini bir araya getirecek olan 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, sanat dünyasına kapılarını resmen açtı. İstanbul'un ev sahipliğinde gerçekleşecek tarihi etkinlik, Kırım'ın sesini beyaz perde aracılığıyla dünyaya duyurmayı amaçlıyor. 1. Uluslararası Kırım Film Festivali için yarışma başvuruları alınmaya başladı. Sinema alanında uluslararası katılıma açık olarak düzenlenecek festival için başvurular 1 Mart 2026-1 Mayıs 2026 tarihleri arasında yapılabilecek. Festival kapsamında düzenlenecek yarışmada üç farklı kategori bulunuyor. Buna göre yarışmaya; 35 dakikaya kadar kısa filmler, 70 dakikaya kadar belgesel filmler, 10 dakikaya kadar yapay zekâ filmleri veya animasyon/çizgi filmler katılabilecek. Festival organizasyonu, sinema aracılığıyla Kırım’ın kültürel mirasının ve Kırım Tatar toplumunun sanat alanındaki üretiminin uluslararası platformda tanıtılmasını amaçlıyor. Festival programı 16-20 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek. Yarışmaya katılmak isteyen sinemacılar başvurularını festivalin resmî internet sitesi olan kirimfilm.org üzerinden yapabilecek. Festival kapsamında yalnızca konusu Kırım ve Kırım Tatarları olan yarışmaya dahil edilecek. Festival yönetimi, dünyanın farklı ülkelerinden yönetmen ve yapımcıların katılımını beklediklerini belirtiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.